MUHAMMED
BAYRAK
| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
|
Sitemize gönderi yapmadan önce kayıt olmanız gerekmektedir. |
| Forum İstatistikleri |
|
» Toplam Üye: 7 » En Son Üye: Fatma » Toplam Konular: 649 » Toplam Yorumlar: 987 Ayrıntılı İstatistikler |
DOWNLOADEN
AYET
FELSEFEMiZ
Raşit Tunca Sözü
GÜZEL SÖZ
![[Resim: cbd7a54280.png]](https://uploadpro.ra3.org/uploads/images/cbd7a54280.png)
Efsane Board

https://efsaneboard.net/
2. DOMAiN

https://efsaneboard.de/
![[Resim: 6c75dfb357.png]](https://uploadpro.ra3.org/uploads/images/6c75dfb357.png)
Raşit Tuncan'ın - tuncarasit.com - Forum Sayfası

https://tuncarasit.com/
![[Resim: 5a7a08e7ab.png]](https://uploadpro.ra3.org/uploads/images/5a7a08e7ab.png)

Raşit Tuncan'ın Dini Forum Sayfası
https://dini-forum.com/
![[Resim: 04af5632bd.png]](https://uploadpro.ra3.org/uploads/images/04af5632bd.png)
Raşit Tuncan'ın - rashid-tunca.com - Board Sayfası

https://rashid-tunca.com/
![[Resim: 8f28174230.png]](https://uploadpro.ra3.org/uploads/images/8f28174230.png)
Raşit Tuncan'ın Blog Sayfası - Raşidi Yolu

https://rashidiyolu.com/
RAMAZAN RİSALESİ (Genişletilmiş ve Düzenlenmiş Versiyon)
Konu: Ramazan'ın Gerçek Anlamı, Açlık ve Yokluğun Hikmeti, Zıtlıkların Dengesi, Şükür Bilinci ve İsraf
Müellif: Karoglan (Başağaçlı Raşit Tunca)
Derleyen ve Genişleten: [Sizin Adınız]
BİRİNCİ BÖLÜM: GİRİŞ - RAMAZAN ALGISI
Selamun Aleyküm,
Estağfirullah,
Yıllardır Müslümanlar Ramazan'a medhiyeler dizmişler, "hoş geldinler, merhabalar, güle güle, elvedalar" neredeyse kırmızı halı serecekler önüne. Halbuki Ramazan nedir, ne değildir? İnsanoğlu bunu anlamamış. Açlık, fakirlik, yokluk, kıtlık demektir Ramazan.
"Ramazan nedir? Açlık, fakirlik, yokluk, kıtlık demek Ramazan."
Ramazan, hoş geldinlerle ve elvedalarla anılacak bir misafir değil; insanın kendi nefsini, nimetlerin kıymetini ve Allah'a olan şükrünü derinlemesine idrak etmesi için verilmiş ilahi bir fırsattır.
İKİNCİ BÖLÜM: KUR'AN'IN MESAJI - SABIR VE İMTİHAN
Karoglan, Bakara Suresi 155. ayet ile Ramazan'ın özünü hatırlatır:
"Ve le nebluvennekum bi şey'in minel havfi vel cûi ve naksın minel emvâli vel enfusi ves semerât, ve beşşiris sâbirîn"
Anlamı: "Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele." (Bakara Suresi, 155)
Bu Ayetin Mesajı:
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: ZITLIKLARIN HİKMETİ - KIYMET BİLMEK
Karoglan, zıtlıkların önemini vurgular:
"Her şey zıttı ile kaim. Ekmek ve su gibi nimetlerin kıymetini, eksildiğinde veya yokluğunda daha iyi anlamış oluruz."
Bu Ne Anlama Gelir?
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: İSRAFIN YASAKLANMASI
Karoglan, Araf Suresi 31. ayet ile israf konusunu hatırlatır:
"Kulû veşrebû ve lâ tusrifû, innehu lâ yuhıbbul musrifîn"
Anlamı: "Yiyin, için fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez." (Araf Suresi, 31)
Karoglan'ın Yorumu:
"Ramazan diye sahurda mideyi tıka basa doldurup, acıkmayan diye her şeyden yiyip, sonra susamayan diye çay içip nane yiyip akşama kadar acıkmadan susamadan durup, bir de ben oruçum diye gezmek değildir ki orucun gayesi."
Oruç Ne Değildir?
Oruç, yokluğu yaşayarak varlığın kıymetini anlamak, nimetlere şükretmek ve israftan kaçınmaktır.
BEŞİNCİ BÖLÜM: AİLE VE EŞLERİN KIYMETİ
Karoglan, orucun sadece yeme içme ile sınırlı olmadığını, aile ve eşler konusunda da benzer bir hikmeti olduğunu belirtir:
"Karın ile yatma ne demek? Yine o da zıttı ile kaim. Size eşler verdim, çocuklar verdim, aile verdim. Bak Ramazan'daki gibi sizi bunlardan mahrum edersem, zor durumda kalırsın, elinkilere göz dikersin. Eşinin kıymetini bil, çoluk çocuğun ailenin kıymetini bil!"
Bu Ne Anlama Gelir?
ALTINCI BÖLÜM: RAMAZAN'IN GAYESİ - ŞÜKÜR BİLİNCİ
Karoglan, Ramazan'ın asıl gayesinin şükür bilinci olduğunu vurgular:
"Ramazan'ın gayesi ve manası: sadece verdiğim (Rabbimizin verdiği) nimetlerin kıymetini bilin demek."
Peki, bu anlamaya bir kere yeter mi?
"Bunu tek bir seferde anladıysan, artık oruç falan tutmana gerek yok kardeşim, cennette oruç namaz hac zekat ve benzeri insanları meşakkete sokacak hiçbir şey yok."
Bu Ne Anlama Gelir?
YEDİNCİ BÖLÜM: CENNET TASVİRİ - NİHAİ HEDEF
Karoglan, Hicr Suresi 45-48. ayetlerle cennetteki nihai hedefi hatırlatır:
"İnnel muttekîne fî cennâtin ve uyûn. Udhulûhâ bi selâmin âminîn. Ve neza'nâ mâ fî sudûrihim min gıllin ıhvânen alâ sururin mutekâbilîn. Lâ yemessuhum fîhâ nasabun ve mâ hum minhâ bi muhrecîn."
Anlamı: "Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, cennetler içinde ve pınarlar başındadır. Onlara, 'Girin oraya esenlikle, güven içinde' denilir. Biz, onların kalplerindeki kini söküp attık. Artık onlar sedirler üzerinde, kardeşler olarak karşılıklı otururlar. Onlara orada hiçbir yorgunluk dokunmaz, onlar oradan çıkarılacak da değillerdir." (Hicr Suresi, 45-48)
Bu Ayetlerin Mesajı:
SEKİZİNCİ BÖLÜM: SONUÇ - RAMAZAN'IN ÖZÜ
Bu Risale Bize Ne Anlatıyor?
Ramazan, bir aylık perhiz değil, ömür boyu sürecek bir bilinçtir. Açlığı ve yokluğu yaşayarak, sahip olduklarının kıymetini anlarsın. İsraf etmezsin, eşine ve ailene kıymet verirsin. Ve en önemlisi, sana bu nimetleri bahşeden Rabbine şükredersin. Unutma, Ramazan'ın özü, "Elhamdülillah" diyebilmektir.
Selametle kalın.
Bir Karoglan Risalesi (9 Mayıs 2020 tarihli orijinal metinden uyarlanmış, düzenlenmiş ve genişletilmiştir.)
Başağaçlı Raşit Tunca
Konu: Ramazan'ın Gerçek Anlamı, Açlık ve Yokluğun Hikmeti, Zıtlıkların Dengesi, Şükür Bilinci ve İsraf
Müellif: Karoglan (Başağaçlı Raşit Tunca)
Derleyen ve Genişleten: [Sizin Adınız]
BİRİNCİ BÖLÜM: GİRİŞ - RAMAZAN ALGISI
Selamun Aleyküm,
Estağfirullah,
Yıllardır Müslümanlar Ramazan'a medhiyeler dizmişler, "hoş geldinler, merhabalar, güle güle, elvedalar" neredeyse kırmızı halı serecekler önüne. Halbuki Ramazan nedir, ne değildir? İnsanoğlu bunu anlamamış. Açlık, fakirlik, yokluk, kıtlık demektir Ramazan.
"Ramazan nedir? Açlık, fakirlik, yokluk, kıtlık demek Ramazan."
Ramazan, hoş geldinlerle ve elvedalarla anılacak bir misafir değil; insanın kendi nefsini, nimetlerin kıymetini ve Allah'a olan şükrünü derinlemesine idrak etmesi için verilmiş ilahi bir fırsattır.
İKİNCİ BÖLÜM: KUR'AN'IN MESAJI - SABIR VE İMTİHAN
Karoglan, Bakara Suresi 155. ayet ile Ramazan'ın özünü hatırlatır:
"Ve le nebluvennekum bi şey'in minel havfi vel cûi ve naksın minel emvâli vel enfusi ves semerât, ve beşşiris sâbirîn"
Anlamı: "Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele." (Bakara Suresi, 155)
Bu Ayetin Mesajı:
- İmtihan: Hayat, korku, açlık, mal kaybı, can kaybı ve ürün kaybı ile bir imtihandır.
- Açlık: Ramazan'daki açlık, bu imtihanın bir parçasıdır.
- Sabır: Bu imtihanlara sabredenler müjdelenmiştir.
- Dünya Hayatı: Dünya, rahat ve konfor yeri değil, imtihan yeridir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: ZITLIKLARIN HİKMETİ - KIYMET BİLMEK
Karoglan, zıtlıkların önemini vurgular:
"Her şey zıttı ile kaim. Ekmek ve su gibi nimetlerin kıymetini, eksildiğinde veya yokluğunda daha iyi anlamış oluruz."
Bu Ne Anlama Gelir?
- Açlık: Tokluğun kıymetini öğretir.
- Susuzluk: Suyun kıymetini öğretir.
- Yokluk: Varlığın kıymetini öğretir.
- Fakirlik: Zenginliğin kıymetini öğretir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: İSRAFIN YASAKLANMASI
Karoglan, Araf Suresi 31. ayet ile israf konusunu hatırlatır:
"Kulû veşrebû ve lâ tusrifû, innehu lâ yuhıbbul musrifîn"
Anlamı: "Yiyin, için fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez." (Araf Suresi, 31)
Karoglan'ın Yorumu:
"Ramazan diye sahurda mideyi tıka basa doldurup, acıkmayan diye her şeyden yiyip, sonra susamayan diye çay içip nane yiyip akşama kadar acıkmadan susamadan durup, bir de ben oruçum diye gezmek değildir ki orucun gayesi."
Oruç Ne Değildir?
- Sahurda Tıka Basa Yemek: Oruç, gün boyu acıkmamak için mideyi doldurmak değildir.
- Susamamak İçin Önlem Almak: Oruç, su içmemekten kaçınmak için çay ve nane gibi susuzluğu azaltan şeylere yüklenmek değildir.
- Gösteriş: Oruç, "ben oruçluyum" diye gezmek değildir.
Oruç, yokluğu yaşayarak varlığın kıymetini anlamak, nimetlere şükretmek ve israftan kaçınmaktır.
BEŞİNCİ BÖLÜM: AİLE VE EŞLERİN KIYMETİ
Karoglan, orucun sadece yeme içme ile sınırlı olmadığını, aile ve eşler konusunda da benzer bir hikmeti olduğunu belirtir:
"Karın ile yatma ne demek? Yine o da zıttı ile kaim. Size eşler verdim, çocuklar verdim, aile verdim. Bak Ramazan'daki gibi sizi bunlardan mahrum edersem, zor durumda kalırsın, elinkilere göz dikersin. Eşinin kıymetini bil, çoluk çocuğun ailenin kıymetini bil!"
Bu Ne Anlama Gelir?
- Cinsel Perhiz: Oruç, gündüzleri cinsel ilişkiden uzak durmayı emreder.
- Kıymet Bilme: Bu perhiz, eşlerin birbirlerine olan ihtiyacını, sevgisini ve kıymetini hatırlatır.
- Mahrumiyet: Eğer Allah, eşleri ve aileyi tamamen yok etseydi, insanın ne kadar zor durumda kalacağını düşünmesini sağlar.
ALTINCI BÖLÜM: RAMAZAN'IN GAYESİ - ŞÜKÜR BİLİNCİ
Karoglan, Ramazan'ın asıl gayesinin şükür bilinci olduğunu vurgular:
"Ramazan'ın gayesi ve manası: sadece verdiğim (Rabbimizin verdiği) nimetlerin kıymetini bilin demek."
Peki, bu anlamaya bir kere yeter mi?
"Bunu tek bir seferde anladıysan, artık oruç falan tutmana gerek yok kardeşim, cennette oruç namaz hac zekat ve benzeri insanları meşakkete sokacak hiçbir şey yok."
Bu Ne Anlama Gelir?
- Dünya Hayatı: Dünya, imtihan yeridir. İmtihanlar, insanın olgunlaşması ve Allah'a yaklaşması içindir.
- Cennet: Cennette zorluk yoktur. Orada oruç, namaz, hac, zekat gibi meşakkatli ibadetler yoktur.
- Amaç: Dünyadaki ibadetlerin amacı, insanı cennete layık hale getirmektir. Eğer insan, Ramazan'ın mesajını bir kere anlayıp hayatına tatbik ederse, o meşakkatli ibadetlere artık ihtiyaç kalmaz.
YEDİNCİ BÖLÜM: CENNET TASVİRİ - NİHAİ HEDEF
Karoglan, Hicr Suresi 45-48. ayetlerle cennetteki nihai hedefi hatırlatır:
"İnnel muttekîne fî cennâtin ve uyûn. Udhulûhâ bi selâmin âminîn. Ve neza'nâ mâ fî sudûrihim min gıllin ıhvânen alâ sururin mutekâbilîn. Lâ yemessuhum fîhâ nasabun ve mâ hum minhâ bi muhrecîn."
Anlamı: "Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, cennetler içinde ve pınarlar başındadır. Onlara, 'Girin oraya esenlikle, güven içinde' denilir. Biz, onların kalplerindeki kini söküp attık. Artık onlar sedirler üzerinde, kardeşler olarak karşılıklı otururlar. Onlara orada hiçbir yorgunluk dokunmaz, onlar oradan çıkarılacak da değillerdir." (Hicr Suresi, 45-48)
Bu Ayetlerin Mesajı:
- Muttakiler: Allah'tan sakınanlar (takva sahipleri) cennettedir.
- Esenlik: Cennet, esenlik ve güven yurdudur.
- Kin Yok: Kalplerdeki kin, nefret ve kıskançlık sökülüp atılmıştır.
- Kardeşlik: İnsanlar, kardeşler olarak karşılıklı otururlar.
- Yorgunluk Yok: Orada hiçbir yorgunluk, meşakkat ve zorluk yoktur.
- Ebediyet: Oradan çıkarılmayacaklardır, sonsuz huzur vardır.
SEKİZİNCİ BÖLÜM: SONUÇ - RAMAZAN'IN ÖZÜ
Bu Risale Bize Ne Anlatıyor?
- Ramazan, Açlık ve Kıtlık Demektir: Ramazan, zorluklarla gelir. Ama bu zorluk, nimete ulaşmanın ve şükrün kapısıdır.
- İmtihan ve Sabır: Ramazan, Allah'ın bir imtihanıdır. Bu imtihanda sabredenler müjdelenir.
- Zıtlıkların Hikmeti: Her şey zıddı ile kaimdir. Açlık, tokluğun; yokluk, varlığın kıymetini öğretir.
- İsraf Yasaktır: Oruç, israf etmeyi önlemek, nimetlerin kıymetini bilmek içindir.
- Ailenin Kıymeti: Oruç, eşlerin, ailenin ve çocukların kıymetini hatırlatır.
- Şükür Bilinci: Ramazan'ın asıl gayesi, Allah'ın verdiği nimetlere şükretmektir.
- Cennet Hedefi: Tüm ibadetlerin amacı, cennette sonsuz huzura kavuşmaktır.
- Fasa Fiso'lar: "Hoş geldinler" ve "elvedalar", Ramazan'ın özünü anlamayanların süslemeleridir.
Ramazan, bir aylık perhiz değil, ömür boyu sürecek bir bilinçtir. Açlığı ve yokluğu yaşayarak, sahip olduklarının kıymetini anlarsın. İsraf etmezsin, eşine ve ailene kıymet verirsin. Ve en önemlisi, sana bu nimetleri bahşeden Rabbine şükredersin. Unutma, Ramazan'ın özü, "Elhamdülillah" diyebilmektir.
Selametle kalın.
Bir Karoglan Risalesi (9 Mayıs 2020 tarihli orijinal metinden uyarlanmış, düzenlenmiş ve genişletilmiştir.)
Başağaçlı Raşit Tunca
KUTSAL HAÇ VE HIRİSTİYANLIĞIN ANA DOKTRİNİ NEDİR? RİSALESİ (Genişletilmiş ve Düzenlenmiş Versiyon)
Konu: Hz. İsa'nın (a.s.) Çarmıha Gerilmesi İddiası, Hıristiyanlığın Ana Doktrini, Kur'an'ın Tevhid Anlayışı ve Miladi Takvimin Başlangıcı
Müellif: Karoglan (Başağaçlı Raşit Tunca)
Derleyen ve Genişleten: [Sizin Adınız]
BİRİNCİ BÖLÜM: GİRİŞ - ÇARMIH VE ALLAH ANLAYIŞI
Selamun Aleyküm,
Bu risale, Hıristiyanlığın en temel doktrinlerinden biri olan "Hz. İsa'nın çarmıha gerilmesi ve ölümü" inancını, Kur'an-ı Kerim'in tevhid anlayışı çerçevesinde ele alır. Karoglan, Hıristiyanların "Allah'ı öldürdük" iddiasına karşı, İslam'ın Hz. İsa anlayışını net bir şekilde ortaya koyar.
"Onlar 'sona dayadık öldürdük Allah'ı' derler ve her sene Aralık'ın 24'ünü (veya 27'sini) bayram yaparlar!!! Biz o Allah'a inanmıyoruz!!!"
Hıristiyan İnancı: Hıristiyan teolojisine göre Hz. İsa, Tanrı'nın oğlu ve aynı zamanda Tanrı'nın kendisidir. Çarmıhta öldürülmesi, "Tanrı'nın insanlığın günahları için kendini feda etmesi" olarak yorumlanır.
İslam İnancı: İslam'a göre Hz. İsa (a.s.), Allah'ın kulu ve peygamberidir. O, Allah'ın oğlu değildir ve çarmıhta öldürülmemiştir. Allah, onu göğe yükseltmiştir.
İKİNCİ BÖLÜM: KUR'AN'IN HZ. İSA ANLAYIŞI
Karoglan, Kur'an-ı Kerim'in Hz. İsa hakkındaki açık beyanını hatırlatır:
"Bizim Allah'ımız 'öldüremediler onu, bitiremediler onu, Ben yeniden başlattım' der. '1 Ocak 0001, İsa'yı benim yeniden doğdurduğum gün' der Allah."
Kur'an-ı Kerim'deki Ayetler:
Karoglan, Nisa Suresi 157. ayeti okuyarak konuyu netleştirir:
"Ve kavlihim inna katelnel mesiha isebne Meryeme resulallah..."
Anlamı: "Ve 'Biz Meryem oğlu İsa Mesih'i, Allah'ın resulünü öldürdük' demeleri yüzünden (Allah onları cezalandırdı). Onu öldüremediler de, asamadılar da. Onlar bu konuda şüphe içindedirler. Zaten ihtilafa düştükleri şeyde, o konu hakkında bir bilgileri yoktur. Bu konuda ancak şüpheli bir bilgileri vardır. Gerçekten de O'nu öldüremediler." (Nisa Suresi, 157)
Ayetin Mesajı:
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: FATİHA VE YENİDEN DOĞUŞ
Karoglan, İhlas ve Fatiha surelerinin sırrına dikkat çeker:
"Biz Kuran-ı Kerim'i İhlas'da bitiririz, '3 İhlas bir Fatiha okuruz.' Yani sondan iki önce, yani 31 değil, 30 değil, Milattan önce 29 Aralık."
Bu Ne Anlama Gelir?
Karoglan'ın Yorumu: Hıristiyanlar "İsa öldü" der, ama Fatiha ile Allah'ın her şeyin başı ve sonu olduğunu, O'nun dilediğini yeniden başlatabileceğini vurgular.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: KAMERİ TAKVİM VE YENİDEN DOĞUŞ VAKTİ
Karoglan, Hz. İsa'nın yeniden doğuşunun zamanını kameri takvimle ilişkilendirir:
"Kameri Takvim ile Christkind: 28'ini 29'una bağlayan gece, gece yarısından hemen sonra, tam da o Yılbaşı fişeklerinin atıldığı saat ve vakit, Seyyidina Hz. İsa yeniden doğdu gülüm, Lovely'im Meryem'im. Sıfırdan cillop gibi yeniden başlatıldı İsa Efendimiz..."
Bu Ne Anlama Gelir?
BEŞİNCİ BÖLÜM: MİLADİ BAŞLANGIÇ VE HZ. İSA'NIN DOĞUMU
Karoglan, Miladi takvimin başlangıcını Hz. İsa'nın doğumuna bağlar:
"Miladi Başlangıç: 000001.01.0001 Hz. İSA'NIN Doğum Günü yani..."
Tarihsel Gerçeklik:
ALTINCI BÖLÜM: HZ. İSA'NIN DUA SÖZÜ
Karoglan, Hz. İsa'nın (a.s.) Kur'an-ı Kerim'de geçen sözlerini hatırlatır:
"Vesselamü aleyye, yevme vulidtu, ve yevme emutü, ve yevme üb'asü hayye."
Anlamı: "Doğduğum gün, öleceğim gün ve hayata yeniden döndürüleceğim gün selamet içindeyim." (Meryem Suresi, 33)
Bu Sözün Mesajı:
YEDİNCİ BÖLÜM: SONUÇ - TEVHİD VE HZ. İSA
Bu Risale Bize Ne Anlatıyor?
Hz. İsa (a.s.), Allah'ın sevgili kulu ve peygamberidir. Ona ve annesine saygı duymak, imanımızın bir gereğidir. Ancak onu Allah'ın ortağı yapmak, O'nun oğlu olduğunu iddia etmek büyük bir günahtır. Allah birdir, tektir ve hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. O, ne doğurmuştur ne de doğurulmuştur. O'nun benzeri hiçbir şey yoktur. (İhlas Suresi)
Selametle kalın.
Bir Karoglan Risalesi (01.01.2020 tarihli orijinal metinden uyarlanmış, düzenlenmiş ve genişletilmiştir.)
Kar©glan | Başağaçlı Raşit Tunca
Konu: Hz. İsa'nın (a.s.) Çarmıha Gerilmesi İddiası, Hıristiyanlığın Ana Doktrini, Kur'an'ın Tevhid Anlayışı ve Miladi Takvimin Başlangıcı
Müellif: Karoglan (Başağaçlı Raşit Tunca)
Derleyen ve Genişleten: [Sizin Adınız]
BİRİNCİ BÖLÜM: GİRİŞ - ÇARMIH VE ALLAH ANLAYIŞI
Selamun Aleyküm,
Bu risale, Hıristiyanlığın en temel doktrinlerinden biri olan "Hz. İsa'nın çarmıha gerilmesi ve ölümü" inancını, Kur'an-ı Kerim'in tevhid anlayışı çerçevesinde ele alır. Karoglan, Hıristiyanların "Allah'ı öldürdük" iddiasına karşı, İslam'ın Hz. İsa anlayışını net bir şekilde ortaya koyar.
"Onlar 'sona dayadık öldürdük Allah'ı' derler ve her sene Aralık'ın 24'ünü (veya 27'sini) bayram yaparlar!!! Biz o Allah'a inanmıyoruz!!!"
Hıristiyan İnancı: Hıristiyan teolojisine göre Hz. İsa, Tanrı'nın oğlu ve aynı zamanda Tanrı'nın kendisidir. Çarmıhta öldürülmesi, "Tanrı'nın insanlığın günahları için kendini feda etmesi" olarak yorumlanır.
İslam İnancı: İslam'a göre Hz. İsa (a.s.), Allah'ın kulu ve peygamberidir. O, Allah'ın oğlu değildir ve çarmıhta öldürülmemiştir. Allah, onu göğe yükseltmiştir.
İKİNCİ BÖLÜM: KUR'AN'IN HZ. İSA ANLAYIŞI
Karoglan, Kur'an-ı Kerim'in Hz. İsa hakkındaki açık beyanını hatırlatır:
"Bizim Allah'ımız 'öldüremediler onu, bitiremediler onu, Ben yeniden başlattım' der. '1 Ocak 0001, İsa'yı benim yeniden doğdurduğum gün' der Allah."
Kur'an-ı Kerim'deki Ayetler:
Karoglan, Nisa Suresi 157. ayeti okuyarak konuyu netleştirir:
"Ve kavlihim inna katelnel mesiha isebne Meryeme resulallah..."
Anlamı: "Ve 'Biz Meryem oğlu İsa Mesih'i, Allah'ın resulünü öldürdük' demeleri yüzünden (Allah onları cezalandırdı). Onu öldüremediler de, asamadılar da. Onlar bu konuda şüphe içindedirler. Zaten ihtilafa düştükleri şeyde, o konu hakkında bir bilgileri yoktur. Bu konuda ancak şüpheli bir bilgileri vardır. Gerçekten de O'nu öldüremediler." (Nisa Suresi, 157)
Ayetin Mesajı:
- Hz. İsa (a.s.) çarmıha gerilmemiştir. Ona benzer biri (bir başkası) çarmıha gerilmiştir (şüpheli kılındı).
- Bu konuda Hıristiyanlar arasında ihtilaf vardır.
- Onların bu konuda kesin bir bilgisi yoktur, sadece zanna (şüpheye) dayalı bilgileri vardır.
- Kesin olan şu ki, Hz. İsa (a.s.) öldürülmemiştir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: FATİHA VE YENİDEN DOĞUŞ
Karoglan, İhlas ve Fatiha surelerinin sırrına dikkat çeker:
"Biz Kuran-ı Kerim'i İhlas'da bitiririz, '3 İhlas bir Fatiha okuruz.' Yani sondan iki önce, yani 31 değil, 30 değil, Milattan önce 29 Aralık."
Bu Ne Anlama Gelir?
- 3 İhlas: Allah'ın birliğini, samediyetini ve hiçbir şeye benzemediğini vurgular.
- 1 Fatiha: "Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur" diyerek, her şeyin sahibinin Allah olduğunu ilan eder.
- 29 Aralık: Miladi takvime göre 31 Aralık'tan önceki gün. Bu, "sondan iki önce" anlamına gelir. Yani Hz. İsa'nın ölmediğini, yeniden doğduğunu ve her şeyin Allah'ın kontrolünde olduğunu ifade eder.
Karoglan'ın Yorumu: Hıristiyanlar "İsa öldü" der, ama Fatiha ile Allah'ın her şeyin başı ve sonu olduğunu, O'nun dilediğini yeniden başlatabileceğini vurgular.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: KAMERİ TAKVİM VE YENİDEN DOĞUŞ VAKTİ
Karoglan, Hz. İsa'nın yeniden doğuşunun zamanını kameri takvimle ilişkilendirir:
"Kameri Takvim ile Christkind: 28'ini 29'una bağlayan gece, gece yarısından hemen sonra, tam da o Yılbaşı fişeklerinin atıldığı saat ve vakit, Seyyidina Hz. İsa yeniden doğdu gülüm, Lovely'im Meryem'im. Sıfırdan cillop gibi yeniden başlatıldı İsa Efendimiz..."
Bu Ne Anlama Gelir?
- Kameri Takvim: İslam'da kullanılan ay takvimi.
- Christkind: Almanya, Avusturya ve İsviçre'de Noel gecesi hediye getiren figür (İsa çocuğu).
- 28'ini 29'una bağlayan gece: Hz. İsa'nın mucizevi doğumunun sembolik zamanı.
- Yılbaşı Fişekleri: Hıristiyanların Hz. İsa'nın doğumunu kutladığı an.
BEŞİNCİ BÖLÜM: MİLADİ BAŞLANGIÇ VE HZ. İSA'NIN DOĞUMU
Karoglan, Miladi takvimin başlangıcını Hz. İsa'nın doğumuna bağlar:
"Miladi Başlangıç: 000001.01.0001 Hz. İSA'NIN Doğum Günü yani..."
Tarihsel Gerçeklik:
- Miladi takvim, Hz. İsa'nın (a.s.) doğum yılı esas alınarak düzenlenmiştir.
- 1 Ocak 0001, Hz. İsa'nın doğum günü olarak kabul edilir.
- Bu, Hıristiyanlığın dünya üzerindeki etkisinin ve Hz. İsa'nın öneminin bir göstergesidir.
ALTINCI BÖLÜM: HZ. İSA'NIN DUA SÖZÜ
Karoglan, Hz. İsa'nın (a.s.) Kur'an-ı Kerim'de geçen sözlerini hatırlatır:
"Vesselamü aleyye, yevme vulidtu, ve yevme emutü, ve yevme üb'asü hayye."
Anlamı: "Doğduğum gün, öleceğim gün ve hayata yeniden döndürüleceğim gün selamet içindeyim." (Meryem Suresi, 33)
Bu Sözün Mesajı:
- Doğum: Hz. İsa (a.s.), mucizevi bir şekilde dünyaya gelmiştir. Bu, Allah'ın kudretinin bir göstergesidir.
- Ölüm: Hz. İsa (a.s.), diğer tüm insanlar gibi bir gün ölecektir. Bu, onun insan olduğunun kanıtıdır.
- Diriliş: Hz. İsa (a.s.), kıyamet gününde tüm insanlarla birlikte diriltilecektir. Bu, Allah'ın mutlak gücünü gösterir.
YEDİNCİ BÖLÜM: SONUÇ - TEVHİD VE HZ. İSA
Bu Risale Bize Ne Anlatıyor?
- Hz. İsa Öldürülmemiştir: Kur'an-ı Kerim'in açık ifadesiyle, Hz. İsa (a.s.) çarmıha gerilmemiş ve öldürülmemiştir. Ona benzer biri çarmıha gerilmiştir.
- Allah'ın Kudreti: Allah, dilediğini yapar. Hz. İsa (a.s.)'yı mucizevi bir şekilde yaratmış, göğe yükseltmiş ve kıyamette yeniden diriltecektir.
- Tevhid İnancı: Allah birdir, tektir ve eşsizdir. Hz. İsa (a.s.), O'nun oğlu değil, kuludur.
- Hıristiyan Doktrininin Eleştirisi: Teslis inancı, Allah'ın birliği ile çelişir. Hz. İsa (a.s.)'nın çarmıha gerilmesi ve ölümü, Hıristiyan teolojisinin temelidir, ancak bu, Kur'an'ın öğretileriyle uyuşmaz.
- Hz. İsa'ya Saygı: Hz. İsa (a.s.), Müslümanlar için saygı duyulan ve sevilen büyük bir peygamberdir. Onun annesi Meryem (r.a.) de en yüce kadınlardan biridir.
Hz. İsa (a.s.), Allah'ın sevgili kulu ve peygamberidir. Ona ve annesine saygı duymak, imanımızın bir gereğidir. Ancak onu Allah'ın ortağı yapmak, O'nun oğlu olduğunu iddia etmek büyük bir günahtır. Allah birdir, tektir ve hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. O, ne doğurmuştur ne de doğurulmuştur. O'nun benzeri hiçbir şey yoktur. (İhlas Suresi)
Selametle kalın.
Bir Karoglan Risalesi (01.01.2020 tarihli orijinal metinden uyarlanmış, düzenlenmiş ve genişletilmiştir.)
Kar©glan | Başağaçlı Raşit Tunca
W, X, XY, Y, Z VANELEN KUŞAKLARI RİSALESİ (Genişletilmiş ve Düzenlenmiş Versiyon)
Konu: Kuşakların Evrimi, Cinsiyet ve Toplum Yapısı, Zülfikar Sembolizmi, İnsanlığın Sonu ve Kıyamet
Müellif: Karoglan (Başağaçlı Raşit Tunca)
Derleyen ve Genişleten: [Sizin Adınız]
BİRİNCİ BÖLÜM: GİRİŞ - KUŞAKLAR TEORİSİ
Selamun Aleyküm,
Bu risale, toplumların kuşaklar boyunca geçirdiği dönüşümü, cinsiyet kimlikleri ve toplumsal yapılar üzerinden anlatan derin bir sembolizmdir. Karoglan, W, X, XY, Y, Z ve nihayetinde "Sadnees" ile insanlığın evrimsel yolculuğunu özetler.
"W = Weiblich Dişil Toplum
X = Man Männlich Erkek Toplum
XY = Männlich und Weiblich Dişil ve Erkek Ortak Toplum
Y = çift cinsiyetli Toplum
Z = Dualite Toplumu
ve sonunda SADNEES - cinsiyetsiz kalan insanlık"
Bu kuşaklar, toplumsal cinsiyet rollerinin, kimliklerin ve insanlığın manevi evriminin bir haritasıdır.
İKİNCİ BÖLÜM: W KUŞAĞI - DİŞİL TOPLUM (WEIBLICH)
Orijinal Metin:
"W = Weiblich Dişil Toplum"
Açıklama ve Genişletme:
W kuşağı, dişil enerjinin, doğurganlığın, şefkatin, duygusallığın ve besleyiciliğin hâkim olduğu toplum yapısını temsil eder. Bu dönemde ana tanrıça kültleri, doğa tapınmaları ve dişil otorite ön plandadır. Toplum, sezgi, duygu ve empati üzerine inşa edilmiştir.
Özellikleri:
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: X KUŞAĞI - ERKEK TOPLUM (MAN MÄNNLICH)
Orijinal Metin:
"X = man Männlich Erkek Toplum"
Açıklama ve Genişletme:
X kuşağı, erkek enerjisinin, gücün, akıl, mantık, savaş ve hâkimiyetin ön planda olduğu dönemdir. Ataerkil yapılar, devletler, ordular ve hiyerarşik düzenler bu dönemde ortaya çıkar. Toplum, akıl, kurallar ve disiplin üzerine inşa edilmiştir.
Özellikleri:
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: XY KUŞAĞI - DİŞİL VE ERKEK ORTAK TOPLUM
Orijinal Metin:
"XY = Männlich und Weiblich Dişil ve Erkek Ortak Toplum"
Açıklama ve Genişletme:
XY kuşağı, dişil ve erkek enerjilerin bir arada, dengeli ve ortak bir şekilde var olduğu dönemdir. Bu dönemde cinsiyetler arası işbirliği, eşitlik ve karşılıklı saygı ön plana çıkar. Bu, günümüzün modern toplumlarının temsil ettiği ideal denge arayışıdır. Bu kuşak, iki kutbun (W ve X) sentezidir.
Özellikleri:
BEŞİNCİ BÖLÜM: Y KUŞAĞI - ÇİFT CİNSİYETLİ TOPLUM
Orijinal Metin:
"Y = çift cinsiyetli Toplum, Y zülfikar çift cinsiyetliler vakti çatal zülfikar yani iki penisli yada, hem penisi olan hem vaginası olanlar, yada çift vajinali, yada çift anüslü, ve intizar ve ye bülent rüzgar benzerleri o çagda çoktan bitti fatih yürekler vaktiyidi o furya o da geçti"
Açıklama ve Genişletme:
Y kuşağı, cinsiyet sınırlarının tamamen ortadan kalktığı, çift cinsiyetliliğin ve cinsiyet akışkanlığının norm haline geldiği dönemdir. Karoglan'ın "Zülfikar" benzetmesi, Hz. Ali'nin çift uçlu kılıcına atıfta bulunur. Bu, hem erkek hem dişil özellikleri bünyesinde barındıran, iki yönlü, çatallı bir yapıyı simgeler.
Zülfikar Sembolizmi:
"intizar ve ye bülent rüzgar benzerleri o çagda çoktan bitti fatih yürekler vaktiyidi o furya o da geçti"
Bu ifade, geçmiş dönemlerdeki büyük ideallerin, kahramanlıkların ve tutkuların artık sona erdiğini, yerini daha karmaşık ve belirsiz bir yapıya bıraktığını ima eder. "Fatih yürekler" dönemi geçmiştir.
ALTINCI BÖLÜM: Z KUŞAĞI - DUALİTE TOPLUMU
Orijinal Metin:
"Z = Dualite Toplumu, Double penetration zeki çocuklar çağı evvel ahir, rahman rahim, acı tatlı, soğuk sıcak, Raşidi tarikati tesbihdeki double penetration sebebi ve hikmeti Z vanelen çağı"
Açıklama ve Genişletme:
Z kuşağı, "Dualite" yani ikiliğin, çift yönlülüğün ve çok boyutluluğun zirveye çıktığı dönemdir. Karoglan burada "double penetration" ifadesini sembolik olarak kullanır. Bu, her şeyin çift yönlü algılandığı, her olayın iki farklı perspektiften değerlendirildiği bir çağdır.
Dualite Örnekleri:
Bu ifade, Z kuşağının, her şeyi çift yönlü düşünebilen, aynı anda iki zıt kutbu kavrayabilen "zeki çocuklar" çağı olduğunu belirtir. Onlar, ikiliğin içinde birliği, çokluğun içinde teklifi görebilen nesildir.
YEDİNCİ BÖLÜM: SADNEES - CİNSİYETSİZLİK VE SON
Orijinal Metin:
"ve sonunda SADNEES
cinsiyetsiz kalan insanlık, ve alfabenin sonu ve isa nın çarmıhta kesilen ...... ve kendi sonunu kendi yaratan insanoğlu ve son doygun insan ve meleklik, ve o uzaydan geldiği varsayılan ve, düşen araçta bulunan insana benzemeyen cinsiyetsiz varlıklar, aslında onlarda bizlerin gelecekteki hali sadece, oda insan amma, insanlıktan çıkmış ve yüzüklerin efendisi 'KIYMETLİMİZ efendimiz' o çıplak ve hırslarına esir olmuş varlıklar ve kıyamet."
Açıklama ve Genişletme:
"Sadnees" (SADNEES), tüm kuşakların son noktasıdır. Karoglan burada, insanlığın cinsiyetsizleşerek, fiziksel kimliklerin ötesine geçtiği bir son evreyi tarif eder. Bu, alfabenin sonudur. "Alfa ve Omega" gibi.
Çarmıhtaki İsa:
"isa nın çarmıhta kesilen ......"
Bu ifade, Hz. İsa'nın çarmıha gerilmesindeki "kesilme" veya "parçalanma" olayına atıfta bulunur. Bu, fiziksel bedenin, cinsiyet kimliğinin ve dünyevi bağların son bulduğu bir ana işaret eder.
Kendi Sonunu Yaratan İnsan:
"kendi sonunu kendi yaratan insanoğlu..."
İnsanlık, kendi tercihleri ve teknolojik/manevi evrimiyle kendi sonunu hazırlamıştır. Bu, hem fiziksel hem de ruhsal bir dönüşümdür.
Son Doygun İnsan ve Meleklik:
"son doygun insan ve meleklik..."
Cinsiyetsizliğe ulaşan insan, artık ne tamamen insan ne de tamamen melektir. Ancak "meleklik" mertebesine ulaşmış, nefsani arzulardan arınmış bir varlıktır.
Uzaylılar ve Gelecekteki İnsanlık:
"o uzaydan geldiği varsayılan ve düşen araçta bulunan insana benzemeyen cinsiyetsiz varlıklar, aslında onlarda bizlerin gelecekteki hali..."
Karoglan, UFO ve uzaylı mitolojisine atıfta bulunarak, bu varlıkların aslında geleceğe yolculuk eden insanlığın kendisi olduğunu ima eder.
Yüzüklerin Efendisi (Kıymetlimiz Efendimiz):
"yüzüklerin efendisi 'KIYMETLİMİZ efendimiz' o çıplak ve hırslarına esir olmuş varlıklar ve kıyamet."
Bu ifade, Tolkien'in "Yüzüklerin Efendisi"ne bir göndermedir. "Kıymetlimiz Efendimiz", insanlığın kendi hırslarına, arzularına ve egosuna esir olduğu bir durumu simgeler. Bu esaret, kıyamete götüren yoldur.
SEKİZİNCİ BÖLÜM: SONUÇ - İNSANLIĞIN EVRİMİ VE KIYAMET
Bu Risale Bize Ne Anlatıyor?
Bu kuşaklar, insanlığın yolculuğudur. Sen hangi kuşağa, hangi bilinç düzeyine aitsin? Dişil, eril, ortak, çift cinsiyetli, dualite mi, yoksa cinsiyetsizleşme yolunda mısın? Unutma, her kuşak bir öncekinin sentezidir. Ve en nihayetinde, hepimiz "Sadnees"in, yani sonun yolcusuyuz. O son, ya kıyamettir ya da melekliktir. Bu, senin tercihindir.
Selametle kalın.
Bir Karoglan Risalesi (tarihsiz orijinal metinden uyarlanmış, düzenlenmiş ve genişletilmiştir.)
Kar©glan | Başağaçlı Raşit Tunca
Konu: Kuşakların Evrimi, Cinsiyet ve Toplum Yapısı, Zülfikar Sembolizmi, İnsanlığın Sonu ve Kıyamet
Müellif: Karoglan (Başağaçlı Raşit Tunca)
Derleyen ve Genişleten: [Sizin Adınız]
BİRİNCİ BÖLÜM: GİRİŞ - KUŞAKLAR TEORİSİ
Selamun Aleyküm,
Bu risale, toplumların kuşaklar boyunca geçirdiği dönüşümü, cinsiyet kimlikleri ve toplumsal yapılar üzerinden anlatan derin bir sembolizmdir. Karoglan, W, X, XY, Y, Z ve nihayetinde "Sadnees" ile insanlığın evrimsel yolculuğunu özetler.
"W = Weiblich Dişil Toplum
X = Man Männlich Erkek Toplum
XY = Männlich und Weiblich Dişil ve Erkek Ortak Toplum
Y = çift cinsiyetli Toplum
Z = Dualite Toplumu
ve sonunda SADNEES - cinsiyetsiz kalan insanlık"
Bu kuşaklar, toplumsal cinsiyet rollerinin, kimliklerin ve insanlığın manevi evriminin bir haritasıdır.
İKİNCİ BÖLÜM: W KUŞAĞI - DİŞİL TOPLUM (WEIBLICH)
Orijinal Metin:
"W = Weiblich Dişil Toplum"
Açıklama ve Genişletme:
W kuşağı, dişil enerjinin, doğurganlığın, şefkatin, duygusallığın ve besleyiciliğin hâkim olduğu toplum yapısını temsil eder. Bu dönemde ana tanrıça kültleri, doğa tapınmaları ve dişil otorite ön plandadır. Toplum, sezgi, duygu ve empati üzerine inşa edilmiştir.
Özellikleri:
- Anaerkil yapı
- Doğa ve bereket odaklı
- Duygusal zeka ön planda
- Toplumsal uyum ve işbirliği
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: X KUŞAĞI - ERKEK TOPLUM (MAN MÄNNLICH)
Orijinal Metin:
"X = man Männlich Erkek Toplum"
Açıklama ve Genişletme:
X kuşağı, erkek enerjisinin, gücün, akıl, mantık, savaş ve hâkimiyetin ön planda olduğu dönemdir. Ataerkil yapılar, devletler, ordular ve hiyerarşik düzenler bu dönemde ortaya çıkar. Toplum, akıl, kurallar ve disiplin üzerine inşa edilmiştir.
Özellikleri:
- Ataerkil yapı
- Savaş ve fetih odaklı
- Akıl ve mantık ön planda
- Hiyerarşi ve düzen
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: XY KUŞAĞI - DİŞİL VE ERKEK ORTAK TOPLUM
Orijinal Metin:
"XY = Männlich und Weiblich Dişil ve Erkek Ortak Toplum"
Açıklama ve Genişletme:
XY kuşağı, dişil ve erkek enerjilerin bir arada, dengeli ve ortak bir şekilde var olduğu dönemdir. Bu dönemde cinsiyetler arası işbirliği, eşitlik ve karşılıklı saygı ön plana çıkar. Bu, günümüzün modern toplumlarının temsil ettiği ideal denge arayışıdır. Bu kuşak, iki kutbun (W ve X) sentezidir.
Özellikleri:
- Eşitlikçi yapı
- İşbirliği ve ortaklık
- Denge arayışı
- Karmaşık ve çok yönlü kimlikler
BEŞİNCİ BÖLÜM: Y KUŞAĞI - ÇİFT CİNSİYETLİ TOPLUM
Orijinal Metin:
"Y = çift cinsiyetli Toplum, Y zülfikar çift cinsiyetliler vakti çatal zülfikar yani iki penisli yada, hem penisi olan hem vaginası olanlar, yada çift vajinali, yada çift anüslü, ve intizar ve ye bülent rüzgar benzerleri o çagda çoktan bitti fatih yürekler vaktiyidi o furya o da geçti"
Açıklama ve Genişletme:
Y kuşağı, cinsiyet sınırlarının tamamen ortadan kalktığı, çift cinsiyetliliğin ve cinsiyet akışkanlığının norm haline geldiği dönemdir. Karoglan'ın "Zülfikar" benzetmesi, Hz. Ali'nin çift uçlu kılıcına atıfta bulunur. Bu, hem erkek hem dişil özellikleri bünyesinde barındıran, iki yönlü, çatallı bir yapıyı simgeler.
Zülfikar Sembolizmi:
- Çift uçlu kılıç = iki yönlü, çift cinsiyetli varlık
- Hem eril hem dişil gücü bünyesinde barındırma
- Parçalayıcı ve birleştirici güç
"intizar ve ye bülent rüzgar benzerleri o çagda çoktan bitti fatih yürekler vaktiyidi o furya o da geçti"
Bu ifade, geçmiş dönemlerdeki büyük ideallerin, kahramanlıkların ve tutkuların artık sona erdiğini, yerini daha karmaşık ve belirsiz bir yapıya bıraktığını ima eder. "Fatih yürekler" dönemi geçmiştir.
ALTINCI BÖLÜM: Z KUŞAĞI - DUALİTE TOPLUMU
Orijinal Metin:
"Z = Dualite Toplumu, Double penetration zeki çocuklar çağı evvel ahir, rahman rahim, acı tatlı, soğuk sıcak, Raşidi tarikati tesbihdeki double penetration sebebi ve hikmeti Z vanelen çağı"
Açıklama ve Genişletme:
Z kuşağı, "Dualite" yani ikiliğin, çift yönlülüğün ve çok boyutluluğun zirveye çıktığı dönemdir. Karoglan burada "double penetration" ifadesini sembolik olarak kullanır. Bu, her şeyin çift yönlü algılandığı, her olayın iki farklı perspektiften değerlendirildiği bir çağdır.
Dualite Örnekleri:
- Evvel ve Ahir (başlangıç ve son)
- Rahman ve Rahim (merhamet ve şefkat)
- Acı ve Tatlı
- Soğuk ve Sıcak
- Raşidi Tarikatı'ndaki tesbih çekişindeki çift yönlülük
Bu ifade, Z kuşağının, her şeyi çift yönlü düşünebilen, aynı anda iki zıt kutbu kavrayabilen "zeki çocuklar" çağı olduğunu belirtir. Onlar, ikiliğin içinde birliği, çokluğun içinde teklifi görebilen nesildir.
YEDİNCİ BÖLÜM: SADNEES - CİNSİYETSİZLİK VE SON
Orijinal Metin:
"ve sonunda SADNEES
cinsiyetsiz kalan insanlık, ve alfabenin sonu ve isa nın çarmıhta kesilen ...... ve kendi sonunu kendi yaratan insanoğlu ve son doygun insan ve meleklik, ve o uzaydan geldiği varsayılan ve, düşen araçta bulunan insana benzemeyen cinsiyetsiz varlıklar, aslında onlarda bizlerin gelecekteki hali sadece, oda insan amma, insanlıktan çıkmış ve yüzüklerin efendisi 'KIYMETLİMİZ efendimiz' o çıplak ve hırslarına esir olmuş varlıklar ve kıyamet."
Açıklama ve Genişletme:
"Sadnees" (SADNEES), tüm kuşakların son noktasıdır. Karoglan burada, insanlığın cinsiyetsizleşerek, fiziksel kimliklerin ötesine geçtiği bir son evreyi tarif eder. Bu, alfabenin sonudur. "Alfa ve Omega" gibi.
Çarmıhtaki İsa:
"isa nın çarmıhta kesilen ......"
Bu ifade, Hz. İsa'nın çarmıha gerilmesindeki "kesilme" veya "parçalanma" olayına atıfta bulunur. Bu, fiziksel bedenin, cinsiyet kimliğinin ve dünyevi bağların son bulduğu bir ana işaret eder.
Kendi Sonunu Yaratan İnsan:
"kendi sonunu kendi yaratan insanoğlu..."
İnsanlık, kendi tercihleri ve teknolojik/manevi evrimiyle kendi sonunu hazırlamıştır. Bu, hem fiziksel hem de ruhsal bir dönüşümdür.
Son Doygun İnsan ve Meleklik:
"son doygun insan ve meleklik..."
Cinsiyetsizliğe ulaşan insan, artık ne tamamen insan ne de tamamen melektir. Ancak "meleklik" mertebesine ulaşmış, nefsani arzulardan arınmış bir varlıktır.
Uzaylılar ve Gelecekteki İnsanlık:
"o uzaydan geldiği varsayılan ve düşen araçta bulunan insana benzemeyen cinsiyetsiz varlıklar, aslında onlarda bizlerin gelecekteki hali..."
Karoglan, UFO ve uzaylı mitolojisine atıfta bulunarak, bu varlıkların aslında geleceğe yolculuk eden insanlığın kendisi olduğunu ima eder.
Yüzüklerin Efendisi (Kıymetlimiz Efendimiz):
"yüzüklerin efendisi 'KIYMETLİMİZ efendimiz' o çıplak ve hırslarına esir olmuş varlıklar ve kıyamet."
Bu ifade, Tolkien'in "Yüzüklerin Efendisi"ne bir göndermedir. "Kıymetlimiz Efendimiz", insanlığın kendi hırslarına, arzularına ve egosuna esir olduğu bir durumu simgeler. Bu esaret, kıyamete götüren yoldur.
SEKİZİNCİ BÖLÜM: SONUÇ - İNSANLIĞIN EVRİMİ VE KIYAMET
Bu Risale Bize Ne Anlatıyor?
- Toplumsal Evrim: Toplumlar, dişilden erkeğe, ortaklığa, çift cinsiyetliliğe, dualiteye ve nihayet cinsiyetsizliğe doğru evrimleşir.
- Zülfikar Sembolizmi: Y kuşağı, çift cinsiyetliliği ve iki yönlü gücü temsil eder.
- Dualite Çağı: Z kuşağı, ikiliğin, çok yönlülüğün ve zıtlıkların içinde denge bulma çağıdır.
- Sadnees - Son: İnsanlık, cinsiyetsizleşerek, melekler mertebesine yükselir veya hırslarına esir olarak kıyamete sürüklenir.
- Zamanın Döngüsü: Gelecek, aslında geçmiştir. Uzaylılar, geleceğe giden insanlığın ta kendisidir.
- Kıyamet: İnsanlık, kendi tercihleriyle ya kurtuluşa (meleklik) ya da yok oluşa (kıyamet) gider.
Bu kuşaklar, insanlığın yolculuğudur. Sen hangi kuşağa, hangi bilinç düzeyine aitsin? Dişil, eril, ortak, çift cinsiyetli, dualite mi, yoksa cinsiyetsizleşme yolunda mısın? Unutma, her kuşak bir öncekinin sentezidir. Ve en nihayetinde, hepimiz "Sadnees"in, yani sonun yolcusuyuz. O son, ya kıyamettir ya da melekliktir. Bu, senin tercihindir.
Selametle kalın.
Bir Karoglan Risalesi (tarihsiz orijinal metinden uyarlanmış, düzenlenmiş ve genişletilmiştir.)
Kar©glan | Başağaçlı Raşit Tunca
SİRET OKUMA VE BURUN MEVZUSU RİSALESİ (Genişletilmiş ve Düzenlenmiş Versiyon)
Konu: Siret Okuma, Burun Sembolizmi, İnsanı Tanıma, Doğru Zaman ve Karar Verme, Zıtlıkların Dengesi
Müellif: Karoglan (Başağaçlı Raşit Tunca)
Derleyen ve Genişleten: [Sizin Adınız]
BİRİNCİ BÖLÜM: GİRİŞ - SİRET OKUYUCU AHMAKLARA CEVAP
Selamun Aleyküm,
Bu risale, siret okuyuculuğu ile uğraşıp insanların fiziksel özelliklerinden karakter çıkarmaya çalışan ahmaklara cevap olarak kaleme alınmıştır. Burnum hakkında ileri geri konuşan bu zavallılara, burnumun yandan profilini hediye ediyorum ki, iyi baksınlar ve bir daha öyle konuşmasınlar.
"Avel mi sandın beni? Hayata aval aval bakan diye tarif ettin."
Karoglan'ın sayfalarında, bloglarında ve forumlarında yandan profil resimleri mevcuttur. Oradan bakıp görebilirler. Bu risale, o resimlere atfen yazılmıştır.
İKİNCİ BÖLÜM: BURUN FELSEFESİ - DOĞADAKİ ÇEŞİTLİLİK
Karoglan, burnunun "sazan burnu" olmadığını, her olaya dalmak gibi bir huyu olmadığını anlatır:
"Benim doğduğum Başağaç'ta deniz yoktu be adam, çay vardı. Deniz, derya yahut Fırat gibi derin nehir falan değil, çay, çay!"
Burun Çeşitleri:
"Allah burunları koymuş: camız burnu, boğa burnu, simit köpek burnu, fil burnu, hamsi burnu, sivrisinek burnu, gergedan burnu, kokarca burnu..."
Bu Ne Anlama Gelir?
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: BEN KULUN ZANNI GİBİYİM - ÖZGÜR İRADE
Karoglan, Allah'ın bir hadisindeki (kudsi hadis) derin anlamı hatırlatır:
"Ben, kulumun zannı gibiyim."
Bu Ne Anlama Gelir?
"Allah, insana özgür irade vermiş, özgür denemez ama cüzi irade vermiş. Yolunu kendisi seçsin diye yol vermiş. Yol var cennete gider, yol var çukura, cehennem çukuruna gider."
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: AYDINLATANLAR VE YOL KESENLER
Karoglan, insanları üç gruba ayırır:
"Normal insanlar (avam), ya önünü, ya evini, ya sokağını aydınlatır. Peygamberlerin izini takip edenler ise, peygamberin yolunu aydınlatırlar ki, arkadan gelenler çukura düşmesin."
Peygamber ve Veliler:
"Peygamber ve gerçek veliler, Allah dostları, bir yol çizdilerse, güneşler ve aylar gibi o yoldan geçecek herkesi aydınlatırlar."
Yol Kesiciler:
"Kimse kimsenin fikrine gem vurma hakkına sahip değildir. Sen kim oluyorsun ki, yoluma pusu kurup da o yoldan gideceklerin yolunu kesiyorsun? Defol git ve kendi çöplüğünde öt."
Ders: İnsanları yargılayanlar, onların yolunu kesenler, aslında kendi cehaletlerini ortaya koyarlar. Herkesin kendi yolunu bulma hakkı vardır.
BEŞİNCİ BÖLÜM: TARTI BENZETMESİ - HERKES KENDİ AĞIRLIĞINCA
Karoglan, insanların birbirini nasıl farklı ölçeklerle tarttığını anlatır:
"Beni kömürcüye sorarsan, elinde kantar vardır. Beni kefeye koyunca, ya abartır da abartır tonlar eder der, ya da beni bilmeyen kömürcü, kantara koyulacak altın mı olur? Bir kantar altınım olmayınca yok sayar ve bu bir okka bile etmez der."
Ders: Her insan, kendi değerini kendi ölçeğiyle ölçer. Kimse, başkasını tam olarak tartamaz, bilemez. Önemli olan, insanın kendi değerini bilmesi ve kendi yolunda yürümesidir.
ALTINCI BÖLÜM: DOĞRU ZAMANDA DOĞRU SEÇENEK - HAYATIN DENGE ARAYIŞI
Karoglan, hayatın temel formülünü verir:
"Doğru zamanda, doğru seçeneği yakalamaktır hayat."
Zıtlıkların Dengesi:
"Kuran'daki peygambere atfen yumuşak huylu olmak. Fakat yumuşak çivi ile bina yapılmaz be azizim. Tahtayı bile delmez yumuşak çivi."
Ders: Hayatta başarı, doğru zamanda doğru kararı verebilmektir. Bazen sert olmak, bazen yumuşak olmak, bazen itiraz etmek, bazen kabullenmek gerekir. Önemli olan, zamanı ve seçeneği doğru okumaktır.
YEDİNCİ BÖLÜM: GÖRÜNENE ALDANMA - SİRET OKUMAKLA ADAM TANINMAZ
Risalenin sonunda Karoglan, asıl mesajı verir:
"Siret okumakla adam tanınmaz. Giyilen çalaya çaputa, görülen göze kaşa aldanma. Sofi, sofiye Allah elması, kazmayınca ulaşılmayan diye derinlere saklamış, üstünü de içini göstermeyen kara kara kömürler ile örtmüş. Unutma!"
Bu Ne Anlama Gelir?
SEKİZİNCİ BÖLÜM: SONUÇ - İNSANI TANIMA SANATI
Bu Risale Bize Ne Anlatıyor?
Başkalarının senin hakkında ne söylediğine, ne düşündüğüne aldırma. Seni en iyi yaratan Allah, senin gerçek değerini bilir. Asıl olan, senin kendi nefsini bilmen, kendi yolunu bulman ve o yolda doğru kararlarla ilerlemen. Görünene aldanma, içindeki cevheri keşfet ve onu ortaya çıkarmak için çaba harca.
Selametle kalın.
Bir Karoglan Risalesi (4 Kasım 2018 tarihli orijinal metinden uyarlanmış, düzenlenmiş ve genişletilmiştir.)
Kar©glan | Başağaçlı Raşit Tunca | Schrems, 4 Kasım 2018, 22:50
Konu: Siret Okuma, Burun Sembolizmi, İnsanı Tanıma, Doğru Zaman ve Karar Verme, Zıtlıkların Dengesi
Müellif: Karoglan (Başağaçlı Raşit Tunca)
Derleyen ve Genişleten: [Sizin Adınız]
BİRİNCİ BÖLÜM: GİRİŞ - SİRET OKUYUCU AHMAKLARA CEVAP
Selamun Aleyküm,
Bu risale, siret okuyuculuğu ile uğraşıp insanların fiziksel özelliklerinden karakter çıkarmaya çalışan ahmaklara cevap olarak kaleme alınmıştır. Burnum hakkında ileri geri konuşan bu zavallılara, burnumun yandan profilini hediye ediyorum ki, iyi baksınlar ve bir daha öyle konuşmasınlar.
"Avel mi sandın beni? Hayata aval aval bakan diye tarif ettin."
Karoglan'ın sayfalarında, bloglarında ve forumlarında yandan profil resimleri mevcuttur. Oradan bakıp görebilirler. Bu risale, o resimlere atfen yazılmıştır.
İKİNCİ BÖLÜM: BURUN FELSEFESİ - DOĞADAKİ ÇEŞİTLİLİK
Karoglan, burnunun "sazan burnu" olmadığını, her olaya dalmak gibi bir huyu olmadığını anlatır:
"Benim doğduğum Başağaç'ta deniz yoktu be adam, çay vardı. Deniz, derya yahut Fırat gibi derin nehir falan değil, çay, çay!"
Burun Çeşitleri:
"Allah burunları koymuş: camız burnu, boğa burnu, simit köpek burnu, fil burnu, hamsi burnu, sivrisinek burnu, gergedan burnu, kokarca burnu..."
Bu Ne Anlama Gelir?
- Doğada o kadar çok burun çeşidi vardır ki, insan burnunu sınıflandırmak ve ondan karakter çıkarmak akılsızlıktır.
- Her burun, sahibine özeldir ve onu yaratan Allah, en güzel şekilde yaratmıştır.
- Kişinin burnunun şekli, onun değerini, karakterini veya zekasını belirlemez.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: BEN KULUN ZANNI GİBİYİM - ÖZGÜR İRADE
Karoglan, Allah'ın bir hadisindeki (kudsi hadis) derin anlamı hatırlatır:
"Ben, kulumun zannı gibiyim."
Bu Ne Anlama Gelir?
- Allah, kulunun O'nu nasıl bildiğiyle, nasıl zannettiğiyle muamele eder.
- Kul, Allah'ı iyi bilirse, O'ndan iyilik bekler ve iyilik bulur. Kötü bilirse, kötülük bekler ve kötülük bulur.
"Allah, insana özgür irade vermiş, özgür denemez ama cüzi irade vermiş. Yolunu kendisi seçsin diye yol vermiş. Yol var cennete gider, yol var çukura, cehennem çukuruna gider."
- İnsan, kendi tercihleriyle kaderini şekillendirir.
- Herkesin önünde iki yol vardır: Aydınlık yol (cennet) ve karanlık yol (cehennem).
- Seçim, insanın kendisine aittir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: AYDINLATANLAR VE YOL KESENLER
Karoglan, insanları üç gruba ayırır:
"Normal insanlar (avam), ya önünü, ya evini, ya sokağını aydınlatır. Peygamberlerin izini takip edenler ise, peygamberin yolunu aydınlatırlar ki, arkadan gelenler çukura düşmesin."
Peygamber ve Veliler:
"Peygamber ve gerçek veliler, Allah dostları, bir yol çizdilerse, güneşler ve aylar gibi o yoldan geçecek herkesi aydınlatırlar."
Yol Kesiciler:
"Kimse kimsenin fikrine gem vurma hakkına sahip değildir. Sen kim oluyorsun ki, yoluma pusu kurup da o yoldan gideceklerin yolunu kesiyorsun? Defol git ve kendi çöplüğünde öt."
Ders: İnsanları yargılayanlar, onların yolunu kesenler, aslında kendi cehaletlerini ortaya koyarlar. Herkesin kendi yolunu bulma hakkı vardır.
BEŞİNCİ BÖLÜM: TARTI BENZETMESİ - HERKES KENDİ AĞIRLIĞINCA
Karoglan, insanların birbirini nasıl farklı ölçeklerle tarttığını anlatır:
"Beni kömürcüye sorarsan, elinde kantar vardır. Beni kefeye koyunca, ya abartır da abartır tonlar eder der, ya da beni bilmeyen kömürcü, kantara koyulacak altın mı olur? Bir kantar altınım olmayınca yok sayar ve bu bir okka bile etmez der."
- Kömürcü: Büyük ölçeklerle (kantar) ölçer. Bir insanı "tonlarla" veya "hiç" olarak değerlendirir.
- Kuyumcu: Hassas ölçeklerle (miskal) ölçer. Kılı kırk yarar. Küçük bir hatayı abartır ve "bu bir miskal etmez" der.
- Mimar/Mühendis: Metreyle ölçer, santimle çizer. Büyüğü küçültür, çoğu hiç eder.
Ders: Her insan, kendi değerini kendi ölçeğiyle ölçer. Kimse, başkasını tam olarak tartamaz, bilemez. Önemli olan, insanın kendi değerini bilmesi ve kendi yolunda yürümesidir.
ALTINCI BÖLÜM: DOĞRU ZAMANDA DOĞRU SEÇENEK - HAYATIN DENGE ARAYIŞI
Karoglan, hayatın temel formülünü verir:
"Doğru zamanda, doğru seçeneği yakalamaktır hayat."
Zıtlıkların Dengesi:
- Siyah Renk: Renkleri yutar. Bazen her şeyi içine alan, sindiren bir duruş gerekir.
- Kış Burcu: İtiraz eder, kendi doğrusu vardır. Deveye hendek atlatmak gibi, zorlayıcıdır.
- Yaz Burcu: İyilik, güzellik ister, mülayimdir. Yumuşak huyludur.
"Kuran'daki peygambere atfen yumuşak huylu olmak. Fakat yumuşak çivi ile bina yapılmaz be azizim. Tahtayı bile delmez yumuşak çivi."
- Bahar Burcu: Muhammed (s.a.v.) bahar burcudur. Yumuşaktır ama gerektiğinde serttir.
- Çekiç ve Saban: Sert olmak da gerekir. Tıpkı sabanın toprağı delmesi, çekicin çiviyi çakması gibi.
Ders: Hayatta başarı, doğru zamanda doğru kararı verebilmektir. Bazen sert olmak, bazen yumuşak olmak, bazen itiraz etmek, bazen kabullenmek gerekir. Önemli olan, zamanı ve seçeneği doğru okumaktır.
YEDİNCİ BÖLÜM: GÖRÜNENE ALDANMA - SİRET OKUMAKLA ADAM TANINMAZ
Risalenin sonunda Karoglan, asıl mesajı verir:
"Siret okumakla adam tanınmaz. Giyilen çalaya çaputa, görülen göze kaşa aldanma. Sofi, sofiye Allah elması, kazmayınca ulaşılmayan diye derinlere saklamış, üstünü de içini göstermeyen kara kara kömürler ile örtmüş. Unutma!"
Bu Ne Anlama Gelir?
- İnsanı dış görünüşüyle, fiziksel özellikleriyle, giyimiyle, kuşamıyla tanımak mümkün değildir.
- Gerçek değer, derinlerdedir. Tıpkı elmas gibi, kazmayla ulaşılır.
- Allah, insanın içini, cevherini, değerini kara kömürlerle örtmüştür. Onu açığa çıkarmak, efor ve dikkat ister.
SEKİZİNCİ BÖLÜM: SONUÇ - İNSANI TANIMA SANATI
Bu Risale Bize Ne Anlatıyor?
- Fiziksel Yargılama Cahilliktir: İnsanları burun şekline, gözüne, kaşına göre yargılamak, siret okuyuculuğu cahilliktir. Allah, her insanı en güzel şekilde yaratmıştır.
- İnsan Kendi Zannı Gibidir: Allah, kulumun zannı gibiyse, insan da kendini nasıl tanımlarsa öyle olur. Kendini bilmek, her şeyin başıdır.
- Özgür İrade ve Tercih: Her insan, kendi yolunu seçmekte özgürdür. Cennet veya cehennem yolu, bu tercihlerle şekillenir.
- Aydınlatıcılar ve Yol Kesiciler: Gerçek rehberler, peygamberler ve veliler gibi yolu aydınlatır. Yol kesenler ise cehaletlerini ortaya koyarlar.
- Herkes Kendi Ölçeğinde: İnsanlar, başkalarını kendi ölçekleriyle tartar. Ancak herkes, kendi ağırlığınca ve boyunca değerlidir.
- Doğru Zaman Doğru Karar: Hayat, doğru zamanda doğru seçeneği yakalamaktır. Sertlik ve yumuşaklık, zamanına göre gereklidir.
- Görünene Aldanma: İnsanın gerçek değeri, dış görünüşte değil, içinde saklıdır. Tıpkı kara kömürlerin altındaki elmas gibi.
Başkalarının senin hakkında ne söylediğine, ne düşündüğüne aldırma. Seni en iyi yaratan Allah, senin gerçek değerini bilir. Asıl olan, senin kendi nefsini bilmen, kendi yolunu bulman ve o yolda doğru kararlarla ilerlemen. Görünene aldanma, içindeki cevheri keşfet ve onu ortaya çıkarmak için çaba harca.
Selametle kalın.
Bir Karoglan Risalesi (4 Kasım 2018 tarihli orijinal metinden uyarlanmış, düzenlenmiş ve genişletilmiştir.)
Kar©glan | Başağaçlı Raşit Tunca | Schrems, 4 Kasım 2018, 22:50
ALLAH
BAYRAK
Radyo Karoglan
Foruma Misafir Olarak Gir
Forumda Neler Var
GALATASARAY
FENERBAHÇE
BEŞiKTAŞ
TRABZONSPOR
MiLLi TAKIM
ETKiNLiKLERiMiZ
MEVLANA'DAN

