MUHAMMED
BAYRAK
| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
|
Sitemize gönderi yapmadan önce kayıt olmanız gerekmektedir. |
| Forum İstatistikleri |
|
» Toplam Üye: 7 » En Son Üye: Fatma » Toplam Konular: 650 » Toplam Yorumlar: 990 Ayrıntılı İstatistikler |
DOWNLOADEN
AYET
FELSEFEMiZ
Raşit Tunca Sözü
GÜZEL SÖZ
Salavatı Tac
1.New Version
ARAPÇASI
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ ❁ صَاحِبِ التَّاجِ وَالْمِعْرَاجِ وَالْبُرَاقِ وَالْعَلَمِ ❁ دَافِعِ الْبَلآءِ وَالْوَبَآءِ وَالْقَحْطِ وَالْمَرَضِ وَالْأَلَمِ ❁ اِسْمُهُ مَكْتُوبٌ مَرْفُوعٌ مَشْفُوعٌ مَنْقُوشٌ فِي اللَّوْحِ وَالْقَلَمِ ❁ سَيِّدِ الْعَرَبِ وَالْعَجَمِ ❁ جِسْمُهُ مُقَدَّسٌ مُعَطَّرٌ مُطَهَّرٌ مُنَوَّرٌ فِي الْبَيْتِ وَالْحَرَمِ ❁ شَمْسِ الضُّحَى ❁ بَدْرِ الدُّجَى ❁ صَدْرِ الْعُلَى ❁ نُورِ الْهُدَى ❁ كَهْفِ الْوَرَى ❁ مِصْبَاحِ الظُّلَمِ ❁ جَمِيلِ الشِّيَمِ ❁ شَفِيعِ الْأُمَمِ ❁ صَاحِبِ الْجُودِ وَالْكَرَمِ ❁ وَاللَّهُ عَاصِمُهُ ❁ وَجِبْرِيلُ خَادِمُهُ ❁ وَالْبُرَاقُ مَرْكَبُهُ ❁ وَالْمِعْرَاجُ سَفَرُهُ ❁ وَسِدْرَتُ الْمُنْتَهَى مَقَامُهُ ❁ وَقَابَ قَوْسَيْنِ مَطْلُوبُهُ ❁ وَالْمَطْلُوبُ مَقْصُودُهُ ❁ وَالْمَقْصُودُ مَوْجُودُهُ ❁ سَيِّدِ الْمُرْسَلِينَ ❁ خَاتِمِ النَّبِيِّينَ ❁ شَفِيعِ الْمُذْنِبِينَ ❁ أَنِيسِ الْغَرِيبِينَ ❁ رَحْمَةٍ لِلْعَالَمِينَ ❁ رَاحَةِ الْعَاشِقِينَ ❁ مُرَادِ الْمُشْتَاقِينَ ❁ شَمْسِ الْعَارِفِينَ ❁ سِرَاجِ السَّالِكِينَ ❁ مِصْبَاحِ الْمُقَرَّبِينَ ❁ مُحِبِّ الْفُقَرَاءِ وَالْغُرَبَاءِ وَالْمَسَاكِينِ ❁ سَيِّدِ الثَّقَلَيْنِ ❁ نَبِيِّ الْحَرَمَيْنِ ❁ إِمَامِ الْقِبْلَتَيْنِ ❁ وَسِيلَتِنَا فِي الدَّارَيْنِ ❁ صَاحِبِ قَابَ قَوْسَيْنِ ❁ مَحْبُوبِ رَبِّ الْمَشْرِقَيْنِ وَالْمَغْرِبَيْنِ ❁ جَدِّ الْحَسَنِ وَالْحُسَيْنِ ❁ مَوْلَانَا وَمَوْلَى الثَّقَلَيْنِ ❁ أَبِي الْقَاسِمِ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ❁ نُورٍ مِنْ نُورِ اللَّهِ ❁ يَا أَيُّهَا الْمُشْتَاقُونَ بِنُورِ جَمَالِهِ ❁ صَلُّوا عَلَيْهِ وَآلِهِ وَأَصْحَابِهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا ❁
OKUNUŞU
Allahümme salli alâ seyyidinâ ve mevlânâ Muhammedin, sâhibi’t-Tâci ve’l-Mi’râci ve’l-Burâki ve’l-Alemi, dâfi’i’l-belâi ve’l-vebâi ve’l-kahti ve’l-maradi ve’l-elemi, ismühû mektûbün merfûün meşfûün menkûşün fi’l-levhi ve’l-kalemi, seyyidi’l-Arabi ve’l-Acemi, cismühû mukaddesün muattarun mutahharun münevverun fi’l-beyti ve’l-harami, Şemsi’d-duhâ, Bedri’d-dücâ, Sadri’l-ulâ, Nûri’l-hüdâ, Kehfi’l-verâ, Misbâhi’z-zülemi, Cemîli’ş-şiyemi, Şefî’i’l-ümemi, Sâhibi’l-cûdi ve’l-keremi, vallâhü âsımühû, ve Cebrâîlü hâdimühû, ve’l-Burâku merkebühû, ve’l-Mi’râcu seferühû, ve Sidretü’l-Müntehâ makâmühû, ve Kâbe kavseyni matlûbühû, ve’l-matlûbü maksûdühû, ve’l-maksûdü mevcûdühû, seyyidi’l-mürselîn, Hâtemi’n-nebiyyîn, şefî’i’l-müznibîn, enîsi’l-garîbîn, rahmeten li’l-âlemîn, râhati’l-âşıkîn, murâdi’l-müştâkîn, Şemsi’l-ârifîn, Sirâci’s-sâlikîn, Misbâhi’l-mukarrebîn, muhibbi’l-fukarâi ve’l-gurabâi ve’l-mesâkîn, seyyidi’s-sekaleyn, Nebiyyi’l-Haremeyn, İmâmi’l-Kıbleteyn, vesîletünâ fi’d-dâreyn, sâhibi Kâbe kavseyn, mahbûbi Rabbi’l-meşrikayn ve’l-mağribeyn, ceddi’l-Haseni ve’l-Hüseyn, mevlânâ ve mevlâ’s-sekaleyn, Ebi’l-Kâsım Muhammed ibni Abdullah, nûrün min nûrillâh, yâ eyyühe’l-müştâkûne bi-nûri cemâlihî, sallû aleyhi ve âlihî ve ashâbihî ve sellimû teslîmâ.
ANLAMI
Allah’ım! Efendimiz ve Mevlâmız Muhammed’e salât eyle. O, Tac’ın, Miraç’ın, Burak’ın ve Sancağın sahibidir; belâları, salgınları, kuraklığı, hastalıkları ve acıları giderendir. Onun adı Levh ve Kalem’de yazılmış, yüceltilmiş, şefaatle şereflendirilmiş ve nakşedilmiştir. O, Arapların ve Acemlerin efendisidir. Mübarek bedeni mukaddes, güzel kokulu, tertemiz ve Beyt ile Harem’de nurludur. O, kuşluk vaktinin güneşi, karanlık gecenin dolunayı, yüceliğin zirvesi, hidayetin nuru, bütün mahlûkatın sığınağı ve karanlıkların kandilidir. Güzel ahlâk sahibidir; ümmetlerin şefaatçisi, cömertlik ve kerem sahibidir. Allah onun koruyucusudur. Cebrâil onun hizmetkârıdır. Burak onun bineği, Miraç onun yolculuğu, Sidretü’l-Müntehâ onun makamıdır. Kâbe kavseyn onun eriştiği makamdır. Aradığı gaye, maksududur; maksudu ise gerçekleşmiştir. O, peygamberlerin efendisi, nebilerin sonuncusu, günahkârların şefaatçisi, gariplerin dostu, âlemlere rahmet, âşıkların huzuru, hasret çekenlerin muradı, ariflerin güneşi, hak yolunda yürüyenlerin kandili, Allah’a yakın olanların nuru, fakirlerin, gariplerin ve muhtaçların dostudur. O, insanların ve cinlerin efendisi, iki Harem’in peygamberi, iki kıblenin imamı, dünya ve ahirette vesilemiz, Kâbe kavseyn makamının sahibi, iki doğunun ve iki batının Rabbi’nin sevgilisi, Hasan ve Hüseyin’in dedesi, Efendimiz ve insanların ve cinlerin Mevlâsı, Ebu’l-Kâsım Muhammed bin Abdullah, Allah’ın nurundan bir nurdur. Ey onun cemâlinin nuruna hasret duyanlar! Ona, âline ve ashâbına salât ve selâm edin.
Salavat-ı Tac'ın Orijinal Metni
Zamanla, Salavat-ı Tac’ın orijinal metni Hint alt kıtasındaki âlimler tarafından yapılan ilavelerle genişletilmiş ve bugün en yaygın olarak okunan şekli ortaya çıkmıştır. Şeyh Ebu Bekir bin Salim tarafından kaleme alınan Salavat-ı Tac’ın orijinal metni ise aşağıdaki gibidir:
2. Old Version
ARAPÇASI
اللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ ❁ وَبَارِكْ وَكَرِّمْ ❁ بِقَدْرِ عَظَمَةِ ذَاتِكَ الْعَلِيَّةِ ❁ فيِ كُلِّ وَقْتٍ وَحِيْنٍ أَبَدًا ❁ عَدَدَ مَا عَلِمْتَ وَزِنَةَ مَا عَلِمْتَ وَمِلْءَ مَا عَلِمْتَ ❁ عَلَى سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ ❁ صَاحِبِ التَّاجِ وَالْمِعْرَاجِ وَالْبُرَاقِ وَالْعَلَمِ ❁ وَدَافِعِ الْبَلآءِ وَالْوَبَآءِ وَالْمَرَضِ وَالْأَلَمِ ❁ جِسْمُهُ مُطَهَّرٌ مُعَطَّرٌ مُنَوَّرٌ ❁ مَنِ اسْمُهُ مَكْتُوبٌ مَرْفُوعٌ مَوْضُوعٌ عَلَى اللَّوْحِ وَالْقَلَمِ ❁ شَمْسِ الضُّحَى ❁ بَدْرِ الدُّجَى ❁ نُورِ الْهُدَى ❁ مِصْبَاحِ الظُّلَمِ ❁ أَبِي الْقَاسِمِ سَيِّدِ الْكَوْنَيْنِ وَشَفِيعِ الثَّقَلَيْنِ ❁ أَبِي الْقَاسِمِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ❁ سَيِّدِ الْعَرَبِ وَالْعَجَمِ ❁ نَبِيِّ الْحَرَمَيْنِ ❁ مَحْبُوبٍ عِنْدَ رَبِّ الْمَشْرِقَيْنِ وَالْمَغْرِبَيْنِ ❁ يَا أَيُّهَا الْمُشْتَاقُونَ لِنُورِ جَمَالِهِ صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا ❁
OKUNUŞU
Allahümme salli ve sellim, ve bârik ve kerrim, bi-kadri azameti zâtike’l-aliyyeti, fî külli vaktin ve hînin ebeden, adede mâ alimte ve zinete mâ alimte ve mil’e mâ alimte, alâ seyyidinâ ve mevlânâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ ve mevlânâ Muhammed. Sâhibi’t-Tâci ve’l-Mi’râci ve’l-Burâki ve’l-Alemi, ve dâfi’i’l-belâi ve’l-vebâi ve’l-maradi ve’l-elemi. Cismühû mutahharun muattarun münevverun. Men ismühû mektûbün merfûün mevdûun ale’l-levhi ve’l-kalemi. Şemsi’d-duhâ, Bedri’d-dücâ, Nûri’l-hüdâ, Misbâhi’z-zülemi, Ebi’l-Kâsım seyyidi’l-kevneyni ve şefî’i’s-sekaleyn, Ebi’l-Kâsım seyyidinâ Muhammed ibni Abdullah, seyyidi’l-Arabi ve’l-Acemi, Nebiyyi’l-Haremeyn, mahbûbin inde Rabbi’l-meşrikayn ve’l-mağribeyn. Yâ eyyühe’l-müştâkûne li-nûri cemâlihî, sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ.
ANLAMI
Allah’ım! Efendimiz ve Mevlâmız Muhammed’e ve Efendimiz ve Mevlâmız Muhammed’in âline, yüce zâtının azameti ölçüsünce, her vakit ve her an, ebediyen; bildiklerinin sayısınca, bildiklerinin ağırlığınca ve bildiklerinin tamamını dolduracak kadar salât, selâm, bereket ve ikram eyle. O, Tac’ın, Miraç’ın, Burak’ın ve Sancağın sahibidir; belâları, salgınları, hastalıkları ve acıları giderendir. Mübarek bedeni tertemiz, güzel kokulu ve nurludur. Adı Levh ve Kalem üzerine yazılmış, yüceltilmiş ve yerleştirilmiştir. O, kuşluk vaktinin güneşi, karanlık gecenin dolunayı, hidayetin nuru ve karanlıkların kandilidir. Ebu’l-Kâsım, iki cihanın efendisi ve insanların ve cinlerin şefaatçisi; Ebu’l-Kâsım, Efendimiz Muhammed bin Abdullah, Arapların ve Acemlerin efendisi, iki Harem’in peygamberi ve iki doğunun ve iki batının Rabbi katında sevgili olandır. Ey onun cemâlinin nuruna hasret duyanlar! Ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selâm gönderin.
HAKKINDA
Salavat-ı Tac (Arapça: صلاة التاج), Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) okunan en meşhur salavatlardan biridir. Dünyanın birçok yerinde okunmakta olup, özellikle Hint alt kıtasında büyük bir yaygınlığa sahiptir. Bu salavat, Yemen’in Hadramut Vadisi’ndeki Tarim şehrinden âlim ve arif Şeyh Ebu Bekir bin Salim tarafından kaleme alınmıştır. Kendisi, Hicrî 13 Cemâziyelâhir 919 (Milâdî 16 Ağustos 1513 Cumartesi) tarihinde doğmuştur. Lakapları arasında Fahrü’l-Vücûd da bulunmaktadır.
Salavatı Tac Fazileti
Salavatı Tac, Peygamber Efendimiz ﷺ üzerine okunan en meşhur salavatlardan biridir. Kaleme alındığı günden bu yana salihler, arifler ve müridler tarafından nesilden nesile okunmuş; pek çoğu onu günlük evrad ve ezkârlarının ayrılmaz bir parçası hâline getirmiştir. Çok sayıda âlim ve Allah dostu bu salavatı talebelerine ve müridlerine öğretmiş, Allah’ın sevgili Resûlü ﷺ’ne bolca salât u selâm getirerek Allah’a yakınlaşmanın bir vesilesi olarak devamlı okunmasını tavsiye etmiştir.
Geleneksel olarak Salavatı Tac, büyük bir bereket, mânevî nurlanma ve kalbin arınması vesilesi kabul edilir. Düzenli okunmasının kalbi yumuşattığı, rızkı artırdığı, sihir, haset, cinler ve diğer zararlı etkilerden Allah’ın izniyle koruduğu, keder ve üzüntüyü giderdiği, belâları uzaklaştırdığı ve Peygamber Efendimiz ﷺ’ne olan muhabbeti güçlendirdiği rivayet edilir. Birçok tasavvuf ehli ve irşad sahibi zat da bu salavatı ilhama mazhar olmaya ve Allah’ın izniyle Peygamber Efendimiz ﷺ’yi rüyada görmeye vesile kabul etmiştir.
Asırlar boyunca âlimler ve mâneviyat büyükleri, belirli maksatlar için şu şekilde okunmasını tavsiye etmişlerdir:
Kalbin arınması için: Her gün sabah namazından sonra 7 defa, ikindi namazından sonra 3 defa ve yatsı namazından sonra 3 defa okunur.
Rızkın artması için: Her gün sabah namazından sonra veya teheccüd ile sabah namazı arasında 7 defa okunur.
Sihir, cinler, şeytanlar, hastalıklar ve belâlardan korunmak için: Her gün 11 defa okunur.
Düşmanlardan, zulümden, hasetten ve sıkıntılardan korunmak için: Her gün 1 defa veya yatsı namazından sonra 41 defa, 40 gün boyunca okunur.
Meşru bir ihtiyacın veya hayırlı bir maksadın gerçekleşmesi için: Yatsı ile sabah namazı arasında gece vakti 40 defa okunur.
İlhama mazhar olmak için: Üç yıl boyunca her gün 100 defa okunur.
Peygamber Efendimiz ﷺ’yi rüyada görmek için: Her Perşembe gecesi (Cuma gecesi) 170 defa, 40 hafta boyunca okunur.
Hastalıktan şifa bulmak için: 11 defa okunur, suya üflenir ve o su içilir.
Muhabbet kazanmak için: Halvette 40 gece boyunca her gece 111 defa okunur.
Çocuk sahibi olmak isteyen kısır bir kadın için: 21 hurmanın her birine 7 defa salavat okunur (toplam 147 defa); ardından kadına her gün bir hurma yedirilir.
Hamilelik sırasında yaşanan sıkıntılar için: Yedi gün boyunca her gün su üzerine 7 defa okunur; yedinci gün bu su içirilir.
Bu uygulamalar çeşitli tasavvuf büyüklerinden nakledilmiştir. Bunların fayda vermesi nihayetinde Allah Teâlâ’nın iradesine bağlıdır. Bu sebeple samimiyet, ihlâs, meşru bir niyet ve Allah’a tam tevekkülle yerine getirilmelidir. Her şeyden önce Salavatı Tac, Allah Resûlü ﷺ’ne duyulan sevgi ve hürmetin bir ifadesidir. Onun en büyük bereketi ise, Allah’ın sevgili Peygamberi ﷺ’ne bolca salât u selâm getirerek Allah Teâlâ’ya yakınlaşmaya vesile olmasıdır.
1.New Version
ARAPÇASI
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ ❁ صَاحِبِ التَّاجِ وَالْمِعْرَاجِ وَالْبُرَاقِ وَالْعَلَمِ ❁ دَافِعِ الْبَلآءِ وَالْوَبَآءِ وَالْقَحْطِ وَالْمَرَضِ وَالْأَلَمِ ❁ اِسْمُهُ مَكْتُوبٌ مَرْفُوعٌ مَشْفُوعٌ مَنْقُوشٌ فِي اللَّوْحِ وَالْقَلَمِ ❁ سَيِّدِ الْعَرَبِ وَالْعَجَمِ ❁ جِسْمُهُ مُقَدَّسٌ مُعَطَّرٌ مُطَهَّرٌ مُنَوَّرٌ فِي الْبَيْتِ وَالْحَرَمِ ❁ شَمْسِ الضُّحَى ❁ بَدْرِ الدُّجَى ❁ صَدْرِ الْعُلَى ❁ نُورِ الْهُدَى ❁ كَهْفِ الْوَرَى ❁ مِصْبَاحِ الظُّلَمِ ❁ جَمِيلِ الشِّيَمِ ❁ شَفِيعِ الْأُمَمِ ❁ صَاحِبِ الْجُودِ وَالْكَرَمِ ❁ وَاللَّهُ عَاصِمُهُ ❁ وَجِبْرِيلُ خَادِمُهُ ❁ وَالْبُرَاقُ مَرْكَبُهُ ❁ وَالْمِعْرَاجُ سَفَرُهُ ❁ وَسِدْرَتُ الْمُنْتَهَى مَقَامُهُ ❁ وَقَابَ قَوْسَيْنِ مَطْلُوبُهُ ❁ وَالْمَطْلُوبُ مَقْصُودُهُ ❁ وَالْمَقْصُودُ مَوْجُودُهُ ❁ سَيِّدِ الْمُرْسَلِينَ ❁ خَاتِمِ النَّبِيِّينَ ❁ شَفِيعِ الْمُذْنِبِينَ ❁ أَنِيسِ الْغَرِيبِينَ ❁ رَحْمَةٍ لِلْعَالَمِينَ ❁ رَاحَةِ الْعَاشِقِينَ ❁ مُرَادِ الْمُشْتَاقِينَ ❁ شَمْسِ الْعَارِفِينَ ❁ سِرَاجِ السَّالِكِينَ ❁ مِصْبَاحِ الْمُقَرَّبِينَ ❁ مُحِبِّ الْفُقَرَاءِ وَالْغُرَبَاءِ وَالْمَسَاكِينِ ❁ سَيِّدِ الثَّقَلَيْنِ ❁ نَبِيِّ الْحَرَمَيْنِ ❁ إِمَامِ الْقِبْلَتَيْنِ ❁ وَسِيلَتِنَا فِي الدَّارَيْنِ ❁ صَاحِبِ قَابَ قَوْسَيْنِ ❁ مَحْبُوبِ رَبِّ الْمَشْرِقَيْنِ وَالْمَغْرِبَيْنِ ❁ جَدِّ الْحَسَنِ وَالْحُسَيْنِ ❁ مَوْلَانَا وَمَوْلَى الثَّقَلَيْنِ ❁ أَبِي الْقَاسِمِ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ❁ نُورٍ مِنْ نُورِ اللَّهِ ❁ يَا أَيُّهَا الْمُشْتَاقُونَ بِنُورِ جَمَالِهِ ❁ صَلُّوا عَلَيْهِ وَآلِهِ وَأَصْحَابِهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا ❁
OKUNUŞU
Allahümme salli alâ seyyidinâ ve mevlânâ Muhammedin, sâhibi’t-Tâci ve’l-Mi’râci ve’l-Burâki ve’l-Alemi, dâfi’i’l-belâi ve’l-vebâi ve’l-kahti ve’l-maradi ve’l-elemi, ismühû mektûbün merfûün meşfûün menkûşün fi’l-levhi ve’l-kalemi, seyyidi’l-Arabi ve’l-Acemi, cismühû mukaddesün muattarun mutahharun münevverun fi’l-beyti ve’l-harami, Şemsi’d-duhâ, Bedri’d-dücâ, Sadri’l-ulâ, Nûri’l-hüdâ, Kehfi’l-verâ, Misbâhi’z-zülemi, Cemîli’ş-şiyemi, Şefî’i’l-ümemi, Sâhibi’l-cûdi ve’l-keremi, vallâhü âsımühû, ve Cebrâîlü hâdimühû, ve’l-Burâku merkebühû, ve’l-Mi’râcu seferühû, ve Sidretü’l-Müntehâ makâmühû, ve Kâbe kavseyni matlûbühû, ve’l-matlûbü maksûdühû, ve’l-maksûdü mevcûdühû, seyyidi’l-mürselîn, Hâtemi’n-nebiyyîn, şefî’i’l-müznibîn, enîsi’l-garîbîn, rahmeten li’l-âlemîn, râhati’l-âşıkîn, murâdi’l-müştâkîn, Şemsi’l-ârifîn, Sirâci’s-sâlikîn, Misbâhi’l-mukarrebîn, muhibbi’l-fukarâi ve’l-gurabâi ve’l-mesâkîn, seyyidi’s-sekaleyn, Nebiyyi’l-Haremeyn, İmâmi’l-Kıbleteyn, vesîletünâ fi’d-dâreyn, sâhibi Kâbe kavseyn, mahbûbi Rabbi’l-meşrikayn ve’l-mağribeyn, ceddi’l-Haseni ve’l-Hüseyn, mevlânâ ve mevlâ’s-sekaleyn, Ebi’l-Kâsım Muhammed ibni Abdullah, nûrün min nûrillâh, yâ eyyühe’l-müştâkûne bi-nûri cemâlihî, sallû aleyhi ve âlihî ve ashâbihî ve sellimû teslîmâ.
ANLAMI
Allah’ım! Efendimiz ve Mevlâmız Muhammed’e salât eyle. O, Tac’ın, Miraç’ın, Burak’ın ve Sancağın sahibidir; belâları, salgınları, kuraklığı, hastalıkları ve acıları giderendir. Onun adı Levh ve Kalem’de yazılmış, yüceltilmiş, şefaatle şereflendirilmiş ve nakşedilmiştir. O, Arapların ve Acemlerin efendisidir. Mübarek bedeni mukaddes, güzel kokulu, tertemiz ve Beyt ile Harem’de nurludur. O, kuşluk vaktinin güneşi, karanlık gecenin dolunayı, yüceliğin zirvesi, hidayetin nuru, bütün mahlûkatın sığınağı ve karanlıkların kandilidir. Güzel ahlâk sahibidir; ümmetlerin şefaatçisi, cömertlik ve kerem sahibidir. Allah onun koruyucusudur. Cebrâil onun hizmetkârıdır. Burak onun bineği, Miraç onun yolculuğu, Sidretü’l-Müntehâ onun makamıdır. Kâbe kavseyn onun eriştiği makamdır. Aradığı gaye, maksududur; maksudu ise gerçekleşmiştir. O, peygamberlerin efendisi, nebilerin sonuncusu, günahkârların şefaatçisi, gariplerin dostu, âlemlere rahmet, âşıkların huzuru, hasret çekenlerin muradı, ariflerin güneşi, hak yolunda yürüyenlerin kandili, Allah’a yakın olanların nuru, fakirlerin, gariplerin ve muhtaçların dostudur. O, insanların ve cinlerin efendisi, iki Harem’in peygamberi, iki kıblenin imamı, dünya ve ahirette vesilemiz, Kâbe kavseyn makamının sahibi, iki doğunun ve iki batının Rabbi’nin sevgilisi, Hasan ve Hüseyin’in dedesi, Efendimiz ve insanların ve cinlerin Mevlâsı, Ebu’l-Kâsım Muhammed bin Abdullah, Allah’ın nurundan bir nurdur. Ey onun cemâlinin nuruna hasret duyanlar! Ona, âline ve ashâbına salât ve selâm edin.
Salavat-ı Tac'ın Orijinal Metni
Zamanla, Salavat-ı Tac’ın orijinal metni Hint alt kıtasındaki âlimler tarafından yapılan ilavelerle genişletilmiş ve bugün en yaygın olarak okunan şekli ortaya çıkmıştır. Şeyh Ebu Bekir bin Salim tarafından kaleme alınan Salavat-ı Tac’ın orijinal metni ise aşağıdaki gibidir:
2. Old Version
ARAPÇASI
اللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ ❁ وَبَارِكْ وَكَرِّمْ ❁ بِقَدْرِ عَظَمَةِ ذَاتِكَ الْعَلِيَّةِ ❁ فيِ كُلِّ وَقْتٍ وَحِيْنٍ أَبَدًا ❁ عَدَدَ مَا عَلِمْتَ وَزِنَةَ مَا عَلِمْتَ وَمِلْءَ مَا عَلِمْتَ ❁ عَلَى سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ ❁ صَاحِبِ التَّاجِ وَالْمِعْرَاجِ وَالْبُرَاقِ وَالْعَلَمِ ❁ وَدَافِعِ الْبَلآءِ وَالْوَبَآءِ وَالْمَرَضِ وَالْأَلَمِ ❁ جِسْمُهُ مُطَهَّرٌ مُعَطَّرٌ مُنَوَّرٌ ❁ مَنِ اسْمُهُ مَكْتُوبٌ مَرْفُوعٌ مَوْضُوعٌ عَلَى اللَّوْحِ وَالْقَلَمِ ❁ شَمْسِ الضُّحَى ❁ بَدْرِ الدُّجَى ❁ نُورِ الْهُدَى ❁ مِصْبَاحِ الظُّلَمِ ❁ أَبِي الْقَاسِمِ سَيِّدِ الْكَوْنَيْنِ وَشَفِيعِ الثَّقَلَيْنِ ❁ أَبِي الْقَاسِمِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ❁ سَيِّدِ الْعَرَبِ وَالْعَجَمِ ❁ نَبِيِّ الْحَرَمَيْنِ ❁ مَحْبُوبٍ عِنْدَ رَبِّ الْمَشْرِقَيْنِ وَالْمَغْرِبَيْنِ ❁ يَا أَيُّهَا الْمُشْتَاقُونَ لِنُورِ جَمَالِهِ صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا ❁
OKUNUŞU
Allahümme salli ve sellim, ve bârik ve kerrim, bi-kadri azameti zâtike’l-aliyyeti, fî külli vaktin ve hînin ebeden, adede mâ alimte ve zinete mâ alimte ve mil’e mâ alimte, alâ seyyidinâ ve mevlânâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ ve mevlânâ Muhammed. Sâhibi’t-Tâci ve’l-Mi’râci ve’l-Burâki ve’l-Alemi, ve dâfi’i’l-belâi ve’l-vebâi ve’l-maradi ve’l-elemi. Cismühû mutahharun muattarun münevverun. Men ismühû mektûbün merfûün mevdûun ale’l-levhi ve’l-kalemi. Şemsi’d-duhâ, Bedri’d-dücâ, Nûri’l-hüdâ, Misbâhi’z-zülemi, Ebi’l-Kâsım seyyidi’l-kevneyni ve şefî’i’s-sekaleyn, Ebi’l-Kâsım seyyidinâ Muhammed ibni Abdullah, seyyidi’l-Arabi ve’l-Acemi, Nebiyyi’l-Haremeyn, mahbûbin inde Rabbi’l-meşrikayn ve’l-mağribeyn. Yâ eyyühe’l-müştâkûne li-nûri cemâlihî, sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ.
ANLAMI
Allah’ım! Efendimiz ve Mevlâmız Muhammed’e ve Efendimiz ve Mevlâmız Muhammed’in âline, yüce zâtının azameti ölçüsünce, her vakit ve her an, ebediyen; bildiklerinin sayısınca, bildiklerinin ağırlığınca ve bildiklerinin tamamını dolduracak kadar salât, selâm, bereket ve ikram eyle. O, Tac’ın, Miraç’ın, Burak’ın ve Sancağın sahibidir; belâları, salgınları, hastalıkları ve acıları giderendir. Mübarek bedeni tertemiz, güzel kokulu ve nurludur. Adı Levh ve Kalem üzerine yazılmış, yüceltilmiş ve yerleştirilmiştir. O, kuşluk vaktinin güneşi, karanlık gecenin dolunayı, hidayetin nuru ve karanlıkların kandilidir. Ebu’l-Kâsım, iki cihanın efendisi ve insanların ve cinlerin şefaatçisi; Ebu’l-Kâsım, Efendimiz Muhammed bin Abdullah, Arapların ve Acemlerin efendisi, iki Harem’in peygamberi ve iki doğunun ve iki batının Rabbi katında sevgili olandır. Ey onun cemâlinin nuruna hasret duyanlar! Ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selâm gönderin.
HAKKINDA
Salavat-ı Tac (Arapça: صلاة التاج), Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) okunan en meşhur salavatlardan biridir. Dünyanın birçok yerinde okunmakta olup, özellikle Hint alt kıtasında büyük bir yaygınlığa sahiptir. Bu salavat, Yemen’in Hadramut Vadisi’ndeki Tarim şehrinden âlim ve arif Şeyh Ebu Bekir bin Salim tarafından kaleme alınmıştır. Kendisi, Hicrî 13 Cemâziyelâhir 919 (Milâdî 16 Ağustos 1513 Cumartesi) tarihinde doğmuştur. Lakapları arasında Fahrü’l-Vücûd da bulunmaktadır.
Salavatı Tac Fazileti
Salavatı Tac, Peygamber Efendimiz ﷺ üzerine okunan en meşhur salavatlardan biridir. Kaleme alındığı günden bu yana salihler, arifler ve müridler tarafından nesilden nesile okunmuş; pek çoğu onu günlük evrad ve ezkârlarının ayrılmaz bir parçası hâline getirmiştir. Çok sayıda âlim ve Allah dostu bu salavatı talebelerine ve müridlerine öğretmiş, Allah’ın sevgili Resûlü ﷺ’ne bolca salât u selâm getirerek Allah’a yakınlaşmanın bir vesilesi olarak devamlı okunmasını tavsiye etmiştir.
Geleneksel olarak Salavatı Tac, büyük bir bereket, mânevî nurlanma ve kalbin arınması vesilesi kabul edilir. Düzenli okunmasının kalbi yumuşattığı, rızkı artırdığı, sihir, haset, cinler ve diğer zararlı etkilerden Allah’ın izniyle koruduğu, keder ve üzüntüyü giderdiği, belâları uzaklaştırdığı ve Peygamber Efendimiz ﷺ’ne olan muhabbeti güçlendirdiği rivayet edilir. Birçok tasavvuf ehli ve irşad sahibi zat da bu salavatı ilhama mazhar olmaya ve Allah’ın izniyle Peygamber Efendimiz ﷺ’yi rüyada görmeye vesile kabul etmiştir.
Asırlar boyunca âlimler ve mâneviyat büyükleri, belirli maksatlar için şu şekilde okunmasını tavsiye etmişlerdir:
Kalbin arınması için: Her gün sabah namazından sonra 7 defa, ikindi namazından sonra 3 defa ve yatsı namazından sonra 3 defa okunur.
Rızkın artması için: Her gün sabah namazından sonra veya teheccüd ile sabah namazı arasında 7 defa okunur.
Sihir, cinler, şeytanlar, hastalıklar ve belâlardan korunmak için: Her gün 11 defa okunur.
Düşmanlardan, zulümden, hasetten ve sıkıntılardan korunmak için: Her gün 1 defa veya yatsı namazından sonra 41 defa, 40 gün boyunca okunur.
Meşru bir ihtiyacın veya hayırlı bir maksadın gerçekleşmesi için: Yatsı ile sabah namazı arasında gece vakti 40 defa okunur.
İlhama mazhar olmak için: Üç yıl boyunca her gün 100 defa okunur.
Peygamber Efendimiz ﷺ’yi rüyada görmek için: Her Perşembe gecesi (Cuma gecesi) 170 defa, 40 hafta boyunca okunur.
Hastalıktan şifa bulmak için: 11 defa okunur, suya üflenir ve o su içilir.
Muhabbet kazanmak için: Halvette 40 gece boyunca her gece 111 defa okunur.
Çocuk sahibi olmak isteyen kısır bir kadın için: 21 hurmanın her birine 7 defa salavat okunur (toplam 147 defa); ardından kadına her gün bir hurma yedirilir.
Hamilelik sırasında yaşanan sıkıntılar için: Yedi gün boyunca her gün su üzerine 7 defa okunur; yedinci gün bu su içirilir.
Bu uygulamalar çeşitli tasavvuf büyüklerinden nakledilmiştir. Bunların fayda vermesi nihayetinde Allah Teâlâ’nın iradesine bağlıdır. Bu sebeple samimiyet, ihlâs, meşru bir niyet ve Allah’a tam tevekkülle yerine getirilmelidir. Her şeyden önce Salavatı Tac, Allah Resûlü ﷺ’ne duyulan sevgi ve hürmetin bir ifadesidir. Onun en büyük bereketi ise, Allah’ın sevgili Peygamberi ﷺ’ne bolca salât u selâm getirerek Allah Teâlâ’ya yakınlaşmaya vesile olmasıdır.
Salavat-ı Münciye Duası (Salatan Tüncina)
ARAPÇASI
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلَاةً تُنْجِينَا بِهَا مِنْ جَمِيعِ الْأَهْوَالِ وَالْآفَاتِ ❁ وَتَقْضِى لَنَا بِهَا جَمِيعَ الْحَاجَاتِ ❁ وَتُطَهِّرُنَا بِهَا مِنْ جَمِيعِ السَّيِّئَاتِ ❁ وَتَرْفَعُنَا بِهَا عِنْدَكَ أَعْلَى الدَّرَجَاتِ ❁ وَتُبَلِّغُنَا بِهَا أَقْصَى الْغَايَاتِ ❁ مِنْ جَمِيعِ الْخَيْرَاتِ ❁ فِي الْحَيَاةِ وَبَعْدَ الْمَمَاتِ ❁
OKUNUŞU
Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin salâten tüncînâ bihâ min cemî’i’l-ehvâli ve’l-âfâti, ve takdî lenâ bihâ cemî’a’l-hâcâti, ve tutahhirunâ bihâ min cemî’i’s-seyyiâti, ve terfa’unâ bihâ indeke a’lâ’d-derecâti, ve tübelliğunâ bihâ aksa’l-ğâyâti, min cemî’i’l-hayrâti, fi’l-hayâti ve ba’de’l-memât.
ANLAMI
Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e öyle bir salât eyle ki onun vesilesiyle bizi bütün korku ve musibetlerden kurtarasın, bütün ihtiyaçlarımızı gideresin, bizi bütün günahlardan arındırasın, katında bizi en yüksek derecelere yükseltesin, bizi bütün hayırların en yüce gayelerine ulaştırasın, dünya hayatında da ölümden sonra da.
HAKKINDA
Salat-ı Tüncina (Arapça: الصلاة التنجينية; Kurtuluş Duası) veya Salat-ı Münciye (Arapça: الصلاة المنجية; Kurtuluş Duası), Peygamber Efendimiz ﷺ’e okunan en meşhur salavatlardan biridir. Bu mübarek salavat, Şeyh Musa el-Darir tarafından nakledilmiştir.
Salaten Tüncina Fazileti
Salat-ı Tüncina veya Salat-ı Münciye’nin faziletleri, İslam tarihi boyunca birçok âlim tarafından zikredilmiştir. Bu mübarek salavat hakkında en eski rivayetlerden biri, Şeyh Ömer bin Ali bin Salim el-Fâkihânî’nin (v. 734 H.) Fecrü’l-Münîr adlı eserinde yer almaktadır. Burada Şeyh Musa el-Darir’den, bu mübarek salavatın nasıl nakledildiğine dair meşhur rivayet doğrudan aktarılmaktadır.
Şeyh Musa el-Darir
Şeyh Musa el-Darir şöyle buyurmuştur:
Bir gün denizde bir gemiyle yolculuk ediyordum. O sırada el-İklâbiyye (“Alabora Eden”) adı verilen şiddetli bir fırtınaya yakalandık. Bu fırtınadan çok az kimse sağ kurtulabilirdi. Şiddetli rüzgârlarla mücadele ederken uykuya daldım.
Rüyamda Resûlullah ﷺ’i gördüm. Bana şöyle buyurdu: “Gemide bulunan yolculara şu salavatı 1000 defa okumalarını söyle: Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin salâten tüncînâ bihâ…”
Uyandığımda gördüğüm rüyayı gemide bulunanlara anlattım. Biz bu salavatı 300 defa okuyuncaya kadar, Resûlullah ﷺ’e salât u selâm getirmenin bereketiyle fırtına dinmişti.
Yukarıda yer alan Salat-ı Tüncina metni, Şeyh Musa el-Darir’den nakledilen aslî lafızdır. Asırlar boyunca buna ilâve edilen bazı ifadeleri ihtiva eden, küçük farklılıklar gösteren başka rivayetler de yaygınlık kazanmıştır.
Sonradan Eklenen İfadeler
Muhaddis Ahmed el-Utaridî’nin, Seyyid Muhammed Efendi Âbidîn’den naklettiğine göre, el-Ârifü’l-Ekber bu salavatın sonuna şu ifadeleri ilâve etmiştir:
يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ يَا الله
Yâ Erhame’r-Râhimîn, Yâ Allah
Ey merhametlilerin en merhametlisi! Ey Allah!
XIX. yüzyıl Türk âlimi ve arifi Şeyh Muhammed Hakkı Efendi en-Nâzilî (v. 1301 H./1884 M.), Hazînetü’l-Esrâr adlı eserinde şöyle yazmaktadır:
Bu salavata, “Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammedin salâten tüncînâ bihâ…” diye başlayarak Resûlullah ﷺ’in Ehl-i Beyti’ni de dâhil etmek daha faziletlidir. Zira Resûlullah ﷺ bunun daha kâmil olduğunu ve duanın daha süratli kabulüne vesile olduğunu haber vermiştir.
Şeyhü’l-Ekber Muhyiddin İbn Arabî’nin naklettiği rivayette de Resûlullah ﷺ’in Ehl-i Beyti’ne salât yer almaktadır.
İmam el-Cezûlî
Salat-ı Tüncina, İmam el-Cezûlî tarafından telif edilen ve Resûlullah ﷺ’e salât u selâmları ihtiva eden meşhur eser Delâilü’l-Hayrât‘ta da yer almaktadır. Bu salavat, geleneksel olarak çarşamba günleri okunan üçüncü hizb içerisinde bulunmaktadır.
Şeyh Hasan bin Ali el-Esvânî, Delâilü’l-Hayrât şerhinde şöyle yazmaktadır:
Kim bu salavatı bir sıkıntı veya beklenmedik bir musibet anında 1000 defa okursa, Allah onu o musibetten kurtarır ve muradına eriştirir.
Yine şöyle nakleder:
Kim tâun salgını sırasında bu salavatı çokça okursa ondan korunur. Kim de deniz yolculuğuna çıkmadan önce bu salavatı çokça okursa boğulmaktan muhafaza edilir.
Muhyiddin İbn Arabî
Muhyiddin İbn Arabî şöyle buyurmuştur:
Bu salavat Arş’ın hazinelerindendir. Kim dünya veya ahiretle ilgili herhangi bir ihtiyacı için gece vakti bu salavatı 1000 defa okursa, Allah onun ihtiyacını giderir ve duası şimşek çakmasından daha süratli kabul olunur.
Yine şöyle buyurmuştur:
Bu salavatın sırları gizli tutulmalı ve onları anlayamayacak kimselere açıklanmamalıdır.
Nakledilen Diğer Faziletler
Âriflerden birinin şöyle dediği de nakledilmiştir:
Kim bu salavatı 500 defa okursa, Allah’ın izniyle arzu ettiği helâl kazanç ve hayra kavuşur. Bu salavat tecrübe edilmiş, doğruluğu ve faydası defalarca görülmüştür.
Şeyh Muhammed Hakkı Efendi en-Nâzilî de şöyle yazmaktadır:
Bu salavat çeşitli sayılarda okunmuştur; bunlar arasında 4000 ve başka bir rivayete göre 12000 defa okunması da vardır. Her topluluk faydasını gördüğü sayıyı tercih etmiş, insanlar da onun bereketlerine şahit olmuş, sıkıntılarının giderildiğini ve muratlarına eriştiklerini görmüşlerdir.
Şeyh Ahmed el-Bûnî ile İmam el-Cezûlî de bu salavatın faziletlerini ve mânevî inceliklerini zikretmişlerdir. Ancak sırlarının, kıymetini bilmeyen kimselerin eline geçmesinden endişe ettikleri için bunları açıklamamışlardır.
Not: Bu salavatın faziletleri ve tavsiye edilen okuma sayıları güvenilir âlimler ve mâneviyat büyüklerinden nakledilmiştir. Bunlardan elde edilecek fayda nihayetinde Allah Teâlâ’nın dilemesine bağlıdır. Bu sebeple ihlâs, sahih niyet ve Allah’a tam tevekkül ile okunmalıdır.
Kaynaklar
The Muhammadan Litanies: Prayers upon the Prophet Muhammad ﷺ for Invocation and Reflection – From the works of Shaykh Yusuf al-Nabahani. Translation and Notes by Abdul Aziz Suraqah.
ARAPÇASI
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلَاةً تُنْجِينَا بِهَا مِنْ جَمِيعِ الْأَهْوَالِ وَالْآفَاتِ ❁ وَتَقْضِى لَنَا بِهَا جَمِيعَ الْحَاجَاتِ ❁ وَتُطَهِّرُنَا بِهَا مِنْ جَمِيعِ السَّيِّئَاتِ ❁ وَتَرْفَعُنَا بِهَا عِنْدَكَ أَعْلَى الدَّرَجَاتِ ❁ وَتُبَلِّغُنَا بِهَا أَقْصَى الْغَايَاتِ ❁ مِنْ جَمِيعِ الْخَيْرَاتِ ❁ فِي الْحَيَاةِ وَبَعْدَ الْمَمَاتِ ❁
Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin salâten tüncînâ bihâ min cemî’i’l-ehvâli ve’l-âfâti, ve takdî lenâ bihâ cemî’a’l-hâcâti, ve tutahhirunâ bihâ min cemî’i’s-seyyiâti, ve terfa’unâ bihâ indeke a’lâ’d-derecâti, ve tübelliğunâ bihâ aksa’l-ğâyâti, min cemî’i’l-hayrâti, fi’l-hayâti ve ba’de’l-memât.
ANLAMI
Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e öyle bir salât eyle ki onun vesilesiyle bizi bütün korku ve musibetlerden kurtarasın, bütün ihtiyaçlarımızı gideresin, bizi bütün günahlardan arındırasın, katında bizi en yüksek derecelere yükseltesin, bizi bütün hayırların en yüce gayelerine ulaştırasın, dünya hayatında da ölümden sonra da.
HAKKINDA
Salat-ı Tüncina (Arapça: الصلاة التنجينية; Kurtuluş Duası) veya Salat-ı Münciye (Arapça: الصلاة المنجية; Kurtuluş Duası), Peygamber Efendimiz ﷺ’e okunan en meşhur salavatlardan biridir. Bu mübarek salavat, Şeyh Musa el-Darir tarafından nakledilmiştir.
Salaten Tüncina Fazileti
Salat-ı Tüncina veya Salat-ı Münciye’nin faziletleri, İslam tarihi boyunca birçok âlim tarafından zikredilmiştir. Bu mübarek salavat hakkında en eski rivayetlerden biri, Şeyh Ömer bin Ali bin Salim el-Fâkihânî’nin (v. 734 H.) Fecrü’l-Münîr adlı eserinde yer almaktadır. Burada Şeyh Musa el-Darir’den, bu mübarek salavatın nasıl nakledildiğine dair meşhur rivayet doğrudan aktarılmaktadır.
Şeyh Musa el-Darir
Şeyh Musa el-Darir şöyle buyurmuştur:
Bir gün denizde bir gemiyle yolculuk ediyordum. O sırada el-İklâbiyye (“Alabora Eden”) adı verilen şiddetli bir fırtınaya yakalandık. Bu fırtınadan çok az kimse sağ kurtulabilirdi. Şiddetli rüzgârlarla mücadele ederken uykuya daldım.
Rüyamda Resûlullah ﷺ’i gördüm. Bana şöyle buyurdu: “Gemide bulunan yolculara şu salavatı 1000 defa okumalarını söyle: Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin salâten tüncînâ bihâ…”
Uyandığımda gördüğüm rüyayı gemide bulunanlara anlattım. Biz bu salavatı 300 defa okuyuncaya kadar, Resûlullah ﷺ’e salât u selâm getirmenin bereketiyle fırtına dinmişti.
Yukarıda yer alan Salat-ı Tüncina metni, Şeyh Musa el-Darir’den nakledilen aslî lafızdır. Asırlar boyunca buna ilâve edilen bazı ifadeleri ihtiva eden, küçük farklılıklar gösteren başka rivayetler de yaygınlık kazanmıştır.
Sonradan Eklenen İfadeler
Muhaddis Ahmed el-Utaridî’nin, Seyyid Muhammed Efendi Âbidîn’den naklettiğine göre, el-Ârifü’l-Ekber bu salavatın sonuna şu ifadeleri ilâve etmiştir:
يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ يَا الله
Yâ Erhame’r-Râhimîn, Yâ Allah
Ey merhametlilerin en merhametlisi! Ey Allah!
XIX. yüzyıl Türk âlimi ve arifi Şeyh Muhammed Hakkı Efendi en-Nâzilî (v. 1301 H./1884 M.), Hazînetü’l-Esrâr adlı eserinde şöyle yazmaktadır:
Bu salavata, “Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammedin salâten tüncînâ bihâ…” diye başlayarak Resûlullah ﷺ’in Ehl-i Beyti’ni de dâhil etmek daha faziletlidir. Zira Resûlullah ﷺ bunun daha kâmil olduğunu ve duanın daha süratli kabulüne vesile olduğunu haber vermiştir.
Şeyhü’l-Ekber Muhyiddin İbn Arabî’nin naklettiği rivayette de Resûlullah ﷺ’in Ehl-i Beyti’ne salât yer almaktadır.
İmam el-Cezûlî
Salat-ı Tüncina, İmam el-Cezûlî tarafından telif edilen ve Resûlullah ﷺ’e salât u selâmları ihtiva eden meşhur eser Delâilü’l-Hayrât‘ta da yer almaktadır. Bu salavat, geleneksel olarak çarşamba günleri okunan üçüncü hizb içerisinde bulunmaktadır.
Şeyh Hasan bin Ali el-Esvânî, Delâilü’l-Hayrât şerhinde şöyle yazmaktadır:
Kim bu salavatı bir sıkıntı veya beklenmedik bir musibet anında 1000 defa okursa, Allah onu o musibetten kurtarır ve muradına eriştirir.
Yine şöyle nakleder:
Kim tâun salgını sırasında bu salavatı çokça okursa ondan korunur. Kim de deniz yolculuğuna çıkmadan önce bu salavatı çokça okursa boğulmaktan muhafaza edilir.
Muhyiddin İbn Arabî
Muhyiddin İbn Arabî şöyle buyurmuştur:
Bu salavat Arş’ın hazinelerindendir. Kim dünya veya ahiretle ilgili herhangi bir ihtiyacı için gece vakti bu salavatı 1000 defa okursa, Allah onun ihtiyacını giderir ve duası şimşek çakmasından daha süratli kabul olunur.
Yine şöyle buyurmuştur:
Bu salavatın sırları gizli tutulmalı ve onları anlayamayacak kimselere açıklanmamalıdır.
Nakledilen Diğer Faziletler
Âriflerden birinin şöyle dediği de nakledilmiştir:
Kim bu salavatı 500 defa okursa, Allah’ın izniyle arzu ettiği helâl kazanç ve hayra kavuşur. Bu salavat tecrübe edilmiş, doğruluğu ve faydası defalarca görülmüştür.
Şeyh Muhammed Hakkı Efendi en-Nâzilî de şöyle yazmaktadır:
Bu salavat çeşitli sayılarda okunmuştur; bunlar arasında 4000 ve başka bir rivayete göre 12000 defa okunması da vardır. Her topluluk faydasını gördüğü sayıyı tercih etmiş, insanlar da onun bereketlerine şahit olmuş, sıkıntılarının giderildiğini ve muratlarına eriştiklerini görmüşlerdir.
Şeyh Ahmed el-Bûnî ile İmam el-Cezûlî de bu salavatın faziletlerini ve mânevî inceliklerini zikretmişlerdir. Ancak sırlarının, kıymetini bilmeyen kimselerin eline geçmesinden endişe ettikleri için bunları açıklamamışlardır.
Not: Bu salavatın faziletleri ve tavsiye edilen okuma sayıları güvenilir âlimler ve mâneviyat büyüklerinden nakledilmiştir. Bunlardan elde edilecek fayda nihayetinde Allah Teâlâ’nın dilemesine bağlıdır. Bu sebeple ihlâs, sahih niyet ve Allah’a tam tevekkül ile okunmalıdır.
Kaynaklar
The Muhammadan Litanies: Prayers upon the Prophet Muhammad ﷺ for Invocation and Reflection – From the works of Shaykh Yusuf al-Nabahani. Translation and Notes by Abdul Aziz Suraqah.
Salâvat-ı Tefrîciyye (nâriye)
ARAPÇASI
اللَّهُمَّ صَلِّ صَلَاةً كَامِلَةً ❁ وَسَلِّمْ سَلَامًا تَامًّا ❁ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ الَّذِي تَنْحَلُّ بِهِ الْعُقَدُ ❁ وَتَنْفَرِجُ بِهِ الْكُرَبُ ❁ وَتُقْضَى بِهِ الْحَوَائِجُ ❁ وَتُنَالُ بِهِ الرَّغَائِبُ وَحُسْنُ الْخَوَاتِمِ ❁ وَيُسْتَسْقَى الْغَمَامُ بِوَجْهِهِ الْكَرِيمِ ❁ وَعَلى آلِهِ وَصَحْبِهِ ❁ فِي كُلِّ لَمْحَةٍ وَنَفَسٍ بِعَدَدِ كُلِّ مَعْلُومٍ لَكَ ❁
OKUNUŞU
Allahümme salli salâten kâmileten ve sellim selâmen tâmmen, alâ seyyidinâ Muhammedinillezî tenhallü bihil-ukadu, ve tenfericü bihil-kurabu, ve tukdâ bihil-havâicü, ve tünâlü bihir-regâibü ve hüsnü’l-havâtimi, ve yüsteskal-gamâmu bi-vechihi’l-kerîmi, ve alâ âlihî ve sahbihî, fî külli lemhatin ve nefesin bi-adedi külli ma‘lûmin lek.
ANLAMI
Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e eksiksiz bir salât ve tam bir selâm eyle. O, kendisi vesilesiyle düğümlerin çözüldüğü, sıkıntıların giderildiği, ihtiyaçların karşılandığı, muratlara erişildiği ve hüsn-i hâtimeye kavuşulduğu zâttır. Onun mübarek yüzü hürmetine yağmur istenir. Salât ve selâm O’nun âline ve ashabına da olsun, her bakışta ve her nefeste, Senin bildiğin her şeyin sayısınca.
HAKKINDA
Salât-ı Tefriciye (Arapça: صلاة التفريجية; Ferahlık Duası), Salât-ı Nâriye (Arapça: الصلاة النارية; Ateş Duası) olarak da bilinen, Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) okunan en meşhur salavatlardan biridir. Geleneksel olarak İmam el-Kurtubî’ye nispet edilen bu salavat, Şeyh Abdülvehhâb et-Tâzî ile olan irtibatı sebebiyle Salât-ı Tâziye (Arapça: صلاة التازية) adıyla da tanınır. Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) yönelik bu kapsamlı salavat, sıkıntıların giderilmesi, darlıkların açılması, musibet ve belalardan korunmak için İslam dünyasında asırlardır okunmaktadır.
Salât-ı Tefriciye Fazileti
Salât-ı Tefriciye‘nin faziletleri, İslâm tarihi boyunca birçok âlim tarafından zikredilmiştir. Bu konuda en kapsamlı rivayetlerden biri, XIX. yüzyıl Osmanlı âlimi ve ârifi Şeyh Muhammed Hakkı Efendi en-Nâzilî‘nin (ö. 1301/1884) kaleme aldığı Hazînetü’l-Esrâr (Sırlar Hazinesi) adlı eserinde yer almaktadır. Şeyh en-Nâzilî bu eserinde, bu mübarek salavatın faziletleri ve düzenli okunmasının manevî faydaları hakkında önceki âlimlerden nakledilen rivayetleri bir araya getirmiştir.
İmam el-Kurtubî
Şeyh en-Nâzilî, meşhur Endülüslü âlim İmam el-Kurtubî‘den (ö. 671/1273) şu nakli aktarır:
Kim bu salavatı her gün düzenli olarak 141 defa veya daha fazla okursa, Allah Teâlâ onun gam ve kederini giderir, sıkıntılarını ve zorluklarını ortadan kaldırır, işlerini kolaylaştırır, kalbini nurlandırır, derecesini yükseltir, hâlini güzelleştirir, rızkını artırır ve kendisine pek çok hayır kapısı açar. Sözü tesirli olur, kıtlık ve fakirlik gibi musibetlerden korunur, insanların gönüllerine sevgisi yerleştirilir. Allah Teâlâ’dan istediği hiçbir şey yoktur ki Allah ona ihsan etmesin.
İmam el-Kurtubî sözlerine şöyle devam eder:
Bu faziletlere ancak bu salavatı düzenli olarak okumaya devam eden kimseler erişebilir. Bu salavat, Allah Teâlâ’nın hazinelerinden bir hazinedir ve onu okumak bu hazinelerin anahtarıdır. Bu salavata devam eden kimselere manevî fetihler ihsan edilir ve bu sayede Allah’ın kendileri için takdir ettiği nimetlere erişirler.
Şeyh Muhammed es-Senûsî
Cezayir’deki Senûsiyye Tarikatı’nın kurucusu Şeyh Muhammed es-Senûsî (ö. 1276/1859), salavatın sonuna şu ifadeyi eklemiştir:
“fî kulli lamḥatin ve nefesin bi-‘adedi kulli ma’lûmin lek.”
Kendisinden şu söz de nakledilmiştir:
Kim bu salavatı her gün 11 defa okumaya devam ederse, sanki bu salavat onun rızkının gökten inmesine ve yerden bitmesine vesile olur.
İmam ed-Dîneverî
Şeyh en-Nâzilî, İmam ed-Dîneverî‘den de bu salavatın faziletleri hakkında şu rivayetleri nakleder:
Her farz namazdan sonra 11 defa
Kim bu salavatı her farz namazdan sonra 11 defa okur ve bunu günlük virdi hâline getirirse, rızkı hiçbir zaman kesilmez; yüksek derecelere ve bol nimetlere kavuşur.
Sabah namazından sonra 41 defa
Kim bu salavatı her gün sabah namazından sonra düzenli olarak 41 defa okursa, dilek ve ihtiyaçlarına kavuşur.
Günde 100 defa
Kim bu salavatı her gün 100 defa okumaya devam ederse, arzu ettiği şeye kavuşur; hatta umduğundan daha fazlasını elde eder.
Günde 313 defa
Kim bu salavatı, peygamberlerin sayısına uygun olarak, manevî hakikatlerin açılması niyetiyle her gün 313 defa okursa, görmeyi arzu ettiği her şeyi görür.
Günde 1000 defa
Kim bu salavatı her gün 1000 defa okumaya devam ederse, hiçbir dilin tarif edemeyeceği nimetlere kavuşur; öyle nimetler ki hiçbir göz görmemiş, hiçbir kulak işitmemiş ve hiçbir insanın kalbinden geçmemiştir.
4444 Defa Okunması
Hazînetü’l-Esrâr‘ın başka bir bölümünde Şeyh en-Nâzilî, Kuzey Afrika’da sıkıntılardan kurtulmak veya önemli bir ihtiyacın yerine gelmesi için uygulanan geleneksel bir usulü şöyle anlatır:
Tecrübe edilmiş dualardan biri de İmam el-Kurtubî’den nakledilen Salât-ı Tefriciye‘dir. Mağrib halkı buna Salât-ı Nâriye adını verir. Çünkü önemli bir ihtiyacın gerçekleşmesini istediklerinde veya yaklaşan bir musibetten korunmayı dilediklerinde bir araya toplanır, bu salavatı 4444 defa okurlar. Allah’ın izniyle istediklerine kısa zamanda kavuşurlar. Manevî ilimlerle meşgul olanlar ise bu salavatı Miftâhu’l-Kenzi’l-Muhît li Neyli Murâdi’l-‘Âbid (Kulların Muradına Ulaştıran Kuşatıcı Hazinenin Anahtarı) olarak isimlendirirler.
Not: Bu usul uygulanırken 4444 salavat, genellikle bu salavatı düzenli okuyan 7 veya 11 kişi arasında paylaştırılır. Meselâ 11 kişi bulunuyorsa, her biri 404 defa okur. Okuma tamamlandıktan sonra cemaat hep birlikte Allah Teâlâ’ya dua ederek, bu hatmin hangi ihtiyaç için yapıldıysa onun kabulünü niyaz eder.
Şeyh en-Nâzilî’nin İcazeti
Şeyh Muhammed en-Nâzilî, bu salavatı okumaya nasıl icazet aldığını da şöyle nakleder:
Bu salavatı bu lafızlarla okumaya dair icazeti Mekke’deki Ebû Kubeys Dağı‘nda Şeyh Muhammed es-Senûsî’den aldım. Daha sonra Şeyh el-Mağribî’den, ardından da Şeyh Seyyid Zeyn bin Mekkî’den icazet aldım. Allah Teâlâ onların hepsinden razı olsun.
Şeyh Abdülvehhâb et-Tâzî
Salât-ı Nâriye, Faslı büyük âlim ve ârif Şeyh Abdülvehhâb et-Tâzî (ö. 1206/1792) ile olan irtibatı sebebiyle Salât-ı Tâziye adıyla da anılır. Kendisi, büyük mutasavvıf Şeyh Abdülazîz ed-Debbâğ‘ın (ö. 1132/1719) seçkin talebelerinden biri olmuş, daha sonra ise bu salavatın geniş kitlelere ulaşmasına vesile olan Şeyh Ahmed b. İdrîs el-Fâsî‘nin (ö. 1253/1837) hocaları arasında yer almıştır.
Not: Burada zikredilen faziletler ve tavsiye edilen zikir sayıları, güvenilir âlimler ve mâneviyat büyüklerinden nakledilmiştir. Bunlardan istifade etmek bütünüyle Allah Teâlâ’nın dilemesine bağlıdır. Bu salavat, ihlâs, meşru bir niyet ve Allah’a tam tevekkülle okunmalıdır.
İsimleri
İsim Anlamı
Salât-ı Nâriye Bu isim, Arapça nâr (ateş) kelimesinden türemiştir. Geleneksel inanışa göre, bu salavatı düzenli olarak okumak, kişinin ihtiyaçlarının ateşin süratle yayılması gibi hızlı bir şekilde yerine gelmesine vesile olur.
Salât-ı Tefriciye “Ferahlık Duası” olarak tercüme edilen bu isim, Allah Teâlâ’nın bu salavatı düzenli okuyan kimseleri sıkıntı ve darlıklardan kurtardığına dair yaygın inancı ifade eder. olarak okuyan kişiyi rahatlattığı için Rahatlama Duası olarak tercüme edilmiştir.
Salât-ı Kurtubiyye Bu isim, salavatın geleneksel olarak kendisine nispet edildiği meşhur Endülüslü âlim İmam el-Kurtubî‘den gelmektedir.
Salât-ı Tâziye Bu isim, salavatın yaygınlaşmasında önemli rol oynayan Faslı âlim ve ârif Şeyh Abdülvehhâb et-Tâzî‘ye nispet edilmiştir.
Salât-ı Kâmile “Kâmil Dua” veya “Mükemmel Salavat” anlamına gelen bu isim, bu salavatın içerdiği kapsamlı dua ve bereketlere işaret eder.
ARAPÇASI
اللَّهُمَّ صَلِّ صَلَاةً كَامِلَةً ❁ وَسَلِّمْ سَلَامًا تَامًّا ❁ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ الَّذِي تَنْحَلُّ بِهِ الْعُقَدُ ❁ وَتَنْفَرِجُ بِهِ الْكُرَبُ ❁ وَتُقْضَى بِهِ الْحَوَائِجُ ❁ وَتُنَالُ بِهِ الرَّغَائِبُ وَحُسْنُ الْخَوَاتِمِ ❁ وَيُسْتَسْقَى الْغَمَامُ بِوَجْهِهِ الْكَرِيمِ ❁ وَعَلى آلِهِ وَصَحْبِهِ ❁ فِي كُلِّ لَمْحَةٍ وَنَفَسٍ بِعَدَدِ كُلِّ مَعْلُومٍ لَكَ ❁
Allahümme salli salâten kâmileten ve sellim selâmen tâmmen, alâ seyyidinâ Muhammedinillezî tenhallü bihil-ukadu, ve tenfericü bihil-kurabu, ve tukdâ bihil-havâicü, ve tünâlü bihir-regâibü ve hüsnü’l-havâtimi, ve yüsteskal-gamâmu bi-vechihi’l-kerîmi, ve alâ âlihî ve sahbihî, fî külli lemhatin ve nefesin bi-adedi külli ma‘lûmin lek.
ANLAMI
Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e eksiksiz bir salât ve tam bir selâm eyle. O, kendisi vesilesiyle düğümlerin çözüldüğü, sıkıntıların giderildiği, ihtiyaçların karşılandığı, muratlara erişildiği ve hüsn-i hâtimeye kavuşulduğu zâttır. Onun mübarek yüzü hürmetine yağmur istenir. Salât ve selâm O’nun âline ve ashabına da olsun, her bakışta ve her nefeste, Senin bildiğin her şeyin sayısınca.
HAKKINDA
Salât-ı Tefriciye (Arapça: صلاة التفريجية; Ferahlık Duası), Salât-ı Nâriye (Arapça: الصلاة النارية; Ateş Duası) olarak da bilinen, Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) okunan en meşhur salavatlardan biridir. Geleneksel olarak İmam el-Kurtubî’ye nispet edilen bu salavat, Şeyh Abdülvehhâb et-Tâzî ile olan irtibatı sebebiyle Salât-ı Tâziye (Arapça: صلاة التازية) adıyla da tanınır. Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) yönelik bu kapsamlı salavat, sıkıntıların giderilmesi, darlıkların açılması, musibet ve belalardan korunmak için İslam dünyasında asırlardır okunmaktadır.
Salât-ı Tefriciye Fazileti
Salât-ı Tefriciye‘nin faziletleri, İslâm tarihi boyunca birçok âlim tarafından zikredilmiştir. Bu konuda en kapsamlı rivayetlerden biri, XIX. yüzyıl Osmanlı âlimi ve ârifi Şeyh Muhammed Hakkı Efendi en-Nâzilî‘nin (ö. 1301/1884) kaleme aldığı Hazînetü’l-Esrâr (Sırlar Hazinesi) adlı eserinde yer almaktadır. Şeyh en-Nâzilî bu eserinde, bu mübarek salavatın faziletleri ve düzenli okunmasının manevî faydaları hakkında önceki âlimlerden nakledilen rivayetleri bir araya getirmiştir.
İmam el-Kurtubî
Şeyh en-Nâzilî, meşhur Endülüslü âlim İmam el-Kurtubî‘den (ö. 671/1273) şu nakli aktarır:
Kim bu salavatı her gün düzenli olarak 141 defa veya daha fazla okursa, Allah Teâlâ onun gam ve kederini giderir, sıkıntılarını ve zorluklarını ortadan kaldırır, işlerini kolaylaştırır, kalbini nurlandırır, derecesini yükseltir, hâlini güzelleştirir, rızkını artırır ve kendisine pek çok hayır kapısı açar. Sözü tesirli olur, kıtlık ve fakirlik gibi musibetlerden korunur, insanların gönüllerine sevgisi yerleştirilir. Allah Teâlâ’dan istediği hiçbir şey yoktur ki Allah ona ihsan etmesin.
İmam el-Kurtubî sözlerine şöyle devam eder:
Bu faziletlere ancak bu salavatı düzenli olarak okumaya devam eden kimseler erişebilir. Bu salavat, Allah Teâlâ’nın hazinelerinden bir hazinedir ve onu okumak bu hazinelerin anahtarıdır. Bu salavata devam eden kimselere manevî fetihler ihsan edilir ve bu sayede Allah’ın kendileri için takdir ettiği nimetlere erişirler.
Şeyh Muhammed es-Senûsî
Cezayir’deki Senûsiyye Tarikatı’nın kurucusu Şeyh Muhammed es-Senûsî (ö. 1276/1859), salavatın sonuna şu ifadeyi eklemiştir:
“fî kulli lamḥatin ve nefesin bi-‘adedi kulli ma’lûmin lek.”
Kendisinden şu söz de nakledilmiştir:
Kim bu salavatı her gün 11 defa okumaya devam ederse, sanki bu salavat onun rızkının gökten inmesine ve yerden bitmesine vesile olur.
İmam ed-Dîneverî
Şeyh en-Nâzilî, İmam ed-Dîneverî‘den de bu salavatın faziletleri hakkında şu rivayetleri nakleder:
Her farz namazdan sonra 11 defa
Kim bu salavatı her farz namazdan sonra 11 defa okur ve bunu günlük virdi hâline getirirse, rızkı hiçbir zaman kesilmez; yüksek derecelere ve bol nimetlere kavuşur.
Sabah namazından sonra 41 defa
Kim bu salavatı her gün sabah namazından sonra düzenli olarak 41 defa okursa, dilek ve ihtiyaçlarına kavuşur.
Günde 100 defa
Kim bu salavatı her gün 100 defa okumaya devam ederse, arzu ettiği şeye kavuşur; hatta umduğundan daha fazlasını elde eder.
Günde 313 defa
Kim bu salavatı, peygamberlerin sayısına uygun olarak, manevî hakikatlerin açılması niyetiyle her gün 313 defa okursa, görmeyi arzu ettiği her şeyi görür.
Günde 1000 defa
Kim bu salavatı her gün 1000 defa okumaya devam ederse, hiçbir dilin tarif edemeyeceği nimetlere kavuşur; öyle nimetler ki hiçbir göz görmemiş, hiçbir kulak işitmemiş ve hiçbir insanın kalbinden geçmemiştir.
4444 Defa Okunması
Hazînetü’l-Esrâr‘ın başka bir bölümünde Şeyh en-Nâzilî, Kuzey Afrika’da sıkıntılardan kurtulmak veya önemli bir ihtiyacın yerine gelmesi için uygulanan geleneksel bir usulü şöyle anlatır:
Tecrübe edilmiş dualardan biri de İmam el-Kurtubî’den nakledilen Salât-ı Tefriciye‘dir. Mağrib halkı buna Salât-ı Nâriye adını verir. Çünkü önemli bir ihtiyacın gerçekleşmesini istediklerinde veya yaklaşan bir musibetten korunmayı dilediklerinde bir araya toplanır, bu salavatı 4444 defa okurlar. Allah’ın izniyle istediklerine kısa zamanda kavuşurlar. Manevî ilimlerle meşgul olanlar ise bu salavatı Miftâhu’l-Kenzi’l-Muhît li Neyli Murâdi’l-‘Âbid (Kulların Muradına Ulaştıran Kuşatıcı Hazinenin Anahtarı) olarak isimlendirirler.
Not: Bu usul uygulanırken 4444 salavat, genellikle bu salavatı düzenli okuyan 7 veya 11 kişi arasında paylaştırılır. Meselâ 11 kişi bulunuyorsa, her biri 404 defa okur. Okuma tamamlandıktan sonra cemaat hep birlikte Allah Teâlâ’ya dua ederek, bu hatmin hangi ihtiyaç için yapıldıysa onun kabulünü niyaz eder.
Şeyh en-Nâzilî’nin İcazeti
Şeyh Muhammed en-Nâzilî, bu salavatı okumaya nasıl icazet aldığını da şöyle nakleder:
Bu salavatı bu lafızlarla okumaya dair icazeti Mekke’deki Ebû Kubeys Dağı‘nda Şeyh Muhammed es-Senûsî’den aldım. Daha sonra Şeyh el-Mağribî’den, ardından da Şeyh Seyyid Zeyn bin Mekkî’den icazet aldım. Allah Teâlâ onların hepsinden razı olsun.
Şeyh Abdülvehhâb et-Tâzî
Salât-ı Nâriye, Faslı büyük âlim ve ârif Şeyh Abdülvehhâb et-Tâzî (ö. 1206/1792) ile olan irtibatı sebebiyle Salât-ı Tâziye adıyla da anılır. Kendisi, büyük mutasavvıf Şeyh Abdülazîz ed-Debbâğ‘ın (ö. 1132/1719) seçkin talebelerinden biri olmuş, daha sonra ise bu salavatın geniş kitlelere ulaşmasına vesile olan Şeyh Ahmed b. İdrîs el-Fâsî‘nin (ö. 1253/1837) hocaları arasında yer almıştır.
Not: Burada zikredilen faziletler ve tavsiye edilen zikir sayıları, güvenilir âlimler ve mâneviyat büyüklerinden nakledilmiştir. Bunlardan istifade etmek bütünüyle Allah Teâlâ’nın dilemesine bağlıdır. Bu salavat, ihlâs, meşru bir niyet ve Allah’a tam tevekkülle okunmalıdır.
İsimleri
İsim Anlamı
Salât-ı Nâriye Bu isim, Arapça nâr (ateş) kelimesinden türemiştir. Geleneksel inanışa göre, bu salavatı düzenli olarak okumak, kişinin ihtiyaçlarının ateşin süratle yayılması gibi hızlı bir şekilde yerine gelmesine vesile olur.
Salât-ı Tefriciye “Ferahlık Duası” olarak tercüme edilen bu isim, Allah Teâlâ’nın bu salavatı düzenli okuyan kimseleri sıkıntı ve darlıklardan kurtardığına dair yaygın inancı ifade eder. olarak okuyan kişiyi rahatlattığı için Rahatlama Duası olarak tercüme edilmiştir.
Salât-ı Kurtubiyye Bu isim, salavatın geleneksel olarak kendisine nispet edildiği meşhur Endülüslü âlim İmam el-Kurtubî‘den gelmektedir.
Salât-ı Tâziye Bu isim, salavatın yaygınlaşmasında önemli rol oynayan Faslı âlim ve ârif Şeyh Abdülvehhâb et-Tâzî‘ye nispet edilmiştir.
Salât-ı Kâmile “Kâmil Dua” veya “Mükemmel Salavat” anlamına gelen bu isim, bu salavatın içerdiği kapsamlı dua ve bereketlere işaret eder.
Raşit Tunca Anlatıyor Geri Döndüren Gök Merkür Retrosu, Ümmü Seleme ve Hikmetli Dönüş
Raşit Tunca Anlatıyor: Geri Döndüren Gök - Merkür Retrosu, Ümmü Seleme ve Hikmetli Dönüş
Bu videoda Raşit Tunca, gökyüzündeki büyülü bir olayı, Merkür retrosunu, İslam tarihinin en hikmetli dönüşlerinden biriyle ilişkilendiriyor. "Geri Döndüren Gök" kavramından yola çıkarak, gezegenlerin yörüngesindeki bu optik illüzyonun, aslında hayatımızdaki derin anlamları nasıl açığa çıkarabileceğini keşfediyoruz.
Merkür'ün geri harekete geçmesiyle birlikte iletişimde, teknolojide ve seyahatlerde yaşanan aksaklıklar çoğu zaman korku ve endişe kaynağı olur . Peki ya bu "gerileme" bir fırsat olsaydı? Raşit Tunca, bu sorunun cevabını, ashabının direnişiyle karşılaşan Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) başvurduğu tek isimde, Hz. Ümmü Seleme Validemizde buluyor.
Hudeybiye Antlaşması'nın zorlu günlerinde, sahâbe-i kirâmın derin üzüntüsü karşısında çaresiz kalan Resûlullah (s.a.v.), Ümmü Seleme Validemizin eşsiz ferasetiyle karşılaşır. O'nun, "Siz, ashâbınıza hiçbir şey söylemeden kurbanınızı kesiniz, tıraşınızı olunuz. Onlar, sizin yaptığınızı görünce size tâbî olacaklardır." şeklindeki hikmetli tavsiyesi, sadece bir sorunu çözmekle kalmaz, aynı zamanda kırılmadan, çatışmadan gerçekleşen teslimiyetin ve liderliğin en güzel örneğini sunar .
Bu videoda Raşit Tunca, Merkür retrosunun getirdiği görünürdeki "geri dönüş" ile Ümmü Seleme'nin tavsiyesi üzerine gerçekleşen "hikmetli dönüş" arasında kurduğu benzerlikle, hayatın her alanında karşılaştığımız zorluklara farklı bir perspektiften bakmamızı sağlıyor. Tıpkı elips bir yörüngede dönen Merkür'ün aslında rotasını kaybetmemesi gibi, bizler de hayatın zorlu dönemeçlerinde Ümmü Seleme'nin ferasetiyle, yumuşak, sabırlı ve güzellikle dönüş yapmanın yollarını öğreniyoruz .
Raşit Tunca'nın derin yorumlarıyla, astrolojiden siyere, iletişimden hikmete uzanan bu yolculuğa hazır olun.
#RaşitTunca #MerkürRetrosu #ÜmmüSeleme #GeriDöndürenGök #Hudeybiye #Astroloji #Siyer #Bilgelik
Raşit Tunca Raşidi Tarikatı Büyük Salavatı - Salavatı Kebir'i Okuyor
Raşit Tunca Okuyor videomla karşınızdayım. Bu videoda, Şeyh Raşit Tunca'ya ait olan ve "Salavatı Kebir" olarak bilinen büyük salavat-ı şerifi seslendiriyorum. Salavatı Kebir, Raşidi Tarikatı'nın önemli zikir ve dua metinlerinden biridir. Bu mübarek salavat, Hz. Âdem'den (a.s.) başlayarak tüm peygamberlere, sahabelere, ehli beyt'e, meleklere ve manevi büyüklerimize selam ve duaları kapsayan çok geniş ve derin bir maneviyata sahiptir.
Uzun ve kıymetli bu salavatı okuyarak veya dinleyerek sizler de bu manevi iklimden istifade edebilir, dualarımıza ortak olabilirsiniz. Videoyu beğenerek, yorum yaparak ve kanalıma abone olarak destek olabilirsiniz. Hepinize hayırlı cumalar ve huzur dolu günler dilerim.
Raşit Tunca Raşidi Tarikatı Kısa Salavatı - Salavatı Kasrı Okuyor
Raşit Tunca Okuyor videomla karşınızdayım. Bu videoda, Şeyh Raşit Tunca'ya ait olan ve "Salavatı Kasr" olarak bilinen kısa salavat-ı şerifi seslendiriyorum. Manevi huzuru ve bereketi bol bu salavat, peygamber efendimizden başlayarak tüm peygamberlere, meleklere ve manevi büyüklerimize selam ve duaları içermektedir.
Salavatı Kasr, özellikle Raşidi Tarikatı'nda önemli bir yere sahiptir. Bu mübarek salavatı okuyarak veya dinleyerek sizler de manevi iklimimize ortak olabilir, dualarımıza katılabilirsiniz.
SALAVATI KASR METNİ:
Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali Seyyidina Muhammed.
Allahumme salli ala seyyidina Ademe, seyyidina Nuh, seyyidina ibrahime, ismaile, ishaga Davude ve Süleymane, Zekeriya ve Yahya, Harun ve Musa ve isa ve Muhammed Mustafa ve ala elihi vesahbihi ecmaiyn.
ve sallu ala seyyidina Mehdiyil Müntezar ve ala elihi vesahbihi ecmaiyn.
Allahumme salli ala seyyidina Cemi il enbiyai velmürselin,
Allahumme salli ala seyyidina Cebrail, Mikail, israfil, Azaril, Feryail,
Allahumme salli ala seyyidina Melekei Hameleyi Arş,
Allahumme salli ala seyyidina Münker Nekir,
Allahumme salli ala seyyidina Kiramen Katibiyn Meleklerim,
Allahumme salli ala seyyidina Hafaza Meleklerim,
Allahumme salli ala seyyidina Cemi il Melaiketül Mukarrebun.
velhamdülillahi Rabbil Alemiyn.
Bu mübarek salavatı ezberlemek ve okumak isteyenler için videoyu tekrarlayabilir, beğeni ve yorumlarınızı esirgemeyerek kanalıma destek olabilirsiniz. Hepinize hayırlı cumalar ve huzur dolu günler dilerim.
HD Çiçek Fotoğrafları - Flower V300720261458
Çiçek;Çiçek Resimleri;Çiçek Kartpostalları;Çiçek E-Kart Resimleri;Flower;Flower Pictures;Flower Postcards;Floral E-Card Pictures;Blume; Blumenbilder; Blumenpostkarten; Blumen-E-Card-Bilder;Fleur; images de fleurs; cartes postales de fleurs;White Flowers;Blue Flowers;Yellow Flowers;Red Flowers;Green Flowers;Pink Flowers;Purple Flowers;Orange Flowers;Beyaz Çiçekler;Mavi Çiçekler;Sarı Çiçekler;Kırmızı Çiçekler;Yeşil Çiçekler;Pembe Çiçekler;Mor Çiçekler;Turuncu Çiçekler;fleurs blanches; fleurs bleues; fleurs jaunes; fleurs rouges; fleurs vertes; fleurs roses; fleurs violettes; fleurs oranges;
Raşit Tunca Salavatı Meşîşiyye yi Okuyor
ALLAH
BAYRAK
Radyo Karoglan
Foruma Misafir Olarak Gir
Forumda Neler Var
GALATASARAY
FENERBAHÇE
BEŞiKTAŞ
TRABZONSPOR
MiLLi TAKIM
ETKiNLiKLERiMiZ
MEVLANA'DAN

