VERSiON 2
Geri Döndüren Gök: Merkür Retrosu, Ümmü Seleme ve Hikmetli Dönüş
Merkür retrosu meselesini anlamaya çalışırken, kâinattaki düzen ile tarihî bir hadise arasında dikkat çekici bir benzerlik kurulabilir. Bilindiği gibi, güneş sistemimizdeki gezegenlerin yörüngeleri elips şeklindedir. Elips bir yörüngede hareket eden bir cisim, bir noktadan bakıldığında ileri gidiyormuş gibi görünürken, başka bir noktada sanki geri dönüyormuş gibi algılanabilir. Oysa gerçekte yön değişimi dışında bir farklılık yoktur; hareket aynı hareket, yol aynı yoldur. Sadece bakış açısı değişmiştir.
İleri giderken sağ başka, sol başkadır; fakat dönüş anında sağ ile sol yer değiştirir gibi görünür. İşte Merkür retrosu da bu şekilde anlaşılabilir: Gezegen aslında kendi yörüngesinde düzenli hareketine devam eder, ancak geri dönüş fazına geçtiğinde yön algısı değişir. Bu durum, dışarıdan bakan için bir karışıklık gibi görünse de hakikatte düzen bozulmamıştır.
Bu kozmik benzerliği, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hayatındaki bir olayla kıyaslamak mümkündür. Hudeybiye yılında, Resûlullah Efendimiz ve ashâbı, Kâbe’yi ziyaret etmek üzere yola çıkmışlardı. Ancak Mekkeliler buna izin vermediler ve bir anlaşma yapıldı: O yıl hac yapılmayacak, Müslümanlar geri dönecekti.
Peygamber Efendimiz bu kararı ashâbına bildirdiğinde, sahâbe büyük bir hüzne kapıldı. İçlerinde Kâbe’yi ziyaret etme arzusu öylesine güçlüydü ki, bu geri dönüşü kabullenmekte zorlandılar. Bu bir isyan değildi; bilakis derin bir sevdanın ve özlemin tezahürüydü. Nitekim daha önce hepsi, “Allâh Resûlü’nün gönlünde ne murâdı varsa, onun üzerine bey’at ediyorum.” diyerek tam bir teslimiyet göstermişlerdi.
Resûlullah Efendimiz, “Haydi, artık kurbanlarınızı kesiniz ve başlarınızı tıraş ediniz.” buyurdu. Ancak sahâbeden hiç kimse yerinden kalkmadı. Bu durum üç kez tekrarlandı; yine kimse hareket etmedi. Bunun üzerine Efendimiz (s.a.v.) son derece mahzun bir hâlde, mübârek eşi Ümmü Seleme Validemizin çadırına gitti ve durumu ona arz etti.
Ümmü Seleme Annemiz büyük bir ferasetle şöyle dedi:
“–Ey Allâh’ın Resûlü! Siz, ashâbınıza hiçbir şey söylemeden kurbanınızı kesiniz, tıraşınızı olunuz. Onlar, sizin yaptığınızı görünce size tâbî olacaklardır.”
Bu hikmetli tavsiye üzerine Peygamber Efendimiz çadırından çıktı, kurbanını kesti ve tıraş oldu. Onun bu hâlini gören ashâb, anlaşmanın kesin olduğunu anladı ve hepsi Resûlullah’ın yaptığını yaptı. Kurbanlarını kestiler, saçlarını tıraş ettiler. Öyle ki Ümmü Seleme Validemiz, “Birbirlerini ezeceklerinden korktum.” diyerek o anın yoğunluğunu ifade etmiştir.
Bu hadise, “geri döndüren gök” ifadesinin manasını hatırlatır. Kur’ân-ı Kerîm’de geçen bu ifade, döngüyü, dönüşü ve hikmetli geri çekilişi işaret eder. Peygamber Efendimiz’in geri dönüşü bir yenilgi değil, aksine hikmetli bir yön değişimidir. Nitekim ertesi yıl Kâbe’ye gelinmiş ve hac ibadeti huzur içinde yerine getirilmiştir.
Bu noktada, Ümmü Seleme Annemizin rolü son derece dikkat çekicidir. O, bu dönüşün kırılmadan, çatışma olmadan, güzellikle gerçekleşmesini sağlayan bir rehber olmuştur. Bu durum, elips yörüngedeki yumuşak dönüşe benzer: Kırılma yoktur, keskin bir kopuş yoktur; sadece yön değişimi vardır.
Buna karşılık, keskin ve sert dönüşleri temsil eden bir sembol olarak “Z” harfi düşünülebilir. Z harfi köşelidir, kırılma içerir. Dönüşü yumuşak değil, keskindir. Oysa elips hareketinde böyle bir kırılma yoktur. Bu nedenle, hikmetli olan; kavga, dövüş ve çatışma yerine, yumuşak bir dönüşle, güzellikle neticeye ulaşmaktır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Ümmü Seleme Annemizin sözünü dikkate alarak savaşmadan, kırmadan, dökmeden geri dönmeyi tercih etmiştir. Bu, zahirde bir geri çekilme gibi görünse de hakikatte ileriye dönük büyük bir kazanımdır. Tıpkı Merkür retrosunda olduğu gibi: Görünürde geri gidiş, gerçekte ise düzenli bir hareketin devamıdır.
Sonuç olarak, kâinattaki düzen ile insan hayatındaki hikmetli davranışlar arasında derin bir bağ vardır. Güzellikle yapılan dönüş, çatışmasız çözümler ve sabırla beklenen neticeler, hem göklerde hem yerde aynı hakikati yansıtır.
Bir Karoglan Başağaçlı Raşit Tunca Makalesi
Schrems, 17.05.2021
Geri Döndüren Gök: Merkür Retrosu, Ümmü Seleme ve Hikmetli Dönüş
Merkür retrosu meselesini anlamaya çalışırken, kâinattaki düzen ile tarihî bir hadise arasında dikkat çekici bir benzerlik kurulabilir. Bilindiği gibi, güneş sistemimizdeki gezegenlerin yörüngeleri elips şeklindedir. Elips bir yörüngede hareket eden bir cisim, bir noktadan bakıldığında ileri gidiyormuş gibi görünürken, başka bir noktada sanki geri dönüyormuş gibi algılanabilir. Oysa gerçekte yön değişimi dışında bir farklılık yoktur; hareket aynı hareket, yol aynı yoldur. Sadece bakış açısı değişmiştir.
İleri giderken sağ başka, sol başkadır; fakat dönüş anında sağ ile sol yer değiştirir gibi görünür. İşte Merkür retrosu da bu şekilde anlaşılabilir: Gezegen aslında kendi yörüngesinde düzenli hareketine devam eder, ancak geri dönüş fazına geçtiğinde yön algısı değişir. Bu durum, dışarıdan bakan için bir karışıklık gibi görünse de hakikatte düzen bozulmamıştır.
Bu kozmik benzerliği, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hayatındaki bir olayla kıyaslamak mümkündür. Hudeybiye yılında, Resûlullah Efendimiz ve ashâbı, Kâbe’yi ziyaret etmek üzere yola çıkmışlardı. Ancak Mekkeliler buna izin vermediler ve bir anlaşma yapıldı: O yıl hac yapılmayacak, Müslümanlar geri dönecekti.
Peygamber Efendimiz bu kararı ashâbına bildirdiğinde, sahâbe büyük bir hüzne kapıldı. İçlerinde Kâbe’yi ziyaret etme arzusu öylesine güçlüydü ki, bu geri dönüşü kabullenmekte zorlandılar. Bu bir isyan değildi; bilakis derin bir sevdanın ve özlemin tezahürüydü. Nitekim daha önce hepsi, “Allâh Resûlü’nün gönlünde ne murâdı varsa, onun üzerine bey’at ediyorum.” diyerek tam bir teslimiyet göstermişlerdi.
Resûlullah Efendimiz, “Haydi, artık kurbanlarınızı kesiniz ve başlarınızı tıraş ediniz.” buyurdu. Ancak sahâbeden hiç kimse yerinden kalkmadı. Bu durum üç kez tekrarlandı; yine kimse hareket etmedi. Bunun üzerine Efendimiz (s.a.v.) son derece mahzun bir hâlde, mübârek eşi Ümmü Seleme Validemizin çadırına gitti ve durumu ona arz etti.
Ümmü Seleme Annemiz büyük bir ferasetle şöyle dedi:
“–Ey Allâh’ın Resûlü! Siz, ashâbınıza hiçbir şey söylemeden kurbanınızı kesiniz, tıraşınızı olunuz. Onlar, sizin yaptığınızı görünce size tâbî olacaklardır.”
Bu hikmetli tavsiye üzerine Peygamber Efendimiz çadırından çıktı, kurbanını kesti ve tıraş oldu. Onun bu hâlini gören ashâb, anlaşmanın kesin olduğunu anladı ve hepsi Resûlullah’ın yaptığını yaptı. Kurbanlarını kestiler, saçlarını tıraş ettiler. Öyle ki Ümmü Seleme Validemiz, “Birbirlerini ezeceklerinden korktum.” diyerek o anın yoğunluğunu ifade etmiştir.
Bu hadise, “geri döndüren gök” ifadesinin manasını hatırlatır. Kur’ân-ı Kerîm’de geçen bu ifade, döngüyü, dönüşü ve hikmetli geri çekilişi işaret eder. Peygamber Efendimiz’in geri dönüşü bir yenilgi değil, aksine hikmetli bir yön değişimidir. Nitekim ertesi yıl Kâbe’ye gelinmiş ve hac ibadeti huzur içinde yerine getirilmiştir.
Bu noktada, Ümmü Seleme Annemizin rolü son derece dikkat çekicidir. O, bu dönüşün kırılmadan, çatışma olmadan, güzellikle gerçekleşmesini sağlayan bir rehber olmuştur. Bu durum, elips yörüngedeki yumuşak dönüşe benzer: Kırılma yoktur, keskin bir kopuş yoktur; sadece yön değişimi vardır.
Buna karşılık, keskin ve sert dönüşleri temsil eden bir sembol olarak “Z” harfi düşünülebilir. Z harfi köşelidir, kırılma içerir. Dönüşü yumuşak değil, keskindir. Oysa elips hareketinde böyle bir kırılma yoktur. Bu nedenle, hikmetli olan; kavga, dövüş ve çatışma yerine, yumuşak bir dönüşle, güzellikle neticeye ulaşmaktır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Ümmü Seleme Annemizin sözünü dikkate alarak savaşmadan, kırmadan, dökmeden geri dönmeyi tercih etmiştir. Bu, zahirde bir geri çekilme gibi görünse de hakikatte ileriye dönük büyük bir kazanımdır. Tıpkı Merkür retrosunda olduğu gibi: Görünürde geri gidiş, gerçekte ise düzenli bir hareketin devamıdır.
Sonuç olarak, kâinattaki düzen ile insan hayatındaki hikmetli davranışlar arasında derin bir bağ vardır. Güzellikle yapılan dönüş, çatışmasız çözümler ve sabırla beklenen neticeler, hem göklerde hem yerde aynı hakikati yansıtır.
Bir Karoglan Başağaçlı Raşit Tunca Makalesi
Schrems, 17.05.2021
SON YENi KONULAR
FORUMA GiR
FORUMDA ARA
SUPPORT 

