Gamma Işıması - Simge γ - Epsilon Dalgası - Y Yansıması - Plütondan Ötesinin Dalgası
(Kar©glan'ın 18 Mart 2017 Vaazı)
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ، بِسْمِ ﷲِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
خَلَقَ الْإِنسَانَ مِن صَلْصَالٍ كَالْفَخَّارِ وَخَلَقَ الْجَانَّ مِن مَّارِجٍ مِّن نَّارٍ فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ وَالْإِنسِ إِنِ اسْتَطَعْتُمْ أَن تَنفُذُوا مِنْ أَقْطَارِ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ فَانفُذُوا لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلْطَانٍ فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
فِيهِنَّ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَانٌّ فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
مُدْهَامَّتَانِ فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Halakal insâne min salsâlin kel fahhâr, ve halakal cânne min mâricin min nâr, fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân.
Yâ ma'şeral cinni vel insi inisteta'tum en tenfuzû min aktâris semâvâti vel ardı fenfuzû, lâ tenfuzûne illâ bi sultân, fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân.
Fîhinne kâsirâtut tarfi lem yatmishunne insun kablehum ve lâ cânn, fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân.
Mudhâmmetân, fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân.
Sadakallahul Aziym. RAHMAN Suresi 14-15-16. ayetler.
RAHMAN Suresi 33-34. ayetler.
RAHMAN Suresi 56-57. ayetler.
RAHMAN Suresi 64-65. ayetler.
Meali:
Eûzü billâhi mine'ş-şeytânirracîm.
Bismillâhirrahmânirrahîm.
"Allah insanı pişmiş çamur gibi bir balçıktan yarattı. Cinleri de dumansız, saf alevden yarattı. O hâlde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?"
Sadakallahul Aziym. RAHMAN Suresi 14-16. ayetler.
"Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin çerçevesinden çıkıp gitmeye gücünüz yetiyorsa geçin. Fakat bir güç ve imkân olmadan geçemezsiniz. O hâlde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?"
RAHMAN Suresi 33-34. ayetler.
"Oralarda gözlerini yalnız eşlerine çevirmiş güzeller vardır ki, bunlardan önce onlara ne insan ne de cin dokunmuştur. O hâlde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?"
RAHMAN Suresi 56-57. ayetler.
"İkisi de yemyeşildir."
RAHMAN Suresi 64-65. ayetler.
---oOo---
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:
"İçki yapanı, yaptıranı, içeni, taşıyanı, kendisine taşınanı, dağıtanı, satanı, parasını yiyeni, satın alanı ve kendisi için satın alınanı..."
(Tirmizî, Büyû, 37; İbn Mâce, Eşribe, 6)
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:
"Çoğu sarhoşluk veren şeyin azı da haramdır."
(Hadis-i Şerif, Ebû Dâvud, Eşribe, 5; Tirmizî, Eşribe, 3)
"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîme inneke hamîdun mecîd.
Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârekte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîme inneke hamîdun mecîd."
Yolculuğumuza Başlıyoruz:
Bu bölümde insan bedeninin yaratılışı, farklı beden özellikleri ve nesilden nesile aktarılan bazı özellikler üzerine kendi gözlemlerimi ve düşüncelerimi anlatıyorum.
İnsan bedeninde yaratılıştan gelen birçok farklılık vardır. Bazı özellikler daha belirgin, bazıları daha farklı olabilir. Bunların bir kısmı genetik özelliklerle, bir kısmı ise bedenin yapısıyla ilgilidir.
Burada yaptığım sınıflandırmalar, tıbbî bir sınıflandırma iddiası değildir. Bunlar benim gözlemlerimden ve kendi tefekkürümden hareketle ortaya koyduğum benzetmelerdir.
İnsan neslinin devamı, yaratılışın ve Allah'ın kudretinin üzerinde düşünmemiz gereken meselelerden biridir.
Bir çocuğun dünyaya gelmesi için anne ve babanın yaratılıştaki vazifeleri vardır. Fakat bütün bu sebeplerin üzerinde Allah'ın yaratma kudreti bulunur.
Bu sebeple yaratılışı yalnızca görünen sebeplerle açıklamak yeterli değildir.
Ben burada Hz. Hasan, Hz. Hüseyin, Hz. İsa ve Hz. Mehdi ile ilgili bazı soy ve yaratılış benzetmeleri de yapıyorum. Ancak bunlar kesin bir tarihî veya biyolojik bilgi olarak değil, benim kişisel yorum ve tefekkürüm olarak anlaşılmalıdır.
Hz. Ömer'den nakledilen bir rivayete göre Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:
"Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimse, üzerinde içki bulunan sofraya oturmasın."
(Tirmizî, Edeb, 43)
Burada benim üzerinde durduğum mesele, dinî hükümlerin insanlara doğru şekilde öğretilmesi ve kişinin haram ile helali ayırt edebilecek bir bilinç kazanmasıdır.
Bir çocuğa bir kelimeyi yanlış öğretirseniz, çocuk daha sonra o kelimeyi yanlış yerde kullanabilir. Aynı şekilde dinî bir hükmü eksik veya yanlış öğretmek de kişinin ileride yanlış davranışlarda bulunmasına sebep olabilir.
Bu nedenle eğitim önemlidir.
İnsana sadece "Bu haramdır." demek yerine, neden haram olduğunu, hangi şartlarda hükmün nasıl uygulandığını ve dinî hükümlerin nasıl anlaşılması gerektiğini de öğretmek gerekir.
Burada özellikle içki meselesinde de adalet ve sorumluluk kavramları üzerinde düşünmek gerekir.
Bir suç işlendiğinde, suçun kim tarafından ve hangi şartlarda işlendiğini doğru değerlendirmek gerekir. Suçsuz olan kişiye suç yüklemek adalet değildir.
Bu meselelerden hareketle Hz. Meryem'in ve Hz. İsa'nın yaratılışı üzerinde de düşünmek mümkündür.
Hz. İsa'nın doğumu, Kur'an'da Allah'ın kudretinin bir mucizesi olarak anlatılmıştır. İnsanların bildiği normal sebeplerin dışında gerçekleşen bu yaratılış, Allah'ın dilediği zaman sebeplerin ötesinde de yaratmaya kadir olduğunu gösterir.
Çiçeklerin döllenmesi, kuşların ve hayvanların üremesi gibi tabiatta gördüğümüz olaylar da yaratılışın çeşitliliği üzerine düşünmemize vesile olabilir.
Ancak bunları Hz. İsa'nın doğumunun doğrudan açıklaması olarak değil, Allah'ın yaratma kudreti üzerine bir tefekkür olarak değerlendirmek gerekir.
Zikirci Kuş ve Tefekkür:
Bizimki zikirci kuş...
Yani virdi var. Bülbül gibi sabahları zikreder.
Pencereni açarsın, bahar aylarında sabah saat beş civarında kuşların seslerini duyarsın. Yaz aylarında da bu sesleri işitirsin.
Bazı kuşlar göç eder, bazıları ise kışın da bölgede kalır.
Ben kuşların sabah zikrini, Allah'ın yarattığı canlıların kendilerine mahsus hâlleriyle Allah'ı tesbih etmelerine bir tefekkür vesilesi olarak görüyorum.
Karatavuk Üzerine:
Die Amsel (Turdus merula) veya Schwarzdrossel, Avrupa'da yaygın olarak bulunan bir kuş türüdür. Türkçede karatavuk olarak bilinir.
Karatavukgiller (Turdidae) familyasından olan bu kuşların erkekleri genellikle siyah tüyleri ve sarı gagalarıyla dikkat çeker. Dişilerinin tüyleri ise daha koyu kahverengi tonlarındadır.
Karatavuklar Avrupa'nın birçok bölgesinde yaşarlar. Genellikle böcek, solucan, meyve ve çeşitli küçük canlılarla beslenirler.
Erkek karatavukların melodik ve yüksek sesli ötüşleri özellikle ilkbahar ve yaz aylarında dikkat çeker. Ötüşleri sabahın erken saatlerinde başlayabilir.
Karatavuklar yuvalarını ağaç ve çalıların arasına yapabilirler. İnsan yerleşimlerine de kolaylıkla uyum sağlayabilen bir kuş türüdür.
Türkçesi:
Karatavuk veya kara bakal (erkek) ve boz bakal (dişi) olarak bilinen Turdus merula, karatavukgiller (Turdidae) familyasından, meyve ve böceklerle beslenen ötücü bir kuş türüdür.
Kanat uzunlukları yaklaşık 25 cm civarındadır. Erkek karatavukların gagası parlak sarı, tüyleri siyah; dişilerin ise gagası daha soluk ve tüyleri koyu kahverengidir.
Karatavuklar özellikle sık çalılıkların bulunduğu alanlarda yaşarlar. Sabahları erken saatlerde ötüşleri duyulabilir.
Tehlike hissettiklerinde farklı sesler çıkarabilirler. Avrupa kıtasının büyük bölümünde yaşayabilirler.
Yaratılış Üzerine Kişisel Tefekkür:
Ey yar, ey sevgili!
Ben Ankara'da, Hz. Muhammed'in dedesi Hâşim'in geçtiği yerlerden geçen bir insanım. Sen oralarda bulunmadıysan bunları benim gibi bilemezsin.
Mekke ve Medine'ye gittik. Mekke'deki Sevr Dağı'nda Peygamber Efendimizin geçtiği mağarayı da gördüm.
İnsan bazen bulunduğu yerleri ve yaşadığı tecrübeleri kendi soyuyla, geçmişiyle ve manevî dünyasıyla ilişkilendirebilir.
Ben de burada kendimi Hz. Âmine, Hz. Muhammed ve onların yaşadığı coğrafyayla sembolik bir bağ içerisinde düşünerek anlatıyorum.
Bu anlatım benim kişisel ve sembolik tefekkürüm olup, soy bağı veya tarihî bir gerçeklik iddiası olarak değerlendirilmemelidir.
İnsan bazen yılanı, kuşu, ağacı, dağı veya başka bir canlıyı kendisine sembol olarak seçebilir. Ben de burada yılanı, kuşu ve farklı hayvanları çeşitli semboller şeklinde kullanıyorum.
Maksadım insanları kırmak değil; farklı semboller ve benzetmeler üzerinden düşünmeye sevk etmektir.
Maksadımız:
Maksadımız, insanları hakka yönlendirmek, imanla ve güzel ahlâkla Allah'a teslim olmalarına vesile olmaktır.
Peygamber Efendimizin insanlara yaklaşımında farklı metotlar bulunmuştur. Kimi insanı sevgiyle kazanmış, kimi insanın hatasını uyarmış, kimi zaman da dua etmiştir.
Bizim de insanları hakka davet ederken kırmadan, doğruyu anlatarak, güzel ahlâkla ve hikmetle hareket etmemiz gerekir.
İnsanları boş sözlerle değil, imanla, ilimle, güzel ahlâkla ve hakikate teslimiyetle doldurmak gerekir.
Maksadımız, bu insan topluluğunu hakka yönelen, imanla dolu ve Allah'a teslim olmuş bir topluluk hâline getirebilmektir inşallah.
---oOo---
أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ
"Allahım! Bizlere hakkı Hak gösterip ona tâbi olmayı, bâtılı da bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasip eyle..!"
وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîn.
Âmin.
El-Fâtiha maassalavât.
سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ
Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve etûbu ileyk.
---oOo---
Kar©glan
Başağaçlı Raşit Tunca
Schrems, 18 Mart 2017 Cumartesi
Original Kar © glan
Kar©glan Başağaçlı Raşit Tunca


