Raşit Tunca Forumu

Tam Versiyon: Global Dünya (Küresel Dünya) Hayali Suya mı Düştü?
Şu anda arşiv modunu görüntülemektesiniz. Tam versiyonu görüntülemek için buraya tıklayınız.
Global Dünya (Küresel Dünya) Hayali Suya mı Düştü?

(12 Mart 2020 Vaazı)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ اَصْبَحَ مَٓاؤُ۬كُمْ غَوْرًا فَمَنْ يَأْت۪يكُمْ بِمَٓاءٍ مَع۪ينٍ

Euzubillahimineşşeytanirracim, Bismillahirrahmanirrahim.

Kul eraeytüm in asbeha mauküm ğavran fe men ye'tîküm bi mâin maîn.

Meali: De ki: "Hiç düşündünüz mü? Eğer suyunuz yerin dibine çekiliverse, size bir akarsu getirecek olan Allah'tan başka kimdir?"

(Sadakallahül Azim, Mülk Suresi, 30. Ayet)

---oOo---

Karantina Hadisi

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem buyurdular:

"Bir yerde veba olduğunu işittiğinizde oraya girmeyiniz. Bir yerde veba ortaya çıkar, siz de orada bulunursanız, hastalıktan kaçarak oradan dışarı çıkmayınız."
(Hadis-i Şerif, Buhârî, Tıb 30; Müslim, Selâm 98)

Karantina Hadisi-2

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem buyurdular:

"Bir yerde bulaşıcı hastalık ortaya çıktığını duyduğunuz zaman oraya girmeyiniz. Bulunduğunuz yerde bulaşıcı bir hastalık ortaya çıkarsa, oradan da çıkmayınız."
(Hadis-i Şerif, Buhârî, Tıb 30; Müslim, Selâm 100)

"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"

Yolculuğumuza başlıyoruz:

"Leben ist nicht geradeaus."
"Hayat her zaman düz gitmiyor."

---oOo---

I. MESELE: İnsan Olmak ve Hayvanlık Dersi

Sevgili kardeşlerim, hayat bize her an inişler ve çıkışlarla dolu olduğunu hatırlatır. Bilgisayarımız bozulabilir, işlerimiz yolunda gitmeyebilir, hasta olabiliriz. Önemli olan, bu engeller karşısında sabırlı olmak, kimsenin hakkını gasp etmemek ve adaleti gözetmektir. Herkesin vakti ve hakkı olduğunu unutmamalıyız.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) insanın nefsani arzularına hakim olmasının önemini vurgulamıştır. Bir hadis-i şerifte, kişinin eşi dışında bir kadını gördüğünde hissettiği bir düşünceyi bastırması için hemen evine gidip eşine yönelmesini tavsiye buyurmuşlardır. Yine başka bir hadiste de eşlerin birbirlerinin meşru isteklerine karşılık vermeleri tavsiye edilmiştir. Bu tavsiyelerin özünde, aile bağlarını kuvvetlendirmek, kişiyi harama düşmekten korumak ve iffetli olmayı öğretmek vardır.

Şimdi şu hakikati anlamaya çalışalım: İnsanı diğer varlıklardan ayıran en önemli özelliklerden biri, aklını ve iradesini kullanarak nefsinin isteklerine gem vurabilmesidir. Hayvanlar sadece içgüdüleriyle hareket ederken, insan düşünür, tartar ve doğru olanı seçmeye çalışır. Namaz kılan, oruç tutan, hac görevini yerine getiren bir Müslüman, aslında bu eğitimi alır. Camide saf tutarken, Kabe'yi tavaf ederken kadın ve erkek bir arada ibadet eder. O anda hiçbir Müslümanın aklına kötü bir düşünce gelmez. Çünkü orada amaç Allah'a kulluktur. O an herkesin derdi Rabbine yönelmektir. Bu, nefsini terbiye etmiş bir insanın ulaşabileceği olgunluk seviyesidir.

Kıyamet günü insanların çıplak olarak haşredileceğini biliyoruz. Peygamber Efendimiz'e (s.a.v) sahabeler, "O gün birbirimize bakar mıyız?" diye sorduklarında, Allah Teâlâ'nın "O gün herkesin işi başından aşkındır." buyurduğunu hatırlatmıştır. Yani o günün dehşeti ve hesap verme telaşı o kadar büyüktür ki, kimsenin başkasına bakmaya vakti bile olmayacaktır.

Günümüz dünyasında her türlü görüntüye maruz kalıyoruz. Televizyonlarda, internette, sokakta farklı giyim tarzlarını görebiliyoruz. Bu durum karşısında bazıları çok rahatsız olurken, bazıları da alıştığı için normal karşılayabiliyor. Önemli olan, neye bakarsak bakalım, kalbimizin ve niyetimizin temiz olmasıdır. Bir Müslümanın gözü haramdan sakınmalı, kalbi kötü düşüncelerden arınmış olmalıdır. Alışkanlıklar bizi yanıltmasın; asıl olan, her durumda edep ve ahlak çerçevesini koruyabilmektir.

Unutmayalım ki, cinsel ihtiyaç da yemek, içmek gibi fıtri bir ihtiyaçtır. Bunun da bir vakti, bir ölçüsü ve meşru bir yolu vardır. Nefse hakim olmayı bilmeyen, bu ihtiyacı meşru dairesinde gidermeyen kişi, zorluk çeker. Oysa asıl mümin, nefsini terbiye edebilen, ihtiyaçlarını Allah'ın koyduğu sınırlar içinde giderebilen ve her durumda iffetini koruyabilen kimsedir.

II. MESELE: İsraf ve Kişisel Ekmek Meselesi

Allah Teâlâ, kullarının israf etmeden, ihtiyacı kadar tüketmesini sever. Bugün dünyada israf büyük bir problemdir. Ekmek israfı, su israfı, gıda israfı... Rabbimiz bize bu konuda dersler vermektedir. Mesela ekmeğin gramajındaki değişiklikler, fiyat artışları aslında bizi daha az tüketmeye, israfı azaltmaya yönlendirebilir. Batı ülkelerinde kişisel ekmekler (çörekler) yaygındır. Herkes kendi ihtiyacı kadarını alır ve israf olmaz. Bu güzel bir uygulamadır. Bizim de israftan kaçınmayı, ihtiyacımız kadarını tüketmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Bu sadece ekmek için değil, her şey için böyledir. Kişisel tabak, kişisel bardak derken kastettiğimiz, her şeyin ortak kullanımdan ziyade bireysel ihtiyaçlar ölçüsünde planlanmasıdır. Bu sayede israfın önüne geçebilir, Allah'ın nimetlerine daha iyi şükredebiliriz.

III. MESELE: Sağlık ve Dezenfektan Uyarısı

Sağlık sektörü, ilaç sanayisi büyük bir sektördür. Bazen insanlar hasta olmasa da, korku ve endişe yayılarak gereksiz ilaç ve ürün satılmaya çalışılır. Şu anda maske ve dezenfektan gibi ürünlerin ön plana çıktığını görüyoruz. Ancak şu hususu unutmamalıyız: Aşırı ve bilinçsiz dezenfektan kullanımı, vücudumuz için faydalı olan iyi bakterileri de öldürebilir. Bu da bağışıklık sistemimizi zayıflatabilir. Yeterli ve dengeli beslenme, temizlik kurallarına uymak ve doktor tavsiyesi dışında gereksiz ilaç ya da kimyasal madde kullanmamak en doğrusudur. Maske konusunda da, maske kullanımının belirli kuralları vardır. Islak maske mikrop üremesine sebep olabilir. Bu nedenle maske hijyenine dikkat etmeli, gereksiz yere maske kullanmamalı veya aynı maskeyi uzun süre kullanmamalıyız. Her şeyde olduğu gibi, bu konuda da aşırıya kaçmamak ve bilinçli hareket etmek gerekir. Unutmayalım, her türlü musibet ve hastalık Allah'tandır, ama O aynı zamanda şifa da verendir. Biz düşüp kalkarken O'na sığınmalıyız.

IV. MESELE: Global Dünya Hayali

Dünyaya bir bakalım. Eskiden imkansız gibi görünen şeyler şimdi oluyor. Doğada birbirinin düşmanı sayılan hayvanların (kedi-papağan, kedi-köpek, kedi-at gibi) dostça yaşadıklarına şahit oluyoruz. İnsanlar yılanlarla, aslanlarla oynayabiliyor, onlarla anlaşabiliyor. Bu, kainatın bize verdiği bir mesajdır: "Dünya globalleşiyor, canlılar birbirini anlıyor ve birlikte yaşamayı öğreniyor." Eğer hayvanlar bile içgüdülerinin ötesine geçip anlaşabiliyorsa, insanoğlu neden birbiriyle anlaşamasın? Bu anlaşmazlığın temelinde nefis, kibir, bencillik ve şeytanın vesveseleri vardır. Şeytan, insan türünün düşmanıdır. Onun oyunlarına gelirsek, önce başkalarına düşman oluruz, sonra da en sonunda yalnız kalırız. Oysa kainat bize birlikte yaşamanın, anlaşmanın mümkün olduğunu gösteriyor. Global dünya hayali suya düşmemiştir; aksine her geçen gün daha da gerçek olmaktadır. Önemli olan, şeytanın ve nefsimizin bizi ayırmasına izin vermemek, insanlık olarak kardeşçe yaşamayı yeniden öğrenmektir.

Rabbim, insan olan herkese idrak versin, bizi şeytanın tuzaklarından kurtarsın, hakkı hak, batılı batıl olarak göstersin ve doğru yolda sabit kılsın.

Amin.

---oOo---

Allahım! Bizlere hakkı hak olarak göster ve ona uymayı nasip eyle, batılı batıl olarak göster ve ondan sakınmayı nasip eyle.

Ve son duaları, "Âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamdolsun" şeklindedir.

Amin. El Fatiha.

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 12 Mart 2020 Perşembe

Original Kar©glan