MUHAMMED
Muhammed

BAYRAK
TC.Bayrak

Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemize gönderi yapmadan önce kayıt olmanız gerekmektedir.

Kullanıcı Adı
  

Şifre
  





Forum İstatistikleri
» Toplam Üye: 7
» En Son Üye: Fatma
» Toplam Konular: 650
» Toplam Yorumlar: 991

Ayrıntılı İstatistikler

DOWNLOADEN


"Downloaden Bölümümüzden BEDAVA Grafik Paketleri, E-Kitaplar ve Bedava Bilgisayar Programlarını Tek TIKLA BEDAVA indirebilirsiniz"
(Raşit Tunca)




AYET
"Yeryüzüne muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır"
ENBİYA Suresi 105

FELSEFEMiZ
"iSLAM OKUMAK YAZMAK YADA ÇiZMEK DEĞiLDiR,
Yahutta O Hadis şöyle, Bu Ayette böyle diyor Diye Papağanlıkda Değildir.
islam Kuranı ve sünneti HAYATINA TATBiK edip,
Onunla Yaşayabilmekdir"

(Karoglan Raşit Tunca Sözü)

Raşit Tunca Sözü
"Yüzme bilmek Denizden çıkmana fayda vermez, taaki yüzme biliyorsan, denizedee düştüysen, ellerini, kollarını, ayaklarını çırpacaksın, ve birde tutuncak dal bulacak, tutunup çıkacaksın. ilimde böyledir, bir ilmi bilmek fayda etmez, taaki, onu hayatında tatbik edesiye, Dinde böyledir, din bilmek imanını kurtarmaz, taaki, ne zaman, bildiğin öğrendiğin dinini hayatında tatbik edip, yaşadın, o zaman belki kurtulursun."
(Karoglan Raşit Tunca Sözü)

GÜZEL SÖZ
"Bazen Hata Yapıvermek, Doğruyu bulmanın ilk Basamağıdır."
(Başağaçlı Raşit Tunca Sözü)


   

Raşidi Tarikatında Sabah ve Akşam Tesbihatı PRO2

Raşidi Tarikatı Sabah ve Akşam Tesbihatı Hakkında Açıklama

Tarikatlarda sabah ve akşam tesbihatları (evrad ü ezkar), bir müridin gününe Allah bilinciyle başlaması ve geceyi yine O'nun muhafazasında bitirmesi için en önemli manevi azıklardır. Raşidi geleneğinde de bu tesbihat, Kur'an ve Sünnet'teki sabah-akşam zikirlerine dayanmakla birlikte, tarikat büyüklerinin manevi terbiyeleriyle şekillenmiş özel bir kompozisyondur.
Sizin titizlikle tespit ettiğiniz gibi, bu tesbihatın sabah ve akşam varyantları arasında üç temel fark bulunmaktadır. Bunlar tesadüfi değil, oldukça anlamlı ve hikmetlidir.
A. Sabah ve Akşam Okumaları Arasındaki Farklar ve Anlamları
Sabah ve akşam tesbihatları arasındaki farklar üç ana başlıkta toplanmaktadır:
Birincisi, giriş kelimesindeki farktır. Sabah duasına "Allahumme bike asbahana..." (Allah'ım, bu sabaha seninle kavuştum...) diye başlanırken; akşam duasına "Allahumme bike emseyana..." (Allah'ım, bu akşama seninle kavuştum...) diye başlanır. Arapça'da "sabaha kavuşmak" anlamına gelen "asbahana" ve "akşama kavuşmak" anlamına gelen "emseyana" fiilleri, zamanın akışına ve kulun her an Rabbine olan ihtiyacına işaret eder. Sabah okurken "Biz bu sabaha Allah'la kavuştuk, akşama da O'nunla kavuşacağız" denirken; akşam duasında "Biz bu akşama Allah'la kavuştuk, sabaha da O'nunla ulaşacağız" denilir. Bu, zamanın bir döngü olduğunu ve her anın Allah'ın kontrolünde geçtiğini idrak etmektir.

Sabah:
"Allahümme bike asbahana ve bike emseyana ve bike nehaya ve bike nemutu ve ileykennüşur."
(Allah'ım, bu sabaha seninle kavuştuk, akşama da seninle kavuşacağız. Seninle dirilir, seninle ölürüz ve dönüş ancak sanadır.)

Akşam:
"Allahümme bike emseyana ve bike asbahana ve bike nehaya ve bike nemutu ve ileykennüşur."
(Allah'ım, bu akşama seninle kavuştuk, sabaha da seninle kavuşacağız. Seninle dirilir, seninle ölürüz ve dönüş ancak sanadır.)

İkincisi, zaman vurgusundaki farktır. Sabah duasında "...es'elüke hayra ma fi haze'l-yevmi..." (Bu gündeki hayrı isterim) ifadesiyle gündüzün hayrı ve şerrinden korunma istenirken; akşam duasında "...es'elüke hayra ma fi haze'l-leyli..." (Bu gecedeki hayrı isterim) ifadesiyle gecenin hayrı ve şerrinden korunma dilenir. Bu büyük bir inceliktir. Çünkü gecenin getirdiği şerler (hırsızlık, korku, vesvese, yalnızlık hissi, kötü rüyalar) ile gündüzün şerleri (kaza, bela, haksızlık, yorgunluk, ticarette aldanma) farklıdır. Mürid, günün ve gecenin kendine özgü imtihanlarına karşı bilinçli olarak sığınır.
Üçüncüsü, niyet ve ruh halindeki farktır. Sabah zikri daha çok "Nefha-i İlahi" olarak adlandırılır. Günün manevi bereketini ve enerjisini almak için yapılır. Sabah zikri, yeni bir güne başlamanın heyecanını, ümidi ve çalışma azmini taşır. Akşam zikri ise gün içinde oluşan manevi kirlerden arınmak, geceyi huzur ve güven içinde geçirmek için bir kalkandır. Akşam zikri, günün muhasebesini, akşamın verdiği sükuneti ve gecenin karanlığına teslimiyeti ifade eder. Sabah zikri bir "başlangıç" duasıdır; akşam zikri ise bir "teslimiyet" duasıdır.
B. Bu Tesbihatın Faziletleri (PRO2 Tesbihatı için)
Taradığınız bu uzun metin (PRO2) aslında sadece sabah-akşam duasından ibaret değil, birçok tesbih, tahmid, tehlil, ayet ve dua birleşiminden oluşan kapsamlı bir virddir. Bu virdin faziletlerini şöyle sıralayabiliriz:
1. Kur'an ve Sünnet'e Uygunluk: İçinde Ayet-el Kürsi, İhlas, Felak ve Nas sureleri, Haşr Suresi'nin son ayetleri gibi Peygamber Efendimiz'in (sav) bizzat sabah akşam okumayı tavsiye ettiği metinler vardır. Bu, virdin sağlam bir kaynağa dayandığını gösterir.
2. Her Türlü Şerden Korunma: İçerdiği "Euzü bi kelimatillahit-tammati..." duası, yaratılmış her türlü şerrin şerrinden korunmak içindir. "Hasbunallahu ve ni'mel vekil..." ayeti, her türlü korku ve endişeye karşı en büyük teslimiyet ifadesidir. Felak ve Nas sureleri, görünen ve görünmeyen (sihir, haset, vesvese) bütün kötülüklerden Allah'a sığınmaktır. Nazar ayetleri (Kalem Suresi 51-52), özellikle nazar değmesinden korunmak için çok etkilidir.
3. Dünya ve Ahiret Dengesi (Haseneten): "Rabbenâ âtina fid'dunyâ haseneten..." duası, dünyada da güzellik (salih amel, helal rızık, sıhhat, huzur) ahirette de güzellik (cennet) ister. Bu, İslam'ın dünya-ahiret dengesini bozmayan, aşırılıktan uzak anlayışını yansıtır.
4. Allah'ın İsimleriyle Tevessül: Yâ Allah, Yâ Kerim, Yâ Dâim, Yâ Kâim, Yâ Müdebbir gibi isimlerle yapılan dualar, kulun Rabbine en güzel vesilelerle yöneldiğini gösterir. Bu, duasının kabulüne vesiledir.
5. Kalp Katılığını Giderir, Huzur Verir: Her gün düzenli olarak bu tesbihatı okuyan bir mürid, günün stresinden arınır. Zikir kalbi yumuşatır, Allah korkusunu (takva) ve Allah sevgisini (muhabbet) artırır. "Ellezîne yezkurûnallâhe kıyâmen ve kuûden..." (Ali İmran 191) ayetinin sırrına mazhar olur.
6. Şeytanın Vesvesesinden Korur: Özellikle sabah ve akşam saatleri şeytanın en aktif olduğu zamanlardır. Bu tesbihatı okuyan kişinin etrafı manevi bir kale ile çevrilir. İçindeki "Euzu billahi mineşşeytanirracim" ve "La havle..." gibi tesbihler şeytanın vesveselerini yakar, kovar.
7. Anne-Babaya ve Tüm Müminlere Hayır Duası: "Rabbenâğfirlî ve li-vâlideyye..." duası, müridin sadece kendini düşünmediğini, ailesini ve tüm inananları da duasına dahil ettiğini gösterir. Bu, manevi derecesini yükseltir.
Sonuç olarak bu PRO2 tesbihatı, Raşidi Terbiyesi'ndeki bir müridin:
  • Sabahta: Gün boyu nazardan, kazadan, beladan korunması, rızkının bereketlenmesi, işlerinin kolaylaşması ve kalbinin Allah'a bağlı kalması için bir manevi kalkandır.
  • Akşamda: Gün içinde yaptığı hatalar için af dilemesi, gecenin karanlığının ve uykunun getirebileceği tehlikelerden (kötü rüya, ansızın gelecek ölüm, gece baskını vb.) korunması ve ruhunu teslim etmesi için bir sığınaktır.
Tavsiye: Bu kadar kapsamlı ve değerli bir metni "yeni bina etmek" büyük bir emektir. Ancak bu metnin Raşidi büyüklerinin (Raşid ve halifeleri) onayladığı virdlere uygunluğunu bir mürşide danışmanız, hem sevabınızı artırır hem de manevi zincirin sıhhati açısından önemlidir. Geleneksel virdlerde çok uzun metinlerden ziyade, bazı sabit surelerin (İhlas, Felak, Nas, Ayet-el Kürsi) tekrarı ve belirli sayıda (100 veya 1000 gibi) "Estağfirullah", "Sübhânallâhi ve bihamdihî", "Lâ ilâhe illallah" gibi tesbihler daha yaygındır. Hazırladığınız bu metin, manevi bir hazine niteliğindedir. Allah kabul etsin, emeğinize sağlık.

Not / Açıklama:

Bu metin, sabah virdimiz veya tesbihatımız olarak sabah namazından sonra okunur. Eğer sabah namazından sonra okumaya vaktimiz yoksa, sabah namazından ta ki ikindi namazına kadar okunabilir.

Akşam tesbihatımız ise akşam namazından sonra okunur. Akşam namazından sonra okumaya vaktimiz yoksa, akşam namazından ta ki sabah ezanına kadar okunabilir.

Sabah tesbihatından sonra:

    En'âm Suresi'nin ilk beş âyeti okunur,

    sonra Kehf Suresi'nin ilk on âyeti okunur,

    daha sonra Kehf Suresi'nin son iki âyeti okunur,

    ardından Nebe' Suresi okunur.

Akşam tesbihatından sonra ise:

    Vâkıa Suresi okunur.

Raşidi Tarikatında Sabah ve Akşam Tesbihatı Budur


Allâhu ekber, Allâhu ekber, Lâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber. Allâhu ekber ve lillâhi'l-hamd. Sübhânallâhi velhamdü lillâhi ve lâ ilâhe illâllâhü vallâhü ekber, Ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil aziym. Hasbiyallahu lâ ilahe illa hüve aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabbü’l-arşi’l-azim. Hasbunallahu ve ni'mel vekil, ni'me'l-Mevlâ ve ni'me'n-nasîr Gufraneke Rabbena ve ileykel masir. Hüvel evveli vel-âhiri vez-zâhiri vel-bâtıni Lâ ilâhe illallâhu vahdehu lâ şerîke leh, lehü'lmülkü ve lehü'lhamdü yuhyî ve yümîtü ve hüve hayyün lâ yemûtü biyedihi'l-hayr ve hüve alâ külli şey'in kadîr. Sübhânallâhi ve bihamdihi sübhânallâhi'l-azîm estağfirullah estağfirullah estağfirullah Estağfirullah el-Azim el-Kerim ellezi la ilahe illahüvel hayyül kayyumu ve etübü ileyh, Estağfirullah el-Azim ve etübü ileyh, Estağfirullah el-Azim ve etübü ileyh, Estağfirullah el-Azim ve etübü ileyh, Ve nes-elühü't-tevbete ve'l-mağfirete ve'l-hidâyete lenâ, innehû, hüve't-tevvâbü'r-rahîm. Yâ Allah Yâ Kerim Yâ dâimen bilâ fenâin veya kaimen bilâ zevalin veya müdebbiren bilâ vezirin. Sehhil aleynâ ve ehlena ve ebeveynâ vel müntesibiyne vel muhibbine külle asrin Yessir umurena, Rabbi yessir ve la tuassir, rabbi temmim bi'l-hayr. Allahümme ente’l-evvelü feleyse kablike şey’ün ve ente’l-âhiru feleyse ba’deke şey’ün ve ente’z-zâhiru feleyse fevkake şey’ün ve ente’l-bâtınu feleyse dûneke şey’ün Leyse ke mislihî şey’un fil erdzi velâ fissemâi ve hüvessemiulalim.

Bundan Sonra Sabahları Bu Bölüm Okunur Akşam Bölümü Atlanarak Devam Edilir

Allahumme bike asbahana ve bike emseyena ve bike nehaya ve bike nemutu ve ileykennuşur. Esbahanâ ve esbaha'l melikallahu lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîkeleh leh'ül-mülkü ve leh-ül-hamdü ve hüve âlâ külli şey'in kadîr, Rabbi es'elüke hayre mâ fî hâze'l-yevmi  ve hayre mâ ba'dehû ve eûzü bike min şerri mâ fî haze'l-yevmi ve şerri mâba'dehû ve Rabbi eûzü bike mine'l-kesli ves sûi'l-kibri, Rabbi eûzü bike min fitnetüd dünya ve  eûzü bike min azâbin nâri ve azâbil kabri.
Rabbenâ âtina fid'dunyâ haseneten ve fil'âhirati haseneten ve kınâ azâbennâr. Birahmetike yâ Erhamerrahimîn.
Rabbenâğfirlî ve li-vâlideyye ve lil-Mu'minine yevme yekûmu'l hisâb.

Akşamları ise  Sabah Bölümü Atlanarak Buradan itibaren Devam Edilir

Allahümme bike emseyena ve bike asbahana ve bike nehaya ve bike nemutu ve ileykennüşur. Emseyena ve emseye'l melikallahu lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîkeleh leh'ül-mülkü ve leh-ül-hamdü ve hüve âlâ külli şey'in kadîr, Rabbi es'elüke hayre mâ fî hâze'l leyli ve hayre mâ ba'dehû ve eûzü bike min şerri mâ haze'l leyli ve şerri mâba'dehû ve Rabbi eûzü bike mine'l-kesli ves sûi'l-kibri, Rabbi eûzü bike min fitnetüd dünya ve eûzü bike min azâbin nâri ve azâbil kabri
Rabbenâ âtina fid'dunyâ haseneten ve fil'âhirati haseneten ve kınâ azâbennâr. Birahmetike yâ Erhamerrahimîn.
Rabbenâğfirlî ve li-vâlideyye ve lil-Mu'minine yevme yekûmu'l hisâb.

Akşam Bölümü Buraya Kadar

Buradan itibaren Devam Edilir

Bismillâhirrahmanirrahim
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Bismillâhirrahmanirrahim
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Bismillâhirrahmanirrahim
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.

Euzübillahimineşşeytanirracim
Bismillâhirrahmanirrahim
Elhamdu lillâhi rabbil’alemin. Errahmânir’rahim. Mâliki yevmiddin. İyyâke na’budu ve iyyâke neste’în, İhdinessırâtel mustakîm. Sırâtellezine en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.

Bismillahirrahmanirrahim
Eûzü birabbilfelak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğâsikin izâ vekab. Ve min şerrinneffâsâti fil’ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.
Bismillahirrahmanirrahim
Eûzü birabbilfelak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğâsikin izâ vekab. Ve min şerrinneffâsâti fil’ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.
Bismillahirrahmanirrahim
Eûzü birabbilfelak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğâsikin izâ vekab. Ve min şerrinneffâsâti fil’ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.


Bismillahirrahmânirrahîm
Eûzü birabbinnâs. Melikinnâs. İlâhinnâs.Min şerrilvesvâsilhannâs. Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi, Minelcinneti vennâs.
Bismillahirrahmânirrahîm
Eûzü birabbinnâs. Melikinnâs. İlâhinnâs.Min şerrilvesvâsilhannâs. Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi, Minelcinneti vennâs.
Bismillahirrahmânirrahîm
Eûzü birabbinnâs. Melikinnâs. İlâhinnâs.Min şerrilvesvâsilhannâs. Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi, Minelcinneti vennâs.

Bismillahirrahmânirrahîm
Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te'huzühu sinetün velâ nevm, lehu mâ fissemâvâti ve ma fil'ard, men zellezi yeşfeu indehu illâ bi'iznih, ya'lemü mâ beyne eydiyhim vemâ halfehüm, velâ yu-hîtûne bi'şey'im min ilmihî illâ bima şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel'ard, velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azim.
Bismillahirrahmânirrahîm
Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te'huzühu sinetün velâ nevm, lehu mâ fissemâvâti ve ma fil'ard, men zellezi yeşfeu indehu illâ bi'iznih, ya'lemü mâ beyne eydiyhim vemâ halfehüm, velâ yu-hîtûne bi'şey'im min ilmihî illâ bima şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel'ard, velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azim.
Bismillahirrahmânirrahîm
Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te'huzühu sinetün velâ nevm, lehu mâ fissemâvâti ve ma fil'ard, men zellezi yeşfeu indehu illâ bi'iznih, ya'lemü mâ beyne eydiyhim vemâ halfehüm, velâ yu-hîtûne bi'şey'im min ilmihî illâ bima şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel'ard, velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azim.

La Havle Vela Kuvvete İlla Billahil Aliyyil'Aziym.
La Havle Vela Kuvvete İlla Billahil Aliyyil'Aziym.
La Havle Vela Kuvvete İlla Billahil Aliyyil'Aziym.

Euzü bi kelimatillahit-taammati min şerri ma halag,
Euzü bi kelimatillahit-taammati min şerri ma halag,
Euzü bi kelimatillahit-taammati min şerri ma halag.

Bismillahillezi lâ yedzurru maasmihi şeyün fil erdzi  velâ fissemâi ve hüvessemiulalim,
Bismillahillezi lâ yedzurru  maasmihi şeyün fil erdzi  velâ fissemâi ve hüvessemiulalim,
Bismillahillezi lâ yedzurru  maasmihi şeyün fil erdzi  velâ fissemâi ve hüvessemiulalim.

Rabbic’alni mukimessalati ve min zürriyeti. Rabbena ve tekabbel dua. Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab.
Ülaikellezine hüm aleyhim salavatihim yuhafizun.
Ellezîne yu’minûne bil gaybi ve yukîmûnes salâte ve mimmâ razaknâhum yunfikûn.
Rabbenâ âtinâ min ledünke rahmeten ve heyyi’lenâ min emrinâ raşedâ.
Ellezîne yezkurûnallâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbihim ve yetefekkerûne fî halkıs semâvâti vel ard, rabbenâ mâ halakte hâzâ bâtılâ, subhâneke fekınâ azâben nâr.
Ellezîne yekûlune rabbenâ innenâ âmennâ fağfir lenâ zunûbenâ ve kınâ azâben nâr.Es sâbirîne ves sâdıkîne vel kânitîne vel munfikîne vel mustagfirîne bil eshâr.

Estağfirullahellezi la ilahe illa hüvel Hayyul- Kayyumue ve etübü ileyh
Estağfirullahellezi la ilahe illa hüvel Hayyul- Kayyumue ve etübü ileyh
Estağfirullahellezi la ilahe illa hüvel Hayyul- Kayyumue ve etübü ileyh.

Estağfirullâh El Aziymu ve E Tübü ileyh
Estağfirullâh El Aziymu ve E Tübü ileyh
Estağfirullâh El Aziymu ve E Tübü ileyh

Vallâhu gâlibun alâ emrihî ve lâkinne ekseren nâsi lâ ya’lemun.
Kâle mûsâ mâ ci’tum bihis sihr, innallâhe se yubtiluhu, innallâhe lâ yuslihu amelel mufsidîn.
Keteballâhu le aglibenne ene ve rusulî, innallâhe kaviyyun azîz.
Rabbî enniy messeniyeş şeytanu binusbin ve azâba. Rabbî eûzübike min hemezâtiş şeyâtıyni ve eûzü bike rabbî en yahdurun.
Mâ terâ fî halkır rahmâni min tefâvut, ferciıl basara hel terâ min futûr. Summerciıl basara kerreteyni yenkalib ileykel basaru hâsien ve huve hasîr.

Ve in yekâdullezîne keferû le yuzlikûneke bi ebsârihim lemmâ semîûz zikra ve yekûlûne innehu le mecnûn. Ve ma huve illa zikrun lil'alemiyn.
Ve in yekâdullezîne keferû le yuzlikûneke bi ebsârihim lemmâ semîûz zikra ve yekûlûne innehu le mecnûn. Ve ma huve illa zikrun lil'alemiyn.
Ve in yekâdullezîne keferû le yuzlikûneke bi ebsârihim lemmâ semîûz zikra ve yekûlûne innehu le mecnûn. Ve ma huve illa zikrun lil'alemiyn.

Hasbünallahivenimelvekil
Hasbünallahivenimelvekil
Hasbünallahivenimelvekil
Hasbünallahivenimelvekil
Ni’mel Mevla ve ni’me’n nasîr, ğufrâneke rabbenâ ve ileykel masîr

Ve mekerû ve mekarallâhu, vallâhu hayrul mâkirîn
Ve mekerû ve mekarallâhu, vallâhu hayrul mâkirîn
Ve mekerû ve mekarallâhu, vallâhu hayrul mâkirîn

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Dikkat:

    Sabahları bu metin "Lev enzelnâ..." kısmından itibaren okunur.

    Akşamları ise  ilk âyet (Lev enzelnâ...) okunmaz, doğrudan "Huvallâhullezî..." ile başlanır.

Euzubillahis-Semî`il-Alîmi mines-şeytanirracım,
Euzubillahis-Semî`il-Alîmi mines-şeytanirracım,
Esteuzubillahis-Semî`il-Alîmi mines-şeytanirracım
Bismillahirrahmenirrahim

Lev enzelnâ hâzâl kur’âne alâ cebelin le raeytehu hâşian mutesaddian min haşyetillâh, ve tilkel emsâlu nadribuhâ lin nâsi leallehum yetefekkerûn. Huvallâhullezî lâ ilâhe illâ huve, âlimul gaybi veş şehâdeti, huver rahmânur rahîm. Huvallâhullezî lâ ilâhe illâ huve, el melikul kuddûsus selâmul mu’minul muheyminul azîzul cebbârul mutekebbir, subhânallâhi ammâ yuşrikûn. Huvallâhul hâlikul bâriul musavviru lehul esmâul husnâ, yusebbihu lehu mâ fîs semâvâti vel ard ve huvel azîzul hakîm. Sadakallahü'l-Azîm



Eûzü billâhi mine'ş-şeytânirracîm - Bismillâhirrahmânirrahîm
Ve nünezzilü mine'l-kur'âni mâ hüve şifâün ve rahmetün lil mü'minîne ve lâ yezîdüz zâlimîne illâ hasârâ

Sadakallahü'l-Azîm
Ve selâmün alâ ibâdihillezînastafâ
Vesselâmü alâ menittebea'l-hüdâ
Vesselâmü aleyye yevme vulidtu ve yevme emûtü ve yevme üb'asü hayyâ
Sübhâne rabbike rabbil ızzeti ammâ yesıfûn
Ve selâmün alel murselîn
Velhamdü lillâhi rabbil âlemîne

Âmin, Âmin, Âmiyn
DEVAMINA BAK


Halifeyi Ru'yi Zemin Hz Adem ve insanoğlu

(Kar©glanin 6 Ekim 2018 Vaazi)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَقُلِ الْحَمْدُ لِلّهِ الَّذِي لَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَم يَكُن لَّهُ شَرِيكٌ فِي الْمُلْكِ وَلَمْ يَكُن لَّهُ وَلِيٌّ مِّنَ الذُّلَّ وَكَبِّرْهُ تَكْبِيرًا

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve kulil hamdu lillâhillezî lem yettehız veleden ve lem yekun lehu şerîkun fîl mulki ve lem yekun lehu veliyyun minez zulli ve kebbirhu tekbîrâ.

Meali :

Çocuk edinmeyen, hakimiyette ortağı bulunmayan, acizlikten ötürü bir dosta da ihtiyacı olmayan Allah’a hamd ederim de ve tekbir getirerek (Allahu Ekber yani O Allah ki Tek ve yegane büyükdür diyerek) O’nun şanını yücelt.

Sadakallahul Aziym İSRA Suresi 111. ayet


---oOo---

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Namazın anahtarı temizlik, haram kılanı tekbir, helal kılanı selamdır”

( Hadis-i Şerif , Ebû Dâvûd, Tahâret, 31; Tirmizî, Tahâret, 3)

"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"

Yolculugumuza başliyoruz :

Artık Benimde çok dil bilen özel bir sekreterim var.(.....)

Hazreti Adem halife-i ruy-i zemin yani Vahdeti Vücut ve madeni Toprak, toprak ise tek tür, tek ama hepsini içinde Taşıyan Vahdeti Vücut, yani Demir de onun için de, alüminyumda, şekerde, tavuktan yediğimiz yumurta da, ağaçtan kopardığımız Kirazda, hepsi onun içinde. Tek ve bütün olan Vahdet. Cebrail yerden yani ardzdan  yani İngilizce earth  veya Arapça arz yeryüzünden onu aldi ve allah Ademi bir bütün olarak o nu halketti. ve dünya kainatin "zerrei zübdiyesi" (en küçük parça(öz)) yani "all inklusiv" bir gezegen. "Dünya" da aynı kelimeden türeme, yani hepsini içinde taşıyan, bütün işte, Adem, Hazreti Adem, O yüzden halifeyi ruyi zemin.  kainatta Demir elementi parça halinde Başka bir gezegende mevcut, yine Elmas, Yakut, su, yahut hidrojen güneşte, helyum güneşte, Amma toplamı Dünyada hepsi mevcut, Vahdet, kesrette çoklukta birlik olan Vahdet İşte. o yani halifeyi ruyi zemin, Hazreti Adem veya insanoğlu, işte hepsine hükmetmekte, ona kainatı musahhar kılınması budur zaten

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

أَلَمْ تَرَوْا أَنَّ اللَّهَ سَخَّرَ لَكُم مَّا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

E lem terav ennallâhe sahhara lekum mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ardı

Meali :

Göklerde ve yerlerdeki herşeyi, Allah’ın size musahhar (emrinize amade) kıldığını, (Allah’ın sizin hizmetinize verdiğini) görmediniz mi?

(Sadakallahul Aziym LOKMAN Suresi 20. ayetten pasaj)

Hz. Ademe insanogluna Allah Demire  sözünü geçirmesini öğretmiş (Hz Davuda verilen hikmet ile) kim? Allahu Teala öğretmiş. Su yu da hendekler kazıp akıtır, barajlar kurup durdurur, Suyu elektriği çevirir, Elektrik ilde pompalyip  suyu yükseklerden bile aktırır, derinlerden de yukarilara çıkartır, yukarı kaldırır. Bu ne şimdi Raşidi Tarikatımızda du suyu  yani yağmur yağdırmasını da öğrettik, kar yağdırmasini da sizlere öğrettik, yani  mevsimler  bile bize musahhar kılınmış, yani emrimize amade kılınmış. işte İnsanoğlu belli prösedürlere uygun zikredipde niyetli olarak su içtiği zaman, böyle yagmur yagmaasi için su içmiş olur. ve insanoglu su içerek,  birkaç elementi bağlı halde molekül halini almış olur, bag kurmuş elementleri almış oluruz vücudumuza, tuz yemek  ile bütün mineralleri almış oluruz, süt icmek ile bütün enzimleri almış oluruz, şeker ile bütün karbonhidrat cinsi şeyleri almış oluruz,  et yemek ile bütün proteinleri almış oluruz, yani kainatta dağınık vaziyette bulunan elementleri, bütün elementleri vücudumuza dahil edip, onlar ile Vahdet, yani kainta, yani yildilzlara bile hükmetme sanatını yerine getirmiş oluruz. Yani Hz Adem  yani insanoglu yeryüzündeki, Allahü Teala'nın gölgesi, ya da onun yerine bakan görevli, halifeyi ruyi zemin.  Ev yapar rüzgara  Dur der,  Pervane yapar, Rüzgara es der,  yine hendekler açıp suya ak der,  Barajlar yapıp suya dur der, Çakmaklar  yapıp  ateşe yan der, sonra itfaiyeler kurup, ateşe sön der,  Yani senin anlayacağın, halifeyi ruyi zemin, Allah ona kainatı musahhar kılmış, emrini vermiş, yeryüzünde, Allah celle celalühü hazretleri,  bir nevi yürüyen gezen Allahlık sıfatını, o nda (Hazreti insan) üzerinde tecelli ettirmekte.
Ve ikinci Adem olan Hazreti Nuh, gemi yaptıktan sonra, ona her türden bir tane al denildi, ama kurbağa ona ben binmem dedi, kimdir kurbağa, Nuh un oglu Kenan,  o gün,  Kenan da, "bana bir şey olmaz" dedi ben daglara  kaçarım dedi, çünkü kurbağa suda da yaşar, karada da yaşar, sel basması onu Öldürmez ki, bu bilgi içinde olduğu için,cibilliyati öyle oldugu için,  aynı şeytanın demirlik vasfi içinde olduğu için secdeye isyan Ettiği gibi, eğilmeye İsyan ettiği gibi, o da (Kenan da)  boğulmaya isyan etti, ben boğulmam ki dedi, ben kaçar kurtulurum, Bana Bir Şey Olmaz dedi. geçiş formu  yani Hem su canlısı, hem Kara canlısı, Darvinin söyledigi evriminde yanlış olmadığını, Fakat benim demek istediğim gibi olmadığını anlatan örnek.  Evrim var fakat kurbağa Kenan oldu, yani kurbağa Kenan'a insana dönmedi, Fakat  sadece  Kenan a cibilliyet oldu. Ve çocuklarda ve insanlarda Korkaklık meselesi de cibilliyet sebebi ile dir. Nasıl derseniz : Çünkü kurbağa Korkunca suya atlar, Tavşan kaçar, kaplumbağa kabuğuna sokulur, hepsi Korkaklık alametidir, onların cibiliyetini Taşıyan Her canlı, Her insan  türüde, onların cibiliyetini Taşıyan Her kimse, mesela cibilliyati kaplumbağa ise, düşman görünce evine saklanır, tavşan ise nalları kırıp kaçar,  kurbağa  ise, bir yerden bir yere geçer,  suya atlar veya su dan korktuğunda da, sudan karaya mekan değiştirir, Onun (Kurbaga ciblliyatlilarin) kacma yöntemi de mekan değiştirmektir, Boyut değiştirmektir. yani Korkaklık cibilliyet ile alakalıdır. yine cesaret, cibilliyat ile alakalıdır, Aslan kavgaya gider, kavgaya karşı gider, kavga etmeye gider, kurbağa korkup kacsa bile, aslan kavga etmeye gider. Dana veya boğa yine kavgadan yılmaz, o yüzden danalara "Yılmaz" ismi koyulur, yani yılmaz demek, kavgadan yılmaz, yumruk da yese kavgadan yılmaz, bıçak da yese kavgadan yılmaz, yani "Yılmaz" işte "Yılmaz Dana" daşşaklı dana.  Allah her cibilliyeti yani her hayvan türünün sıfatlarını da, ona göre(insana verecegi ahlaka) böyle elverişli yaratmış ki, mesela zürafanın boynunu Uzun yapıp, boynu uzun olduğu için uzanıp yaprak koparabilmesi için değildir, bilhassa bacakları uzun olduğu için yere uzanip da su içebilmesi için boynu da uzundur diyeceğiz. Allah öyle bir denge koymuş ki, hem  yaprağa uzansın, yukarı doğru,  hem de bacakları çok uzun olduğu için, yerdeki suya uzanabilmesi için, boynunu da böyle uzatmış ki, bacaklarıyla dengelenmiş. Yoksa boynu kısa olsa, suyu nasıl içecek,  çöküpte mi  içecek deve gibi,  işte zürafanın boynunu  uzun yapmış ki, iki  problemi birden çözmüş Allahu Teala. Bunlara "Allahuekber"  "Büyüksün Rabbim"    demeyipte,  ne denilir Allah aşkına. Allahu Ekber. hem zahirine Allahu Ekber,  hem de batınına Allahu Ekber. Büyüksün Rabbim.

BURADAN iTiBAREN ALINTI >>>
Her gün beş vakit namazdan önce okunan ezan ve farz namazlara durulurken okunan kamet tekbir lafızlarını içerir.

Ayrıca namaza başlama ve bir rükünden diğerine geçiş tekbirle olur. İlkine “iftitah tekbiri”, diğerlerine “intikal tekbirleri” denir. Başlangıç tekbiri iftitah (açılış) kelimesiyle nitelendiği gibi, kendisiyle namaz dışında yapılması helâl olan eylemler haram hale geldiği ve dış âlemle bağlantıyı kestiği için “tahrîme (ihrâm) tekbiri” diye de anılır. İkinci adlandırma

Hz. Peygamber’in,

“Namazın anahtarı temizlik, haram kılanı tekbir, helal kılanı selamdır” hadisinden

(Ebû Dâvûd, Tahâret, 31; Tirmizî, Tahâret, 3) hareketle yapılmıştır.

Resûl-i Ekrem;

- iftitah tekbirine yetişmek şartıyla kırk gün cemaate gelen kişiye Allah’ın biri cehennemden, ikincisi münafıklıktan kurtuluş olmak üzere iki berat vereceğini bildirmiş

(Tirmizî, Salât, 64)

- ve namazın özünün iftitah tekbiri olduğunu söylemiştir.

(Heysemî, II, 273)

Allah lafzının ilk harfini uzatmak kelimeye soru anlamı kattığı, “ekber”i “ekbâr” veya “ikbâr” şeklinde okumak anlamı bozduğu için fakihler bu lafzı söylerken çok dikkat edilmesi gerektiğini belirtirler.

İntikal tekbirleri rükuya ve secdeye giderken, secdeden ve ikinci rekatta tahiyyattan sonra kıyama kalkarken okunan tekbirlerdir. İki rekatlık bir namazda on, dört rekatlık bir namazda yirmi bir intikal tekbiri bulunur.

Ayrıca Hanefîler’e göre vitir namazının son rekatında Kunut dualarından önce tekbir alınır.

Sehiv secdesi yapılırken namaz içindeki diğer secdelerde olduğu gibi tekbir alınır.[1]

>>>BURAYA KADAR ALINTI

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذِيَ أُنزِلَ فِيهِ الْقُرْآنُ هُدًى لِّلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِّنَ الْهُدَى وَالْفُرْقَانِ فَمَن شَهِدَ مِنكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُ وَمَن كَانَ مَرِيضًا أَوْ عَلَى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِّنْ أَيَّامٍ أُخَرَ يُرِيدُ اللّهُ بِكُمُ الْيُسْرَ وَلاَ يُرِيدُ بِكُمُ الْعُسْرَ وَلِتُكْمِلُواْ الْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُواْ اللّهَ عَلَى مَا هَدَاكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Şehru ramadânellezî unzile fîhil kur’ânu huden lin nâsi ve beyyinâtin minel hudâ vel furkân(furkâni), fe men şehide minkumuş şehra fel yesumh(yesumhu), ve men kâne marîdan ev alâ seferin fe iddetun min eyyâmin uhar(uhara) yurîdullâhu bikumul yusra ve lâ yurîdu bikumul usra, ve li tukmilûl iddete ve li tukebbirûllâhe alâ mâ hedâkum ve leallekum teşkurûn

Meali :

Ramazan ayı insanlara yol gösterici, doğruyu ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri bilgisi icinde olan Kur’an’ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günler kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık Allah’ı tazim edip (Allahuekber demeniz için ve) şükretmeniz içindir.

(Sadakallahul Aziym BAKARA Suresi 185. ayet)

o yüzden Tekbir lafzı üzerimize farz olan bir zikirdir.


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

لَن يَنَالَ اللَّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَاؤُهَا وَلَكِن يَنَالُهُ التَّقْوَى مِنكُمْ كَذَلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمْ لِتُكَبِّرُوا اللَّهَ عَلَى مَا هَدَاكُمْ وَبَشِّرِ الْمُحْسِنِينَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Len yenâlallâhe luhûmuhâ ve lâ dimâuhâ ve lâkin yenâluhut takvâ minkum, kezâlike sahharahâ lekum li tukebbirûllâhe alâ mâ hedâkum, ve beşşiril muhsinîn.

Meali :

Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır. Fakat O’na sadece sizin takvanız ulaşır. O’nu büyük tanıyasınız ve Allah’ın hidayetine eresiniz diye O, bu hayvanları böylece sizin istifadenize verdi. (Ey Muhammed!) Güzel davrananları müjdele.

(Sadakallahul Aziym HACC Suresi 37. ayet)

Bu yukarıdaki ayet bize gösteriyor ki, hayvan kesmek,  Allah'a itaati temsil eder, kes deyince kes, yeme deyince de yememek,  haram deyince yani yapma yasak deyince yapmamak gibi, bizim itaatimizi temsil eden bir ibadettir. Yoksa Kurban kes emri ile, bir hayvan türünü yok etmek değildir. o yüzden bugün kurban kesme meselesine de kota  konulması lazım.  Madem vakit Mehdi vakti, hayvanlarinda degeri anlaşilir oldu ve onlarinda bir hak ve hukukunun oldugu ortaya cikdi, ve altın çağı yaşıyorsanız,  o zaman  bu vakitte İnsanların çoğu İslam'a dahil olacak, çünkü "Mehdi suresi" veya Nasr suresi yani "iza cae" suresindeki bu mucize, Yani bu keramet, Mehdi'nin kerameti, bize tebliğ olup, Allah'ın dinine insalarin fevc fevc grup  grup girdiklerini gördüğün zaman ayeti ile bu sabittir.

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

إِذَا جَاء نَصْرُ اللَّهِ وَالْفَتْحُ  وَرَأَيْتَ النَّاسَ يَدْخُلُونَ فِي دِينِ اللَّهِ أَفْوَاجًا  فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُ إِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

İzâ câe nasrullâhi vel fethu. Ve raeyten nâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcân. Fe sebbih bi hamdi rabbike vestagfirhu, innehu kâne tevvâbâ.

Meali :

Allah’ın yardımı ile fetih  vakti geldiği zaman. Ve insanların grup grup Allah’ın dînine girdiğini gördüğün zaman. O zaman Rabbini hamd ile tespih et.(zikrin sayilarina muavfik olrak yani sayiya riayet ederek zikret) Ve O’ndan mağfiret dile. Muhakkak ki O, tövbeleri kabul edendir.

(Sadakallahul Aziym NASR Suresi 1, 2 ve 3. ayet)

GRAMATiK VE DiL DERSi

سَبَّحَ الرَّجُلُ : قال سبحان الله

adam sübhanellahi dedi,Allahı yüceltti,tespih etti

سُبْحَةٌ ( ج ) سُبْحٌ

boncuk gibi şeylerden dizilerek yapılan tespih,

سَبَّحَ : تَسْبِيحاً لِ

namaz kılmak,dua etmek,tespih etmek,sübhanallah demek,övmek,tenzh etmek,yüceltmek,ululatmak

سَبَحٌ

kara boncuk,

سَبَّحَ

tespih çekmek

سُبْحاَنَ اللهْ

"SübhanAllah" Anlamı: (Allahi sayisal olarak(sayisini bilerek) zikrederim. ismini söylerim
islamda tesbih ve boncuk cevirme yokdur diyelere kapak olsun bunlarda, namazda subhanallah demek , ne demekdir bilmeyen ah.. onlar.

Ve Mehdiye Verilen bu cokca tesbih hikmetinden birisi olan bizim Raşidi Tarikatindaki cookca her renk tesbih edinmemiz ve onlarla, Allahi, sayisi ve yönü belli olarak bilincli tekrar etmemize yarayan bu alete verilen isim tesbih, sübhan Allah derken, iza cae okurkan fesbbih derken anlamadinmi tesbih ne demek. adam diyorki boncuk cevirmek ibadet degil diyor, ya ne? namazda rükuda secdede dedigin, sayisi belli 3 subhan Allah derken ne diyon, haaala anlamamiş birine ben ne diyen artik.

Nasr suresindeki yani insanların çoğu onun vaktinde,  bu dini mübine  dahil olacaklarmış,  o yüzden insanların, nüfus olarak ekseriyatinin Müslüman olduğunu düşün ve, ve Kurban Bayramı geldiğini, ve herkesin hayvan kesme,  yani kurban etme hikmetini yaşamak istediğini  düşünürsek,  o zaman birkaç Kurban Bayramı geçince, yeryüzünde neredeyse, et yiyebileceğiniz Semiz hayvan türü kalmaz.  o yüzden işte, hac edecek kimselere nasil kota kuyduksa, orada izdiham çıkıp insanların katliamına İzin vermeyen insanlık ve Arabistan devleti, bugün müslüman devletler birleşip bu hikmetin de farkına varıp, ve kurban kesme meselesine de Kota koyulması lazım, senelik belli bir hayvan sayısı kadar hayvan kesilmesi lazım, onun üstüne çıkılmaması lazım, yoksa dünyamızada zarar vermiş oluruz. hatta hiç kesilmese bile olur, yani zaten o yüzden farz degil vacib, ondan kastedilen, dedik ya  sadece Takvamiz olurmuş, yani  Allah'a itaat etmemizmiş.  Allah'a gerçekten itaat eden birisinden bu iş  sagıt olup düşer.  Çünkü  hayvan türünün bitme tehlikesi var.

Ne garip bir dünyada yaşıyoruz ki,  bir işçinin maaşı 1000 lira ise bir ay zar zor işlerde çalışıp Emek harcayıp yorulup didinip, ve aldı 1000 lira, Yani 10 tane 100 lira, ve 10 tane kağıt için, 1 ay yoruluyor, çalışıyor. Kağıt yenmez ki, Kağıt içilmez ki, ama ödül 10 tane kağıt, işte o kağıtları ekmeğe çevirince  aslen ödül oluyor, Yine sırtına giyeceğin gömleğe cekete çevirince ödül oluyor, Yine bineceğin arabaya çevirince, Ya da arabanın benzinine çevirince ödül oluyor. işte bu dünyada da yaptığımız sevaplar ve günahlar ile, fazlalıklarla, eksiklerle, yanlışlarla, doğrularla, hepsi ya bir ödül, ya da bir azaba döner. Ama bu işte, aynı şu anda bize kağıt para durumunda olan, bu amellerimiz, işte ahiret denen gelecek de, onlar sevaplarımız yaptığımız Ama, dünyada bir zamanda karşılık aldığımız sevaplarımız olacak işte. aynı o gelecekteki para ile ekmek almak gibi, bize gıda olduğunda, ya da bize ev olduğunda, bize araba olduğunda, işte ödülümüzü almış oluruz. ama şu an, dünya Öyle hızlı ki, 1 saat öncesinde kazandıgin, 1 saat Sonrasında sana ödül veya ceza olaraktan karşına çıkmak da, ve hesabın görülünce, ya cehenneme layık bir kul olursun, ya da cennetlere layık bir kul olursun. İşte bu dünyadaki kolaylıklar da sana cenneti tattırmak da, zorluk ve güçlüklerde, Cehennemi Bir nevi yaşatmakta. ve cehennemde Sabit değil, aynı doğunun, bir yer olup sabit olmadıgi gibi, Yine üst yani Kuzey'in, bir yer olup sabit olmadıgi, ya da alt ya da Güney'in, sabit olup bir yere olmadığı gibi (gecen haftaki vaazin seslisini dinlersen, ne demek istedik anlarsin), işte Cehennem ve Cennet de sabit değildir. 5 dakika önce günah işledin ve, 10 dakika sonra mesela parmağıni incittin, ya da Ayağını incittin, ya da kafana taş geldi, işte 10 dakika önce yaptığın  amelinin karşılığını, 10 dakika sonra gördün, Senin hesabın kesildi, ve Ceza biçildi, ve ceza uygulandı.

Rabbim mehdi ve askerini muhafaza etsin ki, Allah muhafaza, Allahsız yahut rahman ve rahimsiz bir ömrün bedeli, belki rahmet yağmayan bir yerde doğmaktır, yani yağmur yağmayan bir beldede doğmaktır, kuru çöl gibi bir yerde, yahutta rahmanı bilmemek, tanımamak,  yani babayı bilmemek, babanın hikmetini ve onun saygısını Esirgemek, eksik etmek, belki babasız Olmak, ya da erkek iken, kadın olarak, yani rahmansız yani Affedersiniz zekersiz doğmaktır, zekerisiz olmak hikmeti ile sana ceza verilir, yine bu cezadan  bir ömür yersin, hemde muebbet yersin bu cezadan. erkek iken kadın olursun, erkeklik organından mahrum kalırsın, Çünkü babanın  annenin kıymetini bilmedin, yada Merhametsiz bir anneye babaya düşersin,  Annenin babanin kıymetini bilmediğinden dolayı, bu ceza sana biçilmiş olur, ya da annesiz lik, annesiz kalırsın ki, yeni hayatında Annen küçükken vefat eder, ve annesiz kalırsın ki, Daha önce annenin kıymetini, yani yanındakinin kıymetini bilmediğinden dolayı, ya da erkek sen kadın, kadın isen erkek olursun, ve Rahimsiz  yada rahmansiz kalırsın ki, Rahimden yoksun, Hatta evlenemezsin de rahimsiz kalırsın.  Diyoruz ki, cennet da burada kurulmuş cehennemde, ödül de burada,  ceza da burada, 5 dakika öncesi, 5 dakika sonrası, bir gün öncesi, Birgün sonrası, 1 ay öncesi, 1 ay sonrası gibi, gün gün de kalmıyor, dakika dakikada, saniye saniye de.

Ve işte Bitcoin veya sanal  para meselesi de bununla kıyas edilince, para Aslında emeğin karşılığı, 8 saat çalışılmış, 10 saat çalışılmış, bir mal üretilmiş, sonra o malın karşılığı, önce işçiliğin karşılığı idi, sonra o malın ve üretilen mamulun karşılığı, sonra, oradan sonra marketin geliri, kişinin geliri şeklinde, bir emeğin karşılığı para. ama Bitcoin bilgi ile üretiliyor, Sanal Para bilgi ile üretiliyor, yazılım ile üretiliyor deniyor. Çok para basmak marifet değil, Nasıl Merkez Bankası Bir ülkenin bankası ise, en çok parayı devlet basıyorsa, yine devlet 10 katlı bir apartman kurrup, apartmanın içinde Bitcoin üreten binlerce bilgisayar olabilir, ve en iyi üretenler yine ülkeler olur, öylece devletler zengin olur olsa idi, bitcoin üretmekle falan zengin olunsa. Bitcoin üretmekde para basmak gibi yani,  Bitcoin yine aynı, sadece paranın sanal hale gelmesi. En azından kağıt para ve demir para vaktinde, emeğinizin karşılığı olarak, elimizde bir  bir madde vardı, ama bu noktada elimizden alınıncak, kağıt veya metal olsun bu da elimizden alınınca, artık sermayenin kullanımı tek kişiye bindi demektir.  zengin olmak  Bitcoin üretmekle değil,  çok para basaraktan zengin olunmaz, hiç kimsede para basaraktan zengin olmaz, bu para emeğin karşılığıdır işte, burada Bitcoin Sanal Para dijital para dijital sistemi elinde tutan  Deccal in elinde olunca,  ve elektrik kesildi ya da fişi çekince, istediğinin elindeki parayı iptal edince, bütün sermaye onun elinde oluyor, yani tek kişi elinde oluyor, Deccal sistemi.  senin paranı iptal etti, Artık ne ekmek alabilirsin ne benzin bittin, yani tek zengin Deccal olur. Deccal  hakimiyeti sistemi,  sistemi yavaş yavaş yapılandırıyorlar, sonunda kim olacak  Bütün parayı elinde tutan kimse,  Decal olacak, bir de bütün tekniği elinde tutan kimse, hepsini enerjiye bağımlı yaptimi, enerjiyi de kestimi, hepsi bitti, ve şu anda arabaları da petrolden elektirige dönüştürmek yine bu yüzden, enerjiye bagimli kilma meselesi, petrol ve diger hayvan sistemlerinide gözden cikarma meselesi var, güya neymiş havanlarda atigindan gaz cikiyormuş, dogamazi isitiyormuş kürsel isinma o yüzdenmiş, ve bu yüzden hayvanlarda yok edilmeliymiş, yani yavaş yavaş deccala bagimli olmak zorunda birakiliyorsunuz, uyan insan. hepsini devreden çıkarıp enerjiye bindirmek sistemleri, yine Elektrik enerjisinide kesti miydi, artık bir yerden bir yere gitmen de mümkün değil, yani Deccal sistemi, tek Hakimiyet,  Haşa Allahlık.  Ey Mehdi askeri uyan Emeğin karşılığını dijitala  çevirme,  yoksa  bittigin dünden bellidir. para Tek kişinin yanında olamaz, enerji tek kişinin yanında olamaz. güc tek kişinin yanında olamaz, Allah bunların hepsini dağıtmış, bak dedik ya Hazreti insan ve dünya bütün elementleri içinde topluyor ama, kainatTa ise yildizlar halinde dağınık vaziyette, Yıldızlar halinde, vahdette kesret, kesrette de  Vahdet.

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

يَا صَاحِبَيِ السِّجْنِ أَأَرْبَابٌ مُّتَفَرِّقُونَ خَيْرٌ أَمِ اللّهُ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Yâ sâhibeyis sicni e erbâbun muteferrikûne hayrun emillâhul vâhıdul kahhâr

Meali :

Ey zindan arkadaşlarım! Ayrı ayrı Rab'ler mi daha hayırlı Çeşitli tanrılar mı daha iyi, yoksa gücüne karşı durulmaz olan bir tek Allah mı? Vahid (tek) olan, Kahhar (kahredici, hâkim ve gâlip) olan Allah mı?

(Sadakallahul Aziym YUSUF Suresi 39. ayet)


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

رَفِيعُ الدَّرَجَاتِ ذُو الْعَرْشِ يُلْقِي الرُّوحَ مِنْ أَمْرِهِ عَلَى مَن يَشَاء مِنْ عِبَادِهِ لِيُنذِرَ يَوْمَ التَّلَاقِ  يَوْمَ هُم بَارِزُونَ لَا يَخْفَى عَلَى اللَّهِ مِنْهُمْ شَيْءٌ لِّمَنِ الْمُلْكُ الْيَوْمَ لِلَّهِ الْوَاحِدِ الْقَهَّارِ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Rafîud deracâti zûl arş(arşi), yulkır rûha min emrihî alâ men yeşâu min ıbâdihî li yunzira yevmet telâk. Yevme hum bârizûne lâ yahfâ alâllâhi min hum şey’un, li menil mulkul yevme, lillâhil vâhidil kahhâr

Meali :

iinsanlığı derece derece yükselten, Arş'ın sahibi Allah, karşılaşma gününde (seçilip ayrılma Allaha kavuşma Günü yevmül ahiret te gelcekte bir zamanda, yani o bu günümüz, ve mehdi ve altınçağ da) onları uyarmak için, kendi emrinden olan kutsal ruhu (Yani Hırıstiyan teslis inancında geçen, Kutsal Ruh olan, Hz Mehdi yi) onlara gönderir, ve herşey belli olupta, apaçık ortaya çıktığı  vakit, o der ki : Allah dan gayri kimden korkuyorsunuz, görmüyormusunuz  bugün mülk (hükümranlık) kimindir? (Maliki yevmiddin ayetine atıf var  burada, ve din gününün sahibi kim? deyyan olan kim? ) Tabiki de Tek olan (o zamanda Vahdeti vücud olan kimse), her şeyi kudret ve hâkimiyeti altında tutan Allah’ındır. (Vahidul kahhar olan Allah ın)

(Sadakallahul Aziym MU'MİN Suresi 15 ve 16. ayet)

Ve  işte hakimiyetin Mehdi de olması, hakimiyetin Deccal da olması gibi değil. Çünkü mehdi, ne dünyanın tüm ekonomisini, ve ne de dünyanın tüm Siyasetini, veya tüm enerjisini  Elinde tutmamakta, sınırlar belli olmuş,  sınırları koruyan bekçilerde tayin olmuş,  Onları yönetenler detaylı ve belli olmuş, o yani mehdi bunlara karışmamak da, sadece ve sadece iyi ile kötünün farkına varmanızı sağlamakta,  yoksa mehdilik bütün Hakimiyet ve gücü elinde tutmak değildir. Elektrik lamba düğmesi gibi, ben buradan lambanın düğmesine basıp, lambayi söndürünce, bütün Işıklar, bütün enerjiler, bütün Hayatlar sönecek gibi bir sistem yani ekonomi enerji güc para tek kimsede ve ,  Demek ki  Allah da Buna müsaade etmez, kulların akıllıları da buna müsade etmemesi lazım, ve bu sistem  Deccaliyet sistemi yıkılmak zorundadır.  Yoksa dünyamızı mahveder. ve işte insan Günah işlemek ile ya ruhu  hasta olur ya da  fiziki bedeni hasta olur. Onun çaresi olan ilaçlar ise kişiye özel olmalıdır yoksa mesela Devenin su içmesi ile zürafa nın su içmesi aynı değildir, yine Devenin yediği ile, atların yediği, yahut  köpeklerin yediği ile Aynı değildir.

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

قُلْ مَن رَّبُّ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ قُلِ اللّهُ قُلْ أَفَاتَّخَذْتُم مِّن دُونِهِ أَوْلِيَاء لاَ يَمْلِكُونَ لِأَنفُسِهِمْ نَفْعًا وَلاَ ضَرًّا قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الأَعْمَى وَالْبَصِيرُ أَمْ هَلْ تَسْتَوِي الظُّلُمَاتُ وَالنُّورُ أَمْ جَعَلُواْ لِلّهِ شُرَكَاء خَلَقُواْ كَخَلْقِهِ فَتَشَابَهَ الْخَلْقُ عَلَيْهِمْ قُلِ اللّهُ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍ وَهُوَ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Kul men rabbus semâvâti vel ard(ardı), kulillâh(kulillâhu), kul e fettehaztum min dûnihî evliyâe lâ yemlikûne li enfusihim nef’an ve lâ darrâ(darren), kul hel yestevil a’mâ vel basîru em hel testevîz zulumâtu ven nûr(nûru), em cealû lillâhi şurakâe halakû ke halkıhî fe teşâbehel halku aleyhim, kulillâhu hâliku kulli şey’in ve huvel vâhidul kahhâr

Meali :

O dedi ki :“Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?”  onlar da dediler “Allah’tır”. (Hz Mehdi de onlara Dedi ki: “O'nu (beni yani Hz Mehdi yi) bırakıp da kendilerine gelen bir zarara veya faydaya bile bir hükmü olmayan dostlar mı ediniyorsunuz,  (Dünyamizi ve kainati zulumetten aydinlığa çevirp nimetlerle dolmasıina sebeb olan,  O nun Gücü (Mehdi nin gücü ile onların ki aynımı bir mi)  vallahi değil, ya onunla da (mehdi ile de) herşeyi hakkıyla yaratan ve vâhidul kahhâr olan Allah ın ki aynımı bir mi?(Degil).
(Sadakallahul Aziym RA'D Suresi 16. ayet)

Temsili misal çocuğu olmayan birisi dua etti ve dedi ki," Allah'ım bana bir çocuk ver" dedi ve Bunu duyan ve Allahlık taslayan birisi çaputtan bir bebek yapıp geldi verdi, al sana bebek.  bu adam dedi Hayır, benim istediğim bebek bu değil . Başka bir adam naylon bir bebek getirdi bumu  istediğin bebek dedi.  adam yine hayır dedi. Adamın birisi de kedi yavrusu  getirdi, bu muydu istediğin bebek dedi, adam yine hayır dedi.  Adamın biri Biyolojici ve kimyacı, O da bir klon çocuk yapıp getirdi.  Al sana bebek dedi.  adam yine Hayır bu değil dedi, Ve sonunda gerçek bilgiyi bilen bir adam dedi ki, senin çocuk sahibi olman için, bir bayanla evlenmem lazım, Halvet edip şöyle şöyle yapman lazım diye tarif etti. adam gitti evlendi çocuğu oldu, ya da olmadı da diyebiliriz, hala serüven devam ediyor, Ne yaptımsa olmadı dedi,  yani çareler tükenmez, hastalığın çaresi kişiye Özeldir dedik ya, Öyle olunca ya erkek kısır, ya da kadın kısır olabilir, eşlerden birinin kısır olmayan biriyle evlenmesi, Derdine derman olur, ya da ikinci, bir anne yada baba alması Derdine derman olur, işte hastalıklar da böyle kişiye özel olduğu gibi, çareside kişiye Özeldir, günahlarda kişiye özeldir, tek tövbeyle Hepsi asla  affolmaz, çeşidine göre, çareside  gizli günaha gizli, âşikâre günahı aşikar tövbe etmesi lazım geldiği gibi,  işte Ruhi hastalıkların, yani manevi hastalıkların, günahların çaresi de böyle onlara karşilik gelen iyiliklerimiz ve sevaplarımız, sevabin  zıttı da Günah lardır. Ve burada anlatmak istediğimiz, Allah Kainata ve dünyamıza kuvvetler ayrılığı sistemi koymuş, ve bir beden, sen, ben, o, Ahmet, Mehmet, Fatma, Fadime, hepsi Vahdeti Vücut,  her biri ayrı Vahdeti Vücut, ve benim elim, Benim kolum, Benim ayağım, bana hizmet etmek üzere yapılandırılmış.  ve Allah dirseklere sinir koymuş, dirsek ters dönmez, içe doğru döner, bana hizmet etsin diye, ama robotlar da kuvvet Ayrılık sistemine terstir, onların kolu, içe ve dışa hareket edebilir,  yani sanada hizmet eder bana da, yani, bizim sistemimizden farklı. microsoftun Babasi Bill amca da,  yeni yazilim yapacak adamlarda bunuda  planlarda göz önüne almali. Yani Sınır koy, ve Allah dirsekler ile sınır koymuş,  ve boynunada sınır koymuş, ve Allah yeryüzünde ve gökyüzünde tek Allah olmasına rağmen, kuvvetler ayrılığı koymuş, sen seninlesin, ben benimle, Benimki bana, seninki sana, Sen çalıştın, Senin için, ben çalıştım, benim için, sermaye Tek elde toplanmıyor, Benim karnım acıkdımi onu ben doyuruyorum, sen acıkdımi onu sen duruyorsun, ben sırtıma ayrı giyiyorum, Sen ayrı giyiyorsun, ben ayrı yoruluyorum, Sen ayrı yoruluyorsun, Öyle olunca, ben de ki güç, Sendeki ile aynı değil, Sen belki şişmansın, Ya da ben şişmanım, belki sen sağırsın, ben degil, yada benim kaldırma kuvvetim mesela 10 kilo ise, Seninki 5 kilo, yani kuvvetler ayrılığı, Allah bunlara rağmen tek beden gibi parclardan oluşan bütün gibi, o bile her şey bitti gibi hükmetmemesini rağmen, ama vahdette kesret, kesrette Vahdet, Öyle olunca, Güç Allah da olmasına rağmen, Allah gücünün tahakkuklarini kişiler üzerinden tezahür ettirmekte, Ahmet amca ile, Fatma Bacı ile, öyle olunca tek güç, sistemi ise, bütün gücü kendinde toplamak üzere yapılandırılmış sistem.  Türkiyedeki yönetim sistemi ile başkanlık sistemiylede burya dogru gidiliyor yoksa Allah birdir, Allah gücünü ve sifatlarini, misal ile Bakkal amca terzi teyze ile....  tezahür ettirmek de  dedik, böyle olunca kuvvetler ayrılığı. Allah'ın Yönetim sistemi kuvvetler ayrılığı sistemi.  Güc tek kişinin yanında toplanamaz buna yeltenipde  Dünyada Tek Tanriliga kalkanlari Allah helak etmiştir, ve yine edecekdir de .Akilli bir patron, hic bir zaman iyi giden bir fabrikanin bütün hissellerini elinden cikarmaz, Allah bu uyanik patron kadardami akilli degilki, saltanatinin hepsini birine versin, ahmak olmak lazim böyle düşünmek için.

Elektrikte "Euro Bus" (Elektroinstallation mit Bussystemen) diye Merkezi bir tesisat sistemi ile, gerektiğinde  bütün bir gökdelen binanin elektrigini suyunu isitma sistemeni tek dügme ile kesersin kapatabilirsin.  Eğer güç Allah dan başka  bir kimsenin yanında olsa işte böyle olur ve Yaşami Öldürür, bize kalk der kaldırır, yat der yatariz, ye der yeriz, Bu derecede yani,  Afedersin köpek oluruz köpek.  Allah ise bunu yasaklar ve herkese özgürlük yazmış,  kendisine isyan eden birine bile hak tanımış. sistem kuvvetler ayrılığı.

Namazda kelime-i şahadet ile Allah'ın Vahdet ini birliğini birlemek

Buna evliya İzam demişler ki, namazda lisanını teke indir.  kalbin ayrı elin ayrı konuşmasin, gözün ayrı olmasın. Aynen bu durum tören geçidinde trampet çalan gruptaki bir adamın, aynı anda trampet çalması, notaya uyması,  grupla birlikte düzgün şekilde yürümesi, ve selam geçidi alanına Gelince, selam vermesi gibi, veya başka bir  temsili misal ile,  Sen araba sürerken ellerin direksiyonda, Gözün yolda,  ayakların  2 ayrı kuvvette, fren ve gaz da,  ve öyle olunca araba sürmekte bile  kuvvetler ayrılığı var, her birisi ayrı bir konumda ya da ayrı bir işte, ayrı bir yönde, ayrı bir harekette olmasına rağmen bile, Vahdet olan vücuttaki bir görevi ifa etmektedir şoförlük görevini, hepsinin görevi ne kadar ayrı, hepsinin görevi birbirinden binlerce farklı, ama aklin yeri olan beyin ile, hepsi toplanıp ayrı ayrı  işleri görmesine rağmen, Aslında tek olan Vahit olan, bir bedene hizmet etmekte ve tek fili meydana getirmekde.  Vahdet ve kuvvetler ayrılığı  bu demektir.  Allah'ın Rezzak olması,  Settar olması, mümin olması, halık olması,...  yani bu kadar ayrı sıfatlarını aynı anda yeryüzünde tecelli  ettirmesi,  binlerce insanın üzerinden olur, ya da hayvan üzerinden, ya da  bitkiler üzerinden, ya da maddeler elementler üzerinden  olmasına rağmen, Allah tektir,  ve bunların hepsi tek bir güce hizmet eder.  Ahmet amcanin Ankara'da olması, Fatma teyzenin İzmir de dolması,  George Bush un Amerika'da olması da, bu gücün böyle yerli yerince olmasına engel değildir.

Bu benim Vaaazi vaaz ederken, tatlı tatlı konuş ki, insanlar anlasın, diyorlar , küfretme kizma falan filen. ben tatlı veya sinirli konuşunca, ya da bağırıp çağırınca, insanlar anlamaz kaçar deniyor.

tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır

Halbuki cennette, Adem ile Havva yalnız iken, şeytan önce kapının bekçisi Rıdvan'ı, tatlı bir dil ile kandırdı, ve kapısı bile olmayan cennetin kapısını açtırıp, cennete girdi, ve sonra yine Tatlı tatlı konuşup,  Havva annemizi de kandırdı,  ve ondan öğrenen havva annemizin de (Matrix Mr smith) içine girip havvanın dilinden konuşup, adamı da kandırdı, yani adamı ve Hazreti Adem'i kocasını kandırdı.  Güzel konuşmak mı güzel amel burda,  kötü bir görev ve amel mi, her güzel konuşan, güzel işler tutsaydı, Adem ile Havva cennetten atılmaz di. Bazen bağırmak da Allah'ın sıfatlarından isimlerinden birisi, Celal ismi. Ben yerinde bağırmayınca Celal ismi tecelli etmez, Allah kahhardır, yerinde kızmayınca  da; Kahhar ismi tecelli etmez,  ve Allah Musa ya dedi ki :
Aasa nı denize vur,  "fadrib  bi asake" yani vurmak  darb etmek, Ve yine gerekirse kadınlarınızı hafifçe dövün,  Yani yine darb etmek fiili burada geçiyor,  böyle olunca, insanın elinden, dilinden, gözünden, ayaklarından, veya diğer azalarından çıkan, Her fiili işleyen o kulda da Allah'ın sıfatlarından isimlerinden bir isimi tecelli ediyordur ve yani, yani dövmek de Allah'ın sıfatı ve ismidir, Biz Vahdet olunca, bizden çıkan bir dövme Fiili amma kadini olsun, amma düşmanimiz olsun, Allah'ın fiili olmuş olur. yani dövmek de Allah'ın ismi imiş, o zaman dövmek güzel bir fiil değil, diye bilmiyormuyuz? Halbuki dövmekten insandan çıkan bir fiil, Yani Allah'ın sıfatı ve fiillerinden Bir ismi.  Bedendeki sağ el ve sol el gibi  ikisi farklı kutuplarda olmasına rağmen,  farklı yönleri, ve farklı işler görmesine rağmen, aslında tek bir bedenin işini görmek üzere yaratılmışlardır. Yine bedende bütün bu kuvvetler toplanmasını  rağmen,  Ve Ahmet amca da, Mehmet amca da, Ayşe teyze de de aynı Güçler var, Ayrı Bir bedende, ayrı bir Vahdet halinde toplanmış vaziyette, ve her bir vücut bir Kainat olunca, binlerce Kainat olmasına rağmen, yine Vahdet olan, hepsini içinde toplayan Vahid olan, Kahhar  olan Allah'a Hizmet etmekteler, her ne kadar ayrı ayrı görünseler de hepsi, bir dünya içinde, bir kuvve,  Yani bir tek  kuvvet. ve hepimiz Bizler Vahdeti, yani voltranı oluşturmaktayiz. ve Mehdi'nin de Zamanın Ruhu ve Vahdeti Vücut olması, Bütün herkesin onun içinde bir parça halinde olması, buna engel değildir, Çünkü tırnak nasıl binlerce hücreden oluşur, göz hücrelerinden farklı ise, yahut bir üst  beden  Hazreti Nuh, bir üst beden Adem, senin yine bir Vahdet olaraktan, diğer parçaları içinde taşıdığın gibi, Şu zamanda insanları da Hazreti Mehdi Aleyhisselam kendi vücutlarında taşımakta, ve dediğimiz gibi,  Raşidi tarikatina göre,  yağmur yağması, ve kar yağması için, O nu (Allah i) zikirettikten sonra, su veya süt içmesi, işte Bedenindeki dünyaya ve parçalara Kar veya su gitmesine  o yüzden sebep olmakta, o Vahdet ve bütün olduğu için, parçalar ondan beslenmekte, Yukarıdaki ayette denildiği gibi, Onun ile sizin  evliyalarınızın gücü aynı mı, bütün İle parça olan aynı mı, göz ile bütün beden aynı mı, bütün ile parça aynı mı? ve Hazreti Mehdi Zamanın Ruhu ve bedeni olaraktan bütünü temsil eder, ve zamanın Vahdeti Vücudu o odur, Halifeyi Ruyu zemin olan, Hazreti Adem, veya Hazreti insan, veya adam  o dur.

Rabbim  Mehdiye bütüne uygun davranmayı, askerlerine de parça olduklarını bilip de, parçayı uygun davranmayı nasip ve Müyesser kılsın. Amin Velhamdülillahi rabbil alemin.

DiPNOTLAR :

[1] sorularlaislamiyet com/allahuekber-lafzi-kuranda-gecmekte-midir

--oOo---


أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '


وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--


Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 6 Ekim 2018 Cumartesi

Original Kar © glan


DEVAMINA BAK

HüdHüdler yani Çift HD Kamera Ve Dronlar Vakti

(Kar©glanin 11 Kasım 2018 Vaazi)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَتَفَقَّدَ الطَّيْرَ فَقَالَ مَا لِيَ لَا أَرَى الْهُدْهُدَ أَمْ كَانَ مِنَ الْغَائِبِينَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve tefekkadat tayra fe kâle mâliye lâ erâl hudhude em kâne minel gâibîn.

Meali :

Süleyman, kuşlara göz atıp yokladı ve şöyle dedi: “Hüdhüd’ü niçin göremiyorum? Yoksa kayıplara mı karıştı?”

Sadakallahul Aziym NEML Suresi 20. ayet


---oOo---

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Yâ Ebâ Zer! Yedi kat gök ile yedi kat yerin Kürsî yanında büyüklükleri, ancak bir çölün ortasına atılmış bir kapı veya bir yüzük halkası gibidir. Arş-ı alâ’nın da Kürsî’ye göre büyüklüğü, o çölün o halkaya nazaran büyüklüğü derecesindedir.”

( Hadis-i Şerif , İbn Hibbân, Sahîh, thk. Şuayb Arnavut, Müessesetü’r-Risâle, Beyrut, 1993, c. I, s. 76, nr. 79; Taberî, Kurtubî, İbn Kesir, Ayete’l-Kürsî  tefsiri; Beyhaki, Esma ve’s-Sıfat, h. no:861, 862; Kenzu’l-Ummal, h. no:44158)

"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"

Yolculugumuza başliyoruz :


Bizim eski risalelerimizden biriside "zenginlik, Başkalarını da zengin edebilene  denilir."  vardı.
şimdi gündeme bu gelmiş, ve bize sen yapıyor musun gibi atıf var.  Halbuki okula giden birisi bilir ki ilkokuldan başlayıp üniversiteye kadar matematik var Edebiyat var coğrafya var coğrafyanın içinde tarih var Türkçe var azıcık çıktı mı, fizik var, kimya var biyoloji var, ingilizce var, şimdi her dersin bir de 1. sınıf 2. sınıf 3. sınıf üniversiteye kadar sınıfları var, hani Hukuk Fakültesi'nde matematik olmasa da, ama matematik fakültesinde matematik var, yani matematiğinde da üniversite  sınıfları var,  Öyle olunca ben de çokça konu anlattım sizlere, fizik kimya biyoloji tasavvuf  fıkıh ve bunları hepsini benim yaşamam mümkün değil, yani şimdi Fizik öğretmeni fizikte, atomun parçalanması konusunu işleyince, öğretmen Albert Einstein olmak zorunda mı, yine peygamber, Süleyman Peygamberi anlattığında, Süleyman gibi zengin olmak zorunda mı, kendi çapında onu Yaşar, kendi çapında bir Süleyman lık yapar, yine Fizik öğretmeni de o konuyu, kendi çapında bir yaşadığı bir hikmet vardır, geçen ki anlattığımız  Terki  dünya    meselesi ile, malı mülkü bırakıp Allah'a yönelmek, hacca gidiyorsun, parayı kızı Çoluğu çocuğu borcu derdi bırakman lazım, yani Hani işkolik bu adamlarda eşi erkekse veya de kadınsa da, eve iş getirme derler, sen de Hacca giderken arkandakileri bırakacaksın Muhammed en son giderken, Hatta en son kurşunu da veripte gidiyor. Öyle olunca yani ben de anlattıklarimi kendi çapında yaşamışımdır. Herkes Daha doğrusu kendi çapında yaşar, şimdi karınca illaki halterci bir adam gibi 120 kilo kaldırmak zorunda mı, karınca kendi boyunca ağır bir şey bir buğday tanesini kaldırdığı zaman, zaten  O Onun için 120 kiloyu aşar, Belki daha fazladır, yine  pire kendi boyunun  120  ya da 500 katı  zıplayabilir. peki Bit ne yapacak, adım adım  yürürken, Bit adimi olacak. şimdi internetdeki bir yazinin  bir Dosyanın  boyutu 1 bitten başlıyor bit, 1 bit, ondan sonra bayt, oluyor sonra kilobayt, megabayt, yani Öyle olunca, herkes cüssesine göre kaldırır, ya da yaşar hayatında, herkes aynısını yapacak diye bir şey yok, o yüzden Efendimiz Muhammed'in sünnetlerininde  aynısını yapacakmışiz diye kural yok,  yapmazsa bilmem bir kere terkederse Muhammed'in ümmeti Tam değilmiş. yani öyle şey olmaz farz degil sünnet, bu sünnet, bazen farz bile kifayet babinda, biri yapinca, digerinin yapmasi gerekmez,  herkes cüssesine göre, sen de o nasıl tecelli etti, benim evimin penceresi, eski evin penceresi 120'ye 90 dı o pencereden  bakan adam ile, 2 metreye 1 metre bir buçuk metre pencereden bakan aynımi görüp bakar? 360 derece cam döşeme olan yerden bakan bir adam, aynımı bakar  aynımı görür, o yüzden zenginlik te başkalarına da zengin edebilendir, yani Sen eğer mal mülke sahipsin, elinin değdiği yeride Zengin edebilmektir, Yoksa hep Bana deyip Fabrikalar atlar yatlar hepsi sana olursa,  bu zenginlik değildir. Bu cimriliktir cimrilik. Davut as. neden oruc tuttu, yedigine ictigine karışmışar ondan, yoksa cimrilikten degil, yoksa zenginlik  kanaattir dedi Peygamber Efendimiz. Biz de Diyoruz ki. zenginlik başkasını zengin edebilen, tuttuğu yeride zengin edendir. bazı insanlar temizlik hastasi, mesela adam yada kadinin biri film çekiyor, sanatçılardan birisi varmış, film çektiği yerdeki tozları alıyormuş,  ahlak işte, pinarlarin içindeki, içindeki  yada üstündeki temizlikci böcegi vardır. bacakları böyle sivrisinek bacagı gibi bir şeydir, o temizlik böcüsü, Suyun pınarların üstünde olur, suyun üstünü temizler durur, benim burada yolun üstünde işe giderken, bir tane gölet var,  görmüştüm  gölün  üstü  yosun kaplı,  eger bunu temizlemezsen, o gölü kullanamazsın ki,  işte temizlikçi Balıklar akvaryumlari temizler, akvaryuma temizlikçi balık atar, akvaryumun içine temizlesin diye, suyun üstünde de vardır Aynı böcük vardır temizlikçi Böcük suyun üstüne  temizler durur. işte Temiz insanlar da bu böcük ve akvaryum temizlik işçisi gibi, temizlik hastası, gördüğü pisligi temizlemek, içinden gelen bir şey. zenginlikte hakiki zenginler de işte böyle, nerede fakir gördü, üstünü giydirir, nerede aç gördü Karnını doyurur, budur zengin, yoksa bilmem ben Oraya gidip marka elbiseler giyipde, bir de fakirlere hava atmak değil, bilmem bossadan bilmem  gucciden giyinip de, fakirler yanında Caka satmak değil, zenginlik mi  bu, yoksa ahmaklığın daniskası.


Daha önceki yazılarımda hurilerden bahsettim, ve hurilerin, yapay zeka yani robotlar olduğunu ileri sürmüştüm.  cennettekilere 400-500 Huri verilmesi meselesinin bu robotlar olduğunu ve, hiç İsyan etmeyen, hep itaat eden, ister sevişmek için, ister hizmet için, erkek veya dişi robotlar olduğunu söylemiştim, ve bunun üzerine insanlık, Yapay Zeka üzerine biraz daha fazla gitmeye başladı. fakat kötüler boş durmuyor ki, biz her ne kadar dünyayı imar edip cennete çevirmeye çalışmak  istesekte, kötülerde dünyayı yakıp yıkmak derdinde. ve Bugün haberlerde duydum ki, savaşçı robotlar yapıyorlarmış. Hani Cennet ve huriler var da, cehennemde Zebaniler de  var.  Ve işte bu yapacakları savaşçı robotlar, Bir nevi  zebanileri  temsil eder.  çünkü ayette

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

صُمٌّ بُكْمٌ عُمْيٌ فَهُمْ لاَ يَرْجِعُونَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Summun bukmun umyun fe hum lâ yerciûn

Meali :

Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık onlar o hallerinden dönmezler.

(Sadakallahul Aziym BAKARA Suresi 18. ayet)

onlar sağırdır duymazlar, Kördür  görmezler  ve geri Dönmezler yaptıklarından da, yani acimazlar, merhamet etmezler, Yani aynı işte,  böyle olunca robotlar savaşçı robotlar zebaniler olur o zaman, Bizler cenneti oluşturacaktık, cehennem ehlide Cehennemi oluşturmaya çalışıyor o zaman.


Yine buna yakın bir meselede,  rivayete göre söyleniyor ki,  Amerika sattığı silahların, içine bir kodla kilit koyduğu, ve bu yüzden uçak ve füze satıyorsa, onun istemediği bir yere Sen bu silahı kullanamazsin,  Çünkü kod onun elinde,  ve ancak o sana müsaade ederse onunla düşmanına karşı savaşa bilirsin. kurşunun olsa bile,  Kurşun atamayacaksın,  füzelerin olsa bile düşmanına karşı füzelerini kullanamayacaksın.  neden dersiniz,  Çünkü Amerika haklı,  sana bu  silahları sattı da,  sen adamı kafir ve gavur diye tanıyorsun,  ve senin yarın Bunlar kafir diye bu adama Savaş açmayacaginin garantisi var mı,  yarın cihad mihad diyerekten adamı öldürmeye kalkarsın.  adamın kendi  silahlari ile adamı vurmaya kalkarsın.  Amerika bu yüzden kilit Koymak'ta haklı.  ama işin ilginç tarafı Amerikalilar bunu akıl etmişler fakat, Amerika'daki örgüt İlluminati ve diğerleri veya  Mason örgütü,  bunu Allah'ın da bildiğini bilmiyorlar. Allah size her türlü silahı bilgiyi verecek de, o üstüne kilit  koymayı unutacak. Ve insanoğlu küçücük beyni ile silah yapıp, Allah'ın silahı ile Allah'ın vuracak öldürecek, bu imkan dahilinde mi? yoksa ahmaklık mı? ve yine büyücü ve sihirbazlar Allah'ın Kur'an'ı ile ayetleri ile bunu yapip Allah'ın kullarına Yani Allah'a karşı savaş açıyorlar. ahmaklık değil mi, ceza gerektirmez mı bu, Cehennem  gerekmez mi bunlara.  yani  Amerika'da haklı, Allah da haklı, Allah de her şeye kod koymuş, yani frekans koymuş, bir de frekansı 2 boyutlu, yani dualite yapmiş. ve suyu ateş ile durduruyor,  ateşide su ile,  kötüleri İyiler ile,  iyi kimseleride kötüler ile, durduruyor terbiyet ediyor. Peki bu hususta Allah mı daha akıllıdır? yoksa Amerika mı daha akıllı?


Bankacılık Sistemi

Dün 10 Kasım Atatürk'ü anma günüydü, ve bugünlerde İş Bankası'nın  devlete  devir  Taksim edilmesi meselesi gündemde.  ve Ben araştırdım Osmanlı Devleti'nde Türk Bankası yokmuş, 1800 lerde ilk defa banka kurulmuş, fakat Osmanlı Bankası diye bir banka kurulduğu söyleniyor, Bırak bu Osmanlı Bankası bile Türklere ait değilmiş, ecnebiler, dıştan gelen ecnebiler, kendi paralarını tekrar yurtlarına aktarmak için o bankayı kurmuşlar, ve diğer Osmanlı'daki bankaların hepsiden ecnebilere ait bankalar, yoksa Osmanlı banka yapmamiş.
ve Mustafa Kemal Atatürk ilk defa  bir Türk Bankası kuraraktan, amma o günkü masonlarin eli ve fikri ile amma,  onların eliyle  ama, Atatürk kendisi bunu düşünmüş ve, Türkiye İş Bankası'nı  kurumuş.  Eğer bugün senin maaşın bankaya yatıyorsa, yine faturalarını bankadan ödeyebiliyorsan,  yine  kredi kartı yerine kullanıp, para olmadığı halde, paran daha hesaba gelmediği halde, Sen gelecek parayla, alışveriş yapabiliyorsan, bu bankalar sayesinde, ve bunun kurucusu, Türkiye'yi böyle bu sisteme geçiren yine Atatürk olmuş. Senelerdir bu sistemde işliyor.  ve Atatürk'e Bu sebeple de teşekkür etmemiz lazım.
Atatürk'ün gayesini anlamayan ,  Onu değiştirmeye,  tekelleştirmeye çalışıyor. dedik ki Allah'ın  cumartesiye yasak koymasının sebebi, Yahudilerin cumartesi günü çalışmamasından gaye, Şu an ki hafta sonu tatili idi,  yine öyle dedik zekattan gaye, şu anki vergilendirme sisteminin gelmeseydi dünyaya, yani Allah Dünyayı insanların imar etmesinde yardımcı oluyordu. Atatürk İş Bankası'nın kurarak tan da, Türk milletinin medeni Milletler seviyesine gelmesiydi gayesi. bankaları bir kaldıralım bakalım ne olacak,  yani büyük nimet. Faiz maiz hepsi fasa fiso  bak, bankalar olmasın her şey durur, işler durur,  mesela  Ulaştırma şirketi  mersin'den, İskenderun'dan portakal alıp İstanbul'a getirecek, Ama şirket İstanbul'da, ve  bu Transport için Mersinli şirket ya da Çiftçi Amca, Bir kaporta vermesi lazım ki, adam güvensinde  kamyonlarını yollasın da,  malları İstanbul'a getirsin.  işte bu işlem için en kolay sistem bankaya havale yöntemi,  eğer biz hala Osmanlıcılık Bilmem  faizcilik meselesine girersek,  bankalari da kapatırsak,  bu işler nasıl yürüyecek, tefecilere mı kalacağız.  yani ey Mehdi askeri,  para alıp satan  bankalar sistemi ile, yine banka cennetindesiniz.  Osmanlı'da böyle bir sistem var mıydı, atına binecekde, istanbul'dan Mersin'e gidecek de, parayı tahsil edecek de, Ölme eşeğim ölme………..


Ali Baba ve Kırk Haramiler

Ortaçağda ya da Osmanlı döneminde olan bir olay, ya da anlatılan bir hikaye ya da kıssa,
Ali Baba ve Kırk Haramiler ve "Açıl susam açıl" deyince, Açılan Kapı.

Peki bu hikaye edildiğine göre, bu hikaye mi, uyduruk mu, masal mı?
Halbuki bu olay öyle Ortaçağda filan olan bir hikaye değil, masal değil, ve eski bir hikaye ve dedik ki işte, Hz Nuh vakti  Neptün deydik, oradan buraya alındık,  yine Geçen anlattım, eski ümmetlerde bizim ciktığımız bilgisayar ve teknoloji devrine ulaşmışlar, Hatta eskişehirli amcanın dediğini söylemiştim,  Arap cahiliye dönemi ataları, yada tanrilari Lat uzza ve menat,  bundan kasıt, Menatin monitör olduğunu,  ve bizlerin de şimdi de monitöre yani bilgisayara tapar hale geldiğimizi söylemiştim, yani ekrana, bilgisayar  ekranı, telefon ekranı,  Menat veya monitör.

işte Kırk Haramiler vakti, o insanlar çaldıkları malları saklamak için, mağara şeklinde  evler oymuşlar,  ve kapısını da yine Kaya gibi yapmışlar, ve kapının acma sensorunu da, Ses sensörlü yapmışlar.  Ben bugün, Hatta bundan birkaç sene önce bile, ilk Sony Ericsson T10  larda bu sistem var dı,  Mesela her numara bir ses frekansına kayıtlı, ve sen bir numarayi  Annem diye kaydettinmi, ve bu numarayı yazdığın zaman, belli bir frekans ve nota oluşturmuş oluyoruz,  ve bunu da ses frekansı ile annem diye kaydediyorsun,  ve tekrar araman  gerektiği zaman,  mikrofon ile annem dediğin zaman, bu telefon Annenin numarasını ariyordu  . Şimdi Bu sistemler daha da gelişti, ve televizyonu kumanda edebiliyorsun, arabayı kumanda edebiliyorsun, evinde uzaktan kaloriferleri yakabiliyorsun, kahve  hazırlatabiliyorsun.  işte o Kırk Haramiler hikayesi de ayni yani, masal falan değil, eskilerden bize kadar naklolmuş, ve eskilerin bu teknolojiye ulaştıklarını gösteren bir kıssa, Yani ses frekansı ile, Ses sensörü ile açılan kapılar zamanı, Bu nasıl bir zaman, kim istemez, hatta daha öte bir zamana ulaşmışlar demek ki…. Bunu da Arap  hikayeleri olaraktan anlatılır.
Ve bunları sihir ve Tılsım ile yapılan bir şeyler değil,  Halbuki ilim ve bilim ile yapılan şeyler.
Ve bu taa parapsikolojiye kadar gider. parapsikoloji nedir bilir misiniz, beyin gücüyle kumanda etmek, Ama bu televizyon ama araba, ama bilgisayar, ama bir fotoğraf makinesini beyin gücüyle kumanda etme derecesine kadar gider, yani onlar Eğer böyle bir teknolojiye ulaştıysa, onların en ileri noktası parapsikoloji ile konuşma iletişim ve kumanda sistemine kadar ulaşmış olmalılar.


insanlığın daha keşfedecek çok şeyleri var  mesela maddeler ile konuşmayı öğrenemediler, hayvanların dilini öğrenemediler.  telepati ile iletişim daha henüz tam anlaşılmadı. Mevleviler anlatır ki Mevlana, alırken besmele ile, koyarken Besmeleyle koyarmış aldığı her şeyi, onlara sevgi ile muamele edermiş, her şeyin dili ve cani olduğunu ifade edermiş. Evet öyle her şeyin cani var bedeni var, ve aklı var. dedik ki elementler Aynen bir melek gibi,  onlar erkek veya dişi olmazlar, maddelerin erkek dişisi olmaz, demirin erkeği dişisi diye bir şey var mı, ve yine onlar evlenmez cinsi münasebette bulunmaz, yemez içmez, demirin su icdigi görülmüş mü,  acıktığı görülmüş mu. Öyle olunca Melek statüsünde ler melekler akıllı varlıklar olduğu için, onlar hepsi akillı  Düşünen ve hatta aralarında konuşan varlıklar. Öyle olunca, ben bir zamanlar ufkum açıkken, eve mesela 2 kilo mandalina aldım ise, yada karpuz kavun aldim ise, ama Yemedi mi,  tam çürümeden önce, mandalina beni çağırıyor telepati yöntemiyle, mandalina, mandalina, mandalina ye diye çağırıyor, veya karpuzu kes karpuzu kes ye diye, ve sen bunu hissedip ve duyduğun zamann gidiyorsun bakıyorsun ki çürümeye az kalmış, diyor ki mandalin Ben Ölmeden Ben i ye diyor. Ama bu belli bir  nefs katmanina çıktıktan sonra olan bir his ve kuvvet, belli süre sonra sen buna dikkat etmediğin zaman bu sefer melekler küsüyor ve seninle konuşmuyorlar bir daha, Nefsin bu katmanına çıktığın zaman  bu hislere dikkat edersen, o derecede kalıyorsun, Eğer anlamamaya başlarsan, onlar da seninle konuşmamaya başlıyorlar, bu derecede aşağı düşme riski var. ya ileri ya da geri 1 derece kazanırsan. ve ben size bunu direk ögreterek bir sinif daha atlattim sizleri.


Neml suresinde  Süleyman Aleyhisselam kuşları yoklama yapıp  yoklamada Hüdhüdün Orada olmadığını fark ediyor, ve diyor  HÜDHÜD nerede,  yoksa kayıplara mı karıştı diyor.
Halbuki bu Ayeti incelediğimizde HÜDHÜD kelimesinde,  Aslı harfler H ve D ve yine ikinci defa H ve D

ve bunlara Diyebiliriz ki  çift HD kamera Şu an baktıgimizda tek HD kameralar var ve ilerki zamanda çift HD kameralar bulancak ve Hüdhüd denen kuşlarda  Aslında kuş değil, Dronn, çift HD kameralı drone,  Süleyman Aleyhisselam  Dronn göndererek ten  Belkıs annemizden haber alıyor, Yoksa bu kuş falan değil yani, çift HD kameralı drone. alıcı ve verici sadece kaydedici değil çift HD demek Hem alıcı, hem verici şeklinde, hem de HD Verici Şeklinde. Öyle olunca yine Süleyman Vakti de teknoloji yüksek dereceye, Hem de çift HD li drone üretecek derece yükselmişlermiş.


Allah bilgi ve ilmin Eğer taşlara yazıp da saklasaydı, 10 milyar senede, taşlar erirdi, Toprak olurdu, kağıda yazsa, kağıtlar eskir toz olurdu. ama Allah kainatın ilmini ve bilgisini, dünyamızda hayvanlara paket paket yazmış, her bir hayvanda ayrı bir RAR paketi gibi,  bir teknoloji ve ilim gizli, ve bunu böylece doğal Seleksiyon da  üreme ve çiftleşme sistemi ile taaaa günümüze kadar ulaştırmış, Yoksa bu bilgiler çok kolay yok olur giderdi.  ve bizden ve vaaazlarımız dan ibret alan bilim ve ilim adamları ve Amerika ve İsrail, işte hayvanları incelerken, karıncanın gözünü keşfettiler, karınca ne kadar büyüklükte, ve karıncanın Kafası ne kadar büyüklükte, ve karıncanın kafasındaki gözü ne kadar büyüklükte, ve gözünden beyne giden sinyali götüren Sinir ve damar ne kadar büyüklükte…..
ve işte insanoğlu karınca gözü kamerasını yapmayı da başardı mucit macit amcalar.  karınca gözü kadar kamera icat ettiler, ve onun sarf edeceği enerji ne ola ki, çok cüzi bir miktar, ve onun pili ona normal bir pil senelerce yeter, Böyle olunca artık ben izlenmiyorum, Beni kimse dinleyemez izleyemez, Ben Başbakanım, cumhurbaşkanıyım, Bilmem kimin başkanıyım, falan işlemez, herkesi bir tane karınca gözüyle izeleyebilirler dinliyebilirler, aldığın sigaranın paketine bile  gömerler bu karınca gözü kamerayı,  artık herkesin ayıpları saklı ve gizli şeyleri, ve yeri diye bir şey yok. yani izleniyoruz dinleniyoruz. Ve bu çektiği videoları kaydedici ekran boyutu 1 milimetreye 1 milimetre bile değil, Öyle olunca o videonun boyutu da çok küçük, ve onu kaydedeceği bir Festpalttede,  bu video ne kadar yer kaplıyor olur ki 30 gigabayt lik bir USB  gibi bir  hafıza belleği ne,  ne kadar çok film sığar. Ve böyle olunca bize Yaşanacak bir yer kalmadı gibi, artık herkes kıyameti bile  ister hale gelecek.. kıyametin alametlerinden olan
bir kafirin Mezarın yanından geçerken, Keşke Toprak olsaydım da bunları görmeseydim demesi, herhalde bu sebepten olacak ki, bu ayet:

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

نَّا أَنذَرْنَاكُمْ عَذَابًا قَرِيبًا يَوْمَ يَنظُرُ الْمَرْءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ الْكَافِرُ يَا لَيْتَنِي كُنتُ تُرَابًا

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

İnnâ enzernâkum azâben karîbâ(karîben), yevme yanzurul mer’u mâ kaddemet yedâhu ve yekûlul kâfiru yâ leytenî kuntu turâbâ

Meali :

Muhakkak ki, sizi yakın bir azapla uyardık. O gün kişi, elleri ile takdim ettiği şeye bakacak. Bir kafir Mezarın (Mezarlığın) yanından geçerken, Keşke Toprak olsaydım da bunları görmeseydim diyecek.

(Sadakallahul Aziym NEBE Suresi 40. ayet)



Ve yarın Kıyamet kopmazsa işte ileride 4 boyutlu kamera var, Ve bunun ile kokuları da alıp verebileceğiz,  yine 5. boyut ise 5 boyutlu kamera ile hisleri de hissedebileceğiniz, çünkü Eğer  Huri ve gılmanlar robot ise,  o zaman onlar bize hizmet edecekse, hisleriyle hissedecek, gözleri ve duyuları olması lazım, ve o da 5 boyutlu kamera, ve alıcı vericiler keşf olduğu zaman, bu  huriler ve gılmanlarin  hissetmelerini de mucid Amcalar yapabilir. Yarın çok işimiz var çok, çok çalışmamız lazım.


Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Ye’cüc ve Me’cuc her gün o seddi delmeye çalışırlar, delmeye yaklaştıkları vakit başlarındaki amir onlara şöyle seslenir: 'Dönün yarın delersiniz.' Allah da ertesi güne o seddin oyulan kısmını öncekinden daha sağlam duruma getirir."

"Sonunda müddetleri dolup Allah onları insanlar üzerine salmayı isteyince; başlarındaki yetkili 'Dönün, onu inşallah yarın delersiniz.' diyerek, 'inşallah' kelimesini söyler. Onlar ertesi gün geldiklerinde seddi dünkü bıraktıkları şekilde bulurlar ve seddi delerek insanlar arasına çıkarlar. Bütün suları içerler. İnsanlar onlardan kaçar, oklarını göğe fırlatırlar, oklar kana bulanmış vaziyette geri döner. Bunun üzerine şımarık bir durumda şöyle derler: Yeryüzünde olanları kırıp geçirdik, gökte olanları da mağlup ettik. Sonra Allah onların boyun köklerinde bir kurt meydana getirir de bu yüzden hepsi kırılıp yok olur giderler."

Rasûlullah (asm) şöyle devam etti:

"Muhammed’in canını kudret elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, O kırılıp yok olan Ye’cüc ve Me’cüc’un leşlerini yeryüzündeki tüm hayvanlar yiyecek ve çok güzel beslenerek etlenip yağlanacaklardır."

( Hadis-i Şerif , İbn Mâce, Fiten 27)



أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ وَالْإِنسِ إِنِ اسْتَطَعْتُمْ أَن تَنفُذُوا مِنْ أَقْطَارِ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ فَانفُذُوا لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلْطَانٍ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Yâ ma'şeral cinni vel insi inisteta'tum en tenfuzû min aktâris semâvâti vel ardı fenfuzû, lâ tenfuzûne illâ bi sultân.

Meali :

Ey cin ve insan toplulukları! Yeri ve gokleri aşıp gidebiliyorsaniz haydi aşıpda gidin bakalım, YILLARDIR MEALLERDEKI YAZAN : aşıpda gidemezseniz sizi orlara aşıpda götürcek bir güc vardir. DEMEK DEGILDIR; KI ONUN MANASI SIZ TEK BIR SULTANI YANI MEHDIYI BILE GECEMEZSINIZ DEMEKDIR, MEYDAN OKUMADIR KI, ALLAHA VARIPDA, ZARAR VERMEYI HESAP EDEN KIT AKILLILAR!!!!
FARZI MAHAL Hadi Hz Ademe kadar vardiniz diyelim, ondan ötede ne var kim biliyor, kim gördü, kimin haberi var, muhamed bende bilmiyon dedi, ve vardigi yer, daha benim  oturduğum yer ise, mirac ettigi yer bu zaman ve hatta benim evimin yakini ise, ondanda ötede ne var,  neler var, hz adem ve ademde burda, o fitneci yecüc mecüc. Ademe kadar varsaniz, ondan ötede ne var, ademin ötesini kim biliyor, sonrasi ne? neresi? kim, Kim Allah? Allah Nerde, Allah, god demiyorum haa, cünkü onlar kafirler god isminin koyuyorlar Gott  demiyon almanca, amma Allah kim? Allah diyorum, INRI yada isa da demiyorum, ALLAH Kim? Kim Allah, nerede Allah? rahman demiyorum, rahim demiyorum, rezzak demiyorum, kim Allah diyorum, nerdeeeeeeeee, INRI RA da demiyorum, ALLAH kim ki

(Sadakallahul Aziym RAHMAN Suresi 33. ayet)

ve Allah ise kendini şöyle tarif ediyor

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ  اللَّهُ الصَّمَدُ  لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ  وَلَمْ يَكُن لَّهُ كُفُوًا أَحَدٌ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Kul huvallâhu ehad. Allâhus samed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekun lehu kufuven ehad.

Meali :

De ki: “O Allah, Bir’dir (Tek’tir).” Allah Samed’dir (herşey O’na muhtaçtır, O, hiçbir şeye muhtaç değildir).O, doğurmadı ve doğurulmadı da. Ve O’nun bir dengi olmadı (olamaz).

(Sadakallahul Aziym ihals suresi


Bu hafta yine Bilim adamlarına Işık tutacağız ve patenti bize ait bir bilgi vereceğiz, henüz patentini almadım, dedim ya. ve ışınlanma meselesini açıklayacağız, ve fotoğraf makinesi ve Gözde saklı, gözdeki mercek de saklı, bir fotoğraf makinesi görüntüyü ilk mercekte ters alıyor, mercekten geçince, görüntü ters, ve o görüntü bir aynaya verilince,  Aynada 2. bir  marcege yansıtaraktan  ters görüntüyü düz hale çeviriyor.  Yine çocuk doğumunda insan tohumu erkekte düz, ve  annenin rahmine girdikten sonra  Gelişip Çocuk olunca, doğma vakti gelince Rahim merceği de onu ters olarak da dünyaya getiriyor, sisteme bak farkettin mi ikisi de mercekmiş,Anne dünyaya çocuğu ters doğuruyor, Bu size bir şey ifade etti mi, birinci mercek Fotoğraf makinesindeki görüntüyü ters çeviren mercek, dünyaya geldikten sonra bir hemşire onun ayaklarının üstüne çeviri işte. işte ışınlanma da böyle bir şey, Yani 1. evrede ters halde,  sen onu bir yansıtıcıya vereceksin ki, Ve o yansıtıcı ikinci mercege verince  1. evrede yaptığıni  tekrar yapacaksın ki, düz hale gelsin, çözemediğiniz problemin, doğru yeri burasıydı.


Başka bilim adamlarını yine göreve çagirip, Hani demiştik ya, ölümün çaresi bulunmadan önce, gençliğin Sırrı bulunsun demiştik,  hadislerde rivayet oluyor ki cennettekiler 30 veya 33 yaşında olurlar, Öyle olunca sadece gençliğin Sırrı, Genç kalmanın sırrı değil, ihtiyarları da gençleştirmenin sırrını da arayacaksınız, Çünkü artık ihtiyar diye bir şey olmayacak cennette, ve şu anki cennetlikler den, ihtiyar olanlarda cennetimiz de 33 yaş derecesinde bulunacaklar, O yüzden iki kanatlı olaraktan araştıracaksiniz bu gençlik sırrını, Tek Kanatlı değil,  Hem Genç kalmanın sırrını, hem de yaşlıları gençleştirmenin sırıni  cözeceksiniz.

Rabbim, Ahirzman ümmeti Mehdi Cematine, bildigi ile amel edipde, daha bilmedigi nicelerine nail olmayi nasip eylesin.

--oOo---


أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--


Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 11 Kasım 2018 Pazar

Original Kar © glan


DEVAMINA BAK

islamda Plesebo Etkisi ve Münkirlik ve Münkirler ve ifsad ve Müfsidler

(Kar©glanin 20 Kasım 2018 Vaazi)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَهَذَا ذِكْرٌ مُّبَارَكٌ أَنزَلْنَاهُ أَفَأَنتُمْ لَهُ مُنكِرُونَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve hâzâ zikrun mubârakun enzelnâhu, e fe entum lehu munkirûn.

Meali :

İşte bu  Zikir  ve dua bizim indirdiğimiz mübarek bir dua(vird) ve Zikirdir ki  Şimdi siz bunu mu inkâr ediyorsunuz?

Sadakallahul Aziym ENBİYÂ Suresi 50. ayet

(Biz bunu bu ayeti Kurandan ve hadislerden derledigimiz, Kur’andan parçalar olan Raşidi zikir Evradına itafen kullanıp ta diyoruz ki, Şimdi siz bunu mu inkâr ediyorsunuz?)


---oOo---

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Duâda acele edilmezse, duâ kabûl olur" buyurdu.

Duâda acelenin nasıl olduğu sorulunca Peygamber Efendimiz

“Allahü teâlâ, duânızı  illa ki kabûl eder. Taaaki Duâ ettim, hâlâ duâm kabûl olmadı diyene kadar! Allah'tan çok isteyiniz! Çünkü kerem sahibinden istiyorsunuz.”

( Hadis-i Şerif )

"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"

Yolculugumuza başliyoruz :

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Duâ eden, üç şeyden hâli değildir: Ya günahı affolur veya hemen hayırlı karşılığını görür, Yahut âhırette mükâfatını bulur.”

( Hadis-i Şerif )

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Rabbiniz, şüphesiz hayâ ve kerem sahibidir. Kulları ellerini kaldırıp kendisinden birşey istedikleri zaman, onların ellerini boş çevirmekten hayâ eder.”

( Hadis-i Şerif )

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Duâda acele edilmezse, duâ kabûl olur.”

( Hadis-i Şerif )

Münkir Nedir?

Arapca ismi mef ul yani  İnkâr eden, kabul etmeyen, inkar etme fiilini yapan kimse yani bir nevi başlanmış olan bir ibadeti bozan  inkari ile bozan demekdir buna benzer birde müfsit vardir.


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

قَالَ مُوسَى مَا جِئْتُم بِهِ السِّحْرُ إِنَّ اللّهَ سَيُبْطِلُهُ إِنَّ اللّهَ لاَ يُصْلِحُ عَمَلَ الْمُفْسِدِينَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

kâle mûsâ mâ ci’tum bihis sihr(sihru), innallâhe se yubtiluhu, innallâhe lâ yuslihu amelel mufsidîn.

Meali :

Mûsâ dedi ki: “Sizin bu yaptığınız sihirdir. Allah, onu elbette boşa çıkaracaktır. Çünkü Allah, bozguncuların işini düzeltmez, muhakkak ki fesat çıkaranların amelini ıslâh etmez.

(Sadakallahul Aziym YUNUS Suresi 81. ayet)

Müfsid, dinimizde, meşru olan bir işi veya başlanmış olan bir ibadeti bozan şeylerdir. İmanı ve namazı, nikahı ve haccı, zekatı, alış ve satışı bozmak gibi. Mesea, Allaha ve kitaba sövmek küfür olup, imanı bozar. Namazda gülmek, abdesti ve namazı bozar. Oruçlu iken bilerek yemek, içmek orucu bozar.

Farzları, vacibleri ve sünnetleri yapana ve haramdan, mekruhdan sakınana ecr, yani sevab verilir. Haramları, mekruhları yapan ve farzları, vacibleri yapmayana günah yazılır. Bir haramdan sakınmanın sevabı, bir farzı yapmanın sevabından kat kat çoktur. Bir farzın sevabı, bir mekruhdan sakınmanın sevabından çoktur.

Mekruhdan sakınmanın sevabı da, sünnetin sevabından çoktur. Mubahlar içinde, Allahü teâlânın sevdiklerine "Hayrât ve Hasenât" denir. Bunları yapana da sevab verilir ise de, bu sevab, sünnet sevabından azdır.[1]


Kuranda münkir kelimesi gecen ayetler

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

أَمْ لَمْ يَعْرِفُوا رَسُولَهُمْ فَهُمْ لَهُ مُنكِرُونَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Em lem ya’rifû resûlehum fe hum lehu munkirûn

Meali :

Ya da onlar henüz kendi peygamberlerini tanımadılar da o yüzden mi onu inkâr ediyorlar?

(Sadakallahul Aziym MU'MİNUN Suresi 69. ayet)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَالَّذِينَ آتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَفْرَحُونَ بِمَا أُنزِلَ إِلَيْكَ وَمِنَ الأَحْزَابِ مَن يُنكِرُ بَعْضَهُ قُلْ إِنَّمَا أُمِرْتُ أَنْ أَعْبُدَ اللّهَ وَلا أُشْرِكَ بِهِ إِلَيْهِ أَدْعُو وَإِلَيْهِ مَآبِ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Vellezîne âteynâhumul kitâbe yefrahûne bimâ unzile ileyke ve minel ahzâbi men yunkiru ba’dahu, kul innemâ umirtu en a’budallâhe ve lâ uşrike bihî, ileyhi ed’û ve ileyhi meâbi.

Meali :

Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, sana indirilen Kur’an ile sevinirler. Fakat (senin aleyhinde olan) gruplardan onun bir kısmını inkâr edenler de vardır. De ki: “Ben ancak Allah’a kulluk etmek ve O’na ortak koşmamakla emrolundum. Ben yalnız O’na çağırıyorum ve dönüşüm de yalnız O'nadır.”

(Sadakallahul Aziym RA'D Suresi 36. ayet)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

يَعْرِفُونَ نِعْمَتَ اللّهِ ثُمَّ يُنكِرُونَهَا وَأَكْثَرُهُمُ الْكَافِرُونَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ya’rifûne ni’metallâhi summe yunkirûnehâ ve ekseruhumul kâfirûn

Meali :

Onlar, Allah’ın ni’metini biliyorlar, sonra onu inkâr ediyorlar.Ve onların çoğu kâfirlerdir.

(Sadakallahul Aziym  NAHL Suresi 83. ayet)


Plasebo Etkisi Nedir? Plasebo iyi Enerji ve Etkisi Nedir?

Plasebo etkisi; kişinin aldığı ilaç (ilaç yerine verilen etkisiz ilaç) hakkında kendini iyileştireceği yönündeki düşüncesi, bu inancına paralel olarak fiziksel veya psikolojik iyileşmesidir. Bir bakıma, bireyin kendini iyileşeceğine inandırmasıdır. Alınan ilacın hiçbir etkisi olmasa bile, kişi inandığı için meydana gelen hem fiziksel hem psikolojik olarak iyileşmesidir.

Plasebo (Placebo), Latincede “memnun edeceğim” anlamına gelmektedir.


Yukarıdaki hadis gösteriyor ki : Hz Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz Hazretleri plasebo etkisi nedir biliyordu. Çünkü bilmese der mi ki o hadiste,  Duanız kabul olur, Fakat taaa ki siz, kabul olmadı diyene  kadar. Yani Bu demektir ki kabul olmadı demek ile acele etmek arasındaki ilişki yani "ters etki" hani "kehrwert" veya "ters frekans"  diyoruz ya  ters etkisi  yani frekansı enerjisi onun etkisini iptal ediyormuş. plasebo ise, Beyin gücü veya akıl gücüyle, veya iman gücüyle, bir işi, bir ameli başarmak, veya bir hastalığı yenmek, sıhhat bulmak, fakat ters etki, İşte bu  gücü ve enerjiyi  kırıp yok eden bir mikrop gibi.  ve bu  dinimizde de nazar diye tarif ediliyor,  yani her şey dualite ile olunca,  yani Rabbimizin diliyle zevc halinde olunca,  Sağ,  sol, acı, tatlı gibi, işte  plasebo etkisinin tersi de,  sihir büyü veya nazar olaraktan dinimizde lanse ediliyor, yani kötü enerji, ya da ters etki, yahut ters frekans.

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

Nazar insanı mezara, deveyi kazana sokar.

( Hadis-i Şerif , İbni Adiy)

Yani nazarda o zaman plesebonun tersi, kötü enerji demek olur, yine sihir büyüde ayni, yani muskada, sadece senin onunla iyi olacagina inanmadan ibaret zaten.

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

İnsanların yarısı nazardan ölür.

( Hadis-i Şerif , Taberani)

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

Hoşa giden bir şeyi görünce, “Mâşâallah la kuvvete illa billah” denirse o şeye nazar değemez.

( Hadis-i Şerif , Beyheki, İbni Sünni)

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

Nazar neredeyse kaderi geçecekti. Nazardan Allahü teâlâya sığının.

( Hadis-i Şerif , Deylemi)

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

Kaderi geçecek bir şey olsaydı nazar geçerdi.

( Hadis-i Şerif , Müslim)

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

Sabah akşam, [Besmele ile] 3 defa “Bismillâhillezi lâ yedurru me’asmihi şey’ün fil Erdı ve lâ fissemâi ve hüvessemi’ul alim” okuyan, büyü ve nazardan korunur.

( Hadis-i Şerif ,İbni Mace)

buyuruldu.

Âyet-el-kürsi, Fatiha, iki Kul euzü ve Kalem suresinin sonunu okumak çok iyi gelir. (Medaric)

Peygamber efendimiz, iki Kul euzüyü okuyup buyurdu ki:

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

Bu iki sure ile [belalardan, nazardan] korunun! Hiç kimse, bu iki sure ile korunduğu gibi, başka şeyle korunamaz.

( Hadis-i Şerif , Ebu Davud)

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

Kendisine Allahü teâlânın rızık verdiği kimse, çok ”Elhamdülillah” desin. Rızkı azalan da çok “İstigfar” etsin. Bir şey de kendisine üzüntü, sıkıntı verirse “la havle vela kuvvete illa billah” desin.

( Hadis-i Şerif , Beyheki, Hatib)

Büyü Nedir?

Maddi ya da manevi bakımdan kendine çıkar sağlamaya, karşı tarafı zarara uğratmaya çalışan kişilerin yaptığı, tüm dinlerin yasakladığı doğa üstü ve kötü bir yöntemdir. İnsanlığın tarihi kadar eskidir ve kim tarafından ilk kez nasıl yapılmış bilinmemektedir. Semavi dinlerin hepsinde büyü yapmak ya da yaptırmak yasaklanmıştır. Müslümanlıkta da büyü haram kılınmış ve yapan/yaptıran kişiye lanet edilmiştir.

Şimdiye kadarki gözlemlerden anlaşıldığına göre büyü, özellikle ip, saç, tırnak, elbiseler vs.den yararlanılarak yapılır. Büyüde en önemli  faktör, büyü yapanın kalbini bağlaması, yapacağı işin tesir edeceğine inanması ve şeytandan yardım dilemesi ve nefes olayıdır.

Büyü yapmak haramdır ve günah bakımından bu işi yapanla, sebep olan arasında çok fazla bir fark yoktur. Büyücünün kazancı da, büyücüye verilen para da haramdır!
İslam dinine göre büyü yapmak haramdır. Kur’anı Kerim’deki hükümlerden büyü öğretmenin, öğrenmenin ve yapmanın, şirk ve küfür olduğunu anlamaktayız.

Allah Resulü a.s.m, yedi büyük günah arasında büyü yapmayı da saymış, büyü yapanın Allah’a şirk koşmuş olacağını bildirmiştir. Bir kişi, büyücülerin her şeyi yapabileceğine inanırsa, Allah'a şirk koştuğundan kâfir olur.

Büyü geçmişten günümüze dek kendini korumuş bir uygulamadır. Eskiden büyü yapan kişilere büyücü ya da cadı denmekteyken şimdi bakımcı, Medyum gibi adlar kullanılmaya başlanmıştır. Yapılan işlemler genelde aynıdır. Hep birilerinin menfaati için başkalarına zarar gelmesini istemesinden ibarettir. Bazı durumlarda kadının ya da kocanın kendine bağlama büyüsü yaptırdığı da görülmüştür fakat bu da günahtır ve kesinlikle yasaklanmıştır.

Kur’anı Kerim’de büyü ile ilgili olarak en geniş bilgi Bakara Suresi’nin 102. ayetinde verilmektedir.

Bu ayette Cenab-ı Hakk, şöyle buyurmaktadır:


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَاتَّبَعُواْ مَا تَتْلُواْ الشَّيَاطِينُ عَلَى مُلْكِ سُلَيْمَانَ وَمَا كَفَرَ سُلَيْمَانُ وَلَكِنَّ الشَّيْاطِينَ كَفَرُواْ يُعَلِّمُونَ النَّاسَ السِّحْرَ وَمَا أُنزِلَ عَلَى الْمَلَكَيْنِ بِبَابِلَ هَارُوتَ وَمَارُوتَ وَمَا يُعَلِّمَانِ مِنْ أَحَدٍ حَتَّى يَقُولاَ إِنَّمَا نَحْنُ فِتْنَةٌ فَلاَ تَكْفُرْ فَيَتَعَلَّمُونَ مِنْهُمَا مَا يُفَرِّقُونَ بِهِ بَيْنَ الْمَرْءِ وَزَوْجِهِ وَمَا هُم بِضَآرِّينَ بِهِ مِنْ أَحَدٍ إِلاَّ بِإِذْنِ اللّهِ وَيَتَعَلَّمُونَ مَا يَضُرُّهُمْ وَلاَ يَنفَعُهُمْ وَلَقَدْ عَلِمُواْ لَمَنِ اشْتَرَاهُ مَا لَهُ فِي الآخِرَةِ مِنْ خَلاَقٍ وَلَبِئْسَ مَا شَرَوْاْ بِهِ أَنفُسَهُمْ لَوْ كَانُواْ يَعْلَمُونَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Vettebeû mâ tetlûş şeyâtînu alâ mulki suleymân(suleymâne) ve mâ kefere suleymânu ve lâkinneş şeyâtîne keferû yuallimûnen nâses sihra, ve mâ unzile alâl melekeyni bi bâbile hârûte ve mârût(mârûte), ve mâ yuallimâni min ehadin hattâ yekûlâ innemâ nahnu fitnetun fe lâ tekfur fe yeteallemûne minhumâ mâ yuferrikûne bihî beynel mer’i ve zevcihî, ve mâ hum bi dârrîne bihî min ehadin illâ bi iznillâh(iznillâhi), ve yeteallemûne mâ yadurruhum ve lâ yenfeuhum ve lekad alimû le menişterâhu mâ lehu fîl âhirati min halâkın, ve le bi’se mâ şerav bihî enfusehum lev kânû ya’lemûn.

Meali :

"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında onlar, şeytanların uydurup söylediklerine tabi oldular. Hâlbuki Süleyman asla kâfir olmadı. Fakat o şeytanlar kâfir oldular. Çünkü  insanlara sihri ve Babil'de Harut ile Marut isimli iki meleğe indirilen şeyleri öğretiyorlardı. Hâlbuki o iki melek : ‘Biz ancak bir imtihan için gönderildik, sakın büyü yapmaya cevaz verip de kâfir olma’ demedikçe bir kimseye öğretmezlerdi. İşte bunlardan kişi ile karısını ayıracak şeyler öğreniyorlardı, fakat Allah'ın  izni olmadan bununla hiç kimseye zarar verebilir durumda değillerdi. Onlar, kendilerine zarar verecek, faydası dokunmayacak bir şey  öğreniyorlardı. Andolsun ki, onu her kim satın alırsa, ahirette onun bir nasibi olmadığını gayet iyi biliyorlardı.  Fakat karşılığında  canlarını sattıkları şey ne kötüdür! Keşke bunu bilselerdi!"

(Sadakallahul Aziym BAKARA Suresi 102. ayet)

Yukardaki ayetten, büyü öğretmenin, öğrenmenin ve yapmanın, şirk ve küfür olduğunu anlamaktayız.

ve bunlar gösteriyorki, büyü, sihir, nazar, ve hatta,  şeytan ve cin, ve melek, ve insanin yaptigi bütün mücadele, amma bunlar hastalik olsun, ama bir iyilik olsun, tamami iyi enerji ile kötü enerjinin savaşi, yani plesobo veya büyü ve nazar gibi yani.

Evet, Allahü teâlâ, Mümin sûresinin altmışıncı âyetinde,

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَقَالَ رَبُّكُمُ ادْعُونِي أَسْتَجِبْ لَكُمْ إِنَّ الَّذِينَ يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِي سَيَدْخُلُونَ جَهَنَّمَ دَاخِرِينَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve kâle rabbukumud’ûnî estecib lekum, innellezîne yestekbirûne an ibâdetî se yedhulûne cehenneme dâhırîn

Meali :

Rabbiniz şöyle dedi: “Bana dua edin, duânıza cevap vereyim. Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler aşağılanmış bir hâlde cehenneme gireceklerdir.”

(Sadakallahul Aziym MU'MİN Suresi 60. ayet)

“Duâ ediniz, kabûl ederim”, isteyiniz, veririm buyuruyor. Fakat, duânın kabul olması için, beş şart vardır: Duâ edenin müslüman olması, Ehl-i sünnet îtikatında olması, haram işlemekten, bilhassa haram yemekten, içmekten sakınması, farzları yapması, bilhâssa beş vakit namaz kılması, Ramazan oruclarını tutması, zekât vermesi, Allahü teâlâdan istediği şeyin sebebini öğrenip, bunu araması lâzımdır.
Allahü teâlâ, herşeyi bir sebep ile yaratmaktadır. Birşey istenince, o şeyin sebebini gönderir ve bu sebebe tesîr ihsan eder. İnsan bu sebebi kullanıp, o şeye kavuşur

Belâ gelmeden önce çok duâ etmelidir.

Duâ, sıkıntılı zamanlarda, belâ geldiğinde değil her zaman edilmelidir. Rahat ve huzur zamanlarında çok duâ edenin, dert ve belâ zamanlarındaki duâları çabuk kabûl olur. Sevgili Peygamberimiz, “Şiddet ânında duâsının kabûl edilmesini isteyen kimse, refah zamanında çok duâ etsin!” buyurmuştur.
Ebû İshak hazretlerinden duâ istediler. Duâ etti. Duâsının kabûl edildiğini gören bir talebesi, “Efendim, bu duâyı bana da öğretin, ihtiyâç hâlinde ben de edeyim” dedi. O da, “Bu duânın kabûl edilmesinin sebebi, otuz yıldır kıldığım namazlar ve devamlı ettiğim duâlar ve harâm lokmadan sakınmamdır.” buyurdu.
Evliyânın büyüklerinden Râbia-i Adviyye, adamın birinin, duâ ederken “Yâ Rabbî! Bana rahmet kapısını aç!” dediğini işitince; Ey câhil! Allahü teâlânın rahmet kapısı, şimdiye kadar kapalı mı idi de, şimdi açılmasını istiyorsun? dedi
Rahmetin çıkış kapısı her zaman açık ise de, giriş kapısı olan kalbler, herkesde açık değildir. Bunun açılması için, sadece sıkıntılı zamanlarda dağil her zaman duâ etmeliyiz!

Sebeplere yapışmalıdır

Allahü teâlânın âdet-i ilâhiyyesine uymadan, sebeplere yapışmadan, çalışmadan duâ etmek, Allahü teâlâdan mucize istemek demektir. Müslümanlıkta, hem çalışılır, hem de duâ edilir. Önce sebebe yapışmak, sonra duâ etmek lâzımdır.
Kur'an-ı kerimde Allahü teâlâ dâimâ çalışmağı emretmektedir. İnsan bütün gayreti ile çalışacak, bütün zâhirî sebeplere yapışacak, ancak ondan sonra Allahü teâlâdan istiyecektir. Çalışmadan önce değil, çalışırken, başarabilmek, kazanmak için, Rabbine yalvararak, Ondan yardım bekliyecektir
Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
“Çalışmadan duâ eden, silâhsız harbe giden gibidir.”
Adet-i ilâhiyyeye uymak, sebeplerini aramak, bulmak için çalışmak lâzımdır. Şartlarına uyarak çalışana, elbet verilir. Dilediğine, çalışmadan da, ihsân eder. Fakat sebeplere yapışmamızı emretmektedir.
Sebeplere yapışarak, yalvararak, ağlı(Zeker) ve sığınarak, kırık kalb ile Allahü teâlâdan af ve âfiyet dilemelidir. Duânın kabûl olunduğu anlaşılıncaya ve sıkıntılar kalmayıncaya kadar, böyle duâ etmelidir. Başkalarının ettiği duâ da faydalı ise de, dertlinin kendisinin yalvarması daha yerinde olur. İlâc almak ve perhiz yapmak, hastaya lâzımdır. Başkalarının yapacağı, olsa olsa, ona yardımcı olmaktır.

Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Kullarım Sana Ben’i sorduklarında, (bilsinler ki) Ben onlara çok yakınım. Bana duâ edenlerin duâlarını kabûl ederim…” (Bakara, 186)

Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Kulun Rabbine en yakın olduğu hâl, secde hâlidir. İşte bu sebeple secdede çok duâ etmeye bakın!” (Müslim, Salât, 215)

Fahr-i Kâinât Efendimiz:
“–Bir kul günah olan veya akrabâsı ile darılmasına yol açan bir şeyi dilemedikçe yahut acele etmedikçe duâsı kabûl olunur.” buyurmuştu.
“–Yâ Rasûlallâh! Acele etmek ne demektir?” diye sordular.
Allâh Rasûlü (sav):
“–Kul; Nice defâlar hep duâ ediyorum da Rabbim duâmı kabûl etmiyor. der. Duâsının hemen kabûl edilmemesi sebebiyle bıkar ve duâyı bırakır. (İşte o zaman acele etmiş olur.)” cevâbını verdi.

(Müslim, Zikir, 92)
[2]

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân.

Meali :

O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

(Sadakallahul Aziym Rahman suresinde 31 defa tekrar eden ayet)

Allahu Teala Rahman suresinde 1 ayeti neden 31 defa tekrar etmiştir, Sebebine gelince: Allah gücü hakkında, Nakız düşünmememizi istediği için, sanki kulağımıza kulak çivisi sokar gibi, bu ayeti kulağımıza sokmakta, unutmamamızı istiyor. Bu hayatta, Allah gücünü, ve yapabileceklerini, ve bizim de yapabileceklerimizi sayıp döküp, Ondan sonra diyor ki işte: "Bunlardan hangisini yalanlayabilirsiniz." diyerekten bize bir pozitif enerji yaymamızı istiyor, Çünkü siyah enerji ile kötü Enerji ile iyi enerji savaş halinde, yani Rabbimizin gücünü ve yapabildiklerini bildiğimiz zaman, kötünün onun karşısında güçsüz olduğunu anlamamız için, yani yine plasebo etkisi ile, iyi enerjiyi Galip getirmek ki bu zaten. dünyada Allah'ın yaptıkları meydanda zaten, şeytan Neyi halk etmiş ki, kötü enerji ne yaratmış ki, Rabbimizin binlerce mucize halinde yarattıkları, var ettikleri varken, şeytanın yaptıklarının lafı mı olur yani, bunu idrak ettiğimiz zaman, Allah'ın gücünü küçümsememiz gerektiğini öğrenmiş oluruz, o zaman da, kötü ve kara enerjiye karşı silah olur bize, yoksa kötü ve Kara Enerji bizim enerji boyutumuzu hapsederekden, bizi zayıf düşürür, güya sanki Allah'tan daha güçlüymüş gibi bir güç ona affedersek, Kendi kendimize Zarar vermiş oluruz. O yüzden bize Allah yolu gösteriyor Bu ayet ile, Ve yine başka bir ayet ile

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

فَمَن يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُ  وَمَن يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Fe men ya’mel miskâle zerratin hayran yerahu. Ve men ya’mel miskâle zerratin şerran yerahu.

Meali :

Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse, onun mükâfatını görecektir. Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse, onun cezasını görecektir.

(Sadakallahul Aziym ZİLZAL Suresi 7 ve 8. ayet)

Zilzal suresi 7. ve 8 ayeti ile Allah bize birincisi ile umut var olmamızı, Yani, en küçük iyiliklerimizin bile karşılığının olduğunu söyleyerek den bizi umut var olmaya itiyor, Allah, senin, en küçük bir iyiliğinden tutup, seni kaldırabilir demektir bu, yani haşreder, yeniden Doğdurur dünyaya, Ve devamı olan 8. ayet ile de bize korku verip,  bu hususta Elimizden geleni yapmamız gerektiğini öğretiyor, yani siyah enerji ile savaşmamız gerektiğini öğretiyor ki, kötülük yaparsan ceza göreceksin, o zaman kötülük yaptıran enerjiye karşı durmamız gerektiğini öğreten bir ayet, yani öyle umutlu olup da, yayılmamamız gerektiğini öğretir bu ayet. Velhasıl iyi enerji ile kötü enerjinin durumunu izah eder bize.


Geçenlerde Kendi Gençliğimizi anlattık, ve gençlikte zayıf olduğumuzu ve Afedersiniz, hayvan gibi yediğimizi, fakat kilo almadığımızı  söyledik. Sebebine gelince o zaman namaz, niyazın, zikirler, ve besmelenin bizde az olduğunu fark ettik, Daha sonra, Burhami  tarikatına girince oranın virdi ve Zikri olan  besmeleye başlayınca, artık yediğimiz içtiğimiz besmele ile oldukça, vücut onları dışarı ihraç etmez oldu, bir köşelere  yigaraktan depo eder oldu, ve kilo aldık.  Deccal dan  birşey öğrendik ki, ters enerji, ya da tersine çevirmek, Öyle olunca eğer biz  Besmele ile yiyip içince bu kiloları aldıysak,  bunları ters çevirince Yani  Besmelesiz yiyip içince,  o zaman kilo vermemiz lazım, ve bunu sizlere vaaz edip anlattım, kendimde hakkalyakin tekrar yaşamak için, Besmelesiz yiyip içmeye başladım, ve işte burada Yine bize destek olacak olan enerji plesebo enerjisi. ve Sakın buna başladığıniz zaman benimki 1 ay oldu ya da 1 hafta oldu hiç faydası yok demeyin,  plasebo etkisini yok etmeyin,  Çünkü Muhammed öyle dedi, illa dualarınız kabul olur, Siz kabul olmadı diyesiye kadar,  o zaman bu besmelesiz yemek icmek ve zayiflamak hikayesi de illaki Doğrudur, Belki siz fayda etmedi diyesiye kadar,  bizim yine raşidi zikirleri yalan dolan değil, Kur'an'dan bizzat ayetlerdir, o zikirden sonra yapılacak olani tarif ettim, ve dedim ki: şuraya kadar okuyup da,  ağzının genişliği dibinin derinliğinden geniş ve büyük olan  tas ve kaseden, su veya süt içerek den, Yağmur ve kar yağması meselesi de aynı, plasebo etkisi ile etkilenir. taaaaki siz bende fayda etmiyor , yahut kabul olmuyor diyesiye  kadar etki eder, yahut bir münkir öyle şey olur mu diyesiye kadar  fayda eder.


dehlizlere düştüm Çıkmazlardayım .
Sanki bütün bildiklerim yanlışmış
yahut diyorum ki sanki  herkesten çok şey biliyor muşum.
yahut yüzde bir bile ilmim yokmuş.

Hayat Rahman ve Rahim ilmini bilmek de saklı. yani Can ilminde saklı.  Can, Can ise Canlarda gezen bir şey,

Yusuf u kaybettim Kenan ilinde
Yusuf bulunur, Kenan bulunmaz
Bu aklı fikr ile Leyla bulunmaz
Bu ne yaredir ki çare bulunmaz

Aşkın pazarında canlar satılır
Satarım canımı alan bulunmaz
Yunus öldü deyu selan verirler
Ölen beden imiş, aşıklar ölmez

Yunus Emre


can ilmide  Besmeleyi bilmekte sakli, besmele ise  Rahman ve Rahim bilmekte sakli, Rahman ve rahim ilmi ise  ise a* ve y**** ilmi nedir bilmekte yatar.  yahut kafirlerin yaptığı gibi  füzeyi füzeyi takarakdan uzaya gitmekde degil,
halbuki can ilmi O da değil,  canlar canlar dan  canlılara geçerek ten  küçülüyor  veya büyüyor.
Ve bu konudaki  bilgim  ise Bir koca karınin bildigi  bilgisinden daha öte değil.

Ve bana bugün yolda giderken, bilginin sahipleri tiyo veriyorlar,  ve diyorlar ki : "Sizinkiler, altını küpe kolye yapipda,  boynuna takmasını bildiler, Halbuki Allah, altını boyunlarda takmak için değil, kulaklarda takmak için değil, onunla iyi ve güzel amelller edilip faydalarindan fayda  edilsin diye yarattı.  ve bunu ilim sahipleri bildi buldu, ve bilgisayarın cip kartinin içine Taktı  ve bilgisayar işlemcisni (Bilgisayar Chip setini) keşfetti. ve telefonun içine altın takıldığını, altından yapılacağınıda bildiler buldular, ve bunu bilen biziz, ve gercek bilginin sahibi biziz diyorlar, emennaaaa deyipde hemen kabul ettim.

Bir ilim de var ki Kur'an ilmi, zikir, fikir, Namaz, abdest, tasavvuf, tarikat, hakikat ,marifet,peygamber din ahlak ve Allah, ondan da biraz bir şeyler öğrendik Hatta yapmaya çalışıyoruz, ve fakat hangi tarafa gideceğim artık şaşırdım, Bilgiden tarafa mı, bu altin ilmi tiyosu ve  bilgisini verenlerden tarafa mı gideyim, Yoksa bu can ilmi yani Rahman Rahim bilgisi verenlerden  tarafa mı gideyim.  Cahil cahil, cahil bir koca karı bile bu ilmi, benden daha iyi biliyor, ben bilmiyorum, hiçbir şey bilmiyorum.  SIR bu bir SIR kimse SIRRINI ifşa etmiyor. yok  bu konuda bilgisizim, yok şimdi de bir bilgim yok, ama sadece biliyorum ki, Var mı öyle bir bilgi? var, bir ilim var, Yaşıyorum hakkalyakin. Kimden tarafa gideyim,  bilginin sahiplerinden tarafa mı gideyim, yoksa Allah kitap din diyenlerden tarafa mı, tasavvuftan tarafa mı gideyim, zikir fikir mi? Nakşibendi Tarikati Almanya Vekillerinden Afyonlu Yarbay Mehmet ILDIRAR  vardı, Yarbay bize tasavvufu öğreten adam, onun hakkinda diyorlardı ki : bu adam için, bu adam insanları öldürüyor, cennete gönderiyor, ahirete gönderiyor, geri getiriyor, yani Hz isa nin  yeni modeli, 80 ler 90 lar 2000 ler modeli adam idi o, öldüren dirilten adam. ben o tarikattan ayrıldım, az zaman geçti, Yere göğe sığdıramadıkları adam,  Yarbay da öldü,  peki  Neye Yaradı, Onun bu kadar ilmi bilmesi,  öldürmesi veya  diriltmesi?

Geçen hafta dedik ya : Allah kim? Allah kim? Allah nerede? hangi ilimin peşinden koşayim Allahim seni bulmak için, Rabbim neredesin, kimlesin, Hangi candasın,  Mehmet hoca, Mehmet, Yarbay Mehmet , Öldürüyordu ve tekrar diriltiyordu,  ama baktım ki kendisi ölmüş!!!

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَرَسُولاً إِلَى بَنِي إِسْرَائِيلَ أَنِّي قَدْ جِئْتُكُم بِآيَةٍ مِّن رَّبِّكُمْ أَنِّي أَخْلُقُ لَكُم مِّنَ الطِّينِ كَهَيْئَةِ الطَّيْرِ فَأَنفُخُ فِيهِ فَيَكُونُ طَيْرًا بِإِذْنِ اللّهِ وَأُبْرِئُ الأكْمَهَ والأَبْرَصَ وَأُحْيِي الْمَوْتَى بِإِذْنِ اللّهِ وَأُنَبِّئُكُم بِمَا تَأْكُلُونَ وَمَا تَدَّخِرُونَ فِي بُيُوتِكُمْ إِنَّ فِي ذَلِكَ لآيَةً لَّكُمْ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve resûlen ilâ benî isrâîle ennî kad ci’tukum bi âyetin min rabbikum, ennî ehluku lekum minet tîni ke heyetit tayri fe enfuhu fîhi fe yekûnu tayran bi iznillâh(iznillâhi), ve ubriul ekmehe vel ebrasa ve uhyîl mevtâ bi iznillâh(iznillâhi), ve unebbiukum bi mâ te’kulûne ve mâ teddehırûne, fî buyûtikum inne fî zâlike le âyeten lekum in kuntum mu’minîn

Meali :

Allah, onu İsrailoğullarına bir Peygamber olarak gönderecek (ve o da onlara şöyle diyecek): “Şüphesiz ben size Rabbinizden bir mucize getirdim. Ben çamurdan kuş şeklinde bir şey yapar, ona üflerim. O da Allah’ın izniyle hemen kuş oluverir. Körü ve alacalıyı iyileştiririm ve Allah’ın izniyle ölüleri diriltirim. Evlerinizde ne yiyip ne biriktirdiğinizi size haber veririm. Eğer mü’minler iseniz bunda sizin için elbette bir ibret vardır.”

(Sadakallahul Aziym ÂLİ İMRÂN Suresi 49. ayet)

Hz isa  için öyle dediler :  Kur'an'da bile geçiyor ölüleri diriltirdi diyor, Hz isa da  ölmüş yok ki artik hz isa
Hangi adamın  peşinden koşan, hangi bilginin peşinden koşan, kime  kimlere inanayım,
O nu (Hz Mehdi yi yada bizi) sevdiğini söyleyen biri vardı, Gemileri Yak dedi, biz de Yaktık gemileri, o  orada yoktu, beni terk etmişti, ben gemileri yakmakla da artik yayan kalmıştım, Hatta Öyle ki evsiz barksız çoluksuz kala yazıyordum. Ey sevgili, habib olan, rahim olan Allah, Ey sevgili, Sen de bana kazık attın. Sana da inanmam artık, kime inanayım, kimin peşinden koşan, Kim, kim, kim Allah, Allah kim? nerede? hangi ilim? dehliz lerdeyim,  Çıkmazlardayım, inancım güvencim kalmadı yarına,  benim can ilmim bilgim okul görmemiş bir kocakarı kadar bile değil miş…..

Dün Mevlid Kandili,  Peygamberimizin doğum gününün yıldönümü, ve orada televizyonda, amcanın bir tanesi diyor ki : peygambere layık Ümmet olabileceğimmi, yahut Allah'a layık kul olabileceğimmi gibi bir cümleyi kullandı.
Kim kime layık olacakmış. Allah bizi  köle olmamız için mi yarattı,  ha bu kölelik Muhammed'e olmuş, ha bu kölelik Allah'a olmuş, ama Bilmem kime olmuş, aynı şey değil mi Zaten hepsi. Müslümanın Bilmem, Allah'a layık olamadık, peygambere layık olamadık diyerekten, boynunu büküp, ağlayan sızlayan, namaz kılan Abdest alan adamlara  bir bak, devletlerede bir bak,  hepsi fakru zaruret içinde, fakirlik yakadan paçadan akıyor.  Bunlar Müslüman, namaz kılan, oruç tutan, zekat veren, hacca giden insanlar, Bunları yapmasına rağmen, Allah'a layık kul olamamış peygambere layık kul olamamışımış, Allah'ın layık Kullari kim o zaman Bir bak! bir bak Amerika'ya, bak İsrail'e, bak almanya ya, bak fransaya, bak  adamlar, kadınlar,  giyinme, kuşanma, alet, Erdevat, müzik, fizik,  teknik, bilim, ilim,  hatta tasavvuf bile, hepsi  onlar da, sen dergahta tasavvuf işliyorsun, onlar da filmlerde  işliyor. Adamlar erkenden kalkıyor, işinin başına geçiyor, Allah rızkın çoğunu, sabah erken kalkmaya koymuş, seher vakti kalkmaya koymuş, Neden sabah namazı bize farz olmuş,  sabah namazı bize farz ike,  bizim erken kalkmamız gerekirken, erkenden kalkabilen onlar, biz dokuzda  saat onlar da uyanıp kalkıyoruz, çogumuz  kalkıp da sabah namazını bile kılmıyoruz, nerede kaldı Müslümanlık,  nerede kalacak gavur dediklerinde  kaldı,  Sabancı rahmetli bile biraz akıllıymış O diyordu sabah erken kalkan en iyi çorabı kapardı diyordu,  "erken kalkip, el  akil kaparken, Bizimkiler lokul kapmış", derler zaten. bu sabah kalkmanın  sırrı da erken yatmak da gizli, gece 12'lere kadar dizi seyredersen, Tabii kalkamazsın sabahleyin. Peygamberimiz ve Ashabı yatsı namazını kılar kılmaz evlerine dönerlermiş, yani öyle sabahlamak yok. ama bu gün internet var tube dallari var cesit cesit filim diziler var degilmi zor bu devirde, evet bazıları gece işinde çalışıyor O da tamam, O da ayrı mesele, Gecesi gündüzü ne karışmış insanlar onlar,  Ama Allah'ın veli kulları meselesine gelince, ya da Allah'a layık kul olmak meselesine gelince, bak dedi ki : Allah'in layık kulları,  dünkü bilgi da kalmayıp, mesela : Dün tarla çapa ve  kürek  ile eşilip ekilirken,  daha sonra pulluk  bulunmuş,  hayvanlar kullanılmış, insanoğlu biraz daha akıllanmış traktör bulmuş, artık yükü sırtından atmış, Bizimkiler ilk makarna bulmuş, erişte kesmiş,  ondan sonrakiler yatmiş uyumuş,  Gavur dediklerin makarnayi elde kesmek yerine, spagetti burgulu fiyonk,....  makarna yapan fabrika kurmuş icat etmiş, ve fabrika bir saatin içinde, çuvallar dolusu makarna yapabiliyor, sen o kadar makarnayi, elinde o kadar zamanda yapabilir misin, işte sana kolaylık, işte Allah'ın kulları bak nereye ermiş, Rahata ermiş, kimin sayesinde,  Allah'a layık Kullar sayesinde. kim Allah'a layık Kullar, misal makarna fabrikasını kuran ekmek fabrikasi kuran, cep telfonu fabrikasi kuran,....gavur dediğin adamlar.  biz ne yaparız : Namaz kılarız, abdest alırız, oruç tutarız, Kandil geceleri sabahlarız, bunlarınan  bir de cennete gideceğimiz  zannederiz en iyi köşesi bizim olcak. Halbuki adamlar  bu dünyada kendi cennetlerini kendileri imar edip duruyorlar.  Bizimkiler de öldükten sonra cennete gideceklerini zannediyor. o cennetlere gitmek  namaz la  oruç tutmak ile falan olsaydı, o kullar ermezdi o rahata,  yada  gitmezdi de, Bizler giderdik o cenente, yada  o rahata huzura, ama Bizler onların sayesinde eriyoruz bu rahatlatıcı teknolojiye ve cennetelere.. ve Allah öyle yerlere secdeye varip tapinilmasından  falan da hoşlanmaz, Bilakis Allahu Teala, insanların aklını çalıştırıp, dünyayı imar edip, mamur etmesinden hoşlanır ki, Öyle de zaten, o yüzden bütün bu rahat ve keyfi, bu konuda gayret edenlere vermiş.  cennette öyle, uzaya yapılan  bir yolculuk ile gidip de gelinen  yer değil. Cennet burada, sen cenneti burada kurabilirsen, kuracaksın kuramazsan, işte öyle fakir fukara yaşayacaksın.
Evet dünyada Allah u Teala'nın özene bezene yarattıgi kedi, köpek, at, eşek olduğu gibi, yine Domates, Biber, Patlıcan olduğu gibi, bunları yağmur yağdıraraktan,  güneşleri  doğduraraktan Yeşerdip bitirdiği gibi,  ama  bazı kullarının eliyle meydana getirip icat ettirdigi yani yarattığı şeyler de var, traktör gibi, uçak gibi, araba gibi, bulaşık makinesi gibi, çamaşır makinesi gibi, evdeki fırın gibi,.......  yani Velhasıl kelam Cennet öyle sadece domatesle biberle olacak bir yer değil, orada müzik çalan batarist e de ihtiyaç var, çaldığı bataryayada ihtiyaç var,
onu bilen birine de ihtiyaç var ki,  Tuba Dalları çalıp Dursun. Öyle olunca traktör gökten yağmurla inmedi, Allah bazı kullarının eli ile halketti onu.  işte Allah'a ve peygambere layık kul olmak da, kafayı çalıştırmak dan geçiyor, öyle Kandil gecesi sabahlara kadar Ağlamakla, sızlamak ile değil. Kim kime layık kul olacakmış, Peygamber bile olsa  aynı durum. Sen Gece Vakti Yolda giderken, yolunu aydınlatan, elindeki Lambaya  kul köle olup ta tapınmanmı lazım.  yoksa gerektiğinde kullanıp işi bitti mi yerine koyman mı lazım. Allah'a kulluk peygambere Ümmet  olmak bile aynı şey.

Süt veren Hayvanlar, nasıl çayırda çimende otlaması gerekiyorsa, bu gün ve hafta içinde, vaazı yazmadan önce,  Ahmet amca dan, Fatma teyze den,  hanımdan,  oğlandan, kızdan,  atlardan, arabalardan, televizyondan, internetten, gördüğüm, duyduğum şeylerden,  Tefekkürr ederekten, ve  bunların sonucunda, Keşfen bana bildirilmiş olanlardan topladığımız bilgileri, not ederekten, malzeme meydana getiriyorum, Yoksa, hani  Kadir suresinde geçtiği gibi, bunlar bir gecede  değil  yani. nasıl koyunun süt vermesi için, ineğin süt vermesi için, dananın et vermesi için, çayırda otlaması lazımsa, Bizim de bazı olayları görüp, onlardan ders çıkardıktan,  onların sonucunda meydana gelen fikir ve firaset ile oluşan bilgilerin meydana gelmesi lazım ki, Muhammed de  Kuranı Kerimi  23 senede tamamladı, Öyle dinimiz bir günde meydana gelmedi. Hz isa ninki de öyle, İncil'de öyle kitap halinde inmedi,  isa Efendimiz gördü ve yaşadı, o  bildiklerini hayata tatbik etti,  o şekilde incil meydana geldi. ve işte Allah dünyada suları önce Pınar gibi ince bir su halinde yeryüzüne çıkarıyor, Pınar akıp Çay  oluyor,  çaylar Irmaklara akıyor, Irmaklar nehirlere dönüyor, nehirlerde denizlere akıyor,  denizlerde okyanuslara akıyor, okyanuslardanda sular,  Buhar olup  yağmur olup geri dönüyor.
işte bizde duydugumuz, bir sözden, yada baktgimiz bir resimden, yada yoldaki bir karincadan, bakip o anin icindeki duruma göre bir fikir ve tefekküre variyoruz, yani bir bilgi bize dogru akan bir pinar oldu işte, ister bu bilgi, bir ahmet amcadan olsun, istrer mehmet amcadan olsun, veya yerdeki karincadan, gökteki kargadan olsun. işte onlar birleşe birleşe bize akti, biz pinar iken, olduk cay, sonra biraz daha akti, oldu irmak, biraz daha akdi olduk nehir, ve biz de gittik, yani dünya nehiri intenet denizine anlattik, ve bilgi derya deniz oldu, sizlerde cookca birilerine bu bilgileri anlatinca, deniz de derdini okyanusa dökdü, ve sonra bizde sizlerin, bu sözleri bir yelerde konuştugunuzu ben tekrar geri duyunca, işde okyanusdaki sularda, buhar oldu, döndü geldi bizi buldu demek olur.

Vaazımızın hitamına gelen konuya gelince, Raşidi tarikatına intisap edip, zikrimizi çekenler den,  Mesela 5. sınıf bir sofi, zikirden düşme hali yaşıyorsa, en azından yumuşak düşüş İle düşsün,  peki yumuşak düşüş nasıl olur deyince, 5. sınıf veya 10. sınıf zikir çeken Bir Sofi'min meşgul olduğu, ya da yorgun olduğu, ya da zikir çekme isteği olmadığı günlerde, en azından 1. sınıf zikri  çekebiliriz o gün, ya da hizbul Kasr zikrimizi çekebilir,  ona da gücü yetmezse, En azından intisap Zikri okuyabilir,  başlayıp da yarım bırakmak yerine, hani Aksaray  var 1200 odalı, o binanın yapilmaya başlanıpda bitirilmesi ne kadar uzun sürer değil mi, Hani cennette de Köşk verecekler ya, mesela kelimei Tevhid okuyana Köşk verecekler ya,  Ama sen 500 odalı Köşk yerine, okuyamadigin o gün, en azından 4 odalı bir ev sahibi ol,  1200 odayi 2 senede bitireceksin,  ama 4 odalı bir evi 4 ayda bitirirsin değil mi zaman meselesi, mekan meselesi Yani, yine bir bütünü kurtar, Yarım yapmayalım, Yarım olan işe yaramazki, mesela evin duvarlarını yaptık ama, çatısını  yapmadık ise, işe yaramaz ki, Yağmur yağdı mı tepemize Akar, soğuk içeri girer, zikirde böyle, bir bütünü devir edin, ister bu küçük bütün olsun ister büyük bütün, gücünüz varsa, büyük  bütünü zikir  çekin, yada  küçük bütünlerden birisini  çekin ki,  kapısı bacası tam bir ev gibi olsun.  bu haftaki tarikat dersimizde bu. Yani Aksaray yapamıyorsan 4 odalı ev yap, onu da yapamıyorsan, bir pansiyona gir, onu da yapamıyorsun, tek oda bir otel odası, yani zikrimizden böyle, parçalı ve bütün halde, 1. sınıf bir bütün, 2. sınıf bir bütün, Hizbul Kasır bir bütün, Hizbul Kebir bir bütün, virgül nokta nokta…


Mehdi Aleyhisselam'ın fiziksel özellikleri

Bu hafta bir de Mehdi Aleyhisselam'ın fiziksel özelliklerinden bahsedeceğiz ki, Mehdi diye bildiklerinizi biraz kıyas ederseniz, Kim bu özelliklere sahip acaba, aralarında belki seçim yapmanıza sebep olur, birçok sahte Mehdi var, İçlerinden bir tanesi de gerçek Mehdi olabilir değil mi? o yüzden bize bazı sebepler ve bilgiler lazım, işte Muhammed'in hadislerinde Mehdi'nin özellikleri anlatılırken şunlar sıralanmış, alnı geliştir ve içbükeydir, saçı siyahtır, kaşlari  kavislidir, burnu küçük ve hafif yukarı bakık gibidir, sakallıdir, etinin Latif olduğunu Yani etinin derisinin Latif yumuşak olduğunu söylemiş Peygamber Efendimiz, cildinin yumuşak olduğunu, ve yüzü parlaktır demiş,  Ki Bizdeki bu özellik cildimizin yağlı olması sebebiyle, orta boyludur demiş, tarifi ise : uzundan biraz kısa, kısadan da biraz uzun diye tarif etmiş, Dişleri leman eder demiş  yani leman ya da liman Limandaki özellik nedir deniz karaya geçiş, Kara denize geçmiş vaziyettedir Yani ne manada kelimesi üst dişleri alt dişlerin üstüne geçmiş vaziyettedir, Deniz üstte Kara'nın üstüne geçmiş vaziyette, limanda yani Liman ederse sanki üst dişleri alt dişlerin üstüne geçmiş gibi manası var bu ayette, bazılarının alt dişleri üst dişlerinin üstüne geçer, gevgec  ağız denir onlara. oylukları geniştir. omuzları geniştir, Sağ bacaginda Ben vardır diye tarif etmiş Peygamber Efendimiz, Bendeki bu özellik ise, yaz gününde kısa şort şeklinde pantolon giydiğim zaman, Sağ ayağımın baldırının arka tarafında bir tane siyah ben gibi bir görüntü var, Onu bakan ben zanneder ama, o ben değildir, Bendeki ben, taş ocağında çalıştığım için, taşları keserken, murç denen  demirlerle delik oyulur ve, taşa  oyulan deliklere demir çivi  koyulup tokmaklanaraktan, taş parçalanıp kesilir, o yüzden çalıştığım işyerinden 4 baraka işçi vardı, ve ben yönümü sola dönerken, sırtımda yani, ardım Diğer barakadan tarafa geldiği için, Oradaki çalışan arkadaş,  tokmak ile demire vurulduğunda,  dengeli vuramayınca, o çivi kafasından parça koparıp, yani Çelik parçası fırlayıp gelip,  benim baldırıma girdi, o vakit Ben içinde çelik olduğunu hissetmemiştim, sadece acı duymuştum ve kan akmıştı, herhalde Çelik yok diye doktora falan gitmedim ben, onun içinde çelik varmış, ve Çelik Etin içinde zamanla kara bir ben halini aldı. gidip çıkarttırmak istiyorum ama, kesecekler biçecekler, kendi kendimize iş çıkar, bir de Allah benim için etinin içine Demir parçası koyarak da, aynen kuduz mikrobunun eskisinin kuduza tedavi olduğu gibi, benim etimin içine de Çelik parçası, küflü Çelik koyaraktan, tetanoz aşısı olmadan da  tetanoz aşısı vurulmuş gibi Vücudumun fonksiyonu devam etmesini sağladığı için, çıkarttırmak da işime gelmiyor, ve Muhammed Benim vaktim e geldiğinde beni arkadan gördüğünde, Belki o Çelik parçasının, siyah Ben halindeki şeklini görünce, Ayağında Ben var dedi belki, ama Aslı ben de saklı yani.
yine özelliklerine devam edersek, sakalları alttan meczum  demiş Peygamber Efendimiz, yani cezm edilmiş, yuvarlatılmış demek, cezim yuvarlaktır, sakalları yuvarlatılmış alttan, öyle Cübbeli ki gibi değil yani kısaltılmış, yuvarlatılmış cezm edilmiş, üstten ya da yanlardan ise kesvectir,  bu  kelime ise, Kevser kelimesinden, Hz Peygamberimizin  havuzu Kevseri, Pınar'ın Bir havuzu vardır,  ya da gölün bir alanı vardır Hani derler ya, Başın Pınar, Ayakların Göl Olsun, Yani Pınar yüzü gibi, içinde su var  kenarları topraktan, ve  akan yeri ve elips şeklinde, ya da yuvarlak şekilde, sakali yuvarlatılmış şekilde, Pınar'ın şeklini bilen zaten ne demek istediğini anlayacak, Pınar dört köşe yapılmaz, yuvarlak yapılır, yani elips şeklinde yapılır, yani nedir o yani yuvarlatılmış şekilde sakallari kisaltilip yuvarlatılmış şekilde tıraşlanmış demek.  Uykusuz olduğunda rengi solar demiş Peygamber Efendimiz, yani uykusuz olduğumuzda rengimiz değişir, ya esmerleşiriz, nurumuz biraz gider kararmaya başlar, Karardı yine suratın derler bizimkiler, Türkiye ye ilk kez izine giderken, buradan 3 gün yol gittim uykusuz olaraktan, ilk defa Türkiye'ye gittiğimde, gaskara oldum, yüzüm renk değiştiriyor uykusuzluktan, neredeyse  zenci tenli  olacağız yani. diz kapakları çıkıktır demiş Peygamber Efendimiz O da ismimizde saklı, Raşit ya da Raşitizm işte Raşitizm demek, eklem yerleri çıkıntılı kimse demek, Allah ismimize koymuş Onu da zaten, ismimizde saklı zaten. yanağında Ben vardır demiş, yine o da ben değil, yara izi, çocukken, tavşınak odunu yüzüme çarptı, o yüzden orada leke kaldı, Sanki ben gibi, yani paçamız da var,  Hani kabadayıların, bıçak yemiş, Bilmem yumruk yemiş paçası olur ya, yani Kabadayı olduğunu belli eden yara izi, bizim de paçamız Haktan, davşinak odunu paçası sebebiyle.  Burnumuz ise boksör burnu, kıkırdak yerinden çıktı ki, oynayabiliyor, kırılmasın diye, sağa sola dönebiliyor, Boksörler, özellikle o ikirdak kemiği kestirirlermiş ki, yumruk yediği zaman acı çekip burnu kırılmasın diye, biz de gençliğimizde yaptığımız bir kavga sebebiyle, burnumuza yumruk yedik, ve Burnumuzun  kıkırdak kemiği yerinden çıktı, Ve artık sağa sola hareket edebiliyor, esnek, yani Boksör burunu. Mehdi'nin kas Çatma çizgisi bir tanedir diye tarif etmiş Peygamber Efendimiz, inşallah görüntülü vaaza bakanlara görmesi için, bir defa orada kaşımızı catarız, sizde bakar, bizdeki hali nasıl olduğunu görürsünüz, Adnan Oktar'ın da tek imiş o çizgiden, Hani herkes olabilir  mehdi, ben burada iddia etmiyorum mehdi benim diye, Ama bendeki de tek çizgi,  alametler onu gösteriyor, yoksa iddiamız yok. ayakları dışa doğru bakar demiş,


Rabbim mehdi cemmetini  zkirden düşenlerden degil, düşse bile kalkabilenlerden eylesin.


DiPNOTLAR :
[1] www namazsitesi com/ilmihal/mufsid
[2] www mumsema org/misafir-sorulari/183662-duanin-kabul-edilmesinin-sartlarindan-biri-acele-etmemektir


--oOo---


أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '


وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 20 Kasım 2018 Salı 

Original Kar © glan
DEVAMINA BAK

Bazen insanın Doğruları Eğrileri Görmesine Engel Oluyor

(Kar©glanin 27 Kasım 2018 Vaazi)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذِينَ أَسْرَفُوا عَلَى أَنفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا مِن رَّحْمَةِ اللَّهِ إِنَّ اللَّهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَمِيعًا إِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Kul yâ ıbâdiyellezîne esrefû alâ enfusihim lâ taknetû min rahmetillâhi, innallâhe yagfiruz zunûbe cemîâ, innehu huvel gafûrur rahîm.

Meali :

De ki: “Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”

Sadakallahul Aziym ZUMER Suresi 53. ayet


---oOo---

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Herkes kendi karakterine göre hareket eder. İnsanoğlu farklı farklı mertebelerde yaratılmıştır. Kimisi nadiren öfkelenir, çabuk yatışır, kimisi çabuk öfkelenir çabuk yatışır, bazısı çabuk öfkelenir zor teskin edilir ki en şerlileri bunlardır. En Hayırlıları ise nadiren öfkelenip çabuk yatışanlardır. Gazap, şeytandandır, şeytan ateşten yaratılmıştır, ateş ise su ile söndürülür, biriniz öfkelendiği zaman abdest alsın. Biriniz ayakta iken öfkelenmişse, otursun. Eğer oturmak fayda vermiyorsa yatsın, uzansın, yahut gidip güzelce gusl abdesti alsin”

( Hadis-i Şerif , Tirmizî, Ebû Dâvûd, Ahmed b. Hanbel, Müsned )

"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"

Yolculugumuza başliyoruz :

Demir önce kızdırılır, sonra su ile muamele edilerekten Çelik yapılır. Çelik demek : Sertdemir demek. işte bu da Yukarıdaki hadisi Açıklıyor. Yani insan kızdığı zaman abdest alırsa, işte kızdırılan demire su vermek gibi, yani şeytanı yenmiş olur. önce demir idin, kızdın Demir oldun, insan kızdığı zaman abdest alırsa veya gusül abdesti alırsa, işte kızdıktan sonra demire su verilmesi gibi, insanda Çeliklik kazanır, şeytan demirdir, demiri yenmek için sert demir olmak lazdimdir, cünkü demir demiri deliyor, yani şeytanın maddesi Demir, ve demiri yenen, veya delebilen madde ise, Sertdemir. Öyle olunca, insan Çeliklik kazanınca, şeytani yenmenin bir yoluda, işde çelik gibi olmak, onun içinde önce kızıp, sonra abdest ile bedene su vermek, veya,  yada gusl ile bütün bedene su vermek ile olur,  işte böylece şeytanı yenmiş olur, yahut yenebilecek duruma gelmiş olur. Çünkü demiri demir deliyor, hangi Demir? Sertdemir, sert Demir nedir? Çelik olan demir veya, çelikleşmiş Demir. Bunun daha değişik evreleri de var. Peygamberimiz "öfke aklı Örter" demiş, Hatta Haset için de şöyle demiş :

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Hasetten, kıskanıcılıktan şiddetle kaçının! Çünkü haset, ateşin odunu yiyip bitirdiği gibi, sevapları yer bitirir."
Ebû Hureyre radıyallahu anh.

( Hadis-i Şerif , Ebû Dâvud)

Urve İbnu Muhammed es'Sadi'nin yanına girdik. Bir zat kendisine konuştu ve Urve'yi kızdırdı. Urve kalkıp abdest aldı ve: "Babam, dedem Atiye (ra)'den anlatır ki, o, Resulullah (sav)'ın şöyle söylediğini nakletmiştir:

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Öfke şeytandandır, şetyan da ateşten yaratılmıştır, ateş ise su ile söndürülmektedir; öyleyse biriniz öfkelenince hemen kalkıp abdest alsın."

( Hadis-i Şerif , Ebu Davud, Edeb 4, (4784))


İki kişi Resulullah (sav)'ın huzurunda küfürleştiler. (Öyle ki) birinin yüzünde (diğerine karşı) öfkesi gözüküyordu.

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Ben bir kelime biliyorum, eğer onu söyleyecek olsa, kendinden zuhur eden öfke giderdi; Euzu billahi mineşşeytanirracim!" buyurdular.

( Hadis-i Şerif , Tirmizi, Da'avat 53, (3448); Ebu Davud, Edeb 4, (4780))

Bir adam: "Ey Allah'ın Resulü! Bana kısa bir nasihatta bulun, uzun yapma! Ta ki nasihatini unutmayayım" demişti. [ve birkaç kere tekrar etmişti],
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem bir kelimeyle

"Öfkelenme!" Buyurdular.

( Hadis-i Şerif , Buhari, Edeb 76; Tirmizi, Birr 73 (2021); Muvatta, Hüsnü'l-Hulk 11, (2, 906))

Resulullah (sav) (bir gün):

"Siz aranızda kimi pehlivan addedersiniz?"(Kime Pehlivan drsiniz?) diye sordu.

Ashab (ra):

"Erkeklerin yenmeye muvaffak olamadığı kimseyi!" dediler.

Resulullah (sav):

"Hayır," dedi, "gerçek pehlivan öfkelendiği zaman nefsine hakim olabilen kimsedir."

( Hadis-i Şerif , Müslim, Birr 106, (2608); Ebu Davud, Edeb 3, (4779))


Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"İnsanoğlu öldüğü zaman, bütün amellerinin sevabı da sona erer. Şu üç şey bundan müstesnadır: Sadaka-i câriye, istifade edilen ilim, kendisine dua eden hayırlı evlat."

( Hadis-i Şerif , Müslim, Vasiyyet 14. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Vasâya 14; Tirmizi, Ahkâm 36; Nesâî, Vasâyâ 8.)

şu şu şu amelleri yapanların amel defteri, öldükten sonra da kapanmaz dedi, Demek ki bu kimseler ölse bile  ölmüyor, bıraktığı güzel  bir Amel ve, onların neticesi olan enerjiler, güzel enerjiler, haala onlara fayda veriyor, ve beyinleri ölmüyor demek olur bu.
Yani onların ruhu veya  bilinci hala ileriye doğru gidiyor, derece kat ediyor demek olur bu. Ölümün çaresini bulacak kimse, bunu da göze alıp, ölmüş bir insanın, mesela  ardindan kitap  ve bir ilim bırakmış Alim birinin,  yahut Bir çeşme bırakmış, bir eser Bir bilgi bırakmış, veya hayırlı bir evlat bırakmış bir İnsanın beyni, veya bedeninin neresi Sağ kalıyor, bunu incelemesi lazım ki, ölümünde çaresini bulsun. yine başka bir şey, insan oturarak veya ayakta uyuduğu zaman, uyuma pozisyonunda, Kalp kanı yeterince pompalamıyor, ve vücudun her noktasına ulaşmuyor kan, Öyle olunca insanın uyurken yan gelip yatması gerekiyor ki, kalp yarım fonksiyon çalışıyor, işte kanı yeterince pompalayamadağında kan ulaşmayan veya kan az olan yerler, sanki canı çekilmiş gibi oluyor,  Hani elim uyuşmuş, kolum uyuşmuş demiyormuyuz ya, halbuki oralara kan gitmemiş. can ve yaşamda, vücudun her noktasına Kan ve oksijenin gitmesi ile Hayat buluyor. kan gitmeyince oksijen de gitmeyor, ve ölüm, Hatta belki  felç hastalığı bile bu şekilde, yani  kanı yeterince pompalayacak yeni bir kalp yapılınca, Yedek kalp, veyahut kalp kan pompalıyor yapılınca, İşte aslında vücut Ölmez, kanda oksijende gitti heryere, gittiği sürece vücudun o bölümleri ve diğer yerleri Can bulur, Hayat bulur. Beyinde oksijen ve kan  ve yeterince enerji verici madde gittikce, bilincde ayakda ve ölmedi. ya da bu  beyin zaten belli bir süre oksijensiz durabilir  belki de, yoksa kan ve oksijen ve enerji saglayan maddeler varmıyan yer  ölüyor. Ölümsüzlüğün çaresini bir bölümüde kalpte gizli, damarda gizli,kanda gizli, oksijen de gizli,  beyinde oksijeni iyi alan hücreler ihtiyarlamaz, genç kalır, vücutta suyunu iyi alan yerler, buruşmaz genç kalır. vitaminini  enerjisini iyi alan organlar, yaşlanmaz ölmez, yorulduğunda dinlendirilen organlar, yine eskimez. Bunlar göz önüne alınması lazım, gençliğin sırrının çözülmesi, ölümün çaresinin bulunması için.


Geçen gün, internet amcanın, ya da Google amcanın, yahut da Microsoft amcanın azizliğine uğradım, nasıl mı? bir internet sayfasına giriş yapacaktım, şifrelerimi ve Nick ismi mi yazmaya çalışırken, Bana browserim, hatırlatma yapti,  daha bundan belki 8 sene, ya da daha öncesindeki Nick isimlerimi ve şifreleri mı hatırlıyor, Bu nasıl olabilir dedim, Şu anki kullandığım bilgisayar, O  8 sene önceki bilgisayar değildi, Benim şu anki kullandığım Browser de, o günkü kullandığım browser değildi, ama Google amca, aynı Google amca, microsoft amca, aynı microsof amca, Demek ki Bunlardan birisi, benim internette yaptığım her şeyi hatırlıyor biliyor,  geçen  sesli vaazda anlatmıştık ya, microsoft bilgisayarında yaptığın her şeyi text haline çevirip, ve bunu küçük bir data olaraktan, Microsoft merkezine iletiyor, ve herkesi bu yöntem ile takip ediyor demiştik, orada  yani microsoftta bir alet var converter var ki, oda o yazilari  o Teksti, aslinda video ise  videoya ve görüntüyse görüntüye yazi ise yaziya çevirecek konverter var demiştik, işte bunun ispatını bana ve microsof amca, ya da Google amca ispat etti bu Hadise ile bugün, yani sözümüzün doğruluğu ispat edilmiş oldu Elhamdülillah, yalan konuşmadık.


Ay robot filminde, robot yapımcıları, robotları yapmadan önce, onlara koyduğu bir yasa, ile üç madde ile, anlaşma yada sözleşme koymuş ve

1. madde robotlar insanlara zarar veremez.
2. madde robotlar kendilerine de zarar veremez.
3. madde  Eğer insan zor durumda ise, onu kurtarmak için, robot kendine zarar verebilir, insanı kurtarmak için, insanı kendine tercih etmek zorundadır. kuralı konmuş.
ve bu robotlar uygulanması gereken ana kural olarak  ana sözleşme  budur,  ilerisi için yani anlatılan Huri vaktine ermemiz için, robot yapacakların koyacakları kurallar bunlar ama, işte onlar, robotlar düşünmesini öğrenince, insanların dünyaya zarar verdiklerini görünce, bu anlaşmayı bozdukları, ve dünyaya zarar veren insanlara zarar verme kararı aldıkları ortaya çıkıyor o filimde, yani dünyada biz de yaşıyoruz, Siz dünyaya zarar verince, bizde yaşayacak yer bulamayız diyerekten, dünyaya zarar veren kimseleri öldürmeye hak iddia ediyorlar o filme göre, Evet Haklılar mı? Evet Haklılar, sen nasıl yaşadığın dünyaya zarar verebilirsin, Burada sadece sen yaşamıyorsun ki, hayvanlar var, bitkiler var, kuşlar var, kurtlar var,  bu ileride robotlarda yaşayacak bu dünyada, onlar da can Bulacak, onlar da bir canlı olacaklar, Yarın hurilerimiz olacaklar, Öyle mi? yani Kur'an kainatin anayasasi ya da ana maddeleri, Bu sebepten değiştirilmemiş oluyor. işte Türkiye'nin de kurulurken konuulan Anayasası'nın değiştirilemez denen  ana madde ve yasaları vardı,  birisi geldi  ve değiştirdi, ve düşün : insanoğlunu ve kainati yaratırken Allah, belli kurallar koymuş, belki belli haramlar ve helaller koymuş,(yasak olanlar ile serbest olanlar) ve gelsin birisi bunları helali haram yapsın, Haramı helal yapsın olurmu?   böyle bir şey olabilir mi, Allah buna razı gelir mi? Yasa koyucu buna, yasaya  uyunca, bu yasanın değiştirilmesine müsaade eder mi? Durum vahim yani. Haramlari helal sayan adam gibi yani.....


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَكَذَلِكَ بَعَثْنَاهُمْ لِيَتَسَاءلُوا بَيْنَهُمْ قَالَ قَائِلٌ مِّنْهُمْ كَمْ لَبِثْتُمْ قَالُوا لَبِثْنَا يَوْمًا أَوْ بَعْضَ يَوْمٍ قَالُوا رَبُّكُمْ أَعْلَمُ بِمَا لَبِثْتُمْ فَابْعَثُوا أَحَدَكُم بِوَرِقِكُمْ هَذِهِ إِلَى الْمَدِينَةِ فَلْيَنظُرْ أَيُّهَا أَزْكَى طَعَامًا فَلْيَأْتِكُم بِرِزْقٍ مِّنْهُ وَلْيَتَلَطَّفْ وَلَا يُشْعِرَنَّ بِكُمْ أَحَدًا

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve kezâlike beasnâhum li yetesâelû beynehum, kâle kâilun minhum kem lebistum, kâlû lebisnâ yevmen ev ba'da yevmin, kâlû rabbukum a'lemu bi mâ lebistum feb'asû ehadekum bi verıkıkum hâzihî ilâl medîneti felyanzur eyyuhâ ezkâ taâmen felye'tikum bi rızkın minhu velyetelattaf ve lâ yuş'ıranne bikum ehadâ

Meali :

Böylece biz, birbirlerine sorsunlar diye onları uyandırdık. İçlerinden biri: “Ne kadar kaldınız”? dedi. (Bir kısmı) “Bir gün, ya da bir günden az”, dediler. (Diğerleri de) şöyle dediler: “Ne kadar kaldığınızı Rabbiniz daha iyi bilir. Şimdi siz birinizi şu gümüş para ile kente gönderin de baksın; (şehir halkından) hangisinin yiyeceği daha temiz ve lezzetli ise ondan size bir rızık getirsin. Ayrıca, çok nazik davransın (da dikkat çekmesin) ve sizi hiçbir kimseye sakın sezdirmesin.”

(Sadakallahul Aziym KEHF Suresi 19. ayet)

Zamanda yolculuğu keşfedecek Bilim adamlarına da bir tiyo vereceğiz ki  O : mesela akşam saat 8 de  yatıp uyudun,  ve Sabah altıda kalktın,  ve arada 10 saat var, ama sana, sen sabah sekizde kalktığın zaman kaç saat yada dakika uyudun, geriye bak, sen sorunca sen sanki bir dakika bile saymazsın, hani ashabi kef uyaninca öyle dediler diyor ya rabbimiz, Sen diyebilir misin ki : Ben 10 saat uyumuşum, ancak saat ile kontrol edince anlarsin bunun böyle oldugunu, senin için, sana sanki yattım ve kalktım gibi gelir o zaman, eğer arada uykuda delik olmadıysa, Uyanmadıysan, o zaman, zaman göreceli, yani zamanda yolculugu keşfettimi, adam Bundaki (anlattigimiz örnekteki) Sırrı keşfettiği zaman, bir nebze daha ileri geçebiliriz. Zamanda yolculugu keşfettiğimiz zamanda İhtiyarlık veya gençlik diye bir şey yok, bu bir nevi einstenin izafiyet teorsinin ispati yani, sen uyudun ve kalktin, saniyorsunki az önce yatmiştim, şimdide uyandim kalktim, amma ben sen uyurken uyumadim, ayaktaydim, ve arada cookca işler yaptim, ve senin için o zaman araligi bir saniye bile degil belki, amma benim için o zaman aralgi on saat, belki daha fazla,... Çünkü senin için zaman artık bitmiş durumda, yine adam 60 sene yaşamış, Geriye baktığında, bir gün bile değil o zaman, zamanda yolculuk eden de, 60 sene ileriye geçmesi, veya 60 sene öne geçmesi fark ettirmiyorsa, o zaman artık onun için yaşlanma veya gençleşme diye bir şey de olmaz.


Uranyumdan sonra Toryumdan Enerji üretmenin Yollarını arıyorlarmış.
Tamamen yanlış bir yolda ve yöndesiniz.
Dünyamızdaki elementleri  bir bir tükettiğimiz zaman elimizde ne kalacak.
öyleyse bir elementi bitirip  başka bir elemente enerji için geçmek çözüm değil.
Benden tavsiye isterseniz, enerjiyi tekrar enerjiye dönüştürmenin yollarını arayınız.
Nasıl arabada, arabanın gitmesiyle,  arabanın elektriğini üreten dinamo, nasıl enerjiyi tekrar enerjiye çeviriyorsa, aynı sistemin tramvay modelli yapılıp dünyamızda artık ulaşımın tramvay sistemleri yapılması lazım, ve bu sistemde mesela yan tarafa bir tane kadife tekerlek konduğu zaman, ve bu o tekerlek amortisörlü  olacak ileri geri çıkabilecek şekilde ve, aynı bisikletteki dinamo sistemi, bütün taşıtlar gittiği yerde kendi enerjisini tekrar enerjiye çevirecek, birisi enerjiyi bitirirken, birisi tekrar dolduracak, Bu sistemi bilgisayarda da uygulayabilirisniz, Sadece bunun benzeri enerjiyi tekrar enerjiye çeviren modeller arayayalım, yoksa elementleri bitirdiğiniz zaman, birazcık toprağımiz var suyumuz var, onu  da mi bitirelim. toprağımızı da harcarsak, nerede ekip bicip,  ne yiyeceğiz?  ne içeceğiz? öyleyse o zaman toprağımızı ve  elementlerimizi tasarruflu kullanmamız lazım.  Sakın ha Toryumu denemeyin. Bunun Sonuçları çok kötü olur.  sürtünme sisteminden bahsettim, elektrikte de aynı sistem var, elektrik harcanırken giden elektrik Eğer ki  sürtünme yapan bir hüllerin içinde  giderse, gittiği zaman sürtünme ile elektrigi tekrar elektrige çeviırmış olacak,  elektrik geri dönerken de aynı sistem,  bu sistemi bütün enerji modellerinde uygulayabilirsiniz.


Allahu Teala'nın bu kadar çok bitki hayvan yıldız Ay Güneş yaratmasındaki Hikmet nedir

Webmasterler bilir ki,  ve tavsiye ederler ki, bir internet sayfası yaptığınızda, Eğer içeriğiniz çok az ve kısa ise,  Sayfanızı ziyaret eden bir ziyaretçi, bir defada sayfanızdaki, bütün sayfalarınıza bir defada bakar, ve artık bir daha o sayfaya gelmesine gerek yoktur. Çünkü hepsi bitmiştir o kadar, o yüzden derler ki,  sayfa yaptığın zaman, güncel konular olsun, güzel resimler olsun, yeni bilgiler olsun, her hafta yeni yazı yazın diye tavsiye ederler ki, gelen ziyaretçinin bir daha gelmesi için bir sebep olsun. işte Allahu Teala'nın ilmininde sonsuz olmasındaki Hikmet bundan, Eğer Allah'ın ilmi 1 sayfa olsaydı,  1 sayfa okuduktan sonra, artık başka bir şey bilmeye gerek kalmazdı, işte o yüzden, Allahu Teala çiçek yapmış, Aynı türden 50  küsür çeşit (50 sayisi burda kinaye) kedi yapmış, kedi çeşidi 50 çeşit, yani açtıkça açtıkça bitmeyen bir canli türü değilmi? Hani İnternette Pinterest diye bir sayfa var, resim bakıyorsun, açtıkça gidiyor, açtıkça gidiyor, artık yeter Bıktım bakmayacagım diyorsun, Allah'ın ilmi de yarattiklari da işte böyle sonsuz ki, bizi Bıktırma derecesi kadar cok, aynı resime yada bilgiye,  kaç kere tekrar tekrar bakar bir insan, her gün tereyağ bal yese bıkar insan derler,  Allah in ilmide böyle bir sayfa yada 1 derece olsaydı, bir kere ögrenince hayat SIKICI olurdu degilmi, Halbuki Allah in ilmi'nin böyle genişliği, kainatta yarattığı fark ettiğimiz Yıldızlar, Bitkiler, hayvanlar, çiçekler, Otlar böcekler ile çeşitlilikle, ilminin genişliğini gösteriyor, ve bizi bıktırmıyor, bir güle baktın, Ondaki güzellik bitti, diğer Gül de bambaşka bir güzellik, ikinci güle Baktığın zaman birinci gülden bıkıyor musun?.....


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَتَرَى الشَّمْسَ إِذَا طَلَعَت تَّزَاوَرُ عَن كَهْفِهِمْ ذَاتَ الْيَمِينِ وَإِذَا غَرَبَت تَّقْرِضُهُمْ ذَاتَ الشِّمَالِ وَهُمْ فِي فَجْوَةٍ مِّنْهُ ذَلِكَ مِنْ آيَاتِ اللَّهِ مَن يَهْدِ اللَّهُ فَهُوَ الْمُهْتَدِي وَمَن يُضْلِلْ فَلَن تَجِدَ لَهُ وَلِيًّا مُّرْشِدًا

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve terâş şemse izâ taleat tezâveru an kehfihim zâtel yemîni ve izâ garabet takrıduhum zâteş şimâli ve hum fî fecvetin minhu, zâlike min âyâtillâhi, men yehdillâhu fe huvel muhted, ve men yudlil fe len tecide lehu veliyyen murşidâ.

Meali :

(Orada olsaydın) güneş doğduğunda onun; mağaralarının sağ tarafına kaydığını, batarken de onlara dokunmadan sol tarafa gittiğini görürdün. Kendileri ise mağaranın geniş bir yerinde idiler. Bu, Allah’ın mucizelerindendir. Allah, kime hidayet ederse işte o, doğru yolu bulandır. Kimi de şaşırtırsa, artık ona doğru yolu gösterecek bir dost bulamazsın.

(Sadakallahul Aziym KEHF Suresi 17. ayet)

Rabbimiz, Kehf suresi 17 ayet de Ashabı Kehf için o ayette : "ki onlar fecvenin içinde olanlardan dı."  buyuruyor,  Bu ayeti kerimedeki oradaki "Fecve" ye mağaranın geniş yeri olaraktan  meal vermiş  müfessirler, bizim bu ayete verdiğimiz yorumumuz ise fecve degil  Face yahut Facebook onlar Facebook'tan birileriydi manasını veriyorum. yani o zaman Ashab-ı Kehf geçmişte değil gelecekte olan bir kıssa, Facebook veya Twitter veya Instagram'ı olan bir kimseler faceye sabah girse, Hele bir de şu kış vaktinde, sabah güneş doğduğu vakit girse, orada birazcık gezse internette surfen yapsa, bir de baksa ki güneş batıya geçmiş, Akşam olmuş, yani  ashabi kehfin Güneş sağlarından sollarına  çevriliyordu hikayesi bu olabilir, yani Facebook'ta uyutuluyoruz, Facebook'ta twitterde instagramda,.... yani internette zamanin  nasıl geçtiğini bilmiyoruz, Twitter'da Yine öyle Instagram'da öyle, dolaşıyorum derken akşamlar sabahlar oluyor, adam akşam yatmıyor sabaha kadar Face'de tur atiyor. eve gittiğinde senin face hesabinda Türkce bilenler grubun var, Türkce yazıyor  söylüyorsun  orada, Düşün yani sadece Türkçe Bilenler İçin degil bu face, iyi düşün bir de bütün dünyanın Facebook'un içinde olduğunu,  Japonya'dan Amerikasına kadar bütün devletlerdeki insanların, Facebook'ta hesabı olduğunu düşün, hepsinin olmasa da %50 sinin hesabı var, Bunların paylaştıklarını sabah gezmeye başlasan, akşama kadar gezebilir misin, Ne oldu, güneş,gezmeye başlaraken, Sağ taraflarındaydı, gez gez sol taraflarına gecti ve akşam oldu. Twitter yine aynı, Instagram yine aynı, Facebook'ta da gruplar var, Müslüman gruplar var, dini bilgi paylaşım, dini sohbet vaaz, resim paylaşıyor, ama bazı kimselerde var Adam satış yapıyor, ya da  kötü işlerde kullananlar da var, karı kız tavlıyor işte, her merak ve ilgiye göre bilgi resim müzik filim video paylaşanlar var, bitermi bunlari gezmekle, bu günümüzün insanlarının içinde, insanların arasinda artık kahveye çıkmak bile  makbul görülmeyen böyle bir cagda,  kağıt gazetenin bile internete indiği bir cağda, insanların işte böyle sığındıkları bir mağara gibi, Sanal Facebook grupları instagram gruplari var, Akşam oldu, bu adam bir grupta ve onun içine giriyor adam, grup  içinde birbiriyle chat yapıyor, sohbet yapıyor, işte sığındıkları bir mağara gibi bir şey, 300 sene ya da  500 sene hikayesi de budur belki. Facebook taki bilgiler, Allahu alem, içindeki bilgilerin olduğu yer araligi  belki 300 senelik Bilgiler içinde olabilir, Facebook'ta Mesela, benim eski Facebook hesabımda bir tane Grup vardı eski Ankara resimleri diye bir grup oluşturdular, Ankara'nın yani 100 senelik resimleri olabilir içinde değil mi? Bu resim olarak da olabilir ya da bilgi  olaraktan da olabilir, 300 senelik Bilgi, zaten o 300 sene kinayedir belki de, Çünkü biz bugün internette Aradığımız zaman, Osmanlı Devleti'nin kuruluşundaki bilgileri arayıp bulabiliyoruz, kayıtlarda var, o zaman Osmanlı 600 sene yaşadı ise, 90 sene de ondan sonrasi Türkiye kurulduysa etti sana 700 sene, 700 senelik bilgiye halen şu anda ulşabiliyorz, kayıtlarda mevcut olan, bence  o 300 senede kinaye olabilir zaten.


Yine eski medeniyetlerden kayıp ülke Atlantis aranıyor:

Atlantis Denizin dibinde  batmış bir ülke zannediliyor,  Halbuki Atlas demek yıldızlı gökyüzü demek, Atlantis Allahu alem Samanyolu'nun Bir ismi, ama hangi sistemdeki Samanyolu?  Allahu Teala Rahman suresinde

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ وَالْإِنسِ إِنِ اسْتَطَعْتُمْ أَن تَنفُذُوا مِنْ أَقْطَارِ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ فَانفُذُوا لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلْطَانٍ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Yâ ma'şeral cinni vel insi inisteta'tum en tenfuzû min aktâris semâvâti vel ardı fenfuzû, lâ tenfuzûne illâ bi sultân.

Meali :

Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin uçlarından bucaklarından geçip gitmeye gücünüz yeterse geçip gidin. Büyük bir güç olmadıkça geçip gidemezsiniz.

(Sadakallahul Aziym RAHMAN Suresi 33. ayet)

yeri ve göğü aşabiliyorsanız aşin, eğer aşamıyorsanız sizi aştıracak bir güç vardır, diye tarif ediyor,  yani Allah'ın yardımı ile aşabilirsiniz diyor,


o zaman daha önceki yazılarımızda anlattığımız apollo ve starbak  filmi olan  savaş Yıldızı filminde, dünyalılar dünyadan, uzaya yolculuk edip Hatta geldikleri dünyayı Kaybedecek kadar ileri gidiyorlar, işte Atlantis hikayesi de bunlardan birisi, ve ilerde zamanda yolculuk mekanda yolculuk, ve Senin aklında bir yer var Sema'nın kapılarının açıldığı yer var, oradaki kimseler, Hatta şu anda Sema'nın Başka bir yerinde bizden gidip yolculuk ediyor olabilirler, ve  Türk mitolojisinde ve Aztek mitolojisinde ki mayalardaki,  "biz geri gelip sizinle tekrar buluşacağız diyenler" İşte o zaman  ve uzay yolculuğuna çıkan, serüvene başlayan kimseler olabilir, bir gün geri döneceğiz İnşallah diyerekten yolculuğa çıkmışlar, yani düşünelim öyle bir araç yapıldı, kendi enerjisini üretiyor, ve uzaydan canlı var mı diye aramaya gidiyorlar, başka sema katları gezilip görülmeye çıktıkları yolculukta, İnşallah bir gün  geri döneceğiz demezler mi yani?  öyle olunca, işte o azteklerin, veyahut Türklerin, eski mitolojisinde geçen İnşallah biz geleceğiz diyenler, işte Atlantis, Kayıp Şehir ya da,  kayıp gezegen, ya da kayıp uzay aracı, ve savaş Yıldızı filminde, orda couk yapmak yasak ve  en sonunda  insan azalir, ve gemide bir tane çocuk yapıyorlar, o çocuk çok zeki oluyor, kainatta  dünyanın nerede olduğunu tekrar bulur,  Sema'nın neresinde olduğunu bulup keşfediyor, ve geri dönüyorlar, dünyaya geldikleri yere geri.  işte  inşallah bir gün döneceğiz dedikleri yere bir gün geri dönüyorlar, hani Bilim kurgu film diyeceksin, Allah'ın ilminin dışında hiçbir bilgi olamaz, her yalanın içinde bile bir gerçek vardır. Yalanın yalan olduğu gerçektir en azından.

Karoğlan sözü:

"Her Yalanın içinde bile bir gerçek vardır ki, mesela en azından, Yalanın yalan olduğu bir gerçek ve  hakikattır.

(Karaoğlan 27 Kasım 2018 salı saat 19 09.)

Havalar soğuk,  donuktu yağamıyor, Bengü'nün şarkıdaki gibi, ve gelelim bir başka meseleye, Allah her şeyi zevc halinde yarattığını, yani eşler halinde yarattığını Söylüyor, ama bilim adamları diyor ki, Bir Kar tanesinin başka bir benzeri ve eşi yok, tabii bunu tespit etmek mümkün değil zaten de, elbette Onun da eşi vardır, kar tanesi ile yağmur tanesi eşdir mesela, Yağmur taneleri de aynı birbirinin benzeri değil Demek ki. onu zaten ispat etmek mümkün değil, çünkü eşi demek sadece aynısı demek değil,  sağ elinin karşılığı, sağ el değil,  Onun eşi ve ve zevci sol el  olduğu gibi, Kar Tanelerinin eşide Yağmur taneleri olabilir.

Yine başka bir mesele, Allah da yaratırken katman katman yaratmış, ve göz kamera ve ekran görüntüyü  gösteren yer, karşında bir görüntü var, Onu sana Gözlerin gösteriyor, bedeninin ekranı, Senin bedenin ekranı Gözlerin, beynin değil, beyin  ekran kartının içindeki aletler gibi,  öyle olunca  ekran gözler, ve ilk ekranlar, ilk televizyonlar, ilk kameralar siyah beyaz idi, Allah da gözleri yapmaya başladığında, ilk önce siyah beyaz gören gözleri yaratmış, yani  köpek gözleri önce yaratılan gözler oluyor, diyor ki bilim adamları : köpekler siyah beyaz görüyor ki, Allahu Teala sistemi böyle başlattıgi için, bize koyduğu yasa ile, ekran, Biz ilk defa ekran keşfettiğimiz zaman, Bizde siyah Beyaz'dan başlayarak keşfedecek dik, Çünkü Allah o ilmi oraya öyle koydu,  köpeklerin gözlerinin siyah beyaz görmesinin sebebi bu yüzden.  Okula gidince 5. sınıftan başlanmıyor, İlla 1. sınıftan başlayacaksın, Belki çok akıllı isen 2 sınıf birden geçersin. Öyle olunca biz de ilk defa ekran ve kamera keşfedeceğiniz zaman, demek ki bu işin yöntemi siyah beyaz ile başlamak zorunda idi, Çünkü bu 1. sınıftaki matematik ile 5. sınıftaki matematik dersi aynı değil, Birinci sınıfta sorulan problem ile 5. sınıf test soruları ve problem ve çözümü aynı değil. Allah da bize basit matematik dersi ile başlatıp, sonra yüksek sınıfları öğrenmemizi öğretiyor bunun ile. ya ondan sonra Renkli gözlerin vakti, renkli kameraları renkli ekranları keşfettik, Daha sonra ise şu anki Bilmem 1000000... pikselli kameralara geçtik,  HD kameraları keşfettik, Yani yol  eğitim basamak basamak kardeşim, hakiki mürşit Allah'tır, o öğretme sini bilmez mi hiç.

Raşidi Tarikatı Dersleri 2018/48

Bu haftaki tarikat dersimize gelince  bizi bilenler biliyor ki, bizim  tarikatımız Mevsim Tarikatı.
Kar ve yağmur yağması da bizim alanımız içinde, o yüzden kar yağması için belli duanın ardından,  dibinin derinliğinden, ağzının genişliği daha büyük olan bir tastan, kaseden, Kar yağması için  Süt içilmesi gerektiğini öğrettik.  Ama bu süt hazırlanırken kabın 3/4 ü süt, dörtte biri soğuk su, çok az bir miktarda mis veya Gül yağı kataraktan iciniz demiştim.  ve buna itirazlar gelmekte  parfüm ve mis içilmez diyorlar  doğru mudur?

Cevap

israil meyve ve sebzeleri bozmadan önce, evde domates kesince, domates kokardı, karpuz kesince, o evde karpuz kesildiği belli olurdu, kavun kesince kavun kokardı, Hatta bir deyim vardır:  "kavun musun ki g***** kokluyalimda, kim ve ne oldugunu bilelim." derler. yani kavunun bir kokusu vardı,  parfümü vardı, yine karpuzun bir  parfümü vardı, domatesin bir  parfümü vardı, yine Kurban Bayramı'nda  Koç veya koyun kesen  evdeki et kokusu, bütün mahalleyi alıp giderdi, Öyle tatlı bir koku yani, koyunun  etinin bile bir  parfümü vardı.  keçi etinin ki ondan başka bir parfüm, Peki biz bunları yerken, bu  parfümlerini ayırıp da atımıyorduk,  yoksa o parfüm  kukuları ile birlikte mi yiyorduk onları,  ki öyleydi, kokuları ile birlikte yiyorduk, hiç de öyle parfüm ve misk kokuları, onların mis kokuları Sağlığımıza zararlı falan değildi. Ne oldu da şimdi ben sütün içine Gül  yağı katınca, ve  içince sağlığa zararlı olduğunu iddia ediyorsunuz. Halbuki ben Afyonluyum. Afyon'un lokumu meşhurdur, ve biz Güllü lokum yaparız, gül kokulu lokum, yine Güllü reçel yaparız, gül kokulu reçel, onlar zarar vermiyor da, benim sütün içine kattıgim bir Gül yağımı zarar veriyor insana, Hayır Hayır, vallahi  bunlar Deccal fitnesi, başka bir şey değil. Eger sütün içine kattığınız orjinal misk ve yag ise, kimyasal yok ise, Vallahi zararlı değildir. Çünkü Allah her şeyin içine bir parfüm koymuş, insanın bile bir kokusu var, Ve öyle diyor insan için hizbleşmeyin  yani  gruplara bölünmeyin  senci, benci, oncu, buncu olmayın, Yoksa kokunuz gider diyor Rabbim, işte İsrail biz üstün bir ırkız dedi ve, Bizler ve Sizler diye,  bizleri gruba ayırdı,  sonra yiyecekleri bozdu, artık domates kesiyorsun, domates yerine balık kokuyor, karpuz kesiyorsun, kabak kokuyor, yani kokunuz gitti Velhasıl kelam, hukukumuz gücümüz elden gitti, kaybettik hizbleştik.

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ إِذَا لَقِيتُمْ فِئَةً فَاثْبُتُواْ وَاذْكُرُواْ اللّهَ كَثِيرًا لَّعَلَّكُمْ تُفْلَحُونَ  وَأَطِيعُواْ اللّهَ وَرَسُولَهُ وَلاَ تَنَازَعُواْ فَتَفْشَلُواْ وَتَذْهَبَ رِيحُكُمْ وَاصْبِرُواْ إِنَّ اللّهَ مَعَ الصَّابِرِينَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Yâ eyyuhâllezîne âmenû izâ lekîtum fieten fesbutû vezkurullâhe kesîran leallekum tuflihûn. Ve etîullâhe ve resûlehu ve lâ tenâzeû fe tefşelû ve tezhebe rîhukum vasbirû, innallâhe meas sâbirîn.

Meali :

Ey iman edenler! size karşı olan herhangi bir topluluk ile karşılaştığınız zaman, onlara karşı sebat edin, ve Allah’ı çok anın ki  onlara karşı başarıya erişesiniz. Allah’a ve Resûl’üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve kokunuz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.

(Sadakallahul Aziym ENFÂL Suresi 45 ve 46. ayet)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَلاَ تَكُونُواْ كَالَّذِينَ تَفَرَّقُواْ وَاخْتَلَفُواْ مِن بَعْدِ مَا جَاءهُمُ الْبَيِّنَاتُ وَأُوْلَئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve lâ tekûnû kellezîne teferrakû vahtelefû min ba’di mâ câehumul beyyinât, ve ulâike lehum azâbun azîm.

Meali :

Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azap vardır.

(Sadakallahul Aziym ALİ İMRAN Suresi 105. ayet)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَاعْتَصِمُواْ بِحَبْلِ اللّهِ جَمِيعًا وَلاَ تَفَرَّقُواْ وَاذْكُرُواْ نِعْمَةَ اللّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ كُنتُمْ أَعْدَاء فَأَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَأَصْبَحْتُم بِنِعْمَتِهِ إِخْوَانًا وَكُنتُمْ عَلَىَ شَفَا حُفْرَةٍ مِّنَ النَّارِ فَأَنقَذَكُم مِّنْهَا كَذَلِكَ يُبَيِّنُ اللّهُ لَكُمْ آيَاتِهِ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Va’tasımû bihablillâhi cemîân ve lâ teferrakû, vezkurû ni’metallâhi aleykum iz kuntum a’dâen fe ellefe beyne kulûbikum fe asbahtum bi ni’metihî ihvânâ(ihvânen), ve kuntum alâ şefâ hufratin minen nâri fe enkazekum minhâ, kezâlike yubeyyinullâhu lekum âyâtihî leallekum tehtedûn.

Meali :

Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz.

(Sadakallahul Aziym ALİ İMRAN Suresi 103. ayet)


Rabbim, bütün milletlerin beklediği  Mehdi Aleyhisselam hatırına, hizbleşmeyi bırakıp, bir ve bütün olmayı nasip eylesin insanliga, ve kokumuz yeniden geri gelsin inşallah.


--oOo---


أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '


وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 27 Kasım 2018 Salı

Original Kar © glan


DEVAMINA BAK
Delailü'l-Hayrat Türkçe Meali

Delailü'l Hayrat
دلاأيلول حايرات

Delailü'l-Hayrat hakkında bilgi

RİVAYET OLUNUR Kİ

Seyyid Muhammed b. Süleyman el-Cezulî Hazretleri, abdest almak üzere bir kuyunun başına gitti. Ve fakat, kuyudan su çekecek birşey bulamadı. Bir vakit, kuyunun ötesinde berisinde haline çare olacak bir cisim aradı. Kuyudan yüksekçe bir mevkide, küçük bir kız çocuğu vardı ve hazretin müşkil vaziyetini seyretmekte idi. Bulunduğu yerden seslendi: “Sen kimsin?” Hazret, ismini söyledi, kendini tanış etti. Küçük kız: “Yazık! Sen ki, insanlar arasında müteber bir kimse olarak bilinirsin, fakat bir kuyudan su çekemedin!” dedi ve kuyunun başına gelip içine tükürdü. O vakit kuyu, kayalık gözelerden fışkıran pınarlar gibi coştu, suyu dışarıya kadar taştı. El Cezulî de, abdestini bir güzel aldı. Sonra da o küçük garip kızcağıza sordu: “Yaradanın aşkına söyle, sen küçük bir kız çocuğu iken, böyle bir mertebeye nasıl kavuştun?” Küçük kız: “Ben ki, çöllük ülkelerde gezerken, vahşi hayvanatın eline eteğine sarıldığı, Muhammed(S.A.V.) Efendimiz’e çokca salat-u selam ede ede bu mertebeye eriştim.” Süleyman el Cezûli Hazretleri o vakit, Fahr-i Kâinat Efendimiz (S.A.V.) için bir salat-u selam kitabı yazmaya yemin verdi. Ardından da, cümle Muhammed(S.A.V.) ümmeti arasında şöhret bulan, Delâilül-Hayrat (Hayırlı Deliller) kitabını, Cenab-ı Hakk’ın avn ü keremi ile telif eyledi. Yine rivayet olunur ki, Süleyman el Cezûli Hazretleri’nin mübarek bir hanımcığı vardı. Bu saliha kadın, her gece yatağından kalkar ve ortalıktan sır olurdu. Hazret bir gece hanımına sordu: “Sen her gece nereye gidiyorsun?” O saliha kadın dedi: “Ben Medine-i Münevvere’ye, Resûl-i Ekrem Efendimiz Hazretleri’ni ziyarete gidiyorum!” “Fesubhanallah! Sen böyle mucizevî bir yolculuğu yapacak mertebeye nasıl eriştin?” “Pek kutlu bir salavat-ı şerif var. Onu okuyorum.” “Onu bana da söyle!” “Söyleyemem! İzin yok! Fakat sen cümle salavat-ı şerifleri topla bir kitap yap. Ben bakayım, eğer orada var ise sana ‘vardır’ söylerim.” İşte bu iki rivayetin ya ikisi, ya da bir tanesi üzerine, el Cezûli Hazretleri, Delâilül-Hayrat kitabını telif etti. Hanımı baktı ve: “Evet bir kaç yerinde vardır!” dedi.

Okuma Usulu :

Önce başlangıç duası, sonra niyet duası, sonra iftitah duası, sonra Esma-i Hüsna, Tevfik duası, Esma-i Nebi sırasıyla okunur. Sonra pazartesi kısmı okunur. Böylece yeni okuma başlamış olur.  Sonra sırası gelen günde o günün bölümü okunur. Bir sonraki pazartesi günü en sonda gelen pazartesi2 bölümü okunur sonra hatim duası yapılır. Böylece bitmiş olur. Sonra yeniden başlanır, en başa dönülür. Önce başlangıç duası, sonra niyet duası, sonra iftitah duası, sonra Esma-i Hüsna, Tevfik duası, Esma-i Nebi sırasıyla okunur. Sonra pazartesi kısmı okunur. Böylece yeni okuma başlamış olur.  Sonra sırası gelen günde o günün bölümü okunur.

Delailü'l Hayrat Oku

BAŞLANGIÇ DUASI

Rahmân ve rahîm olan Allah’ın adıyla…
1. Hatalarımı itiraf ederek yüce Allah’tan bağışlanmamı diliyorum.Ondan başka hiçbir ilah yoktur. O diridir. Herşeyin varlığı O’na ( O’nun iradesine) bağlıdır. Allah’tan bağışlanma, mağfiret ve bizi hidayete erdirmesini dileriz. Zira o, tövbeleri çokça kabul eden ve merhamet edendir.
Hatalarımı itiraf ederek yüce Allah’tan bağışlanmamı diliyorum.Ondan başka hiçbir ilah yoktur. O diridir. Herşeyin varlığı O’na ( O’nun iradesine) bağlıdır. Allah’tan bağışlanma, mağfiret ve bizi hidayete erdirmesini dileriz. Zira o, tövbeleri çokça kabul eden ve merhamet edendir. Hatalarımı itiraf ederek yüce Allah’tan bağışlanmamı diliyorum.Ondan başka hiçbir ilah yoktur. O diridir. Herşeyin varlığı O’na ( O’nun iradesine) bağlıdır. Allah’tan bağışlanma, mağfiret ve bizi hidayete erdirmesini dileriz. Zira o, tövbeleri çokça kabul eden ve merhamet edendir.

2. Kendisinden başka hiçbir ilâhın olmadığı yüce Allah, bütün noksan sıfatlardan uzaktır.Hamd Allah’a mahsustur.Büyük olan sadece Allah’tır.Bütün güç ve kuvvet yüce Allah’a aittir.

Kendisinden başka hiçbir ilâhın olmadığı yüce Allah, bütün noksan sıfatlardan uzaktır.Hamd Allah’a mahsustur.Büyük olan sadece Allah’tır.Bütün güç ve kuvvet yüce Allah’a aittir.

Kendisinden başka hiçbir ilâhın olmadığı yüce Allah, bütün noksan sıfatlardan uzaktır.Hamd Allah’a mahsustur.Büyük olan sadece Allah’tır.Bütün güç ve kuvvet yüce Allah’a aittir.

3. Allah bize yeter. O ne güzel vekildir.

Allah bize yeter. O ne güzel vekildir.

Allah bize yeter. O ne güzel vekildir.


3 defa eûzu besmele ile İhlâs sûresi
1 defa besmele ile Felâk sûresi
1 defa besmele ile Nas sûresi
1 defa besmele ile Fâtiha sûresi okunur.

NİYET DUASI

Rahmân ve rahîm olan Allah’ın adıyla…

1. Hamd âlemlerin rabbi olan Allah’a mahsustur. Allah bana yeter. O ne güzel vekildir!...
2. Güç ve kuvvet ancak yüce ve azim olan Allah’ındır.
3. Allahım! Kendi güç ve kuvvetimden ayrılıp, senin güç ve kuvvetine sığınırım.
4. Allahım! Şüphesiz ben, senin emrine uymak ve nebin Efendimiz’in (s.a.v) (sözünü) tasdik etmek için, kendisi en güzel salâtla anılmaya lâyık olduğundan, onun kıymetini yüceltmek üzere kendisine muhabbet ve şevkle salât okumaya niyet ettim.
Bu sebeple ey rabbim!... Okuyacağım salavatı, fazlın ve ihsanınla kabul buyur!... Kalbimden gaflet perdesini kaldır, beni sâlih kullarından eyle.
5. Allahım! Resûlü’ne verdiğin şerefe şeref, üstün kıldığın izzetine izzet, onu yaratmış olduğun nura nur kat!...Onun makamını, resûllerin makamı arasında yücelt. Derecesini de nebîlerin derecesi arasında üstün kıl.
6. Ey âlemlerin rabbi olan Allahım!Senin ve Resûlü’nün hoşnutluğunu kazanmak ve aynı zamanda kitap, sünnet, Ehl-i sünnet inancı ve kelime-i şehadette izah edildiği gibi imanla ölmek ve ebedi saadete ermek istiyorum. Hemde bu inancımda hiçbir değişikliğe mahal vermeksizin…
Allahım! Rızân, fazlın, cömertliğin ve keremin hatırına benmi bağışla!...Ey keremlilerin en kerimi olan Allahım!..
7. Allah Teâlâ Efendimiz Muhammed’e (s.a.v) , onun âli ve ashabına salât ve selâm eylesin

İFTİTAH DUASI

Rahmân ve rahîm olan Allah’ın adıyla…
1. 1. Allahım! Nebin, Efendimiz Muhammed’in (s.a.v) senin yanındaki mertebesi, senin ona, onun da sana olan muhabbetinin ve seninle onun arasındaki sırların hatırına:
2. 2. Ona, âline ve ashabına salât ve selâm etmeni istiyorum. Ona muhabbetimi kat kat artır. Kendisinin ve mertebelerinin hatırına onu, bana tanıt. Onun yolundan gitmeye, edebini ve sünnetini yaşamaya beni muvaffak kıl. Bu konuda bana azim ver.Efendimiz’i (s.a.v) görmekle beni şereflendir. Kendisiyle konuşmayı lutfederek beni sevindir. Müşkilleri, engelleri, aracıları ve perdeleri aradan kaldır. Onun tatlı hitabıyla kulaklarımı nasiplendir. Bana Efendimiz’in (s.a.v) ilim ve irfanından faydalanmak nasip eyle. Onun hizmetine beni lâyık eyle.
3. 3. Ona olan salâtımı öyle tam, tertemiz ve ışıl ışıl bir nur kıl ki, o nur, her türlü zulmü, karanlığı, şüpheyi, şirki, küfrü, yalanı ve günahı silip yok etsin.Ve… O salâtımı arınmama sebep kıl. Beni onun sayesinde ihlâs makamının zirvesine ulaştır. Tâ ki senden başkasına kulluk yapılamayacağı husunda, içimde hiçbir şüphe kalmasın. Böylece senin huzuruna lâyık olayım, hususi dostların arasına katılayım.Bütün bunları her zaman Resûlullah’ın (s.a.v) edebine ve sünnetine sımsıkı tutunarak, onun yüce şahsiyetinden medet umarak yapmamı nasip eyle Allahım!...
4. 4. Ey Allah!... Ey nur!... Ey hak!... Ey mübin!...Ey Allah!... Ey nur!... Ey hak!... Ey mübin!...
Ey Allah!... Ey nur!... Ey hak!... Ey mübin!...
5. 5. Allah Teâlâ Efendimiz Muhammed’e (s.a.v), onun âli ve ashabına salât ve selâm eylesin.

ESMA ÜL HÜSNA

Esma ül Hüsna

1- Allah (c.c.):
Her ismin vasfını ihtiva eden öz adı. Kendinden başka ilah bulunmayan tek Allah.Bu ism-i şerif, Cenâb-ı Hakk'ın has ismidir. Bu itibarla diğer isimlerin ifade ettiği bütün güzel vasıfları ve İlâhî sıfatları içine alır. Diğer isimler ise, yalnız kendi mânalarına delâlet ederler. Bu bakımdan Allah isminin yerini hiçbir isim tutamaz. Bu isim, Allah'tan başkasına mecazen de verilemez. Diğer isimlerinden bazılarının, Allah'tan başkasına isim olarak verilmesi caizdir.
2- Er-Rahmân (c.c.):
Dünyada bütün mahlûkata merhamet eden, şefkat gösteren, ihsan eden.
3- Er-Rahîm (c.c.):
Ahirette, sadece müminlere acıyan, merhamet eden.
4- El-Melik (c.c.):
Mülkün, kâinatın sahibi, mülk ve saltanatı devamlı olan.
5- El-Kuddûs (c.c.):
Her noksanlıktan uzak ve her türlü takdîse lâyık olan.
6- Es-Selâm (c.c.):
Her türlü tehlikelerden selamete çıkaran. Cennetteki bahtiyar kullarına selâm eden.
7- El-Mü`min (c.c.):
Güven veren, emin kılan, koruyan, iman nurunu veren.
8- El-Müheymin (c.c.):
Her şeyi görüp gözeten, her varlığın yaptıklarından haberdar olan.
9- El-Azîz (c.c.):
İzzet sahibi, her şeye galip olan, karşı gelinemeyen.
10- El-Cebbâr (c.c.):
Azamet ve kudret sahibi. Dilediğini yapan ve yaptıran. Hükmüne karşı gelinemeyen.
11- El-Mütekebbir (c.c.):
Büyüklükte eşi, benzeri yok.
12- El-Hâlık (c.c.):
Yaratan, yoktan var eden. Varlıkların geçireceği halleri takdir eden.
13- El-Bâri (c.c.):
Her şeyi kusursuz ve mütenasip yaratan.
14- El-Musavvir (c.c.):
Varlıklara şekil veren ve onları birbirinden farklı özellikte yaratan.
15- El-Gaffâr (c.c.):
Günahları örten ve çok mağfiret eden. Dilediğini günah işlemekten koruyan.
16- El-Kahhâr (c.c.):
Her istediğini yapacak güçte olan, galip ve hâkim.
17- El-Vehhâb (c.c.):
Karşılıksız nimetler veren, çok fazla ihsan eden.
18- Er-Razzâk (c.c.):
Her varlığın rızkını veren ve ihtiyacını karşılayan.
19- El-Fettâh (c.c.):
Her türlü sıkıntıları gideren.
20- El-Alîm (c.c.):
Gizli açık, geçmiş, gelecek, her şeyi, ezeli ve ebedi ilmi ile en mükemmel bilen.
21- El-Kâbıd (c.c.):
Dilediğinin rızkını daraltan, ruhları alan.
22- El-Bâsıt (c.c.):
Dilediğinin rızkını genişleten, ruhları veren.
23- El-Hâfıd (c.c.):
Kâfir ve facirleri alçaltan.
24- Er-Râfi (c.c.):
Şeref verip yükselten.
25- El-Muız (c.c.):
Dilediğini aziz eden.
26- El-Müzi (c.c.):
Dilediğini zillete düşüren, hor ve hakir eden.
27- Es-Semi (c.c.):
Her şeyi en iyi işiten, duaları kabul eden.
28- El-Basîr (c.c.):
Gizli açık, her şeyi en iyi gören.
29- El-Hakem (c.c.):
Mutlak hakim, hakkı bâtıldan ayıran. Hikmet sahibi.
30- El-Adl (c.c.):
Mutlak adil, yerli yerinde yapan.
31- El-Lâtîf (c.c.):
Her şeye vakıf, lütuf ve ihsan sahibi olan.
32- El-Habîr (c.c.):
Her şeyden haberdar. Her şeyin gizli taraflarından haberi olan.
33- El-Halîm (c.c.):
Cezada, acele etmeyen, yumuşak davranan, hilm sahibi.
34- El-Azîm (c.c.):
Büyüklükte benzeri yok. Pek yüce.
35- El-Gafûr (c.c.):
Affı, mağfireti bol.
36- Eş-Şekûr (c.c.):
Az amele, çok sevap veren.
37- El-Aliyy (c.c.):
Yüceler yücesi, çok yüce.
38- El-Kebîr (c.c.):
Büyüklükte benzeri yok, pek büyük.
39- El-Hafîz (c.c.):
Her şeyi koruyucu olan.
40- El-Mukît (c.c.):
Rızıkları yaratan.
41- El-Hasîb (c.c.):
Kulların hesabını en iyi gören.
42- El-Celîl (c.c.):
Celal ve azamet sahibi olan.
43- El-Kerîm (c.c.):
Keremi, lütuf ve ihsânı bol, karşılıksız veren, çok ikram eden.
44- Er-Rakîb (c.c.):
Her varlığı, her işi her an gözeten. Bütün işleri murakabesi altında bulunduran.
45- El-Mucîb (c.c.):
Duaları, istekleri kabul eden.
46- El-Vâsi (c.c.):
Rahmet ve kudret sahibi, ilmi ile her şeyi ihata eden.
47- El-Hakîm (c.c.):
Her işi hikmetli, her şeyi hikmetle yaratan.
48- El-Vedûd (c.c.):
İyiliği seven, iyilik edene ihsan eden. Sevgiye layık olan.
49- El-Mecîd (c.c.):
Nimeti, ihsanı sonsuz, şerefi çok üstün, her türlü övgüye layık bulunan.
50- El-Bâis (c.c.):
Mahşerde ölüleri dirilten, Peygamber gönderen.
51- Eş-Şehîd (c.c.):
Zamansız, mekansız hiçbir yerde olmayarak her zaman her yerde hazır ve nazır olan.
52- El-Hak (c.c.):
Varlığı hiç değişmeden duran. Var olan, hakkı ortaya çıkaran.
53- El-Vekîl (c.c.):
Kulların işlerini bitiren. Kendisine tevekkül edenlerin işlerini en iyi neticeye ulaştıran.
54- El-Kaviyy (c.c.):
Kudreti en üstün ve hiç azalmaz.
55- El-Metîn (c.c.):
Kuvvet ve kudret menbaı, pek güçlü.
56- El-Veliyy (c.c.):
Müslümanların dostu, onları sevip yardım eden.
57- El-Hamîd (c.c.):
Her türlü hamd ve senaya layık olan.
58- El-Muhsî (c.c.):
Yarattığı ve yaratacağı bütün varlıkların sayısını bilen.
59- El-Mübdi (c.c.):
Maddesiz, örneksiz yaratan.
60- El-Muîd (c.c.):
Yarattıklarını yok edip, sonra tekrar diriltecek olan.
61- El-Muhyî (c.c.):
İhya eden, yarattıklarına can veren.
62- El-Mümît (c.c.):
Her canlıya ölümü tattıran.
63- El-Hayy (c.c.):
Ezeli ve ebedi bir hayat ile diri olan.
64- El-Kayyûm (c.c.):
Mahlukları varlıkta durduran, zatı ile kaim olan.
65- El-Vâcid (c.c.):
Kendisinden hiçbir şey gizli kalmayan, hiçbir şeye muhtaç olmayan.
66- El-Macîd (c.c.):
Kadri ve şânı büyük, keremi, ihsanı bol olan.
67- El-Vâhid (c.c.):
Zat, sıfat ve fiillerinde benzeri ve ortağı olmayan, tek olan.
68- Es-Samed (c.c.):
Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, herkesin muhtaç olduğu merci.
69- El-Kâdir (c.c.):
Dilediğini dilediği gibi yaratmaya muktedir olan.
70- El-Muktedir (c.c.):
Dilediği gibi tasarruf eden, her şeyi kolayca yaratan kudret sahibi.
71- El-Mukaddim (c.c.):
Dilediğini yükselten, öne geçiren, öne alan.
72- El-Muahhir (c.c.):
Dilediğini alçaltan, sona, geriye bırakan.
73- El-Evvel (c.c.):
Ezeli olan, varlığının başlangıcı olmayan.
74- El-Âhir (c.c.):
Ebedi olan, varlığının sonu olmayan.
75- Ez-Zâhir (c.c.):
Yarattıkları ile varlığı açık, aşikâr olan, kesin delillerle bilinen.
76- El-Bâtın (c.c.):
Aklın tasavvurundan gizli olan.
77- El-Vâlî (c.c.):
Bütün kâinatı idare eden, onların işlerini yoluna koyan.
78- El-Müteâlî (c.c.):
Son derece yüce olan.
79- El-Berr (c.c.):
İyilik ve ihsanı bol olan.
80- Et-Tevvâb (c.c.):
Tevbeleri kabul edip, günahları bağışlayan.
81- El-Müntekım (c.c.):
Asilerin, zalimlerin cezasını veren.
82- El-Afüvv (c.c.):
Affı çok olan, günahları mağfiret eden.
83- Er-Raûf (c.c.):
Çok merhametli, pek şefkatli.
84- Mâlik-ül Mülk (c.c.):
Mülkün, her varlığın sahibi.
85- Zül-Celâli vel İkrâm (c.c.):
Celal, azamet, şeref, kemal ve ikram sahibi.
86- El-Muksit (c.c.):
Mazlumların hakkını alan, adaletle hükmeden, her işi birbirine uygun yapan.
87- El-Câmi (c.c.):
İki zıttı bir arada bulunduran. Kıyamette her mahlûkatı bir araya toplayan.
88- El-Ganiyy (c.c.):
İhtiyaçsız, muhtaç olmayan, her şey Ona muhtaç olan.
89- El-Mugnî (c.c.):
Müstağni kılan. İhtiyaç gideren, zengin eden.
90- El-Mâni (c.c.):
Dilemediği şeye mani olan, engelleyen.
91- Ed-Dârr (c.c.):
Elem, zarar verenleri yaratan.
92- En-Nâfi (c.c.):
Fayda veren şeyleri yaratan.
93- En-Nûr (c.c.):
Âlemleri nurlandıran, dilediğine nur veren.
94- El-Hâdî (c.c.):
Hidayet veren.
95- El-Bedî (c.c.):
Misalsiz, örneksiz harikalar yaratan. (Eşi ve benzeri olmayan).
96- El-Bâkî (c.c.):
Varlığının sonu olmayan, ebedi olan.
97- El-Vâris (c.c.):
Her şeyin asıl sahibi olan.
98- Er-Reşîd (c.c.):
İrşada muhtaç olmayan, doğru yolu gösteren.
99- Es-Sabûr (c.c.):
Ceza vermede, acele etmeyen.

TEVFİK DUASI

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla…

1. Allahım!... Şu vakitte ve şu anda noksansız salavatını (bütün rahmetini), tertemiz selamlarını, en mükemmel ve en yüce daimi hoşnutluğunu bu alemdeki en üstün kuluna ulaştır.Sen O’nu (s.a.v), Adem’in (a.s) çocukları arasından seçip kendi irade ettiğin hükümlerin gölgesi kıldın.Yarattıklarının ihtiyaçlarına O’nu (s.a.v) bir kıble ve bir makam eyledin.O’nu (s.a.v) kendine bir delil kıldın.Razı olduğun şekilde O’nu (s.a.v) ortaya çıkardın.Tecellilerine layık hale getirdin.
O’nu (s.a.v) yerde ve göklerde emir ve yasaklarının uygulama mahalli kıldın.Kendin ile var olan her şey arasına O’nu (s.a.v) vasıta eyledin.Şu aciz kulunun selamını O’na (s.a.v) ulaştır.Şu anda selamların en şereflisi ve en temizi O’nun (s.a.v) üzerine olsun.
2. Ey Allahım!... Beni O’na (s.a.v) hatırlat ki, senin katında benden söz etsin.Çünkü bunun bana hem dünyada hem ahirette faydalı olduğunu en iyi bilen sensin.Hatta bu fayda, O’nun (s.a.v) seni tanıdığı ve senin yüce katında kıymetinin bulunduğu ölçüde olsun.Benim bilgim ve anlayışım hesaba katılmasın.Ey rabbim!... Şüphesiz sen, her türlü üstünlüğe layık, dilediğin her şeye güç yetirensin.
3. Ey Allahım!... O en mükemmel insanın gönlünde bana da yer ver.Bana onu sevdir.Efendimiz Muhammed’e , onun ali ve ashabına varlıklarının zerreleri sayısınca, Allah Teala’nın sonsuz ilmi miktarınca salat eyle.
4. Ey Allahım!...Bu salavatları devamlı olarak okuyabilmeme yardım eyle.Amin
Ey alemlerin rabbi olan Allahım!...

ESMA-ÜN NEBİ

ESMA-ÜN NEBİ

ALLAHIM ŞU MÜBAREK İSİMLERİN SAHİBİ OLAN PEYGAMBER EFENDİMİZ (sav)in üzerine salat eyle selamet ver ve bereketler ihsan eyle.

1-MUHAMMED(SAV);

ÇOKCA METHOLUNMUŞ

2-AHMED(SAV);

ÇOKCA HAMD EDEN

3-HAMİD(SAV);

HAMD EDİCİ ALLAH (C.C) HAZRETLERİNİ HAMDİN EN MÜKEMMELİ İLE HAMD EDEN

4-MAHMUD(SAV);

KENDİSİNE MEDH VE SENADA BULUNULAN.ÖVÜLEN MEDH EDİLEN

5-AHYED(SAV);

CEHENNEM ATEŞİNİ DEĞİŞTİREN

6-VEHİYD(SAV);

TEK , İKİNCİSİ OLMAYAN

7-MAHİN(SAV);

ZULMÜ MAHVEDEN(zulmü ve küfür karanlıklarını yok edip
iman ve irfan nuru ile aydınlatan)

8-HAŞİR(SAV);

İNSAN VE CİNLERİ HAYIR ÜZERİNE TOPLAYAN. MAHŞER GÜNÜ İLK DİRİLECEK OLAN

9-AGIB(SAV);

KENDİSİNDEN SONRA PEYGAMBER GELMEYEN

10-TAHA(SAV);

EY İNSAN , EY NEBİ

11-YASİN(SAV);

YA SEYYİD-ÜL BEŞER (ey insanlarıne fendisi) EY ŞANLI
RASUL

12-TAHİR(SAV);

TEMİZ , PAK

13-MUTAHHER(SAV);

TERTEMİZ EDİLMİŞ , KUTSİ

14-TAYYİB(SAV);

KOKUSU GÜZEL , LATİF

15-SEYYİD(SAV);

İNSANLARIN YÜCESİ , SEYYİDİ

16-RASUL(SAV);

ALLAH(c.c)'ın ELÇİSİ ( ALLAH(C.C) tarafından kullarına
islam dinine davet için gönderilmiş)

17-NEBİ(SAV);

ALLAH (c.c)IN VARLIĞINI VE EMİRLERİNİ HABER VEREN

18-RASUL-ÜR RAHMEH(SAV);

RAHMET PEYGAMBERİ

19-GAYYİM(SAV);

GÜZEL AHLAK VE İYİ HUYLARI ÜZERİNDE TOPLAYAN

20-CAMİ(SAV);

BÜTÜN İLİMLERİ VE GÜZEL AMELLERİ ÜZERİNDE TOPLAYAN

21-MUGTEFİN(SAV);

KENDİSİNE UYULMUŞ ÖNDER

22-MUGAFFİN(SAV);

NEBİLERİN YOLLARINA TABİ OLUCU

23-RASÜL-ÜL MELAHİM(SAV);

DÜŞMANLARIYLA CESURCA SAVAŞAN(cenk yerleri
rasüü)

24-RASUL-ÜR RAHATİ(SAV);

ÜMMETLERİNİ RAHATLATAN, ONLARA İLAHİ NİMETLERLE RAHATLIK VEREN

25-KAMİL(SAV);

KEMALDE NOKSANSIZ

26-İKLİYL(SAV);

BAŞLARIN TACI

27-MÜDDESSİR(SAV);

ÖRTÜSÜNE BÜRÜNEN

28-MÜZZEMMİL(SAV);

ÖRTÜSÜNE BÜRÜNMÜŞ , ÖRTÜNMÜŞ

29-ABDULLAH(SAV);

ALLAH(C.C.)IN KULU

30-HABİYBULLAH(SAV);

ALLAH(C.C)IN SEVGİLİSİ HABİBİ

31-SAFİYYULLAH(SAV);

ALLAH(C.C.)IN SAF , TEMİZ VE MÜKERREM KULU

32-NECİYYULLAH(SAV);

ALLAH(C.C)IN SIRDAŞI

33-KELİYMULLAH(SAV);

ALLAH(C.C) İLE KONUŞAN

34-HATEM ÜL ENBİYA(SAV);

NEBİLERİN SONUNCUSU

35-HATEM-ÜR RUSUL(SAV);

PEYGAMBERLERİN SONUNCUSU

36-MUHYİN(SAV);

İNSANLIĞI İMAN NURU İLE DİRİLTEN

37-MÜNECCİN(SAV);

(müncin) KURTULUŞA SEBEP OLAN

38-MÜZEKKİR(SAV);

NASİHAT EDİCİ , HATIRLATICI

39-NASİR(SAV);

HAK YOLDA YÜRÜYENLERE yardım EDEN

40-MENSUR(SAV);

CENAB-I HAK TARAFINDAN yardım OLUNMUŞ

41-NEBİYYÜR-RAHMEH(SAV);

RAHMET PAYGAMBERİ , RAHMETE SEBEP

42-NEBİYYÜT-TEVBE(SAV);

TEVBE PEYGAMBERİ,ONUN VESİLESİYLE TEVBE KABUL
EDİLEN

43-HARİYSUN ALEYKÜM(SAV);

MÜMİNLER ÜZERİNE KALBİ ÇOK DÜŞKÜN İRŞAD VE DAVETTE YORULMAYAN

44-MAĞLUM(SAV);

BİLİNEN,BEKLENEN,GELMESİ KESİN OLAN NEBİ

45-ŞEHİYR(SAV);

MEŞHUR OLAN NEBİ

46-ŞAHİD(SAV);

KIYAMETTE MÜMİNLERE VE BÜTÜN İNSANLARA ŞAHİD
OLACAK İNSAN

47-ŞEHİYD(SAV);

ÇOKCA ŞAHİDLİK EDEN

48-MEŞHUD(SAV);

MELEKLER VE GEÇMİŞ PEYGAMBERLER TARAFINDAN PEYGAMBERLİĞİNE ŞAHİTLİK EDİLMİŞ OLAN

49-BEŞİYR(SAV);

ALLAH(C.C.)IN LÜTUFLARINI CENNETİ VE CEMALİ
MÜJDELEYEN

50-MÜBEŞŞİR(SAV);

ÇOKÇA MÜJDE VEREN

51-NEZİR(SAV);

GÜNAHKARLARI AZAP VE CEZA İLE KORKUTAN,
UYARAN

52-MÜNZİR(SAV);

ASİ VE FASIK OLANLARIN KALPLERİNE KORKU
DÜŞÜREN

53-NUR(SAV);

ALLAH(C.C.)IN NURLU PEYGAMBERİ

54-SİRAC(SAV);

MÜHMİNLERİN KALPLERİNİ NURLA
DOLDURAN,NURLANDIRAN.NURU BÜTÜN ALEMİ
KIYAMETE KADAR BİR KANDİL GİBİ PARLATAN

55-MİSBAH(SAV);

HİDAYET NURU,ALEMİ GÜNEŞ GİBİPARLATAN

56-HÜDEN(SAV);

HİDAYETİ,DOĞRU YOLU BULMAYA SEBEP OLAN

57-MEHDİYYÜN(SAV);

İRŞAD EDEN MÜRŞİD

58-MÜHDİN(SAV);

ALLAH(C.C)IN BÜTÜN ALEMLERE HEDİYESİ

59-MÜNİR(SAV);

ALEMLERİ VE MÜMİNLERİ NURLANDIRICI,NUR SAÇAN

60-DAİN(SAV);

HAKKA ÇAĞIRICI , DAVET EDİCİ

61-MED'UVVÜN(SAV);

DAVET OLUNMUŞ

62-MUCİYB(SAV);

ALLAH(C.C.)IN DAVETİNE HERKESTEN ÖNCE İCABET
EDEN BOYUN EĞMİŞ.

63-MÜCAB(SAV);

DAVETİNE İCABET EDİLMİŞ

64-HAFİYY(SAV);

SORULAN SORULARA NET CEVAP VEREN

65-AFÜVV(SAV);

ÇOKCA AFFEDİCİ

66-VELİYY(SAV);

ALLAH(C.C)IN DOSTU İRFAN SAHİBİ

67-HAGG(SAV);

DAVET ETTİĞİ DİN HAK OLAN

68-GAVİYY(SAV);

İYİLİĞİ EMREDİP,KÖTÜLÜKTEN SAKINDIRIRKEN,GÜÇLÜ
KUVVETLİ

69-EMİYN(SAV);

TEBLİĞDE VE AHLAKTA DOĞRU,KENDİSİNE GÜVENİLEN

70-ME'MUN(SAV);

EMİN OLUNMUŞ,GÜVENİLMİŞ

71-KERİYM(SAV);

ÇOK CÖMERT,KEREM İHSAN SAHİBİ

72-MÜKERREM(SAV);

ALAH(C.C) TARAFINDAN ÇOKCA İKRAM OLUNMUŞ

73-MEKİYN(SAV);

YÜCE MAKAM SAHİBİ,HAK KATINDA ULU MENZİLE VE
SAYGI MERTEBESİNE ERMİŞ

74-METİYN(SAV);

GÜÇLÜ,KUVVETLİ,GAYRETLİ

75-MÜBİYN(SAV);

PEYGAMBERLİĞİ HERKESİN KATINDA AŞİKAR,APAÇIK

76-MÜEMMİL(SAV);

ÜMMETİNİ CENNET GİBİ YÜCE EMELLERE
KAVUŞTURAN VE BUNUN İÇİN RİCACI OLAN

77-VESUL(SAV);

YAKINLARINI AKRABALARINI ÇOKCA ZİYARET
EDİP,ONLARA İHSAN VE İKRAMDA BULUNAN

78-ZÜ GUVVEH(SAV);

BÜYÜK KUVVET SAHİBİ

79-ZÜ HÜRMEH(SAV);

BÜYÜK HÜRMET SAHİBİ

80-ZÜ MEKANEH(SAV);

BÜYÜK MEKAN(büyük mekanet ve vakar sahibi)

81-ZÜ İZZİN(SAV);

İZZET SAHİBİ

82-ZÜ FAZLİN(SAV);


FAZİLET SAHİBİ

83-MUDA'(SAV);

İTAAT OLUNAN,ASHAB VE ÜMMETİ TARAFINDAN İTAAT OLUNAN

84-MUDI'(SAV);

ALLAH(C.C.)A TAM İTAAT EDEN

85-GADEMU SIDK(SAV);

ŞEFAATİ MAKBUL VE DOĞRU OLAN ZAT

86-RAHMEH(SAV);

RAHMET KAYNAĞI

87-BÜŞRA(SAV);

BÜTÜN NEBİLER TARAFINDAN
MÜJDELENEN,KENDİSİDE MÜMİNLERİ RAHMET VE CENNETLE MÜJDELEYEN

88-ĞAVS(SAV);

CEHENNEME DÜŞECEK MÜMİNLERİ KURTARAN

89-ĞAYS(SAV);

ÖLÜ KALPLERİ DİRİLTMEDE YAĞMUR GİBİ BEREKETLİ

90-ĞIYAS(SAV);

CEHENNEMDEN KURTARIP CENNETE NAİL KILAN

91-Nİ'METULLAH(SAV);

ALLAH(C.C)NİMETİ

92-HEDİYETULLAH(SAV);

ALLAH(C.C)IN HEDİYESİ

93-ÜRVETÜN VÜSGA(SAV);

KENDİSİNE TUTUNULACAK SAĞLAM KULP,BAĞ

94-SIRADULLAH(SAV);

ALLAH(C.C)IN DOĞRU YOLU

95-SIRAD-UM MÜSTEĞİYM(SAV);

DOĞRU YOLUN MÜRŞİDİ

96-ZİKRULLAH(SAV);

ALLAH(C.C.)IN ZİKRİ,MÜBAREK VARLIĞI

ALLAH(C.C.)IN ZİKRİNE SEBEP OLAN

97-SEYFULLAH(SAV);

ALLAH(C.C.)IN KILICI

98-HİZBULLAH(SAV);

ALLAH(C.C.)IN TARAFTARI

99-EN-NECMUS-SAGIB(SAV);

IŞIK SAÇAN DELİCİ YILDIZ

100-MUSTAFA(SAV);

HALİS SAF KILINMIŞ

101-MÜCTEBA(SAV);

ALLAH(C.C.)IN SEÇİLMİŞ KULU

102-MÜNTEGA(SAV);

EN TEMİZ PAK

103-ÜMMİYY(SAV);

İLMİNİ HAK TEALA DAN VAHİY İLE ALAN,ONDAN BAŞKA
HİÇBİR KİMSEDEN İLİM ÖĞRENMEMİŞ OLAN

104-MUHTAR(SAV);

ALLAH(C.C)IN SEÇKİN KULU

105-ECİR(SAV);

MÜ'MİNLERİ KURTARAN KORUYAN

106-CEBBAR(SAV);

ALLAH(C.C.)IN İZNİYLE KÜFRÜ TERKETTİRİP GALİP
GELEN

107-EBUL-KASIM(SAV);

KASIM IN BABASI

108-EBU TAHİR(SAV);

TAHİR İN BABASI

109-EBUT-TAYYİB(SAV);

TAYYİB İN BABASI

110-EBU-İBRAHİM(SAV);

İBRAHİM İN BABASI

111-MÜŞEFFEUN(SAV);

ŞEFAATİ KABUL ZAT

112-ŞEFİYUN(SAV);

ŞEFAATKAR,ŞEFAAT EDİCİ

113-SALİH(SAV);

GÜZEL HUYLU AHLAKI BOZUK OLMAYAN

114-MUSLİH(SAV);

ÜMMETİNİ ZAHİRİ VE BATINI YÖNDEN İMAN NURU İLE
ISLAH VE İRŞAD EDEN

115-MÜHEYMİN(SAV);

KORKUDAN EMİN KILAN,ŞAHİT ,GÖZETLEYEN

116-SADIG(SAV);

DOĞRU,ADİL,SADIK

117-MUSADDIG(SAV);

SÖZLERİN DOĞRULUĞU ALLAH(C.C.)TARAFINDAN
TASDİK EDİLMİŞ

118-SIDK(SAV);

SÖZÜ DOĞRU,SÖZÜNDE KESİNLİKLE ŞÜPHE OLMAYAN

119-SEYYİD-ÜL MÜRSELİYN(SAV);

RASULLERİN EFENDİSİ

120-İMAM-ÜL MÜTTEGIYN(SAV);

MÜTTEKİLERİN(haram ve günahlardan sakınanların)
ÖNCÜSÜ,ÖNDERİ

121-GAİDÜL-ĞURRİL MUHACCELİYN(SAV);

YÜZÜ VE BEDENİ NURLU ÖNDER

122-HALİL-ÜR RAHMAN(SAV);

RAHMANIN DOSTU(ALLAH tan başka herkesden dilediğini kesmiş)

123-BERR(SAV);

BÜTÜN SALİH AMELLERİ İŞLEYEN

124-MÜBERR(SAV);

BÜTÜN HAYIRLI AMELLERİ İŞLEMEK ADETİ OLAN

125-VECİYH(SAV);

VARLIKLARIN KENDİSİNE YÜZ TUTTUĞU
ŞANLI,ŞEREFLİ,İTİBARLI ZAT

126-NESİYH(SAV);

ÇOKCA NASİHAT EDEN

127-NASİH(SAV);

ÖĞÜTÇÜ,NASİHATÇİ

128-VEKİYL(SAV);

ALLAH(C.C.)IN VEKİLİ

129-MÜTEVEKKİL(SAV);

ALLAH(C.C.)A GÜVENEN ,O'NA TEVEVEKKÜL
EDEN,DAYANAN

130-KEFİYL(SAV);

KULLARIN CENNETE GİRMELERİNE KEFİL OLAN,ALLAH
(C.C)A İTAATKAR

131-ŞEFİGY(SAV);

ŞEFKATLİ,MERHAMETLİ

132-MÜGIYMÜS-SÜNNEH(SAV);

KENDİSİNİN VE ÖNCEKİ PEYGAMBERLERİN SÜNNET VE
GÜZEL HASLETLERİNİ YERİNE GETİREN,UYGULAYAN

133-MÜGADDES(SAV);

MADDİ VE MANEVİ KİRLERDEN TEMİZLENMİŞ

134-RUH-UL KUDÜS(SAV);

AYIP VE KUSURLARDAN UZAK,KUTSAL RUH SAHİBİ

135-RUH-UL HAGG(SAV);

DİN,İMAN VE HAKKI'IN RUHU

136-RUH-UL GISDİ(SAV);

ADELETİN RUHU

137-KAFİN(SAV);

YETER,KAFİ BAŞKASINA (başka şeriat ve kitaba) MUHTAÇ OLMAYAN

138-MÜKTEFİN(SAV);

ALLAH(C.C.)IN YÖNÜNÜ SEÇİB ONA KANAAT EDEN
ALLAH(C.C.) KENDİSİNE KAFİ OLAN YETEN

139-BALİĞ(SAV);

EN ÜSTÜN MAKAMA ULAŞAN

140-MÜBELLİĞ(SAV);

KENDİSİNE UYANLARI YÜCE MAKAMLARA VE HER İKİ
CİHAN SAADETİNE ULAŞTIRAN

141-ŞAFİN(SAV);

ALLAH(C.C.)IN İZNİYLE ŞİFA İHSAN EDEN

142-VASIL(SAV);

DERECELERİN EN YÜKSEĞİNE ERİŞEN

143-MEVSUL(SAV)

KENDİSİNE UYANLARI DA YÜKSEK DERECELERE
ERİŞTİREN

144-SABİG(SAV)

NURU İLK ÖNCE YARATILAN VE HER FAZİLETE NAİL
OLMADA ÖNCÜ OLAN

145-SAİG(SAV)

CENNETE SEVK EDEN

146-HADİN(SAV)

HİDAYET EDİCİ

147-MÜHDİN(SAV)

HEDİYE VEREN,HİDAYETE SEBEP OLAN

148-MUGADDEM(SAV)

ÖNDE OLAN,ÖNDER RASUL

149-AZİYZ(SAV)

BÜTÜN DİNLER ÜZERİNE KENDİ DİNİ ÜSTÜN OLAN,YÜZ GÜZELLİĞİNDE YARATIKLAR ARASINDA EŞİ OLMAYAN

150-FAZIL(SAV)

ÜSTÜN YARATILAN,ÜSTÜN VASIFLI

151-MUFAZZAL(SAV)

FAZİLET VE ŞEREFİ ZİYADE OLAN

152-FATİH(SAV)

HİDAYET VE KURTULUŞ KAPILARINI AÇAN

153-MİFTAH(SAV)

HAYIRLARIN ANAHTARI

154-MİFTAH-UR RAHMET(SAV)

RAHMET ANAHTARI

155-MİFTA-UL CENNEH(SAV)

CENNETİN ANAHTARI

156-ALEM-ÜL İYMANİ(SAV)

İMAN ALAMETİ

157-ALEM-ÜL YAKIYNİ(SAV)

YAKİYN ALAMETİ,BAYRAĞI

158-DELİYL-ÜL HAYRAT(SAV)

HAYIRLARA DELİL OLAN

159-MUSAHHİH-ÜL HASENAT(SAV)

HASENATI İYİLİKLERİ KABUL VE MAKBUL ETTİRİCİ,YANLIŞ VE EKSİK OLANLARI DÜZELTEN

160-MUGIYL_ÜL ASERAT(SAV)

GÜNAHLARIN AFFI ONUN SEBEBİYLE
OLAN,HOŞGÖRÜCÜ

161-SAFUHUN ANİZ-ZELLAT(SAV)

KENDİSİNE KARŞI YAPILAN KUSURLARI ÇOKCA
AFFEDEN,HOŞGÖRÜLÜ

162-SAHİB-ÜŞ ŞEFAAT(SAV)

ŞEFAAT SAHİBİ

163-SAHİB-ÜL MAKAM(SAV)

MAKAM SAHİBİ

164-SAHİB-ÜL KADEM(SAV)

MÜBAREK AYAKLARININ İZİ BAKİ KALAN

165-MAHSUSUN BİL IZZİ(SAV)

EN YÜKSEK İZZET SAHİBİ

166-MAHSUSUN BİL MECDİ(SAV)

ŞAN VE EN BÜYÜK RÜTBE KENDİSİNE AİT OLAN

167-MAHSUSUN BİŞ-ŞEREFİ(SAV)

YÜKSEK ŞEREF KENDİSİNE AİT OLAN

168-SAHİB-ÜL VESİYLEH(SAV)

VESİLE DENEN CENNET MAKAMININ SAHİBİ OLAN

169-SAHİB-ÜS SEYFİ(SAV)

KILIÇ SAHİBİ

170-SAHİB-ÜL FAZİLEH(SAV)

FAZİLET SAHİBİ

171-SAHİB-ÜL İZAR(SAV)

İZAR DENİLEN ELBİSEYİ ÇOK GİYİNEN

172-SAHİB-ÜLHÜCCEH(SAV)

MÜCUZE,DELİL SAHİBİ

173-SAHİB-ÜS SULDAN(SAV)

HÜCCET,BÜRHAN,BUYRUK SAHİBİ

174-SAHİB-ÜR RİDA(SAV)

RİDA DENİLEN ÖRTÜYÜ GİYEN

175-SAHİB-ÜD DERACETİR-RAFİYAH(SAV)

YÜKSEK DERECE SAHİBİ

176-SAHİB-ÜT TAAC(SAV)

TAC SAHİBİ,SARIK GİYEN

177-SAHİB-ÜL MİĞFER(SAV)

MİĞFER(savaş başlığı) SAHİBİ

178-SAHİB-ÜL LİVA(SAV)

LİVA-ÜL HAMD(hamd sancağı) SAHİBİ

179-SAHİB-ÜL Mİ'RAC(SAV)

MİRAC SAHİBİ,MİRACA YÜKSELTİLEN

180-SAHİB-ÜL GAZIYB(SAV)

GAZIYB DENİLEN KILIÇ SAHİBİ,ASA SAHİBİ

181-SAHİB-ÜL BURAK(SAV)

BURAK SAHİBİ,BURAK DENİLEN BİNİTLE MİRACA
YÜKSELEN

182-SAHİB-ÜL HATEM(SAV)

MÜBAREK SIRTLARINDA NÜBÜVVET MÜHRÜ BULUNAN

183-SAHİB-ÜL ALAMET(SAV)

ALAMET SAHİBİ,KENDİSİ GELEMDEN ÖNCE
GELECEĞİNE DAİR ALAMETLERİ GÖRÜLEN

184-SAHİB-ÜL BURHAN(SAV)

BURHAN,KESİN DELİL SAHİBİ

185-SAHİB-ÜL BEYAN(SAV)

BEYAN SAHİBİ

186-FESİYH-ÜL LİSAN(SAV)

ÇOK GÜZEL VE ANLAŞILIR KONUŞAN

187-MUDAHHERUL CENAN(SAV)

KALBİ TEMİZLENMİŞ OLAN

188-RAUF(SAV)

ŞEFKATLİ,ACIYICI

189-RAHİYM(SAV)

MERHAMET EDİCİ

190-ÜZÜNÜ HAYRİN(SAV)

HAYIR KULAĞI

191-SAHIYHUL İSLAM(SAV)

İSLAMI BEYAN EDEN,GERÇEK İSLAMIN SAHİBİ OLAN

192-SEYYİDÜL KEVNEYN(SAV)

İKİ DÜNYA(dünya ve ahiret) SEYYİDİ,EFENDİSİ

193-AYN-ÜN NEIYMİ(SAV)

NİMETLERİN KENDİSİ,NİMETLER ONUN VASITASIYLA
VERİLEN

194-AYN-ÜL ĞURRİ(SAV)

NEBİ VE RASÜLLERİN REİSİ,EN FAZİLETLİSİ

195-SA'DULLAH(SAV)

ALLAH(C.C.)IN UĞURLU,MÜBAREK,MES'UD KULU

196-SA'DUL HALG(SAV)

YARATILMIŞLARIN EN MESUT KULU

197-HADİYB-ÜL ÜMEM(SAV)

BÜTÜN İNSANLARIN(halkların) HATİBİ

198-ALEM-ÜL HÜDA(SAV)

SELAMET VE HİDAYET SANCAĞI

199-KAŞİF-ÜL KÜREBİ(SAV)

SIKINTI VE KEDERLERİ GİDEREN

200-RAFİUR-RÜTEBİ(SAV)

RÜTBESİ ÜCE OLAN

201-IZZÜL ARABİ(SAV)

ARAP KAVMİNİN EN ŞEREFLİSİ,EFENDİSİ

202-SAHİB-ÜL FERECİ(SAV)

KEDER VE HÜZÜNDEN KURTARIP SEVİNÇ İHSAN EDEN

203-SALLALLAHÜ ALEYHİ VE ALA ALİHİ

ALLAH'ım, EY RABBİM, PEYGAMBERİN MUSTAFA'NIN (S.A.V) VE RASÜLÜN MURTAZA'NIN MÜBAREK MAKAMI VE MENZİLİ HÜRMETİNE SENİ GÖRMEKTEN VE SENİN SEVGİNDEN UZAKLAŞTIRAN HER TÜRLÜ VASIFTAN KALBİMİZİ TEMİZLE.
EY CELAL VE İKRAM SAHİBİ ALLAH'IM.O'NA KAVUŞMAYI ARZU EDERKEN,ONUN CEMAATİ VE SÜNNETİ ÜZERİNE İKEN BİZİM CANIMIZI AL.
ALLAH'IM! EFENDİMİZ, SAHİBİMİZ MUHAMMED MUSTAFA (S.A.V)'E O'NUN AİLESİNE,ASHABINA SALAT EYLE VE ONA BÜTÜN SELAMET YOLLARINI VE KAPILARINI AÇ.(AMİN)


PAZARTESİ SALAVATLARI


Rahman ve Rahım olan Allahın adıyla.
1- Alâh-u Teâlâ efendimiz ve sahibimiz Muhammed’e onun âl-i ve ashabına salât ve selam eylesin.

2- Allahım, Efendimiz ibrahime salât ettiğin gibi Efendimiz Muhammed’e onun zevcelerine ve zürriyyetine de salat eyle. Allahım, Efendimiz ibrahime bereket ihsan ettiğin gibi Efendimiz Muhammed’e onun zevcelerine ve zürriyyetine de bereket ihsan eyle. Şüphesiz sen methedilmeye layık azâmet ve şeref sâhibisin. (Sen her türlü övgüye layıksın. Yücelik ve şeref de senin elindedir.)

3- Allahım, efendimiz İbrâhîm’e salât ettiğin gibi, Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne de salat eyle. Efendimiz İbrâhîm’e bütün âlemde bereket ihsan ettiğin gibi, Efendimiz Muhammed’e ven onun âl-i’ne de bereket ihsan eyle. Şüphesiz sen methedilmeye layık azâmet ve şeref sâhibisin.

4- Allahım, efendimiz İbrâhîm’e salât ettiğin gibi, Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne de salat eyle. Efendimiz İbrâhîm’e bereket ihsan ettiğin gibi, Efendimiz Muhammed’e ven onun âl-i’ne de bereket ihsan eyle. Şüphesiz sen methedilmeye layık azâmet ve şeref sâhibisin.

5- Allahım, efendimiz ümmî olan nebî Muhammed’e ve onun âl-i’ne salât eyle.

6- Allahım, , kulun ve Rasulün efendimiz Muhammede salât eyle.

7- Allahım, efendimiz İbrâhîm’e ve onun âl-i’ne salât ettiğin gibi, Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne de salat eyle. Şüphesiz sen methedilmeye layık azâmet ve şeref sâhibisin.

8- Allahım, efendimiz İbrâhîm’e ve onun âl-i’ne bereket ihsan ettiğin gibi, Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne de bereket ihsan eyle. Şüphesiz sen methedilmeye layık azâmet ve şeref sâhibisin.

9- Allahım, efendimiz İbrâhîm’e ve onun âl-i’ne merhamet ettiğin gibi, Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne de merhamet eyle. Şüphesiz sen methedilmeye layık azâmet ve şeref sâhibisin.

10- Allahım, efendimiz İbrâhîm’e ve onun âl-i’ne şefkat gösterdiğin gibi, Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne de şefkat göster. Şüphesiz sen methedilmeye layık azâmet ve şeref sâhibisin.

11- Allahım, efendimiz İbrâhîm’e ve onun âl-i’ne selamet verdiğin gibi, Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne de selamet ihsan eyle. Şüphesiz sen methedilmeye layık azâmet ve şeref sâhibisin.

12- Allahım, efendimiz İbrâhîm’e ve onun âl-i’ne bütün âlemde bereket, merhamet ve salat ettiğin gibi, Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne de salat, bereket, merhamet ve ihsan eyle. Şüphesiz sen methedilmeye layık azâmet ve şeref sâhibisin.

13- Allahım, efendimiz İbrâhîm’e salat ettiğin gibi, Efendimiz Nebî Muhammed’e mü’minlerin anneleri olan onun zevceleri, zürriyyeti ve Ehl-i Beyt-i’ne de salat eyle. Şüphesiz sen methedilmeye layık azâmet ve şeref sâhibisin.

14- Allahım, efendimiz İbrâhîm’e bereket ihsan ettiğn gibi, Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne de bereket ihsan eyle. Şüphesiz sen methedilmeye layık azâmet ve şeref sâhibisin.

15- Ey yerleri donatan, yüksek semaları yaratan ve kalpleri kötüsüyle iyisiyle yaratıldığı hal üzere çekip çeviren Allahım ! Batıl ehlinin ordularını mağlûb eden, hakkı en doğru şekilde ilan eden, kendisinden öncekileri tamamlayan, kapatılan iman kapılarını açan, rasulün ve kulun Muhammed’e rahmetinin en üstününü, bereketlerinin artarak devam edenlerini ve şefkatinin en sıcağını ikram eyle. Zira o rasulün senin vahyini gönlünde tutarak ahdini koruyup emrini yerine getirmekte hiç gecikmeksizin rızana koşarak, emrin olduğu için sana itaat etti. O’nun bu itaati de elde etmek isteyen için parlak bir nur halini aldı. Böylesi bir nurla Allah’ın ihsanı, efendimizi işaret eden vesilelerle ancak ehil olana ulaşır. Kalplerse günah ve fitneler bataklığına dalıp gittikten sonra Rasulle hidayete kavuşur. Zira O Rasul isimleri izah etmeye, hükümleri açığa çıkarmaya ve İslam’ın gönülleri aydınlatmasına ışık tutar. Çünkü o senin güvenilir kıldığın emînin, saklı ilminin sâdık koruyucusu, kıyamet gününde şâhidin, nimet ve rahmet olarak hakla gönderdiğin rasulündür.

16- Allahım ! Adn cennetinde onun yerini genişlet, fazlından onu kat kat hayırla mükafaatlandır. Herhangi bir sıkıntı olmadan ve ardı arkası kesilmeden, hayırların ona bol bol ulaşmasını ihsan eyle.

17- Allahım ! O’nun firdevs cennetindeki makamını insanların makamından yüce kıl. O’na senin katındaki has makamını ve ihsanını ikram eyle. Peygamber olarak gönderdiğin için O’nu şehadeti makbul, sözü rızaya uygun, âdil sözlü, konuşması açık ve büyük bir burhan sahibi olarak mükafaatlandır.

18- Şüphesiz Allah ve melekleri bu Nebî’ye çok salât etmektedirler. Ey îmân edenler sizde onun üzerine salat edin. Tam bir teslimiyetle selam verin.

19- Allahım ! Davetine icabet ettim. Rabbim, senden saadetler dilerim. Çok merhametli ve iyilikler ihsan eden Allahım! mukarrebûn makamındaki ve Allah’a en yakın meleklerin, nebîlerin, sıddıkların, şehit­lerin, salihlerin okuduğu ve seni tesbîh eden her şeyin salavatı, senin izninle İslam’a davet eden müjdeci, şâhit, âlemlerin Rabbi olan Allah’ın Rasulü takva sahiplerinin imamı, rasullerin efendisi, nebîlerin sonuncusu, efendimiz Abdullah oğlu Muhammed’e olsun. O’na selam olsun.

20- Allahım ! Salatlarını ve bereketlerini rahmetini rasullerin efendisi, takva sahiplerinin imamı, nebîlerin sonuncusu, rahmet peygamberi hayrın önderi ve imamı olan rasulün ve kulun efendimiz Muhammed’in üzerine ikrâm eyle.

21- Allahım ! O’nu öncekilerin ve sonrakilerin gıpta edeceği makamı Mahmud’a ulaştır.

22- Allahım ! efendimiz İbrâhîm’e salât ettiğin gibi, Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne de salat eyle. Şüphesiz sen methedilmeye layık azâmet ve şeref sâhibisin.

23- Allahım ! Allahım, efendimiz İbrâhîm’e bereket ettiğin gibi, Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne de bereket ihsan eyle. Şüphesiz sen methedilmeye layık azâmet ve şeref sâhibisin.

24- Efendimiz Muhammed’e, onun âl-i’ne, ashabına, çocuklarına, zevcelerine, zürriyetine, ehl-i beytine, evlilikten doğan akrabalarına, ensarına, kendisini takip eden fırkrlarına, sevenlerine, ümmetine ve onlarla beraber hepimize salât eyle. ey merhametliler merha­metlisi Allahım !

25- Allahım ! Efendimiz Muhammed’e salât edenlerin sayısınca salât eyle. Salât etmeyenlerin sayısınca salât eyle. Allahım ! Efendimiz Muhammed’e kendisine salât okumamızı emrettiğin salât gibi salât eyle. Efendimiz Muhammed’e nasıl salât edilmesini istiyorsan o şekilde salât eyle.

26- Allahım ! kendisine salât okumamızı emrettiğin salât gibi, Efendimiz Muhammed’e ve o’nun âl-i’ne layık olduğu şekilde salât eyle.

27- Allahım ! Efendimiz Muhammed’e ve o’nun âl-i’ne layık olduğu şekilde salât eyle.

28- Allahım ! kendisi için sevip razı olacağın şekilde efendimiz Muhammed’e ve o’nun âl-i’ne salât eyle.

29- Efendimiz Muhammed’in ve âl-i’nin rabbi olan Ey Allahım ! Efendimiz Muhammed’e ve o’nun âl-i’ne salât eyle. Cennette’ki vesîle makamını ve dereceyi ona ihsan eyle.

30- Efendimiz Muhammed’in ve âl-i’nin rabbi olan Ey Allahım ! Efendimiz Muhammed’e layık olduğu şekilde mükafaat ihsan eyle.

31- Allahım ! Efendimiz Muhammed’e o’nun âl-i ve ehl-i beyti’ne salât eyle.

32- Allahım ! Efendimiz Muhammed’e ve o’nun âl-i’ne salât adına verilmedik hiç bir salât eksik kalmayıncaya kadar salât eyle. Allahım ! Efendimiz Muhammed’e ve o’nun âl-i’ne rahmet adına verilmedik hiç

bir rahmet eksik kalmayıncaya kadar rahmet ihsan eyle. Allahım ! Efendimiz Muhammed’e ve o’nun âl-i’ne bereket adına verilmedik hiç bir bereket eksik kalmayıncaya kadar bereket ihsan eyle. Allahım ! Efendimiz Muhammed’e ve o’nun âl-i’ne selam adına verilmedik hiç bir selam eksik kalmayıncaya kadar selam eyle.

33- Allahım ! Efendimiz Muhammed’e önceki rasuller, nebîler ve ümmetler arasında salât eyle. Allahım ! Efendimiz Muhammed’e sonraki, kıyamete kadar gelecek olan ümmetler arasında salât eyle. Allahım ! Efendimiz Muhammed’e nebîler arasında salât eyle. Allahım ! Efendimiz Muhammed’e rasuller arasında salât eyle. Allahım ! Efendimiz Muhammed’e mele-i âlâ, mertebeleri en üstün olan melekler, mukarrebûn, rûhâniyyûn, nûraniyyûn arşiyyûn arasında kıyâmet gününe kadar salât eyle.

34- Allahım ! Efendimiz Muhammed’e cennetteki derecelerin en üstünü olan vesîle makamını, fazileti, şerefi ve büyük mertebeyi ihsân eyle.

35- Allahım ! Görmediğim halde Efendimiz Muhammed’e îmân ettim. Cennetler içerisinde O’nu görmekten beni mahrum eyleme. Kendisiyle sohbet etmeyi bana nasib eyle. Beni O’nun dîni olan İslâm üzere öldür.

İçtikten sonra asla susuzluk hissertmeyeceğimiz, içimi rahat, insanın içine sinen ve doyurucu olan havzından bana da içir. Şüphesiz sen her şeye gücü yetensin.

36- Allahım ! Efendimiz Muhammed’in ruhuna tahıyyat ve selâmımı ulaştır.

37- Allahım ! Efendimiz Muhammed’e kendisini görmediğim halde îmân ettiğim gibi cennetlerde O’nun cemâlini görmekten beni mahrum eyleme.

38- Allahım ! Efendimiz Muhammed’in şefaati kübrasını kabul eyle. O’nun yüksek derecesini daha da yücelere çıkar. Efendimiz İbrahim ve Musa’ya verdiğin gibi O’na dünya ve âhirette de bütün istediklerini ihsan eyle.

39- Allahım ! efendimiz İbrâhîm ve onun âl-i’ne salât ettiğin gibi, Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne de salat eyle. Allahım ! efendimiz İbrâhîm ve onun âl-i’ne bereket ihsan ettiğin gibi, Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne de bereket ihsan eyle. Şüphesiz sen methedilmeye layık azâmet ve şeref sâhibisin. Şüphesiz sen methedilmeye layık azâmet ve şeref sâhibisin.

40- Allahım ! Nebin ve rasulün efendimiz Muhammed’e hem seçilip çıkartılmış, tertemiz dostun efendimiz İbrâhîm’e, hem de kendisiyle konuştuğun, kelîmullâh ve sana vâsıtasız münacaat eden neciyyullâh efendimiz Mûsâ’ya, ayrıca senin emrinle anasız babasız meydana gelen Rûhullâh ve her bir şeye (senin emrinle) ol deyince oluveren Kelîme efendimiz Îsâ’ya ve meleklerin, rasullerin, nebilerin, hayırlı kulların, yer ve gök ehlinden seçilip çıkarttığın asfiyâ, Allâh’ın ikrâmına ulaşmış hâlis kullar ve velî kullarının hepsine de salat ve selâm eyle. Bereket ihsân eyle.

41- Allâh-u Teâlâ mükafaatının sayısınca salavat okumaya razı olacağı ve bizzat istediği salavat sayısı kadar, arşının ağır­lığınca, kelimelerinin sayısı ve çokluğu kadar, zikredenlerin O’nu zikrettiği, zikrinden gâfil olanların da gafleti kadar lâyık olduğu şekilde efendimiz Muhammed’e, ehl-i beyt’ine ve pâk nesline kelimenin tam mânâsıyla salat ve selâm eylesin.



42- Allahım ! Bina ettiğin günden bu zamana kadar, gökyüzünden yağan yağmurların sayısınca efendimiz Muhammed’e, onun zevcelerine zürriyyetine, nebî, rasul, melek, mukarrebûn makamındaki diğer melekler ve salih kullarının hepsine salat eyle. Allahım ! donatıp yaydığın günden bu zamana değin, yeryüzünde biten bitkilerin sayısınca, efendimiz Muhammed’e salat eyle. Sayılarını ancak senin bildiğin semadaki yıldızlar miktarınca, efendimiz Muhammed’e salat eyle. Yarattığın günden bu zamana kadar ruhların nefesleri kadar efendimiz Muhammed’e salat eyle. Ayrıca yaratmış olduğun ve yaratılacaklarınla ilminin kuşattığı ve bunların katları kadarınca efendimiz Muhammed’e salat eyle.

43- Allahım ! Yarattıklarının sayısı, arşının ağırlığı, kelimelerinin miktarı, ilminin kuşatacağı şeyler ve âyetlerinin sayısınca ve bizzat razı olacağın kadar efendimiz Muhammed’e salat eyle.

44- Allahım ! Bütün yarattıklarının üzerinde senin üstünlüğün ve faziletin gibi kendilerine salavat okuyan bütün kullarının salavatından üstün ve fazıletli olan salat ve selamla onlara salat eyle.

45- Allahım ! Gece ve gündüzlerin aralıksız devam edip gittiği zaman süresince, gece ve gündüzler boyu, sağnak ve ince ince yağan yağmur tanelerinin sayısınca hiç bir üzüntü ve kesinti olmaksızın onlara salat eyle.

46- Allahım ! yarattıklarının adedince, zatının rızası, arşının ağırlığı, kelimelerinin sayısı, ilminin sonsuzluğu ve bütün mahlukatının ağırlığınca, ilminin kuşattığı ve ilminle bildiklerinin katlarınca sürekli devam eden kullarına nazaran zatının fazıleti gibi bütün kullarından salavat okuyanların salavatlarından daha fazla ve üstsn salavat olması için hem efendimiz nebin Muhammed’e hem de efendimiz dostun İbrâhîm’e ve bütün peygamberlerine yer ve gök ehlinden seçip çıkardığın asfiya kullarına salat eyle.

Bu Salavâtın Ardından Cenâb-I Hakk Tarafından Kabul Edileceğini Umarak Şu Duâ Okunur
47- Allahım ! beni nebîn ve efendimiz Muhammed’in dininden ayrılmayanlardan, onun hürmetine ta’zim edip kelimesini, kelime-i şahâdeti aziz bilenlerden, ahdini tevhid ve risalet inancını ve zimmetini kur’ân ve sünneti koruyanlardan, dininde samîmi olan mensuplarına ve onun çağrısına yardım edenlerden, ona tâbî olanları ve onun ümmeti

olmayı kabûl edenleri çoğaltanlardan eyle. Beni kıyâmet günü, onun hamd sancağı altında toplanan zümreden, onun yoluna ve sünnetine aykırı hareket etmeyenlerden eyle.

48- Allahım ! ben onunsünnetine sımsıkı sarılmakistiyorum, onun getirdiği emir ve yasak olan şeyleri değiştirmekten sana sığınıyorum.



49- Allahım ! efendimiz, nebîn, rasulün, Muhammed’in senden istediği hayırlardan bende istiyorum, onun sana sığındığı ve şer olan şeylerin hepsinden sana sığınıyorum.

50- Allahım ! beni fitnelerin şerrinden koru. Bütün meşakkatlerden bana âfiyet ihsân eyle. Benden görünür ve görünmez meydana gelen işleri ıslâh eyle. Kalbimi kin ve hasetten temizle. Beni üzerinde hiç bir kul hakkı kalmayan biri eyle.

51- Allahım ! şüphesiz ben senin bildiğin hayırların en güzeline yapışmak, yine senin kötü olarak bildiğin şeyleri terk etmek istiyorum. Rızkıma kefîl olmanı, yeterli olana kanaat edebilmeyi, her şüpheli şeyden doğru bir îzah tarzı bulmayı, her delilde hak olanı gerçekleştirmeyi, öfke rızâ hâlinde âdil olmayı, kaderin cereyân ettiği işlerde teslîm olabilmeyi, zenginlik ve fakirlik hâlinde iktisatlı davranmayı, sözde ve fiilde tevazû göstermeyi, ciddî veyâ şaka bütün sözlerde dosdoğru olmayı senden taleb ediyorum.

52- Allahım ! şüphe yok ki gerçekleştiği sadece seninle benim aramda bilinen bâzı günahlarım var. Bir de insanlarla benim aramda olanlan, hem senin hem de insanların bildiği nice günahlarım var.

53- Allahım ! bu günahlardan seninle aramda olanı bağışla. İnsanlarla aramda olan günahlarımı tekeffül eyle. O günahları da benden al. Fazlınla beni ihtiyaçsız kıl. Şüphesiz sen bağışlaması çok olansın.

54- Allahım ! kalbimi ilminle nurlandır. Bedenimi taatinde kullan. Rûhumu fitnelerden temizle. Fikrimi mûteber işlerle meşgûl eyle. Şeytanın vesveselerinden beni koru. Ey Rahmân olan Allahım ! Ey Rahmân, üzerimde şeytanın hiç bir gücü kalmayıncaya kadar beni ondan kurtar.


SALI SALAVATLARI

1- Allahım ! şüphesiz ben senin bildiğin hayırlardan ister, senin bildiğin şerlerden yine sana sığınırım. Senin bildiğin günahdan bağışlanmamı taleb ederim. Şüphesiz bilen sensin. Biz bilmeyiz. Sen gaybları tam anlamıyla bilensin.

2- Allahım ! yaşadığım bu zamanda fitnere düşmekten, cü’et ehl-i kimselerin bana sataşmasından ve zaafa düşürmelerinden beni koru. Bana merhamet et.

3- Allahım ! beni zâtından gelen himâye ile ömrümün sonuna kadar kurtulmuş olabilmem için bütün yarattıklarının şerrinden metin bir sığınakta muhafaza eyle.

4- Allahım ! efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne ona salât okuyanların sayısınca salât eyle. Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne ona salât okumayanların sayısınca salât eyle. Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne ona salât okunmasının lâyık olduğu şekilde salât eyle. Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne ona salât okunması vâcib olan salavat gibi salât eyle. Hattâ Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne okunmasını emrettiğin şekilde salât eyle. Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne kendi nûru nurların bile nûru sayılan ve bu sayede sırrının şuâsıyla nice sırların aydınlandığı salât ile salât eyle.

5- Allahım ! efendimiz Muhammed’e, âl-i’ne ve ebrâr olan bütün ehl-i beyt’ine salât eyle.

6- Allahım ! senin nurlarının ummânı, sırlarının kaynağı, varlığını isbat eden delillerin lisânı, mülk âleminin direği, huzuruna ulaşmak isteyenlerin imamı, peygamberlerin sonuncusu, Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne, yüce zâtın devâm ettikçe devâm eden, yüce zâtın bâkî kaldıkça ebedî kalacak olan, seni de onu da razı edecek okuduğumuzda bizden de râzı olacağın salâtla ona salât eyle. Ey âlemlerin rabbi olan Allâhım.

7- Ey hıll ve harem’in rabbi, ey ! meş’ari harem’in rabbi, ey ! beyt-i haram’ın rabbi, ey ! rükn ve makâm’ın rabbi olan Allâhım ! efendimiz ve sahibimiz Muhammed’e bizden selâm ulaştır.

8- Allâhım ! önceki yaratılmışların ve kıyâmete kadar yaratılacak olanların efendisi, efendimiz ve sahibimiz Muhammed’e salât eyle.

9- Allâhım ! efendimiz ve gönül sultânımız Muhammed’e her an ve her zaman salât eyle.

10- Allâhım ! efendimiz ve gönül sultânımız Muhammed’e kıyâmete kadar, en yüce meleklerin bulunduğu makamda, mele-i âlâ da salât eyle.

11- Allâhm ! yeryüzü ve üzerinde bulunanlar görevlerini tamamlayıp huzurunda toplanıncaya kadar, efendimiz ve gönül sultânımız Muhammed’e salât eyle. Zîrâ sen sâhip olanların en üstünüsün.

12- Allâhım ! efendimiz İbrâhîm’e salât ettiğin gibi, Efendimiz ümmî nebî Muhammed’e ve onun âl-i’ne de salat eyle. Şüphesiz sen methedilmeye layık azâmet ve şeref sâhibisin. Allâhım ! efendimiz İbrâhîm’e bereket ihsân ettiğin gibi, Efendimiz ümmî nebî Muhammed’e bereket ihsân eyle. Şüphesiz sen methedilmeye layık azâmet ve şeref sâhibisin.

13- Allâhım ! efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne ezelî ilminin bildiği, kader ilminin gerçekleştiği, irâdenin cereyân ettiği, meleklerinin de ona salât ettiği kadar hem sürekli fazlınla hem de sonsuzluğuna asla son olmayacak ihsânınla hep ebedî kalacak şekilde salat eyle.

14- Allâhım ! efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne ilminin kuşattığı, Kur’ân-ı Kerîm’in zikrettiği, meleklerin de ifâde ettiği şahadet sayısınca salât eyle. Onun ashâbından râzı ol. Ümmetine merhamet eyle. Şüphesiz sen methedilmeye layık azâmet ve şeref sâhibisin.

15- Allâhım ! efendimiz ve sahibimiz Muhammed’e, onun âl-i’ne ve bütün ashâbına salât eyle.

16- Allâhım ! efendimiz İbrâhîm’e salât ettiğin gibi, Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne de salat eyle. Bütün âlemlere bereket ihsân ettiğin gibi onlara da bereket ihsân eyle. Şüphesiz sen methedilmeye layık azâmet ve şeref sâhibisin.

17- Allâhım ! secde hâlindeki kalp huşûu ile sana sığınıyorum. Ey efendim! ey Allâh ! ey celîl. Verilen sözlere senin kadar vefâ gösteren yoktur. Nurla süslü kürsîden itibâren yüce ve şerefli arşına kadar neler varsa, onların hatırı ve arşının altında bulunanların hakkı için dileğimi sana arzediyorum. Sen semaları ve gökgürlemelerinin seslerini yaratmadan önce, birliğinle ilah olarak bilindiğin ve dâim olduğun gibisin. Ey Allâhım ! beni zâtın için sevenlerden, senin tarafından sevilen kullardan, sana yakınlaşmış büyük zatlardan ve sana tutkun âşıklardan eyle.

Ey Allâh ! Ey Allâh ! Ey Allâh ! Ey Allâh ! Ey Allâh ! Ey Allâh ! Ey Allâh ! Ey Allâh ! Ey Vedûd.

18- Allâhım ! Ezelî ilminle bildiğin şeyler sayısınca efendimiz ve gönül sultânımız Muhammed’e salât eyle.

19- Allâhım ! Kur’ân-ı Kerîm’de zikredilen şeyler sayısınca efendimiz ve gönül sultânımız Muhammed’e salât eyle.

20- Allâhım ! kudretinin nüfûz ettiği şeyler sayısınca efendimiz ve gönül sultânımız Muhammed’e salât eyle.

21- Allâhım ! efendimiz ve gönül sultânımız Muhammed’e irâdenin tahsîs şeyler sayısınca salât eyle.

22- Allâhım ! efendimiz ve gönül sultânımız Muhammed’e ona emrettiğin ve yasakladığın şeyler sayısınca salât eyle.

23- Allâhım ! efendimiz ve gönül sultânımız Muhammed’e senin duyma kudretinin kavradığı şeyler sayısınca salât eyle.

24- Allâhım ! efendimiz ve gönül sultânımız Muhammed’e senin görme kudretinin kavradığı şeyler sayısınca salât eyle.

25- Allâhım ! efendimiz ve gönül sultânımız Muhammed’e kendisini hatırlayıp yâdedenlerin sayısınca salât eyle.

26- Allâhım ! efendimiz ve gönül sultânımız Muhammed’e kendisini hatırlayıp yâdetmekten gâfil olanların sayısınca salât eyle.

27- Allâhım ! efendimiz ve gönül sultânımız Muhammed’e yağan yağmur tâneleri sayısınca salât eyle.

28- Allâhım ! efendimiz ve gönül sultânımız Muhammed’e ağaçların yaprakları sayısınca salât eyle.

29- Allâhım ! efendimiz ve gönül sultânımız Muhammed’e yaban hayvanları sayısınca salât eyle.

30- Allâhım ! efendimiz ve gönül sultânımız Muhammed’e deniz hayvanları sayısınca salât eyle.

31- Allâhım ! efendimiz ve gönül sultânımız Muhammed’e denizlerdeki sular miktârınca salât eyle.

32- Allâhım ! efendimiz ve gönül sultânımız Muhammed’e gece karanlığının kendilerini bürüdüğü ve gündüz aydınlığının kuşattığı şeyler sayısınca salât eyle.

33- Allâhım ! efendimiz ve gönül sultânımız Muhammed’e gece ve gündüz salât eyle.

34- Allâhım ! efendimiz ve gönül sultânımız Muhammed’e kumlar miktârınca salât eyle

35- Allâhım ! efendimiz ve gönül sultânımız Muhammed’e kadın ve erkek kulların sayısınca salât eyle.

36- Allâhım ! efendimiz ve gönül sultânımız Muhammed’e bizzat senin râzı olacağın kadar salât eyle.

37- Allâhım ! efendimiz ve gönül sultânımız Muhammed’e senin kelimelerin sayısınca salât eyle.

38- Allâhım ! efendimiz ve gönül sultânımız Muhammed’e yer ve gök dolusunca salât eyle.

39- Allâhım ! efendimiz ve gönül sultânımız Muhammed’e arşının ağırlığı kadar salât eyle.

40- Allâhım ! efendimiz ve gönül sultânımız Muhammed’e bütün mahlûkâtın sayısınca salât eyle.

41- Allâhım ! efendimiz ve gönül sultânımız Muhammed’e zâtından gelecek olan salavâtının en fazîletlisi ile salât eyle

42- Allâhım ! rahmet peygamberine salât eyle.

43- Allâhım ! bu ümmetin şefaatçisine salât eyle.

44- Allâhım ! darlığı gideren zâta salât eyle.

45- Allâhım ! zulmeti aydınlatan zâta salât eyle.

46- Allâhım ! nîmeti ulaştıran zâta salât eyle.

47- Allâhım ! rahmeti getiren zâta salât eyle.

48Allâhım ! kevser şarabının bulunduğu havuz sâhibi olan zâta salât eyle.

49- Allâhım ! Makâm-ı Mahmûd sâhibi olan zâta salât eyle.

50- Allâhım ! kıyâmet günü hamd sancağı sâhibi olan zâta salât eyle.

51- Allâhım ! mi’râc gecesi ulaştığı makâm sâhibi olan zâta salât eyle.

52- Allâhım ! kerem ve cömertlikle tavsîf ettiğin zâta salât eyle.

53- Allâhım ! semâda Mahmûd ve yeryüzünde Muhammed adıyla anılan efendimize salât eyle.

54- Allâhım ! nübüvvet mührü sâhibi olan zâta salât eyle.

55- Allâhım ! doğumunda ve doğumundan sonra zuhûr eden alâmetler sâhibi zâta salât eyle.

56- Allâhım ! her türlü ikramla sıfatlanmış olan zâta salât eyle.

57- Allâhım ! öncekilerin ve sonra gelenlerin efendisi, seyyidi olma özelliği kazanan zâta salât eyle.

58- Allâhım ! bulutun kendisini gölgelediği zâta salât eyle.

59-Allâhım ! arkasındakini tıpkı önünde olan kimseyi gördüğü gibi gören zâta salât eyle.

60-Allâhım ! kıyâmet günü şefaat talebi kabûl edilen ve şefaat eden zâta salât eyle.

61- Allâhım ! tevâzu’ sâhibi olan zâta salât eyle.

62- Allâhım ! şefaat sâhibi olan zâta salât eyle.

63- Allâhım ! en yüce cennetlerin en yüce makâmı olan vesîle sâhibi zâta salât eyle.

64- Allâhım ! fazîlet sâhibi olan zâta salât eyle.

65- Allâhım ! cennetteki derecelerin hepsinden en yüce olan yüksek derece sâhibi zâta salât eyle.

66- Allâhım ! sünnet olarak taşıdığı baston sâhibi olanzâta salât eyle.

67- Allâhım ! İncil’de zikredilmiş sıfatı olarak, ayaklarına nalın giyinmiş olan zâta salât eyle.

68- Allâhım ! peygamberliğine işâret eden delîl hüccet sâhibi zâta salât eyle.

69- Allâhım ! peygamberliğini açıkça gösteren ısbât, burhân sâhibi zâta salât eyle.

70- Allâhım ! herkese hükmünü geçiren, hükümranlık sâhibi olan zâta salât eyle.

71- Allâhım ! Mi’rac’da başına giydirilen nurdan tâc sâhibi zâta salât eyle.

72- Allâhım ! Mi’rac’a çıkma şerefine sâhib olan zâta salât eyle.

73- Allâhım ! kılıç sâhibi olan zâta salât eyle.

74- Allâhım ! Necîb adındaki deveye binen zâta salât eyle.

75- Allâhım ! Mi’râc gecesi Burağa binen zâta salât eyle.

76- Allâhım ! yedi kat semâyı yarıp geçen zâta salât eyle.

77- Allâhım ! bütün insanlara şefaat eden zâta salât eyle.

78- Allâhım ! elinde yiyeceğin tesbîh ettiği zâta salât eyle.

79- Allâhım ! kendisinden ayrıldığında hurma kütüğünün inleyip ağladığı zâta salât eyle.

80- Allâhım ! sakrâ kuşlarının kendisiyle sana sığındığı zâta salât eyle.

81- Allâhım !elinde küçük çakıl taşlarnın tesbîh ettiği zâta salât eyle.

82- Allâhım ! huzûruna geyiğin gelip kendisinden en fasih ifâdeyle şefaat talebinde bulunduğu zâta salât eyle.

83- Allâhım ! herbiri büyük mürşîd olan ashâbıyla mecliste sohbet ederken meleklerin kendisiyle konuştuğu zâta salât eyle.

84- Allâhım ! insanları cennetle sevindiren ama cehennemle de korkutan zâta salât eyle.

85- Allâhım ! aydınlatıcı kandil gibi nur saçan zâta salât eyle.

86- Allâhım ! devenin kendisine hâlinden şikâyet ettiği zâta salât eyle.

87- Allâhım ! parmaklarının arasından tatlı su akan zâta salât eyle.

88- Allâhım ! maddî mânevî pisliklerden temizlenmiş olan zâta salât eyle.

89- Allâhım ! nurların nûru olan zâta salât eyle.

90- Allâhım ! Ay’ın kendisi için ikiye ayrıldığı zâta salât eyle.

91- Allâhım ! maddeten ve mânen tertemiz olan zâta salât eyle.

92- Allâhım ! en üstün makamda sana en yakın olan zâta salât eyle.

93- Allâhım ! şirkin ve küfrün karanlığını yok edip, âleme îman nûrunu yayarak tan yerini ağartan zâta salât eyle.

94- Allâhım ! karanlığı delen yıldız misâli O’zâta salât eyle.

95- Allâhım ! tutunulacak sapa sağlam biricik zâta salât eyle.

96- Allâhım ! dünyâ ehlini cehennemle korkutan zâta salât eyle.

97- Allâhım ! kıyâmet gününün şefaatçisi olan zâta salât eyle.

98- Allâhım ! insanlara kevser havuzundan içirecek olan zâta salât eyle.

99- Allâhım ! Livâil-Hamd sâhibi zâta salât eyle.

100- Allâhım ! insanları hak yola irşâd ederken bütün varlığıyla İslâm Dîni’ni tebliğe yönelen zâta salât eyle.

101- Allâhım ! râzıolduğun hususta tam mânâsıyla gayret eden zâta salât eyle.

102- Allâhım ! son nebîye salât eyle.

103- Allâhım ! son rasûle salât eyle.

104- Allâhım ! hakkı ayakta tutan Mustafâ’ya salât eyle.

105- Allâhım ! Rasûlün Ebu’l-Gâsım’a salât eyle.

106- Allâhım ! âyetler sâhibi olan zâta salât eyle.

107- Allâhım ! bütün insanlara emir ve yasakları açıklayarak doadoğru yolu gösteren deliller sâhibi olan zâta salât eyle.

108- Allâhım ! anlattıklarınındışında nice ilâhi sırlar ve işâretlere sâhibi olan zâta salât eyle.

109- Allâhım ! peygamberliğinden önce kendisinden meydana gelen ve adına irhâsât denilen hârikulâdelikler anlamındaki kerâmetler sâhibi olan zâta salât eyle.

110- Allâhım ! alâmetler sâhibi zâta salât eyle.

111- Allâhım ! peygamberliğine delâlet eden açık âyetler ve burhanlar sâhibi olan zâta salât eyle.

112- Allâhım ! mu’cizeler sâhibi olan zâta salât eyle.

113- Allâhım ! hârikulâde işlerin sâhibi olan zâta salât eyle.

114- Allâhım ! taşların kendisine selâm verdiği zâta salât eyle.

115- Allâhım ! huzûrunda ağaçların secde ettiği zâta salât eyle.

116- Allâhım ! nûrundan çiçeklerin açıldığı zâta salât eyle.

117- Allâhım ! bereketiyle mahsullerin tadlandığı zâta salât eyle.

118- Allâhım ! aldığı abdest suyunun artığıyla ağaçların yeşerdiği zâta salât eyle.

119- Allâhım ! nûrundan bütün nurların yayılıp dağıldığı zâta salât eyle.

120- Allâhım ! kendisine okunan salavât sâyesinde günahların silindiği zâta salât eyle.

121- Allâhım ! kendisine okunan salavâtla ebrâr makâmındaki kulların makâmına erişilen zâta salât eyle.

122- Allâhım ! kendisine okunan salavâtla büyüklerin ve küçüklerin rahmete nâil oldukları zâta salât eyle.

123- Allâhım ! kendisine okunan salavâtla hem bu dünyâda hem âhirette nîmetlere erişilen zâta salât eyle.

124- Allâhım ! kendisine okunan salavâtla Azîz ve Ğaffâr olan Allâh’ın rahmetine erişilen zâta salât eyle.

125- Allâhım ! düşmanların kalbine korku salmakla güçlendirilmiş ve yardım olunmuş olan zâta salât eyle.

126- Allâhım ! seçilmiş azâmet ve şeref sâhibi olan zâta salât eyle.

127- Allâhım ! efendimiz ve gönül sultânımız Muhammed’e salât eyle.

128- Allâhım ! boş sahrâlarda yürüdüğünde vahşî hayvanların bile onun eteğine yapıştığı zâta salât eyle.

129- Allâhım ! O’na âl-i’ne ve ashâbına tam mânâsıyla salât eyle. Hamd âlemlerin Rabbi olan Allâh’a mahsûsdur.

(ikinci dörtte birin başı)
130- Günahlarda dâhil olmak üzere her şeyi bilmesine rağmen engin merhametinden dolayı Allâh’a hamd olsun. Aynı şekilde günahları helâk etmekte dâhil olmak üzere her şeye kaâdir olan afv eden Allâh’a hamd olsun.

131- Allâhım ! şüphesiz ben fakirlikten, zâtından başka birine zelîl olmaktan, senden başkasından korkmaktan, yalan söylemekten, bütün günah çeşitlerini işlemekten ve senin affına aldanıp gururlanarak günâha dalmaktan, düşmanların şamatasından, dermansız dertlerden, ümîdin boşa gitmesinden, nîmeti kaybetmekten, belânın ansızın gelmesinden hep sana sığınırım.

132- Allâhım ! habîbinin lâyık olduğu şekilde efendimiz Muhammed’i mükâfaatlandır. O’na salât ve selâm eyle.

Allâhım ! habîbinin lâyık olduğu şekilde efendimiz Muhammed’i mükâfaatlandır. O’na salât ve selâm eyle.

Allâhım ! habîbinin lâyık olduğu şekilde efendimiz Muhammed’i mükâfaatlandır. O’na salât ve selâm eyle.

133- Allâhım ! dostunun lâyık olduğu şekilde efendimiz İbrâhîm’i mükâfaatlandır. O’na salât ve selâm eyle.

Allâhım ! dostunun lâyık olduğu şekilde efendimiz İbrâhîm’i mükâfaatlandır. O’na salât ve selâm eyle.

Allâhım ! dostunun lâyık olduğu şekilde efendimiz İbrâhîm’i mükâfaatlandır. O’na salât ve selâm eyle.

134- Allâhım ! mahlûkâtının ve arşının ağırlığı, kelimelerinin sayısı ve tamâmen hoşnutluğunla bütün âlemlerde efendimiz İbrâhîm’e salât, merhamet ve bereket ihsân ettiğin gibi, efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne de salât eyle. Şüphesiz sen methedilmeye layık azâmet ve şeref sâhibisin.

135- Allâhım ! efendimiz Muhammed’e salât okuyanların sayısınca ona salât eyle.

136- Allâhım ! efendimiz Muhammed’e salât okumayanların sayısınca ona salât eyle

137- Allâhım ! efendimiz Muhammed’e salât okunan sayısınca ona salât eyle.

138- Allâhım ! efendimiz Muhammed’e okunan salavâtın katlarınca ona salât eyle.

139- Allâhım ! efendimiz Muhammed’e lâyık olduğu şekilde ona salât eyle.

140- Allâhım ! efendimiz Muhammed’e lâyık gördüğün sevip râzı olduğun şekilde ona salât eyle.


ÇARŞAMBA SALAVATLARI

ÇARŞAMBA


1- Allâhım ! efendimiz Muhammed’in ruhlar arasındaki rûhuna, cesetler arasındaki cesedine, kabirler arasındaki kabrine, onun âl-i’ne ashâbına salât ve selâm eyle.

2- Allâhım ! efendimiz Muhammed’e onu zikredenlerin her zikredişinde ona salât ve selâm eyle.

3- Allâhım ! efendimiz Muhammed’i yâd edip hatırlamaktan gâfil olanların sayısınca ona salât eyle.

4- Allâhım ! ümmî nebî efendimiz Muhammed’e, mü’minlerin anneleri olan zevcelerine, zürriyetine, ehl-i beytine sonsuz salât ve selâmla salât eyle, selâm eyle, bereket ihsân eyle.

5- Allâhım ! ilminin kuşattığı ve Ku’ân-ı Kerîm’in bildirdiği gerçekler sayısınca ancak senin râzı olacağın ve kendisine lâyık olan salâtla efendimiz Muhammed’e salât eyle. Vesîle makâmını, fazîlet ve yüksek dereceyi ona ihsân eyle. Allâhım ! kendisine va’d ettiğin Makâm-ı Mahmûd’a onu ulaştır. Lâyık olduğu şekilde onu mükâfaatlandır. Nebîlerden, sıddıklardan, şehitlerden ve sâlihlerden olan bütün kardeşlerine de salât eyle.

6- Allâhım ! efendimiz Muhammed’e salât eyle. Onu kıyâmet günü sana en yakın makâma yerleştir.

7- Allâhım ! efendimiz Muhammed’e salât eyle.

8- Allâhım ! ona izzet, rızâ ve cömertlik tâcını giydir.

9- Allâhım ! efendimiz Muhammed’e kendisi için senden istediği şeylerin en fazîletlisini ona ihsân eyle. Allâhım ! herhangi bir kulunun efendimiz Muhammed için senden istediği şeylerin en fazîletlisini de ona ihsân eyle. Allâhım ! efendimiz Muhammed’e kıyâmet gününe kadar senden istenilmiş olanların en fazîletlisini kendisine ihsân eyle.

10- Allâhım ! efendimiz Muhammed’e; Âdem, Nûh, İbrâhîm, Mûsâ, ve Îsâ’ya, bunlar arasındaki bütün nebîlere rasullere salât eyle. Allâh’ın salât ve selâmı onların hepsinin üzerine olsun. Allâhım ! efendimiz Muhammed’e; Âdem, Nûh, İbrâhîm, Mûsâ, ve Îsâ’ya, bunlar arasındaki bütün nebîlere rasullere salât eyle. Allâh’ın salât ve selâmı onların hepsinin üzerine olsun. Allâhım ! efendimiz Muhammed’e; Âdem, Nûh, İbrâhîm, Mûsâ, ve Îsâ’ya, bunlar arasındaki bütün nebîlere rasullere salât eyle. Allâh’ın salât ve selâmı onların hepsinin üzerine olsun.

11- Allâhım ! efendimiz Âdem babamıza, annemiz Havvâ’ya meleklerinin salâtı kadar salât eyle. Allâhım ! efendimiz Âdem babamızı ve annemiz Havvâ’yı en yüce firdevs cennetine koyup üstün nîmetlerde râzı edinceye kadar, onlara bol rahmet ve kereminden ihsân eyle.

12- Allâhım ! ana-babayı çocukları sâyesinde mükâfaatlandırdığın şeylerin en fazîletlisiyle onları mükâfaatlandır.

13- Allâhım ! efendimiz Cebrâîl’e, Mîkâîl’e, İsrâfîl’e, Azrâîl’e, arşı taşıyan meleklere, diğer meleklere, mukarrabûn makâmındaki meleklere bütün nebî ve rasullere salât eyle. Allâh’ın salât ve selâmı onların hepsinin üzerine olsun.

Allâhım! efendimiz Cebrâîl’e, Mîkâîl’e, İsrâfîl’e, Azrâîl’e, arşı taşıyan meleklere, diğer meleklere, mukarrabûn makâmındaki meleklere bütün nebî ve rasullere salât eyle. Allâh’ın salât ve selâmı onların hepsinin üzerine olsun.

Allâhım! efendimiz Cebrâîl’e, Mîkâîl’e, İsrâfîl’e, Azrâîl’e, arşı taşıyan meleklere, diğer meleklere, mukarrabûn makâmındaki meleklere bütün nebî ve rasullere salât eyle. Allâh’ın salât ve selâmı onların hepsinin üzerine olsun.

14- Allâhım ! efendimiz Muhammed’e bildiklerin sayısınca, bildiklerinin sonsuz ağırlığınca hattâ kelimelerinin adedince salât eyle.

15- Allâhım ! efendimiz Muhammed’e hiç eksilmeyen salâtla salât eyle.

16- Allâhım ! efendimiz Muhammed’e sonsuzluğa kadar hiç eksilmeyen, hattâ zaman tükense bile bitip tükenmeyen salâtla salât eyle.

17- Allâhım ! efendimiz Muhammed’e yaptığın salât ve selâmla ona salât ve selâm eyle. Ayrıca onu lâyık olduğu şekilde mükâfaatlandır.

18- Allâhım ! efendimiz Muhammed’e hem hoşnûd olacağı hem de kendisini menûn edecek ama bizden de memnûn olacağı salâtla ona salât eyle. lâyık olduğu şekilde onu mükâfaatlandır.

19- Allâhım ! nurlarının denizi, sırlarının mâdeni, tek ilâh oluşunu kullarına açıklayan, hükümranlığının altında bulunan herşeyin nâdidesi, tevhîd makâmının imâmı varlık âlemine güzellik katan süsü, her türlü rahmetinin hazînesi, dîninin yolu, tevhîdinle lezzet alan, varlık özünün insanı, her vâr olanın varlık sebebi, yaratılmışların özünün özü, senin aydınlığının nûruna yakın olan efendimiz Muhammed’e Yûce Zâtın vâr oldukça devâm edecek, ancak sen yeterli gördüğünde bu salât son bulacak, hem seni hemde onu memnûn edecek, ama bizden de râzı olmana vesîle olacak olan salâtla ona salât eyle. Ey âlemlerin Rabbi olan Allâhım.

20- Allâhım ! efendimiz Muhammed’e senin ilminde gizli olanlar sayısınca ve senin mülkün devâm ettikçe devâm edecek olan salâtlasalât eyle.

21- Allâhım ! yarattıklarının sayısınca, bizzat senin rızân, arşının ağırlığı, kelimelerinin sayısı, yarattıklarının geçmişte seni zikrettikleri ve gelecek zamanda seni zikredecek olanların sayısınca, her sene, her ay, her Cuma, her gün, her gece, her saat, her koku almada, her nefeste, gözün her açılıp kapanmasında, her canlının gözünü hareket ettirmesinde, sonsuzluğun sonsuzluğuna dünyâ ve âhiretin de sonsuzluğuna kadar hem bunların kat kat fazlasıyla, öncesi olmayacak ve sonu gelmeyecek bir şekilde efendimiz İbrâhîm’in âl-i’ne salât ettiğin ve bereket ihsân ettiğin gibi efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne de salât eyle. Bereket ihsân eyle. Şüphesiz sen methedilmeye layık azâmet ve şeref sâhibisin.

22- Allâhım ! efendimiz Muhammed’e ona olan muhabbetin kadar salât eyle.

23- Allâhım ! efendimiz Muhammed’e olan lutuf ve ihsânın kadar kendisine salât eyle.

24- Allâhım ! efendimiz Muhammed’e senin katındaki şânına lâyık ve kıymetine uygun olarak salât eyle.

25- Allâhım ! efendimiz Muhammed’e öyle salât eyleki o salâtla bizi bütün âfetlerden ve korkulardan kurtar, bütün isteklerimizi yerine getir. Bütün günahlardan bizi temizle. Bizi en yüksek derecelere yükselt. Hem bu dünyâda hem de ölümden sonra bizi bütün hayırlarda en son hedefe ulaştır.

26- Allâhım ! efendimiz Muhammed’e râzı olacağın salâtla salât eyle. O’nun ashâbından da tam anlamıyla râzı ol.

27- Allâhım ! nûru yarattıklarının arasında önde, vâroluşu âlemlere rahmet olan efendimiz Muhammed’e, onun âl-i’ne ve ashâbına, yarattıkların arasında şu âna dek ne kadar gelip geçen varsa, onlardan sa’ıd ve şakî olanların sayısınca, bütün sayıları içine alan, sınırları kuştan, sonu olmayan, bitip tükenmeyen ve zâtınla ebediyyen devâm eden salâtla salât eyle. Aynı şekilde de tam mânâsıyla da selâm eyle.

28- Allâhım ! kalbini celâl, gözünü cemâl sıfatınla doldurduğun, böylece destek ve yardım ikrâm ederek sevindirdiğin, Allâhım ! efendimiz Muhammed’e âl-i’ne ve ashâbına, salât eyle. tam mânâsıyla da onlara selâm eyle. Hamd sâdece Allâh’a âittir.

29- Allâhım ! efendimiz ve gönül sultânımız Muhammed’e, zeytin yaprakları ve bütün meyvelerin yaprakları sayısınca salât eyle.

30- Allâhım ! efendimiz ve gönül sultânımız Muhammed’e, olmuş ve olacakların sayısınca, gecenin kararttığı ve gündüzlerin aydınlattığı canlı-cansız varlıklar adedince salât eyle.

31- Allâhım ! efendimiz ve gönül sultânımız Muhammed’e, onun âl-i’ne, zevcelerine, zürriyetine ümmetinin sayısınca salât eyle.

32- Allâhım ! efendimiz sallallâh-ü aleyh-i vesellem’e yapılan salavâtın bereketi hatrına, bizi dünyâ ve âhirette ona okuduğumuz salât sâyesinde kurtulanlardan, onun kevser havuzuna varıp içenlerden, ona itaat edip sünnetiyle amel edenlerden eyle. Ey âlemlerin Rabbi olan Allâhım. Onunla bizim aramıza kıyâmet günü perde koyma. Bizi, ana-babamızı ve bütün müslümanları bağışla. Hamd âlemlerin Rabbi olan Allâh’a mahsustur.

(ikinci üçte birin başı)
33- Allâhım ! tarafından ihsân edilen kolaylıkla peygamber olarak gönderilmiş, görevini hakkıyla yerine getiren, nebî ve rasullerin en fazîletlisi, en yücesi, yarattıklarının en üstünü, nebîler, rasuller, melekler ve velîlerle sana ulaşan ufukların kandili, efendimiz Muhammed’e ve âl-i’ne ardı ardına devâm eden, nurları kâinâtı aydınlatan salâtla salât eyle, selâm eyle.

34- Allâhım ! Âyetinle medh edilen en fazîletli zât, şeriatin olan ipine sarılan dâvetçilerin en şereflisi nebî ve rasullerin sonuncusu olan efendimiz Muhammed’e, onun âl-i’ne dünyâ ve âhirette bizi umûmî fazlına ve râzı olacağın keremine vuslatına eriştirecek olan salâtla salât ve selâm eyle. Bereket ihsân eyle.

35- Allâhım ! kulların arasında keremli olanların en keremlisi, irşâd yollarına çağıranların en şereflisi, bütün yerlerin ve beldelerin kandili olan efendimiz Muhammed’e, âl-i’ne bitip tükenmeyen dâimâ artan ve bizleride çeşit çeşit ikramlara ulaştıran salâtla salât ve selâm eyle. Bereket ihsân eyle.

36- Allâhım ! makâmı yüce, kendisine ta’zîm ve hürmet vâcib olan efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne, ebediyyen kesilmeyen hattâ sayılarla bile sayılamayan salâtla salât ve selâm eyle. Bereket ihsân eyle.

37- Allâhım ! bütün âlemlerde efendimiz İbrâhîm’e ve onun âl-i’ne salât ettiğin gibi, efendimiz Muhammed’e ve âl-i’ne de salât eyle. Şüphesiz sen methedilmeye layık azâmet ve şeref sâhibisin. Allâhım ! kendisini hatırlayanların her yâd edişinde, ismini zikretmekten gâfil olanların her gaflete düşmesinde, efendimiz Muhammed’e ve âl-i’ne salât eyle.

38- Allâhım ! efendimiz İbrâhîm ve onun âl-i’ne salât, merhamet ve bereket ihsân ettiğin gibi, efendimiz Muhammed’e ve âl-i’ne, salât eyle, merhamet eyle, bereket ihsân eyle. Şüphesiz sen methedilmeye layık azâmet ve şeref sâhibisin.

39- Allâhım ! maddeten mânen temiz ve temizlenmiş olan, ümmî nebî efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne salât eyle. selâm eyle.

40- Allâhım ! kendisiyle peygamberliği sona erdirdiğin, kevser havuzu ve şefaat etme hakkı vermekle kendisine yardım edip kuvvetlendirdiğin zâta selâm eyle.

41- Allâhım ! Hüküm ve hikmet peygamberi, en parlak kandil, en büyük ahlâkla donatılmış mi’râc sâhibi son peygamber, efendimiz Muhammed’e ve âl-i’ne, ashâbına ve sapasağlam yolunda yürüyen tâbiîlerine de salât eyle.

42- Allâhım ! karanlığı şiddetli ve korkulu gecelerde kendileriyle yol bulunan, aynı zamanda karanlığın kandilleri gibi olan İslâm yıldızlarının yollarını efendimizle azametli kıl. efendimiz ve gönül sultânımız Muhammed’e, âl-i’ne ve ashâbına ve sapasağlam yolunda yürüyen tâbiîlerine denizde dalgalar coştukça, uzak yollardan gelen hacılar Kâbe’yi tavâf ettikçe ardı arkası kesilmeyen salâtla salât eyle.

43- Salavâtı şerîfelerin ve selâmın en fazîletlisi, Allâh’ın yüce rasûlü, kulları arasında seçilmiş olan ve âhirette yaratılmışların şefaatçisi, Makâm-ı Mahmûd ve Havz-ı Kevser’in sâhibi, risâlet ve umûmî tebliğin yükünü taşıyan, en büyük ıslâh konusu, din ve dünyâ işlerinde gayret gösterme şerefiyle şereflenen, efendimiz Muhammed’in üzerine olsun.

44- Allâh-u Teâlâ ona, âl-i’ne gece-gündüzler boyu devâm eden salâtla salât eylesin.

45- Efendimiz Muhammed sallallâh-u aleyh-i vesellem, kendisinden önce yaratılanların ve kendisinden sonra yaratılacak olanların efendisi ve en fazîletlisidir.

45- Salavât okuyanların en fazîletli salavâtı, selâm verenlerin verdiği selâmın en iyisi, zikredenlerin en güzel zikri, Allâh’ın salâtlarının en fazîletlisi, en güzeli, en mükemmeli, en bol olanı, en eksiksiz ve noksansız olanı, en açık olanı, en yüce olanı, en temiz olanı, en pâk olanı, en bereketlisi, en iyisi, en çok artıp çoğalanı, en yeterlisi, en parlak olanı, en ulvî olanı, en çok olanı, en toplu birikmiş olanı, en umûmî olanı, en devamlısı, en kalıcısı, en azîz olanı, en üstün olanı, en ulusu, en fazîletlisi, en güzeli, en değerlisi, en keremlisi, en mükemmeli, en tamâm olanı, en azâmetli olanı, Allâh’ın yarattıkları arasında en fazîletlisi ve yarattıklarının biriciği olan, efendimiz Muhammed’in üzerine olsun. Bütün bu salâtlar Allâh’ın yarattıklarının en fazîletlisi, en güzeli, en iyisi, en cömerdi, en mükemmeli, en tamâm olanı, Allâh katında en değerlisi, Allâh’ın rasûlü, nebîsi, habîbi, Allâh’ın seçip çıkarttığı ve Allâh’a devamlı münâcaatta bulunan rasûlü, Allâh’ın has dostu, isyandan uzak olan dostu, Allâh’ın emirlerini güvenle yerine getiren emîni, Allâh’ın kulları arasından seçtiği, yarattıkları arasından özenle çıkardığı, nebîleri arasından hâlis ve en seçkin olan kulu, efendimiz Muhammed’in üzerine olsun. Bütün bu salâtlar kulların kurtulabileceği Allâh’ın en sağlam bağı, Allâh’ın en mâsum kulu, Allâh’ın kullarına nîmeti, rahmet anahtarı, rasuller arasında seçilmiş olanı, Allâh’ın kulları arasında en güzîde olanı, istediğ ve istemediği her husûsta dileklerine ulaşanı, kendisine bağışlanan nîmetlerde ihlâs sâhibi, en yüce peygamber, en doğru sözlü, şefaat ettiğini kurtaran, şefaat etme hakkı verilenlerin en fazîletlisi, kendisine bırakılan emânetlerde emîn, tebliğ ettiği hususlarda doğru sözlü, rabbinin emrini açıklayan, verilen en ağır vazîfeyi yüklenen, Allâh’a ulaşmakta rasullerin Allâh’a en yakın olanı, kıyâmet günü makâm ve fazîlet itibâriyle peygamberlerin en yücesi, nebîler arasında en kerem sâhibi olan efendimiz Muhammed’in üzerine olsun. Yine bütün bu salâtlar Allâh katında en temiz, Allâh’a peygamberlerin en sevimli olanı, derece itibâriyle Allâh katında peygamberlerin en yakın olanı, en çok ecir ve sevâb alanı, kullarının en keremlisi, Allâh katında peygamberlerin en çok rızâya nâil olanı, derece ve makam itibâriyle insanların en yücesi, mekân itibâriyle onların en büyüğü, güzellik ve fazîlet bakımından insanların en mükemmeli, derece yönüyle nebîlerin en fazîletlisi, getirdiği kânunlar itibâriyle peygamberlerin en mükemmeli, soy itibâriyle nebîlerin en şereflisi, konuşması ve kendisine hitâb etmesi yönüyle peygamberler arasında tebliğini en iyi açıklayanı, doğum, hicret, soy ve ashâb yönüyle peygamberlerin en fazîletlisi, neseb itibâriyle insanların en üstün olanı, kabîle bakımından insanların enşerefli olanı, bütün insan ve peygamberlerin bizzay en hayırlı olanı, kalbi vesveselerden arındırılıp nur ve hikmet doldurulmak sûretiyle en temiz olanı, insanların ve peygamberlerin en doğru sözlüsü, ameli en temiz olanları olan efendimiz Muhammed’in üzerine olsun. Bütün bu salâtlar asâlet itibâriyle insanların en sâbit olanı, ahde vefâ yönüyle peygamberlerin en ileri olanı, şeref itibâriyle en oturaklısı, tabiatı en mükerrem olanı, yaratılışı en güzel, zürriyeti en temizleri, dinleyip itaat etme noktasında ilâhî emirlere en çok itaat edeni, makâmı en yûce olanı, ifâde yönüyle peygamberlerin en tatlı konuşanı, selâmı en bol vereni, değer itibâriyle onların en takdire lâyık olanı, üstün sıfatlarla insanların en çok övüleni, en güzel ahlâka sâhib olmakla en çok beğenileni, Mukarrebûn makâmındaki Allâh’a en yakın olan melekler arasında peygamberler içinde en çok zikredileni, ahde vefâ da insanların en ileride olanı, vaâd etmekte en sadâkatli olanı, insanların en çok şükredeni, yaptığı iş yönüyle en üstün olanı, sabrı en güzel olanı, hayır itibâriyle insanların en güzel olanı, kolaylığa en yakın olan, efendimiz Muhammed’in üzerine olsun. Ve tüm bu salâtlar mekân itibâriyle insanların ulaşamayacağı kadar en uzak olanı, şânı en yüce, delîli en sağlam, kıyâmet günü mîzanda insanlar arasında hayrı en ağır gelip de en tercih edileni, îmân yönüyle insanların ilki, muhâtablarına merâmını anlatmakta konuştuğunu en açık dile getireni, lisânı en fasîh olanı, delîl ve hüccet bakımından hükmünü dinletmekte insanların en üstünü, efendimiz Muhammed’in üzerine olsun.

PERŞEMBE SALAVATLARI

PERŞEMBE


1- Allâhım ! kulun, rasûlün, ümmî nebî efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne salât eyle.

2- Allâhım ! efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne, kendisine mükâfaat vermek için senin rızânı sağlayacak salâtla salât eyle. O’na vesîle makâmını, va’d ettiğin Makâm-ı Mahmûd’u ve fazîlet ihsân eyle. Bir nebî kavmi adına, bir rasûlü de ümmeti adına mükâfaatlandırdıklarının en fazîletlisiyle bizim adımıza onu lâyık olduğu şekilde mükâfaatlandır. Ey merhametliler merhametlisi. Nebîlerden ve sâlihlerden olan onun bütün kardeşlerine de salât eyle.

3- Allâhım ! salavatının en fazîletlilerini, artıp çoğalan faydaların en şereflilerini, bereketlerinin artmasını, şefkat, merhamet ve ikrâmından ileri gelen ihsanlarını, çeşitli nîmetlerin en fazîletlilerini, hayrın önderi, iyilikler fâtihi, rahmet peygamberi ve bu ümmetin efendisi olan, âlemlerin Rabbi Allâh’ın Rasûlü ve Rasullerin efendisi, efendimiz Muhammed’e ihsân eyle.

4- Allâhım ! makâmı öncekilerin ve sonrakilerin gıpta ettiği, veefendimizin memnûn olacağı, sana olan yakınlığını artıracağın Makâm-ı Mahmûd’a ulaştır.

5- Allâhım ! fazlı, fazîleti, şerefi, cennetin en yüce makâmı olan vesîleyi, üstün derece ve makamların en üstününü efendimiz Muhammed’e ihsân eyle.

6- Allâhım ! efendimiz Muhammed’e vesîle makâmını ihsân eyle. O’nu emellerine ulaştır. O’nu ilk şefaat eden ve şefaati ilk kabûl edilen kişieyle.

7- Allâhım ! nübüvvetine işâret eden delillerini muazzam eyle. O’nun mîzânını ağır eyle. O’nun hüccetini aydınlık kıl. Derecesini yedinci kat semâda bulunan mukarrebûn melekler, peygamberler, şehitler, velîler ve âlimlerin ruhlarının bir araya geldiği, yüce makâm ehl-i arasında yükselt. Makâmını mukarrebûn makâmının da en üsyüne çıkart.

8- Allâhım ! bizi onun sünnetiyle canlandır. O’nun dîninde hayat sürerek öldür. O’nun şefaatine erenlerden eyle. O’nun cemaati aasında haşreyle. Bizi kevser havuzuna ulaştır. Havuzun kadehlerinden ayıplarımız meydâna çıkarılmaksızın içir. Pişmân olmadan, şüpheye düşmeden, hiç bir değişiklik olmaksızın, fitneye düşenlerden ve düşürülenlerden de olmaksızın, o kevser havuzunun kadehleriyle bize kevser şarabından içir. Ey âlemlerin Rabbi olan Allâhım.

9- Allâhım ! efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne, vesîle makâmını, fazîlet ve yüksek dereceyi ihsân eyle. O’nu nebîlerden olan kardeşleriyle berâber, kendisine va’d ettiğin Makâm-ı Mahmûd’a ulaştır. Allâhım ! bu ümmetin efendisi ve rahmet nebîsi olan efendimiz Muhammed’e, babamız Âdem’e, annemiz Havvâ’ya ve bunlardan dünyâya gelen nebîler, sıddıklar, şehitler ve sâlihlerden olan zâtlara, yer ve gök ehlinden olan bütün meleklerine ve onlarla birlikte bize de salât eyle. Ey merhametliler merhametlisi olan Allâhım.

10- Allâhım ! beni, günahlarımı, ana-babamı bağışla. Allâhım ! beni küçükken terbiye edip yetiştirdiği için, anne-babama merhamet eyle. Bütün kadın ve erkek mü’minleri, bütün kadın ve erkek müslümanları, onlardan ölmüş olanların ve dirilerinin de günahlarını bağışla. Kendimizle onlar arasında ihtimâm göstermek, düşmanlık etmemek, birbirimize duâ etmek gibi hayırlarla bize yardım eyle. Rabbim beni bağışla, bana merhamet eyle. Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın. Güç ve kuvvet ancak yûce ve azîm olan Allâh’ındır.

11- Allâhım ! nurların nûru, sırların sırrı, ebrâr makâmındaki ümmetin en sâdık en hayırlı kullarının efendisi, şerefli rasullerin süsü, gecenin üzerine karardığı ve gündüzün aydınlattıklrının en kerem sâhibi efendimiz Muhammed’e, dünyânın ilk ânından son vaktine değin inen yağmur tâneleri, bitkiler ve bütün ağaçlarda bitenlerin sayısınca, Vâhid ve Kahhâr olan Allâh’ın mülkü devâm ettikçe devâm eden salâtla salât eyle.

12- Allâhım ! efendimiz Muhammed’in dünyâda Ravza-ı Mutahhara’sını, âhirette ise Firdevs-i Âlâ’ daki makâmını, çeşitli ikrâmlarla mükerrem ve muazzam kılacağın, kıyâmet günü kendisinin arzu ettiği ve râzı olacağı şeylere ulaştıracağın salâtla ona salât eyle.

13- Efendimiz ey Muhammed ! bu salât, üzerimize vâcib olan senin hakkını ta’zîm içindir.

Efendimiz ey Muhammed ! bu salât, üzerimize vâcib olan senin hakkını ta’zîm içindir.

Efendimiz ey Muhammed ! (Sallallâh-ü Aleyh-i ve Sellem) bu salât, üzerimize vâcib olan senin hakkını ta’zîm içindir.

14- Allâhım ! –Hâ- sı rahmet, iki –Mîm- i hükümranlık ve –Dâl- harfinde işâret edilen bütün yaratılmışların sığınağı M-u-Ha-m-M-e-D-’e, seyyîd, bütün fazîletlere sâhib, kâmil, nûru ilk yaratılan olmakla, âlemlere rahmet ve nübüvveti tamamlayan efendimiz Muhammed’e, ilminde bulunanların sayısınca, zikredenlerin seni ve onu zikrettiği, gâfillerinse senin ve onun zikrinden gâfil kaldıkları sürece ve yûce zâtın ebedî devâm ettikçe bâkî kalacak, yeter olduğuna senin hükmetmen hâriç sona ermesi söz konusu bile olmayacak salâtla salât eyle. Şüphesiz sen her şeye güç yetirensin. Şüphesiz sen her şeye güç yetirensin. Şüphesiz sen her şeye güç yetirensin.

15- Allâhım ! hidâyet güneşlerinin en güzeli ve nûr bakımından en şereflisi olan ümmî nebî efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne, salât eyle. Zîrâ efendimiz Muhammed (Sallallâh-ü Aleyh-i ve Sellem) risâletine âit haberler husûsunda peygamberlerin en meşhûru ve övülmeye en lâyık olanı, nûru bütün peygamberlerin nûrundan daha parlak, daha şerefli ve daha berrak, ahlâk îtibâriyle onların en pâk ve daha tertemiz olanı, yaratılış yönüyle de onların en mükerrem ve vücûdu en sağlam olanıdır.

16- Allâhım ! ayın ondördünden daha güzel, yağmur bulutları ve okyanuslardaki suların bolluğundan bile daha cömert olan efendimiz ümmî nebî Muhammed’e ve onun âl-i’ne, salât eyle.

17- Allâhım ! zâtı ve hayâtı bereketin tâ kendisi olan, onun zikri ve kokusunun mânevî güzelliği yaratılmışların her birini mest eden efendimiz ümmî nebî Muhammed’e ve onun âl-i’ne, salât eyle.

18- Allâhım ! efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne salât ve selâsm eyle.

19- Allâhım ! efendimiz İbrâhîm’e ve onun âl-i’ne salât, merhamet ve bereket ihsan ettiğin gibi, efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’nede salât, merhamet ve bereket ihsân eyle. Şüphesiz sen methedilmeye lâyık azâmet ve şeref sâhibisin.

20- Allâhım ! kulun, nebîn, rasûlün, ümmî nebîn efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne, salât eyle.

21- Allâhım ! efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne dünyâ ve âhiret dolusunca salât eyle. Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne dünyâ ve âhiret dolusunca bereket ihsân eyle. Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne dünyâ ve âhiret dolusunca merhamet ihsân eyle. Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne dünyâ ve âhiret dolusunca selâm eyle.

22- Allâhım ! efendimiz Muhammed’e kendisine salât okumamızı emrettiğin şekilde salât eyle. Efendimiz Muhammed’e salât okunması en uygun olan şekilde salât eyle.

23- Allah’ım! bütün peygamberler arasından seçilen nebine, bütün kulların arasından kendisine razı olduğun rasulüne, Hz. Âdem (a.s.)’dan vucut alemine teşrif edinceye kadar en şerefli mahlukatın arasından seçtiğin veline, semâvî vahiy konusundaki eminine salat eyle.

24- Allah’ım! A’râf Sûresi’nde anlatılan, adalet ve merhameti ayakta tutan öncekilerinin en kerem sahibi ve en şerefli babalarının sulbünden, hatta ana tarafındanda en temiz asillerin soyundan getirerek islama karşı gelenleri kendisiyle hidayete erdirip, iffet yolunu açıkladığın Abd-i Menâf Oğlu Aabdulmuttalib’in neslinden seçip çıkardığın, efendimiz Muhammed’e salat eyle.

25- Allah’ım! Senden istenen şeylerin en faziletlisi hatırına, isimlerinin sana en sevimli ve en mükerrem olanı hatırına, nebimiz efendimiz Muhammed (s.a.v.) vesilesiyle bize ihsan ettiğin nimetler hatırına, Hz. Muhammed vasıtasıyla bizi sapıklıktan koruduğun, kendisine salavat okumamızı emrettiğin, ona okuduğumuz salavatı hem dünya ve ahirette makam kabul ettiğin, hemde zatından gelen bir lutuf ve ihsan olarak, günahlarımızı affettiğin için, emrine saygı gösterip bu husustaki tavsiyene uyarak özellikle nebimiz efendimiz Muhammed (s.a.v.) in hakkını eda etmek için yüce zatından bize vaad edilenlerin yerine getirileceğine tüm kalbimizle inanarak, sana yalvarıp dua ediyoruz. Ey Allah’ım! Kâlû Belâ’da biz ona iman edip kendisini tastik ettiğimizde, efendimize indirilen Kur’ân-ı Kerîm’e tabi olduğumuz vakit, hani Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurmuştun: “Şüphesiz Allah ve melekleri peygambere çok salat ederler. Ey iman edenler ! sizde ona salat edin ve tam bir teslimiyetle selam edin.” Bu şekilde peygamberine salavat okumayı kullarına farz kıldın. Salavat okumalarını onlara emrettin. Ey Rabbim ! yüce zatının hürmetine, azamet nurunun ve ihsan makamındakiler için zatına vacip kıldıkların hatırına, kulun, rasulun, nebin ve yarattıklarının en hayırlısı olan, o şanlı efendimiz Hz. Muhammed’e, yarattıklarından herhangi birine salat ettiğin salatın en faziletlisiyle, senin ve bütün meleklerinin salat etmesini istiyoruz. Şüphesiz sen methedilmeye layık azamet ve şeref sahibisin.

26-Allah’ım! Efendimiz muhammed’in derecesini yükselt. Makamını yücelt. Kıyamet günü onun mizanını ağır kıl. Delilini aydınlık, dinini daima belirgin, mükafatını bol, nurunu aydın, iki cihanda şerefini daim eyle. Ve gözünü aydınlatacak neslini ve Ehl-i Beyt-i’ni onunla beraber eyle. O’nu kendisinden önce gelip geçen nebiler arasında azamet sahibi kıl.

27- Allah’ım! Efendimiz Muhammed’i kendisine tabi olanlar itibariyle, peygamberler arasında ümmeti ve veziri en çok olan, nuru ve yücelği bütün peygamberlerin en faziletlisi olanı, derece itibarıyla da peygamberlerin en üstünü, cennetteki makamını ise, en uçsuz bucaksız geniş olanı eyle.

28- Allah’ım! O’nu önde gidenlerden, derecesini seçinen zatlar arasından, makamını halis kulların arasından seçilip çıkarılanlardan, mekanını ise, zatına yakınlığı olan mukarrebun makamındaki kimselerden eyle.

29- Allah’ım! Efendimiz Muhammed’i senin katında derecesi keremlilerin en keremlisi, sevabı en faziletlisi, meclisi zatına en yakın, makamı en sâbit kalıcı, sözü en doğru, isteği en güzel yerine getirilen, katında kendisine ihsan edilecek olanların en faziletlisi, senin katındakilerin en çok rağabet edileni eyle. O’nu kendisinin üzerinde hiçbir derece olmayan, ve en yüce cennetlerden biri olan firdevs köşklerinde konuk eyle.

30- Allah’ım! Efendimiz Hz Muhammd’i en doğru konuşan, dileği hemen yarine getirilen, ilk şefaatçi, ümmeti hakkında öncekilerin ve sonrakilerin gıpta edicekleri şefaaatle şefaat ederek, şefaati kabul edilen, kullarını cennetlik ve cehennemlik olarak ayırmak için seçtiğinde,

efendimiz Muhammed’i söz sahipleri arasında en doğru sözlü olanı, yolunu hidayetle erdirilenler arasında en yakîn ve amel edenlerin en iyisi bir peygamber eyle.

31- Allah’ım! Peygamberimizi bizim için arkadan gelen ümmetine imkanlar hazırlayan öncü, kevser havuzunu önce ve sonradan varanlarımıza buluşma yeri eyle.

32- Allah’ım! Bizi onun cemaati arasında haşreyle. Sünnetiyle amel etmek nasip eyle. O’nun dini üzere yaşarken bizi öldür. O’nun nur cemalini bize göster. Bizi onun cemaati ve tabileri arasına dahil et.

33- Allah’ım! Biz görmeden ona iman ettik, birbirimize kavuştur. Bizi onun kevser havuzuna ulaştırana değin, onun girdiği yerlere bizleride dahil edinceye kadar, onunla aramızı ayırma. Bizi kendilerine nimetler verilen, nebiler, sıddıklar, şehitler ve onun salih arkadaşlarından eyle. Onlar ne güzel arkadaştırlar. Hamd alemlerin rabbi olan Allah’a mahsustur.

34- Allah’ım! Efendimiz Muhammed ( s.a.v.) hidayet nuru, insanları hayıra sevkeden, iki cihan saadetine insanları davet eden, rahmet peygamberi, takva sahiplerinin imamı, kendisinden sonra asla peygamber gelmeyecek olan alemlerin rabbi Allah’ın resulüdür. Efendimiz Muhammed ( s.a.v.); risaletini tebliğ ettiği, kullarına nasihat ettiği, ayetlerini onlara okuduğu, dini yasakları işleyenlere şer’i ölçüler olarak, Had’leri yerine getirdiği,

hükmünü yerine getirdiği, sana itaati emrettiği, sana isyanı yasakladığı, dostluk edilmesini istediğin kimseleri dost edindiği, düşmanlık edilmesini istediğin kimseleri de düşman kabul ettiği için efendimiz Muhammed’e salat eyle.

35- Allah’ım! Cesetler arasında Hz. Muhammed’in cesedine, ruhlar arasında Hz. Muhammed’in ruhuna, durak yerleri arasında onun durduğu makamlara, Meşhedler; cesetlerin bulunduğu yerler arasındaki, mübarek cesedinin metfun bulunduğu meşhedine, zikredilince zikrine, tarafımızdan nebimiz Muhammed’e salat eyle.

36- Allah’ım! Zikredildiği şekilde yüce zatının selamını rahmet ve bereketlerini tarafımızdan ona ulaştır.

37- Allah’ım! Mukarrebun makamındaki meleklerine, bütün ayıplardan pak nebilerine, ilahi kitapla gönderilen resullerine, arşı taşıyan meleklerine, efendimiz Cebrail (a.s.), Mikail (a.s.), İsrafil (a.s.), Azrail (a.s.), cennetin bekçisi Rıdvan, ve cehennemin bekçisi Malik’e, insanların sağında ve solunda bulunan hayır ve şerleri kaydeden, Kiramen Katibîn’e, bütün yer ve gök ehlinden sana itaat edenlere, salat salat eyle.

38- Allah’ım! Rasullerin Ehl-i Beyt’lerinden herhangi birine verdiğin şeylerden daha faziletlisini, peygamberinin Ehl-i Beyt’inede ihsan eyle. Rasullerin ashabından herhengi birini mükafatlandırdığın şeylerin daha faziletlisiyle, peygamberimizin ashabınıda mükafatlandır.

39- Allah’ım! Mü’min kadın ve erkekleri, müslüman kadın ve erkekleri, onların ölülerini ve dirilerini bağışla. “.. Rabbimiz ! bizi ve bizden önce ölen din kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde iman edenlere karşı hiçbir kin bırakma. Rabbimiz şüphesiz sen çok şefkatli, çok merhametlisin.”

40- Allah’ım! Haşimi soyundan olan efendimiz Muhammed nebiye onun ali ve ashabına salat eyle.tam manasıyla selam eyle.

41- Ey merhametliler merhametlisi Allah’ım! Senin hoşnut olacağın, seni ve kendisini razı edecek, bizdende memnun kalacağın salatla, insanlığın en hayırlısı efendimiz Muhammed’e salat eyle.

42- Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e onun âl-i ve ashabına, her tarafa güzel kokular yayan, içinde bereketler bulunan, Allah’ın mülkü devam ettikçe devam edecek olan, bol, güzel ve tam manasıyla salat ve selam eyle.

43- Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne feza dolusu, ve gökteki yıldızlar sayısınca, bugüne kadar yattıkların ve kıyamete kadar yaratacakların miktarınca, yer ve gök yüzünü dengede tutacak olan salat ile salat eyle.

44- Allah’ım! Efendimiz İbrahim’e salat ettiğin gibi, efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne de salat eyle. Bütün alemlerde efendimiz İbrahim’e ve onun âl-i’ne bereket ihsan ettiğin gibi, efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne de bereket ihsan eyle. Şüphesiz sen met edilmeye layık azamet ve şeref sahibisin.

45- Allah’ım! Ben; din, dünya ve ahiret işlerimde bütün günahlardan bağışlanma, afet ve kederlerden ise, selamet bulmak istiyorum.

46- Allah’ım! Günahlarımızı, ayıp ve isyanlarımızı, yüce kereminle ört.

Allah’ım! Günahlarımızı, ayıp ve isyanlarımızı, yüce kereminle ört.

Allah’ım! Günahlarımızı, ayıp ve isyanlarımızı, yüce kereminle ört.

47- Allah’ım! Yüce hakkın ve nur Cemal’inin hatırına, yüce Arş’ın, azametin, celalin, cemalin, kudret, güç ve kuvvetinle. Arş’ını taşıyan Kürsî’nin hakkı için, ve yarattıklarından hiçbir kimsenin bilgisinin olmadığı, sır hazinelerinin isimleri hürmetine, ya rabbi ! senden talep ediyorum.

48- Allah’ım ! Sırlarını üzerine koyduğunda geceyi karartan, gündüzün açıklığına koyduğunda gündüzleri aydınlatan, gökyüzünü direksiz tutan, yeryüzünde sapa sağlam duran, dağların üzerine yerleştirdiğinde ise dağları yerine çakan, denizlere ve vadilere yazdığında suları taşıyıp akıtan su pınarlarını coşturan, bulutun üzerinede yerleştirdiğinde de yağmurlar yağdıran, ismin hürmetine ya rabbi ! senden talep ediyorum.

49- Allah’ım! Efendimiz İsrafil (a.s.)’ın alnında yazılmış olan isimler, ve efendimiz Cebrail (a.s.)’ın alnında yazılmış olan isimler hatırına, mukarrebun makamındaki meleklerin üzerinde yazılmış olan isimler hürmetine senden istiyorum.

50- Allah’ım! Arş’ın etrafında yazılmış isimler, ve Kürsî’nin çevresinde yazılmış isimler hatırına senden istiyorum.

51-Allah’ım! Zeytin yaprağı üzerine yazılmış olan İsm-i Âzam hatırına, senden talep ediyorum.

52- Allah’ım! Zatını kendileriyle isimlendirdiğin, bildiğim ve bilmediğim, yüce isimlerle senden talep ediyorum.


CUMA SALAVATLARI

CUMA


1- Allâh’ım! Efendimiz âdem (a.s.)’ ın sana duâ ettiği isimlerle, sana dileklerimi arz ederim. Efendimiz Nûh (a.s.)’ın sana duâ ettiği isimlerle, efendimiz Hûd (a.s.)’ın sana duâ ettiği isimlerle, efendimiz İbrâhîm (a.s.)’ın sana duâ ettiği isimlerle, efendimiz Sâlih (a.s.)’ın sana duâ ettiği isimlerle, efendimiz Yûnûs (a.s.)’ın sana duâ ettiği isimlerle, efendimiz Eyyûb (a.s.)’ın sana duâ ettiği isimlerle, efendimiz Yakûb (a.s.)’ın sana duâ ettiği isimlerle, efendimiz Yûsûf (a.s.)’ın sana duâ ettiği isimlerle,

2- Efendimiz Mûsâ (a.s.)’ın sana duâ ettiği isimlerle, efendimiz Harun (a.s.)’ın sana duâ ettiği isimlerle, efendimiz Şuayb (a.s.)’ın sana duâ ettiği isimlerle, efendimiz İsmâîl (a.s.)’ın sana duâ ettiği isimlerle, efendimiz Dâvûd (a.s.)’ın sana duâ ettiği isimlerle, efendimiz Süleymân (a.s.)’ın sana duâ ettiği isimlerle efendimiz Zekeriyyâ (a.s.)’ın sana duâ ettiği isimlerle, efendimiz Yahyâ (a.s.)’ın sana duâ ettiği isimlerle, efendimiz Ermiyâ (a.s.)’ın sana duâ ettiği isimlerle,

3- Efendimiz Şâ’ya (a.s.)’ın sana duâ ettiği isimlerle, efendimiz İlyâs (a.s.)’ın sana duâ ettiği isimlerle, efendimiz Elyesâ (a.s.)’ın sana duâ ettiği isimlerle, efendimiz Zülkifl (a.s.)’ın sana duâ ettiği isimlerle, efendimiz Yûşâ (a.s.)’ın sana duâ ettiği isimlerle, efendimiz Îsâ (a.s.)’ın sana duâ ettiği isimlerle, efendimiz Muhammed (s.a.v)’in (ona ve tüm nebîlerin rasullerin hepsine salât ve selâm olsun.) sana duâ ettiği isimlerle, ey alemlerin rabbi olan Allâh’ım ! zikrettiğim nebîler ve resuller hürmetine onların sana münâcaatta bulunduğu ve duâ ettiği isimler hürmetine,

4- Semâ kurulmadan, yeryüzü döşenmeden, dağlar yerinde sâbit tutulmadan, denizler gürül gürül akmadan, su kaynakları kaynayıp coşmadan, nehirler çağlamadan, güneş doğmadan, ay aydınlatmadan, yıldızlar parlamadan önce, yarattığın şeyler sayısınca, nebîn, efendimiz Muhammed’e senin salât etmeni istiyorum. Zîrâ sen zâtında olduğun gibisin, senin durumunu hiçbir kimse bilmez, ancak sen bilirsin sen birsin ve ortağın da yoktur.

5- Allâh’ım! Hilm’in sayısınca, efendimiz Muhammed’e salât eyle, İlminin sayıları miktârınca, efendimiz Muhammed’e salât eyle. Bitmez tükenmez kelimelerinin adedince, efendimiz Muhammed’e salât eyle. Nîmetlerinin sayıları miktarınca, efendimiz Muhammed’e salât eyle. Semâlar dolusunca, efendimiz Muhammed’e salât eyle. Yeryüzü dolusunca, efendimiz Muhammed’e salât eyle. Arşının dolusu kadar, efendimiz Muhammed’e salât eyle. Ve onun ağırlığınca, efendimiz Muhammed’e salât eyle. Levh-i Mahfûz’da, olmuş ve olacak her şeyi yazan kaleminin yazdığı şeyler sayısınca, efendimiz Muhammed’e salât eyle. Yedi kat semâda yarattıklarının sayısı miktârınca, efendimiz Muhammed’e salât eyle. Kıyâmet gününe kadar, her gün bin defâ, efendimiz Muhammed’e salât eyle.

6- Allâh’ım! efendimiz Muhammed’e dünyâyı yarattığın günden kıyâmet gününe kadar, gökyüzünden yeryüzüne yağan yağmur tânelerinin sayısınca, her gün bin kere salât eyle.

7- Allâh’ım! Dünyâyı yarattığın günden kıyâmet gününe kadar, seni Sübhânellâh diyerek Tesbîh, Lâilâhe İllallâh diyerek Tehlîl, Tekbîr, Sübhâne Rabbiyel Azîm diyerek, Ta’zîm, edenlerin sayısınca, her gün bin kere efendimiz Muhammed’e salât eyle.

8- Allâh’ım! Onların nefesleri ve lafızları sayısınca, efendimiz Muhammed’e salât eyle.. Dünyâyı yarattığın günden kıyâmet gününe kadar, onların aralarında bulunan ve yaratmış olduğun ruh taşıyan her canlı adedince, her gün bin kere efendimiz Muhammed’e salât eyle..

9- Allâh’ım! Efendimiz Muhammed’e, hareket eden bulutlar adedince, salât eyle. Esen rüzgârlar sayısınca, dünyâyı yarattığın günden kıyâmet gününe kadar, her gün bin kere salât eyle..

10- Allâh’ım! Dünyâyı yarattığın günden kıyâmet gününe kadar, yerle gökyüzü arasında yarattıklarının tamâmı, ve üzerinde rüzgârın esip, hareket ettirdiği dallar, yapraklar, ağaçlar ve meyveler sayısınca, efendimiz Muhammed’e her gün bin kere salât eyle..

11- Allâh’ım! Dünyâyı yarattığın günden kıyâmet gününe kadar, gökyüzündeki yıldızlar sayısınca, efendimiz Muhammed’e her gün bin kere salât eyle..

12- Allâh’ım! Senin kudret ve azâmetine işâret eden, yeryüzünün taşıdığı şeyler dolusunca, efendimiz Muhammed’e salât eyle..

13- Allâh’ım! Hakkındaki bilgiyi ancak yüce zâtının bildiği, yedi denizde yarattığın varlıklar sayısınca, kıyâmet gününe kadar her gün bin kere, efendimiz Muhammed’e salât eyle.

14- Allâh’ım! Efendimiz Muhammed’e yedi deniz dolusunca salât eyle. Yûce Zât’ının kudretini işâret eden, bu yedi denizin taşıdığı ağırlık miktarınca salât eyle.

15- Allâh’ım! Dünyâyı yarattığın günden kıyâmet gününe kadar, denizlerdeki dalgalar sayısınca, her gün bin kere, efendimiz Muhammed’e salât eyle.

16- Allâh’ım! Dünyâyı yarattığın günden kıyâmet gününe kadar, yeryüzünün derinlikleri, ovaları ve dağlarında bulunan kum tâneleriyle, çakıl taşları sayısınca, her gün bin kere, efendimiz Muhammed’e salât eyle..

17- Allâh’ım! Dünyâyı yarattığın günden kıyâmet gününe kadar, tatlı ve tuzlu sular, hareket edip dalgalandığındaki dalgalar adedince, efendimiz Muhammed’e salât eyle. Toprağın üzerinde ve yeryüzünün derinliklerinde, doğuda, batıda, ovalarda, dağlarda, vadilerde, yeryüzündeki her yerde ve her yolda îmâr edilmiş yâhut harâb kalmış yerlerde ve bütün bunların üzerinde ve içinde, yaratmış olduğun ne kadar çakıl taşı ve küçük taş ve kuru çamur, kırıntılarına varıncaya kadar neler varsa, o tâneler sayısınca, efendimiz Muhammed’e her gün bin kere salât eyle..

18- Allâh’ım! Dünyâyı yarattığın günden kıyâmet gününe kadar, yeryüzünün doğusu, batısı, kıble istikâmeti, ovaları, dağları ve vâdîlerindeki ağaçlar, meyveler, yapraklar, ekinler ve bütün bunlardan bereketle çıkan bitkilerinin sayısınca, efendimiz nebî Muhammed’e her gün, bin kere salât eyle.

19- Allâh’ım! Dünyâyı yarattığın günden kıyâmet gününe kadar, yaratmış olduğun ve yaratacağın cinler, insanlar ve şeytanlar sayısınca, efendimiz Muhammed’e her gün, bin kere salât eyle.

20- Allâh’ım! Dünyâyı yarattığın günden kıyâmet gününe kadar, onların bedenlerinde, yüzlerinde, başlarında, bulunan her tüy sayısınca, efendimiz Muhammed’e her gün, bin kere salât eyle.

21- Allâh’ım! Dünyâyı yarattığın günden kıyâmet gününe kadar, kuşlar kanat çırptıkça, cinler ve şeytanlar uçtukça, efendimiz Muhammed’e her gün, bin kere salât eyle..

22- Allâh’ım! Dünyâyı yarattığın günden kıyâmet gününe kadar, sayılarını ancak Yûce Zât’ının bildiği, yeryüzünün doğusu ve batısındaki, insanlar ve cinlerin sayısıyla, küçük-büyük dört ayaklı olarak yarattığın her hayvan adedince, efendimiz Muhammed’e her gün, bin kere salât eyle..

23- Allâh’ım! Dünyâyı yarattığın günden kıyâmet gününe kadar, yeryüzünde onların adımları sayısınca, efendimiz Muhammed’e her gün, bin kere salât eyle..

24- Allâh’ım! Kendisine salât okuyanların sayısınca, efendimiz Muhammed’e salât eyle. Kendisine salât okumayanların sayısınca, efendimiz Muhammed’e salât eyle. Biten bitkiler ve yağan yağmur damlalarınca, efendimiz Muhammed’e salât eyle.. Vâr olan her şey adedince, efendimiz Muhammed’e salât eyle..

25- Allâh’ım! Efendimiz Muhammed’e karardığında geceleyin, gündüz aydınlandığında, salât eyle.. Dünyâda ve âhirette, efendimiz Muhammed’e salât eyle.. Efendimiz Muhammed’e tertemiz bir genç olduğu zamân ki halinde de salât eyle. efendimiz Muhammed’e râzı olduğun olgunluk hâlinde de salât eyle.. Efendimiz Muhammed’e beşikte çocuk olduğu andan beri salât eyle. Efendimiz Muhammed’e salât etmekten geriye artacak hiçbir şey kalmayıncaya kadar salât eyle..

26- Allâh’ım! Söyleyince tasdik ettiğin, isteyince her istediğini verdiğin, efendimiz Muhammed’e vaâd ettiğin Makam-ı Mahmûd’u ikrâm eyle.

27- Allâh’ım! Efendimiz Muhammed’in yolunu yûce, burhânını şerefli, peygamberliğini açıklayan dellilerini belirgin, faziletini bütün yaratılmışlara aşikâr eyle.

28- Allâh’ım! Onun ümmeti hakkındaki şefaatini kabûl eyle. Bize sünnetiyle amel etmeyi nasîb eyle. Bizi onun dini üzere yaşayıp ölmeyi nasîb eyle. Bizi onun cemaati arasında ve sancağı altında haşreyle. Bizi onun arkadaşları arasına kat. Kevser havuzuna ulaştır. O havuzun kadehleriyle kevser şarabından içir. Onun muhabbetiyle bizleri nasîblendir.

(Burada Okuyucu kendi ismini okumalıdır. Mesela: Okuyucunun ismi Ali, Babasının ismi Ahmed olsun. (Ali Bin Ahmed), der. Mesela: Okuyucunun ismi Fâtıma, Babasının ismi Ahmed olsun. (Fâtıma Binti Ahmed), der.)

29- Allâh’ım! Sana duâ ettiğim isimler hürmetine, anlatmaya çalıştıklarım ve ilmini ancak Yûce Zât’ının bildiği şeyler sayısınca, efendimiz Muhammed’e salât etmeni, bana da merhamet etmeni, tövbemi kabûl edip, maddî mânevî musîbetlerin hepsinden beni kurtarmanı, bana âfiyet vermeni, kadın-erkek bütün mü’minlere, ve kadın-erkek bütün müslümanlara, onların ölü ve dirilerine, merhamet etmeni bu günahkâr ve hatâlı zayıf kulunun tövbesini kabûl ederek bağışlamanı, senden taleb ediyorum. Ey âlemlerin rabbi olan Allâh’ım! Âmîn...

30- Peygamberimiz (s.a.v.) efendimiz şöyle buyurmuştur: “ Kim bu salavâtı bir kez okursa, Allâh (c.c)’u ona kabûl olunmuş bir hac ve İsmâîl (a.s.)’ın çocuklarından bir köleyi âzâd eden kimsenin sevâbını verir.”



--- Allâh (c.c)’u şöyle buyurmaktadır: “ Ey Meleklerim ! Bu bir kuldur ki; Habîbim Muhahammed (s.a.v.)’e çokça salât etmiştir. İzzetime, Celâlime, varlığıma, övülmeye lâyık olmama ve Yûce olmama yemîn olsun ki, salât ettiği her harf mukâbilinde cennette ona bir saray vereceğim. Onun yüzünün nûru, Ay’ın ondördü gibi, kıyâmet gününde Livâü’l-Hamd sancağı altında bana gelecek ve avucu Habîbim Muhammed (s.a.v.)’in avucunda olacaktır.” Bu fazîlet bu salavâtı Cum’â Günü okuyan kimse içindir. Allâh (c.c) büyük fazîlet sâhibidir. [1]

31- Allâh’ım! Azâmet, kudret, celâl, izzet ve saltanatın adına, Kürsî’nin taşıdıkları hürmetine, zâtını kendisiyle isimlendirdiğin ve Kur’ân-ı Kerîm’in içine yerleştirdiğin katındaki gayp ilmine seçip ayırdığın gizli olan yüce isminin hatırına, kulun ve resulün, efendimiz Muhammed’e salât etmeni istiyorum. Allâh’ım kendisiyle sana duâ edildiğinde kabûl ettiğin, onunla bir şey istenildiği zamân verdiğin, ismin hatırına senden talep ediyorum.

32- Allâh’ım geceye koyduğunda zamânı karartan, gündüzünde ise aydınlatan, gökyüzünü direksiz tutan, yer yüzünüde sapa sağlam duran, dağların üzerine yerleştirdiğin de dağları yerine çakan, kuvvetli ve zâlim kimseye baş eğdiren, semâdan suları akıtan, bulutlar üzerine yerleştirdiğinde yağmurlar yağdıran, ismin hürmetine, senden talep ediyorum.

33- Allâh’ım! Nebîn efendimiz Muhammed’in sana duâ vesîlesi edip istediği ismin hatırına senden istiyorum. Allâh’ım nebîn efendimiz âdemin sana duâ vesilesi edip istediği ismin hürmetine, senden talep ediyorum. Allâh’ım nebîlerin, resullerin bütün mukarrebun makamındaki meleklerin, Allâh’ın salât ve selâmı hepsinin üzerine olsun. Ve bütün taat ehlinin sana duâ vesîlesi edip istediği ismin hatırına, senden istiyorum

34- Gökyüzü binâ edilmeden, yeryüzü dürülüp döşenmeden, dağlar yerinde sabit tutulmadan, pınarlar coşup kaynamadan, nehirler akıp durmadan, güneş doğmadan, ay aydınlatmadan, yıldızlar parıldatmadan önce yarattığın şeyler sayısınca, efendimiz Muhammed’e ve onun âline salât etmeni istiyorum

35- Allâh’ım! Efendimiz Muhammede onun âl-i’ne, ilminin alâkalı olduğu şeyler sayısınca, salât eyle. Affının ilgili olduğu, hilm sıfatının adedince, Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne salât eyle. Levh-i Mahfuz’un senin yüce ilminden ihtiva ettiği kısmının sayısınca, Efendimiz Muhammed’e onun âl-i’ne salât eyle..

36- Allâh’ım! Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne katında bulunan şeytan yahut cinlerin dokunamadığı ve asla değiştirilemeyen olmuş ve olacakların yazıldığı Levh-i Mahfuz’da hükmeden Kalem’in yazdığı hükümler adedince salât eyle. Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne yeryüzü dolusunca salât eyle. Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne semâlar dolusunca salât eyle. Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne dünyâyı yarattığın günden kıyâmet gününe kadar yaratacakların sayısınca salât eyle..

37- Allâh’ım dünyâyı yarattığın günden kıyâmet gününe kadar, meleklerin safları, tesbihleri, takdisleri, temcitleri, tekbirleri ve tehlilleri sayısınca, efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne salât eyle.

38-Allâh’ım! dünyâyı yarattığın günden kıyâmet gününe kadar, hareket eden bulutlar ve grup grup esen rüzgârlar sayısınca, efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne salât eyle.

39-Allâh’ım! şimdiye kadar semalarından yeryüzüne düşen yağmur damlaları ve kıyâmete kadar düşecek olan her yağmur damlası sayısınca efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne salât eyle.

40- Allâh’ım! dünyâyı yarattığın günden kıyâmet gününe kadar, rüzgarların estiği miktarca, ağaçların, yaprakların, ekinlerin hareketlerinin sayısınca, ve özel muhafazası içinde yaratmış olduğun ve bütün tohumlar sayısınca Muhammed’e ve onun âl-i’ne salât eyle.

41- Allâh’ım! Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne dünyâyı yarattığın günden kıyâmet gününe kadar, yağmur damlaları ve bitkiler sayısınca salât eyle.

42- Allâh’ım! Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne dünyâyı yarattığın günden kıyâmet gününe kadar, gökyüzündeki yıldızlar sayısınca salât eyle.

43- Allâh’ım! İlmini ancak senin bildiğin, kıyâmet gününe kadar yaratacak olduğun ve yedi denizinde yaratmış olduğun mahlûkat sayısınca, efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne salât eyle.

44- Allâh’ım! Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne yeryüzünün doğusunda ve batısında mevcut olan çakıl taşı ve kum tâneleri sayısınca salât eyle.

45-Allâh’ım! Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne şimdiye kadar yarattığın ve kıyâmet gününe kadarda yaratacağın cin ve insanlar sayısınca salât eyle.

46- Allâh’ım! Dünyâyı yarattığın günden kıyâmet gününe kadar, insan ve cinlerin nefesleri, sözleri ve göz açıp kapayıncaya kadar geçen zamânları zarfınca, Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne salât eyle.

47- Allâh’ım! Dünyâyı yarattığın günden kıyâmet gününe kadar, cin ve meleklerin uçuşları sayısınca, efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne salât eyle.

48- Allâh’ım! Yeryüzünün doğusunda ve batısında olan kuşların, vahşi hayvanların, hatta insan, hayvan ve böcek vücudundan beslenerek yaşayan küçük hayvanların sayısınca, efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne salât eyle.

49- Allâh’ım! Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne diriler ve ölüler sayısınca salât eyle.

50- Allâh’ım! Dünyâyı yarattığın günden kıyâmet gününe kadar, gecenin üzerine karardığı ve gündüzün aydınlattığı şeyler adedince efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne salât eyle.

51-Allâh’ım! Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne, dünyâyı yarattığın günden kıyâmet gününe kadar, iki veya dört ayaküzeri yürüyen hareket eden canlılar sayısınca salât eyle.

52- Allâh’ım! Dünyâyı yarattığın günden kıyâmet gününe kadar, efendimiz Muhammed’e salât okuyan cin, insan ve melek sayısınca ona salât eyle.

53-Allâh’ım! Efendimiz Muhammed’e salât okumayan kimseler sayısınca kendisine salât eyle..

54- Allâh’ım! Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne, kendisine salât okunması gerektiği şekilde, salât eyle..

55- Allâh’ım! Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne, salât okunması şanına layık olduğu şekilde, kendisine salât eyle..

56- Allâh’ım! Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne, üzerine okunacak salât adına hiçbir salât hariç kalmayacak şekilde, bütün salâtlarla salât eyle..

57- Allâh’ım ! Efendimiz Muhammed’e önceki peygamberler ve bütün mü’minler, kendisinin ahirete intihalinden sonra gelen mü’min, sıddık, şehit, salih kimseler arasında, salât eyle.. Allâh’ım! Efendimiz Muhammed’e Allâh katında makamları, mekanları yüce olan meleklerin makamı olan Mele-i Âlâ’da kıyâmet gününe kadar salât eyle.. Allâh’ın dilediği olur. Yüce ve Azîz olan Allâh’ın güç ve kuvvetinden başka hiçbir güç ve kuvvet yoktur.

--------------------------------------------------------------------------------

[1] Bir rivâyettir.

CUMARTESİ  SALAVATLARI

CUMARTESİ

1- Allâh’ım ! Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne salât eyle. Efendimiz Muhammed’e vesîle makâmını, yüksek derece ve fazîleti ihsân eyle, va’d ettiğin Makâmı Mahmûd’a onu ulaştır. Şüphesiz sen va’dînden dönmezsin.

2- Ey yûce arşın Rabbi ! Ey âlemlerin Rabbi olan Allâh’ım ! Efendimiz Muhammed’in şânını yücelt, dînini aşikâr kıl, nübüvvetini işâret eden delillerini aydınlat. O’nun fazîletini ortaya çıkar, onun ümmeti hakkındaki şefaatini kabûl eyle. Bize de sünnetiyle amel etmek nasîb eyle.

3- Bizi onun sancağı altında cemaatiyle berâber haşreyle. Kevser şarabından kâsesiyle içir. Muhabbetiyle faydalandır. Ey âlemlerin Rabbi olan Allah !

4- Ey Rabbim ! tarafımızdan selâmın en fazîletlisini ona ulaştır. Ümmeti adına ona ihsân eyle.

5- Allâh’ım ! Ey Rabbim ! beni bağışlamanı, bana merhamet etmeni, tövbemi kabûl etmeni, gökten gelen, yerden çıkan, bütün belâlardan bana âfiyetle muâmele etmeni diliyorum. Sen rahmetinle her şeye güç yetirensin. Ey Rabbim ! rahmetinin hatırına, kadın erkek bütün mü’minleri, kadın erkek bütün müslümanları ve onların ölüleriyle dirilerini de af ve mağfiret etmeni istiyorum.
Allâh-u Teâlâ; mü’minlerin pâk anneleri olan, peygamberimizin zevcelerinden, dünyânın kandilleri misâli, hidâyet imamlarının mürşîd âlimleri olan, onun ashâbından ve onların ardından gelen tâbiûnla ashâbı görmüş gibi, onları görenlere tâbi olanlardan, kıyâmet gününe kadar râzı olsun. Hamd elemlerin Rabbi olan Allâh’a mahsustur.
(üçüncü üçte birin başı)
6- Ey ! Ruhların ve çürümüş cesetlerin Rabbi olan Allâh’ım ! cesetlerine dönen ruhların ve damarlarıyla birleşen cesetlerin itaati hatırına senden istiyorum. Bütün yaratıklar senin huzûrunda rahmetini ümîd ederek, azâbından korkarak, hüküm vermeni beklerken, bütün ruhlara ve cesetlere geçerli olan kelimelerin hatırına ve onlardan her türlü hakkı alabilmen hatırına, bana hak olanı iyice görebilmem için gözümde nûr, gece-gündüz dilimde zikir ve sâlih amel ihsân etmeni senden taleb ediyorum. İşte bunlarla beni rızıklandır Ya Rabbi !

7- Allâh’ım ! Efendimiz İbrâhîm’e salât ettiğin, bereket ihsân ettiğin gibi, efendimiz Muhammed’e de salât eyle. Bereket ihsân eyle.

8- Allâh’ım ! Efendimiz İbrâhîm ve onun âl-i’e salavât ve bereketler ihsân ettiğin gibi, efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’e de salât eyle. Bereketler ihsân eyle. Şüphesiz sen methedilmeye lâyık azâmet ve şeref sâhibisin. Allâh’ım ! efendimiz İbrâhîm’e ve onun âl-i’e bereket ihsân ettiğin gibi, efendimiz Muhammed’in âl-i’ne de bereket ihsân eyle. Şüphesiz sen methedilmeye lâyık azâmet ve şeref sâhibisin.

9- Allâh’ım ! Kulun ve rasûlün efendimiz Muhammed’e, kadın-erkek bütün mü’minlere, kadın-erkek bütün müslümanlara salât eyle.
10- Allâh’ım ! Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne, ilminin kuşattığı, kitâbının miktârını tesbit ettiği, meleklerinin şâhid olduğu şeyler sayısınca, Allâh’ın mülkü devâm ettikçe, devâm edecek olan salâtla salât eyle.

11- Allâh’ım ! Bildiğim ve bilmediğim yûce isimlerin, zâtını isimlendirdiğin isimler hatırına, kulun, nebîn, efendimiz Muhammed’e, gökyüzü binâ edilmeden, yer yüzü yayılıp döşenmeden, dağlar ayakta tutulup çakılı durmadan, su kaynakları coşup taşmadan, nehirler gürül gürül çağlamadan, güneş doğmadan, ay aydınlatmadan, yıldızlar ışıldamadan, denizler dalgalanmadan, ağaçlar meyveye durmadan önce, yarattığın şeyler sayısınca salât etmeni senden taleb ediyorum.

12- Allâh’ım ! İlminin adedince, efendimiz Muhammed’e salât eyle. Allâh’ım ! Hilminin sayısınca, efendimiz Muhammed’e salât eyle. Allâh’ım ! bitmez tükenmez kelimelerin sayısınca efendimiz Muhammed’e salât eyle. Allâh’ım ! nîmetlerin sayısınca efendimiz Muhammed’e salât eyle. Allâh’ım ! fazlın kadar efendimiz Muhammed’e salât eyle. Allâh’ım ! cömertliğinin sayısınca efendimiz Muhammed’e salât eyle. Allâh’ım ! semâların adedince efendimiz Muhammed’e salât eyle. . Allâh’ım ! yer yüzü kadar efendimiz Muhammed’e salât eyle. Allâh’ım ! yedi kat gökte bulunan yaratmış olduğun melekler sayısınca, efendimiz Muhammed’e salât eyle. Allâh’ım ! yer yüzündeki cin, insan, vahşi hayvanlar, kuşlar ve yaratmış olduğun diğer yaratıklar adedince efendimiz Muhammed’e salât eyle. Allâh’ım ! gayb ilminde Levh-i Mahfûz’da kaderi yazan Kalem’in yazdıkları ve kıyâmete kadar diğer yazacağı şeyler adedince, efendimiz Muhammed’e salât eyle. Allâh’ım ! yağmur ve yağmur tanecikleri sayısınca, efendimiz Muhammed’e salât eyle. Allâh’ım ! sana hamd edenlerin, sana şükredenlerin, seni Lâ İlâh’e İllellâh diyerek tehlîl edenlerin, seni İnne-ke Hamîd’ün-mecîd, sen methedilmeye lâyık azâmet ve şeref sâhibi olansın diyerek, temcîd edenlerin, yûce zâtının
Allâh olduğuna şehâet edenlerin sayısınca, efendimiz Muhammed’e salât etmeni diliyorum. Allâh’ım ! senin ve meleklerinin ona getirdiği salât miktârınca, efendimiz Muhammed’e salât eyle. Allâh’ım ! yarattıklarından ona salât edenlerin sayısınca, efendimiz Muhammed’e salât eyle. Allâh’ım ! efendimiz Muhammed’e salât okumayanların sayısınca, ona salât eyle. Allâh’ım ! dağlar, kumlar, çakıl taşları adedince, efendimiz Muhammed’e salât eyle. Allâh’ım ! ağaç ve yaprakları, kuru çamur ve ağırlıklarınca, efendimiz Muhammed’e salât eyle. Allâh’ım ! her sene ve o senede yaratacakların ve öleceklerin sayısınca, efendimiz Muhammed’e salât eyle. Allâh’ım ! her gün yaratacakların ve her gün öleceklerin sayısınca, kıyâmet gününe kadar efendimiz Muhammed’e salât eyle.

13- Allâh’ım ! Yer ve gökyüzü arasında hareket eden bulutların yağdırdığı, sular miktârınca, efendimiz Muhammed’e salât eyle. Allâh’ım ! yer yüzü ve gök yüzünün, doğu-batı, kıble istikameti ve derinliklerinde emir altına girmiş rüzgarlar adedince, efendimiz Muhammed’e salât eyle. Allâh’ım ! gök yüzündeki yıldızlar kadar, efendimiz Muhammed’e salât eyle. Allâh’ım ! denizlerde yarattığın balıklar, canlı hayvanlar, sular, kumlar ve bunların dışında kalan diğer malûkâtın sayısınca, efendimiz Muhammed’e salât eyle. Allâh’ım ! bitkiler ve çakıl taşları sayısınca, efendimiz Muhammed’e salât eyle. Allâh’ım ! karıncalar adedince, efendimiz Muhammed’e salât eyle. Allâh’ım ! tatlı-tuzlu sular miktârınca, efendimiz Muhammed’e salât eyle. Allâh’ım ! bütün yarattıklarına ihsân ettiğin nîmetler miktârınca, efendimiz Muhammed’e salât eyle. Allâh’ım ! kendisini inkâr edenlere karşı verdiğin azâbın ve cezân kadar, efendimiz Muhammed’e salât eyle. Allâh’ım ! dünyâ ve âhiret devâm ettiği müddetçe, efendimiz Muhammed’e salât eyle. Allâh’ım ! cennette yaratıkların var olduğu müddetçe, efendimiz Muhammed’e salât eyle. Allâh’ım ! cehennemde yarattıkların mevcûd olduğu sürece, efendimiz Muhammed’e salât eyle. Allâh’ım ! efendimiz Muhammed’i, sevip râzı olduğun kadar, ona salât eyle. Allâh’ım ! efendimiz Muhammed’in de, seni sevip, senden râzı olduğu müddetçe, ona salât eyle. Allâh’ım ! sonsuza kadar, efendimiz Muhammed’e salât eyle. Onu kendi katında, en yakın makâma konuk eyle. Ona, cennetteki en yüksek derece olan Vesîle Makâmı’nı, fazîleti, şefaati, yüksek dereceyi, kendisine va’d ettiğin Makâm-ı Mahmûd’u ihsân eyle. Şüphesiz sen va’dinden dönmezsin.

14- Allâh’ım ! Şüphesiz sen dünyâ ve âhiret işlerimde sâhibim, efendim, her hâlimde başvuracağım makâmım, güvencem, bütün işlerimi zâtına havâle edeceğim ümîdim, ihtiyaçlarımı, emellerimi ancak kendisine arz edeceğim yûce zat olduğun için, Şehr-i Harâm, Beldey-i Harâm, Meş’ari’l-Harâm ve Peygamberimiz ( s.a.v. ) Efendimiz’in Kabr-i Şerîf’i hürmetine, gerçeğini ancak yûce zâtının bildiği kadar, bana hayır bağışlamanı, ve yine hakîkatini ancak yûce zâtının bildiği kadar kötülükten beni korumanı senden taleb ediyorum.

15- Efendimiz Âdem’e; efendimiz Şît’i, efendimiz İbrâhîm’e; efendimiz İsmâîl ve İshâk’ı bağışlayan, efendimiz Yûsûf’u; efendimiz Yâkûb’a kavuşturan, efendimiz Mûsâ’yı; annesine ulaştıran, efendimiz Hızır’ın ilmini artıran, efendimiz Dâvûd’a; efendimiz Süleyman’ı bahşeden, efendimiz Zekeriyyâ’ya; efendimiz Yahyâ’yı bağışlayan, annemiz Meryem’e; efendimiz İsâ’yı veren, efendimiz Şuayb’ın kızını; efendimiz Mûsâ (a.s) ile karşılaştırmak suretiyle koruyan, Ey Allâh’ım ! Ey Rabbim ! efendimiz Muhammed’e, bütün nebî ve rasullere, senin salât etmeni istiyorum. Efendimiz Muhammed’e, şefaati ve yüksek
dereceyi bağışlayan, Ey Allâh’ım ! günahlarımı bağışlamanı, ayıplarımın hepsini örtmeni, beni cehennem ateşinden kurtarmanı, rızânı, emniyetini, affını ve ihsânını lütfetmeni, kendilerine nîmetler verdiğin nebîler, sıddıklar, şehitler ve sâlihlerle birlikte beni cennetinde nimetlendirmeni senden taleb ediyorum. Şüphesiz senin her şeye gücün yeter.

16- Allâh-u Teâlâ, efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’e rüzgarların, kümelenmiş bulutları sürüklediği, ve her ruh sâhibinin, ölümü tattığı müddetçe, salât eylesin. Ey Allâh’ım ! Selâm yurdunda bulunan selâm ehline selâmı ulaştır.

17- Allâh’ım ! Beni yarattığın işte kullan. Bana tekeffül ettiğin, rızk sağlamakla uğraştırıp kalbimi onlarla dolduracağın şeylerle beni meşgûl etme. Zâten bana rızık vermeyi üzerine almışsın. Senden bunu taleb ettiğim halde beni mahrûm eyleme. Sana istiğfâr ettiğim halde bana azâb eyleme.
Allâh’ım ! Beni yarattığın işte kullan. Bana tekeffül ettiğin, rızk sağlamakla uğraştırıp kalbimi onlarla dolduracağın şeylerle beni meşgûl etme. Zâten bana rızık vermeyi üzerine almışsın. Senden bunu taleb ettiğim halde beni mahrûm eyleme. Sana istiğfâr ettiğim halde bana azâb eyleme.
Allâh’ım ! Beni yarattığın işte kullan. Bana tekeffül ettiğin, rızk sağlamakla uğraştırıp kalbimi onlarla dolduracağın şeylerle beni meşgûl etme. Zâten bana rızık vermeyi üzerine almışsın. Senden bunu taleb ettiğim halde beni mahrûm eyleme. Sana istiğfâr ettiğim halde bana azâb eyleme.

18- Allâh’ım ! Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’e salât ve selâm eyle.
19- Allâh’ım ! Katındaki Habîbin Muhammed Mustafâ’nın hürmetine, sana yönelerek, sevdiğimiz, efendimiz. Ey Muhammed ! seninle rabbine tevessül ederek taleb ediyorum. Yûce Mevlâ katında ey pâk, güzel rasûl, Bize şefaat eyle.

20 - Allâh’ım ! Yanındaki makâmının hürmetine, onu; bizim hakkımızda şefaatçi kıl.
Allâh’ım ! Yanındaki makâmının hürmetine, onu; bizim hakkımızda şefaatçi kıl.
Allâh’ım ! Yanındaki makâmının hürmetine, onu; bizim hakkımızda şefaatçi kıl.

21 - Allâh’ım ! Bizi peygamberimize salât ve selâm okuyan kullarının en hayırlılarından, peygamberimize en yakın bulunanlardan, ve ona kavuşanlardan eyle. Bizi peygamberimize muhabbet duyanlardan, onun yanında kendisine sevgili olanların en hayırlılarından eyle. Bizi mahşer günü onunla sevindir.

22- Onu; bizim için Naîm Cenneti’nde zahmetsiz, meşakkatsiz, hesâba çekilmeksizin, cennete girmek için, irşâd ve hidâyet eden delîl eyle. Bizden râzı olarak onu bize yönelt. Biz şefaat beklerken, onu bize darılmış, kırgın eyleme.

23- Allâh’ım ! Bizi, ana-babamızı, bütün müslümanları, onların ölülerini ve dirilerini bağışla. Son duâmız alemlerin Rabbi Allâh’a hamd etmektir.
(Dördüncü dörtte birin başı)
24- Ben senden istiyorum. Ey Allah ! Ey Allah ! Ey Allah ! Ey Hayyu’l-Kayyûm ! Ey Celâl ve İkram sâhibi olan Allâh’ım ! Senden başka hiçbir ilah yoktur. Seni tesbih ederim. Ben yûce emirlerini yerine getiremedim, zâlimlerden oldum.

25- Allâh’ım ! Yûce Kürsî’nin, azâmetin, celâlin, izzetin, kudretin ve hükümranlığından taşıdıkları hatırına, yarattıklarından hiçbir kimsenin bilmediği, gizli-saklı pâk isminlerin hürmetine, gecenin üzerine koyduğunda geceyi karartan, gündüzüne koyduğunda gündüzü aydınlatan, göklere koyduğunda direksiz tutan, yer yüzüne koyduğunda onu sâbit kılan, denizlere koyduğunda, suları taşırıp akıtan, su pınarlarına koyduğunda, suları coşturan, bulutların üzerine yerleştirdiğinde, yağmurlar yağdıran, ismin hatırına senden istiyorum.

26- Efendimiz Cebrâîl (a.s)’ın alnına yazılmış olan isimler hakkı için, efendimiz İsrâfîl (a.s)’ın alnındaki yazılı isimlerle, ve bütün meleklerin üzerinde yazılı isimlerle, senden istiyorum.

27- Arşın ve Kürsî’nin etrafında yazılmış isimler hürmetine, senden taleb ediyorum.

28- Yûce zâtını bizzat isimlendirdiğin yûce ismin hürmetine, senden istiyorum.

29- Bildiğim ve bilmediğim bütün isimlerin hatırına,

30- Efendimiz Âdem (a.s)’ın sana duâ ettiği isimlerle, efendimiz Nûh (a.s)’ın sana duâ ettiği isimlerle, senden istiyorum. Efendimiz Sâlih (a.s)’ın sana duâ ettiği isimlerle, efendimiz Yûnûs (a.s)’ın sana duâ ettiği isimlerle, efendimiz Mûsâ (a.s)’ın sana duâ ettiği isimlerle, efendimiz Hârûn (a.s)’ın sana duâ ettiği isimlerle, efendimiz Şuayb (a.s)’ın sana duâ ettiği isimlerle, efendimiz İbrâhîm (a.s)’ın sana duâ ettiği isimlerle, efendimiz İsmâîl (a.s)’ın sana duâ ettiği isimlerle, efendimiz Dâvûd (a.s)’ın sana duâ ettiği isimlerle, senden istiyorum. Efendimiz Süleymân (a.s)’ın sana duâ ettiği isimlerle, efendimiz Zekeriyyâ (a.s)’ın sana duâ ettiği isimlerle, efendimiz Yûşâ (a.s)’ın sana duâ ettiği isimlerle, efendimiz Hızır (a.s)’ın sana duâ ettiği isimlerle, efendimiz İlyâs (a.s)’ın sana duâ ettiği isimlerle, efendimiz Elyesâ (a.s)’ın sana duâ ettiği isimlerle, efendimiz Zülkifl (a.s)’ın sana duâ ettiği isimlerle, senden istiyorum. Efendimiz Îsâ (a.s)’ın sana duâ ettiği isimlerle, nebîn, rasûlün, habîbin, insanlar arasından seçip çıkardığın, efendimiz Muhammed’in sana duâ ettiği isimler hatırına senden istiyorum. Ey ! sözü hak olan, ve sizi ve yaptıklarınızı Allâh yarattı meâlideki âyette, bize buyuran Allâh’ım ! Allâh’ın hiçbir kulundan hiçbir söz, fiil, hareket ve hareketsizlik meydâna gelemez. Ancak onun ilmi, kazâ ve kaderinde olması gerektiği şekilde, nasıl geçiyorsa, o şekilde meydâna gelebilir.

31- Ey Allâh ! Ey Allâh ! Ey Allâh ! beni peygamberimize tâbi olup, ona muhabbet duyan, herkesi hesap gününde kusurları araştırılmadan, azâb görmeden, azar işitmeden, terslenmeden, onun şefaati ve arkadaşlığıyla rızıklandırmanı istiyorum. Ey Vehhâb ! Ey Gaffâr ! senden günahlarımı bağışlamanı, ve ayıplarımı örtmeni istiyorum. Hesapsız sevap ve mükâfatların verildiği günde, bütün dostlar arasında beni, yûce cemâlini doyasıya seyretmekle nîmetlendirmeni, benden amelimi kabûl etmeni, bilerek, bilmeyerek veyâ yanlışlıkla yaptığım ezelî ilminle bildiğin bütün hatalarımı affetmeni senden taleb ediyorum. En büyük emelim olan peygamber (s.a.v) efendimizin kabrini
ziyârretine, ona ve iki arkadaşına selâm verme nîmetine ihsânınla, fazlınla, cömertliğinle ve kereminle beni ulaştırmanı senden istiyorum. Ey Raûf ! Ey Rahîm ! Ey Velî ! kendisine îmân eden bütün müminler, yoluna tâbî olan kadın-erkek bütün müslümanlar, hem onların âl ve dirileri hem de kendi adıma, yarattıklarından her hangi birini mükâfatlandırdığın şeylerin en çok ve en fazîletli ve etraflı olanıyla, efendimiz Muhammed’i mükâfatlandırmanı senden istiyorum. Ey Kavî ! Ey Azîz ! Ey Alîm !

32- Allâh’ım ! Yûce zâtına yemin ettiğim şeyler hürmetine, henüz gökyüzü binâ edilmeden, yeryüzü yayılıp döşenmeden, dağlar yükselmeden, su kaynakları fışkırıp akmadan, denizler sâkinleşip durulmadan, nehirler coşup çağlamadan, güneş doğmadan, ay aydınlatmadan, yıldızlar karanlığı nurlandırmadan önce, hiçbir kimsenin bilmediği, ancak yûce zâtının bildiği şekilde, efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne salât etmeni istiyorum.

33- Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne, kelimelerinin adedince salât etmeni senden istiyorum.

34- Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne, Kur’ân ayetleri ve harflerinin adedince salât etmeni senden taleb ediyorum.

35- Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne, salât okuyanların sayısınca salât etmeni senden istiyorum.

36- Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne, salât okumayanların sayısınca salât etmeni istiyorum.

37- Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne, yeryüzü dolusunca salât etmeni istiyorum.

38- Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne, Kalem’in, Levh-i Mahfûz’da kaderle ilgili yazdığı şeyler kadar, salât etmeni istiyorum.

39- Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne, yedi kat semâda yarattıkların adedince salât etmeni istiyorum.

40- Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne, kıyâmet gününe kadar yaratacağın şeyler miktârınca, her gün bin defâ, senin salât etmeni istiyorum.

41- Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne, dünyâyı yarattığın günden kıyâmet gününe kadar, gökyüzünden yeryüzüne düşen yağmur damlaları, ve her bir yağmur tânesi sayısınca, her gün bin defâ, senin salât etmeni senden taleb ediyorum.


PAZAR  SALAVATLARI

PAZAR


1- Allâh’ım! Dünyâyı yarattığın günden kıyâmet gününe kadar, seni tesbîh ve takdîs eden ta’zîm ederek, sana secde edenlerin sayısınca, her gün bin kere, efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne salât etmeni diliyorum.

2- Allâh’ım! Dünyâyı yarattığın günden kıyâmet gününe kadar her yıl yaratmış oldukların sayısınca efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne, salât etmeni istiyorum.

3- Allâh’ım! Hareket eden bulutlar sayısınca, efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne, salât etmeni senden taleb ediyorum.

4- Allâh’ım! Dünyâyı yarattığın günden, kıyâmet gününe kadar esen rüzgârların sayısınca efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne, her gün bin kere salât etmeni istiyorum.

5- Allâh’ım! Rüzgârlar esip ağaçların dallarını, yapraklarını, meyvelerini ve çiçeklerini hareket ettirdiği müddetçe, yeryüzü ve gökyüzü arasında yarattığın şeyler adedince, efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne, dünyâyı yarattığın günden kıyâmet gününe kadar, her gün bin kere salât etmeni istiyorum.

6- Allâh’ım! Dünyâyı yarattığın günden kıyâmet gününe kadar denizlerin dalgaları sayısınca, efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne, her gün bin kere salât etmeni istiyorum.

7- Allâh’ım! Dünyâyı yarattığın günden kıyâmet gününe kadar, yeryüzünün doğusu, batısı, dağları, ovaları ve vâdîlerinde vâr ettiğin kum, çakıl taşları, kurumuş toprak parçaları ve taşlar adedince efendimiz Muhammed’e, ve onun âl-i’ne, her gün bin kere salât etmeni senden taleb ediyorum.

8- Allâh’ım! Yeryüzünün kıble tarafı, doğusu, batısı, ortası ve dağlarında yarattığın bitkilerden; ağaç, meyve, yapraklar, ekin ve bütün bunların yeryüzünden çıkarttığı ve çıkaracakları, bitki ve bütün bereketli mahsûllerin sayısınca, efendimiz Muhammed’e, ve onun âl-i’ne, dünyâyı yarattığın günden kıyâmet gününe kadar, her gün bin kere salât etmeni istiyorum.

9- Allâh’ım! Yarattığın insan, cin, şeytanlar ve kıyâmet gününe kadar yaratacakların sayısınca, efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne, her gün bin kere salât etmeni istiyorum.

10- Allâh’ım! Dünyâyı yarattığın günden kıyâmet gününe kadar, onların vücûdları, yüzleri ve başlarındaki tüyler adedince her gün bin kere efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne, salât etmeni istiyorum.

11- Allâh’ım! Dünyâyı yarattığın günden kıyâmet gününe kadar göz açıp kapatacak kadar kısa zamân zarfınca ve onların sözleri ve nefesleri sayısınca, Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne, her gün bin kere salât etmeni istiyorum.

12- Allâh’ım! Dünyâyı yarattığın günden kıyâmet gününe kadar cinlerin uçuşları ve insanların hareketleri sayısınca, efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne, her gün bin kere salât etmeni istiyorum.

13- Allâh’ım! Dünyâyı yarattığın günden kıyâmet gününe kadar yeryüzünün doğusu ve batısında bizce ma’lûm olan ama hakîkatte ancak yûce zâtın tarafından bütün gerçeğiyle bilinen irili-ufaklı yaratmış olduğun hayvanlar sayısınca, efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne, her gün bin kere salât etmeni senden taleb ediyorum.

14- Allâh’ım! Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne kendisine salât okuyanların ve okumayanların, hatta kıyâmet gününe kadar salât okuyacakların sayısınca, her gün bin kere salât etmeni senden taleb ediyorum.

15- Allâh’ım! Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne diriler ve ölüler sayısınca, yarattığın balıklar, kuşlar, karıncalar, arılar ve bütün küçük hayvancıklar adedince salât etmeni istiyorum.

16- Allâh’ım! Geceleyin karanlık bastığı, gündüzünse aydınlandığı vakitte efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne salât etmeni senden taleb ediyorum.

17- Allâh’ım! Dünyâ ve âhiret hayâtında efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne salât etmeni istiyorum.

18- Allâh’ım! Beşikteki bebeklik yaşından olgunluk çağına halkı irşâda devâm ettiği dönemden, rûhunu rızânla alıncaya kadar geçen zamânlarda nihâyet onu şefaatçi olarak dirilteceğin kıyâmet gününe kadar, efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne salât etmeni senden taleb ediyorum.

19- Allâh’ım! Yarattıklarının sayısı, yûce zâtının rızâsı, arşının ağırlığı ve kelimelerinin adedince, efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne salât etmeni istiyorum. Allâh’ım! Vesîle makâmını, fazîlet ve yüksek dereceyi, kevser havuzunu, Makâm-ı Mahmûd’u, bitmez tükenmez yûceliği, efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne ihsân etmeni istiyorum. Allâh’ım! onun burhânını, peygamberliğinin delillerini aslı İslâm olan, binâsını şerefli kılmanı, dünyâ ve âhiretteki makâmını yükseltmeni istiyorum. Ve ey yûce mevlâmız ! Bize de, onun sünnetiyle amel etmemizi nasîb etmeni, onun dîni üzere bizi öldürmeni, onun cemaati arasında ve sancağı altında bir araya toplamanı, bizi onun arkadaşları arasına katmanı, senden taleb ediyorum. Allâh’ım! Onun Kevser havuzuna varmamızı sağlamanı, kadehleriyle kevser şarabından bize içirmeni, peygamberimizin muhabbetiyle bizi faydalandırmanı, tövbemizi kabûl etmeni, görünür ve görünmez bütün belâ ve fitnelerin hepsinden bize selâmet, âfiyet ihsân etmeni, merhamet etmeni, bizi bütün erkek-kadın mü’minleri, bütün erkek kadın müslümanlarla onların ölüleri ve dirilerini de bağışlamanı senden taleb ediyorum. Âlemlerin rabbi olan Allâh’a hamd olsun. O ne güzel vekîldir. Güç ve kuvvet ancak Yûce ve Azîm olan Allâh’a âittir.

20- Allâh’ım! Güvercinler ötüp, su arayan kuşlar ve hayvanlar dönüp durduğu, tamâim mâsum çocuklara zarar veren şeytan ve cinlerden korunmak için takılan duâlar fayda verdiği, sünnet olarak takılan baştaki sarıklar sıkıştırıldığı, gün be gün sâlih amellerle mânen terakkî edenler terakkî ettiği sürece efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne salât eyle.

21- Allâh’ım! Sabahleyin ortalık aydınlandıkça, rüzgarlar estikçe, canlılar yürüdükçe, gece ve gündüz birbirini takip edip durdukça, kılıçlar kuşanıldıkça, mızraklar sımsıkı bağlandıkça, cesetler ve rûhlar zâhirî ve bâtınî hastalıklardan sıhhat buldukça, efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne salât eyle.

22- Allâh’ım! Âlemler döndükçe, gece karanlıkları yayıldıkça, melekler tesbîh ettikçe, efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne salât eyle.

23- Allâh’ım! Efendimiz İbrâhîm’e salât ettiğin gibi efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne de salât eyle. Efendimiz İbrâhîm’e âlemlerde bereket ihsân ettiğin gibi Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne de bereket ihsân eyle. Şüphesiz sen methedilmeye lâyık azâmet ve şeref sâhibisin.

24- Allâh’ım! Güneş doğduğu, beş vakit namaz kılındığı, şimşek çaktığı, bardaktan boşanırcasına yağmurlar yağdığı, bulutları emrolundukları yerlere sevk etmekle görevli olan melek, Râd aleyhisselâm tesbîh ettiği müddetçe, Muhammed’e ve onun âl-i’ne salât eyle.

25- Allâh’ım! yeryüzü ve gökyüzü dolusunca, her ikisi arasında bulunan ve dilediğin şeyler dolusunca, efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne salât eyle.

26- Allâh’ım! Risâlet yükünü üzerine aldığı, insanları cehâletten kurtardığı, küfür ve dalâlet, sapıklık ehliyle cihâd ettiği, seni tek ilâh kabûl etmeye dâvet ettiği, kullarını irşâd ederken zahmet ve sıkıntılara tahammül ettiği için, efendimiz Muhammed’e dilediğini ver, isteklerine ulaştır, ona cennetteki Vesîle Makâmı’nı fazîlet ve yüksek dereceyi vaâd ettiğin Makâm-ı Mahmûd’u ona ihsân eyle. Şüphesiz sen vaadinden geri dönmezsin.

27- Allâh’ım! Bizi onun yoluna Kur’ân ve sünnete uyup amel edenlerden, onun muhabbetiyle sıfatlananlardan, onun hidâyeti, sözleri, fiilleri, emir ve yasaklarıyla hidâyet bulanlardan ve yolunda gidenlerden eyle. Ey merhametliler merhametlisi; bizi elleri, yüzleri, ayakları, aldıkları abdest ve yaptıkları ibâdetlerle nûrlu ve parlak olan, onun ümmetinin tâbiîleri, önde giden taraftarları ve Ashâb-ı Yemîn, Kur’ân-ı Kerîm’de övülen nîmet sâhibleri ve amel defterleri kıyâmet günü sağından verilenler, kurtulanlar arasında haşreyle.

28- Allâh’ım! Bütün meleklerine, mukarrebûn makâmındaki meleklere, nebîlere, resullere, bütün ibâdet ve tâat ehline salât eyle. Bizide kendilerine okuduğumuz salavât sebebiyle rahmetine ulaşanlardan eyle.

29- Allâh’ım! İyiliği ve doğruluğu emreden, kıyâmet günü günahkârların şefaatçisi tıhâm eden, Mekke-i mükerremeden peygamber olarak seçilip, insanlara gönderilen efendimiz Muhammed’e salât eyle.

30- Allâh’ım! Bizim adımıza; nebîmiz, şefaatçimiz ve sevdiğimize en fazîletli salât ve selâmı ulaştır. O’nu pek yûce olan Makâm-ı Mahmûd’a ulaştır. O’na cennetteki Vesîle Makâmı’nı, bütün nebî, resul, şehit, sıddık ve sâlihlerin bulunduğu yûce makâmda kendisine vaâd ettiğin fazîlet ve yüksek dereceyi ihsân eyle.

31- Allâh’ım! O’na hiç eksilmeyen ve peşi sıra devâm eden salâtla salât eyle.

32- Allâh’ım! Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne şimşek parladığı, güneş doğduğu, gece karanlığı kapladığı ve yağmur bulutlarından damlalar yere düştüğü müddetçe salât eyle. Allâh’ım! Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne yer ve gökyüzü arasındaki ve yıldızlar arasındaki boşluk dolusunca, gökyüzünün yıldızları misâli, yağmur tâneleri ve çakıl taşları sayısınca salât eyle. Allâh’ım! Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne sevâbı sayılamayan, hesâbıda yapılamayan, salâtla salât eyle.

33- Allâh’ım! Efendimiz Muhammed’e arşının ağırlığı, rızânın ulaştığı makâm, kelimelerinin adedi ve rahmetinin sonsuzluğu kadar salât eyle.

34- Allâh’ım! Efendimiz Muhammed’e onun âl-i’ne, zevceleri ve zürriyetine, salât eyle. O’na, âl-i’ne, zevcelerine, zürriyetine efendimiz İbrâhîm’e ve onun âl-i’ne salât ettiğin, ve bereket ihsân ettiğin gibi bereket ihsân eyle. Şüphesiz sen methedilmeye lâyık azâmet ve şeref sâhibisin. Allâh’ım! Bizim adımıza onu, ümmetinden bir peygamberi mükâfatlandıracağın şeylerin en fazîletlisiyle mükâfatlandır. Hükümlerinin apaçık yolu sâyesinde bizi hidâyete erenlerden eyle. Onun hidâyet yolunda yürümekle bizi hidâyete ulaştır. Bizi onun dînine inanmış olarak, onun âl-i’ne, ashâbına, nesline, muhabbet eder olduğu halde öldür. Onun cemaati arasında haşreyle.

35- Allâh’ım! Peygamberlerinin en fazîletlisi, seçip çıkardığın kullarının en keremlisi, evliyânın imâmı, nebîlerin sonuncusu, âlemlerin rabbi Allâh’ın habîbi, bütün peygamberlerin şâhidi, günahkarların şefaatçisi, bütün âdem oğullarının efendisi, adı mukarrebûn makâmındaki melekler arasında yükselen müjdeci, korkutucu, dâimâ aydınlatan kandil, sözüne îtimat edilen, hak olanı açıklayan, şefkatli, merhametli, kendisine Kur’ân’ı Kerîm’le birlikte, Fâtiha Süresi’nide lütfedettiğin, böylece insanları dosdoğru hak yola hidâyete sevkeden, rahmet peygamberi, ümmeti hidâyete erdiren, kabirden dirilişte toprağın ilk kez kendisine açılacağı insan, cennete ilk girecek olan, Efendimiz Cebrâîl ve Mîkâîl’le desteklenmiş, Tevrât ve İncîl’de müjdelenmiş, seçilip beğenilerek çıkartılmış, Ebu’l- Kâsım, Hâşim oğlu Abdulmüttalip’in oğlu Abdullâh’ın oğlu efendimiz Muhammed’e salât eyle.

36- Allâh’ım! Gece gündüz hiç gevşeklik göstermeden Allâh’ı tesbîh eden, Allâh’ın kendilerine emrettiği husûslarda hiç isyân etmeyen, emrolundukları her şeyi yerine getiren, mukarrebûn makâmındaki meleklere ve bütün meleklerine salât eyle.

37- Allâh’ım ! Meleklerini resullerini me’mûr olarak seçtiğin, vahyine emîn olarak yarattıklarına şâhit kıldığın, yûce zâtının perdelerini derece îtibârı ile yakînlığına açtığın, kulların bilemeyeceği gayb sırlarından kendilerine haberdar ettiğin, kendilerinden cennetine koruyucular seçtiğin, arşını taşıttığın, ordularından pek çoğunu kendilerinden seçtiğin, yarattıklarına nazâran kendilerini daha fazîletli kıldığın, günahlardan ve alçaklıktan kendilerini temizlediğin, yûce semâlarına yerleştirdiğin, noksanlıklardan ve afetlerden tertemiz tuttuğun için fazîletlerini artırıcı ve devâmlı olan salâtla meleklerine salât eyle. Bizide meleklere okuduğumuz bu salât vesîlesiyle, onların istiğfarlarına lâyık eyle.

38- Allâh’ım! Kalplerini hikmetle doldurarak genişlettiğin, kendilerine nübüvvet zincirini taktığın, kitaplarını indirdiğin, kendileriyle insanları hidâyete sevk ettiğin, tevhîd anlayışına insanları dâvet eden vaâdine, cennetlerdeki nîmetler ve üstün derecelere teşvik eden, cehennemin azâbından korkutan, senin yoluna insanları irşâd eden, huccet ve delîlinle bu yolda sebatla duran, nebî ve resullerin hepsine salât ve selâm eyle. Allâh’ım onlara tam mânâsıyla selâm eyle. Kendilerine okuduğumuz bu salât vesîlesiyle bizede büyük sevâb ihsân eyle.

39- Allâh’ım! Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne üzerimizdeki büyük hakkını yerine getirecek ve sürekli kabûl edilecek olan, salâtla salât eyle.

40- Allâh’ım! Yaratılış ve huy güzelliği olarak tam güzelliğe sâhib anlamında hüsnü Cemâl, dünyâ ve âhiret nîmetleriyle sevinmiş anlamında Behçet, zâtında ve sıfatlarında olgun olarak Kemâl, risâlet ve nübüvvet nûrunun sâhibi, cennette hizmetçi çocukları hûri, konak ve köşklerin sâhibi, şükreden dili, efendimiz Muhammed’e salât eyle. Allâh’ım! Şükre dalan kalbi ve ilmiyle meşhur askerleriyle muzaffer, kız ve erkek çocuklarıyla pâk zevcelere sâhib, dünyâ ve âhiret derecelerinde ulvî, zemzem ve Makâm-ı İbrâhîm’le Müzdelife’nin hürmetlerine, ta’zîm eden büyük ve küçük bütün günahlardan temiz,

yetimleri terbiye eden, yedirip-doyuran, büyüten, insanlara hac usullerini öğreten, Kur’ân nasıl indirilmişse öylece okuyan, Rahmân olan Allâh’ı tesbîh eden, ramazan ayında oruç tutan, âhiret günü ümmetlerin altında toplanacağı hamd sancağının, kerem ve cömertliğin sâhibi, ahde vefâ gösteren, muhabbetli ümmetini Allâh’ın rızâsı olan işlere kalp ve kalıplarıyla teşvik ettiren, İskenderiye kralı Mukavkıs’ın kendisine hediye ettiği hayber ve huneyn savaşında bindiği ak katıra Necib adlı ata binen, Kadîb adlı kılıcı kullanan, günahlardan tövbe edip kalbini tertemiz tutan, ifâdeleri hatasız ve dosdoğru olan, semâvi kitaplarda sıfatları anlatılan, Allâh’ın kulu nebî ve resullerin sonuncusu olarak nice sırları içinde gizleyip sakladığın, Peygamber Efendimiz Muhammed’e salât eyle. Allâh’ın hucceti kendisine itâat edenin Allâh’a da itâat ettiği, kendisine isyân edenin Allâh’a da isyân ettiği, arap kureyşli zemzem bölgesinde doğup büyümüş, mekkeli nebî, güzel yüzlü sürmeli gözlü, düz uzun yanaklı, kevser havuzunun ve cennet çeşmelerinin sâhibi, kendisiyle zıtlaşanları ve inkârcıları helâk eden, müşrikleri katleden, abdest azaları nûrdan parlayanları cennet nîmetlerine ve Kerîm olan Allâh’a alıp götüren, Efendimiz Cebrâîl’in arkadaşı, âlemlerin rabbi olan Allâh’ın Resûlü, günahkârların şefaatçisi, güneşin sıcaklığında bulutun kendisini gölgelediği, ayın on dördü gibi kabir, mahşer, sırat, cehennem ve cehâlet karanlıklarını aydınlatan, kandil ve dolunay gibi nûrlu zât, efendimiz Muhammed’e ve mahlûkatın en pâk neslinden çıkarılmış olan âl-i’ne ebediyeti kıyâmet ve cennetinde sonsuzluğuna kadar hiç bozulmuycak olan devâmlı salâtla Allâh-u Teâlâ salât eylesin. Ve Allâh-u Teâlâ efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne kendisinin sürûrunu yenileyerek hesapların görüleceği günde kabrinden çıkarak Burak üzerinde mahşer yerine gönderilişinde şeref vesîlesi olacak salâtla salât eylesin. Allâh’u Teâlâ efendimiz Muhammed’e ve onun yıldız misâli parlayan âl-i’ne, üzerlerine peş peşe yağan sağnak yağmurların cömertliğine benzer salâtla salât eyle. Allâh-u Teâlâ efendimiz Muhammed’i arabın en akıllısı, sözleri ifâde yönüyle en açık, lisanı en fasih, îmânı en yüksek, makâmı en yûce, kelâmı en tatlı, ahde en vefâlısı ve yaratılışı arabın en temiz olanı olarak gönderdi. Efendimiz Muhammed (s.a.v) de İslâm yolunu îzâh edip insanlara anlattı. İslâm’ı şöhretli kıldı, putları kırdı. Allâh’ın hükümlerini ortaya koydu. İnsanları haramlardan alı koydu. Kendisine inananlara nîmetler sundu. Allâh-u Teâlâ ona ve âl-i’ne melek, cin ve insanların dönüp durduğu her yer ve makâmda salât ve selâmın en fazîletlisiyle, kabirden kalkıp ilk hâle dönüşte ve ilk yaratılışta bizim için ebedî nîmet ve lütuf olarak verdiğin âhiret azığı gece ve gündüz virdimiz olacak şekilde kabûl edeceği salâtla salât eylesin. Allâh-u Teâlâ efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne peşinden ferahlık ve miskden daha güzel rahmânî kokunun geldiği, onuda Allâh’ın mağfiret ve rızâsının takip ettiği salâtla salât eylesin. Allâh-u Teâlâ kendisinden iyilik alınanların en fazîletlisi, övünülecek şeylerin değeri, kendisiyle artan alnındaki nûrdan, güneş ve ayın nûr aldığı, cömertliğinin yanında bulutların ve denizlerin ufacık kaldığı, yer yüzünün alâmetlerle aydınlandığı, mûcizelerini Kur’ân-ı Kerîm ve mütevâtir haberlerin anlattığı, efendimiz ve peygamberimiz Muhammed’e salât eylesin. Allâh-u Teâlâ efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne ve kendisiyle hicret eden, böylelikle onun dînine yardım eden ve hicretinde yardımcı olan ashâbına ki onlar ne güzel muhâcir ne güzel ensârdılar. Kuşlar Allâh’ı zikir tesbîh terennümleriyle sık ağaçlarda şakıyıp durdukça, şimşeksiz bulutlar sağnak yağmurlar döküp durdukça, devâm edecek salâtla salât eylesin. Salavâtının devâmıyla Allâh’u Teâlâ ona kat kat ecir ihsân eylesin.

41- Allâh’ım! Celâl ve ikrâm sâhibi olan yûce zâtın devâm ettiği için devâm edecek ve hiç kesilmeyecek olan salâtla efendimiz Muhammed’e onun pâk ve yûce âl-i’ne salât eyle.

42- Allâh’ım! Şeref ve ululuğun kutbu, nübüvvet ve risâlet güneşi, dalâletten hidâyete sevk eden, cehâletten kurtaran, efendimiz Muhammed’e salât eyle. Gece ve gündüzlerin birbirini tâkip etmesiyle ardı-ardına gelen ve hiçbir kesintiye uğramadan devâm eden salâtla, Allâh-u Teâlâ efendimiz Muhammed’e salât eylesin.

PAZARTESİ 2 SALAVATLARI

PAZARTESİ (2)


1- Allâh’ım! Melik, Samed ve Vâhid olan Allâh’ın zâhid rasûlü, efendimiz nebî Muhammed’e ebede kadar devâm edip hiç kesilmiycek ve bizide o kötü mesken cehennemin ateşinden kurtarmaya vesîle olacak dâimî salâtla salât eyle.

2- Allâh’ım! Efendimiz ümmî nebî Muhammed’e ve onun âl-i’ne sayılarla sayılamayacak kadar sınırsız salâtla salât ve selâm eyle.

3- Allâh’ım! Efendimiz Muhammed’e makâmına ikrâm edeceğin kıyâmet günü şefaat makâmında rızâsına ulaştıracağın salâtla salât eyle.

4- Allâh’ım! Asâletli nebî, kendisine vahy edilen ve Kur’ân indirilen Kur’ân’ın yorumunu açıklayan, Cebrâîl aleyhi’s-selâm’ın kendisine ikrâm ve fazîletle geldiği, melik ve celîl olan Allâh’ın, karanlık ve uzun bir gecede İsrâ gecesinde Cebrâîl aleyhi’s-selâm’la yürüttüğü ve kendisine yedi kat semâ, Sidretü’l-Müntehâ, Kürsî, Arş, Beyt-i Ma’mûr, Yûce Cennetler, Melekût Âlemi’nin yûceliklerini seyrettirdiği hiç ölmeyen ve dâimâ bâkî olan Allâh’ın yûce kudretini müşâhede etmek sûretiyle azâmet ve kudretinin nûruyla nûrlanmış olan şerefli efendi, efendimiz Muhammed’e hüsn-ü cemâl, kemâl, hayır ve fazîletlere denk olan salâtla salât eyle.

5- Allâh’ım! Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne yağmur tânelerinin sayısınca salât eyle.

6- Allâh’ım! Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne ağaçların yaprakları adedince salât eyle.

7- Allâh’ım! Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne denizlerin köpükleri sayısınca salât eyle.

8- Allâh’ım! Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne nehirler adedince salât eyle.

9- Allâh’ım! Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne ıssız çöl ve sahrâlar adedince salât eyle.

10- Allâh’ım! Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne dağlar ve taşların ağırlığınca salât eyle.

11- Allâh’ım! Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne cennet ve cehennem ehlinin sayısınca salât eyle.

12- Allâh’ım! Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne sâlih ve fâsık kulların sayısınca salât eyle.

13- Allâh’ım! Efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne gelip-geçen gece ve gündüzler sayısınca salât eyle.

14- Allâh’ım! Efendimiz Muhammed’e olan salâtımızı, cehennem azâbinâ perde, cennete girmemize ise vesîle eyle. Çünkü sen güç ve kudret sâhibi, günahları bağışlayansın.

15- Allâh-u Teâlâ; efendimiz Muhammed’e, onun pâk âl-i’ne ve mübârek nesline, kerem sâhibi ashâbına, mü’minlerin anneleri olan zevcelerine, kıyâmet gününe kadar kesintisiz devâm eden salâtla salât eylesin.

16- Allâh’ım! Sâlih zâtlar ve takvâ sâhibleri olan, ebrâr kullarının efendisi, hayır sâhibi rasullerin zîneti, gecenin karanlığıyla karanlıklarda gizlenen, gündüzün aydınlığıyla mânevî güzelliği aydınlanan zâtların en keremlisi, efendimiz Muhammede salât eyle.

Allâh’ım! Sâlih zâtlar ve takvâ sâhibleri olan, ebrâr kullarının efendisi, hayır sâhibi rasullerin zîneti, gecenin karanlığıyla karanlıklarda gizlenen, gündüzün aydınlığıyla mânevî güzelliği aydınlanan zâtların en keremlisi, efendimiz Muhammede salât eyle.

Allâh’ım! Sâlih zâtlar ve takvâ sâhibleri olan, ebrâr kullarının efendisi, hayır sâhibi rasullerin zîneti, gecenin karanlığıyla karanlıklarda gizlenen, gündüzün aydınlığıyla mânevî güzelliği aydınlanan zâtların en keremlisi, efendimiz Muhammede salât eyle.

17- Ey karşılığı bulunamaz iyilikler sâhibi, nîmet ve ihsânlarına mukâbele edilemeyen zenginlik sâhibi Allâh’ım.

18- Kabirde münker ve nekirin gelipte, bize sorular sorduğu zaman dillerimizi açmanı, o gün için dünyâda iken bizi sâlih amelleri işlemekte muvaffak kılmanı, kıyâmet günü yerler sallanıp ve insanlar ızdırâb içinde kıvranırken, sıkıntılardan bizleri emîn kılmanı, zâtından başka hiçbir kimseden taleb etmeksizin ancak senden istiyoruz. Ey İzzet ve Celâl sâhibi olan Allâh’ım!

19- Nûrlara nûr veren zamân öncesinde yok olup gitmeyen hep bâkî ve ebedî kalan, benzersiz zengin, ayıplardan münezzeh, tertemiz, hiçbir zamânın kavrayamadığı ve mekânın kuşatamadığı, her şeye kudretiyle tasarruf eden ve yûce olan Allâh’ım! senden taleb ediyorum.

20- Allâh’ım! Bütün en güzel isimlerin hürmetine, zâtına âit isimlerin en yûce, katında derece îtibârı ile en şerefli, sevâb yönüyle en bol, kabûl olunma açısından en süratli isimlerin hatırına senden istiyorum. Gizlenmiş saklı olan ismin, celâleti en yüksek, îtibârı en büyük, azâmeti en yûce olan ve o isimle sana duâ edeni seveceğin, râzı olacağın, duâsını da kabûl edeceğin, ismin hürmetine senden taleb ediyorum.

21- Allâh’ım! Senden başka hiçbir ilâhın olmadığını ifâde eden Kelime-i tevhîd hatırına, Hannân, bol rahmet ve mağfiret eden Mennân, hak etmedikleri halde kullarına çeşitli nîmetleri lütfeden, yeri ve gökyüzünü yaratan celâl ve ikrâm sâhibi olan, gaybı ve mevcûdu bilen sonsuz yûcelik sâhibi Allâh’ım!

22- Sana duâ edildiğinde kabûl ettiğin, onunla bir şey istenildiğinde verdiğin, yûceler yûcesi olan ismin hatırına senden istiyorum.

23- Büyüklük taslayan bütün insanlara, pâdişâh ve sultanlara, yırtıcı bütün canavârlara, haşerâta, eziyet veren bütün canlılara ve yarattığın bütün şeylere, azâmetiyle boyun eğdiren ismin hürmetine, ey Allâh! ey Rabbim! duâmı kabûl eyle. Ey izzet ve azâmeti zâtına mahsûs olan, gayb ve vârlık âlemînin sâhibi, ölmeyen dâimî canlı olan rabbim, seni tesbîh ederim Rabbim! Şânın ne yûce, mekânın ne kadar yüksektir. Sen benim rabbimsin. Ey azâmetinde bütün noksan sıfatlardan münezzeh olan Allâh’ım ! yönelişim sanadır ve ancâk senden korkarım. Ey Azîm! ey Kebîr ! ey Cebbâr ! ey Kâdir ! ey Kavî ! sen mukaddes ve münezzehsin. Ey Âlim olan Allâh’ım! Sen yûcesin. Ey Azîm olan Allâh’ım seni tesbîh ederim. Ey Celîl olan Allâh’ım! Seni tesbîh ederim.

24- Allâh’ım ! büyük ve tam bütün sıfatlarının kemâlâtını üzerinde, tam anlamıyla toplayan ismin hürmetine, cinlerin ve insanların inatçı zalimlerini, azgın şeytanı, haset eden insanı, mahlûkatından zayıf ve âcizlerin dert ve belâlarını ve kuvvetli olanlarını intikam almak murad ettiğin zamân, iyi ve facir kullarını, inatçı veyâ herhangi bir kulunu bize musallat etmemeni senden taleb ediyorum.

25- Allâh’ım! arz edeceğim hâcetlerimi, sâdece senden taleb ediyorum. Şâhitlik ederim ki sen kendisinden başka hiçbir ilâh olmayan Allâh’sın. Birsin. Doğmayan ve doğrulmayan, eşi ve benzeri olmayan, Samed ! her şey kendisine muhtâc, kendisi hiçbir şeye muhtâc olmayansın. Ey zâtı kavranmaktan münezzeh, zâtında ve sıfatlarında eşsiz, yûce, hak ve kendi sinden başkası olmayan, ey ezelî, ebedî, dehri,[1] zamânı yaratan, ey dâimîlik sâhibi olan, ölmeyen, diri olan, bizim ve her şeyin ilâhı, ey tek ilâh! senden başka hiçbir ilâh yoktur.

26- Ey semâları yaratan ! gizli ve aşikârı bilen, Rahmân ve Rahîm olan, Hayy ! ebedî hayât la diri, Kayyûm ! mülkünün her türlü tasarrufunda söz sâhibi, Deyyân ! herkesin hesâbını en iyi bilen, Hannân ! rahmetlerin en latîf cilvesini gösteren, Mennân ! hak etmedikleri halde kullarına karşılıksız nîmetler lütfeden, yarattıklarını öldükten sonra dirilten, Vâris ! sâdece kendi zâtı kalıcı olan, Celâl ve İkrâm ! sâhibi olan Allâh’ım ! yaratılmışların kalpleri senin kudret elindedir. Onlara dilediğin şekilde tasarruf edersin. Onlara dilediğinde hayır verir, istediğinde de şerleri onlardan giderirsin.

27- Bu sebeble Allâh’ım! kötü gördüğün her şeyi kalbimden silmeni, bunların yerine haşyetin, sevgiden kaynaklanan korkunu, mâ’rifetin, korkun, yanında olanlara karşı şevkin, emniyet ve âfiyetinle kalbimi doldurmanı senden taleb ediyorum. Bize rahmet ve bereket ihsân eyle. Doğruyu ve hikmeti bize ilhâm eyle.

28- Allâh’ım! senin azâmet ve heybetinden korkanların ilmini, zâtına yönelenlerin yönelişini, yakîn sâhiblerinin ihlâsını, sabredenlerin şükrünü, sâdık kullarının tövbesini, bizlere de nasîb etmeni senden taleb ediyoruz.

29- Allâh’ım! Arş’ının rükünlerini dolduran cemâlin hatırına, nasıl bilmem gerekiyorsa o şekilde, mâ’rifetinin hakîkatini ben bilinceye kadar kalbime, mâ’rifet tohumunu ekmeni senden istiyorum.

30- Allâh-u Teâlâ nebîlerin sonuncusu rasullerin imâmı olan efendimiz Muhammed’e ve onun âl-i’ne, ashâbına, salât eylesin. Tam mânâsıyla selâm eylesin. Âlemlerin Rabbi olan Allâh’a hamd olsun.

31- Allâh’ım! bu duânın müellifini (Şeyh Muhammed b. Süleymân el-Cezûlî) bağışla. Ona merhamet et, ey Rahmet sâhibi, Rahmân ! onu peygamberler. Sıddıklar, şehitler, sâlihler zümresi içinde haşrolunup toplananlardan kıl.

32- Allâh’ım! Bu duâları bu Bu sayfada yayınlayan; günahkâr, kusurlu, zayıf kulun, Rabia oğlu Raşid Tunca’yı da bağışla. Ona merhamet et, ey Rahmet sâhibi, Rahmân ! onu peygamberler. Sıddıklar, şehitler, sâlihler zümresi içinde haşrolunup toplananlardan kıl.Tövbesini kabûl et. Sen çok bağışlayıcı ve sonsuz merhamet sâhibisin. Âmîn. Ey âlemlerin rabbi olan Allâh’ım!..

--------------------------------------------------------------------------------

[1] DEHR: Zaman, devir. Âlemin (varlıkların) varlığının başlangıcından son bulmasına kadar olan bütün zaman.

HATİM DUASI

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.

Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e salat eylemen hürmetine, göğüslerimizi ferahlat. Onun hürmetine işlerimizi kolaylaştır. Onun hürmetine tasalarımızı gider. Onun hürmetine kaygı ve kederlerimizi açıp gider. Onun hürmetine günahlarımızı bağışla. Onun hürmetine borçlarımızı öde. Onun hürmetine hallerimizi düzelt. Onun hürmetine amellerimizi son hedefe ulaştır. Onun hürmetine tövbemizi kabul buyur. Onun hürmetine günah ve hatalarımızın utancını gider. Onun hürmetine delilimizi yardımıyla kuvvetlendir. Onun hürmetine dillerimizi temizle. Onun hürmetine yalnızlık korkumuzu gider. Onun hürmetine garipliğimize rahmet eyle. Onu öyle bir nur kıl ki, önümüzde, arkamızda, sağımızda, solumuzda, üstümüzde ve altımızda, hayatımızda ve ölümümüzde, kabirlerimizde, haşir ve neşrimizde o nur bizi aydınlatsın. Kıyamet gününde onun nurunu başımıza gölge eyle. Onun hürmetine iyiliklerimizin tartıldığı terazileri ağırlaştır. Peygamberimiz ve Efendimiz Muhammed'e (sallallahu aleyhi ve sellem) inanmış, mutmain olmuş, sevinçli ve müjdelenmiş olarak kavuşuncaya kadar onun bereketini üzerimizde devam ettir. Kıymetli komşuluğuna bizi de dâhil edip yanına aldığın ve kendilerine nimet verdiklerin olan peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle birlikte bizi de onun komşuluğuna ulaştırıncaya kadar, kıyamet gününde bizimle onun arasını ayırma. Ne güzel arkadaştır onlar.

Allah'ım! Biz O'na (sallallahu aleyhi ve selleme) iman ettik, fakat onu dünyada görmedik. Allah'ım, dünya ve ahirette bize onu görme nimetini ihsan eyle. Kalplerimizi O'na olan sevgide sabit kıl. Bizi O'nun sünneti üzerine çalıştır. Bizi O'nun milleti üzerine vefat ettir. Bizi kurtuluşa erenler topluluğu ve felah bulanlar hizbi içinde haşreyle. Ona (sallallahu aleyhi ve sellem) olan sevgisinden dolayı kalplerimizin kendisine ısındığı kimselerden bizi de faydalandır; o gün ki, ne mal, ne evlat, ne de bir fayda vardır. Bizi onun tertemiz havuzuna ulaştır ve en dolu kâsesinden bize içir. Ölüm bize gelmeden önce, Senin haremine (Kabe'ye) ve onun haremine (Medine'ye) ziyareti bize kolaylaştır. Ölünceye kadar Senin hareminde ve onun hareminde (sallallahu aleyhi ve sellem) kalmayı bize nasip eyle.

Allah'ım! Şüphesiz O, Sana en yüzü suyu hürmeti geçen şefaatçi olduğu için, biz de O'nu Sana şefaatçi kılıyoruz. Ve O, Senin katında hürmetine yemin edilenlerin en büyüğü olduğu için, O'na yemin ederek Senden istiyoruz. Ve O, Sana en yakın vesile olduğu için, O'nu vesile kılarak Sana yöneliyoruz. Ey Rabbimiz! Kalplerimizin katılığını, günahlarımızın çokluğunu, amellerimizin uzunluğunu (vadeden sonraya bırakılışını), amellerimizin bozukluğunu, taate karşı tembelliğimizi ve isyana saldırışımızı ancak Sana şikâyet ederiz. Ne güzel şikâyet edilen Sensin, ey Rabbimiz! Düşmanlarımıza ve nefislerimize karşı Senden yardım isteriz, bize yardım et. İşlerimizin düzelmesinde lütfüne tevekkül ederiz, bizi Senden başkasına havale eyleme, ey Rabbimiz!

Allah'ım! Resulünün (sallallahu aleyhi ve sellem) cenabına da biz intisap ediyoruz, bizi mahrum eyleme. Kapına duruyoruz, bizi geri çevirme. Ancak Senden istiyoruz, bizi umutsuz eyleme. Allah'ım! Yalvarışımıza merhamet eyle, korkumuzu emniyete çevir. Amellerimizi kabul buyur. Hallerimizi düzelt. Taatinle meşgul olmayı bize nasip eyle. Bizi hayra yönelt, amellerimizin artırılmasını gerçekleştir. Sonumuzu saadetle sonlandır. İşte şu zavallılığımız Senin huzurunda apaçık. Halimiz Sana gizli değil. Bize emrettin, terkedip karşı geldik. Bize yasakladın, yapıp emrini çiğnedik. Onlar bizim için afvından başkasına sığınmazlar. Bizi affeyle, ey umulacakların en hayırlısı ve isteneceklerin en cömerdi! Şüphesiz Sen çok affedicisin, çok bağışlayıcısın, çok şefkatlisin, çok merhametlisin. Ey merhametlilerin en merhametlisi! Salât ve selâm Efendimiz Muhammed'e, âline ve ashabına bol bol olsun. Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur.


DEVAMINA BAK

Delailül Hayrat Türkçe Latince Okunuşu

Delailü'l Hayrat
دلاأيلول حايرات

Delailü'l-Hayrat hakkında bilgi

RİVAYET OLUNUR Kİ

Seyyid Muhammed b. Süleyman el-Cezulî Hazretleri, abdest almak üzere bir kuyunun başına gitti. Ve fakat, kuyudan su çekecek birşey bulamadı. Bir vakit, kuyunun ötesinde berisinde haline çare olacak bir cisim aradı. Kuyudan yüksekçe bir mevkide, küçük bir kız çocuğu vardı ve hazretin müşkil vaziyetini seyretmekte idi. Bulunduğu yerden seslendi: “Sen kimsin?” Hazret, ismini söyledi, kendini tanış etti. Küçük kız: “Yazık! Sen ki, insanlar arasında müteber bir kimse olarak bilinirsin, fakat bir kuyudan su çekemedin!” dedi ve kuyunun başına gelip içine tükürdü. O vakit kuyu, kayalık gözelerden fışkıran pınarlar gibi coştu, suyu dışarıya kadar taştı. El Cezulî de, abdestini bir güzel aldı. Sonra da o küçük garip kızcağıza sordu: “Yaradanın aşkına söyle, sen küçük bir kız çocuğu iken, böyle bir mertebeye nasıl kavuştun?” Küçük kız: “Ben ki, çöllük ülkelerde gezerken, vahşi hayvanatın eline eteğine sarıldığı, Muhammed(S.A.V.) Efendimiz’e çokca salat-u selam ede ede bu mertebeye eriştim.” Süleyman el Cezûli Hazretleri o vakit, Fahr-i Kâinat Efendimiz (S.A.V.) için bir salat-u selam kitabı yazmaya yemin verdi. Ardından da, cümle Muhammed(S.A.V.) ümmeti arasında şöhret bulan, Delâilül-Hayrat (Hayırlı Deliller) kitabını, Cenab-ı Hakk’ın avn ü keremi ile telif eyledi. Yine rivayet olunur ki, Süleyman el Cezûli Hazretleri’nin mübarek bir hanımcığı vardı. Bu saliha kadın, her gece yatağından kalkar ve ortalıktan sır olurdu. Hazret bir gece hanımına sordu: “Sen her gece nereye gidiyorsun?” O saliha kadın dedi: “Ben Medine-i Münevvere’ye, Resûl-i Ekrem Efendimiz Hazretleri’ni ziyarete gidiyorum!” “Fesubhanallah! Sen böyle mucizevî bir yolculuğu yapacak mertebeye nasıl eriştin?” “Pek kutlu bir salavat-ı şerif var. Onu okuyorum.” “Onu bana da söyle!” “Söyleyemem! İzin yok! Fakat sen cümle salavat-ı şerifleri topla bir kitap yap. Ben bakayım, eğer orada var ise sana ‘vardır’ söylerim.” İşte bu iki rivayetin ya ikisi, ya da bir tanesi üzerine, el Cezûli Hazretleri, Delâilül-Hayrat kitabını telif etti. Hanımı baktı ve: “Evet bir kaç yerinde vardır!” dedi.

Okuma Usulu :

Önce başlangıç duası, sonra niyet duası, sonra iftitah duası, sonra Esma-i Hüsna, Tevfik duası, Esma-i Nebi sırasıyla okunur. Sonra pazartesi kısmı okunur. Böylece yeni okuma başlamış olur.  Sonra sırası gelen günde o günün bölümü okunur. Bir sonraki pazartesi günü en sonda gelen pazartesi2 bölümü okunur sonra hatim duası yapılır. Böylece bitmiş olur. Sonra yeniden başlanır, en başa dönülür. Önce başlangıç duası, sonra niyet duası, sonra iftitah duası, sonra Esma-i Hüsna, Tevfik duası, Esma-i Nebi sırasıyla okunur. Sonra pazartesi kısmı okunur. Böylece yeni okuma başlamış olur.  Sonra sırası gelen günde o günün bölümü okunur.

Delailül Hayrat Türkçe Latince Okunuşu Sırası ile Budur

İSTİĞFAR DUASI 

Bismillahir Rahmanir Rahiym.  Rahmân ve rahîm olan Allah’ın adıyla…  1)Estağfirullahel Azıym elleziy la ilahe illa huvel Hayyul Kayyum ve etubu ileyhi ve nes'eluhut tevbete vel meğfırate vel hidayete lena innehu Huvet Tevvabur Rahiym.  2)Subhanallahi vel hamdu lillahi vela ilahe illallahu vallahu ekber.Vela havle vela guvvete illa billahil Aliyyil Aziym.  NOT: Bazı Delail tertiplerinde (1.),(2) ve (3.) ün 3er kez okunması gerektiği ve ardından :  Eûzu besmele ile 3 defa İhlâs sûresi  1 defa besmele ile Felâk sûresi  1 defa besmele ile Nas sûresi  1 defa besmele ile Fâtiha sûresi okunur.  deniyor. 

NİYET DUASI 

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM 

Elhamdulillahi Rabbilalemin, Hasbiyallahu Venimel vekil  Vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyil aziym.  Allahumme inni ebrau min havli ve kuvveti ila havlike ve kuvvetike.  Allahumme inni neveytu bissalati alen nebiyyi sallallahu aleyhi veselleme imtisalen liemrike ve tasdiykan li nebiyyike seyyidina Muhammedin sallallahu aleyhi ve selleme ve mehabbeten fiyhi ve şevkan ileyhi ve ta'zimen li kadrihi ve likevbihi ehlen li zalike fetakabbelha minniy bi fazlike ve ihsanike veezil hicabel ğafleti an kalbiy vecalniy min ibadikes salihiyn.  Allahumme zidhu şerafen ala şerafihilleziy evleytehu ve izzen ala izzihilleziy eataytehu ne nuran ala nurihilleziy minhu halektehu ve e'liy mekamehu fiy mekametil murseliyne ve deracetehu fiy deracaatin nebiyyiyn.  Ve es'eluke ridake ve ridahu Ya Rabbel . meal afiyetid daimeti vel mevti alel kitabi vessunneti vel cema'ati ve  kelimetiş şehadeti ala tehkıykiha min ğayri teğyiyrin vela tebdiylin.Veağfirliy ma irtekebtehu bimennike ve fazlike ve cudike ve keramike Ya Ekramel Ekremiyn.  Ve sallallahu ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve sellim. 

İFTİTAH DUASI 

Bismillahir Rahmanir Rahiym.  Rahmân ve rahîm olan Allah’ın adıyla…  İlahi bicaahi nebiyyike seyyidina Muhammedin sallallahu aleyhi ve selleme indeke ve mekanetihiy ledeyke ve mehabbetike lehu ve mehabbetihiy leke ve bissirrilleziy beyneke ve beynehu es'eluke en tusalliye ve tusellime aleyhi ve ala alihi ve sahbihi.  Ve zaaifillahumme mehabbeti fiyhi ve arrifniy bi hakkihiy ve rutebihiy ve veffikniy li ittibaihi vel kıyami bi edebihi ve sunnetihi vecmea'niy meahu ve metti'niy bi ru'yetihi ve es'idniy bi mukalemetihi verfağ annil avaaika vel alaaika vel vesaaita vel hicabe ve şennif sem'i meahu bi leziyzil hitabi ve heyyi'niy littelakkiy minhu ve ehhilniy li hıdmetihiy.  Vec'al salaatiy aleyhi nuran neyyiran kamilen mukemmilen taahiran mutahhiran mahiyen kulle zulmin ve zulmetin ve şekkin ve şirkin ve kufrin ve zuurin ve vizrin vecalha sebeben littemhıysi ve merkan li enale biha a'la mekamil ihlasi ve tehsiysi hatta la tebka fiyye rabbaniyyetun li ğayrike ve hatta esluha li hadratike ve ekuunu min ehli hususiyyetike mustemsikan bi edebihi ve sunnetihi sallallahu aleyhi ve selleme mustemidden bihi min hadratikel aaliyyeti fiy kulli vektin ve hiynin.  Ya Allah Ya Nur Ya Hakk Ya Mubiyn.(Bazı tariflerde bu dört ismin 3 kez okunacağı söyleniyor)  Ve sallallahu teala ala seyyidina Muhammedin ve ala aalihi ve sahbihi ve sellim.

ESMAÜL HÜSNA

Allah Celle Celalühü, er-Rahmân Celle Celalühü, er-Rahîm Celle Celalühü, el-Melik Celle Celalühü, el-Kuddûs Celle Celalühü, esSelâm Celle Celalühü, el-Mü’min Celle Celalühü, el-Müheymin Celle Celalühü, el-Azîz Celle Celalühü, el-Cebbâr Celle Celalühü, elMütekebbir Celle Celalühü, el-Hâlık Celle Celalühü, el-Bâri’ Celle Celalühü, el-Musavvir Celle Celalühü, el-Gaffâr Celle Celalühü, elKahhâr Celle Celalühü, el-Vehhâb Celle Celalühü, er-Rezzâk Celle Celalühü, el-Fettâh Celle Celalühü, el-Alîm Celle Celalühü, el-Kâbıd Celle Celalühü, el-Bâsıt Celle Celalühü, el-Hâfıd Celle Celalühü, er-Râfi Celle Celalühü, el-Muiz Celle Celalühü, el-Müzill Celle Celalühü, el-Basîr Celle Celalühü, es-Semi’ Celle Celalühü, el-Hakem Celle Celalühü, el-Adl Celle Celalühü, el-Lâtîf Celle Celalühü, el-Habîr Celle Celalühü, el-Halîm Celle Celalühü, el-Azîm Celle Celalühü, el-Gafûr Celle Celalühü, eş-Şekûr Celle Celalühü, el-Aliyy Celle Celalühü, el-Kebîr Celle Celalühü, el-Hafîz Celle Celalühü, el-Mukît Celle Celalühü, el-Hasîb Celle Celalühü, el-Celîl Celle Celalühü, el-Kerîm Celle Celalühü, er-Rakîb Celle Celalühü, el-Mücîb Celle Celalühü, el-Vâsi’ Celle Celalühü, el-Hakîm Celle Celalühü, el-Vedûd Celle Celalühü, el-Mecîd Celle Celalühü, el-Bâis Celle Celalühü, eş-Şehîd Celle Celalühü, el-Hakk Celle Celalühü, el-Vekîl Celle Celalühü, el-Kaviyy Celle Celalühü, el-Metîn Celle Celalühü, el-Veliyy Celle Celalühü, el-Hamîd Celle Celalühü, el-Muhsî Celle Celalühü, el-Mübdî Celle Celalühü, el-Muîd Celle Celalühü, el-Muhyî Celle Celalühü, el-Mümît Celle Celalühü, elHayy Celle Celalühü, el-Kayyûm Celle Celalühü, el-Vâcid Celle Celalühü, el-Mâcid Celle Celalühü, el-Vâhid Celle Celalühü, es-Samed Celle Celalühü, el-Kâdir Celle Celalühü, el-Muktedir Celle Celalühü, el-Mukaddim Celle Celalühü, el-Muahhir Celle Celalühü, el-Evvel Celle Celalühü, el-Âhir Celle Celalühü, ez-Zâhir Celle Celalühü, el-Bâtın Celle Celalühü, el-Vâli Celle Celalühü, el-Müteâlî Celle Celalühü, el-Berr Celle Celalühü, etTevvâb Celle Celalühü, el-Müntakim Celle Celalühü, el-Afüvv Celle Celalühü, er-Raûf Celle Celalühü, Mâlikü’l-Mülk Celle Celalühü, Zü’l-Celâli ve’l-İkrâm Celle Celalühü, el-Muksit Celle Celalühü, el-Câmi’ Celle Celalühü, el-Ganiyy Celle Celalühü, el-Muğni Celle Celalühü, el-Mâni’ Celle Celalühü, ed-Dârr Celle Celalühü, en-Nâfi’ Celle Celalühü, en-Nûr Celle Celalühü, el-Hâdi Celle Celalühü, elBedî’ Celle Celalühü, el-Bâkî Celle Celalühü, el-Vâris Celle Celalühü, er-Reşîd Celle Celalühü, es-Sabûr.

Leyse ke mislihî şey’un fil erdzi velâ fissemâi ve hüvessemiulalim. 

TEVFİK DUASI 

Bismillahir Rahmanir Rahiym. Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla…  Allahumme ceddid ve cerrid fiy hazel vekti ve fiy hazihis sa'ati min salevatiket taammeti ve tehiyyatikez zekiyyati ve ridvanikel ekberil etemmil edvemi alaa ekmeli abdin leke fiy haazel aalemi min beniy ademelleziy ekamtehu leke zillen ve cealtehu li havaici halkıke kıbleten ve mehalen ve istafeytehu li nefsike ve ekamtehu bi huccetike ve ezhertehu bi suratike ve ihtertehu musteven li tecelliyke ve menzilen li tenfiyzi evaamirike ve nevaahiyke fiy erzike ve semaavatike ve vaasitaten beyneke ve beyne mukevvenatike vebelliğ selame abdike haaza ileyhi fealeyhi minkel aane an abdike eşrafut tahiyyaati ve ezket tesliymati.  Allahumme zekkirhu biy li tezkuraniy indeke bima ente ta'lemu ennehu naafiun liy acilen ve acilen ala gaderiy mearifetihi  bike ve menziletihi ledeyke laa ala kaderi 'ilmiy ve munteha fehmiy inneke bi kulli fazlin cediyrun ve ala ma teşaau kadiyr.  Allahümmec alniy fiy kalbil insanil kamili ve habbibhu fiyye ve sallallahu ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi  adede zerratil vucuhi ve adede mealumatillahi teaala.  Allahümme veffikniy li kıraaetiha aled devaami.  Amiyne ya Rabbel Alemiyn. 

ESMAÜN NEBi

Bismillahirrahmanirrahim

Muhammedün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Mahmüdün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Ahmedün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Hamidün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Kasimün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Akibün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Hatemün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Mahin Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Da'in Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Siracün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Münirün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Haşirün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Mübeşşirün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Nezirün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Münzirün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Resulün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Mürselün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Nebiyyün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Mühtediyün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Mehdiyyün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Halilün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Habibün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana (:::)ün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Safiyyün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Taha Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Yasin Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Mustafa Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Mücteba Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Murtaza Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Nasirün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Kaimün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Hafizün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Şahidün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Şehidün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Adilün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Alimün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Halimün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Nurun Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Mübinün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Burhanun Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Hüccetün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Beyanun Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Muti'un Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Mezkurün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Vaızün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Sahibün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Natıkun Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Sadikun Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Musaddikun Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Muzafferun Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Mekkiyyün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Medeniyyün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Ebtahiyyün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Kureyşiyyün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Arabiyyün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Haşimiyyün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Azizün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Harisün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Raufün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Rahimün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Cevadün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Ganiyyün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Fettahun Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Alimün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Münibün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Hatibün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Fasihun Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Reşidün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Tahirun Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Mutahharun Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana İmamun Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Emirun Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Mutavassitun Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Sabikun Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Muktesidün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Evvelün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Ahirun Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Zahirun; Batınun Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Şafi'un Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Müşeffe'un Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Hadin Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Muhallilün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Muharrimun Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Amirun Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Nahin Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Hakimun Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Karibün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Şakirun Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Meşkür'ün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Saburün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Rakibun Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Müzzemmilü Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Müddessirü Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Mualla Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Müzekka Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Müşfikun Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Muhsinün Aleyhisselam, Seyyidina ve Mevlana Mütemmimün.

PAZARTESİ-1 SALAVATLARI 

Bismillahirrahmanirrahim  1)Sallallahu ala Seyyidüna ve Mevlana Muhammedin ve ala  alihi ve sahbihi ve sellem.  2) Allahümme salli‘ ala Seyyidüna Muhammedin ve  ezvacihi ve zürriyetihi kema salleyte ala Seyyidüna  İbrahime ve barik ala Seyyidüna Muhammedin ve ezvacihi  ve zürriyetihi kema barekte ala ali Seyyidüna İbrahime  inneke hamidün mecid.  3) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala  alihi kema salleyte ala Seyyidüna İbrahime ve barik ala  Seyyidüna Muhammedin ve ala ali Seyyidüna  Muhammedin kema barekte ala ali Seyyidüna İbrahime fil  alemine inneke hamidün mecidün.  4) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ali  Seyyidüna Muhammedin kema salleyte ala Seyyidüna  İbrahime ve barik ala Seyyidüna Muhammedin ve ali  Seyyidüna Muhammedin kema barekte ala Seyyidüna  İbrahime inneke hamidün mecidün.  5)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin innebiyyil  ümmiyyi ve ala ali Seyyidüna Muhammedin.  6) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin abdike ve  resûlike.  7) Allahumme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin kema salleyte ala Seyyidüna  İbrahime ve ala ali Seyyidüna İbrahime inneke hamidün  mecidün.  8) Allahümme barik ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin kema barekte ala Seyyidüna  İbrahime ve ala ali Seyyidüna İbrahime inneke hamidün  mecidün.  9) Allahümme ve terahham ala Seyyidüna Muhammedin  ve ala ali Seyyidüna Muhammedin kema terahhamte ala  Seyyidüna İbrahime ve ala ali Seyyidüna İbrahime inneke  hamidün mecidün.  10) Allahümme ve tehannen ala Seyyidüna Muhammedin  ve ala ali Seyyidüna Muhammedin kema tahannente ala  Seyyidüna İbrahime ve ala ali Seyyidüna İbrahime inneke  hamidün mecidün.  11) Allahümme ve sellim ala Seyyidüna Muhammedin ve  ala ali Seyyidüna Muhammedin kema sellemte ala  Seyyidüna İbrahime ve ala ali Seyyidüna İbrahime inneke  hamidün mecidün.  12) Allahumme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin verham Seyyidüna  Muhammeden ve ale Seyyidüna Muhammedin ve barik ala  Seyyidüna Muhammedin ve ala ali Seyyidüna  Muhammedin kema salleyte ve rahimte ve barekte ala  Seyyidüna İbrahime ve ala ali Seyyidüna İbrahime fil  alemine inneke hamidün mecidün.  13) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin innebiyi  ve ezvacihi ümmehatil mü‘minine ve zürriyetihi ve ehli  beytihi kema salleyte ala Seyyidüna İbrahime inneke  hamidün mecidün.  14) Allahümme barik ala Seyyidüna Muhammedin ve ala  ali Seyyidüna Muhammedin kema barekte ala Seyyidüna  İbrahime inneke hamidün mecidü.  15) Allahümme dahiyel medhuvvati ve bariel mesmûkati ve  cebbarel kulûbi ala fitretiha şakiyyiha ve saidi ha ic‘al  şeraife salavatike ve nevamiye berekatike ve ra fete  tahannünike ala Seyyidüna Muhammedin abdike ve  resûlik el fatihi lima uğlika vel hatimi lima sebeka vel  mu‘linil hakka bilhakkı veddamiği liceyşatil ebatili. Kema  hummile fadtalaa bi emrike bi taatike müstevfi  zen fi merdatike vaiyen li vahyike hafızan li ahdike  maziyen ala nefazi emrike hatta evra kabesen li kabisin  alaullahi tasilü bi ehlihi esbabehü bihi hüdiyetil kulûbü  ba‘de havzatil fi teni vel ismi ve ebhece mûdihatil a‘lami ve  nairatil ahkami ve müniratil İslami fehüve eminükel  memûnü ve hazinu ilmikel mahzuni ve Şehidüke  yevmeddini ve baisüke ni‘meten ve resûlike bil hakkı  rahmeten.  16) Allahümmefsah lehü fi adnike ve eczihi muzaafatil  hayri min fazlike mühenneatin lehü gayre mükedderatin  min fevzi sevabikel mahlûli ve cezili ataikel ma‘lûli.  17) Allahümme ali ala binain nasi binaehü ve ekrim  mesvahü ledeyke ve nüzülehü ve etmim lehü Nûrehü  veczihi minibti‘asike lehü makbûleş şehadeti ve merdiyyel  mekaleti za mantıkin adlin ve huttetin faslin ve bürhanin  azimin.  18) İnnellahe ve melaiketehü yusallûne alennebiyyi ya  eyyühellezine amenû sallû aleyhi ve sellimü teslimen.  Lebbeykellahümme Rabbi ve sa‘deyke salavatullahil berrir  rahimi. Vel melaiketil mukarrebine ven nebiyyine  vessıddıkıyne veşşühedai ves-salihine.  Vema sebbaha leke min şey‘in ya Rabbel alemine. Ala  Seyyidena Muhammed ibni Abdullahi hatemin nebiyyine.  Ve Seyyidil mürseline ve imamil müttekıyne ve resûli  Rabbil alemin. Eş şahidil beşiriddai ileyke biiznikes siracil  müniri aleyhis selamü.  19) Allahümmeecal salavatike ve berekatike ve rahmeteke  ala seyyidil mürseline ve imamil müttekıyne ve hatemin  nebiyyine Seyyidüna Muhammedin abdike ve resûlike  imamil hayri ve kaaidil hayri ve resûlir rahmeti.  20) Allahüm-meb‘ashü mekamen mahmûden yağbituhü fi  hil evvelûne vel ahirûne.  21) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin kema salleyte ala Seyyidüna  İbrahime inneke hamidün mecidün.  22) Allahümme barik ala Seyyidüna Muhammedin ve ala  ali Seyyidüna Muhammedin kema barekte ala Seyyidüna  İbrahime inneke hamidün mecidün.  23) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala  alihi ve ashabihi ve evladihi ve ezvacihi ve zürriyetihi  ve ehli beytihi ve asharihi ve ensarihi ve eşyaihi ve  muhibbihi ve ümmetihi ve aleyna maahüm ecmaine ya  erhamer rahimine.  24) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin adede  men salla aleyhi ve salli ala Seyyidüna Muhammedin  adede men lem yusalli aleyhi ve salli ala Seyyidüna  Muhammedin kema emertena bissalati aleyhi. Ve salli  aleyhi kema yuhibbu en yusalla aleyhi.  25) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  seyyidina Muhammedin kema emertena en nusalliye  aleyhi.  26) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin kema hüve ehlühü  27) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  seyyidina Muhammedin kema tühibbü ve terdahü lehü.  28) Allahümme ya rabbe Seyyidüna Muhammedin ve ale  Seyyidüna Muhammedin salli ala Seyyidüna Muhammedin  ve ali Seyyidüna Muhammedin ve eğdi Seyyidina  Muhammeden ed derecete vel vesilete fil cenneti.  29) Allahümme ya Rabbe Seyyidüna Muhammedin ve ali  Seyyidüna Muhammedin iczi Seyyidina Muhammeden  sallallahü aleyhi ve selleme  ma hüve ehlühü.  30) Allahümme salli ala ali Seyyidüna Muhammedin ve ala  ali Seyyidina Muhammedin ve ala ehli beytihi.  31) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin hatta la yebka minessalati şey‘ün.  Verham Seyyidina Muhammeden ve ale Seyyidüna  Muhammedin hatta la yebka minerrahmeti şey‘ün. Ve  barik ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali Seyyidüna Muhammedin  hatta la yebka minel bereketi şey‘ün. Ve sellim ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali Seyyidina Muhammedin hatta la yebka minesselami  şey‘ün.  32) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin fil  evveline. Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin fil ahirine.  Ve Salli ala Seyyidüna Muhammedin fin nebiyyine. Ve salli  ala Seyyidüna Muhammedin fil mürseline. Ve salli ala  Seyyidüna Muhammedin fil meleil a‘la ila yevmiddini.  33) Allahümme a‘tı Seyyidina Muhammedenil vesilete vel  fazilete veşşerefe vedderecetel kebirete.  34) Allahümme inni amentü bi Seyyidüna Muhammedin  ve lem erehü fela tahrimni fil cinani rü‘yetehü ver zukni  sohbetehü ve teveffeni ala milletihi ve veskıni min havzihi  meşreben ve reviyyen saigan henien la nazmeü ba‘dehü  ebeden inneke ala  külli şey‘in kadirün.  35) Allahümme ebliğ rûhe Seyyidüna Muhammedin minni  tahiyyeten ve selamen.  36) Allahümme ve kema amentü bi Seyyidina  Muhammedin ve lem erehü fela tahrimni fil cinani  rü‘yetehü.  37) Allahümme takabbel şefaate seyyidina Muhammedinil  kübra verfa derecetehül ulya ve atihi sü‘lehü fil ahireti vel  ula kema ateyte Seyyidüna İbrahime ve Seyyidüna Mûsa.  38) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin kema salleyte ala Seyyidüna  İbrahime ve ala ali Seyyidüna İbrahime ve barik ala  Seyyidüna Muhammedin ve ala ali Seyyidüna  Muhammedin kema barekte ala Seyyidüna İbrahime ve ala  ali Seyyidüna İbrahime inneke hamidün mecidün.  39) Allahümme salli ve sellim ve barik ala Seyyidüna  Muhammedin nebiyyike ve resûlike ve Seyyidüna  İbrahime halilike ve safiyyike ve Seyyidüna Mûsa kelimike  ve neciyyike ve Seyyidüna İsa rûhike ve kelimetike ve ala  cemi‘i melaiketike ve rusûlike ve  enbiyaike ve hiyeretike min halkıke ve esfi yaike ve  hassetike ve evliyaike min ehli ardıke ve semaike  ve sallallahü ala Seyyidüna Muhammedin adede halkıhı ve  rızae nefsihi ve zinete arşihi ve midade kelimatihi ve kema  hüve ehlühü ve küllema zekerehüz zakirune ve ğafele an  zikrihil gafi lûne ve ala ehli beytihi ve itretihit tahirine ve  selleme teslimen.  40) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala  ezvacihi ve zürriyatihi ve ala cemi‘in nebiyyine vel  mürseline. Vel melaiketi vel mukarrebine ve cemi‘i  ibadillahis salihine. Adede ma emtaratis-semai münzü  beneyteha ve salli ala Seyyidüna Muhammedin adede ma  enbetetil ardi münzü dehevteha. Ve salli ala Seyyidüna  Muhammedin adeden nücûmi fi ssemai feinneke  ahseyteha. Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin adede ma  teneffesetil ervahü münzü halekteha. Ve salli ala Seyyidüna  Muhammedin adede ma halakte ve ma tahlüku ve ma  ehata bihi ilmüke ve ed‘afe zalike.  41) Allahümme salli aleyhim adede halkıke ve rızae nefsike  ve zinete arşike ve midade kelimatike ve meblağa ilmike ve  ayatike.  42) Allahümme salli aleyhim salaten tefûku ve tafdülü  salatel musalline aleyhim minel halkı ecmaine kefadlike  ala cemi‘i halkıke.  43) Allahümme salli aleyhim salaten daimeten  müstemirreted devami ala merril leyali vel eyyami  muttasıleted devami lenkıdae leha velensı-rame ala merril  leyali vel eyyami adede külli vabilin vetallin.  44) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin  nebiyyike ve Seyyidüna İbrahime halilike ve ala cemi‘i  enbiyaike ve esfi yaike min ehli ardıke ve semaike adede  Halkıke ve rızae nefsike  ve zinete arşike ve midade kelimatike  ve münteha ilmike, ve zinete cemi‘i mahlûkatike salaten mükerrereten  ebeden adede ma ahsa ilmüke ve mile ma ahsa ilmüke ve ad‘afe  ma ahsa ilmüke salaten tezidü ve tefûku ve tafdulü salatel  musalline aleyhim minelhalkı ecmaine kefadlike ala  cemi‘il-halkike.  Bu Salavâtın Ardından Cenâb-I Hakk Tarafından Kabul Edileceğini Umarak Şu Duâ Okunur :(Bazı nüshalarda ayağa  kalkılarak okunacağı yazıyor)  Allahümmec‘alni mimmen lezime millete nebiyyike  Seyyidüna Muhammedin sallallahu aleyhi ve selleme.Ve  azzeme hürmetehu. Ve eazze kelimetehu.Ve hafıza ahdehu  ve zimmetehu ve nasara hizbehu ve da‘vetehu. Ve kessere  taabiihi ve firkatehu. Ve vafa  zümretehu ve lem yuhalifu sebilehu ve sünnetehu.  Allahümme inni es‘elükel istimsake bisünnetihi. Ve  eûzübike minel inhirafi amma cae bihi.  Allahümme inni es‘elüke min hayri ma saleke minhü  seyyidina Muhammedün nebiyyüke ve resûlüke sallallahü  aleyhi ve selleme. Ve eûzübike min şerri mesteazeke  minhü Seyyidina Muhammedün nebiyyüke ve resûlüke  sallallahü aleyhi ve selleme.  Allahüm-me‘sımni min şer-ril fi -teni. Ve afi ni min cemiil  miheni. Ve eslih minni ma zahare ve ma batane. Ve nakkı  kalbi minel hikdi vel hasedi.Ve la tec‘al aleyye tibaeten li  ehadin.  Allahümme inni es‘elukel ahze biahseni ma ta‘lemü.  Vetterke li seyyii ma ta‘lemü. Ve es‘elüket tekeff üle  birrızkı.Vezzühde filkefafi Vel mahrece bilbeyani min külli  şübhetin. Vel felece bissavabi fi külli huccetin. Vel adle fil  gadabi ver ridai vetteslime lima yecri bihil kazaü. Vel  iktisade fil fakrı vel gına Vettevazua fi lkavli vel fi ‘li  vessıdkı fil ciddi vel hezli.  Allahümme inne li zünûben fi ma beyni ve beyneke ve  zünûben fi ma beyni ve beyne halkıke.  Allahümme ma kane leke minha fağfirhü. Ve ma kane  minha lihalkıke fetehammelhu anni. Ve eğnini bifadlike  inneke vasi‘ül mağfireti.  Allahümme nevvir bil ilmi kalbi vesta‘mil bitaatike bedeni.  Ve hallis minel fi teni sırri. Veşğal bil‘itibari fikri. Ve  kını şerre vesavisiş şeytani. Ve ecirni minhü ya Rahmanü.  Hatta layekûne lehü aleyye Sultanün. 

SALI SALAVATLARI 

1)Allahümme inni es‘elüke min hayri ma ta‘lemü. Ve  eûzübike min şerri ma ta‘lemü. Vestağfi rüke min külli ma  ta‘lemü. İnneke ta‘lemü vela na‘lemü ve ente allamül  guyubi.  2) Allahümme erhamni min zamani haza. Ve ihdakıl fıteni  ve tetavüli ehlil cüreti aleyye vestida fi him iyyaye.  3) Allahümmecalni minke fi iyazin meni‘in ve hirzin  hasinin min cemi‘i halkıke hatta tübelligani eceli muafen.  4)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin adede men salla aleyhi. Ve salli  ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali SeyyidünaMuhammedin adede men lem yusalli aleyhi ve salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali Seyyidüna  Muhammedin kema tenbeğis salatü aleyhi. Ve salli ala  Seyyidüna Muhammedin ve ala ali Seyyidüna  Muhammedin kema tecibüs salatü aleyhi. Ve salli ala  Seyyidüna Muhammedin ve ala ali Seyyidüna  Muhammedin kema emerte en yusalla aleyhi. Ve salli ala  Seyyidüna Muhammedin ve ala ali Seyyidüna  Muhammedinnillezi nûruhü min nûrihil envari ve eşraka  bi şuai sırrıhil esrarü.  5) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin ve ala ehli beytihil ebrari  ecmaine.  6) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala  alihi bahri envarike ve madini esrarike ve lisani hüccetike  ve arûsi memleketike ve imami hazretike ve hatemi  enbiyaike salaten tedûmü bi devamike ve tebka bibekaike  salaten turdike ve turdihi ve terda biha anna ya Rabbel  alemin.  7) Allahümme Rabbel hilli vel haram. Ve Rabbel meşaril  harami. Ve Rabbel beytil harami. Ve Rabber rüknil vel  makam. Ebliğ li Seyyidina ve Mevlana Muhammedin  minnes selame.  8) Allahümme salli ala Seyyidüna ve Mevlana  Muhammedin seyyidil evveline vel ahirine.  9) Allahümme salli ala Seyyidina ve Mevlana  Muhammedin fi külli vaktin ve hinin.  10) Allahümme salli ala Seyyidina ve Mevlana  Muhammedin fi l meleil ala ila yevmiddini.  11) Allahümme salli ala Seyyidina ve Mevlana  Muhammedin hatta terisel arda vemen aleyha ve ente  hayrül varisine.  12)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedinin nebiyil  ümmiyyi ve ala ali Seyyidüna Muhammedin kema salleyte  ala Seyyidina İbrahime inneke hamidün mecidün ve barik  ala Seyyidüna Muhammedinin nebiyyil ümmiyyi kema  barekte ala Seyyidüna İbrahime inneke hamidün mecidün.  13)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin adede ma ehata bihi ilmüke ve  cera bihi kalemüke ve sebekat bihi meşiyyetüke ve sallet  aleyhi melaiketüke salaten daimeten bi devamike  bakıyeten bi fadlike ve ihsanike  ila ebedil ebedi ebeden lanihayete li ebediyyetihi ve la  fenaa li deymûmiyyetihi.  14) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin adede ma ehata bihi ilmüke ve  ahsahü kitabüke ve şehidet bihi melaiketüke verda an  ashabihi verham ümmetehü inneke hamidün mecidün.  15)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin ve ala cemi‘i ashabi Seyyidüna  Muhammedin.  16)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin kema salleyte ala Seyyidüna  İbrahime ve barik ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin kema barekte ala Seyyidüna  İbrahime ve ala ali Seyyidüna İbrahime fi l alemine inneke  hamidün mecidün.  17) Allahumme bi huşu il galbi indes-sucud. Leke ya  Seyyidi bi gayri cuhudin.Ve bike ya Allahu ya Celilu fela şey  a yuda nike fi galizil uhudin. Ve bi kursiyyikel mukelleli  binnuri ila arşikel azimil mecid. Ve bima kane tehte arşike  hakkan. Gable en tehluges semavati ve savter-ruudi.Zake is  kunte misle ma lem tezel gattu ilahen urifte bit-tevhidi.  Fecalni minel muhibbinel mahbu binel mugarrabinel arifi  nel aşikine lek.Ya Allahu, ya Allahu, ya Allahu, ya Allahu,  ya Allahu,ya Allahu, ya Allahu, ya Allahu, ya Vedud.  18)Allahümme salli ala Seyyidüna ve Mevlana  Muhammedin adede ma ehata bihi ilmüke.  19)Allahümme salli ala Seyyidina ve Mevlana  Muhammedin adede ma ahsahü kitabüke.  20)Allahümme salli ala Seyyidina ve Mevlana  Muhammedin adede ma nefezet bihi kudretüke.  21)Allahümme salli ala Seyyidina ve Mevlana  Muhammedin adede ma hassasathu iradetüke.  22)Allahümme salli ala Seyyidina ve Mevlana  Muhammedin adede ma teveccehe ileyhi emrüke ve  nehyüke.  23)Allahümme salli ala Seyyidüna ve Mevlana  Muhammedin adede ma vesiahü sam‘uke.  24)Allahümme salli ala Seyyidina ve Mevlana  Muhammedin adede ma ehata bihi basarüke.  25)Allahümme salli ala Seyyidina ve Mevlana  Muhammedin adede ma zekerehuz zakirûne.  26)Allahümme salli ala Seyyidina ve Mevlana  Muhammedin adede ma gafele an zikrihil gafilûne.  27)Allahümme salli ala Seyyidina ve Mevlana  Muhammedin adede katril emtari.  28) Allahümme salli ala Seyyidina ve Mevlana  Muhammedin adede evrakıl eşcari.  29)Allahümme salli ala Seyyidina ve Mevlana  Muhammedin adede devabbil kıfari.  30)Allahümme salli ala Seyyidina ve Mevlana  Muhammedin adede devabbil bihari.  31)Allahümme salli ala Seyyidina ve Mevlana  Muhammedin adede miyahil bihari.  32)Allahümme salli ala Seyyidüna ve Mevlana  Muhammedin adede ma azleme aleyhil leylü ve edaa  aleyhin nehar.  33)Allahümme salli ala Seyyidina ve Mevlana  Muhammedin bil guduvvi vel asali.  34)Allahümme salli ala Seyyidina ve Mevlana  Muhammedin adeder rimali.  35)Allahümme salli ala Seyyidina ve Mevlana  Muhammedin adeden nisai verricali.  36)Allahümme salli ala Seyyidina ve Mevlana  Muhammedin rizae nefsike.  37)Allahümme salli ala Seyyidina ve Mevlana  Muhammedin midade kelimatike.  38)Allahümme salli ala Seyyidina ve Mevlana  Muhammedin mil‘a semavatike ve ardıke.  39)Allahümme salli ala Seyyidina ve Mevlana  Muhammedin zinete arşike.  40)Allahümme salli ala Seyyidina ve Mevlana  Muhammedin adede mahlûkatike.  41)Allahümme salli ala Seyyidina ve Mevlana  Muhammedin efdale salavatike.  42) Allahümme salli ala nebiyyir rahmeti.  43)Allahümme salli ala şefi ‘il ümmeti.  44)Allahümme salli ala kaşifil gummeti.  45)Allahümme salli ala mücliz zulmeti.  46) Allahümme salli ala mûlin nimeti.  47)Allahümme salli ala mütir rahmeti.  48) Allahumme salli ala sahibil havzıl mevrûdi.  49)Allahümme salli ala sahibil makamil mahmudi.  50) Allahümme salli ala sahibil livail ma‘kudi.  51)Allahümme salli ala sahibil mekanil meşhûdi.  52)Allahümme salli alel mevsûfi bil keremi vel cûdi.  53)Allahumme salli ala men hüve fi ssemai Seyyidüna  Mahmudün ve fil ardı Seyyidüna Muhammed.  54)Allahumme salli ala sahibiş şaammeti.  55)Allahumme salli ala sahibil alameti.  56)Allahumme salli alel Mevsûfi bil kerameti.  57)Allahumme salli alel mahsûsi bizzeameti.  58)Allahumme salli ala men kane tuzilluhul ğamameti.  59)Allahumme salli ala men kane yeraa men halfehu kema  yera men emamehu.  60)Allahumme salli aleşşefi - il muşeff e-i yevmel giyameti.  61) Allahümme sallı ala sahibid daraat.  62)Allahümme salli ala sahibiş şefaati.  63)Allahümme salli ala sahibil vesileti.  64)Allahümme salli ala sahibil fazileti.  65)Allahümme salli ala sahibid derecetir refi ati.  66)Allahümme salli ala sahibil hiraveti.  67)Allahümme salli ala sahibin naleyni.  68)Allahümme salli ala sahibil hücceti.  69)Allahümme salli ala sahibil bürhani.  70)Allahümme salli ala sahibis Sultani.  71)Allahümme salli ala sahibit taci.  72)Allahümme salli ala sahibil miraci.  73)Allahümme salli ala sahibil kadibi.  74)Allahümme salli ala rakibin necibi.  75)Allahümme salli ala rakibül burakı.  76)Allahümme salli ala muhterıkıs sebit tıbakı.  77)Allahümme salli aleşşefi ‘i fi cemiil enami.  78)Allahümme salli ala men sebbeha fi keffi hit taamü.  79)Allahümme salli ala men beka ileyhil cizu ve hanne li fi  rakıhi.  80)Allahümme salli ala men tevessele bihi tayrül felati.  81)Allahümme salli ala men sebbahat fi keffi hil hasatü.  82)Allahümme salli ala men teşeff aa ileyhiz zabyü bi  efsahi kelamin.  83)Allahümme salli ala men kellemehüz zabbü fi meclisihi  maa ashabihil-alami.  84)Allahümme salli alel beşirin neziri.  85)Allahümme salli ales siracil müniri.  86)Allahümme salli ala men şeka ileyhil bairü.  87)Allahümme salli ala men tefeccera min beyni esabiihil  maün nemirü.  88)Allahümme salli alettahiril mutahhar.  89)Allahümme salli ala nûril envari.  90)Allahümme salli ala menin şakka‘lehül kamerü.  91)Allahümme salli alet tayyibil mutayyabi.  92)Allahümme salli aler resûlil mukarrabi.  93)Allahümme salli alel fecris saatı‘ı.  94)Allahümme salli alen necmis sakıbı.  95)Allahümme salli alel urvetil vüska.  96)Allahümme salli ala neziri ehlil arzi.  97)Allahümme salli aleşşefi ‘i yevmil ardı.  98)Allahümme salli ales saki linnasi minel havzı.  99)Allahümme salli ala sahibi livail hamdi.  100)Allahumme salli alel muşemmiri an saa-idil ciddi.  101)Allahümme salli alel müstamili fi merdatike ğayetel  cuhdi.  102)Allahümme salli alen nebiyyil hatemi.  103)Allahümme salli aler resûlil hatimi.  104)Allahümme salli alel Mustafel kaimi.  105)Allahümme salli ala resûlike Ebil Kasımi.  106)Allahümme salli ala sahibil ayati. .  107)Allahümme salli ala sahibid dilalati.  108)Allahümme salli ala sahibil işarati.  109)Allahümme salli ala sahibil keramati.  110)Allahümme salli ala sahibil alamati.  111)Allahümme salli ala sahibil beyyinati.  112)Allahümme salli ala sahibil mucizati.  113)Allahümme salli ala sahibil havarıkıl adati.  114)Allahümme salli ala men sellemet aleyhil ehcaru.  115)Allahümme salli ala men secedet beyne yedeyhil  eşcaru.  116)Allahümme salli ala men tefette gat min nurihil  ezharu.  117)Allahümme salli ala men tabet bi beraketihis simarü.  118)Allahümme salli ala menihdarret min bakıyyeti  vedûihil eşcarü.  119)Allahümme salli ala men fadet min nûrihi cemi-ül  envari.  120)Allahümme salli ala men bissalati aleyhi tuhattül  evzarü.  121) Allahümme salli ala men bissalati aleyhi tünalû  menazilül ebrari.  122) Allahümme salli ala men bissalati aleyhi yürhamül  kibarü vessiğarü.  123)Allahümme salli ala men bissalati aleyhi tetene‘ammü  fi hazihid dari ve fi tilked dari.  124)Allahümme salli ala men bissalati aleyhi tünalü  rahmetül azizil gaffari.  125)Allahümme salli alel mansûril müeyyedi.  güçlendirilmiş ve yardım olunmuş olan zâta salât eyle.  126)Allahümme salli alel muhtaril mümeccedi.  127)Allahümme salli ala Seyyidina ve Mevlana Muhammed.  128)Allahümme salli ala men kane iza meşa fi l berril egferi  teallakatil vuhûşü biez yalihi.  129)Allahümme salli aleyhi ve ala alihi ve sahbihi ve sellim  teslimen. Ve elhamdü lillahi rabbil alemine.  (ikinci dörtte birin başı)  130)Elhamdülillahi ala hilmihi. Ba‘de ilmihi ve ala afvihi  ba‘de kudretihi.  131)Allahümme inni eûzü bike minel fakri illa ileyke. Ve  minez-zülli illa leke ve minel havfi illa minke. Ve eûzü bike  en ekule zûren. Ev ağşa fücûren. Ev ekûne bike mağrûren.  Ve eûzübike min şema-tetil a‘dai.Ve udaliddai. Ve haybetir  recai. ve Zevalin nimeti ve fücaetin nikmeti.  (Bazı nüshalara göre 132 ile 133 birleştirilerek beraberce 3 kez okunur (Hakkani nüsha).Temmuz-2013 den önceki  Semerkand baskılarından birine göre de 132 ve 133 ayrı ayrı 3er kere okunur)  132) Allahümme salli ala Seyyidina Muhammedin ve sellim  aleyhi veczihi anna ma hüve ehlühü Habibuke.  133)Allahümme salli ala Seyyidina İbrahime ve sellim  aleyhi vec-zihi anna ma hüve ehlühü, Haliluke.  134)Allahümme salli ala Seyyidina Muhammedin ve ala ali  Seyyidina Muhammedin kema salleyte ve rahimte ve  barekte ala Seyyidüna İbrahime fi l alemine inneke  hamidun mecidün. Adede halkıke ve ridae nefsike.Ve zinete arşike ve  midade kelimatike.  135)Allahümme salli ala Seyyidina Muhammedin adede  men salla aleyhi.  136)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin adede  men lem yusalli aleyhi.  137)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin adede  ma sulliye aleyhi.  138)Allahumme salli ala Seyyidüna Muhammedin edafe  ma sulliye aleyhi.  139)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin,kema  hüve ehlühü.  140) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin kema  tuhibbü ve terdalehü. 

ÇARŞAMBA SALAVATLARI 

1)Allahümme salli ala rûhi Seyyidüna Muhammedin fil  ervahi ve ala cesedihi fil ecsadi ve ala kabrihi fil kubûri ve  ala alihi ve sahbihi ve sellim.  2) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin küllema  zekerehüz zakirûne.  3)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin küllema  gafele an zikrihil gafi lûne.  4) Allahümme salli ve sellim ve barik ala Seyyidüna  Muhammedinin Nebiyyil Ümmiyyi, ve ezvacihi ümmehatil  müminine ve zürriyetihi ve ehli beytihi salaten ve selamen  la yühsa adete hüma vela yukdeu medete huma.  5) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin adede ma  ehata bihi ilmüke ve ahsahü kitabike salaten tekûnu leke  rızaen veli hakkıhi edaen.Ve a'tıhil vesileti vel fazileti vedderecetirrefi ati.Veb'ashü Allahümmel makamel Mahmûdellezi  veadtehu ve eczihi anna ma hüve ehlühü. Ve ala cemi'i  ihvanihi minen nebiyyine vessıddıkıyne veşşühedai  vessalihine.  6)Allahümme salli ala Seyyidina Muhammedin ve enzilhül  münzelel mukarrebe yevmel kıyameti.  7)Allahümme salli ala Seyyidina Muhammedin.  8)Allahümme tevvichü bitacir izzi rızai vel kerameti.  9)Allahümme a'ti li Seyyidina Muhammedin efdale ma  seeleke linefsihi. Ve a'ti li Seyyidüna Muhammedin efdale  ma seeleke lehü ehaden min halkıke. Ve a'ti li Seyyidüna  Muhammedin efdale ma ente mesûlün lehü ila yevmil  kıyameti.  10)Allahümme salli ala Seyyidina Muhammedin ve  Seyyidüna Ademe ve Seyyidüna Nûhin ve Seyyidüna  İbrahime ve Seyyidüna Musa ve Seyyidüna İsa ve ma  beynehüm minen nebiyyine vel mürseline salavatullahi ve  selamühü aleyhim ecmaine.  (Bazı nüshalarda 3 kez okunması gerektiği yazmaktadır)  11) Allahümme salli ala ebina Seyyidüna Ademe ve  ümmina Seyyidetüna Havvae salate melaiketike ve  a'tıhima miner rıdvanil hatta türdiyehüma ve eczi hima.  Allahümme efdale ma cazeyte bihi eben ve ümmen an  veledeyhima.  12)Allahümme salli ala Seyyidina Cibrile ve Seyyidüna  Mikaile ve Seyyidüna İsrafi le ve Seyyidüna Azraile ve  hameletil arşi ve alel melaiketi vel mukarrebine ve ala  cemi‘il enbiyai vel mürseline salavatullahi ve selamühü  aleyhim ecma‘in.  (Bazı nüshalarda 3 kez okunması gerektiği yazmaktadır.)  13)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin adede ma  alimte ve mil'e ma alimte ve zinete ma alimte ve midade  kelimatike.  14)Allahümme salli ala Seyyidina Muhammedin salaten  mevsûleten bil mezidi.  15)Allahümme salli ala Seyyidina Muhammedin salaten la  tenkatı'u ebedel aabadi ve la tebidü.  16)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin  salatekelleti salleyte aleyhi ve sellim ala Seyyidüna  Muhammedin selamekellezi sellemte aleyhi ve eczihi anna  ma hüve ehlühü.  17) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin salaten  türdike ve turdihi ve terda biha anna ve eczihi anna ma  hüve ehlühü.  18) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin bahri  envarike ve ma‘dini esrarike ve lisani huccetike ve arûsi  memleketike ve imami hazretike ve tirazi mülkike ve  hazaini rahmetike ve tariki şeriatikel mütellezzizi bi  tevhidike insani aynil vücûdi vessebebi fi külli mevcûdin  ayni ayani halkikel mütekaddimi min nûri ziyaike salaten  tedûmü bi devamike ve tebka bibekaike la münteha leha  dûne ilmike salaten turdike ve turdihi ve terda biha anna  ya Rabbel alemine.  19)Allahümme sallı ala Seyyidina Muhammedin adede ma  fi ilmillahi salaten daimeten bidevami mülkillahi.  19)Allâhım ! efendimiz Muhammed’e senin ilminde gizli  20)Allahümme sallı ala Seyyidina Muhammedin kema  salleyte ala Seyyidina İbrahime ve barik ala Seyyidüna  Muhammedin ve ala ali Seyyidüna Muhammedin kema  barekte ala ali Seyyidüna İbrahime fi l alemine inneke  hamidün mecidün. Adede halkıke ve rızae  nefsike ve zinete arşike. Ve midade kelimatike. Ve adede  ma zekereke bihi halkuke fi ma meda ve adede mahüm  zakirûneke bihi fi ma beka, fi külli senetin ve şehrin ve  cumu'atin. Ve yevmin ve leyletin ve saatin minessaati. Ve  şemmin ve nefesin ve tarfetin ve lemhatin minel ebedi ilel  ebedi ve abadid dünya ve abadil ahireti ve eksere min  zalike la yenkatı'u evvelühü vela yenfadü  ahirühü.  21)Allahümme salli ala Seyyidina Muhammedin ala kadri  hubbike fi hi.  22)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ala kadri  inayetike bih.  23)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin hakka  kadrihi ve mikdarihi.  24)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin salaten  tüncına biha min cemi'il ehvali vel afati. Ve takdi lena biha  cemi'al hacati. Ve tütahhiruna biha min cemi'is seyyiati. Ve  terfeuna biha a'led derecat. Ve tübelliguna biha  aksalgayati. Min cemi'il hayrati fi l hayati ve ba'del memat.  25)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin salater  rızai verda an ashabihi rızaer rıza.  26)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedinis-sabıkı  lil halkı nûruhü ve rahmetün lil alemine zuhûrühü. Adede  men meda min halkıke ve men bakiye ve men saide  minhüm ve men şakiye. Salaten testagrıkul adde ve tühitu  bil haddi. Salaten la gayete leha vela münteha velenkıdae.  Salaten daimeten bi devamike ve ala alihi ve sahbihi ve  sellim teslimen misle zalike.  27)Allahümme salli ala Seyyidina Muhammedinillezi  mele'te kalbehu min celalike ve aynühu min cemalike  feesbaha ferihan müeyyeden mansuren ve ala alihi ve  sahbihi ve sellim teslimen vel hamdü lillahi ala zalike.  28)Allahümme salli ala Seyyidina ve Mevlana  Muhammedin adede evrakız zeytuni ve cemi'is simari.  29)Allahümme salli ala Seyyidina ve Mevlana  Muhammedin adede ma kane vema yekûnü ve adede ma  ezleme aleyhil leylü ve adae aleyhinneharü.  30) Allahümme salli ala Seyyidina ve Mevlana  Muhammedin ve ala alihi ve ezvacihi ve zürriyetihi adede  enfasi ümmeti.  31)Allahümme bibereketis salati aleyhicalna bissalati  aleyhi min nelfaizine ve ala havzihi minel varidineş  şaribine.Ve bi sünnetihi ve taatihi minel amiline ve la tehül  beynena ve beynehü yevmel kıyameti ya Rabbel  alemine.Vağfirlena ve li validiyna ve li cemi'il müslimine.  Elhamdü lillahi rabbil alemine.  (ikinci üçte birin başı)  32)Allahümme salli ve sellim ve barik ala Seyyidüna  Muhammedin ve ala ali Seyyidüna Muhammedin ekremi  halkıke ve siraci ufukıke ve efdali kaimin bi hakkıkel mebusi bi teysirike ve  rıfkıke salaten yetevala tekra-rüha ve telûhü alal ekvani envarüha.  33)Allahümme salli ve sellim ve barik ala Seyyidüna  Muhammedin ve ala ali Seyyidüna Muhammedin efdali  memdûhin bi kavlike ve eşrefi dain lil itisami bi hablike. Ve  hatemi enbiyaike ve rüsülike. Salaten tübelliğuna fi  ddareyni amime fadlike. Ve keramete rıdvanike ve vaslike.  34) Allahümme salli ve sellim ve barik ala Seyyidüna  Muhammedin ve ala ali Seyyidüna Muhammedin ekremil  küremai min ibadike.  Ve eşrefi l münadine li turukı reşadike. Ve siraci aktarike  ve biladike. Salaten la tefna ve la tebidü tübelliğuna biha  kerametel mezidi.  35)Allahümme salli ve sellim ve barik-ala Seyyidüna  Muhammedin ve ala ali Seyyidina Mûhammedinir refi 'i  makamühül vacibu  tazimühü vehtiramühü.Salaten la tenkatı'u ebeden ve la  tefna sermeden ve la tenhasirü adeden.  36) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin kema salleyte ala Seyyidüna  İbrahime ve ala ali  Seyyidüna İbrahime fil alemine inneke hamidün mecidün.  37)Ve sallillahumme ala seyyidina Muhammedin ve ala  aali seyyidina Muhammedin kullema zekerahuz zakirune  ve ğafele an zikrihil ğafiluun.  38) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin verham seyyidina Muhammeden  ve ali Seyyidüna Muhammedin ve barik ala Seyyidüna  Muhammedin ve ala ali Seyyidüna Muhammedin kema  salleyte ve rahimte ve barekte ala Seyyidüna İbrahime ve  ala ali Seyyidüna İbrahime inneke hamidün mecidün.  39)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedinin  nebiyyil ümmiyit-tahiril mutahhari ve ala alihi ve sellim.  40)Allahümme salli ala men hatemte bihir risalete ve  eyyedtehü binnasri vel kevseri veşşefaati.  41) Allahümme salli ala Seyyidina ve Mevlana Muhammedin nebiyyil hükmi vel hikmetissiracil vehhacil mahsûsi bil hulûkıl  azimi.Ve hatmir rusüli zil miraci ve ala alihi ve eshabihi ve etbaihis salikine. Ala menhecihil kavim. Feazimi Allahümme bihi  minhace nücûmil islami. Ve mesabihiz zalamil mühteda bihim fi zulmeti leyliş şekkid daci. Salaten daimeten müstemirreten ma  telatamet fi l ebhuril emvaci ve tafe bil beytil atiki min külli feccin amikinil hüccac.Ve efdalüs salati vetteslimi ala Seyyidüna  Muhammedin resûlihil kerimi. Ve saff etihi minel ibadi ve şefi 'il halaikı fi l miadi. Sahibil makamil mahmudi vel havzil mevrûdin  nahidı bia'bair. Risaleti vettebliğil eammi vel mahsûsi bi şerefi s siayeti fi sselahil-azami.  Sallallahü aleyhi ve ala alihi salaten daimeten müstemirreted devami ala merril-leyali vel eyyami. Fehüve Seyyidül evveline vel  ahirine ve efdalül evveline vel ahirine. Aleyhi efdalü salatil musalline. Ve ezka selamil müslimine. Ve etyebu zikriz zakirine. Ve  efdalü salavatillahi. Ve ahsenü salavatillahi. Ve ecellü salavatillah. Ve ecmelu salavatillah. Ve ekmelü salavatillah. Ve esbağü  salavatillahi. Ve etemmü salavatillahi. Ve ezharü salavatillahi. Ve azamü salavatillahi. Ve ezka salavatillahi. Ve etyabü salavatillahi.  Ve ebrekü salavatillahi. Ve ezka salavatillahi.Ve enma Salavatillahi. Ve evfa salavatillahi.Ve esna salavatillahi ve a'la salavatillahi.  Ve ekserü salavatillahi. Ve ecmaü salavatillahi.Ve eammü salavatillahi ve edvemü salavatillahi. Ve ebka salavatillahi. Ve eazzü  salavatillahi. Ve erfa'u salavatillahi. Ve azamü salavatillahi. Ala efdali halkıllahi. Ve ahseni halkıllahi. Ve ecelli halkıllahi.Ve ekremi  Halkıllahi. Ve ecmeli Halkıllahi. Ve ekmeli Halkıllahi. Ve etemmi Halkıllahi. Ve azami Halkıllahi. indellahi Resûlillahi. Ve  Nebiyyillahi.Ve Habibillahi. Ve Safi yyillahi. Ve Neciyyillahi Ve Halilillahi. Ve Veliyyillahi. Ve Eminillahi. Ve Hiratillahi min  Halkıllahi. Ve Nuhbetillahi min Beriyyetillahi. Ve Safvetillahi min Enbiyaillahi. Ve Urvetillahi. Ve Ismetillahi. Ve Nimetillahi Ve  miftahi Rahmetillahi. El-Muhtari,min Rüsülillahi. El müntehebi min Halkıllahi.El faizi bil matlabi fi l merhebi vel mergabil  muhlasi fi ma vehebe. Ekremi mebûsin esdakı kaailin encahi şafi 'in efdali müşeff ein el emini fi mestûdi es sadıkı fi ma belleğ es  sadiki bi emri rabbihil mudtalii bima hummile ekrabi rüsülillahi ilallahi vesileten ve azamihim gaden indallahi menzileten ve  fazileten ve ekremi enbiyaillahil kiramis safveti alellahi ve ehabbihim ilallahi ve ekrabihim zülfa ledallahi ve ekremil halkı alellahi  ve ahzahüm ve erdahüm ledallahi ve Alennasi kadren ve azamihim mahallen ve ekmelihim mehasinen ve fadlen ve efdalil enbiyai  dereceten ve ekmelihim şeriaten. Ve eşrefi l-enbıyaı nisaba ve ebyenihim beyanen ve hitaben ve efdalihim mevliden ve mühaciren  ve itreten ve ashaben ve ekreminnasi erumeten ve eşrefi him cürsûmeten ve hayrihim nefsen ve atharihim kalben ve esdakıhim  kavlen. Ve ezkahüm fi 'len ve esbe-tihim eslen ve evfahüm ahden ve emkenihim mecden ve ekremihim tab'an ve ahsenihim sun'an  ve etyebihim fer'an ve ekserihim taaten ve sem'an ve a'lahüm makamen. Ve ehlahüm kelamen ve ezkahüm selamen. Ve ecellihim  kadren ve azamihim fahren. Ve esnahüm fahren. Ve erfa'ihim fi l meleil a'la zikren. Ve evfahüm ahden. Ve asdakıhim va'den.Ve  ekserihim şükren Ve a'lahüm emren. Ve ecmelihim sabren. Ve ahsenihim hayren.Ve akrabihim yüsren. Ve ebadihim mekanen. Ve  azamihim şanen. Ve esbetihim bürhanen. Ve ercahihim mizanen. Ve evvelihim imanen. Ve evdahihim beyanen. Ve efsahihim  lisanen. Ve ezherihim Sultanen. 

PERŞEMBE SALAVATLARI 

1)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin abdike ve  resûliken nebiyyil ümmiyi ve ala ali Seyyidüna  Muhammedin.  2)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin salaten tekûnü leke rızaen ve  lehü cezaen ve li hakkıhi edaen. Ve a'tıhil vesilete vel  fazilete ve makamel mahmûdenillezi veadtehu ve eczihi  anna ma hüve ehlühü. Ve eczihi efdale ma cazeyte bihi  nebiyyen an kavmihi ve Resûlen an ümmetihi ve salli ala  cemi'i ihvanihi minen nebiyyine ves salihine ya erhamer  rahimine.  3)Allahümmec'al fezaile salavatike ve şeraife zekevatike.  Ve nevamiye berekatike ve avatıfa re'fetike ve rahmetike ve  tahiyyetike ve fezaile alaike ala Seyyidüna Muhammedin  seyyidil mürseline. Ve Resûli Rabbil alemine. Kaa-idilhayri  ve fatihil birri ve nebiyyil rahmeti ve seyyidil ümmeti.  4)Allahümmebashü makamen mahmuden tüzlifü bihi  kurbehü ve tukırrü bihi aynühü yağbutuhü binil evvelûne  vel ahirûne.  5)Allahümme a'tihil fadle vel fazilete veşşerefe vel vesilete  ved-dereceter refi 'ate vel menzileteş şamihate.  6)Allahümme a'ti Seyyidüna Muhammedenil vesilete.Ve  belliğhü memûlehü.Vec'alhü evvele şafi 'in ve evvele  müşeff ein.  7) Allahümme azzim burhanehü ve sakkıl mizanehü ve  eblic hüccetehü. Ve erfa' fi ehli illiyyine derecetehü ve fi  alel mukarrebine menziletehu.  8)Allahümme ahyina ala sünnetihi ve teveff ena ala  milletihi vecalna min ehli şefaatihi. Vahşürna fi zümretihi.  Ve evridna havzahü. Veskına min ke'sihi gayre hazaya vela  nadimine vela şakkine vela mübeddiline vela mugayyirine  vela fatinine vela meftunine amin ya Rabbel alemine.  9) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin ve a'tihil vesilete vel fazilete  veddereceter refi 'ate veb'ashül makamel mahmudenillezi  vaadtehu maa ihvanihin nebiyyine. Sallallahu ala  Seyyidüna Muhammedin nebiyyirrahmeti  ve Seyyidil ümmeti ve ala ebina Seyyidüna Ademe ve  ümmina Seyyidetina Havvae ve men velede minen  nebiyyine ves sıddıkıyne veş şühedai vessalihine. Ve salli  ala melaiketike ecmaine min ehlissemavati vel ardiyne ve  aleyna maahüm ya erhamer rahimin.  10)Allahumağfirli zunubi ve li valideyye verhamhuma  kema Rabbe yani sağiyran ve li cemiil mü‘minine vel  mü‘minate vel müslimine vel müslimate el ehyaiminhum  vel emvat. Ve tabi beynena ve beynehum bil hayrati  rabbiğfir verham ve ente hayrur rahimiyn.Vela havle vela  kuvvete illa billahil aliyyil aziym.  11)Allahümme salli ala Seyyidina Muhammedin nûril  envari ve sırrıl esrari ve Seyyidil ebrari ve zeynil mürselinel  ahyari. Ve Ekremi men azleme aleyhil leylü ve eşraka  aleyhin neharü. Ve adede ma nezele min evvelid dünya ila  ahiriha min katril emtari. Ve adede ma nebete min evvelid  dünya ila ahiriha minen nebati vel eşcari. Salaten daimeten  bi devami mülkillahil vahidil kahhar.  12)Allahümme salli ala Seyyidina Muhammedin salaten  tükrimü biha mesvahü ve tüşerrifü biha ukbahü ve  tübelliğu biha yevmel kıyameti münahü ve rızahü.  Hazihis salatü ta'zimen li hakkike ya Seyyidüna  Muhammed  (Bazı nüshalarda 3 kez okunacağı yazmaktadır)  13)Allahümme salli ala Seyyidina Mahammedin hair  rahmeti ve miymeil mülki ve dalid devamisSeyyidil kamilil  fatihil hatemi. Adede ma fi ilmike kainün ev kadkane.  Küllema zekereke ve zekerehuz zakirüne. Ve küllema  ğafale an zikrike ve zikrihil ğafi lûne. Salaten daimeten bi  devamike. Bakiyeten bibekaa-ike.La münteha leha dûne  ilmike. İnneke ala külli şey'in kadirün.  (Bazı nüshalarda 3 kez okunacağı yazmaktadır)  14)Allahümme salli ala Seyyidina Muhammedinin nebiyyil  ümmiyyi ve ala ali seyyidina Muhammedinillezi hüve ebha  şümûsil hüda nûren ve ebherüha ve esyerül enbiya-i fahren  ve eşherüha ve nûruhü ezherü envaril enbiya-i ve eşrefuha  ve evdahüha ve ezkel halikati ehlaken ve etharûha ve  ekremüha halkan ve a'delüha.  15) Allahümme salli ala Seyyidina Muhammedinin nebiyyil  ümmiyyi ve ala ali seyyidina Muhammedinillezi hüve ebha  minel kamerit tammi ve Ekremü minessehabil mürseleti  vel bahril hatm..  16)Allahümme salli ala Seyyidina Muhammedinin nebiyyil  ümmiyyi ve ala ali Seyyidüna Muhammedinillezi kurinetil  bereketü bizatihi ve mahyahü ve te'atteretil avalimü bitiybi  zikrihi ve reyyahu.  17) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala  alihi ve sellim.  18)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin ve barik ala Seyyidüna  Muhammedin ve ala ali Seyyidüna Muhammedin verham  Seyyidüna Muhammeden ve ali Seyyidüna Muhammedin  kema salleyte ve barekte ve terehhamte  ala Seyyidüna İbrahime ve ala ali Seyyidüna İbrahime  inneke hamidün mecidün.  19)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin abdike ve  nebiyyike ve Resûliken nebiyyil ümmiyyi ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin.  20)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin mil'ed dünya ve mil'el ahireti. Ve  barik ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali Seyyidüna  Muhammedin mil'ed dünya ve mil'el ahireti.Verham  seyyidina Muhammeden ve ali Seyyidüna Muhammedin  mil'ed dünya ve mil'el ahireti. Veczi seyyidina  Muhammeden ve ali Seyyidüna Muhammedin mil'ed  dünya ve mil'el ahireti. Ve sellim ala Seyyidüna  Muhammedin ve ala ali Seyyidüna Muhammedin mil'ed  dünya ve mil'el ahireti.  21)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin kema  emertena en nusalli aleyhi. Ve salli ala Seyyidüna  Muhammedin kema yenbeği en yusalli aleyhi.  22)Allahümme salli ala nebiyyikel Mustafa ve Resülikel  murtaza ve veliyyikel mücteba ve Eminike ala vahyis  semai.  23) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin Ekremil  eslafil kaa-imil bil'adli vel insafil mebûsi fi sûretil a'rafi.El  müntehabi min eslabiş şerafi vel hutûniz zirafil musaff a  min musasi Abdül Muttalibi bin abdi menafi nnilezi  hedeyte bihi minel hilafi ve beyyente bihi sebilel afafi .  24) Allahümme inni es‘elûke bi efdali meseletike ve bi  ehabbi esmaike ileyke ve ekremiha aleyke ve bima  menente aleyna bi Seyyidüna Muhammedin Nebiyyina  sallallahü aleyhi ve selleme. Festenkaztena bihi min‘ed  dalaleti ve emertena bissalati aleyhi ve cealte salatena  aleyhi dereceten ve keff areten ve lutfen ve mennen min  itaike feedûke ta‘zimen li emrike vettibaanli vasiyyetike ve  müntecezen li mevûdike lima yecubu li nebiyyina  Seyyidüna Muhammedin sallallahü aleyhi ve selleme fi  edai hakkihi kıbelena iz amenna bihi ve saddeknahü  vettebenen nûrellezi ünzile maahü ve kulte ve kavlukel  hakku innallahe ve melaiketehu yusallune alennebiyyi ya  eyyühellezine amenû sallü aleyhi ve sellimû teslimen. Ve  emertel ibade bissalati ala nebiyyihim farizaten  nifteredteha ve emertehüm biha fenes‘elüke bi celali  vechike ve nûri azametike ve bima evcebte ala nefsike lil  muhsinine en tusalliye ente ve melaiketüke ala Seyyidüna  Muhammedin abdike ve resûlike ve nebiyyike ve safi yyike  ve hiyeretike min halkıke efdale ma salleyte ala ehedin min  halkıke inneke hamidün mecidün.  25)Allahümme erfa‘ derecetehü ve ekrim makamehu ve  sakkıl mizanehu ve eblic hüccetehu ve azhir milletehu ve  eczil sevabehu ve edinûrehu ve edim kerametehu ve elhık  bihi min zürriyetihi ve ehli beytihi ma tukirru bihi aynehu  ve azzimhu fi n-nebiyyinellezine halev kablehu.  26)Allahümmecal Seyyidüna Muhammeden ekseren  nebiyyine tebean ve ekserehüm üzerae ve efdalehüm  kerameten ve nûren ve alahüm dereceten ve efsehahüm fil  cenneti menzilen.  27) Allahümmecal fissabikıyne ğayetehü ve fil  müntehabine menzilehu ve fil mukarrebine darehu ve fil  mustafeyne menzilehu.  28)Allahümmecalhü ekremel ekremine indeke menzilen ve  efdalehüm sevaben ve ekrabehüm meclisen ve esbetehüm  makamen ve esvabehüm kelamen ve encehahüm  meseleten ve efdalehüm ledeyke nasiben ve azamehüm fi  ma indeke rağbeten ve enzilhu fi gurufatil firdevsi mined  derecatil ulalleti la derecete fevgaha.  29)Allahümmecal Seyyidüna Muhammeden esdaka kaailin ve encaha sailin ve evvele şafi 'in ve efdale müşeff ein  ve şeffi hu fi ümmetihi bi şefaatin yağbituhu bihel evvelûne  vel ahirûne. Ve iza meyyezte ibadeke bi fasli kazaike fec'al  Seyyidüna Muhammeden fil esdakıyne kıylen vel ahsenine  amelen ve fil mehdiyyine sebilen.  30) Allahümmecal nebiyyena lena feretan vec'al havzahü  lena mev'iden li evvelina ve ahirina.  31)Allahümme ahşürna fi zümretihi vesta'milna fi  sünnetihi ve tevefena ala milletihi ve arrifna vecheh  vec'alna fi zümretihi ve hizbini.  32)Allahümmecma beynena ve beynehu kema amenna bihi  velem nerehu ve la tüferrık beynena ve beynehu hatta  tüdhilena mudhalehu ve  tûridena havzahu ve tec' alena min rûfekaihi maalmun'ami  aleyhim minen nebiyyine ves sıddıkıyne vesşühedai ves  salihine ve hasüne ulaike refikan. elhamdü-lillahi Rabbil  Alemin.  33) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin nûril  hüda vel kaidi ilel hayri veddai iler rüşdi nebiyyir rahmeti  ve imamil müttekıyne ve resûli Rabbil Alemine.La nebiyye  ba'dehu kema belleğa risaleteke ve nesaha li ibadike ve tela  ayatike ve ekame hudûdeke ve vefa bi ahdike ve enfeze  hükmeke ve emere bitaatike ve neha an ma'siyetike ve vala  veliyyekellezi tühibbu en tüvaliyehu ve ada adüvvükellezi tühibbu  en tüadiyehu ve sallallahü ala Seyyidüna Muhammedin.  34)Allahümme salli ala cesedihi fi l ecsadi. Ve ala rûhini fi l  ervahi. Ve ala mevkıfi hi fi l mevakıfi . Ve ala meşhedihi fi l  meşahidi. Ve ala zikrini iza zükire salaten minna ala  nebiyyina.  35)Allahümme ebliğhü minnes selame kema  zükirresselamü vesselamü alennebiyyi ve rahmetullahü  teala ve berekatühü.  36)Allahümme salli ala melaiketikel mukarrebin.Ve ala  enbiyaikel mutahharine ve ala rüsülikel mürseline. Ve ala  hameleti arşike ve ala Seyyidüna Cibrile ve Seyyidüna  Mikaile ve Seyyidüna İsrafi le ve Seyyidüna melekilmevti.  Ve Seyyidüna Rıdvane hazini cennetike ve Seyyidüna Malikin.  Ve salli alel kiramil  katibine.Ve salli ala ehli taatike ecmaine  min ehlis semavati vel ardine.  37)Allahümme ati ehli beyti nebiyyike efdale ma ateyte  ehaden min ehli buyutil mürseline.Ve eczi eshabe  nebiyyike efdale ma cazeyte ehaden min ashabil mürseline.  38)Allahümmağfir lil mü'minine vel mü'minati vel  müslimine vel müslimati el ahyai minhüm vel emvati vagfi  rlena ve li ihvaninel lezine sebekuna bil imanı vela tec'al fi  kulubina ğıllen lillezine amenû Rabbena inneke raufunrahimün.  39)Allahümme salli alennebiyyil Haşimiyyi Seyyidüna  Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve sellim teslimen.  40)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin hayril  beriyyeti. Salaten turdike ve turdiyhi ve terda biha anna ya  erhamer rahimine.  41) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala  alihi ve sahbihi ve sellim teslimen kesiren tayyiben  mubareken fi hi cezilen cemilen daimen bidevami  mülkillahi.  42)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala  alihi mil'el fezai ve adeden nücûmi fi ssemai. Salaten  tüvazinüs-semavati vel arda ve adede ma halakte vema  ente halikuhu ila yevmil kıyameti.  43)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin kema salleyte ala Seyyidüna  İbrahime ve barik ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin kema barekte ala Seyyidüna  İbrahime ve ala ali Seyyidüna İbrahime fi l alemine inneke  hamidün mecidün.  (Bazı nüshalarda 44 ve 45 birleştirilerek beraberce 3 kez okunur(Hakkani tertibi).Başka bir tertibe göre de yalnızca (45)  3 kez okunur)Semerkand Temmuz-2013 önceki basım)  44) Allahümme inni es'elükel afve vel afiyete fi ddini ved  dünya vel ahireti.  45)Allahümmestürna bi setrikel cemili  46)Allahümme inni es'elüke bi hakkıkel azimi ve bi hakkı  nûri vechikel keriymi ve bi hakkı arşikel azimi.Ve bima  hamele kürsiyyüke min azametike ve celalike ve cemalike  ve behaike ve kudretike ve sultanike. Ve bihakkı esmai kel  mahzûnetil meknûnetilleti lem yettali' aleyha ehadün min  halkıke.  Allahümme ve es'elüke bil ismillezi ve da'tehü alel leyli fe  ezleme ve alennehari festenare ve alessemavati festakallet  ve alel ardi festekarret ve alel cibali feerset ve alel bihari vel  evdiyeti feceret ve alel uyûni fenebeat ve alessehabi  feemtaret.  Ve es'elüke Allahümme bil esmail mektûbeti fi cebheti  Seyyidüna İsrafi le aleyhisselam ve bil esmail mektûbeti fi  cebheti Seyyidüna Cibrile aleyhisselam.Ve alel melaiketil  mukarrebine.  Ve es'elüke Allahümme bil esmail mektûbeti havlel arşi.Ve  es'elüke bil esmail mektûbeti havlel kürsiyyi.  Ve es'elüke Allahümme bil ismil mektûbi ala varakız  zeytûni.  Ve es'elüke Allahümme bil esmail izamilleti semmeyte biha  nefseke ma alimtû minha ve malem a'lem. 

CUMA SALAVATLARI 

Ve es'elükellahümme bil esmailleti deake biha Seyyidüna  Ademü aleyhisselam. Ve bil esmailleti deake biha  Seyyidüna Nuhun aleyhisselam. Ve bil esmailleti deake  biha Seyyidüna Hud‘un aleyhisselam. Ve bil esmailleti  deake biha Seyyidüna İbrahim aleyhisselam.  Ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna  Salihun aleyhisselam.Ve bil esmailleti deake biha  Seyyidüna Yunus‘u aleyhisselam. Ve bil esmailleti deake  biha Seyyidüna Eyyubu aleyhisselam. Ve bil esmailleti  deake biha Seyyidüna Yakubu aleyhisselam.Ve bil  esmailleti deake biha Seyyidüna Yusufu aleyhisselam.  Ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna Musa aleyhisselam.  Ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna Harunu  aleyhisselam. Ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna  Şuaybun aleyhisselam. Ve bil esmailleti deake biha  Seyyidüna İsmailü aleyhisselam. Ve bil esmailleti deake  biha seyyidina Davûdu aleyhisselam. Ve bil esmailleti  deake biha Seyyidüna Süleymanu aleyhisselam ve bil  esmailleti deake biha Seyyidüna Zekerriyya  aleyhisselam.Ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna Yahya  aleyhisselam.Ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna  Ermiya' aleyhisselam  Ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna Şâ’ya'  aleyhisselam.Ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna İlyasu  aleyhisselam.  Ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna Elyesa  aleyhisselam.Ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna Zulkifl  aleyhisselam.Ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna Yuşa  aleyhisselam.Ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna İsa  aleyhisselam.Ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna  Muhammedün sallallahü aleyhi ve selleme  Ve ala cemi'in Nebiyyine vel mürseline en tusalliye ala  Seyyidina Muhammedin Nebiyyike adede ma halektehu  min gabli ente kunes semau mebniyyeten vel ardu  medhiyyeten vel cibalu mursiyyeten vel biharu mucraaten  vel uyunu munfecireten vel enharu munhamiraten  veşşemsu mudhiyyeten vel gameru mudian vel kevakibu  musteniraten kunte haysu kunte la yalemu ahadun haysu  kunte illa ente vahdeke la şerike leke.  47)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin adede  hilmike. Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin adede ilmike.  Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin adede kelimatike.Ve  salli ala Seyyidüna Muhammedin adede niğmetike. Ve salli  ala Seyyidüna Muhammedin mil'e semavatike. Ve salli ala  Seyyidüna Muhammedin mil'e ardike. Ve salli ala  Seyyidüna Muhammedin mil'e arşike. Ve salli ala  Seyyidüna Muhammedin zinete arşike.Ve salli ala  Seyyidüna Muhammedin adede ma cera bihil kalemu fi  ümmilkitabi. Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin adede  ma halakte fi seb'i semavatike ve salli ala Seyyidüna  Muhammedin adede ma ente halikun fi hinne ila yevmil  kıyameti fi külli yevmin elfe merretin.  48)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin adede  kulli katretin kataret min semavetike ila ardike min yevmi  halakted dünya ila yevmil kıyameti fi külli yevmin elfe  merretin.  49)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin adede  men yusebbihuke ve yühellilüke ve yükebbirüke ve  yuazzimüke min yevmi halakted dünya ila yevmil kıyameti  fi külli yevmin elfe merretin.  50) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin adede  enfasihim ve elfazihim. Ve salli ala Seyyidina  Muhammedin adede külli nesemetin halakteha fi him min  yevmi halakted dünya ila yevmil kıyameti fi külli yevmin  elfe merretin.  51)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin  adedessehabil cariyeti. Ve salli ala Seyyidüna  Muhammedin adeder riyahiz zariyeti min yevme halakted  dünya ila yevmil kıyameti fi külli yevmin elfe merretin.  52)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin adede ma  hebbet aleyhir riyahü ve harrekethü minel ağsani vel eşcari  vel evrakı ves simari ve cemi'i ma halakte ala ardıke ve  mabeyne semavatike min yevme halakted dünya ila yevmil  kıyameti fi külli yevmin elfe merretin.  53)Allahüme salli ala Seyyidüna Muhammedin adede  nûcümis semai min yevme halakded dünya ila yevmil  kıyameti fi külli yevmin elfe merretin.  54)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin mil'e  ardıke mimma hamelet ve akallet min kudretike.  55)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin adede ma  halakte fi seb'i biharike mimma la' ya'lemü ilmehü illa ente  ve ma ente halikuhu fi ha ila yevmil kıyameti fi külli  yevmin elfe merretin.  56)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin adede  mil'i seb'i biharike. Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin  zinete seb'i biharike mimma hamelet ve ekallet min  kudretike.  57) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin adede  emvaci biharike min yevme halakted dünya ila yevmil  kıyameti fi külli yevmin elfe merretin.  58)Allahümme ve salli ala Seyyidüna Muhammedin adeder  remli vel hasa, fi müstagarril arazine ve sehliha ve cibaliha  min yevme halakted dünya ila yevmil kıyameti fi külli  yevmin elfe merretin.  59) Allahümme ve salli ala Seyyidüna Muhammedin  adeded tırabil miyahil azbeti vel milheti min yevmi  halakted dünya ila yevmil kıyameti fi külli yevmin elfe  merretin. Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin adede ma  halaktehü ala cedidi ardıke fi müstakarril aradine şarkıha  ve garbiha sehliha ve cibaliha ve evdiyetiha ve tarikıha ve  amiriha ve gamiriha ila sairi mahalaktehu aleyha ve ma fi  ha min hasatin ve mederin ve hacerin min yevme halakted  dünya ila yevmil kıyameti fi külli yevmin elfemerretin.  60) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin nebiyyi  adede nebatil ardı min kıbletiha ve şarkıha ve garbiha ve  sehliha ve cibaliha ve evdiyetiha ve eşcariha ve simariha ve  evrakıha ve zürûiha ve cemi'i ma yahrücü min nebatiha ve  berekatiha min yevme halakted dünya ila yevmil kıyameti  fi külli yevmin elfe merretin.  61)Allahümme ve salli ala Seyyidüna Muhammedin adede  ma halakte minel cinni vel insi veşşeyatini ve ma ente  halikuhü minhüm ila yevmil kıyameti fi külli yevmin elfe  merretin.  62) Allahümme ve salli ala Seyyidüna Muhammedin adede  külli' şa'retin fi ebdanihim ve fi vücûhihim ve ala rüûsihim  münzü halakted dünya ila yevmil kıyameti fi külli yevmin  elfe merretin.  63)Allahümme ve salli ala Seyyidüna Muhammedin adede  hafakanit tayri ve tayaranil cinni veşşeyatini min yevmi  halakted dünya ila yevmil kıyameti fi külli yevmin elfe  merretin.  64) Allahümme ve salli ala Seyyidüna Muhammedin adede  külli behimetin halakteha ala cedidi ardıke min sağirin  evkebirin fi meşarıkıl ardı ve megaribiha min insiha ve  cinniha ve mimma la ya'lemü ilmehû illa ente min yevme  halakted dünya ila yevmil  kıyameti fi külli yevmin elfe merretin.  65)Allahümme ve salli ala Seyyidüna Muhammedin adede  hutahüm ala vechil ardı min yevmi halakted dünya ila  yevmil kıyameti fi külli yevmin elfe merretin.  66) Allahümme ve salli ala Seyyidüna Muhammedin adede  men yusalliye aleyhi.Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin  adede men lem yusalli aleyhi. Ve salli ala Seyyidüna  Muhammedin adedel katri vel matari vennebati. Ve salli  ala Seyyidüna Muhammedin adede külli şey'in.  67) Allahümme ve salli ala Seyyidüna Muhammedin fi l  leyli iza yeğşa. Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin fi  nnehari iza tecella. Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin fil  ahireti vel'ûla. Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin şabben  zekiyyen.Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin kehlen  mardiyyen.Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin  munzukane fi l Mehdi sabiyyen. Ve salli ala Seyyidina  Muhammedin hatta la yebka minessalati şey'ün.  68)Allahümme ve a'tı Seyyidüna Muhammedinil makamel  mahmudellezi ve adtehüllezi iza kaale saddaktehû ve iza  seele a'teytehû.Allahümme ve azım burhanehu ve şerrif  bünyanehü ve eblic hüccetehu ve beyyin faziletehu.  69) Allahümme ve takabbel şefaatehü fi ümmetihi  vesta'milna bi sünnetihi ve teveff ena ala milletihi  vahşurna fi zümretihi  ve tahte livaihi vec'alna min rüfekaihi ve evridna havzahu  veskına bi ke'sihi venfe'na bi mehebbetihillahümme amin.  70)Ve es'elüke bi esmaikelleti deavtüke biha en tusalliye  ala Seyyidüna Muhammedin adede ma vesaftü ve mimma  la ya'lemü ilmehü illa ente enterhameni ve tetûbe aleyye  ve tüafi yeni min cemi'il belai vel belvai ve en tağfi reli ve  terhamel mü'minine vel mü'minati vel müslimine vel  müslimatil, ahyae minhüm vel emvate ve en tağfira li  abdike  (okuyan kimse buraya geldiğinde şöyle devam etmelidir:  Okuyan erkekse:babaadınız bin kendiadınız Elmüznibil  hatiiz zaifi ve en tetûbe aleyhi inneke gafûrun  rahim.Allahümme amine ya Rabbel alemine.  Okuyan kadınsa : babaadınız binti kendiadınız  elmuznibetil haatietiz zaiyfeti ve en tetube aleyhi inneke  ğafuurun Rahiym.Allahümme amine ya Rabbel alemine.)  Gale Rasulillahi sallallahu aleyhi vesellem.Men gara  ehaazihis salate meraten vahideten keteballahu lehu  sevabe haccetin mekbuletin ve sevabe men eağtega rakabet  min veledi İsmaiyle aleyhisselam feyekulullahu teala ya  melaiketiy haza abdun min ibadiy ekseres salate ala  habiybi Muhammedin feva izzetiy ve celaliy ve vücudiy ve  mecdiy veertifai le utiyennehu bi kulli harfin salle kasran  fil cenneti ve leye'tiyenniy yevmel kiyameti tahte livail  hamdi nuru vechihi kel kameri leyletel bedri ve keffuhu fi  keffi habiybi Muhammedin. Haza limen kaleha kulle yevmi  cumu'atin lehu hazel fazlu vallahu zül fadlil aziym.  --- Bir hadisi şerifinde Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurur:  "Bu salavatı şerifeyi bir kere okuyan kimseye Allah makbul  bir hac sevabı ve İsmail (a.s.) soyundan bir kimseyi azat  etmiş gibi sevap yazar.Zira Allâh (c.c)’u şöyle  buyurmaktadır: “ Ey Meleklerim ! Bu bir kuldur ki;  Habîbim Muhahammed (s.a.v.)’e çokça salât etmiştir.  İzzetime, Celâlime, varlığıma, övülmeye lâyık olmama ve  Yûce olmama yemîn olsun ki, salât ettiği her harf  mukâbilinde cennette ona bir saray vereceğim. Onun  yüzünün nûru, Ay’ın ondördü gibi, kıyâmet gününde  Livâü’l-Hamd sancağı altında bana gelecek ve avucu  Habîbim Muhammed (s.a.v.)’in avucunda olacaktır.”  (Müellif şöyle der:Bu fazîlet bu salavâtı her Cum’â Günü  okuyan kimse içindir.Çünkü bu büyük bir fazilettir. Allâh  (c.c) yüce fazlın sâhibidir. [1]-----  71) Allahümme inni es'elüke bi hakkı ma hamele  kürsiyyüke min azametike ve kudretike ve celalike ve  behaike ve sultanike.  Ve bihakkısmikel mahzûnil meknûnillezi semmeyte bihi  nefseke ve enzeltehü fil kitabike.Veste'serte bihi fi ilmil  gaybi indeke.En tusalliye ala Seyyidüna Muhammedin  abdike ve resulike. Ve es'elüke bismikellezi iza du'ite bihi  ecebte ve iza suilte  bihi a'teyte.  Ve es'elüke bismikellezi ve da'tehu alel leyli fe ezlame. Ve  alen nehari festenare. Ve alessemavati festakallet.  Ve alel ardi festekarret. Ve alel cibali fereset. Ve alessa'beti  fezellet. Ve ala maissemai fesekebet. Ve ala maissehabi  feemtaret.  Ve eselüke bima seeleke bihi Seyyidüna Muhammedün  nebiyyüke ve es'elüke bima seeleke bihi Seyyidüna Ademü  nebiyyüke. Ve es'elüke bima seeleke bihi enbiyaüke ve  rusulüke. Ve melaiketükel mukarrebûne Sallallahü  aleyhim ecmaine. Ve es'elüke bima seeleke bihi ehlütaatike  ecmaine  En tusalliye ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin adede ma halakte min kabli en  tekûnessemaü mebniyyeten. Vel ardü methiyyeten. Vel  cibalü mürsiyyeten. Vel uyûnü münfecireten.Vel enharü  münhemireten. Veşşemsü mudhiyeten  Vel kamerü mudien. Vel kevakibü münireten.  72)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin adede ilmike. Ve salli ala  Seyyidüna Muhammedin ve ala ali Seyyidüna  Muhammedin adede hilmike. Ve salli ala Seyyidüna  Muhammedin ve ala ali Seyyidüna Muhammedin adede  ma ahsaül levhül mahfuzû min ilmike.  73)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin adede ma cera bihil kalemü fi  ümmil kitabi indeke.  Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali Seyyidüna  Muhammedin mil'e semavatike. Ve salli ala Seyyidina  Muhammedin  ve ala ali Seyyidüna Muhammedin mil'e arzıke.Ve salli ala  Seyyidüna Muhammedin ve ala ali Seyyidüna  Muhammedin mil'e ma ente halikuhu min yevmi halakted  dünya ila yevmil kıyameti.  74)Allahümme salli ala Seyyidina Muhammedin ve ala ali  Seyyidina Muhammedin adede sufufil melaiketi ve  tesbihihim ve takdisihim ve tehmidihim ve temcidihim ve  tekbirihim ve tehlilihim min yevme halakted dünya ila  yevmil kıyameti.  75)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin adedes sehabil cariyeti.  Verriyahiz zariyeti. Min yevme halakted dünya ila yevmil  kıyameti.  76)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin adede külli katretin takturü min  semavatike ila ardıke ve ma taktürü ila yevmil kıyameti.  77)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin adede mâ habbetir riyahü ve  adede ma taharreketil eşcarü vel evraku vezzûrûü ve cemi'i  ma halakte fi kararil hıfzı min yevme halakted dünya ila  yevmil kıyameti.  78)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin adedel katri vel matari ven  nebati min yevme halakted dünya ila yevmil kıyameti.  79)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin adeden nûcümi fissemai min  yevme halakted dünya ila yevmil kıyameti.  80)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin adede ma halakte fi biharikes  seb'ati mimma la ya'lemü ilmehû illa ente ve maente  halikuhü ila yevmil kıyameti.  81) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin adeder remli vel hasa fi meşarikıl  ardi ve meğaribiha.  82)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin adede ma halakte minel cinni vel  insi ve ma ente halikuhü ila yevmil kıyameti.  83)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin adede enfasihim ve elfazihim ve  elhazihim min yevme halakted dünya ila yevmil kıyameti.  84)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin adede tayaranil cinni vel  melaiketi min yevme halakted dünya ila yevmil kıyameti.  85) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin adede ttuyûri velhevammi ve  adedel vühûşi vel akami fi meşarikil ardi ve meğaribiha.  86)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin adedel ahyai vel emvati.  87)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin adede ma ezleme aleyhil leylü ve  eşraka aleyhin neharü min yevme halakted dünya ila  yevmil kıyameti.  88)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin adede men yemşi ala ricleyni ve  men yemşi ala erbain min yevme halakted dünya ila yevmil  kıyameti.  89) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin adede  men salla aleyhi minel cinni vel insi vel melaiketi min  yevme halakted dünya ila yevmil kıyameti.  90) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin adede  men lem yusalli aleyhi.  91)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin kema yecibü en yusalla aleyhi.  92)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin kema yenbaği en yusalla aleyhi.  93)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin hatta la yebka şey'ün mines salati  aleyhi.  94)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin fi l  evveline. Ve salli ala Seyyidina Muhammedin fi l ahirine.  95)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin fil meleil  ala ila yevmiddini. Maşaallahü la kuvvete illa billahil aliyyil  azimi. 

CUMARTESİ SALAVATLARI 

1)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin. Ve a'tıhil vesilete vel fazilete ved  dereceter refi 'ate vebashü makamen Mahmûdenillezi  veadtehü inneke la tühlifül miad.  2)Allahümme azzim şanehu ve beyyin burhanehu. Ve eblic  hüccetehu.Ve beyyin faziletehu. Ve tekabbel şefaatehu fi  ümmetihi vestamilna bi sünnetihi ya Rabbel alemine ve ya  Rabbel arşil azimi.  3)Allahümme ya Rabbi uhşürna fi zümretihi ve tahte  livaihi veskına bike'sihi venfa'na bi mehabbetihi amin ya  Rabbel Alemine.  4)Allahümme ya Rabbi belliğhu anha efdalesselami.Veczihi anna efdale ma cazeyte bihin-nebiyye an  ümmetihi ya Rabbel Alemine.  5)Allahümme ya Rabbi inni es'elüke en tağfi reli ve  terhameni vetetûbe aleyye ve tüafi yeni min cemiil belai vel  belvail harici minel ardı vennazili minessemai inneke ala  külli şey'in kadirün birahmetike ve en tağfi re lil  mü'minine vel müminati vel müslimine vel müslimatil  ahyae minhüm vel emvati.Ve radıyallahü an ezvacihit  tahirati ümmehatil mü'minine. Ve radıyallahü an ashabihil  a'lami eimmetil hüda ve mesabihid dünya ve anıt tabiine  ve tabiit tabiine lehüm bi ihsanin ila yevmiddini.  Velhamdü lillahi Rabbil Alemine.  (üçüncü üçte birin başı)  6)Allahümme Rabbel ervahı vel ecsadil baliyeti. Es'elüke  bitaatil ervahir raciati ila ecsadiha. Ve bitaatil ecsadil  mültemieti bi urûkıha. Ve bi kelimatiken nafi zeti fi him.Ve  ahzikel hakka minhüm vel halaıku beyne yedeyke  yentezirûne fasle kazaike. Ve yercûne rahmeteke.Ve  yehafûne ikabeke en tec'alen nûre fi basari. Ve zikreke  billeyli ven nehari ala lisani.Ve amelen salihen ferzukni.  7) Allahümme salli ala Muhammedin kema salleyte ala  Seyyidüna İbrahime ve barik ala Seyyidüna Muhammedin  kema barekte ala Seyyidüna İbrahime.  8)Allahümmec'al salavatike ve berekatike ala Seyyidüna  Muhammedin ve ali Seyyidüna Muhammedin kema  cealteha ala Seyyidüna  İbrahime ve ali Seyyidüna İbrahime inneke hamidün  mecidün.Ve barik ala Seyyidüna Muhammedin ve ali  Seyyidüna Muhammedin  kema barekte ala Seyyidüna İbrahime ve ali Seyyidüna  İbrahime inneke hamidün mecidün.  9)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin abdike ve  resûlike. Ve salli alel mü'minine vel mü'minati vel  müslimine vel müslimati.  10)Allahumme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala  alihi adede ma ehate bihi ilmüke ve ahsahü kitabüke. Ve  şehidet bihi melaiketüke. Salaten daimeten tedûmü bi  devami mülkillahi.  11)Allahümme inni es‘elüke bi esmaikel-izami ma alimtu  minha ve ma lem alem ve bil esmailleti semmeyte biha  nefseke ma alimtu minha ve ma lem alem.Entu salliye ala  Seyyidüna Muhammedin abdike ve nebiyyike ve resûlike  adede ma halakte min kabli en tekûnes semaü  mebniyyeten. Vel ardu medhiyyeten.Vel cibalü mürsiyeten.  Vel uyûnû münfecireten. Vel enharü münhemireten.  Veş şemsü müşrikaten. Vel kamerü mudien. Vel kevakibü  müstenireten. Vel biharü mücriyeten. Vel eşcarü  müsmiraten.  12)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin adede ilmike. Ve salli  ala Seyyidüna Muhammedin adede hilmike.Ve salli ala Seyyidüna  Muhammedin adede kelimatike.Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin  adede ni'metike. Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin adede fadlike.Ve  salli ala Seyyidüna Muhammedin adede cûdike.Ve salli ala Seyyidüna  Muhammedin adede semavatike.Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin  adede ardike. Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin adede ma halakte fi  seb'i semavatike min melaiketike. Ve salli ala seyyidina Muhammedin  adede ma halakte fi ardike minel cinni vel insi ve gayri hima minel  vahşi vettayri ve ğayri hima. Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin  adede ma cera bihil kalemü fi ilmi gaybike ve ma yecri bihi ila yevmil  kıyameti.  Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin adedel katri vel matari. Ve salli  ala Seyyidüna Muhammedin adede men yahmedüke ve yeşkürüke ve  yühelli-lüke ve yümeccidüke ve yeşhedü enneke entellahü. Ve salli ala  Seyyidüna Muhammedin adede ma salleyte aleyhi  ente ve melaiketüke. Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin adede men  salla aleyhi min halkıke.Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin adede  men lem yusalli aleyhi min halkıke. Ve salli ala Seyyidüna  Muhammedin adedel cibali verrimali velhasa. Ve salli ala Seyyidüna  Muhammedin adedeş-şeceri ve evrakıha vel mederi ve eskaliha. Ve  salli ala Seyyidüna Muhammedin adede külli senetin vema tahlûku fi  ha vema yemûtü fi ha.Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin adede ma  tahlûku külle yevmin ve ma yemûtü fi hi ila yevmil kıyameti.  13) Allahümme ve salli ala Seyyidüna Muhammedin  adedes sehabil cariyeti ma beynes semai vel ardı ve ma  tamturu minel miyahi. Ve salli ala Seyyidüna  Muhammedin adeder riyahil musahharati fi meşarikıl ardi  ve meğaribiha ve cevfi ha ve kıbletiha.  Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin adede nücûmis semai.  Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin adede ma halekte fi  biharike minel hiytani veddevabbi vel miyahi ver rimali ve  gayri zalike. Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin adeden  nebati velhasa.  Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin adeden nemli.Ve salli  ala Seyyidüna Muhammedin adedel miyahil azbeti. Ve salli  ala Seyyidüna Muhammedin adedel miyahil milheti. Ve  salli ala Seyyidüna Muhammedin adede ni'metike ala cemii  halkıke. Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin adede  nikmetike ve azabike ala men kefera bi seyyidina  Muhammedin Sallallahü aleyhi ve selleme. Ve salli ala  Seyyidüna Muhammedin adede ma dametid dünya vel  ahiretü.Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin adede ma  dametil halaiku fil cenneti. Ve salli ala Seyyidüna  Muhammedin adede ma dametil halaiku fi nnari. Ve salli  ala Seyyidüna Muhammedin ala kadri ma tuhibbuhu ve  terdahü. Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin ala kadri ma  yuhibbüke ve yerdake.Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin  ebedel abidine ve enzilhül munzelel mukarrebe indeke ve  a'tıhil vesilete vel fazilete veşşefaat veddereceter refi 'ete  vel makamel mahmûden illezi vaadtehu inneke la tuhlifül  miade.  14)Allahümme inni es'elüke bienneke maliki ve Seyyidi ve  Mevlaye ve sıkati ve recai es'elüke bi hürmetiş şehril  harami vel beledil harami vel meaş'aril harami.Ve kabri  nebiyyike aleyhisselamü en tehebeli minel hayri ma la  ya'lemü ilmehu illa ente ve tasrife anni minessûi ma la  ya'lemü ilmehü illa ente.  15) Allahümme ya men vehebe li Seyyidüna Ademe  Seyyidüna Şite ve li Seyyidüna İbrahime Seyyidüna İsmaile  ve Seyyidüna İshak ve redde Seyyidüna Yûsüfe ala  Seyyidüna Yakûbe. Ve ya men keşefel belae an Seyyidüna  Eyyûbe.Ve ya men redde Seyyidüna Mûsa ila ümmihi. Ve  ya zaide Seyyidünal hadri fi ilmihi. Ve ya men vehebe li  Seyyidüna Davûde Seyyidüna Süleymane ve li Seyyidüna  Zekeriyya Seyyidüna Yahya ve li Seyyidetina Meryeme  Seyyidüna İsa. Ve ya hafi zabneti Seyyidüna Şuaybin  es'elüke en tusalliye ala Seyyidüna Muhammedin ve ala  cemiin nebiyyine vel mürseline. Ve ya men vehebe li  Seyyidüna Muhammedin sallallahü aleyhi ve sellemeş  şefaate veddereceter refi ate en tağfi reli zünûbi ve testüreli  uyûbi külleha ve tücireni minen nari ve tûcibe li rıdvaneke  ve emeneke ve gufraneke ve ihsaneke ve tümettiani fi  cennetike maallezine enamte aleyhim minen nebiyyine  vesıddıkıyne veşşühedai vessalihine inneke ala külli şey'in  kadirün.  Ve sallallahü ala Seyyidüna Muhammedin ve ala alihi ma  ez'acetir riyahü sehaben rükamen ve zaka külli zirûhin  himamen ve evsilis-selame li ehlisselami fi darisselami  tahiyyeten ve selamen.  16) Allahümme efridni li ma halakteni lehü vela teşgalni  bima tekeff elte li bihi vela tahrimni ve ena es'elüke vela  tüazzibni ve ena estağfirüke. (Bazı nüshalarda 3 kez  okunması gerektiği yazmaktadır.)  17)Allahümme salli ala Seyyidina Muhammedin ve ala alihi  ve sellim.  18)Allahümme inni eselüke ve eteveccehu ileyke bi  habibikel Mustafa. İndeke ya Habibina ya Seyyidüna  Muhammed inna netevesselü bike ila Rabbike feşfa'lena  indelmevlel azimi ya ni'mer Resûlût tahirü.  19)Allahümme şeffi 'hu fiyna bicahihi indeke.(Bazı  nüshalarda 3 kez okunması gerektiği yazmaktadır.)  Vec'elna min hayril musalline vel müsellimine aleyhi.Ve  min hayrin mukarrebiyne minhü vel varidine aleyhi. Ve  min ahyaril muhibbine fi hi vel mahbûbine ledeyhi. Ve  ferrihnabihi fi arasatil kıyameti.  Vec'alhû lena delilen ila cennetin naimi bila meûnetin vela  meşakkatin vela münakaşatil hisabi. Vec'alhü mukbilen  aleyna vela tec'alhü gadiben aleyna.  Vağfi rlena ve li validiyna ve li cemiil müslimin el ahyai  minhum vel meyyitine. Ve ahirü da'vana enilhamdülillahi  Rabbilalemin.  (Dördüncü dörtte birin başı)  20) Fe es'elüke ya Allah ya Allah ya Allah ya Hayyu ya  Kayyûm. Ya Zel celali vel ikram. La ilahe illa ente  sübhaneke inni küntü minezzalimine.  Es'elüke bima hamele kürsiyyüke min azametike ve  celalike ve behaike ve kudretike ve sultanike. Ve bi hakkı  esmaikel mahzûnetil meknûnetil mutahharatilleti lem  yettali' aleyha ehadün min halkıke. Ve bi hakkıl ismillezi  vadatehü alel leyli fe ezlame ve alen nehari festenare ve  alessemavati festekallet ve alel ardı feste-karret ve alel  bihari fenfeceret ve alel  uyuni fenebeat ve alessehabi feemtaret.  Allâh’ım ! Yûce Kürsî’nin, azâmetin, celâlin, izzetin,  Ve es'elüke bil esmail mektûbeti fi cebheti Seyyidüna  Cibrile Aleyhisselamü ve bil esmail mektubeti fi cebheti  Seyyidüna İsrafile aleyhisselamü ve ala cemiil melaiketi.  Ve es'elüke bil esmail mektubeti havlelarşi ve bil esmail  mektubeti havlel-kürsiyyi.  Arşın ve Kürsî’nin etrafında yazılmış isimler hürmetine,  senden taleb ediyorum.  Ve es'elüke bismikel azimil azamillezi semmeyte bihi  nefseke.  .  Ve es'elüke bi hakkı esmaike külliha ma alimtü minha ve  ma lem a'lem.  Ve es'elüke bil esmailleti deake biha Seyyidüna Ademü  aleyhisselam. Ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna  Nûhun aleyhisselam.Ve bil esmailleti deake biha  Seyyidüna Salihün aleyhisselam. Ve bil esmailleti deake  biha Seyyidüna Yunûsu aleyhisselam. Ve bil esmailleti  deake biha Seyyidüna Mûsa aleyhisselam. Ve bil esmailleti  deake biha Seyyidüna Harûnu aleyhisselam. Ve bil  esmailleti deake biha Seyyidüna Şuayb aleyhisselam.Ve bil  esmailleti deake biha Seyyidüna İbrahimü aleyhisselam.  Ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna İsmailü  aleyhisselam. Ve bil esmailleti deake biha seyyidina  Davûdu aleyhisselam. Ve bil esmailleti deake biha  Seyyidüna Süleymanu aleyhisselam ve bil esmailleti deake  biha Seyyidüna Zekerriyya aleyhisselam ve bil esmailleti  deake biha Seyyidüna Yûşau aleyhisselam ve bil esmailleti  deake bihel Seyyidüna Hadirü aleyhisselam ve bil  esmailleti deake biha Seyyidüna İlyasü aleyhisselam ve bil  esmailleti deake biha Seyyidüna Elyesa aleyhisselam. Ve  bil esmailleti deake biha Seyyidüna Zulkifl aleyhisselam ve  bil esmailleti deake biha Seyyidüna İsa aleyhisselamü  ( Bazı nüshalarda burada ayağa kalkılması ve yıldız  işaretleri arasında kalan bölümün ayakta okunması  gerektiği yazmaktadır)***ve bil esmailleti deake biha  Seyyidüna Muhammedun Sallallahü aleyhi ve Selleme  Nebiyyüke ve Resûlüke ve Habibüke ve Safiyyüke.***  Ya men kale ve kavlühül hakku vallahü halakaküm ve ma  ta'melûne vela yasdürü an ehadin bin abidihi kavlün vela fi  'lün vela hareketün vela sükûnün illa vekad sebeka fi ilmihi  ve kazaihi ve kaderihi keyfe yekunu kema elhemteni ve  kadeyte li bicem-i hazel kitabi ve yesserte aleyye fi hit  tarika. Vel esbabe ve nefeyte an kalbi fi hazen nebiyyil  kerimiş şekke vel irtiyabe ve ğallebte hubbehu indi ala  hubbi cemiil akribai vel ehibbai.  Es'elüke ya Allah ya Allah ya Allahü en terzukani ve külle  men ehabbehü vettebeahü ve şefaatehü ve murafakatehü  yevmel hisabi min gayri münakaşatin vela azabin vela  tevbihin vela itabin. Ve entağfireli zünûbi ve testüre uyûbi  ya Vehhabü ya Gaffarü.  Ve en tûn'imeni binnazari ila vechikel kerimi fi cümletil  ahbabi. Yevmel mezidi vessevabi. Ve en tete-kabbele minni  ameli. Ve en tafüve amma ehata ilmüke bihi min hatieti ve  nisyani ve zeleli. Ve en tübelligani min ziyareti kabrihi  vetteslimi aleyhi ve ala sahibeyhi gayete emeli bimennike  ve fazlike ve cudike ve keremike ya Raufü ya Rahimü ya  Veliyyü. Ve en tücaziyehü anni ve an külli men amene bihi  vettebeahü minel müslimine vel müslimatil ahyai minhüm  vel emvati. Efdale ve etemme ve e'amme macazeyte bihi  ehaden min halkıke ya Kaviyyü ya Azizü ya Aliyyü.  21)Ve es'elükellahümme bi hakkı ma aksemtü bihi aleyke  en tusalliye ala Seyyidüna Muhammedin ve ala aliSeyyidüna Muhammedin adede ma halakte min kabli en  tekûnes semaü mebniyyeten vel ardü medhiyyeten vel  cibalü ulviyyeten vel uyûnû münfecireten  vel biharü musahhareten vel enharü münhemireten  veşşemsü mudhiyeten vel kamerü mudien vennecmü  müniren vela ya'lemu ehadün haysü tekûnü illa ente.  Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi adede kelamike.  Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi adede ayatil kur'ani ve  hurûfihi.  Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi adede men yusalli aleyhi.  Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi adede men lem yusalli  aleyhi.  Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi mil'e ardike.  Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi adede ma cera bihil  kalemü fi ûmmil kitabi.  Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi adede ma halakte fi seb'i  semavatike.  Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi adede ma ente halikuhu fi  hinne ila yevmil kıyameti fi külli yevmin elfe merretin.  Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi adede katril matari ve  kûlli katretin kaderet min semaike ila ardike min yevme  halakted dünya ila yevmil kıyameti fi külli yevmin elfe  merretin. 

PAZAR SALAVATLARI 

Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi adede men sebbehake ve  kaddesege ve secedeleke ve azzameke min yevme halakted  dünya ila yevmil kıyameti fi külli yevmin elfe merretin.  Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi adede külli senetin  halaktehüm fi ha min yevmi halakted dünya ila yevmil  kıyameti fi külli yevmin elfe merretin.  Ve en tusalli aleyhi ve ala alihi adedessehabil cariyeti.  Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi adeder riyahiz zariyeti  min yevmi halakted dünya ila yevmil kıyameti fi külli  yevmin elfe merretin.  Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi adede ma hebbetir riyahü  aleyhi ve harreketu minel ağsani vel eşcari vel evrakis  simari vel ezhari ve adede ma halakte ala karari ardike ve  ma beyne semavatike min yevmi halakted dünya ila yevmil  kıyameti fi külli yevmin elfe merretin.  Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi adede emvaci biharike  min yevme halakted dünya ila yevmil kıyameti fi külli  yevmin elfe merretin.  Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi adeder remli vel hasa ve  külli hacerin ve mederin halaktehü fi meşarıkıl ardi ve  megaribiha sehliha ve cibaliha ve evdiyetiha min yevme  halakted dünya ila yevmil kıyameti fi külli yevmin elfe  merretin.  Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi adede nebatilardi fi  kıbletiha ve cevfi ha ve şarkıha ve garbiha ve sehliha ve  cibaliha min şecerin ve semerin ve evrakın ve zer'in ve  cemi ma ahrecet vema yahrücü minha min nebatiha ve  berekatiha min yevme halakted dünya ila yevmil kıyameti  fi külli yevmin elfe merretin.  Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi adede ma halakte minel  insi vel cinni veş şeyatini vema ente halikuhu minhum ila  yevmil kiyameti fi külli yevmin elfe merretin.  Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi adede kulli şa‘retin fi  ebdanihim ve vucuhihim ve ala ruusihim münzü halakted  dünya ila yevmil kiyameti fi külli yevmin elfe merretin.  Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi adede enfasihim ve  elfazihim ve elhazıhim min yevme halakted dünya ila  yevmil kıyameti fi külli yevmin elfe merretin.  Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi adede tayaranil cinni ve  hafakanil insi min yevme halakted dünya ila yevmil  kıyameti fi külli yevmin elfe merretin.  Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi adede külli behimetin  halakteha ala ardike sağireten ve kebireten fi meşarıkıl  ardı ve meğaribiha mimma ulime ve mimma la ya'lemu  ilmehu illa ente min yevme halakted dünya ila yevmil  kıyameti fi külli yevmin elfe merretin.  Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi adede men salla aleyhi ve  adede men lem yusalli aleyhi ve adede men yusalli aleyhi  ila yevmil kıyameti fi külli yevmin elfe merretin. .  Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi adedel ahyai vel emvati ve  adede ma halakte min hitanin ve tayrin ve nemlin ve  nahlin ve haşeratin.  Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi filleyli iza ya‘şa vennehari  iza tecella.  Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi fil ahireti vel ûla.  Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi münzükane fi l mehdi  sabiyyen ila en sare kehlen mehdiyyen fekabadtehu ileyke  adlen marziyyen li teb'asehu Şefi an.  Ve en tüsalliye aleyhi ve ala alihi adede halkike ve rızae  nefsike ve zinete arşike ve midade kelimatike.Ve en  tu'tiyehül vesilete vel fazilete veddereceter refiate vel  havzel mevrûde vel makamel mahmude vel izzel  memdûde. Ve en tüazzime bürhanehu. Ve en tüşerrife  bünyanehu. Ve en terfea mekanehu. Ve en testa'milena ya  Mevlana bi sünnetihi. Ve en tümitena ala milletihi. Ve en  tahşürena fi zümretihi ve tahte livaihi.Ve en tec'alena min  rüfekaihi. Ve en tûridena havzahu.Ve en teskıyena  bike'sihi. Ve en tenfeana bi mehabbetihi. Ve en tetûbe  aleyna. Ve en tüafi yena min cemiil belai vel belvai vel fi  teni ma zahare minha vema batane.Ve en terhamena ve en  ta'füve anna ve tağfi relena ve li cemiil mü'minine vel  müminati vel müslimine vel müslimatil ahyai minhüm vel  emvati. Vel hamdü lillahi rabbil alemine. Ve hüve hasbi ve  nimel vekil ve la havle ve la kuvvete illha billahil aliyyil  azim.  22)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin ma sece'atil hamaimi ve hametil  havaimü ve serehatil behaimü ve nefeatit temaimü ve  şüddetil amaimü ve nemetin nevaimü.  23) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin ma eblecel isbahü vehebbetir  riyaü ve debbetil eşbahü ve teakabel gudüvvü verrevahü ve  tukullidetis sifahü va'tukıletir rimahü sahhatil ecsadü vel  ervahü.  24)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin ma daretil eflakü ve decetil  ehlakü ve sebbehatil emlakü.  25)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin kema salleyte ala Seyyidüna  İbrahim ve barik ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin kema barekte ala Seyyidüna  İbrahime fil alemin inneke hamidün mecid.  26)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin ma taleatiş şemsü ve ma sulliyetil  hamsü ve ma teallaka berkun. Ve tedeffaka vedkun ve ma  sebbeha ra'dün.  27)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin mil'es semavati vel ardı.Ve mil'e  ma beynehüma ve mil'e maşi'te min şey'in ba'dü.  28)Allahümme kema kaame bi abair risaleti. Vestenkazel  halka minel cehaleti.Ve cahede ehleküfri veddalaleti. Ve  dea ila tevhidike ve kaseş şedaaide fi irşadi abidike.  Fe'atıhil-lahümme sü'lehü. Ve belliğhü me'mûlehü ve atıhil  vesilete vel fazilete veddereceter refi ate. Veb'ashül  makamel mahmudenillezi ve'adtehü inneke la tuhlifül  miade.  29)Allahümmec'alna minel müttebiine li şeriatihil  müttesıfine bi mehabbetihil mühtedine bi hedyihi ve  siretihi. Ve teveff ena ala sünnetihi. Vela tahrimna fadla  şefaatihi. Vahşürna fi etbaihil ğurril muhacceline.Ve  eşyaihis sabikıyne.Ve eshabil yemini. Ya erhamer  rahimine.  30)Allahümme salli ala melaiketike vel mukarrebine. Ve  ala enbiyaike vel mürseline. Ve ala ehli taatıke ecmaine  vec'alna  bissalati aleyhim minel merhûmine.  31) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedinil meb'usi  min tihamete vel amiri bil marufi vel istikameti veşşefi 'i li  ehliz zünubi fi arasatil kıyameti.  32)Allahümme ebliğ anna nebiyyena ve şefi ana ve  habibena efdales salati vetteslimi veb'ashül makamel  mahmudel kerime ve atıhil fazilete vel vesilete  veddereceter refi atelleti ve adtehu fi l mevkıfil azimi.  33)Ve sallillahümme aleyhi salaten daimeten muttasıleten  tetevali ve tedûmû.  34)Allahümme salli aleyhi ve ala alihi malahe barikun ve  zerre şarikun ve vekabe ğasıkun venhemere vadikun. Ve  salli aleyhi ve ala alihi mil'el luvhi vel fezai ve misle  nücûmis semai ve adedel katri vel hasa. Ve salli aleyhi ve  ala alihi salaten la tüaddü ve la tuhsa.  35)Allahümme salli aleyhi zinete arşike ve meblağa rizake  ve midade kelimatike ve münteha rahmetike.  36)Allahümme salli aleyhi ve ala alihi ve ezvacihi ve  zürriyetihi.Ve barik aleyhi ve ala alihi ve ezvacihi ve  zürriyetihi kema salleyte ve barekte ala Seyyidüna  İbrahime ve ala ali Seyyidüna İbrahime inneke hamidün  mecidün ve cazihi anna efdale ma cazeyte nebiyyen an  ümmetihi vec'alna minel mühtedine biminhaci şeriatihi  vehdina bihedyihi ve teveff ena ala milletihi vahşürna  yevmel fezeil ekberi minel aminine fi zümretihi ve emitna  ala hubbihi ve hubbi alihi ve ashabihi ve zürriyetihi.  37)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin efdali  enbiyaike. Ve Ekremi asfi yaike. Ve imamı evliyaike.Ve  hatemi enbiyaike. Ve habibi rabbil alimine. Ve şehidil  mürseline. Ve şefi 'il müznibine. Ve seyyidi veledi Ademe  ecmaine el merfuiz zikri fi l melaiketil mukarrebinel  beşirin-neziris siracil münir.Es-sadigil eminil hakkıl  mübinir raufi r rahimil hadi ila sıratil müstakıymillezi  ateytehü seb'an minel mesani vel kuranil azime nebiyyir  rahmeti.Ve hadil ümmeti evvelü men tenşakku anhül ardu  ve yedhulül cennet el müeyyedi biSeyyidüna Cibrile ve  Seyyidüna Mikailel mübeşşeri bihi fi ttevrati vel incilel  mustafal müctebel müntehebi ebil kasımi Seyyidüna  Muhammed ibni Abdullah ibni Abdil Muttalib ibni  Haşimin.  38)Allahümme salli ala melaiketike vel mukarrebinellezine  yusebbihûnel leyle ven nehare la yefturûne. Vela  ya'sûnallahe ma emrehüm ve yef'alûne ma yü'merûne.  39)Allahümme ve kemastafeytehüm süferae ila rüsulike ve  ümmenae ala vahyike ve şühedae ala halkike ve harakte  lehüm künüfe hucubike.Ve etla'tehüm ala meknûni  gaybike. Vahterte minhüm hazeneten li cennetike. Ve  hameleten li arşike ve ceal-tehüm min ekseri cünûdike. Ve  faddeltehüm alel vera ve eskentehümüs semavatil ula ve  nezzehtehüm anilmeasi veddenaati ve kaddestehüm anin  nekaisi vel afati.Fasalli aleyhim salaten daimeten  tezidühüm biha fadlen. Ve tec'alüna listiğfarihim biha  ehlen.  40) Allahümme salli ala cemii enbiyaike ve  rüsulikellezine.Şerahte sudûrehüm ve evda'tehüm  hikmeteke.Ve tavvektehüm nübüvveteke. Ve enzelte  aleyhim kütübeke. Ve hedeyte bihim halkake. Ve deav ila  tevhidike ve şevveku ila vadike ve havvefu min vaidike.Ve  erşedû ila sebilike. Ve kamû bi hüccetike ve delilike. Ve  sellimillahümme aleyhim teslimen.Veheb lena bissalati  aleyhim ecren azimen.  41)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin salaten daimeten makbûleten  tüeddi biha anna hakkahül azime.  42)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin sahibil hüsni  vel cemali vel behceti vel kemali vel behai vennûri vel  vildani vel hûri vel ğurefi vel kusûri vel lisaniş şekûri  vel kalbil meşkûri,vel ilmil meşhûri vel ceyşil mansûri vel benine  vel benati vel ezvacit tahirati vel ulûvvi aledderecati vez zemzemi  vel makami vel meaşaril harami vectinabil asami  veterbiyetil eytami vel hacci ve tilavetil kur'ani ve tesbihir rahmani.  Vesiyami ramazane vel livail-makudi vel keremi.Vel  cûdi vel vefai bil uhudi. Sahibil rağbeti vettergibi.Vel bağletiven necibi.  Vel havzi vel kadibin nebiyyil evvabin natıkı  bissevabil menûti fil kitabin nebiyyi abdillahin nebiyyi kenzillahin  nebiyyi hüccetillahin nebiyyi men etaahü fekad  etaallahe ve men esahü fekad asallahen nebiyyil arabiyyil  kureşiyyiz zemzemiyyil mekkiyyit tihamiyyi.Sahibil vechil  cemili, vettarfi l kehili, vel haddil esili, vel Kevseri ves selsebili,  kahiril mudaddine,mübidil kafi rine, ve katilil müşrikine.  Kaidil ğurril muhacceline ila cennatinnaimi ve civarilkerimi.  Sahibi Seyyidüna Cibrile aleyhisselamü ve Resûli rabbil  alemine ve şefi il müznibine ve ğayetil ğamami ve misbahiz  zalami ve kamerit tamami. Sallallahü aleyhi ve ala alihil  Mustafeyne min ethari cibilletin.Salaten daimeten alel ebedi  gayre mudmehilletin.Sallallahü aleyhi ve ala alihi salaten  yeteceddedü biha hubûrühü ve yüşerrefü biha fi l miadi  basühü ve nüşûrühu fesallallahü aleyhi ve ala alihil encümit  tavalii. Salaten tecûdü aleyhim ecvedel guyûsil hevamii  erselehü min ercehil arabi mizanen ve evdahiha beyanen ve  efsahiha lisanen ve eşmehiha imanen ve a'laha makamen  ve ehlaha kelamen ve evfaha zimanen ve esfaha reğamen fe  evdahat tarikate ve nasahal halikate ve şeherel İslame ve  kesserel esname ve ezharel ahkame ve hazarel harame ve  amme bil inami. Sallallahü aleyhi ve ala alihi fi külli mahfi lin  ve makamin efdales salati vesselami. Sallallahü aleyhi ve  ala alihi avden ve bed‘en salaten tekûnü zahireten ve virden.  Sallallahü aleyhi ve ala alihi salaten tammeten zakiyeten.  Ve sallallahü aleyhi ve ala alihi salaten yetbeuha ravhün ve  reyhanün ve yakubüha mağfi retün ve rıdvanün. Ve sallallahü  ala efdali men tabe minhün niccarü. Ve sema bihil feharü  vestenaret bi nûri cebinhi i l akmarü ve tedaelet inde cûdi yeminihil ğamaimü vel biharü.Seyyidina ve nebiyyina Muhammedinnillezi bibahiri ayatihi edaetil encadü vel ağvarü. Ve bi mûcizati ayatihi natakal kitabü. Ve tevateretil ahbarü. Sallallahü aleyhi ve ala alihi ve ashabihillezine hacerü li nusratihi ve nasarûhü fi hicretihi fe ni'mel muhacirûne ve ni'mel ansarü.  Salaten namiyeten daimeten ma seceat fi eykihal etyarü ve hemeat  biveblihad dimetül midrarû.Zaafallahü aleyhi daime salavatihi.  43)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala  alihit tayyibinel kiramı salaten mevsûleten daimetel ittisali  bi devami zil celali vel ikrami.  44)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedinnillezi  hüve kutbül celaleti ve şemsün nübüvveti verrisaleti vel  hadi min ed dalaleti vel munkızü minel cehaleti. Sallallahü  aleyhi veselleme salaten daimetenil ittisali vettevali  müteakıbeten biteagubil eyyami velleyali. 


PAZARTESİ-2 SALAVATLARI 

1)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin nebiyyiz  zahidi resûlil melikis samedil vahidi sallallahü aleyhi  vesseleme salaten daimeten ila müntehel ebedi bilen kıtain  vela nefadin salaten tüncina bihamin harri cehenneme ve  bi‘sel mihadü.  2)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin-nebiyyil  ümmiyyi ve ala alihi ve sellim. Salaten layuhsa lehü  adedün vela yuaddü leha mededün.  3)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin salaten  tükrimü biha mesvahü.Ve tübelliğu biha yevmel kıyameti  mineşşefaati rızahü.  4) Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedinin nebiyyil  asilis seyyidin nebilillezi cae bilvahyi vettenzili ve evdahe  beyanet tevili.Ve caehul eminü Seyyidüna Cibrilü  aleyhisselamü bil kerameti vettafdili ve esra bihil melikül  celilü fil leylil behimit-tavili fekeşefe lehü an alel melekûti  ve erahü sena el ceberûti.Ve nazaraila kudretil hayyid  daimil bakıllezi la yemûtü. Sallallahü aleyhi ve selleme  salaten makruneten bilcemali vel hüsni vel kemali vel hayri  vel ifdali.  5)Allahümme salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali  Seyyidüna Muhammedin adedel aktari.  Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali Seyyidüna  Muhammedin adede verakıl eşcari.  Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali Seyyidüna  Muhammedin adede zebedil bihari.  Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali Seyyidüna  Muhammedin adedel enhari  Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali Seyyidüna  Muhammedin adede remlis sahara vel gıfari.  Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali Seyyidüna  Muhammedin adede sıklil cibali vel ahcari.  Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali Seyyidüna  Muhammedin adede ehlil cenneti ve ehlin nari.  Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali Seyyidüna  Muhammedin adedel ebrari vet füccari.  Ve salli ala Seyyidüna Muhammedin ve ala ali Seyyidüna  Muhammedin adede ma yahtelifü bihil leylü ven neharü.  Vec‘alillahümme salatena aleyhi hicaben min azabinnari.  Ve sebeben li ibahati daril karari.İnneke entel azizül  gaffarü.  Ve sallallahü ala Seyyidüna Muhammedin ve ala alihit  tayyibine. Ve zürriyyetihil mübarekine ve sahabetihil  ekremiyne ve ezvacihi ümmehatil mü‘minine salaten  mevsûleten tetereddedü ila yevmiddini.  6)Allahümme salli ala seyyidil ebrari ve zeynil mürselinel  ahyari ve ekremi men ezlame aleyhil leylü ve eşraka  aleyhin neharü.  (Bazı nüshalarda 3 kez okunması gerektiği yazılmıştır)  7)Allahümme ya zelmennillezi la yükafaa imtinanühü.Vet  tavlillezi la yü-cazain‘amühü ve ihsanühü.  Nes‘elüke bike ve la nes‘elüke bi ehadin gayrike. En tutlika  elsinetena indes süali.Ve tüveffi kana li salihil a‘mali. Ve  tec‘alena minel aminine yevmer recfi vez zelazili ya zel  izzeti vel celali.  Es‘elüke ya nûrennûri kablel ezmineti veddühûri.Entel  baki bila zevali el ganiyyü bila misali el kuddûsüt tahirül  aliyyül kahirüllezi la yuhitu bihi mekanün vela yeştemilü  aleyhi zamanün.  Es'elüke biesmaikel hüsna külli ha ve bia‘zami esmaike  ileyke ve eşrefi ha indeke menzileten ve eczeliha indeke  sevaben.  Ve esreiha minke icabeten ve bismikel mahzûnil meknûnil  celilil ecellil kebiril ekberil azimil a'zamillezi tuhibbuhu ve  terda ammen deake bihi. Ve testecibü lehü duaehu.  Es‘elükellahümme bila ilahe illa entel hannanül mennanü  bediüssemavatı vel ardi zülcelali vel ikrami.Alimül gaybi  veş şehadetil kebirül müteali.  Ve es‘elüke bismikel azimil azamillezi iza duite bihi ecebte  ve iza süilte bihi a‘teyte.  Ve es‘elüke bismikellezi yezillü li azametihil uzamaü vel  mülükü.Vessibaü vel hevammü ve küllü şey‘in halaktehu  ya Allahü yaRabbi-estecib da‘veti ya men lehül izzetü vel  ceberûtü ya zelmülki vel melekûti ya men hüve hayyün  layemutü.Sübhaneke rabbi ma azame şaneke ve erfaa  mekaneke ente rabbi ya mütekaddisen fi ceberûtihi ileyke  erğabü ve iyyake erhebü.Ya Azimü ya Kebirü ya Cebbarü ya  Kadirü ya Kaviyyü tebarekte ya Azimü tealeyte ya Alimü  sübhaneke ya Azimü sübhaneke ya Celilü.  Es‘elüke bismikel azimit tammil Kebiri en la tusallita  aleyna Cebbaren aniden. Vela şeytanen meriden vela  insanen hasûden vela zaifen min halkıke vela şediden vela  barren vela faciren vela abiden vela aniden.  8)Allahümme inni es‘elüke feinni eşhe‘dü enneke  entellahüllezi la ilahe illa entel Vahidül Ehadüs  Samedüllezi lem yelid ve lem yûled ve lem yekün lehu  küfüven Ehadün.Ya hüve ya men la hüve illa hüve ya men  la ilahe illa hüve ya ezeliyyü ya ebediyyü ya dehriyyü ya  deymumiyyü ya men hüvel hayyüllezi la yemutü ya ilahena  ve ilahe külli şey‘in ilahen vahiden la ilahe illa ente.  9)Allahümme fatiressemavati vel ardı alimel gaybi  veşşehadetir rahmaner Rahimel Hayyel Kayyümed  Deyyanel Hannanel Mennanel Baisel Varise Zel Celali vel  İkrami.Kulûbül Halaiki bi yedike nevasihim ileyke fe  entetezraül hayre fi kulibihim ve temhuş şerre iza şi‘te  minhüm.  Fe es‘elükellahümme en temhu ve min kalbi külle şey‘in  tekrehühü.Ve en tahşüve kalbi min haşyetike ve marifetike  ve rahbetike verrağbeti fi ma indeke vel emni vel afiyete  va‘tıf aleyna birrahmeti vel bereketi minke. Ve elhimnes  savabe vel hikmete  Fen-es‘elükel-lahümme ilmel haifine ve inabetel mühbitine  ve ihlasalmukınine. Ve şükressabirine ve tevbetes  sıddıkiyne.  Ve nes‘elükellahümme bi nûri vechikellezi melee erkane  arşike en tezrea fi kalbi marifeteke hatta arifeke hakka  marifetike kema yenbeği en turefe bihi.  Ve sallallahü ala Seyyidüna Muhammedin hatemin  Nebiyyine ve imamil mürseline ve ala alihi ve sahbihi ve  selleme teslimen velhamdü lillahi rabbil alemin.  Allahummağfirli muellifi hi verhamhu vecalhu minel  mahşurine fi zümretin nebiyyine ves siddikiyne veş  şühedai ves salihine bi fadlike ya Rahman.Vağfir  Allahumme limusahhihihi abdike yusuf binMuhammedil  muznibil hadiid daaifi ve ente tube aleyhi inneke  gafururrahim.Allahumme amin ya Rabbel alemin. 

HATİM DUASI 

Bismillahir Rahmanir Rahiym.  Allahümmeşrah bi salaati ala seyyidina Muhammedin  suduurana. ve yessir biha umuurana.ve ferric biha  humuumena.Vekşif biha ğumuumena.Vağfir biha  zunubena.Vakdi biha duyunena.Ve eslih biha ehvaalena.ve  belliğ biha aamaalena.ve tekabbel biha tevbetena.Vağsil  biha havbetena.Vensur biha huccetena.Ve tahhir biha el  sinetena.Ve aanis biha vahşetena.Verham biha  ğurbetena.Vecalha nuran beyne eydiynaa ve min halfina ve  an eymanina ve an şemaailina.Ve min fevkina ve min  tehtina.Ve fiy hayatina ve mevtina.Ve fiy guburina ve  haşrina ve neşrina.  Ve zıllen yevmel gıyameti ala ru uusina.Ve sekkil biha  mevaziyne hasenaatina.Ve edim berakaatiha aleyna hatta  nelka nebiyyena ve seyyidina Muhammeden sallallahu  aleyhi ve ala aalihi ve selleme ve nehnu aaminuune  mutmein nuune ferihuune mustebşiruune.Ve la tuferrik  beynena ve beynehu hatta tudhilena mudhalehu ve  te'viyena ila civarihil keriymi mealleziyne en'amte aleyhim  min nebiyyiyne ves sıddıykiyne veş şühedaai ves salihıyne  ve hasune uulaike rafiykan.  Allahümme inna amenna bihiy sallallahu aleyhi ve selleme  ve lem nerahu femet ti'nallahumme fid daareyni bi  ru'yetihi.Ve sebbit guluubena ala  mehabbetehiy.Vesta'milna ala sunnetihi.Ve teveffena ala  milletihi.Vahşurna fiy zumratihin naaciyeti ve hizbihil  muflihıyn.Ven fe'na bimen tavet aleyhi guluubuna min  mehabbetihi sallalahu aleyhi ve selleme yevme laa cedde  vela maale vela beniyne.  Ve evridna havzahul esfaa veskina bi kaasihil evfa.Ve yessir  aleyna ziyarete haramike ve haramihi min gabli en  tumiytena. Ve edim aleynel ikaameti bi haramike ve  haramihi sallallahu aleyhi ve selleme ila en neteveffa.  Allahumme inna nesteşfiu bihi ileyke iz huve evcehuş  şufeaai ileyke. Ve nuksimu bihi aleyke iz huve ea'zamu  men uksime behakkıhi aleyke.Ve netevesselu bihi ileyke iz  huve ekrabul vesaaili ileyke.Neşkuu ileyke Ya Rabbi  kasvete guluubina.Ve kesrate zunuubina.Ve tuule  aamaalina.Ve fesaade ea'maalina.Ve tekasulena anit  ta'aati. Ve hucumena alel muhaalefaati.Fe ni'mel muşteka  ileyhi ente Ya Rabbi bike nestensiru ala ea'daaina ve  enfusina feensurna.Ve alaa fazlike netevekkelu fiy  salaahina fela tekilna ila ğayrike ya Rabbena.  Allahumme ve ilaa cenabi Rasulike sallallahu aleyhi  veselleme nentesibu fela tubidna.vebi baabike nekifu fela  tetrudna ve iyyake nes'elu fela tuhayyibna.  Allahummerham tedarruana ve aamin havfen.Ve tekabbel  aamaalena.Ve eslih ehvaalena.Vecal bi taatike  iştiğaalena.Ve ilel hayri maalena ve haggig biz ziyadeti  aamaalena.Vehtim bis seaadeti aaceelena.haza zulluna  zahirun beyne yedeyke. Ve haaluna la yehfaa  aleyke.Emertena feterakna.Ve neheytena Fertekebna. Vela  yeseuna illa afvuke faafuanna ya hayra me'muulin ve  ekrame mes'uulin inneke afuvvun ğafuuurun rauufun  rahiymun ya erhamer raahimiyn.Ve sallallahu ala  seyyidina Muhammedin ve ala aalihi ve sahbihi ve selleme  tesliyman velhamdu lillahi Rabbil Alemiyn.
DEVAMINA BAK
HIZIR DUASI PRO3 TÜRKÇE OKUNUŞU

SERiSi : V060620260343

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ente veliyyuna feğfir lena zünübena verhemna ve ente hayr'ul-ğafirîn.

sübhaneke ente ilahe hayrul ğafirîn,
sübhaneke ente ilahe hayrürazikiyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül varisiyn
sübhaneke ente ilahe hayrül fatihiyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül hakimiyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül faziliyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül hafiziyn,
sübhaneke ente ilahe hayrünnasiriyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül âlimiyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül kadiriyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül haligiyn,
sübhaneke ente ilahe hayrüs sabiriyn,
sübhaneke ente ilahe hayrul munzilîn
sübhaneke ente ilahe hayrül muhsiniyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül mü’minun,
sübhaneke ente ilahe hayrüş şafiiyn,
sübhaneke ente ilahe hayrur râhımîn
sübhaneke ente ilahe hayrül müşfikun,
sübhaneke ente ilahe hayrül makiriyn
sübhaneke ente ilahe hayrüs semîun,
sübhaneke ente ilahe hayrül habîrun,
sübhaneke ente ilahe ahsenul halikin,
sübhaneke ente ilahe kaviyyul kaimün,
sübhaneke ente ilaher raufürrahimun
sübhaneke ente ilahe sadıgul vadül emin
vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim Hu, Hu, Hu, Hu, Hu, Hu, Hu, ya Allah.

ve salli ala Muhammedin ve adede men salli aleyhi ve adede gatratil emtari ve adede evragil eşcari ve adede enfasil müstagfiriyne bil eshari ve adede ma kane vema yekünu li yevmil haşri vel garari ve salli aleyhi ma teagabelleyli vennehari ve salli aleyhi mahtelefel melavani ve teagabel asrani ve kerrerel cedidani vestagbelel fergadani ve adede emvacil bihari ve adede merri mali vet ticari

Allahümme salli ala Muhammedin ve ala elihi ve eshabihi ve etbaihi ecmaiyn ve selamün ala cebrail ve mikail ve israfil ve azrail vel melaiketül hamelei arş vel münker nekir ve selamün alel melaiketül mükarrebin vennebiyi verresulu ecmaiyn ve selamün alel evliyai vessalihin selamüllahi ve selavatullahi aleyhim ecmaiyn.
DEVAMINA BAK


Raşit Tunca Anlatıyor Nasıl Alfa insan Olunur Güneş Makamı

Bu videoda Raşit Tunca anlatımıyla Güneş Makamı ve Alfa insan olma konusunu derinlemesine ele alıyorum. Gerçek Alfa insan olmak kas gücü veya kabadayılık değil, etrafını aydınlatan bir güneş gibi olmaktır. Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa sav en büyük Alfa örneğidir. Videoda Alfa ışımasının manevi fizikle ilişkisini, doğru Alfa oturuşunu Mehdi oturuşunu, misvak ve fincan tutuşundaki Alfa kavrayışını, Alfa sembollü yazı yazma tekniğini bulacaksınız. Ayrıca kozmik denge, burçların rolü ve 40 günlük Güneş Makamı zikir pratiği hakkında detaylı bilgiler verilmektedir. Raşidî Tarikatı'nın kurucusu Başağaçlı Raşit Tunca Karoğlan Hoca'nın sistematik hale getirdiği bu yöntemlerle siz de içindeki Muhammedî cevheri uyandırabilir, alfa enerjisi yaymaya başlayabilirsiniz. Bilgeforum.com'daki ilgili konu başlığında daha fazla bilgi bulabilirsiniz.

ANAHTAR KELİMELER

Güneş Makamı, Alfa insan olmak, Nasıl Alfa insan olunur, Raşit Tunca anlatıyor, Alfa ışıması, Mehdi oturuşu, Alfa kavrayışı, Peygamber Efendimiz Alfa, manevi fizik, Raşidî Tarikatı, 40 günlük zikir, Güneş Makamı duası, Ziya yaymak, Başağaçlı Raşit Tunca, Karoğlan Hoca, Alfa hareketleri, misvak tutuşu, fincan tutuşu, Alfa sembolü, kozmik denge, burçlar ve Alfa, Muhammedî cevher, enerji yaymak, Alfa oturuşu, sünnet tutuş
DEVAMINA BAK

ALLAH
Allah

BAYRAK
TC.Bayrak

WEB-TUNCA
Radyo Karoglan

Foruma Misafir Olarak Gir


Forumda Neler Var


Karoglan-Raşit Tunca - Dini - islami - Dini Resim - FIKIH - Kuran - Sünnet - Tasavvuf - BAYRAK - Milli - Eğlence - PNG - JPEG - GIF - WebButtons - Vaaz - Sohbet - Siyeri Nebi - Evliyalar - Güzel Sözler - Atatürk - Karoglan Hoca - Dini Bilgi - Radyo index - Sanal Dergi




GALATASARAY
G A L A T A S A R A Y

FENERBAHÇE

F E N E R B A H C E

BEŞiKTAŞ
B E Ş i K T A Ş

TRABZONSPOR
T R A B Z O N S P O R

MiLLi TAKIM
M i L L i T A K I M

ETKiNLiKLERiMiZ


"Peygamberimiz Buyurdular ki Birbirinize Temiz ağız ile Dua edin. Bizde Sayfamızı ziyaret edenlerin ve bu bölümü ziyaret edenlerin kendilerinin Ruhaniyetine, geçmişlerinin Ruhuna Yasin Okuyup hediye ediyoruz Tıkla, ya sende oku yada okunmuş Yasinlerden Nasibini Al"
(Raşit Tunca)



MEVLANA'DAN
"Kula Bela Gelmez Hak Yazmadıkca,
Hak Bela Yazmaz Kul Azmadıkca,
Hak intikamını,
Kulunun Eliyle Alır da,
Bilmiyenler Kul Yaptı Sanır."

(Hz. Mevlana)



TOPLIST
AraBul Efsane TB-List Tiryaki Tlist-K Web-Tunca