![]() |
|
Tasavvufda Nefs-i Mülhime (İlhama Açık Nefs) Nedir? - Yazdırılabilir Versiyon +- Raşit Tunca Forumu (https://tuncarasit.com) +-- Forum: RAŞiT TUNCA (https://tuncarasit.com/forumdisplay.php?fid=576) +--- Forum: TARiKATI RAŞiDi (https://tuncarasit.com/forumdisplay.php?fid=291) +---- Forum: Tasavvuf Bilgileri (https://tuncarasit.com/forumdisplay.php?fid=571) +---- Konu: Tasavvufda Nefs-i Mülhime (İlhama Açık Nefs) Nedir? (/showthread.php?tid=34285) |
Tasavvufda Nefs-i Mülhime (İlhama Açık Nefs) Nedir? - Raşit Tunca - 07-18-2025 Nefs-i Mülhime Nedir? Meleklerden İlham Alıp da Hatalarından Ders Alan Nefsin Makamı Nedir? Öncelikle nefis demek, vücut denilen araba veya motoru süren sürücü, şoför manasındadır. Bu motor ve araba yaptıklarından hesaba çekilecek olduğu için, onun sanki yabani bir at misali, üstüne binip güzel işler yaptırılabilmesi için, önce terbiye edilmesi gerekir. Yani sürüş kurallarını öğrenmek gerekir. Burada İslam’ın şartları olan namaz ve oruç devreye girer. İşte oruç ile insan önce nefsine gem vurmayı, yani nefis atına, yani motoruna gem vurmayı, veyahut arabasında fren sistemini nasıl kullanması gerektiğini öğrenir. Oruç ile yemek helal olan bir şeye gem vurulur. Daha sonra cima ya (cinsel birleşmeye) gem vurulur, yani frene basması öğrenilir. Bunu öğrenince, artık insan İslam’ın haram ve yasak dediği durumlarda, frene basıp nefis atının gemini çekerek, gerektiğinde onu durdurur. Böylece nefis, kazandığı derece ile makam kazanır ve terbiye ehli olur. ---oOo--- Nefs-i Mülhime (İlhama Açık Nefs) Nedir? Nefs-i mülhime, tasavvufta nefsin üçüncü mertebesidir ve "ilham alan nefis" anlamına gelir. Bu aşamada kişi, kötülüklerden arınmaya başlar ve kalbine ilham, hikmet ve manevi farkındalık gelir. Kur’an’da bu duruma işaret eden ayet şöyledir: "Nefse ve ona birtakım kabiliyetler verene, sonra da ona iyilik ve kötülükleri ilham edene yemin ederim ki, nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiştir." (Şems Suresi, 91:7-9) Özellikleri:
Bu mertebe, nefs-i mutmainne (huzura ermiş nefis) yolunda bir köprüdür. Kişi burada:
Bir mümin, geçmişte günahlara dalarken artık içinde güçlü bir vicdan muhasebesi hisseder ve namazda huşû buluyorsa, bu nefs-i mülhime alametidir. Not: Bu mertebede şeytanın hileleri (gurur, kendini beğenme gibi) artabileceğinden, istikamet için mürşid gereklidir. Nefs-i Mülhime Nedir? Meleklerden İlham Alıp da Hatalarından Ders Alan Nefsin Makamı Nedir? Yani kendisine ilham gelen nefis, Nefs-i Mülhime Mürid, yani hak yoluna giren salik sofi, artık levvame nefisten de öteye geçip, eğer o yaptığı hatalardan ders alıp, levmettiği bir fiili ikinci defa yapmak durumunda kaldığında, önceki yaptığı hatadan ders alıp da o hatayı yapmaz ise, artık mülhime makamına çıkmış olur. Ve artık bu makamdaki bir nefis, vicdan meleklerinin komutanı olan, bir üst melekler grubunun sesini duymaya başlar. Ve ona, hep yapacağı her fiilde, amelinde, hatalarından dolayı almış olduğu yaraları gösterip, "Bak bunu yapmazsan, bu yarayı almazsın" diye tenbih ederler. Ve hâl böyle olunca mesela haramlar bellidir ama, haram veya mekruh veya helal olduğu belli olmayan şüpheli olan bir fiil yapıldığında, veya yemesi haram mı helal mi olduğu şüpheli olan bir yiyeceği yiyince, o gün namazlar ağır gelmeye başlar. Ve vücuda kâfir asker girince, der ki ona: "Yatsıyı kılmadan yat, sabahı kalkınca kılarsın" diye tenbih eder. Ve der ki o vicdanın komutanı olan melek: "Bak bu şüpheliyi yedin, ve o yüzden senin içindeki melekler ordusunun, namaz kılacak takati kalmadı, ve sana yatsıyı kılmadan yat derler, sabah kalkma derler. Ve sen bir daha bu şüpheli şeyden uzak durursan, bu duruma düşmezsin" derler. Ve o salik de onların sözünü dinler, ve o şüpheli olan şeyden, veya amelden, veya fiilden uzak olurlarsa, artık mülhime onda karar kılar, ve daha da yukarı yükselir hâle gelir. Artık o mürid, yani sofi, o müridi terbiye ve irşad eden zatın, Allah’ın ve meleklerinin ve Hızır’ın yardımı ile oluşturduğu bazı imtihan mevkilerine sevk edilir. Bunun misali de: Biz elektrik teknisyenliği okurken öğretmen imtihan etmek için, bir elektrik aksamı yani mesela SPS sistemi veya bir elektrik aksamı doğru şekilde bağlanılır. Ve öğreten hoca gelir, ve sen dışarı çıkarsın veyahut sana göstermeden, o aksamın gidişatını değiştirir, ve mesela bir kabloyu yanlış takar, veya bir kabloyu tamamen çıkarır, veya bir röle açık olacaksa kapalı hâle getirir, gibi bir bilerek yapılan bağlantı hatası oluşturur. Ve öğretilen öğrenci daha sonra bu hatayı arayıp bulmak ile imtihan olur. İşte şeyh de müridine, veyahut bir şeyhe bağlı olmayan fakat hak yolsucusu olan birine işte Hızır aleyhisselamın oluşturduğu, bilerek yapılan aksam değişikliği ile imtihan edilir. Ve eğer o salik ve mürid, o aksamın doğrusunu, önceki yaptığı hatadan ders alıp da biliyor idiyse, o zaman o hatayı bilir, ve o imtihandan hataya düşmeden kurtulur, veya hata yerine doğrusunu yaparak hatasız çıkar. Eğer hatalarından ders almasını bilmiyorsa, geçmişini gözden geçiremiyor ise, Peygamberin "Ölmeden önce kendinizi hesaba çekin" hadisini anlayıp yaşamıyorsa, ve vicdanının komutanı olan meleklerin sesini duymaz olduysa bu sefer tekrar levvame nefise, aşağı düşer. ---oOo--- Başımdan Geçen Şu Veciz Hatıra ile Bu Konuyu Daha İyi Anlamanıza Yardımcı Olacağım: Zararın Neresinden Dönersen Kârdır Karoglan Raşit Tunca 1994 veya 1995 Senesi Avusturya Waidhofen Thaya Hatırası 1994 veya 1995 seneleri olacak. Avusturya’nın Gmünd ili Schrems belediyesinde oturuyorum. Waidhofen’de yaklaşık 20-22 km uzakta bir firmaya iş başvurusu için yola çıktım. Arabayla iki kilometre gittim. İçimden bir ses "Zararın neresinden dönersen kârdır" diyor. Ben de düşündüm: "Zaten yola çıktık, yolun da bir kısmını gittik. Bunun eğer benzinden tasarrufu olacaksa zaten benzin gitti, kâr neresinde?" diye yola devam ettim. Sonra Waidhofen kavşağına geldim. Yine aynı ses "Zararın neresinden dönersen kârdır" diyor. Dedim: "Artık yolu yarıladık, bunun kârı mı kaldı? Ben gidip iş başvurusu yapanım." dedim ve yola devam ettim. Sonra Waidhofen’e vardım. Şehrin içinde Mondo marketi var. Girende semmel çöreği alan diye karşısına park ettim. Park levhasına dikkat etmemişim. Girdim, 5 dakikada semmel çöreği aldım, çıktım. Arabanın camına polis 300 şilin ceza yazmış, ceza kâğıdını bırakmış, gitmiş. Kafa DANK DANK etti. Haaaaa! "Zararın neresinden dönersen kârdır" ne demek anlayıverdim ama bize gelen o ilhama dikkat etmedik, zarar ettik. Sonra gittim iş başvurusunu yaptım. "He hüm" dediler, aldılar başvurumu. Ne aradılar ne sordular. Velhasıl kelam, Rabbim melekleri ile bize ilham etti: "Zararın neresinden dönersen kârdır" buyurdu ama biz daha o zamanlar toy bir delikanlıyız, kale almadık ve sonunda 300 şilin zarara uğrayanlar olduk. Velhasıl siz siz olun, eğer şeriata aykırı olmayan bir ilham size gelirse ve derse ki "Zararın neresinden dönersen kârdır", hemen orada yoldan dönün. Evet, zararın neresinden dönersen kârdır. ---oOo--- Kar©glan Başağaçlı Raşit Tunca Schrems, 20.08.2021 Cuma Original Kar©glan |