Raşit Tunca Forumu
Tesbihat-ı Selase Müselsilât-ı Râşidiye - Yazdırılabilir Versiyon

+- Raşit Tunca Forumu (https://tuncarasit.com)
+-- Forum: RAŞiT TUNCA (https://tuncarasit.com/forumdisplay.php?fid=576)
+--- Forum: TARiKATI RAŞiDi (https://tuncarasit.com/forumdisplay.php?fid=291)
+---- Forum: Raşidi Tarikatı Dua&Zikirleri (https://tuncarasit.com/forumdisplay.php?fid=294)
+---- Konu: Tesbihat-ı Selase Müselsilât-ı Râşidiye (/showthread.php?tid=34332)



Tesbihat-ı Selase Müselsilât-ı Râşidiye - Raşit Tunca - 08-17-2025

   

Tesbihat-ı Selase Müselsilât-ı Râşidiye

Üçer Defa Tekrar Edilen Râşidi Tarikatı Tesbihatı - Râşidi Silsilesine Ait Tesbihat

Tesbihat-ı Müselsilât-ı Râşidiye Dualarının Arapçası Türkçe Okunuşu Türkçe Meali Ve Faziletleri

Tesbihat-ı Müselsilât-ı Râşidiye, İslam tasavvufunda ve tarikatlarda kullanılan, özel bir zikir ve tesbihat zincirini ifade eden bir terimdir. Bu terimi daha iyi anlamak için, her bir kelimeyi ayrı ayrı incelemek gerekir:

    Tesbihat: Allah'ı anmak, yüceltmek ve O'na hamdetmek için söylenen zikir ve duaların genel adıdır. "Sübhanallah," "Elhamdülillah," "Allahu Ekber" gibi sözleri ve çekilen tesbihleri kapsar.

    Müselsilât: "Zincirleme" veya "ard arda gelen" anlamına gelir. Bir şeyin kesintisiz bir sıra halinde devam ettiğini belirtir. Tasavvufi bağlamda, bu terim bir zikirin veya silsilenin (manevi zincirin) kesintiye uğramadan, bir mürşidden diğerine aktarılarak günümüze kadar ulaştığını ifade eder.

    Râşidiye: "Râşidîlere ait" veya "doğru yolda olanlara ait" anlamına gelir. Bu kelime, Bu tesbihatın Râşidi Tarikatını kurucusu İmam-ı Râşid Hazretleri'nden Hz. Muhammed`e dayandığını gösterir.

Bu üç kelime birleştiğinde, Tesbihat-ı Müselsilât-ı Râşidiye, Râşid Hazretleri'ne ait olan ve manevi bir zincir yoluyla nesilden nesile aktarılcak olan özel bir zikir ve dua sistemini ifade eder.

Kısacası, bu terim, belirli bir manevi silsileye ait olan, kesintisiz bir şekilde aktarılan ve özel bir düzene sahip olan tesbihatları tanımlar.

Müselsilât-ı Râşidiye dualarının Türkçe okunuşlarını, her bir bölümün Arapça metnini, ardından da Türkçe okunuşu ve mealini hazırladım.

Bu dualar, Kur'an-ı Kerim âyetleri, Peygamber Efendimiz'den (s.a.v.) ve evliyaullah'tan gelen duâlardan derlenerek bir araya getirilmiş çok kıymetli bir silsile oluşturmaktadır.

OKUMA USULU :

Hergün, günde bir defa, sabah veya ikindi yada akşam, vaktin müsait olduğu vakitte zikredilir, yahutta günlük iki defa  zikredilir hem  sabah seher vakti hem ikindiden sonra yada akşam, vaktin müsait olduğu vakitte.

OKUMA SÜRESi : Seri okuyabilen birisi için okuma süresi 10 Dakika dır.

Müselsilât-ı Râşidiye Tesbihatının Türkçe Okunuşu


Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim (Veya 13 Defa)

Hasbünallahivenimelvekil
Hasbünallahivenimelvekil
Hasbünallahivenimelvekil
Hasbünallahivenimelvekil (Veya 45 Defa)
Ni’mel Mevla ve ni’me’n nasîr, ğufrâneke rabbenâ ve ileykel masîr

Ve mekerû ve mekarallâhu, vallâhu hayrul mâkirîn
Ve mekerû ve mekarallâhu, vallâhu hayrul mâkirîn
Ve mekerû ve mekarallâhu, vallâhu hayrul mâkirîn (Veya 13 Defa)

ihlas Suresi

Bismillâhirrahmanirrahim

Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.

Bismillâhirrahmanirrahim

Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.

Bismillâhirrahmanirrahim

Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.

Fatiha Suresi

Euzübillahimineşşeytanirracim
Bismillâhirrahmanirrahim

Elhamdu lillâhi rabbil’alemin. Errahmânir’rahim. Mâliki yevmiddin. İyyâke na’budu ve iyyâke neste’în, İhdinessırâtel mustakîm. Sırâtellezine en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.

Felak Suresi

Bismillahirrahmanirrahim
Eûzü birabbilfelak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğâsikin izâ vekab. Ve min şerrinneffâsâti fil’ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.

Bismillahirrahmanirrahim
Eûzü birabbilfelak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğâsikin izâ vekab. Ve min şerrinneffâsâti fil’ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.

Bismillahirrahmanirrahim
Eûzü birabbilfelak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğâsikin izâ vekab. Ve min şerrinneffâsâti fil’ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.


Nas Suresi

Bismillahirrahmânirrahîm
Eûzü birabbinnâs. Melikinnâs. İlâhinnâs.Min şerrilvesvâsilhannâs. Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi, Minelcinneti vennâs.

Bismillahirrahmânirrahîm
Eûzü birabbinnâs. Melikinnâs. İlâhinnâs.Min şerrilvesvâsilhannâs. Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi, Minelcinneti vennâs.

Bismillahirrahmânirrahîm
Eûzü birabbinnâs. Melikinnâs. İlâhinnâs.Min şerrilvesvâsilhannâs. Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi, Minelcinneti vennâs.


Ayetel Kürsi

Bismillahirrahmânirrahîm

Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te'huzühu sinetün velâ nevm, lehu mâ fissemâvâti ve ma fil'ard, men zellezi yeşfeu indehu illâ bi'iznih, ya'lemü mâ beyne eydiyhim vemâ halfehüm, velâ yu-hîtûne bi'şey'im min ilmihî illâ bima şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel'ard, velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azim.

Bismillahirrahmânirrahîm

Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te'huzühu sinetün velâ nevm, lehu mâ fissemâvâti ve ma fil'ard, men zellezi yeşfeu indehu illâ bi'iznih, ya'lemü mâ beyne eydiyhim vemâ halfehüm, velâ yu-hîtûne bi'şey'im min ilmihî illâ bima şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel'ard, velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azim.

Bismillahirrahmânirrahîm

Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te'huzühu sinetün velâ nevm, lehu mâ fissemâvâti ve ma fil'ard, men zellezi yeşfeu indehu illâ bi'iznih, ya'lemü mâ beyne eydiyhim vemâ halfehüm, velâ yu-hîtûne bi'şey'im min ilmihî illâ bima şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel'ard, velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azim.


La Havle Vela Kuvvete İlla Billahil Aliyyil'Aziym,
La Havle Vela Kuvvete İlla Billahil Aliyyil'Aziym,
La Havle Vela Kuvvete İlla Billahil Aliyyil'Aziym.

Euzü bi kelimatillahit-taammati min şerri ma halag,
Euzü bi kelimatillahit-taammati min şerri ma halag,
Euzü bi kelimatillahit-taammati min şerri ma halag.


Bismillahillezi lâ yedzurru maasmihi şeyün fil erdzi  velâ fissemâi ve hüvessemiulalim,
Bismillahillezi lâ yedzurru  maasmihi şeyün fil erdzi  velâ fissemâi ve hüvessemiulalim,
Bismillahillezi lâ yedzurru  maasmihi şeyün fil erdzi  velâ fissemâi ve hüvessemiulalim.


Estağfirullahellezi la ilahe illa hüvel Hayyul- Kayyumue ve etübü ileyh,
Estağfirullahellezi la ilahe illa hüvel Hayyul- Kayyumue ve etübü ileyh,
Estağfirullahellezi la ilahe illa hüvel Hayyul- Kayyumue ve etübü ileyh.

Estağfirullâh El Aziymu ve E Tübü ileyh,
Estağfirullâh El Aziymu ve E Tübü ileyh,
Estağfirullâh El Aziymu ve E Tübü ileyh. (Veya 71 Defa)

Vallâhu gâlibun alâ emrihî ve lâkinne ekseren nâsi lâ ya’lemun.
Vallâhu gâlibun alâ emrihî ve lâkinne ekseren nâsi lâ ya’lemun.
Vallâhu gâlibun alâ emrihî ve lâkinne ekseren nâsi lâ ya’lemun.


Mâ terâ fî halkır rahmâni min tefâvut, ferciıl basara hel terâ min futûr. Summerciıl basara kerreteyni yenkalib ileykel basaru hâsien ve huve hasîr.
Mâ terâ fî halkır rahmâni min tefâvut, ferciıl basara hel terâ min futûr. Summerciıl basara kerreteyni yenkalib ileykel basaru hâsien ve huve hasîr.
Mâ terâ fî halkır rahmâni min tefâvut, ferciıl basara hel terâ min futûr. Summerciıl basara kerreteyni yenkalib ileykel basaru hâsien ve huve hasîr.


Ve in yekâdullezîne keferû le yuzlikûneke bi ebsârihim lemmâ semîûz zikra ve yekûlûne innehu le mecnûn(mecnûnun). Ve ma huve illa zikrun lil'alemiyn,
Ve in yekâdullezîne keferû le yuzlikûneke bi ebsârihim lemmâ semîûz zikra ve yekûlûne innehu le mecnûn(mecnûnun). Ve ma huve illa zikrun lil'alemiyn,
Ve in yekâdullezîne keferû le yuzlikûneke bi ebsârihim lemmâ semîûz zikra ve yekûlûne innehu le mecnûn(mecnûnun). Ve ma huve illa zikrun lil'alemiyn.

Allâhümme innî es’elüke ilmen nâfian ve rızkan vâsian ve şifâen min külli dâin,
Allâhümme innî es’elüke ilmen nâfian ve rızkan vâsian ve şifâen min külli dâin,
Allâhümme innî es’elüke ilmen nâfian ve rızkan vâsian ve şifâen min külli dâin.

Sübhanallahi velhamdü lillahi ve la ilahe illallahü vallahü ekber, ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim,
Sübhanallahi velhamdü lillahi ve la ilahe illallahü vallahü ekber, ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim,
Sübhanallahi velhamdü lillahi ve la ilahe illallahü vallahü ekber, ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim. (Veya 13 Defa)

Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke leh lehülmülkü ve lehülhamdü yühyî ve yümîtu ve hüve hayyün lâ yemûtu biyedihil hayr ve hüve alâ külli şey’in kadîr,
Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke leh lehülmülkü ve lehülhamdü yühyî ve yümîtu ve hüve hayyün lâ yemûtu biyedihil hayr ve hüve alâ külli şey’in kadîr,
Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke leh lehülmülkü ve lehülhamdü yühyî ve yümîtu ve hüve hayyün lâ yemûtu biyedihil hayr ve hüve alâ külli şey’in kadîr.

Subhanallahivebihamdihi, Subhanallahilaziym, Estağfirullah,
Subhanallahivebihamdihi, Subhanallahilaziym, Estağfirullah,
Subhanallahivebihamdihi, Subhanallahilaziym, Estağfirullah. (Veya 33 Defa)

Vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil kafiriyn,
Vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil kafiriyn,
Vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil kafiriyn.

Rabbenâ efriğ aleynâ sabran ve sebbit akdâmenâ vensurnâ ale'l-kavmi'l-kâfirîn,
Rabbenâ efriğ aleynâ sabran ve sebbit akdâmenâ vensurnâ ale'l-kavmi'l-kâfirîn,
Rabbenâ efriğ aleynâ sabran ve sebbit akdâmenâ vensurnâ ale'l-kavmi'l-kâfirîn.


Allahümme malikel mülki, tü'til mülke men teşaü, ve tenziul mülke mimmen teşaü, ve tüızzü men teşaü, ve tüzillü men teşaü, bi yedikel hayr, inneke ala külli şey'in kadir. Tulicül leyle fin nehari, ve tulicün nehara fil leyli, ve tuhricül hayye minel meyyiti, ve tuhricül meyyite minel hayyi, ve terzüku men teşaü bi ğayri hisab.

Allahümme malikel mülki, tü'til mülke men teşaü, ve tenziul mülke mimmen teşaü, ve tüızzü men teşaü, ve tüzillü men teşaü, bi yedikel hayr, inneke ala külli şey'in kadir. Tulicül leyle fin nehari, ve tulicün nehara fil leyli, ve tuhricül hayye minel meyyiti, ve tuhricül meyyite minel hayyi, ve terzüku men teşaü bi ğayri hisab.

Allahümme malikel mülki, tü'til mülke men teşaü, ve tenziul mülke mimmen teşaü, ve tüızzü men teşaü, ve tüzillü men teşaü, bi yedikel hayr, inneke ala külli şey'in kadir. Tulicül leyle fin nehari, ve tulicün nehara fil leyli, ve tuhricül hayye minel meyyiti, ve tuhricül meyyite minel hayyi, ve terzüku men teşaü bi ğayri hisab.


innel hasenât, yüzhibnes seyyiât,
innel hasenât, yüzhibnes seyyiât,
innel hasenât, yüzhibnes seyyiât.

Ve kul rabbirhamhumâ kemâ rabbeyânî sagîrâ,
Ve kul rabbirhamhumâ kemâ rabbeyânî sagîrâ,
Ve kul rabbirhamhumâ kemâ rabbeyânî sagîrâ.

Rabbenâ lâ tuâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ,
Rabbenâ lâ tuâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ,
Rabbenâ lâ tuâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ.rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ isran kemâ hameltehu alellezîne min kablinâ, rabbenâ ve lâ tühammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih,

Feinne meal usri yusrân, İnne meal usri yusrâ,
Feinne meal usri yusrân, İnne meal usri yusrâ,
Feinne meal usri yusrân, İnne meal usri yusrâ,
Fe izâ feragte fensab. Ve ilâ rabbike fergab.

Rabbenâ âtinâ fid'dünyâ haseneten ve fil'âhireti haseneten vegınâ azâbennâr. Birahmetike yâ Erhamerrahimîn.
Rabbenâ âtinâ fid'dünyâ haseneten ve fil'âhireti haseneten vegınâ azâbennâr. Birahmetike yâ Erhamerrahimîn.
Rabbenâ âtinâ fid'dünyâ haseneten ve fil'âhireti haseneten vegınâ azâbennâr. Birahmetike yâ Erhamerrahimîn.


Rabbenâğfirlî ve li-vâlideyye ve lil-mü'minîne yevme yekumü'lhisâb.
Rabbenâğfirlî ve li-vâlideyye ve lil-mü'minîne yevme yekumü'lhisâb.
Rabbenâğfirlî ve li-vâlideyye ve lil-mü'minîne yevme yekumü'lhisâb.


Rabbi edhılnî mudhale sıdkın ve ahricnî muhrace sıdkın vec’allî min ledunke sultânen nasîrâ.
Rabbi edhılnî mudhale sıdkın ve ahricnî muhrace sıdkın vec’allî min ledunke sultânen nasîrâ.
Rabbi edhılnî mudhale sıdkın ve ahricnî muhrace sıdkın vec’allî min ledunke sultânen nasîrâ.

Rabbişrah lî sadrî, Ve yessir lî emrî, Vahlul ukdeten min lisânî, Yefkahû kavlî, Rabbi Zidnî İlmen Ve Fehmen Ve Elhıkni Bissalihin.
Rabbişrah lî sadrî, Ve yessir lî emrî, Vahlul ukdeten min lisânî, Yefkahû kavlî, Rabbi Zidnî İlmen Ve Fehmen Ve Elhıkni Bissalihin.
Rabbişrah lî sadrî, Ve yessir lî emrî, Vahlul ukdeten min lisânî, Yefkahû kavlî, Rabbi Zidnî İlmen Ve Fehmen Ve Elhıkni Bissalihin.


Allâhumme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed. Kemâ salleyte alâ seyyidina ibrâhîme ve alâ âli seyidina ibrâhîme inneke hamîdun mecîd.
Allâhumme bârik alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed. Kemâ bârakte alâ seyyidina ibrahîme ve alâ âli seyyyidina ibrâhîme inneke hamîdun mecîd.

Allâhumme salli alâ seyyidina Mehdi ve alâ âli seyyidina Mehdi. Kemâ salleyte alâ seyyidina ibrâhîme ve Muhammede ve alâ âli seyidina ibrâhîme ve Muhammede inneke hamîdun mecîd.
Allâhumme bârik alâ seyyidina Mehdi ve alâ âli seyyidina Mehdi. Kemâ bârakte alâ seyyidina ibrahîme ve Muhammede ve alâ âli seyyyidina ibrâhîme ve Muhammede inneke hamîdun mecîd.

Ha mim, Ha mim, Ha mim, Ha mim, Ha mim, Ha mim, Ha mim, Kef He Ye Ayn Sad Kifayetüna, Ha mim Ayn sin Kaf Himayetüne, Feseyekfikehümullahuvehüvessemiulaliym, Feseyekfikehümullahuvehüvessemiulaliym, Feseyekfikehümullahuvehüvessemiulaliym.

Allahümme inni üridü en üceddidenlil imane vennikaha tecdiden bi-kavli lailahe illallah Muhammedün rasulullah,
Allahümme inni üridü en üceddidenlil imane vennikaha tecdiden bi-kavli lailahe illallah Muhammedün rasulullah,
Allahümme inni üridü en üceddidenlil imane vennikaha tecdiden bi-kavli lailahe illallah Muhammedün rasulullah.

Radziytü billahi Rabben, ve bil-İslami diynen. Vebi Muhammedin sallallahü aleyhi ve selleme Rasülen ve Nebiyyen.

Ya mukallibel kulub, Sebbit Kulubena ala dinike,
Ya mukallibel kulub, Sebbit Kulubena ala dinike,
Ya mukallibel kulub, Sebbit Kulubena ala dinike.


Hasbiyallah,Hasbiyallah,Hasbiyallah,
Hasbiyallahu tevekkeltü alallah,Hasbiyallahu tevekkeltü alallah,Hasbiyallahu tevekkeltü alallah,
Fe in tevellev fe kul hasbiyallahü la ilahe illa hüve aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbül arşil aziym.
Subhanallah, Subhanallah, Subhanallah.
Elhamdülillah, Elhamdülillah, Elhamdülillah.
Allahuekber, Allahuekber, Allahuekber.
Estağfirullah, Estağfirullah, Estağfirullah.

Âmener resûlu bimâ ünzile ileyhi min rabbihî vel mü’minûn, küllün âmene billâhi ve melâiketihî ve kütübihî ve rusulih, lâ nuferriku beyne ehadin min rusulih, ve kâlû semi’nâ ve ata’nâ gufrâneke rabbenâ ve ileykel masîr. Lâ yukellifullâhu nefsen illâ vüs’ahâ, lehâ mâ kesebet, ve aleyhâ mektesebet, rabbenâ lâ tüâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ, rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ isran kemâ hameltehu alellezîne min kablinâ, rabbenâ ve lâ tühammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih, va’fu annâ, vagfir lenâ, verhamnâ, ente mevlânâ fensurnâ alel kavmil kâfirîn.

Allâhumme salli alâ Seyyidina Muhammedin ve alâ eâli seyyidina Muhammed,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Muhammedin ve alâ eâli seyyidina Muhammed,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Muhammedin ve alâ eâli seyyidina Muhammed, (Veya 11 Defa)
Allâhumme barik alâ Seyyidina Muhammedin ve alâ eâli seyyidina Muhammed.

Allâhumme salli alâ Seyyidina Mehdi ve alâ eâli seyyidina Mehdi,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Mehdi ve alâ eâli seyyidina Mehdi,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Mehdi ve alâ eâli seyyidina Mehdi,
Allâhumme barik alâ Seyyidina Mehdi ve alâ eâli seyyidina Mehdi.

La ilahe illallah, La ilahe illallah, La ilahe illallah. (Veya 11 Defa)
Muhammedun Rasulallah.

ihdina's-sırat'al-mustegıym.
ihdina's-sırat'al-mustegıym.
ihdina's-sırat'al-mustegıym.
Sıratallezîne en'amte aleyhim ğayr'il-mağdzûbi aleyhim veleddyâllîn.Amin.

Allah,Allah,Allah,Allah,Allah,Allah (Veya 66 Defa)


Rabbi inneke semîud duâi,
Tekabbel minna inneke entes semiul Aliym,
Fi külli lamhatin ve nefesin
Adede ma vesiahu ilmullah,

Sadakallahül Aziym. Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemiyn.

أعوذ بالله من الشيطان الرجيم بسم الله الرحمن الرحيم

وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْاٰنِ مَا هُوَ شِفَٓاءٌ وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِن۪ينَۙ وَلَا يَز۪يدُ الظَّالِم۪ينَ اِلَّا خَسَاراً

صَدَقَ اللّهُ العَظِيمُ

وَسَلَٰمٌ عَلَىٰ عِبَادِهِ ٱلَّذِينَ ٱصْطَفَىٰٓ

وَٱلسَّلَٰمُ عَلَىٰ مَنِ ٱتَّبَعَ ٱلْهُدَىٰٓ

وَالسَّلَامُ عَلَيَّ يَوْمَ وُلِدْتُ وَيَوْمَ اَمُوتُ وَيَوْمَ اُبْعَثُ حَيًّا

سُبْحَٰنَ رَبِّكَ رَبِّ ٱلْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ

وَسَلَٰمٌ عَلَى ٱلْمُرْسَلِينَ

وَٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Âmin, Âmin, Âmiyn



RE: Tesbihat-ı Selase Müselsilât-ı Râşidiye - Raşit Tunca - 05-07-2026

Tesbihat-ı Selase Müselsilât-ı Râşidiye'deki Arapça ifadelerin Türkçe mealleri (anlamları)

Giriş (Eûzü-Besmele)
Eûzü billâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm
Anlamı: Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım.
Bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm
Anlamı: Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.

Hasbünallah
Hasbünallâhu ve ni’me’l-vekîl
Anlamı: Allah bize yeter, O ne güzel vekildir.
Ni’me’l-Mevlâ ve ni’me’n-Nasîr
Anlamı: Ne güzel Mevlâ’dır, ne güzel Yardımcı’dır.
Ğufrâneke rabbenâ ve ileyke’l-masîr
Anlamı: Rabbimiz, affını dileriz; dönüş sanadır.

Meker (Tuzak)
Ve mekerû ve mekarallâhu, vallâhu hayru’l-mâkirîn
Anlamı: Onlar tuzak kurdular, Allah da tuzak kurdu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.

İhlas Suresi (1 defa anlamı)
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Anlamı: O Allah birdir. Allah Samed’dir (her şey O’na muhtaçtır). Doğurmamış ve doğmamıştır. O’nun hiçbir dengi yoktur.

Fatiha Suresi (1 defa anlamı)
Elhamdü lillâhi rabbi’l-âlemîn. Errahmânir’rahîm. Mâliki yevmiddîn. İyyâke na’budu ve iyyâke neste’în. İhdinessırâtel mustakîm. Sırâtellezîne en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.
Anlamı: Hamd, âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur. O Rahman’dır, Rahim’dir. Ceza gününün malikidir. Yalnız sana kulluk eder, yalnız senden yardım dileriz. Bizi doğru yola ilet. Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna; gazaba uğrayanların ve sapmışların yoluna değil.

Felak Suresi (1 defa anlamı)
Eûzü birabbi’l-felak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğâsikin izâ vekab. Ve min şerri’n-neffâsâti fi’l-ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.
Anlamı: Felak’ın Rabbine sığınırım. Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığı çöktüğünde gecenin şerrinden, düğümlere üfürenlerin şerrinden, kıskandığında kıskanç kişinin şerrinden.

Nas Suresi (1 defa anlamı)
Eûzü birabbi’n-nâs. Meliki’n-nâs. İlâhi’n-nâs. Min şerri’l-vesvâsi’l-hannâs. Ellezi yüvesvisü fî sudûri’n-nâsi, mine’l-cinneti ve’n-nâs.
Anlamı: İnsanların Rabbine, insanların Meliki’ne (hükümdarına), insanların İlahı’na sığınırım. Sinsi vesvesecinin şerrinden; ki o, insanların göğüslerine vesvese verir, cinlerden ve insanlardandır.

Ayetel Kürsi (1 defa anlamı)
Allâhü lâ ilâhe illâ hüve’l-hayyü’l-kayyûm. Lâ te’huzühu sinetün ve lâ nevm. Lehu mâ fi’s-semâvâti ve mâ fi’l-ard. Men zellezi yeşfeu indehu illâ bi iznih. Ya’lemü mâ beyne eydîhim ve mâ halfehüm. Ve lâ yuhîtûne bi şey’in min ilmihî illâ bimâ şâe. Vesia kürsiyyühü’s-semâvâti ve’l-ard. Ve lâ yeûdühü hıfzuhümâ. Ve hüve’l-aliyyü’l-azîm.
Anlamı: Allah, O’ndan başka ilah yoktur. O, diri ve her şeyi ayakta tutandır. O’nu uyuklama ve uyku tutmaz. Göklerde ve yerde ne varsa O’nundur. O’nun izni olmadan yanında şefaat edecek kimdir? Önlerindekini ve arkalarındakini bilir. O’nun ilminden, dilediği kadarından başkasını kavrayamazlar. Kürsüsü gökleri ve yeri kapsar. Onları korumak O’na ağır gelmez. O, yücedir, büyüktür.

La Havle
Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm
Anlamı: Güç ve kuvvet ancak yüce ve büyük olan Allah’tandır.

Eûzü bi kelimâtillah
Eûzü bi kelimâtillâhi’t-tâmmâti min şerri mâ halak
Anlamı: Yarattığı şeylerin şerrinden, Allah’ın tam ve eksiksiz kelimelerine sığınırım.

Bismillâhillezî lâ yedurru
Bismillâhillezî lâ yedurru ma’asmihî şey’ün fi’l-ardı ve lâ fi’s-semâi ve hüve’s-semîu’l-alîm
Anlamı: İsmi anıldığında yerde ve gökte hiçbir şeyin zarar veremeyeceği Allah’ın adıyla. O, işitendir, bilendir.

Estağfirullah
Estağfirullâhe’llezî lâ ilâhe illâ hüve’l-hayyü’l-kayyûmu ve etûbü ileyh
Anlamı: Kendisinden başka ilah olmayan, diri ve kayyum olan Allah’tan af diler ve O’na tövbe ederim.
Estağfirullâhe’l-azîme ve etûbü ileyh
Anlamı: Yüce Allah’tan af diler ve O’na tövbe ederim.

Vallâhu gâlibun
Vallâhu gâlibun alâ emrihî ve lâkinne eksere’n-nâsi lâ ya’lemûn
Anlamı: Allah, işinde galiptir (mutlak üstündür), fakat insanların çoğu bilmez.

Mâ terâ fî halkı’r-rahmân
Mâ terâ fî halkı’r-rahmâni min tefâvut, ferci’i’l-basara hel terâ min futûr. Summerci’i’l-basara kerreteyni yenkalib ileyke’l-basaru hâsien ve huve hasîr.
Anlamı: Rahman’ın yaratışında hiçbir uyumsuzluk göremezsin. Gözünü çevir, bir kusur görüyor musun? Sonra gözünü iki kere daha çevir; o göz, bitkin ve yorgun halde sana döner.

Ve in yekâdü’llezîne keferû
Ve in yekâdü’llezîne keferû le yuzlikûneke bi ebsârihim lemmâ semiû’z-zikra ve yekûlûne innehu le mecnûn. Ve mâ huve illâ zikrun li’l-âlemîn.
Anlamı: İnkâr edenler, zikri işittiklerinde neredeyse gözleriyle seni yıkacaklar (kaydıracaklar) ve “O kesinlikle delidir” diyorlar. Oysa o (Kur’an), âlemler için ancak bir öğüttür.

Allâhümme innî es’elüke
Allâhümme innî es’elüke ilmen nâfian ve rızkan vâsian ve şifâen min külli dâin
Anlamı: Allah’ım, senden faydalı ilim, geniş rızık ve her hastalıktan şifa istiyorum.

Sübhanallahi velhamdü
Sübhanallâhi ve’l-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber, ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm
Anlamı: Allah’ı noksan sıfatlardan tenzih ederim, hamd Allah’a mahsustur, Allah’tan başka ilah yoktur, Allah en büyüktür. Güç ve kuvvet ancak yüce ve büyük olan Allah’tandır.

Lâ ilâhe illallahü vahdeh
Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü, yuhyî ve yümîtü ve hüve hayyün lâ yemûtü, biyedihi’l-hayr, ve hüve alâ külli şey’in kadîr
Anlamı: Allah’tan başka ilah yoktur, O tektir, ortağı yoktur. Mülk O’nundur, hamd O’na mahsustur. Diriltir ve öldürür. O, diridir, ölmez. Hayır O’nun elindedir. O, her şeye kadirdir.

Sübhanallahi ve bihamdih
Sübhânallâhi ve bihamdihî, Sübhânallâhi’l-azîm, Estağfirullah
Anlamı: Allah’ı hamd ile tenzih ederim. Yüce Allah’ı tenzih ederim. Allah’tan af dilerim.

Vağfu annâ
Vağfu annâ vağfirlenâ verhamnâ, ente mevlânâ fensurnâ ale’l-kavmi’l-kâfirîn
Anlamı: Bizi affet, bizi bağışla, bize merhamet et. Sen bizim Mevlâ’mızsın, bizi kâfirler topluluğuna karşı zafere ulaştır.

Rabbenâ efriğ
Rabbenâ efriğ aleynâ sabran ve sebbit akdâmenâ vensurnâ ale’l-kavmi’l-kâfirîn
Anlamı: Rabbimiz, üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sabit kıl ve bizi kâfir topluluğa karşı zafere ulaştır.

Allâhümme mâlike’l-mülk
Allahümme mâlike’l-mülki, tü’ti’l-mülke men teşâü, ve tenziu’l-mülke mimmen teşâü, ve tüızzü men teşâü, ve tüzillü men teşâü, bi yedike’l-hayr, inneke alâ külli şey’in kadîr. Tûlicü’l-leyle fi’n-nehâri, ve tûlicü’n-nehâra fi’l-leyli, ve tuhricü’l-hayye mine’l-meyyiti, ve tuhricü’l-meyyite mine’l-hayyi, ve terzüku men teşâü bi ğayri hisâb.
Anlamı: Allah’ım, mülkün sahibi sensin! Mülkü dilediğine verir, dilediğinden çekip alırsın. Dilediğini yüceltir, dilediğini alçaltırsın. Hayır senin elindedir. Sen her şeye kadirsin. Geceyi gündüze sokar, gündüzü geceye sokarsın. Diriyi ölüden çıkarır, ölüyü diriden çıkarırsın. Dilediğini hesapsız rızıklandırırsın.

Kul lev kâne’l-bahru
Kul lev kâne’l-bahru midâden li kelimâti rabbî le nefide’l-bahru kable en tenfede kelimâtu rabbî ve lev ci’nâ bi mislihî mededâ
Anlamı: De ki: “Rabbimin kelimeleri için deniz mürekkep olsa, Rabbimin kelimeleri tükenmeden önce deniz tükenirdi, bir o kadarını daha getirsek bile.”

Sübhaneke ente’l-ilâh
Sübhaneke ente’l-ilâhu hayru’r-râzikîn
Anlamı: Sensin ilah, ne yücesin! Sen rızık verenlerin en hayırlısısın.
İnnallâhe yerzuku men yeşâu bi ğayri hisâb
Anlamı: Şüphesiz Allah dilediğini hesapsız rızıklandırır.

Es’elüke yâ Rabbe’l-arş
Es’elüke yâ Rabbe’l-arşi’l-azîmi en yerzükanî rızkan halâlen tayyiben vesiân bi rahmetike yâ erhamer’râhimîn
Anlamı: Ey yüce Arş’ın Rabbi! Bana helal, temiz ve bol rızık vermeni senden diliyorum. Rahmetinle ey merhametlilerin en merhametlisi!

İnne’l-hasenât
İnne’l-hasenâti yüzhibne’s-seyyiât
Anlamı: İyilikler kötülükleri giderir.
Ve kul rabbi’rhamhumâ kemâ rabbeyânî sagîrâ
Anlamı: Ve de ki: “Rabbim, onlar beni küçükken nasıl şefkatle büyüttülerse, sen de onlara merhamet et.”

Rabbenâ lâ tüâhıznâ
Rabbenâ lâ tüâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ, rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ isran kemâ hameltehu alellezîne min kablinâ, rabbenâ ve lâ tühammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih
Anlamı: Rabbimiz, unutur veya hata edersek bizi sorumlu tutma. Rabbimiz, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır bir yük bize yükleme. Rabbimiz, gücümüzün yetmediğini bize taşıtma.

Feinne mea’l-usri yusrâ
Feinne mea’l-usri yusrâ, inne mea’l-usri yusrâ. Fe izâ feragte fensab. Ve ilâ rabbike fergab.
Anlamı: Artık zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Evet, zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Boş kaldığında hemen (ibadete) yorul ve yalnız Rabbine yönel.

Rabbenâ âtinâ
Rabbenâ âtinâ fi’d-dünyâ haseneten ve fi’l-âhireti haseneten ve gınâ azâbe’n-nâr.
Anlamı: Rabbimiz, bize dünyada iyilik, ahirette iyilik ver ve bizi ateş azabından koru.

Rabbenâğfir lî
Rabbenâğfir lî ve li vâlideyye ve li’l-mü’minîne yevme yekûmü’l-hisâb
Anlamı: Rabbimiz, hesap günü beni, ana babamı ve tüm müminleri bağışla.

Rabbi edhılnî
Rabbi edhılnî mudhale sıdkın ve ahricnî muhrace sıdkın vec’al lî min ledunke sultânen nasîrâ
Anlamı: Rabbim, beni doğru bir girişle girdir, doğru bir çıkışla çıkar ve katından bana yardımcı bir güç ver.

Rabbişrah lî sadrî
Rabbişrah lî sadrî, ve yessir lî emrî, vahlul ukdeten min lisânî, yefkahû kavlî. Rabbi zidnî ilmen ve fehmen ve elhıknî bi’s-sâlihîn.
Anlamı: Rabbim, göğsümü aç, işimi bana kolaylaştır, dilimden düğümü çöz ki sözümü anlasınlar. Rabbim, ilmimi ve anlayışımı artır ve beni salihlerle birlikte kıl.

Salavat (Peygamber ve Mehdi için)
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed. Kemâ salleyte alâ seyyidinâ ibrâhîme ve alâ âli seyyidinâ ibrâhîme inneke hamîdun mecîd. Allâhümme bârik alâ seyyidinâ Muhammed...
Anlamı: Allah’ım, Muhammed’e ve âline rahmet et, İbrahim’e ve âline rahmet ettiğin gibi. Şüphesiz sen övgüye layık, şan ve şeref sahibisin. Allah’ım, Muhammed’i ve âlini mübarek kıl...
(Mehdi için aynı şekilde anlamı: “Allah’ım, Mehdi’ye ve âline rahmet et...”)

Hâ Mîm ve Feseyekfîke
Feseyekfîkehumullâhu ve hüve’s-semîu’l-alîm
Anlamı: Allah sana onlara karşı yeter. O, işitendir, bilendir.

Tecdid-i iman
Allâhümme innî ürîdü en üceddide li’l-îmâni ve’n-nikâhı tecdîden bi kavli lâ ilâhe illallâh Muhammedün resûlullah
Anlamı: Allah’ım, “Lâ ilâhe illallâh Muhammedün resûlullah” sözüyle imanımı ve nikâhımı (ahdimi) yenilemek istiyorum.

Radıytü billâhi Rabben
Radıytü billâhi Rabben, ve bi’l-İslâmi dînen, ve bi Muhammedin sallallâhü aleyhi ve selleme rasûlen ve nebiyyen
Anlamı: Rab olarak Allah’tan, din olarak İslam’dan, elçi ve peygamber olarak Muhammed’den (s.a.v.) razı oldum.

Yâ mukallibe’l-kulûb
Yâ mukallibe’l-kulûb, sebbit kulûbenâ alâ dînik
Anlamı: Ey kalpleri evirip çeviren Allah’ım! Kalplerimizi dinin üzere sabit kıl.

Hasbiyallah
Hasbiyallâhu tevekkeltü alallâh
Anlamı: Allah bana yeter, Allah’a tevekkül ettim.
Fe in tevellev fe kul hasbiyallâhü lâ ilâhe illâ hüve, aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbü’l-arşi’l-azîm
Anlamı: Eğer yüz çevirirlerse de ki: “Allah bana yeter. O’ndan başka ilah yoktur. O’na tevekkül ettim. O, büyük Arş’ın Rabbidir.”

Âmener resûlü (Bakara 285-286)
Âmener resûlü bimâ ünzile ileyhi min rabbihî ve’l-mü’minûn...
Anlamı: Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, müminler de… (devamı yukarıda Rabbenâ lâ tüâhıznâ ile benzer, affı, bağışlanmayı ve yardımı içerir.)

Bakara Suresi 285-286. Ayetlerin Meali
285. Ayet:
"Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, müminler de (iman ettiler). Hepsi Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler ve şöyle dediler: 'O'nun peygamberlerinden hiçbiri arasında ayırım yapmayız. İşittik, itaat ettik. Ey Rabbimiz, affını dileriz; dönüş sanadır.'"
286. Ayet:
"Allah, hiçbir kimseye gücünün yeteceğinden başka sorumluluk yüklemez. Herkesin kazandığı (iyilik) lehine, yaptığı (kötülük) ise aleyhinedir. (Müminler şöyle dua ederler:) 'Ey Rabbimiz, unutur veya hata edersek bizi sorumlu tutma. Ey Rabbimiz, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır bir yükü bize yükleme. Ey Rabbimiz, gücümüzün yetmediğini bize taşıtma. Bizi affet, bizi bağışla, bize merhamet et. Sen bizim Mevlâ’mızsın. Bizi kâfirler topluluğuna karşı zafere ulaştır.'"

İhdina’s-sırât
İhdina’s-sırâta’l-müstakîm. Sırâtallezîne en’amte aleyhim ğayri’l-mağdûbi aleyhim ve le’d-dâllîn. Âmîn.
Anlamı: Bizi doğru yola ilet. Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna; gazaba uğrayanların ve sapmışların yoluna değil. Âmîn.

Allah, Allah...
(66 defa çekilir, anlamı:)
Allah – En yüce varlığın özel ismi.

Dua ile bitiş
Rabbi inneke semîu’d-duâ
Anlamı: Rabbim, şüphesiz sen duayı işitensin.
Tekabbel minnâ inneke ente’s-semîu’l-alîm
Anlamı: Bizden kabul buyur, şüphesiz sen işitensin, bilensin.
Sadakallâhü’l-azîm
Anlamı: Yüce Allah doğru söyledi.
Vesselâmü ale’l-mürselîn, velhamdü lillâhi rabbi’l-âlemîn
Anlamı: Gönderilen peygamberlere selam olsun. Hamd, âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.

Bu metin, Nakşibendî veya Râşidî geleneklerinde okunan uzun bir tesbih ve dua derlemesidir. Her bir cümle belirtilen defa tekrarlanarak okunur. Size sadece birer defa Türkçe mealini verdim.





RE: Tesbihat-ı Selase Müselsilât-ı Râşidiye - Raşit Tunca - 10-12-2026


[1. Bölüm] Başlangıç zikirleri ve kısa sureler
1. Eûzü ve Besmele
أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
2. Hasbünallahü ve ni‘mel vekîl
حَسْبُنَا اللَّهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ
3. Ni‘mel Mevlâ ve ni‘men nasîr
نِعْمَ الْمَوْلَىٰ وَنِعْمَ النَّصِيرُ
4. Ğufrâneke rabbenâ ve ileykel masîr
غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ
5. Ve mekerû ve mekerallâh, vallâhu hayrul mâkirîn
وَمَكَرُوا وَمَكَرَ اللَّهُ وَاللَّهُ خَيْرُ الْمَاكِرِينَ
6. İhlâs Suresi
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ ۝ اللَّهُ الصَّمَدُ ۝ لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ ۝ وَلَمْ يَكُن لَهُ كُفُوًا أَحَدٌ
7. Fâtiha Suresi
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ ۝ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ ۝ مَالِكِ يَوْمِ الدِّينِ ۝ إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ ۝ اهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ ۝ صِرَاطَ الَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّالِّينَ
8. Felak Suresi
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ ۝ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ ۝ وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ ۝ وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِ ۝ وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ
9. Nâs Suresi
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ ۝ مَلِكِ النَّاسِ ۝ إِلَٰهِ النَّاسِ ۝ مِنْ شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ ۝ الَّذِي يُوَسْوِسُ فِي صُدُورِ النَّاسِ ۝ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ

2. Bölüm: Ayetel Kürsî, Havkale, İstiâze ve İstiğfar Zikirleri
10. Ayetel Kürsî
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ ۚ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ ۚ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ ۗ مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلَّا بِإِذْنِهِ ۚ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ ۖ وَلَا يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِهِ إِلَّا بِمَا شَاءَ ۚ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ ۖ وَلَا يَئُودُهُ حِفْظُهُمَا ۚ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ
11. Havkale – Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh
لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ
12. Allah’ın eksiksiz kelimelerine sığınma duası
أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّاتِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ
13. Bismillâhillezî lâ yedurru
بِسْمِ اللَّهِ الَّذِي لَا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فِي الْأَرْضِ وَلَا فِي السَّمَاءِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ
14. Seyyidü’l-istiğfar olarak bilinen duanın değil, metnindeki istiğfar ifadesinin Arapçası
أَسْتَغْفِرُ اللَّهَ الَّذِي لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ
15. Büyük istiğfar
أَسْتَغْفِرُ اللَّهَ الْعَظِيمَ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ
16. Vallâhu gâlibun alâ emrihî
وَاللَّهُ غَالِبٌ عَلَىٰ أَمْرِهِ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ
17. Rahmân’ın yaratışında bir düzensizlik göremezsin
مَا تَرَىٰ فِي خَلْقِ الرَّحْمَٰنِ مِنْ تَفَاوُتٍ ۖ فَارْجِعِ الْبَصَرَ هَلْ تَرَىٰ مِنْ فُطُورٍ ۝ ثُمَّ ارْجِعِ الْبَصَرَ كَرَّتَيْنِ يَنْقَلِبْ إِلَيْكَ الْبَصَرُ خَاسِئًا وَهُوَ حَسِيرٌ
18. Ve in yekâdullezîne keferû
وَإِنْ يَكَادُ الَّذِينَ كَفَرُوا لَيُزْلِقُونَكَ بِأَبْصَارِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا الذِّكْرَ وَيَقُولُونَ إِنَّهُ لَمَجْنُونٌ ۝ وَمَا هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَمِينَ
19. Faydalı ilim, geniş rızık ve şifa duası
اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ عِلْمًا نَافِعًا وَرِزْقًا وَاسِعًا وَشِفَاءً مِنْ كُلِّ دَاءٍ

3. Bölüm: Tesbih, Tehlil ve Dua Zikirleri
20. Sübhanallahi ve’l-hamdülillâhi ve lâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber
سُبْحَانَ اللَّهِ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ وَلَا إِلَٰهَ إِلَّا اللَّهُ وَاللَّهُ أَكْبَرُ
21. Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh
لَا إِلَٰهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ، يُحْيِي وَيُمِيتُ، وَهُوَ حَيٌّ لَا يَمُوتُ، بِيَدِهِ الْخَيْرُ، وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
22. Sübhanallahi ve bihamdihî, sübhanallahi’l-azîm, estağfirullah
سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ، سُبْحَانَ اللَّهِ الْعَظِيمِ، أَسْتَغْفِرُ اللَّهَ
23. Va‘fu annâ vağfir lenâ verhamnâ
وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا، أَنْتَ مَوْلَانَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
24. Rabbenâ efriğ aleynâ sabran
رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
25. Mâlikü’l-mülk duası
اللَّهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِي الْمُلْكَ مَنْ تَشَاءُ وَتَنْزِعُ الْمُلْكَ مِمَّنْ تَشَاءُ وَتُعِزُّ مَنْ تَشَاءُ وَتُذِلُّ مَنْ تَشَاءُ ۖ بِيَدِكَ الْخَيْرُ ۖ إِنَّكَ عَلَىٰ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
تُولِجُ اللَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَتُولِجُ النَّهَارَ فِي اللَّيْلِ وَتُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَتُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّ وَتَرْزُقُ مَنْ تَشَاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ
26. İnnel hasenâti yüzhibnes-seyyiât
إِنَّ الْحَسَنَاتِ يُذْهِبْنَ السَّيِّئَاتِ
27. Anne ve babaya dua
وَقُلْ رَبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَانِي صَغِيرًا
28. Rabbenâ lâ tüâhıznâ
رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا إِنْ نَسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا ۚ رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِنْ قَبْلِنَا ۚ رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِهِ ۖ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا ۚ أَنْتَ مَوْلَانَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
29. Fe inne me‘al usri yüsrâ
فَإِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا ۝ إِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا
30. Fe izâ ferağte fensab, ve ilâ rabbike ferğab
فَإِذَا فَرَغْتَ فَانْصَبْ ۝ وَإِلَىٰ رَبِّكَ فَارْغَبْ
31. Rabbenâ âtinâ fid-dünyâ haseneten
رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
32. Rabbenâğfir lî ve li-vâlideyye
رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ
33. Rabbi edhilnî müd hale sıdkın
رَبِّ أَدْخِلْنِي مُدْخَلَ صِدْقٍ وَأَخْرِجْنِي مُخْرَجَ صِدْقٍ وَاجْعَلْ لِي مِنْ لَدُنْكَ سُلْطَانًا نَصِيرًا
34. Rabbişrah lî sadrî
رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي ۝ وَيَسِّرْ لِي أَمْرِي ۝ وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِنْ لِسَانِي ۝ يَفْقَهُوا قَوْلِي
35. Rabbi zidnî ilmen
رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا
36. Ve elhıknî bis-sâlihîn
وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ

Tesbihat-ı
[b]41. Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَىٰ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَىٰ آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ
42. Kemâ salleyte alâ seyyidinâ İbrâhîme ve alâ âli seyyidinâ İbrâhîm, inneke hamîdün mecîd
كَمَا صَلَّيْتَ عَلَىٰ سَيِّدِنَا إِبْرَاهِيمَ وَعَلَىٰ آلِ سَيِّدِنَا إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ
43. Allâhümme bârik alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed
اللَّهُمَّ بَارِكْ عَلَىٰ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَىٰ آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ
44. Kemâ bârekte alâ seyyidinâ İbrâhîme ve alâ âli seyyidinâ İbrâhîm, inneke hamîdün mecîd
كَمَا بَارَكْتَ عَلَىٰ سَيِّدِنَا إِبْرَاهِيمَ وَعَلَىٰ آلِ سَيِّدِنَا إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ
45. Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَىٰ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَىٰ آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ
46. Allâhümme bârik alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed
اللَّهُمَّ بَارِكْ عَلَىٰ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَىٰ آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ
47. Allâhümme salli alâ seyyidinâ Mehdî ve alâ âli seyyidinâ Mehdî
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَىٰ سَيِّدِنَا مَهْدِيٍّ وَعَلَىٰ آلِ سَيِّدِنَا مَهْدِيٍّ
48. Allâhümme bârik alâ seyyidinâ Mehdî ve alâ âli seyyidinâ Mehdî
اللَّهُمَّ بَارِكْ عَلَىٰ سَيِّدِنَا مَهْدِيٍّ وَعَلَىٰ آلِ سَيِّدِنَا مَهْدِيٍّ
49. Hasbiyallâh, hasbiyallâh, hasbiyallâh
حَسْبِيَ اللَّهُ ۝ حَسْبِيَ اللَّهُ ۝ حَسْبِيَ اللَّهُ
50. Hasbiyallâhu tevekkeltü alallâh
حَسْبِيَ اللَّهُ تَوَكَّلْتُ عَلَى اللَّهِ
51. Fe in tevellev fe kul hasbiyallâhu lâ ilâhe illâ hüve, aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbül arşil azîm
فَإِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِيَ اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ۖ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ ۖ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ
52. Sübhânallâh, sübhânallâh, sübhânallâh
سُبْحَانَ اللَّهِ ۝ سُبْحَانَ اللَّهِ ۝ سُبْحَانَ اللَّهِ
53. Elhamdülillâh, elhamdülillâh, elhamdülillâh
الْحَمْدُ لِلَّهِ ۝ الْحَمْدُ لِلَّهِ ۝ الْحَمْدُ لِلَّهِ
54. Allâhü ekber, Allâhü ekber, Allâhü ekber
اللَّهُ أَكْبَرُ ۝ اللَّهُ أَكْبَرُ ۝ اللَّهُ أَكْبَرُ
55. Estağfirullâh, estağfirullâh, estağfirullâh
أَسْتَغْفِرُ اللَّهَ ۝ أَسْتَغْفِرُ اللَّهَ ۝ أَسْتَغْفِرُ اللَّهَ

[color=#E82A1F]ÜÇER DEFA TEKRAR EDİLEN RÂŞİDİ TESBİHATI – 5. BÖLÜM

56. Hâ Mîm (yedi defa)

حٰمٓ ۝ حٰمٓ ۝ حٰمٓ ۝ حٰمٓ ۝ حٰمٓ ۝ حٰمٓ ۝ حٰمٓ

57. Kâf Hâ Yâ Ayn Sâd kifâyetünâ; Hâ Mîm Ayn Sîn Kâf himâyetünâ; Fe-seyekfîkehümullâhu ve hüves-semîul-alîm. (Üç defa)

كٓهٰيٰعٓصٓ كِفَايَتُنَا ۝ حٰمٓ عٓسٓقٓ حِمَايَتُنَا ۝ فَسَيَكْفِيكَهُمُ اللَّهُ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ

58. İman Tazeleme Duası

Allâhümme innî ürîdü en üceddide'l-îmâne ve'n-nikâha tecdîden bi-kavli: Lâ ilâhe illallâh, Muhammedün Resûlullâh. (Üç defa)

اللَّهُمَّ إِنِّي أُرِيدُ أَنْ أُجَدِّدَ الْإِيمَانَ وَالنِّكَاحَ تَجْدِيدًا بِقَوْلِ: لَا إِلٰهَ إِلَّا اللَّهُ، مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ

59. Radîytü billâhi Rabben

Radîytü billâhi Rabben, ve bil-İslâmi dînen, ve bi-Muhammedin sallallâhu aleyhi ve selleme Resûlen ve Nebiyyen.

رَضِيتُ بِاللَّهِ رَبًّا، وَبِالْإِسْلَامِ دِينًا، وَبِمُحَمَّدٍ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ رَسُولًا وَنَبِيًّا

60. Yâ Mukallibel Kulûb

Yâ Mukallibel-kulûb, sebbit kulûbenâ alâ dînik. (Üç defa)

يَا مُقَلِّبَ الْقُلُوبِ، ثَبِّتْ قُلُوبَنَا عَلَىٰ دِينِكَ

61. Âmenerrasûlü

Âmener-Resûlü bimâ ünzile ileyhi mir-Rabbihî vel-mü'minûn. Küllün âmene billâhi ve melâiketihî ve kütübihî ve rusulih. Lâ nüferriku beyne ehadim-mir-rusulih. Ve kâlû semi'nâ ve eta'nâ, gufrâneke Rabbenâ ve ileykel-masîr.

آمَنَ الرَّسُولُ بِمَا أُنْزِلَ إِلَيْهِ مِنْ رَبِّهِ وَالْمُؤْمِنُونَ ۚ كُلٌّ آمَنَ بِاللَّهِ وَمَلَائِكَتِهِ وَكُتُبِهِ وَرُسُلِهِ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِنْ رُسُلِهِ ۚ وَقَالُوا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ

Lâ yükellifullâhu nefsen illâ vus'ahâ. Lehâ mâ kesebet ve aleyhâ mektesebet. Rabbenâ lâ tüâhiznâ in nesînâ ev ahta'nâ. Rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ ısran kemâ hameltehû alellezîne min kablinâ. Rabbenâ ve lâ tuhammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih. Va'fü annâ, vağfir lenâ, verhamnâ. Ente mevlânâ fensurnâ alel-kavmil-kâfirîn.

لَا يُكَلِّفُ اللَّهُ نَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا ۚ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْ ۗ رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا إِنْ نَسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا ۚ رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِنْ قَبْلِنَا ۚ رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِهِ ۖ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا ۚ أَنْتَ مَوْلَانَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ

62. Salavât-ı Şerîfe

Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed.

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَىٰ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَىٰ آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ

63. Mehdî İçin Salavât

Allâhümme salli alâ seyyidinâ Mehdî ve alâ âli seyyidinâ Mehdî.

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَىٰ سَيِّدِنَا مَهْدِيٍّ وَعَلَىٰ آلِ سَيِّدِنَا مَهْدِيٍّ

64. Lâ İlâhe İllallâh (üç defa)

لَا إِلٰهَ إِلَّا اللَّهُ ۝ لَا إِلٰهَ إِلَّا اللَّهُ ۝ لَا إِلٰهَ إِلَّا اللَّهُ

65. Muhammedün Resûlullâh

مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ

66. İhdinas-Sırâtal-Müstekîm (üç defa)

اهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ ۝ اهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ ۝ اهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ

67. Sırâtallezîne En'amte Aleyhim

صِرَاطَ الَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ

68. Allâh (altı defa)

اللَّهُ ۝ اللَّهُ ۝ اللَّهُ ۝ اللَّهُ ۝ اللَّهُ ۝ اللَّهُ


ÜÇER DEFA TEKRAR EDİLEN RÂŞİDİ TESBİHATI – SON BÖLÜM

69. Duâ-i Hasbünallâh (üç defa)

Hasbiyallâh. Hasbiyallâh. Hasbiyallâh.

حَسْبِيَ اللَّهُ ۝ حَسْبِيَ اللَّهُ ۝ حَسْبِيَ اللَّهُ

70. Hasbiyallâhu Tevekkeltü Alallâh (üç defa)

Hasbiyallâhu, tevekkeltü alallâh.

حَسْبِيَ اللَّهُ، تَوَكَّلْتُ عَلَى اللَّهِ

71. Tevekkül Duası

Fe in tevellev fe kul hasbiyallâhu lâ ilâhe illâ hüve, aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabbül-arşil-azîm.

فَإِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِيَ اللَّهُ لَا إِلٰهَ إِلَّا هُوَ ۖ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ ۖ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ

72. Sübhânallâh (üç defa)

سُبْحَانَ اللَّهِ ۝ سُبْحَانَ اللَّهِ ۝ سُبْحَانَ اللَّهِ

73. Elhamdülillâh (üç defa)

الْحَمْدُ لِلَّهِ ۝ الْحَمْدُ لِلَّهِ ۝ الْحَمْدُ لِلَّهِ

74. Allâhü Ekber (üç defa)

اللَّهُ أَكْبَرُ ۝ اللَّهُ أَكْبَرُ ۝ اللَّهُ أَكْبَرُ

75. Estağfirullâh (üç defa)

أَسْتَغْفِرُ اللَّهَ ۝ أَسْتَغْفِرُ اللَّهَ ۝ أَسْتَغْفِرُ اللَّهَ

76. Duâ-i Hatm

Rabbi inneke semîud-duâi.

رَبِّ إِنَّكَ سَمِيعُ الدُّعَاءِ

Tekabbel minnâ inneke entes-semîul-alîm.

تَقَبَّلْ مِنَّا إِنَّكَ أَنْتَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ

Fî külli lamhatin ve nefesin adede mâ vesiahu ilmullâh.

فِي كُلِّ لَمْحَةٍ وَنَفَسٍ عَدَدَ مَا وَسِعَهُ عِلْمُ اللَّهِ

Sadakallâhül-azîm.

صَدَقَ اللَّهُ الْعَظِيمُ

Rabbenâ ve tekabbel duâi.

رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَاءِ

Rabbenâğfir lî ve li-vâlideyye ve lil-mü'minîne yevme yekûmül-hisâb.

رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ

İstecib duâenâ bi-rahmetike yâ Erhamer-râhimîn.

اسْتَجِبْ دُعَاءَنَا بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ

77. Resûllere Selâm ve Âlemlerin Rabbine Hamd

Ve selâmün alel-mürselîn. Velhamdülillâhi Rabbil-âlemîn.

وَسَلَامٌ عَلَى الْمُرْسَلِينَ ۝ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

78. Şifa ve Rahmet Ayeti

Eûzü billâhi mineş-şeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm.

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ ۝ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Ve nünezzilü minel-Kur'âni mâ hüve şifâün ve rahmetün lil-mü'minîn. Ve lâ yezîdüzzâlimîne illâ hasârâ.

وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْآنِ مَا هُوَ شِفَاءٌ وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِنِينَ وَلَا يَزِيدُ الظَّالِمِينَ إِلَّا خَسَارًا

Sadakallâhül-azîm.

صَدَقَ اللَّهُ الْعَظِيمُ

79. Seçilmiş Kullara Selâm

Ve selâmün alâ ibâdihillezînastafâ.

وَسَلَامٌ عَلَىٰ عِبَادِهِ الَّذِينَ اصْطَفَىٰ

80. Hidayete Tâbi Olanlara Selâm

Vesselâmü alâ menittebeal-hüdâ.

وَالسَّلَامُ عَلَىٰ مَنِ اتَّبَعَ الْهُدَىٰ

81. Hz. Îsâ'nın Selâm Ayeti

Vesselâmü aleyye yevme vülidtü ve yevme emûtü ve yevme üb'asü hayyâ.

وَالسَّلَامُ عَلَيَّ يَوْمَ وُلِدْتُ وَيَوْمَ أَمُوتُ وَيَوْمَ أُبْعَثُ حَيًّا

82. Tesbih ve Hamd Ayetleri

Sübhâne Rabbike Rabbil-izzeti ammâ yasifûn.

سُبْحَانَ رَبِّكَ رَبِّ الْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ

Ve selâmün alel-mürselîn.

وَسَلَامٌ عَلَى الْمُرْسَلِينَ

Velhamdülillâhi Rabbil-âlemîn.

وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

83. Hatim Duası

Âmîn. Âmîn. Âmîn.

آمِينَ ۝ آمِينَ ۝ آمِينَ



RE: Tesbihat-ı Selase Müselsilât-ı Râşidiye - Raşit Tunca - 10-12-2026


Müselsilât-ı Râşidiye Tesbihatının Arapça Yazılışı

أَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
أَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
أَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ
حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ
حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ
حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ
نِعْمَ الْمَوْلٰى وَنِعْمَ النَّصِيرُ، غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَاِلَيْكَ الْمَصِيرُ

وَمَكَرُوا وَمَكَرَ اللّٰهُ، وَاللّٰهُ خَيْرُ الْمَاكِرِينَ
وَمَكَرُوا وَمَكَرَ اللّٰهُ، وَاللّٰهُ خَيْرُ الْمَاكِرِينَ
وَمَكَرُوا وَمَكَرَ اللّٰهُ، وَاللّٰهُ خَيْرُ الْمَاكِرِينَ

سُورَةُ الْإِخْلَاصِ

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
هُوَ اللّٰهُ أَحَدٌ. اَللّٰهُ الصَّمَدُ. لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ. وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا أَحَدٌ.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
هُوَ اللّٰهُ أَحَدٌ. اَللّٰهُ الصَّمَدُ. لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ. وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا أَحَدٌ.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
هُوَ اللّٰهُ أَحَدٌ. اَللّٰهُ الصَّمَدُ. لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ. وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا أَحَدٌ.

سُورَةُ الْفَاتِحَةِ

أَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ. اَلرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ. مَالِكِ يَوْمِ الدِّينِ. إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ. اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ. صِرَاطَ الَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّالِّينَ.

سُورَةُ الْفَلَقِ

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ. مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ. وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ. وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِ. وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ. مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ. وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ. وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِ. وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ. مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ. وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ. وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِ. وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ.

سُورَةُ النَّاسِ

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ. مَلِكِ النَّاسِ. إِلٰهِ النَّاسِ. مِنْ شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ. اَلَّذِي يُوَسْوِسُ فِي صُدُورِ النَّاسِ. مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ. مَلِكِ النَّاسِ. إِلٰهِ النَّاسِ. مِنْ شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ. اَلَّذِي يُوَسْوِسُ فِي صُدُورِ النَّاسِ. مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ. مَلِكِ النَّاسِ. إِلٰهِ النَّاسِ. مِنْ شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ. اَلَّذِي يُوَسْوِسُ فِي صُدُورِ النَّاسِ. مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ.

آيَةُ الْكُرْسِيِّ

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
اَللّٰهُ لَا إِلٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ، لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ، لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ، مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلَّا بِإِذْنِهِ، يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ، وَلَا يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِهِ إِلَّا بِمَا شَاءَ، وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ، وَلَا يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا، وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
اَللّٰهُ لَا إِلٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ، لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ، لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ، مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلَّا بِإِذْنِهِ، يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ، وَلَا يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِهِ إِلَّا بِمَا شَاءَ، وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ، وَلَا يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا، وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
اَللّٰهُ لَا إِلٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ، لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ، لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ، مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلَّا بِإِذْنِهِ، يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ، وَلَا يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِهِ إِلَّا بِمَا شَاءَ، وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ، وَلَا يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا، وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ.

لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللّٰهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ،
لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللّٰهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ،
لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللّٰهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ.

أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللّٰهِ التَّامَّاتِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ،
أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللّٰهِ التَّامَّاتِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ،
أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللّٰهِ التَّامَّاتِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ.

بِسْمِ اللّٰهِ الَّذِي لَا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فِي الْأَرْضِ وَلَا فِي السَّمَاءِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ،
بِسْمِ اللّٰهِ الَّذِي لَا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فِي الْأَرْضِ وَلَا فِي السَّمَاءِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ،
بِسْمِ اللّٰهِ الَّذِي لَا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فِي الْأَرْضِ وَلَا فِي السَّمَاءِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ.

أَسْتَغْفِرُ اللّٰهَ الَّذِي لَا إِلٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ،
أَسْتَغْفِرُ اللّٰهَ الَّذِي لَا إِلٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ،
أَسْتَغْفِرُ اللّٰهَ الَّذِي لَا إِلٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ.

أَسْتَغْفِرُ اللّٰهَ الْعَظِيمَ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ،
أَسْتَغْفِرُ اللّٰهَ الْعَظِيمَ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ،
أَسْتَغْفِرُ اللّٰهَ الْعَظِيمَ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ.

وَاللّٰهُ غَالِبٌ عَلَى أَمْرِهِ وَلٰكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ.
وَاللّٰهُ غَالِبٌ عَلَى أَمْرِهِ وَلٰكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ.
وَاللّٰهُ غَالِبٌ عَلَى أَمْرِهِ وَلٰكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ.

مَا تَرَى فِي خَلْقِ الرَّحْمٰنِ مِنْ تَفَاوُتٍ، فَارْجِعِ الْبَصَرَ هَلْ تَرَى مِنْ فُطُورٍ. ثُمَّ ارْجِعِ الْبَصَرَ كَرَّتَيْنِ يَنْقَلِبْ إِلَيْكَ الْبَصَرُ خَاسِئًا وَهُوَ حَسِيرٌ.
مَا تَرَى فِي خَلْقِ الرَّحْمٰنِ مِنْ تَفَاوُتٍ، فَارْجِعِ الْبَصَرَ هَلْ تَرَى مِنْ فُطُورٍ. ثُمَّ ارْجِعِ الْبَصَرَ كَرَّتَيْنِ يَنْقَلِبْ إِلَيْكَ الْبَصَرُ خَاسِئًا وَهُوَ حَسِيرٌ.
مَا تَرَى فِي خَلْقِ الرَّحْمٰنِ مِنْ تَفَاوُتٍ، فَارْجِعِ الْبَصَرَ هَلْ تَرَى مِنْ فُطُورٍ. ثُمَّ ارْجِعِ الْبَصَرَ كَرَّتَيْنِ يَنْقَلِبْ إِلَيْكَ الْبَصَرُ خَاسِئًا وَهُوَ حَسِيرٌ.

وَإِنْ يَكَادُ الَّذِينَ كَفَرُوا لَيُزْلِقُونَكَ بِأَبْصَارِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا الذِّكْرَ وَيَقُولُونَ إِنَّهُ لَمَجْنُونٌ. وَمَا هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَمِينَ،
وَإِنْ يَكَادُ الَّذِينَ كَفَرُوا لَيُزْلِقُونَكَ بِأَبْصَارِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا الذِّكْرَ وَيَقُولُونَ إِنَّهُ لَمَجْنُونٌ. وَمَا هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَمِينَ،
وَإِنْ يَكَادُ الَّذِينَ كَفَرُوا لَيُزْلِقُونَكَ بِأَبْصَارِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا الذِّكْرَ وَيَقُولُونَ إِنَّهُ لَمَجْنُونٌ. وَمَا هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَمِينَ.

اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ عِلْمًا نَافِعًا وَرِزْقًا وَاسِعًا وَشِفَاءً مِنْ كُلِّ دَاءٍ،
اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ عِلْمًا نَافِعًا وَرِزْقًا وَاسِعًا وَشِفَاءً مِنْ كُلِّ دَاءٍ،
اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ عِلْمًا نَافِعًا وَرِزْقًا وَاسِعًا وَشِفَاءً مِنْ كُلِّ دَاءٍ.

سُبْحَانَ اللّٰهِ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ وَلَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ وَاللّٰهُ أَكْبَرُ، وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللّٰهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ،
سُبْحَانَ اللّٰهِ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ وَلَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ وَاللّٰهُ أَكْبَرُ، وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللّٰهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ،
سُبْحَانَ اللّٰهِ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ وَلَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ وَاللّٰهُ أَكْبَرُ، وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللّٰهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ.

لَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ، يُحْيِي وَيُمِيتُ، وَهُوَ حَيٌّ لَا يَمُوتُ، بِيَدِهِ الْخَيْرُ، وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ،
لَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ، يُحْيِي وَيُمِيتُ، وَهُوَ حَيٌّ لَا يَمُوتُ، بِيَدِهِ الْخَيْرُ، وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ،
لَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ، يُحْيِي وَيُمِيتُ، وَهُوَ حَيٌّ لَا يَمُوتُ، بِيَدِهِ الْخَيْرُ، وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ.

سُبْحَانَ اللّٰهِ وَبِحَمْدِهِ، سُبْحَانَ اللّٰهِ الْعَظِيمِ، أَسْتَغْفِرُ اللّٰهَ،
سُبْحَانَ اللّٰهِ وَبِحَمْدِهِ، سُبْحَانَ اللّٰهِ الْعَظِيمِ، أَسْتَغْفِرُ اللّٰهَ،
سُبْحَانَ اللّٰهِ وَبِحَمْدِهِ، سُبْحَانَ اللّٰهِ الْعَظِيمِ، أَسْتَغْفِرُ اللّٰهَ.

وَاغْفِرْ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا، أَنْتَ مَوْلَانَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ،
وَاغْفِرْ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا، أَنْتَ مَوْلَانَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ،
وَاغْفِرْ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا، أَنْتَ مَوْلَانَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ.

رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ،
رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ،
رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ.

اَللّٰهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ، تُؤْتِي الْمُلْكَ مَنْ تَشَاءُ، وَتَنْزِعُ الْمُلْكَ مِمَّنْ تَشَاءُ، وَتُعِزُّ مَنْ تَشَاءُ، وَتُذِلُّ مَنْ تَشَاءُ، بِيَدِكَ الْخَيْرُ، إِنَّكَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ. تُولِجُ اللَّيْلَ فِي النَّهَارِ، وَتُولِجُ النَّهَارَ فِي اللَّيْلِ، وَتُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ، وَتُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّ، وَتَرْزُقُ مَنْ تَشَاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ.

اَللّٰهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ، تُؤْتِي الْمُلْكَ مَنْ تَشَاءُ، وَتَنْزِعُ الْمُلْكَ مِمَّنْ تَشَاءُ، وَتُعِزُّ مَنْ تَشَاءُ، وَتُذِلُّ مَنْ تَشَاءُ، بِيَدِكَ الْخَيْرُ، إِنَّكَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ. تُولِجُ اللَّيْلَ فِي النَّهَارِ، وَتُولِجُ النَّهَارَ فِي اللَّيْلِ، وَتُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ، وَتُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّ، وَتَرْزُقُ مَنْ تَشَاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ.

اَللّٰهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ، تُؤْتِي الْمُلْكَ مَنْ تَشَاءُ، وَتَنْزِعُ الْمُلْكَ مِمَّنْ تَشَاءُ، وَتُعِزُّ مَنْ تَشَاءُ، وَتُذِلُّ مَنْ تَشَاءُ، بِيَدِكَ الْخَيْرُ، إِنَّكَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ. تُولِجُ اللَّيْلَ فِي النَّهَارِ، وَتُولِجُ النَّهَارَ فِي اللَّيْلِ، وَتُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ، وَتُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّ، وَتَرْزُقُ مَنْ تَشَاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ.

إِنَّ الْحَسَنَاتِ يُذْهِبْنَ السَّيِّئَاتِ،
إِنَّ الْحَسَنَاتِ يُذْهِبْنَ السَّيِّئَاتِ،
إِنَّ الْحَسَنَاتِ يُذْهِبْنَ السَّيِّئَاتِ.

وَقُلْ رَبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَانِي صَغِيرًا،
وَقُلْ رَبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَانِي صَغِيرًا،
وَقُلْ رَبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَانِي صَغِيرًا.

رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا إِنْ نَسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا،
رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا إِنْ نَسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا،
رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا إِنْ نَسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا. رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِنْ قَبْلِنَا، رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِهِ،

فَإِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا، إِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا،
فَإِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا، إِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا،
فَإِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا، إِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا،
فَإِذَا فَرَغْتَ فَانْصَبْ. وَإِلَى رَبِّكَ فَارْغَبْ.

رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ. بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ.
رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ. بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ.
رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ. بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ.

رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ.
رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ.
رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ.

رَبِّ أَدْخِلْنِي مُدْخَلَ صِدْقٍ وَأَخْرِجْنِي مُخْرَجَ صِدْقٍ وَاجْعَلْ لِي مِنْ لَدُنْكَ سُلْطَانًا نَصِيرًا.
رَبِّ أَدْخِلْنِي مُدْخَلَ صِدْقٍ وَأَخْرِجْنِي مُخْرَجَ صِدْقٍ وَاجْعَلْ لِي مِنْ لَدُنْكَ سُلْطَانًا نَصِيرًا.
رَبِّ أَدْخِلْنِي مُدْخَلَ صِدْقٍ وَأَخْرِجْنِي مُخْرَجَ صِدْقٍ وَاجْعَلْ لِي مِنْ لَدُنْكَ سُلْطَانًا نَصِيرًا.

رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي، وَيَسِّرْ لِي أَمْرِي، وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِنْ لِسَانِي، يَفْقَهُوا قَوْلِي، رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا وَفَهْمًا وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ.
رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي، وَيَسِّرْ لِي أَمْرِي، وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِنْ لِسَانِي، يَفْقَهُوا قَوْلِي، رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا وَفَهْمًا وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ.
رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي، وَيَسِّرْ لِي أَمْرِي، وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِنْ لِسَانِي، يَفْقَهُوا قَوْلِي، رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا وَفَهْمًا وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ.

اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ. كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى سَيِّدِنَا إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا إِبْرَاهِيمَ، إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ.
اَللّٰهُمَّ بَارِكْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ. كَمَا بَارَكْتَ عَلَى سَيِّدِنَا إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا إِبْرَاهِيمَ، إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ.

اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا الْمَهْدِيِّ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا الْمَهْدِيِّ. كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى سَيِّدِنَا إِبْرَاهِيمَ وَمُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا إِبْرَاهِيمَ وَمُحَمَّدٍ، إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ.
اَللّٰهُمَّ بَارِكْ عَلَى سَيِّدِنَا الْمَهْدِيِّ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا الْمَهْدِيِّ. كَمَا بَارَكْتَ عَلَى سَيِّدِنَا إِبْرَاهِيمَ وَمُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا إِبْرَاهِيمَ وَمُحَمَّدٍ، إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ.

حٰمٓ، حٰمٓ، حٰمٓ، حٰمٓ، حٰمٓ، حٰمٓ، حٰمٓ، كٓهٰيٰعٓصٓ كِفَايَتُنَا، حٰمٓ عٓسٓقٓ حِمَايَتُنَا، فَسَيَكْفِيكَهُمُ اللّٰهُ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ، فَسَيَكْفِيكَهُمُ اللّٰهُ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ، فَسَيَكْفِيكَهُمُ اللّٰهُ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ.

اَللّٰهُمَّ إِنِّي أُرِيدُ أَنْ أُجَدِّدَ لِيَ الْإِيمَانَ وَالنِّكَاحَ تَجْدِيدًا بِقَوْلِ لَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِ،
اَللّٰهُمَّ إِنِّي أُرِيدُ أَنْ أُجَدِّدَ لِيَ الْإِيمَانَ وَالنِّكَاحَ تَجْدِيدًا بِقَوْلِ لَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِ،
اَللّٰهُمَّ إِنِّي أُرِيدُ أَنْ أُجَدِّدَ لِيَ الْإِيمَانَ وَالنِّكَاحَ تَجْدِيدًا بِقَوْلِ لَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِ.

رَضِيتُ بِاللّٰهِ رَبًّا، وَبِالْإِسْلَامِ دِينًا، وَبِمُحَمَّدٍ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ رَسُولًا وَنَبِيًّا.

يَا مُقَلِّبَ الْقُلُوبِ، ثَبِّتْ قُلُوبَنَا عَلَى دِينِكَ،
يَا مُقَلِّبَ الْقُلُوبِ، ثَبِّتْ قُلُوبَنَا عَلَى دِينِكَ،
يَا مُقَلِّبَ الْقُلُوبِ، ثَبِّتْ قُلُوبَنَا عَلَى دِينِكَ.

حَسْبِيَ اللّٰهُ، حَسْبِيَ اللّٰهُ، حَسْبِيَ اللّٰهُ،
حَسْبِيَ اللّٰهُ تَوَكَّلْتُ عَلَى اللّٰهِ، حَسْبِيَ اللّٰهُ تَوَكَّلْتُ عَلَى اللّٰهِ، حَسْبِيَ اللّٰهُ تَوَكَّلْتُ عَلَى اللّٰهِ،
فَإِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِيَ اللّٰهُ لَا إِلٰهَ إِلَّا هُوَ، عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ.
سُبْحَانَ اللّٰهِ، سُبْحَانَ اللّٰهِ، سُبْحَانَ اللّٰهِ.
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ، اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ، اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ.
اَللّٰهُ أَكْبَرُ، اَللّٰهُ أَكْبَرُ، اَللّٰهُ أَكْبَرُ.
أَسْتَغْفِرُ اللّٰهَ، أَسْتَغْفِرُ اللّٰهَ، أَسْتَغْفِرُ اللّٰهَ.

آمَنَ الرَّسُولُ بِمَا أُنْزِلَ إِلَيْهِ مِنْ رَبِّهِ وَالْمُؤْمِنُونَ، كُلٌّ آمَنَ بِاللّٰهِ وَمَلَائِكَتِهِ وَكُتُبِهِ وَرُسُلِهِ، لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِنْ رُسُلِهِ، وَقَالُوا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ. لَا يُكَلِّفُ اللّٰهُ نَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا، لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْ، رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا إِنْ نَسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا، رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِنْ قَبْلِنَا، رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِهِ، وَاعْفُ عَنَّا، وَاغْفِرْ لَنَا، وَارْحَمْنَا، أَنْتَ مَوْلَانَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ.

اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ،
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ،
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ،
اَللّٰهُمَّ بَارِكْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ.

اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا الْمَهْدِيِّ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا الْمَهْدِيِّ،
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا الْمَهْدِيِّ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا الْمَهْدِيِّ،
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا الْمَهْدِيِّ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا الْمَهْدِيِّ،
اَللّٰهُمَّ بَارِكْ عَلَى سَيِّدِنَا الْمَهْدِيِّ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا الْمَهْدِيِّ.

لَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ، لَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ، لَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ.
مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِ.

اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ.
اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ.
اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ.
صِرَاطَ الَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّالِّينَ. آمِينْ.

اَللّٰهُ، اَللّٰهُ، اَللّٰهُ، اَللّٰهُ، اَللّٰهُ، اَللّٰهُ

رَبِّ إِنَّكَ سَمِيعُ الدُّعَاءِ،
تَقَبَّلْ مِنَّا إِنَّكَ أَنْتَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ،
فِي كُلِّ لَمْحَةٍ وَنَفَسٍ
عَدَدَ مَا وَسِعَهُ عِلْمُ اللّٰهِ،

صَدَقَ اللّٰهُ الْعَظِيمُ. رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَاءِ، رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ، اِسْتَجِبْ دُعَاءَنَا بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ. وَسَلَامٌ عَلَى الْمُرْسَلِينَ، وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ.



RE: Tesbihat-ı Selase Müselsilât-ı Râşidiye - Raşit Tunca - 10-12-2026

Müselsilât-ı Râşidiye Tesbihatı – Faziletler Bölümü
Aşağıdaki metni doğrudan kitapçığınıza "Faziletler" başlığı altında ekleyebilirsiniz.

1. Hasbünallahu ve Ni‘mel Vekîl
Anlamı: Allah bize yeter, O ne güzel vekildir.
Kaynak: Âl-i İmrân Suresi, 3:173.
Fazileti: Bu mübarek zikir, korku, üzüntü, çaresizlik, geçim sıkıntısı ve haksızlığa uğrama anlarında okunur. Kulun aczini kabul edip Allah'a sığınmasını, O'na güvenmesini ve O'ndan yardım dilemesini sağlar. Rivayetlere göre Hz. İbrahim (a.s.) ateşe atılırken, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ve Sahabe-i Kiram Uhud Gazvesi sonrası düşman tehdidi karşısında bu zikri okumuşlardır.
Kitapçığa yazılacak kısa not: Bu zikir, "tevekkül" yani Allah'a güvenmenin en güzel ifadesidir. Darlık ve korku anlarında okunması tavsiye edilmiştir.
2. İhlâs Suresi
Fazileti: Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu sure için "Kur'an'ın üçte birine denktir" buyurmuştur. Bir başka rivayette, bir Sahabe'nin her namazda bu sureyi okuduğunu duyunca ona "Onu sevmen seni cennete götürür" müjdesini vermiştir.
Kitapçığa yazılacak kısa not: İhlâs Suresi, Tevhid inancının en özlü ifadesidir. Allah'ın Samed, doğurmamış ve doğurulmamış, dengi olmayan yüce Zat olduğunu bildirir. Bu tesbihatta üç defa okunması, imanı tazeleme ve Allah'ın birliğini ikrar etme anlamı taşır.
3. Felak ve Nâs Sureleri (Muavvizeteyn)
Fazileti: Bu iki sureye "Muavvizeteyn" (iki sığındıran sure) denir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hastalandığında veya sihir, nazar ve kötülükten korunmak istediğinde bu sureleri okur, ellerine üfler ve vücudunu mesh ederdi. Hz. Âişe (r.a.) da Peygamberimizin vefatına yakın hastalığında aynı uygulamayı yapmıştır.
Fazileti hakkında hadis: Peygamber Efendimiz: "Bu gece benzeri görülmemiş ayetler indirildi: Kul eûzü bi-rabbi'l-felak ve Kul eûzü bi-rabbi'n-nâs" buyurmuştur.
Kitapçığa yazılacak kısa not: Bu iki sure, büyü, nazar, haset ve her türlü kötülükten Allah'a sığınmanın en güçlü vesilesidir. Tesbihatta üçer defa okunması, kişinin kendisini maddi ve manevi tehlikelerden koruma altına alması anlamına gelir.
4. Ayetel Kürsi
Fazileti: Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Her farz namazın ardından Ayetel Kürsi'yi okuyan kimseyi cennete girmekten alıkoyacak tek şey ölümdür." Bir başka rivayette ise: "Yatağına girdiğinde Ayetel Kürsi'yi okuyan kimseyi Allah korur ve sabaha kadar şeytan ona yaklaşamaz" buyurulmuştur.
Kitapçığa yazılacak kısa not: Ayetel Kürsi, Kur'an-ı Kerim'in en faziletli ayeti olarak kabul edilir. Allah'ın Vahdaniyet, Hayy, Kayyûm, İlim, Mülk, Kudret ve İrade sıfatlarını en kapsamlı şekilde anlatır. Bu tesbihatta üç defa okunması, kişinin her türlü kötülükten korunmasına vesile olur.
5. Salavat-ı Şerifeler (Salli ve Barik Duaları)
Fazileti: Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Kıyamet günü insanların bana en yakını, bana en çok salavat getirendir." Yine: "Bana salavat getirin. Çünkü nerede olursanız olun, salavatınız bana ulaşır."
Kitapçığa yazılacak kısa not: Salavat, en faziletli ibadetlerden biridir. Allah'ın kabul ettiği ve diğer amellerin kabulüne vesile olan bir duadır. Bu tesbihatta Hz. Muhammed (s.a.v.) ve Hz. Mehdi için ayrı ayrı Salli-Barik okunması, bu geleneğin Peygamber sevgisi ve Ehl-i Beyt bağlılığı boyutunu gösterir.
6. Lâ İlâhe İllallâh
Fazileti: Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir gün Sahabe'ye: "İmanınızı tecdid ediniz (tazeleyiniz)!" buyurdu. Sahabe: "Nasıl tecdid edelim?" diye sorunca: "Lâ ilâhe illallâh'ı çokça söyleyin" cevabını verdi.
Kitapçığa yazılacak kısa not: Bu zikir, İslam'ın en kapsamlı cümlesidir. Kur'an-ı Kerim adeta bu cümlenin bir şerhi gibidir. Tesbihattaki "Tecdid-i Îmân" bölümü doğrudan bu faziletle bağlantılıdır. Lâ ilâhe illallâh, imanı tazelemenin ve Allah'ın birliğini her an ikrar etmenin yoludur.
7. Estağfirullah
Fazileti: Peygamber Efendimiz (s.a.v.) günde yetmiş defadan fazla istiğfar ederdi. İstiğfar, günahların bağışlanmasına, kalbin nurlanmasına ve rızkın genişlemesine vesiledir. Kur'an-ı Kerim'de birçok ayette istiğfar tavsiye edilmiştir.
Kitapçığa yazılacak kısa not: Bu tesbihatta "Estağfirullah" zikri farklı varyantlarıyla (Estağfirullahellezi lâ ilâhe illâ hüvel Hayyul-Kayyûm, Estağfirullâh El Aziym) üçer defa okunur. İstiğfar, kulun Rabbi karşısındaki aczini itiraf etmesi ve O'ndan bağışlanma dilemesidir.
8. Lâ Havle ve Lâ Kuvvete İllâ Billâhil Aliyyil Aziym
Fazileti: Bu zikir, "Havkale" olarak bilinir. Cennet hazinelerinden bir hazine olduğu rivayet edilmiştir. Kişinin güç ve kuvvetinin Allah'tan geldiğini kabul etmesi anlamına gelir.
Kitapçığa yazılacak kısa not: Bu tesbihatta üç defa okunan Havkale, kulun kendi gücüne değil, yüce Allah'ın kudretine güvenmesi gerektiğini hatırlatır. Zorluklar karşısında sabır ve teslimiyet duygusunu güçlendirir.
9. Eûzü bi Kelimâtillâhit-Tâmmâti min Şerri Mâ Halak
Fazileti: Bu dua, yaratılmışların şerrinden Allah'ın eksiksiz ve tam kelimelerine sığınma duasıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu duayı sabah-akşam okumayı tavsiye etmiştir.
Kitapçığa yazılacak kısa not: Bu tesbihatta üç defa okunan bu dua, kişinin kendisini görünür ve görünmez tehlikelerden, her türlü kötülükten koruma altına almasını sağlar.
10. Bismillâhillezî Lâ Yedurru Maasmihî Şey'ün
Fazileti: Bu dua, "İsmi anıldığında yerde ve gökte hiçbir şeyin zarar veremeyeceği Allah'ın adıyla" anlamına gelir. Sabah-akşam üç defa okuyan kimseye o gün ve o gece hiçbir zararın isabet etmeyeceği rivayet edilmiştir.
Kitapçığa yazılacak kısa not: Bu tesbihatta üç defa okunan bu dua, kişinin gün boyu ve gece boyunca Allah'ın koruması altında olmasını sağlar.
11. Vallâhu Gâlibun Alâ Emrihî
Fazileti: Bu ayet, "Allah işinde mutlak galiptir, fakat insanların çoğu bilmez" anlamına gelir. Allah'ın iradesinin her şeyin üstünde olduğunu, hiçbir gücün O'nun iradesine engel olamayacağını bildirir.
Kitapçığa yazılacak kısa not: Bu tesbihatta üç defa okunan bu ayet, kişinin olaylar karşısında ümitsizliğe kapılmamasını, Allah'ın mutlak galibiyetine güvenmesini sağlar.
12. Mâ Terâ fî Halkır-Rahmâni min Tefâvut
Fazileti: Bu ayet, "Rahman'ın yaratışında hiçbir uyumsuzluk göremezsin" anlamına gelir. Allah'ın yaratma sanatındaki mükemmelliği ve kusursuzluğu ifade eder.
Kitapçığa yazılacak kısa not: Bu tesbihatta üç defa okunan bu ayet, kişinin Allah'ın yaratma kudretini tefekkür etmesini ve O'nun sanatındaki mükemmelliği görmesini sağlar.
13. Allâhümme İnnî Es'elüke İlmen Nâfian ve Rızkan Vâsian ve Şifâen min Külli Dâin
Fazileti: Bu dua, "Allah'ım, senden faydalı ilim, geniş rızık ve her hastalıktan şifa istiyorum" anlamına gelir. Üç önemli dünyevi ve uhrevi ihtiyacı kapsar: ilim, rızık ve şifa.
Kitapçığa yazılacak kısa not: Bu tesbihatta üç defa okunan bu dua, kişinin ilim, rızık ve sağlık konularında Allah'a yönelmesini sağlar.
14. Sübhanallahi ve'l-Hamdü Lillâhi ve Lâ İlâhe İllallâhü Vallâhü Ekber
Fazileti: Bu zikir, dört büyük zikrin birleşimidir: Sübhanallah, Elhamdülillah, Lâ ilâhe illallah, Allahu Ekber. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu dört zikri "bâkıyât-ı sâlihât" (kalıcı iyi ameller) olarak nitelendirmiştir.
Kitapçığa yazılacak kısa not: Bu tesbihatta üç defa okunan bu zikir, kişinin günlük zikir düzenini oluşturmasında temel bir yer tutar.
15. Lâ İlâhe İllallâhü Vahdehû Lâ Şerîke Leh
Fazileti: Bu tehlil, "Allah'tan başka ilah yoktur, O tektir, ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd O'na mahsustur. Diriltir ve öldürür. O diridir, ölmez. Hayır O'nun elindedir. O her şeye kadirdir" anlamına gelir. Bu zikri sabah-akşam on defa okuyan kimse için büyük müjdeler vardır.
Kitapçığa yazılacak kısa not: Bu tesbihatta üç defa okunan bu tehlil, kişinin Allah'ın birliğini ve kudretini her an ikrar etmesini sağlar.
16. Sübhanallahi ve Bihamdihî, Sübhanallahil-Azîm, Estağfirullah
Fazileti: "Sübhanallahi ve bihamdihî" zikri, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) dilinden düşürmediği zikirlerdendir. "Sübhanallahil-Azîm" ise Kur'an'da geçen en büyük tesbihlerdendir. "Estağfirullah" ise bağışlanma dileğidir.
Kitapçığa yazılacak kısa not: Bu tesbihatta üç defa (veya 33 defa) okunan bu zikir üçlüsü, kişinin tesbih, tahmid ve istiğfarı bir arada yapmasını sağlar.
17. Rabbenâ Âtinâ fid-Dünyâ Haseneten ve fil-Âhireti Haseneten ve Kınâ Azâbennâr
Fazileti: Bu dua, "Rabbimiz, bize dünyada iyilik, ahirette iyilik ver ve bizi ateş azabından koru" anlamına gelir. Kur'an-ı Kerim'de geçen en kapsamlı dualardan biridir (Bakara, 2:201).
Kitapçığa yazılacak kısa not: Bu tesbihatta üç defa okunan bu dua, dünya ve ahiret saadetini birlikte istemeyi öğretir.
18. Rabbenâğfir Lî ve Li-Vâlideyye ve Lil-Mü'minîne Yevme Yekûmül-Hisâb
Fazileti: Bu dua, "Rabbimiz, hesap günü beni, ana babamı ve tüm müminleri bağışla" anlamına gelir. Hz. İbrahim'in (a.s.) duasıdır (İbrahim, 14:41). Anne-baba için dua etmek, Kur'an'ın emridir.
Kitapçığa yazılacak kısa not: Bu tesbihatta üç defa okunan bu dua, kişinin kendisi, anne-babası ve tüm müminler için bağışlanma dilemesini sağlar.
19. Rabbişrah Lî Sadrî ve Yessir Lî Emrî
Fazileti: Bu dua, Hz. Musa'nın (a.s.) duasıdır (Tâhâ, 20:25-28). "Rabbim, göğsümü aç, işimi kolaylaştır, dilimden düğümü çöz ki sözümü anlasınlar" anlamına gelir. Konuşma zorluğu çekenler, ilim öğrenenler ve davet görevini yapanlar için tavsiye edilmiştir.
Kitapçığa yazılacak kısa not: Bu tesbihatta üç defa okunan bu dua, kişinin kalbine genişlik, işine kolaylık ve diline açıklık verilmesi için yapılan bir niyazdır.
20. Hâ Mîm ve Feseyekfîkehümullâhu ve Hüves-Semîul-Alîm
Fazileti: "Hâ Mîm" harfleri, Kur'an'da bazı surelerin başında geçen mukattaa harflerindendir. "Feseyekfîkehümullâhu ve hüves-semîul-alîm" ise "Allah sana onlara karşı yeter. O işitendir, bilendir" anlamına gelir (Bakara, 2:137). Bu ayet, düşmanlara karşı Allah'ın korumasına sığınmayı ifade eder.
Kitapçığa yazılacak kısa not: Bu tesbihatta yedi defa "Hâ Mîm" ve üç defa "Feseyekfîkehümullâh" okunması, kişinin düşman ve kötülük karşısında Allah'ın korumasına sığınmasını sağlar.
21. Allâhümme İnnî Ürîdü En Üceddidel-Îmâne ven-Nikâha Tecdîden
Fazileti: Bu dua, imanı ve nikâhı (ahdi) tazeleme duasıdır. "Lâ ilâhe illallâh Muhammedün Resûlullâh" diyerek iman tazelemek, Peygamber Efendimiz'in tavsiye ettiği bir ameldir.
Kitapçığa yazılacak kısa not: Bu tesbihatta üç defa okunan bu dua, kişinin imanını ve Allah'a verdiği ahdi yenilemesini sağlar.
22. Radîytü Billâhi Rabben ve Bil-İslâmi Dînen ve Bi-Muhammedin Rasûlen ve Nebiyyen
Fazileti: Bu dua, "Rab olarak Allah'tan, din olarak İslam'dan, peygamber olarak Muhammed'den (s.a.v.) razı oldum" anlamına gelir. Bu zikri sabah-akşam üç defa okuyan kimseye cennetin vacip olduğu rivayet edilmiştir.
Kitapçığa yazılacak kısa not: Bu tesbihatta bir defa okunan bu dua, kişinin imanını kuvvetlendirmesini ve İslam üzere sabit kalmasını sağlar.
23. Yâ Mukallibel-Kulûb, Sebbit Kulûbenâ Alâ Dînik
Fazileti: Bu dua, "Ey kalpleri evirip çeviren Allah'ım, kalplerimizi dinin üzere sabit kıl" anlamına gelir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu duayı sıkça yapardı. Kalplerin Allah'ın elinde olduğunu ve O'nun izni olmadan sabit kalamayacağını ifade eder.
Kitapçığa yazılacak kısa not: Bu tesbihatta üç defa okunan bu dua, kişinin imanının ve kalbinin istikamet üzere kalmasını sağlar.
24. Hasbiyallâhu ve Tevekkeltü Alallâh
Fazileti: Bu zikir, "Allah bana yeter, O'na tevekkül ettim" anlamına gelir. Tevekkül, müminin en önemli vasıflarındandır. Bu zikri çokça söyleyen kimse, dünya ve ahiret sıkıntılarından kurtulur.
Kitapçığa yazılacak kısa not: Bu tesbihatta üç defa okunan bu zikir, kişinin Allah'a güvenmesini ve O'na dayanmasını sağlar.
25. Fe İn Tevellev Fe Kul Hasbiyallâhü Lâ İlâhe İllâ Hüve Aleyhi Tevekkeltü ve Hüve Rabbül-Arşil-Azîm
Fazileti: Bu ayet (Tevbe, 9:129), "Eğer yüz çevirirlerse de ki: Allah bana yeter. O'ndan başka ilah yoktur. O'na tevekkül ettim. O, büyük Arş'ın Rabbidir" anlamına gelir. Bu ayeti okuyan kimse, Allah'ın korumasına girer ve düşmanlarına karşı galip gelir.
Kitapçığa yazılacak kısa not: Bu tesbihatta bir defa okunan bu ayet, kişinin her türlü korku ve endişeden kurtulup Allah'a sığınmasını sağlar.
26. Âmener Resûlü (Bakara 285-286)
Fazileti: Bu ayetler, "Âmener Resûlü" olarak bilinir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu ayetlerin Mirac gecesinde kendisine verildiğini ve bunların "cennet hazinelerinden bir hazine" olduğunu bildirmiştir. Bu ayetleri okuyan kimse, imanını tazeler, Allah'ın affına sığınır ve O'ndan yardım diler.
Kitapçığa yazılacak kısa not: Bu tesbihatta bir defa okunan bu ayetler, imanın esaslarını, Allah'a teslimiyeti ve bağışlanma dileğini kapsar. Yatmadan önce okunması tavsiye edilmiştir.
27. Allâhümme Salli ve Bârik Alâ Seyyidinâ Muhammed ve Alâ Âli Seyyidinâ Muhammed
Fazileti: Bu salavat, Peygamber Efendimiz'e (s.a.v.) ve Ehl-i Beyt'ine yapılan en kapsamlı salavattır. "Salli" ve "Barik" duaları, namazda da okunur. Bu salavatı okuyan kimseye, Peygamber Efendimiz'in şefaati ümit edilir.
Kitapçığa yazılacak kısa not: Bu tesbihatta üç defa (veya 11 defa) okunan bu salavat, Peygamber sevgisini ve Ehl-i Beyt bağlılığını ifade eder.
28. Allâhümme Salli ve Bârik Alâ Seyyidinâ Mehdi ve Alâ Âli Seyyidinâ Mehdi
Fazileti: Bu salavat, Hz. Mehdi'ye ve onun nesline yapılan salavattır. Râşidi geleneğinde Hz. Mehdi'ye özel bir yer verilir. Bu salavat, onun zuhuruna vesile olmak ve onun yolunda olmak niyetiyle okunur.
Kitapçığa yazılacak kısa not: Bu tesbihatta üç defa okunan bu salavat, Hz. Mehdi'nin yolunu takip etme ve onun zuhuruna hazırlanma niyetini taşır.
29. Lâ İlâhe İllallâh (11 Defa)
Fazileti: Bu tehlil, tesbihatın sonunda 11 defa okunur. "Muhammedün Resûlullâh" ile tamamlanır. Bu zikir, imanın özü ve İslam'ın temelidir. Son nefeste bu kelimeyi söyleyen kimse cennete girer.
Kitapçığa yazılacak kısa not: Bu tesbihatta 11 defa okunan bu tehlil, kişinin imanını kuvvetlendirmesini ve son nefesini bu kelime ile vermesini sağlar.
30. İhdinas-Sırâtal-Müstakîm (3 Defa)
Fazileti: Bu dua, Fatiha Suresi'nden bir bölümdür. "Bizi doğru yola ilet" anlamına gelir. Bu dua, günde en az 40 defa namazlarda okunur. Tesbihatın sonunda 3 defa okunması, hidayet üzere sabit kalma niyetini taşır.
Kitapçığa yazılacak kısa not: Bu tesbihatta 3 defa okunan bu dua, kişinin doğru yolda kalmasını ve sapmamasını sağlar.
31. Allâh, Allâh, Allâh... (66 Defa)
Fazileti: Bu zikir, "Allah" isminin tekrarıdır. Tasavvufta "ism-i azam" olarak kabul edilen "Allah" ismini çokça zikretmek, kalbin nurlanmasına ve manevi derecelerin yükselmesine vesiledir. 66 defa okunması, Ebced hesabında "Allah" isminin sayısal değerine işaret eder.
Kitapçığa yazılacak kısa not: Bu tesbihatta 66 defa okunan bu zikir, kişinin kalbini Allah sevgisiyle doldurmasını ve manevi olarak yükselmesini sağlar.
32. Rabbi İnneke Semîud-Duâi
Fazileti: Bu dua, "Rabbim, şüphesiz sen duayı işitensin" anlamına gelir. Hz. İbrahim'in (a.s.) duasıdır (İbrahim, 14:39). Duânın kabulü için bu ayeti okumak tavsiye edilmiştir.
Kitapçığa yazılacak kısa not: Bu tesbihatın sonunda okunan bu dua, kişinin duasının kabul edilmesi niyazını ifade eder.
33. Tekabbel Minnâ İnneke Entes-Semîul-Alîm
Fazileti: Bu dua, "Bizden kabul buyur, şüphesiz sen işitensin, bilensin" anlamına gelir. Hz. İbrahim ve Hz. İsmail'in (a.s.) Kâbe'yi inşa ederken yaptıkları duadır (Bakara, 2:127). İbadetlerin kabulü için okunur.
Kitapçığa yazılacak kısa not: Bu tesbihatın sonunda okunan bu dua, yapılan ibadet ve zikirlerin Allah katında kabul edilmesi niyazını ifade eder.
34. Sadakallâhül-Azîm
Fazileti: Bu ifade, "Yüce Allah doğru söyledi" anlamına gelir. Kur'an okunduktan sonra söylenmesi gelenek olmuştur. Allah'ın kelamının doğruluğunu tasdik etmeyi ifade eder.
Kitapçığa yazılacak kısa not: Bu tesbihatın sonunda okunan bu ifade, okunan ayetlerin ve duaların doğruluğunu tasdik etme anlamı taşır.
35. Vesselâmün Alel-Mürselîn, Velhamdü Lillâhi Rabbil-Âlemîn
Fazileti: Bu dua, "Gönderilen peygamberlere selam olsun. Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur" anlamına gelir (Sâffât, 37:181-182). Tesbihatın sonunda okunması, peygamberlere selam gönderme ve Allah'a hamd etme anlamı taşır.
Kitapçığa yazılacak kısa not: Bu tesbihatın sonunda okunan bu dua, tüm peygamberlere selam göndermeyi ve Allah'a hamd etmeyi ifade eder.
Kitapçığa Eklenecek Genel Fazilet Notu
Not: Bu tesbihatta yer alan bazı zikir ve dualar (Ni'mel Mevlâ ve ni'me'n-nasîr, Ğufrâneke rabbenâ ve ileykel masîr, Ve mekerû ve mekarallâhu, Vallâhu gâlibun alâ emrihî, Mâ terâ fî halkır-rahmâni gibi) doğrudan Kur'an-ı Kerim ayetlerinden alınmıştır. Bu ayetlerin faziletleri, içinde bulundukları surelerin faziletleriyle ve tesbihat zincirinin bütününe atfedilen manevi değerle ilişkilidir. Her bir ayetin ayrı ayrı fazileti için tefsir ve hadis kaynaklarına müracaat edilmelidir.