• Portal Hakkalyakin BoardSON YENi KONULAR
  • Forum Hakkalyakin Board FORUMA GiR
  • Search FORUMDA ARA
  • SUPPORT SUPPORT >
Raşit Tunca Forumu
Giriş Yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Şifremi Unuttum?
 

Raşit Tunca Forumu > RAŞiT TUNCA > KAROGLAN RAŞiT TUNCA > Raşit Tunca Makaleleri > Geri Döndüren Gök – Merkür Retrosu – Ümmü Seleme >

Konu Değerlendirmesi:
  • 0 Oy(lar) - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Konu Görünümü
Geri Döndüren Gök – Merkür Retrosu – Ümmü Seleme
Raşit Tunca
CO-ADMiN
**
CO-Admin
Yorumları: 776
Konuları: 480
Kayıt Tarihi: May 2018
Rep Puanı: 0
Futbol Takımı: Galatasaray
#1
RasitTunca-4  Dün, 08:07 PM
[Resim: 1785258347420.png]

Geri Döndüren Gök: Merkür Retrosu, Ümmü Seleme ve Hikmetli Dönüş

Geri Döndüren Gök – Merkür Retrosu – Ümmü Seleme – Bir Kadının Lafına Bakan Geri Dönen Peygamber Muhammed

Merkür retrosu meselesini anlamaya çalışırken, kâinattaki düzen ile tarihî bir hadise arasında dikkat çekici bir benzerlik kurulabilir. Bilindiği gibi, güneş sistemimizdeki gezegenlerin yörüngeleri elips şeklindedir. Elips bir yörüngede hareket eden bir cisim, bir noktadan bakıldığında ileri gidiyormuş gibi görünürken, başka bir noktada sanki geri dönüyormuş gibi algılanabilir. Oysa gerçekte yön değişimi dışında bir farklılık yoktur; hareket aynı hareket, yol aynı yoldur. Sadece bakış açısı değişmiştir.
İleri giderken sağ başka, sol başkadır; fakat dönüş anında sağ ile sol yer değiştirir gibi görünür. İşte Merkür retrosu da bu şekilde anlaşılabilir: Gezegen aslında kendi yörüngesinde düzenli hareketine devam eder, ancak geri dönüş fazına geçtiğinde yön algısı değişir. Bu durum, dışarıdan bakan için bir karışıklık gibi görünse de hakikatte düzen bozulmamıştır.
Bu kozmik benzerliği, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hayatındaki bir olayla kıyaslamak mümkündür. Hudeybiye yılında, Resûlullah Efendimiz ve ashâbı, Kâbe’yi ziyaret etmek üzere yola çıkmışlardı. Ancak Mekkeliler buna izin vermediler ve bir anlaşma yapıldı: O yıl hac yapılmayacak, Müslümanlar geri dönecekti.
Peygamber Efendimiz bu kararı ashâbına bildirdiğinde, sahâbe büyük bir hüzne kapıldı. İçlerinde Kâbe’yi ziyaret etme arzusu öylesine güçlüydü ki, bu geri dönüşü kabullenmekte zorlandılar. Bu bir isyan değildi; bilakis derin bir sevdanın ve özlemin tezahürüydü. Nitekim daha önce hepsi, “Allâh Resûlü’nün gönlünde ne murâdı varsa, onun üzerine bey’at ediyorum.” diyerek tam bir teslimiyet göstermişlerdi.
Resûlullah Efendimiz, “Haydi, artık kurbanlarınızı kesiniz ve başlarınızı tıraş ediniz.” buyurdu. Ancak sahâbeden hiç kimse yerinden kalkmadı. Bu durum üç kez tekrarlandı; yine kimse hareket etmedi. Bunun üzerine Efendimiz (s.a.v.) son derece mahzun bir hâlde, mübârek eşi Ümmü Seleme Validemizin çadırına gitti ve durumu ona arz etti.
Ümmü Seleme Annemiz büyük bir ferasetle şöyle dedi:
“–Ey Allâh’ın Resûlü! Siz, ashâbınıza hiçbir şey söylemeden kurbanınızı kesiniz, tıraşınızı olunuz. Onlar, sizin yaptığınızı görünce size tâbî olacaklardır.”
Bu hikmetli tavsiye üzerine Peygamber Efendimiz çadırından çıktı, kurbanını kesti ve tıraş oldu. Onun bu hâlini gören ashâb, anlaşmanın kesin olduğunu anladı ve hepsi Resûlullah’ın yaptığını yaptı. Kurbanlarını kestiler, saçlarını tıraş ettiler. Öyle ki Ümmü Seleme Validemiz, “Birbirlerini ezeceklerinden korktum.” diyerek o anın yoğunluğunu ifade etmiştir.
Bu hadise, “geri döndüren gök” ifadesinin manasını hatırlatır. Kur’ân-ı Kerîm’de geçen bu ifade, döngüyü, dönüşü ve hikmetli geri çekilişi işaret eder. Peygamber Efendimiz’in geri dönüşü bir yenilgi değil, aksine hikmetli bir yön değişimidir. Nitekim ertesi yıl Kâbe’ye gelinmiş ve hac ibadeti huzur içinde yerine getirilmiştir.
Bu noktada, Ümmü Seleme Annemizin rolü son derece dikkat çekicidir. O, bu dönüşün kırılmadan, çatışma olmadan, güzellikle gerçekleşmesini sağlayan bir rehber olmuştur. Bu durum, elips yörüngedeki yumuşak dönüşe benzer: Kırılma yoktur, keskin bir kopuş yoktur; sadece yön değişimi vardır.
Buna karşılık, keskin ve sert dönüşleri temsil eden bir sembol olarak “Z” harfi düşünülebilir. Z harfi köşelidir, kırılma içerir. Dönüşü yumuşak değil, keskindir. Oysa elips hareketinde böyle bir kırılma yoktur. Bu nedenle, hikmetli olan; kavga, dövüş ve çatışma yerine, yumuşak bir dönüşle, güzellikle neticeye ulaşmaktır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Ümmü Seleme Annemizin sözünü dikkate alarak savaşmadan, kırmadan, dökmeden geri dönmeyi tercih etmiştir. Bu, zahirde bir geri çekilme gibi görünse de hakikatte ileriye dönük büyük bir kazanımdır. Tıpkı Merkür retrosunda olduğu gibi: Görünürde geri gidiş, gerçekte ise düzenli bir hareketin devamıdır.
Sonuç olarak, kâinattaki düzen ile insan hayatındaki hikmetli davranışlar arasında derin bir bağ vardır. Güzellikle yapılan dönüş, çatışmasız çözümler ve sabırla beklenen neticeler, hem göklerde hem yerde aynı hakikati yansıtır.



Rivayet ve Kaynaklar (Önceki Versiyondan Alınan Tarihî Çekirdek)


Muâhedenin bitmesinden sonra Süheyl, oğlunu alıp sevinç ve memnûniyet içinde Mekke’ye dönerken, Allâh Resûlü de ashâb-ı güzîne şöyle buyurdu:
“–Haydi, artık kurbanlarınızı kesiniz ve başlarınızı tıraş ediniz!..”
Fakat sahâbe-i kirâmdan hiç kimse bu emri yerine getirmek için yerinden kalkmadı. Onlar, sırrını çözemedikleri bir meselenin sisleri arasında mahzûn ve mağmûm idiler. Hazret-i Peygamber, emrini üç kez tekrarladı. Yine kimse yerinden kımıldamadı. Bu aslâ bir isyan değil, Kâbe’yi ziyâret iştiyâkının yürekleri yakması netîcesinde, daha yeni yapılmış bulunan ahitnâmenin iptâli için küçük bir ümîd bekleyişi idi. Yoksa her biri daha bir gün evvel:
“–Allâh Resûlü’nün gönlünde ne murâdı varsa, onun üzerine bey’at ediyorum.” diyerek Peygamber Efendimiz’e bağlılık ve itaat yemini etmişti.
Ashâbının bu hareketsizliği karşısında Allâh Resûlü son derece mahzûn oldular. Kederli bir şekilde kıymetli zevcesi Ümmü Seleme’nin çadırına gittiler. Durumu Ümmü Seleme’ye bildirdiklerinde mübârek annemiz, Allâh Resûlü’nü tesellî ederek şu sözleri söyledi:
“–Ey Allâh’ın Resûlü! Siz, ashâbınıza hiçbir şey söylemeden kurbanlarınızı kesiniz, tıraşınızı olunuz! Bu durumda, onlar kendilerine güç gelen bir ağırlığın altında mahzûn olsalar da, sizin yaptığınıza tâbî olacaklardır, onları mâzur görünüz!”
Bu istişâreden sonra çadırından çıkan Hazret-i Peygamber, konuşulduğu gibi hareket etti. Bu hâli gören ashâb, muâhedenin değişmeyeceğini anladılar ve hepsi Resûlullâh’ın yaptıklarına tâbî oldular. Kurbanlarını kestiler, saçlarını tıraş ettirdiler. Bu hâdiseyi müşâhede eden Ümmü Seleme:
“–Müslümanlar kurbanlıklara doğru öyle bir sıçradılar ki, birbirlerini ezeceklerinden korktum.” demiştir.
Resûlullâh ile ashâbı kurbanlarını kesip tıraş olduktan sonra, Allâh Teâlâ bir kasırga gönderdi. Ashâbın saçlarını havalandırıp Harem içine savurdu. Sahâbîler, bunu umrelerinin kabûlüne bir işâret saydılar. Bunun ardından da Medîne’ye hareket edildi.


Kaynaklar:
(Buhârî, Şurût, 15; Ahmed, IV, 326, 331; Vâkidî, II, 613)
[8] ilgili kasırga rivayeti kaynaklarda zikredilmiştir.

Bir Karoglan Başağaçlı Raşit Tunca Makalesi


Raşit Tunca
Schrems, 17.05.2021


Twittear



Signing of Raşit Tunca

Kar©glan Başağaçlı Raşit Tunca
Smileys-2
Website Bul
Yanıtla
Raşit Tunca
CO-ADMiN
**
CO-Admin
Yorumları: 776
Konuları: 480
Kayıt Tarihi: May 2018
Rep Puanı: 0
Futbol Takımı: Galatasaray
#2
RasitTunca-4  Dün, 08:10 PM
VERSiON 2

Geri Döndüren Gök: Merkür Retrosu, Ümmü Seleme ve Hikmetli Dönüş
Merkür retrosu meselesini anlamaya çalışırken, kâinattaki düzen ile tarihî bir hadise arasında dikkat çekici bir benzerlik kurulabilir. Bilindiği gibi, güneş sistemimizdeki gezegenlerin yörüngeleri elips şeklindedir. Elips bir yörüngede hareket eden bir cisim, bir noktadan bakıldığında ileri gidiyormuş gibi görünürken, başka bir noktada sanki geri dönüyormuş gibi algılanabilir. Oysa gerçekte yön değişimi dışında bir farklılık yoktur; hareket aynı hareket, yol aynı yoldur. Sadece bakış açısı değişmiştir.
İleri giderken sağ başka, sol başkadır; fakat dönüş anında sağ ile sol yer değiştirir gibi görünür. İşte Merkür retrosu da bu şekilde anlaşılabilir: Gezegen aslında kendi yörüngesinde düzenli hareketine devam eder, ancak geri dönüş fazına geçtiğinde yön algısı değişir. Bu durum, dışarıdan bakan için bir karışıklık gibi görünse de hakikatte düzen bozulmamıştır.
Bu kozmik benzerliği, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hayatındaki bir olayla kıyaslamak mümkündür. Hudeybiye yılında, Resûlullah Efendimiz ve ashâbı, Kâbe’yi ziyaret etmek üzere yola çıkmışlardı. Ancak Mekkeliler buna izin vermediler ve bir anlaşma yapıldı: O yıl hac yapılmayacak, Müslümanlar geri dönecekti.
Peygamber Efendimiz bu kararı ashâbına bildirdiğinde, sahâbe büyük bir hüzne kapıldı. İçlerinde Kâbe’yi ziyaret etme arzusu öylesine güçlüydü ki, bu geri dönüşü kabullenmekte zorlandılar. Bu bir isyan değildi; bilakis derin bir sevdanın ve özlemin tezahürüydü. Nitekim daha önce hepsi, “Allâh Resûlü’nün gönlünde ne murâdı varsa, onun üzerine bey’at ediyorum.” diyerek tam bir teslimiyet göstermişlerdi.
Resûlullah Efendimiz, “Haydi, artık kurbanlarınızı kesiniz ve başlarınızı tıraş ediniz.” buyurdu. Ancak sahâbeden hiç kimse yerinden kalkmadı. Bu durum üç kez tekrarlandı; yine kimse hareket etmedi. Bunun üzerine Efendimiz (s.a.v.) son derece mahzun bir hâlde, mübârek eşi Ümmü Seleme Validemizin çadırına gitti ve durumu ona arz etti.
Ümmü Seleme Annemiz büyük bir ferasetle şöyle dedi:
“–Ey Allâh’ın Resûlü! Siz, ashâbınıza hiçbir şey söylemeden kurbanınızı kesiniz, tıraşınızı olunuz. Onlar, sizin yaptığınızı görünce size tâbî olacaklardır.”
Bu hikmetli tavsiye üzerine Peygamber Efendimiz çadırından çıktı, kurbanını kesti ve tıraş oldu. Onun bu hâlini gören ashâb, anlaşmanın kesin olduğunu anladı ve hepsi Resûlullah’ın yaptığını yaptı. Kurbanlarını kestiler, saçlarını tıraş ettiler. Öyle ki Ümmü Seleme Validemiz, “Birbirlerini ezeceklerinden korktum.” diyerek o anın yoğunluğunu ifade etmiştir.
Bu hadise, “geri döndüren gök” ifadesinin manasını hatırlatır. Kur’ân-ı Kerîm’de geçen bu ifade, döngüyü, dönüşü ve hikmetli geri çekilişi işaret eder. Peygamber Efendimiz’in geri dönüşü bir yenilgi değil, aksine hikmetli bir yön değişimidir. Nitekim ertesi yıl Kâbe’ye gelinmiş ve hac ibadeti huzur içinde yerine getirilmiştir.
Bu noktada, Ümmü Seleme Annemizin rolü son derece dikkat çekicidir. O, bu dönüşün kırılmadan, çatışma olmadan, güzellikle gerçekleşmesini sağlayan bir rehber olmuştur. Bu durum, elips yörüngedeki yumuşak dönüşe benzer: Kırılma yoktur, keskin bir kopuş yoktur; sadece yön değişimi vardır.
Buna karşılık, keskin ve sert dönüşleri temsil eden bir sembol olarak “Z” harfi düşünülebilir. Z harfi köşelidir, kırılma içerir. Dönüşü yumuşak değil, keskindir. Oysa elips hareketinde böyle bir kırılma yoktur. Bu nedenle, hikmetli olan; kavga, dövüş ve çatışma yerine, yumuşak bir dönüşle, güzellikle neticeye ulaşmaktır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Ümmü Seleme Annemizin sözünü dikkate alarak savaşmadan, kırmadan, dökmeden geri dönmeyi tercih etmiştir. Bu, zahirde bir geri çekilme gibi görünse de hakikatte ileriye dönük büyük bir kazanımdır. Tıpkı Merkür retrosunda olduğu gibi: Görünürde geri gidiş, gerçekte ise düzenli bir hareketin devamıdır.
Sonuç olarak, kâinattaki düzen ile insan hayatındaki hikmetli davranışlar arasında derin bir bağ vardır. Güzellikle yapılan dönüş, çatışmasız çözümler ve sabırla beklenen neticeler, hem göklerde hem yerde aynı hakikati yansıtır.
Bir Karoglan Başağaçlı Raşit Tunca Makalesi
Schrems, 17.05.2021


Twittear



Signing of Raşit Tunca

Kar©glan Başağaçlı Raşit Tunca
Smileys-2
Website Bul
Yanıtla
« Önceki Konu | Sonraki Konu »


  • Yazdırılabilir Versiyonu Görüntüle
Hızlı Erişim:


Bu Konuya Göz Atan Kullanıcılar: 1 Ziyaretçi(ler)

Bölümlerimiz 1:

  • Yasin Hediye
  • Hatim Hediye
  • Makalelerim
  • Şiirlerim
  • Sözlerim

Bölümlerimiz 2:

  • Raşid Tunca
  • Tasavvuf Bölümü
  • Raşidi Tarikatı Silsile
  • Raşidi Tarikatı Salavat
  • Raşidi Tarikatı Zikirleri

Sosyal Medya Hesaplarımız

                   
                   
  • Raşit Tunca Forumu
  • Yukarı Çık
  • Lite (Arşiv) Modu
  • RSS
  • impressum
  • Hakkımda
  • iletişim Adresimiz
Support yardım | RAŞiT HOCA | Tarih: 07-29-2026, 10:06 AM Türkçe Çeviri: MyBB Pro, Yazılım: MyBB, © 2002-2026 MyBB Group. | Theme JAMPS