MUHAMMED
BAYRAK
| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
|
Sitemize gönderi yapmadan önce kayıt olmanız gerekmektedir. |
| Forum İstatistikleri |
|
» Toplam Üye: 7 » En Son Üye: Fatma » Toplam Konular: 650 » Toplam Yorumlar: 991 Ayrıntılı İstatistikler |
DOWNLOADEN
AYET
FELSEFEMiZ
Raşit Tunca Sözü
GÜZEL SÖZ
Raşit Tunca Hızır Duasını Okuyor
Raşit Tunca Okuyor kanalından herkese selamlar. Bu videomda sizler için Hızır Duasını seslendirdim. Seri numarası V060620260343 olan bu özel okumada, Hızır Duasının Türkçe okunuşunu kalbimin sesiyle sizlere ulaştırıyorum. Euzubillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmenirrahim ile başlayan bu mübarek dua, Yüce Allah'ın affediciliğine, merhametine, rızık vericiliğine, koruyuculuğuna ve her şeye gücü yeten yüce kudretine olan teslimiyetimizi dile getirir. Her bir cümlesinde Allah'ın güzel isimleri ve sıfatları zikredilen bu duayı huşu içinde dinlemeniz dileğiyle. Sübhaneke ile başlayan bu derin niyaz, sonunda Peygamber Efendimize, diğer peygamberlere, meleklere ve tüm salih kullara selam ile tamamlanır. Hu, Hu, Hu, ya Allah. Manevi yolculuğunuza eşlik etmesi için bu duayı gönül rahatlığıyla dinleyebilir, dilediğiniz zaman tekrar edebilirsiniz.
Anahtar Kelimeler (20 adet):
Raşit Tunca, Hızır Duası, Hızır Duası Okuyan, Raşit Tunca Hızır Duası, Hızır Duası Türkçe Okunuşu, Hızır Duası Dinle, Hızır Duası Sesli, Hızır Duası Arapça, Raşit Tunca Okuyor, Hızır duası anlamı, Hızır duası faydaları, Hızır duası ezberle, Tesirli dualar, Manevi dualar, Allahın isimleri duaları, Zikir duası, Koruyucu dualar, Sübhaneke duaları, Salavat duaları, V060620260343
Raşit Tunca Tevhidi Kebir Duasını Okuyor
Raşit Tunca olarak sizler için hazırladığım bu videoda, Tevhidi Kebir Duasını seslendiriyorum. Bu dua, Allah’ın birliğini, peygamberlere, velilere ve önemli şahsiyetlere verilen lakap ve ünvanlarla tasdik eden çok özel bir metindir. Dua içinde geçen her bir "La ilahe illallah" cümlesi, bir peygamberin veya zatın karakteristik özelliğine, Allah katındaki makamına veya başından geçen bir hadiseye işaret eder. Örneğin Adem Safiyullah, Allah’ın seçtiği saf ve temiz insan; Musa Kelimullah, Allah ile konuşan; İsa Ruhullah, Allah’ın ruhundan üflenerek yaratılan; Muhammed Rasulullah ise Allah’ın elçisi ve sevgilisi Habibullah olarak anılır. Bu dua aynı zamanda Bakara Suresi 285. ayetinde bildirildiği gibi, peygamberler arasında ayrım yapmadığımızı, hepsine iman ettiğimizi ifade eder. Raşit Tunca yorumuyla hazırladığım bu videoda, ülülazim peygamberlerden Nuh’un Neciyyullah kurtarıcı sıfatına, Eyyüp’ün sabrına, Yunus’un balık karnındaki tevhidine, Yakub’un hasretine, Yusuf’un güzelliğine ve daha nice manalı ünvana şahitlik edeceksiniz. Bu dua, tevhid inancını pekiştirmek, peygamberlerin hayatından kesitlerle Allah’ın birliğini anlamak isteyenler için büyük bir manevi hazinedir. Dinleyerek, okuyarak veya ezberleyerek istifade edebilirsiniz. Dualarınız makbul olsun.
Anahtar Kelimeler (20 tane, yan yana ve virgülle ayrılmış):
Raşit Tunca, Tevhidi Kebir Duası, La ilahe illallah, peygamberlerin lakapları, Kelimullah, Halilullah, Habibullah, Ruhullah, Safiyullah, Neciyyullah, kelimei tevhid, Muhammed Rasulallah, peygamberlere iman, Bakara 285, tevhid duası dinle, Raşit Tunca okuyor, manevi dua, İslami zikir, ülülazim peygamberler,Cebrail Vahyullah, Muhammed Rasulallah, isimlerle tevhid, İslami dua metni, tevhid hatmi, zikir ve dua, Halid bin Velid Seyfullah, dualar hazinesi
Raşit Tunca Alfabe Duasını Okuyor
Bu videoda Raşit Tunca'nın okuduğu Alfabe Duası'nı (Ebced Duası Li Raşidiye) seslendirdim. Alfabe Duası, Arap alfabesindeki harflerin ebced değerleriyle yapılan derin bir manevi duadır. Videoda Elif'ten Ye'ye kadar tüm harfler tek tek zikredilmekte, ardından Fetih Suresi'nin son ayeti okunmaktadır. Duanın devamında kişinin kendisi, ailesi, geçmişten günümüze tüm yakınları, ehl-i beyti, şehitleri, gazileri, Osmanlı ecdadı, Mustafa Kemal ve silah arkadaşları, tüm peygamberler ve ümmetleri, Mehdi ve cemaati, Raşidi Tarikatı mensupları, komşular, hocalar, mürşidler, hatta emeği geçen tüm ehl-i imanın ruhaniyetleri için niyazlar bulunmaktadır. Bu dua, okunan harflerin feyzinden, bereketinden, şifasından ve ilminden istifade etmek amacıyla yapılan kapsamlı bir manevi taleptir.
Anahtar kelimeler:
Raşit Tunca, Alfabe Duası, Ebced Duası, Raşidiye Duası, Alfabe Duası Okunuşu, Ebced Duası Li Raşidiye, Arap Alfabesi Duası, Elif Be Te Duası, Fetih Suresi Son Ayet, Ebced Harfleri, Manevi Dua, Raşit Tunca Alfabe, Ebced Duası Dinle, Alfabe Duası Arapça, Raşidi Tarikatı Duası, Harf Duası, Ebced İle Dua, Raşit Tunca Videoları, Alfabe Ebced Zikri, Kapsamlı Dua
![[Resim: b54464951f.png]](https://uploadpro.ra3.org/uploads/images/b54464951f.png)
Kısırlığı Gidermek ve Çocuk Yapmak için izlenecek Yöntemler - Bir Karoglan Makalesi
Merhaba Dostlar Ben Kar©glan Başağaçlı Raşit Tunca
Çok Eskiden Kuran hatmederken Kurandaki bu konuyla ilgili konuya rastladım 2 ayrı ayet ve dua gördüm bu konuda dikkatimi çeken :
Kuranda böyle bir musibete düçar olan iki peygamber örnek verilir
birincisi Hz ibrahim in karısı Sare den çocuğu olmaz, bu konudaki örnek Kıssa daki çözüm, ikisinin uyumlu olmaması sebebiyle ve, her nedense Sarede ki geçici bir kısırlık sebebiyle, çocukları olmaz ve, Sare annemiz kusurun kendinde olduğunu anlayınca, Hz ibahime başka kadın alıp, soyunu devam ettirmesine, kendisi müsade eder ve, Hacer annemizi kendine ve ona eş yapar, ve tespiti doğrudur.
Eş değiştirince, Hz. ibrahimin Hacer den ismail isminde bir çocuğu olur. Buna sebeb ise birinci olarak
1.Sebeb ve Yöntem: Hz ibrahimin Duasıdır, o dua şu şekildedir
Hz. İbrahim Peygamberimiz Rabbimize salih bir evlat sahibi olmak için aşağıdaki Âyeti Kerime ile dua etti.
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
رَبِّ هَبْ لِي مِنَ الصَّالِحِينَ
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Rabbi heb lî mines sâlihîn.
Meali :
“Ey Rabbim! Bana salihlerden olacak bir çocuk bağışla.”
(Sadakallahul Aziym SAFFAT-100. ayet)
2.Sebeb ve Yöntem: Kusurlu Eşi değiştirdi.
Sonra ikisininde Rabblerine Teslim oluşlarından memnun olan Rabbimiz, Lut ümmetini helaka gönderdiği melekler ile, Sare annemizin kısırlığı, bir mucize olaraktan, o Meleklerce, veya Cebrail tarafından tedavi edildi ve, Rabbimiz Hz. ibrahime bir de ishak ı bağışladı yani Sare annemizinde bir çocuğu oldu sonunda.
3.Sebeb ve Yöntem: Tedavisi mümkün ise erkek veya kadının tedavı olması yani.
KURANDAKi iKiNCi ÖRNEK KARISI KISIR OLAN ZEKERiYA ALEYHiSSELAM
Zekeriya Aleyhiiselam yaşlanmıştır, karısı doksan yaşına gelmiştir, ve hala çocukları olmamıştır, ve soyunun kesilmesinden korkan Zekeriya Aleyhiiselam Rabbine şöyle niyaz eder :
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
وَزَكَرِيَّا إِذْ نَادَى رَبَّهُ رَبِّ لَا تَذَرْنِي فَرْدًا وَأَنتَ خَيْرُ الْوَارِثِينَ
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Ve zekeriyyâ iz nâdâ rabbehu rabbi lâ tezernî ferden ve ente hayrul vârisîn.
Meali :
Ve hani Zekeriyya da Rabbine şöyle nidâ etmişti "Rabbim beni yalnız bırakma, ve Sen varis yani mirascı bırakanların en hayırlısısın."
(Sadakallahul Aziym ENBİYÂ Suresi 89. ayet)
Daha sonrada şöyle niyaz ederek Rabbbinden bir evlat istemişti :
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
هُنَالِكَ دَعَا زَكَرِيَّا رَبَّهُ قَالَ رَبِّ هَبْ لِي مِن لَّدُنْكَ ذُرِّيَّةً طَيِّبَةً إِنَّكَ سَمِيعُ الدُّعَاء
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Hunâlike deâ zekeriyyâ rabbehu, kâle "rabbi heblî min ledunke zurriyyeten tayyibeten, Rabbi inneke semîud duâi."
Meali :
Orada Zekeriya Rabbine dua etti: “Rabbim! Bana katından temiz bir nesil bahşet. Şüphesiz sen duayı hakkıyla işitensin” dedi.
(Sadakallahul Aziym ALİ İMRAN-38. ayet)
ve Rabbimiz 90 yaşındaki kocakarı kadından, ihtyar adam olan Zekeriya Aleyhiiselam a Yahya isimli bir çocuk bağışladı ve, onunda yine kuranda Melek tedeavisi ile olduğu anlatılır.
Zekeriya aleyhisselam a gelen meleklerin Çocuk Haberi vermesi hadisesi
Hz. Zekeriyya’nın Yahya İle Müjdelenmesi
O mihrapta namaz kılarken, melekler ona seslendi: "Allah, sana Yahya'yı müjdeler. O, Allah'tanolan bir kelimeyi (isa'yı) doğrulayan, efendi, iffetli ve salihlerden bir peygamberdir."
(Al-i İmran Suresi, 39)
(Allah buyurdu:)
"Ey Zekeriya, şüphesiz biz seni, adı Yahya olan bir çocukla müjdelemekteyiz; biz bundan önce ona hiç bir adaş kılmamışız." Dedi ki: "Rabbim, karım kısır (bir kadın) iken, benim nasıl oğlum olabilir? Ben de yaşlılığın son basamağındayım." (Ona gelen melek:) "işte böyle" dedi. "Rabbin dedi ki: - Bu benim için kolaydır, daha önce sen hiç bir şey değil iken, seni yaratmıştım." Dedi ki: "Rabbim, bana bir alamet (ayet) ver." Dedi ki: "Senin alametin, sapasağlam iken, üç tam gece insanlarla konuşmamandır." Böylelikle (Zekeriya) mescidten kavminin karşısına çıkıp onlara (şu anlamları) işaret etti: "Sabah akşam tesbih edin." (Çocuğun
doğup büyümesinden sonra ona dedik ki:) "Ey Yahya, Kitabı kuvvetle tut." Daha çocuk iken ona hikmet verdik. Katımızdan ona bir sevgi duyarlılığı ve temizlik (de verdik). O, çok takva sahibi biriydi.- Ana ve babasına itaatkardı ve isyan eden bir zorba değildi. Ona selam olsun; doğduğu gün, öleceği gün ve diri olarak yeniden-kaldırılacağı gün de.
(Meryem Suresi, 7-15)
(Zekeriya)
"Rabbim, bana bir alamet (ayet) ver." dedi. "Sana alamet, işaretleşme dışında, insanlarla üç gün konuşmamandır. Rabbini çokça zikret ve akşam sabah O’nu tesbih et." dedi.
(Al-i İmran Suresi, 41)
KURANDAKi ÜÇÜNCÜ ÖRNEK MERYEM VE iSA ALEYHiSSELAM YÖNTEMi
İmran'ın karısı, Mesih'in annesi İmran kızı Meryem'e hamile kalır. Karnındaki bebeği, doğurduğu zaman özgür kılınmış olarak mescide hizmet etmek üzere adar. O, karnındaki bebeğin erkek olduğunu sanır. Çocuğu doğurup kız olduğunu anlayınca üzülür, iç geçirir. Sonra ona, "hizmet eden kadın" anlamına gelen "Meryem" adını verir. Meryem doğmadan önce babası ölür. Annesi onu mescide getirir ve kâhinlere teslim eder. Hz. Zekeriya da aralarındadır. Onun sorumluluğunu yüklenme hususunda birbirleriyle tartışırlar. Sonunda kura çekme hususunda anlaşırlar. Kura amacıyla oklar çektiklerinde kura Zekeriya'ya çıkar. Bunun üzerine Zekeriya onun sorumluluğunu üstlenir. Erişkinlik çağına gelince, onu diğer kâhinlerden ayıracak şekilde araya bir perde çekerler. Meryem bu özel bölmede Allah'a ibadet ederdi. Sadece Zekeriya yanına girebilirdi. Zekeriya mihrapta onun yanına girdiği her seferinde yanında bir rızk bulurdu. Zekeriya; "Bunlar sana nereden geldi ey Meryem?" diye sorardı. O da; "Allah katından. Allah dilediğine hesapsız rızk verir." cevabını verirdi. Meryem (s.a) doğru sözlüydü. Allah tarafından günahlardan korunmuştu, masumeydi. Tertemizdi, arınmış ve seçilmişti. Meleklerin konuştuğu bir muhaddesti. Melekler ona; "Allah seni seçti ve arındırdı." demişlerdi. O, Rabbine gönülden boyun eğendi ve Allah'ın âlemlere olan ayetlerindendi.
(Âl-i İmrân, 35-44; Meryem, 16; Enbiya, 91; Tahrim, 12)
O, kendisine ayrılan özel bölmesinde bulunduğu bir sırada yüce Allah ona Ruh'u (Cebrail) gönderdi. Ruh ona normal bir insan olarak göründü. Ruh, Allah tarafından kendisine elçi olarak gönderildiğini ve görevinin Allah'ın izniyle ona babasız olarak bir çocuk bahşetmek olduğunu söyledi. Çocuğunun göstereceği göz kamaştırıcı mucizeleri müjdeledi. Yüce Allah'ın, onun oğlunu Ruhul Kudüs'le destekleyeceğini, ona kitabı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğreteceğini, yüce Allah'ın apaçık ayetler desteğinde onu İsrailoğullarına elçi olarak göndereceğini haber verdi. Onun misyonunu ve kıssasını anlattı. Sonra Ruh ona üfledi. Böylece normal bir şekilde gebe kalan bir kadın gibi çocuğuna gebe kaldı.
(Âl-i İmrân, 45-51)
Sonra Meryem, onunla ıssız bir yere çekildi. Doğum sancıları onu bir hurma dalına doğru sürükledi. "Keşke bundan önce ölseydim de hafızalardan silinip unutuluverseydim." dedi. Altından bir ses ona şöyle seslendi: "Üzülme, Rabbin senin ayağının altında bir ark akıtmıştır. Hurma dalını kendine doğru salla, üzerine henüz oluşmuş taze hurma dökülüverir. Ye, iç gözün aydın olsun. Eğer insanlardan birini görürsen, ona; "Ben Rahman olan Allah'a oruç adadım, bugün hiç kimseyle konuşmayacağım." de. Böylece onu taşı(Zeker) kavmine geldi."
(Meryem, 20-27)
Meryem'in İsa'ya hamile kalması, onu doğurması, İsa'nın konuşması ve diğer varoluşsal özellikleri diğer insanlardan farklı değildi.
Kavmi onu bu halde görünce, onu kınamaya, ayıplamaya başladılar. Çünkü karşılarında gördükleri manzara, bir kadının kocasız olarak gebe kalıp bir çocuk doğurmuş olmasıydı. Dediler ki: "Ey Meryem, sen gerçekten şaşılacak bir iş yaptın. Ey Harun'un kız kardeşi, senin baban kötü bir kişi değildi ve annen de azgın, utanmaz bir kadın değildi." Bunun üzerine Meryem çocuğu gösterdi. Dediler ki: "Henüz beşikte olan bir çocukla biz nasıl konuşabiliriz?!" Çocuk şunları söyledi: "Şüphesiz ben, Allah'ın kuluyum. Allah bana kitap verdi ve beni peygamber kıldı. Nerede olursam olayım, beni kutlu kıldı ve hayat sürdüğüm sürece, bana namazı ve zekatı vasiyet etti; anneme itaati de. Ve beni mutsuz bir zorba kılmadı. Selam üzerimdedir doğduğum gün, öleceğim gün ve diri olarak yeniden kaldırılacağım gün."
(Meryem, 27-33)
Hz. İsa'nın henüz beşikteyken yaptığı bu konuşma, ileride zulme ve azgınlığa karşı gerçekleştireceği hareketin, Musa'nın (a.s) şeriatını yeniden canlandırıp pekiştireceğinin, silikleşen kavramları yenileyeceğinin ve hakkında ihtilafa düştükleri ayetleri onlara açıklayacağının bir ön işareti, parlak bir haykırışı niteliğindeydi.
Sonra İsa (a.s) büyüdü, delikanlılık çağına geldi. O ve annesi, herkes gibi yiyip içiyorlardı. Yaşadıkları sürece diğer insanlarda bulunan varoluşsal arazlar, özellikler onlarda da vardı.
Sonra Hz. İsa'ya İsrailoğullarına tebliğ etmek üzere risalet, peygamberlik verildi. O da bu misyonu yüklenir yüklenmez, onları tevhit dinine davet etti. Şöyle diyordu: "Ben size Rabbinizden bir ayetle geldim. Ben sizin için kuş şeklinde çamurdan bir şey yapar, sonra onun içine üflerim ve o Allah'ın izniyle bir kuş oluverir. Allah'ın izniyle doğuştan körü, alacalıyı iyileştiririm, ölüleri diriltirim. Yediklerinizi ve evlerinizde depoladıklarınızı size haber veririm. Bunda sizin için bir ayet vardır. Hiç kuşkusuz, Allah, benim de, sizin de Rabbinizdir. Şu halde O'na ibadet edin."
4.Sebeb ve Yöntem:Yani buradaki Hz. Meryem ve isa yöntemi ise Hz Mehdinin şu andaki kulllandığı Rabbimin ona özel bahşettiği çocuk yampa yöntemi yani.
Kar©glan
Başağaçlı Raşit Tunca
Schrems, 5 Ocak 2020 Pazar
Original Kar©glan Makalesi
![[Resim: f6b1862842.png]](https://uploadpro.ra3.org/uploads/images/f6b1862842.png)
Kurban Nasıl Kesilir? Bir Karoglan Raşit Tunca Makalesi
Kurban kesiliriken birinci dikkat edilecek husus kesilecek hayvanın eziyet çekmemesini sağlamaktır bunun için İslama Uygun Kurban Nasıl Kesilir?
Kar©glan Başağaçlı Raşit Tunca Usulü ile Kurban Nasıl Kesilir?
Kurbanlık hayvanı usûlüne uygun olarak rahatça ve fazla eziyet vermeden kesebilmek için, Önce diz boyu çukur kazılır ve keskin ve büyük bir bıçak hazırlanır. Hayvanın göremiyeceği bir yere konur. Kurbanın gözleri tülbentle bağlanır. Boğa, tosun gibi büyük baş hayvanların kolay kesilebilmesi için çengele asılması caizdir. Sonra kurbanlık hayvan, kesileceği yere eziyet verilmeden götürülür, Boğazı çukurun kenarına getirilir. Hayvanın yüzü ve ayakları kıbleye gelecek şekilde sol tarafı üzerine yatırılır. Sağ arka ayağı serbest bırakılarak, sol arka ayağı ortaya gelecek ve ön iki ayaklarda iki kenara gelcek şekilde ayaklar birleştirilip bu üçü bağlanır, ve kıbleye karşı durularak şu âyetler kurban sahibi veya vekili tarafından okunur:
![[Resim: c74e88dea2.jpeg]](https://uploadpro.ra3.org/uploads/images/c74e88dea2.jpeg)
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
إِنِّي وَجَّهْتُ وَجْهِيَ لِلَّذِي فَطَرَ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ حَنِيفًا وَمَا أَنَاْ مِنَ الْمُشْرِكِينَ
Bismillahirrahmenirrahim
"İnni veccehtu vechiye lillezi fatares semavati vel arda hanifen ve ma ene minel muşrikin."
(Enâm Suresi, 79)
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
قُلْ اِنَّ صَلَات۪ي وَنُسُك۪ي وَمَحْيَايَ وَمَمَات۪ي لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
"İnne salâtî ve nüsükî ve mahyâye ve memâtî lillâhi rabbi`l-âlemin."
(Enâm Suresi, 162)
Bu ayetlerden sonra, 3 defa "Allahü ekber Allahü ekber. Lâ ilâhe İllâllahü vellahü ekber. Allahü ekber ve lillâhil hamd." şeklinde tekbir getirillir ve "Bismillâhi Allahü Ekber" denilerek Besmele çektikten sonra,dikkat sadece besmele değil tekbirli besemele yani "Bismillâhi Allahü Ekber" denir, başka dünya kelamı etmeden ve, başka iş ile meşgul olmadan, hemen hazırlanan keskin bıçak, hayvanın boynuna çalınır. Besmele unutulursa zararı olmaz. Kasten Besmelesiz kesmek haramdır.
Hayvanın boğazında yemek borusu, nefes borusu ve iki yanda birer kan damarı vardır. Bu iki damar ve yemek borusu, nefes borusu bir anda kesilmelidir. ve gırtlağın arka tarafında, normal omurulik kemiklerinden farklı, ve biraz büyük, ve ortasında içe açılan bir delik bulunan, GIRTLAK kemiği vardır. Omuriliğin ve onun içinden, sinir teli geçer ki, beyine, ayaklar ve diğer organların hareketini sağlayan, sinyalleri ileten, sinir teli, yani ilik veya mundarilik. Ve son işlem olaraktan, bu kemiğin delik yerinden, o mundarilik kesilerekten, mundariliğin yukarı ile yani beyin ile bağlantısı koparılır ki, hayvanın alt kısımları ve organları keslirken ve derisi yüzülürken, o organlar ve derisi, beyine sinyal yollayıpta, acı çekmesin diye, baglantı koparılır, aynen elektrik tesisatındaki, ana sigorta veya şartelin kapatılması gibi, veya bilgisayrarın netzwerk kablosunun fişten çekilirekten internet bağlantsının kesilmesi gibi. Böylece hayvan yüzülürken ve parçalanırken, acı sinyalleri beyne gitmez, ve hayvan acı çekmez. Çünkü kurbanın yüzüldükten sonra en son kafası ayrılır, Yoksa hayvan her bir bıçak darbesini hisseder.
![[Resim: 6671504bb1.png]](https://uploadpro.ra3.org/uploads/images/6671504bb1.png)
Ölüm, insan müdahalesi olmadan kişinin hayatının sona ermesidir. ölüm, Allah indinden Azrail vasıtasıyla gerçekleştirilir. Allah, «De ki: Sizin için görevlendirilen ölüm meleği canınızı alacak, sonra Rabbinize döndürüleceksiniz” buyurmuştur.
Beyin ölümü hayatın sonudur
Delilleri: İnsan hayatı mevcudiyet ve ademiyet olarak beyin ile irtibatlıdır. Fukaha, kesilen hayvanın hareket etmesini onun tam anlamıyla hayata sahip olduğunu gösteren bir delil olarak itibara almaz. Bu meseleyi konunun uzmanlarına (ehli zikr) sormak gerekir. Tabipler beyin ölümünün nihai ölüm anlamına geldiğini söylemektedirler. Ruh bedene beyin vasıtasıyla hükmeder. Eğer beyindeki en önemli kısım olan beyin sapı fonksiyonunu kaybederse ruhun beden üzerindeki kontrolü sona erer, ruh bedenden çıkar ve Azrail ruhu kabzeder.
Ölüm anı ve ölüm sonrasında yaşananlarla ilgili sürdürülen çalışmalar dahilinde de vücudun verdiği tepkiler gözlemlendi. Ortaya çıkan sonuçsa pek çok kişiyi ürküttü..[1]
Öldükten sonra neler oluyor?
ABD'de Langone Tıp Fakültesi Yoğun Bakım ve Reanimasyon Bölümü Başkanı Dr. Sam Parnia ölümden sonra beynin çalışmaya devam ettiğini söyledi.
Ölümden sonra hayat var mı? sorusunu gündeme getiren olay Kanada'da yaşanmıştı. Böylece doktorlar, insanların beyinlerinin klinik olarak öldükten sonra da çalışmaya devam edebileceğine dair bilimsel kanıtlar bulmuştu.
Açıklanamayan vakada, hastanın ölmesinden sonra beyin aktivitesi 10 dakika boyunca kaydedilmişti.
Böylece doktorlar, insanların beyinlerinin klinik olarak öldükten sonra da çalışmaya devam edebileceğine dair bilimsel kanıtlar bulmuştu.
Ölümden sonra beynin çalıştığını iddia eden bir diğer bilgi de ABD'de Langone Tıp Fakültesi Yoğun Bakım ve Reanimasyon Bölümü Başkanı Dr. Sam Parnia'dan geldi. Dr. Parnia'ya göre ölümden sonra beyin çalışmaya devam ediyor.
Dr. Parnia, "Beyin öldükten sonra da çalışmaya devam ediyor, insanlar öldüklerinin farkında oluyorlar" açıklamasında bulundu.
Bir kişinin bilincinin öldükten sonra da devam ettiğini keşfeden uzmanlar, kalbi duran yani teknik olarak ölen sonra yeniden canlandırılan 330 hastadan 140'ı üzerinde bir araştırma gerçekleştirdi.
Araştırmaya göre; bu kişilerin yüzde 39'unun kalbi durduktan sonra bilinçlerinin bir dereceye kadar açık olduğu belirtildi.
Kalbi yeniden çalıştırılan bu kişiler bir süre etraflarında olan biteni görüyor, duyuyor ve sağlık görevlilerinin kendisi için 'öldü' dediğini dahi işitebiliyor.
Kalp durduğunda beyne kan gitmiyor ve beyin sapı refleksleri de ortadan kalkıyor.
Beynin korteks adı verilen, şuurdan ve beş duyu ile elde edilen bilgilerin işlenmesinden sorumlu olan kısmı da kalp durduktan sonraki 2-20 saniye hiçbir aktivite göstermiyor yani beyin dalgaları ortadan kalkıyor.
Beyin hücrelerinde ölümle sonuçlanacak olan bir dizi değişiklikler başlıyor ama beynin tamamen ölmesi kalp durduktan birkaç saat sonra gerçekleşiyor.[2]
işte bu yüzden, hayvan ölsede, beyni daha iki üç saat haala aktif durumda, ve sinirlerdeki bağlantı kopmayınca da, vücudun diğer organlarındaki acı hissi, haala beyne iletilmeye devam etmekde. çünkü evdeki elektrik hattı sökülmedikce, veya bağlantı kesilmedikce, veya ana sigorta veya şartelin kapatılması ile ancak bağlantı kesilir, yoksa hattın ucundaki bir cihazın yada lambanın bozulması, elektriğin o cihaza kadar iletilmediğinin alameti değildir, hat sadece o bozuk cihazda kesilmiştir, diğer heryerde nasıl elektrik akımı ve fonksiyon devam ettiği gibi, yani mutfak lambası defekt olup patlayınca, oturma odasındaki lambada yanmıyor değil, yada mutfaktaki elektrikli fırın calışmıyor değil, değilmi? aynen böyle, hayvanın boğazının, ve nefes borusunun, ve damarlarının kesilmesi ilede, beyin hemen ölmez, sinirler yani kablolar sabit olduğu müdetce, işte beyine sinyaller gitmeye devam eder, o yüzden mundarilik, yani kemiklerin içinden geçen sinir sistemi teli yada biyolojik elektrik kablosu (mundar ilik) kesilerekten, hayvanın yüzülürken acıyı hissetmemesi sağlanmlıdır. Çünkü dini edeb ve usulde, Kurban edilen hayvanın kafası, bedeninden, en son koparılmalıdır. Zaten o yüzden dışarda kendi ölmüş bir hayvana bizler mundar deriz, ve o et yenmez, mundardır, mundar et yenmez, haramdır deriz, çünkü onun mundar iliği kesilmediği için, mundar olmuştur. Ve eğer tüfekle vurulan bir ördeği, köpek tutup gelse bile, daha can çıkmadan, hemen avcının işte besmele ve tekbir ile boğazını koparması gerekir, işte zaten hayvanlarda, o resimdeki gösterdiğim, mundar iligini kesebilcek deliği olan kemik, ancak ehil ve eti yenen hayvanlarda mevcuttur, ve domuz gibi hepten mundar hayvanlarda zaten mevcutta değildir.
ALINTI YAPILAN SAYFALAR
[1] gercekhayat
[2] mynet
Bir Karoglan Raşit Tunca Makalesi
Schrems, 06 Ağustos 2019 Salı
Original Kar©glan
![[Resim: c71f875183.png]](https://uploadpro.ra3.org/uploads/images/c71f875183.png)
"Bitcoin Meselesi" Bir Karoglan Raşit Tunca Makalesi
Bitcoin veya sanal para meselesi de bununla kıyas edilince, para Aslında emeğin karşılığı, 8 saat çalışılmış, 10 saat çalışılmış, bir mal üretilmiş, sonra o malın karşılığı, önce işçiliğin karşılığı idi, sonra o malın ve üretilen mamulun karşılığı, sonra, oradan sonra marketin geliri, kişinin geliri şeklinde, bir emeğin karşılığı para. ama Bitcoin bilgi ile üretiliyor, Sanal Para bilgi ile üretiliyor, yazılım ile üretiliyor deniyor. Çok para basmak marifet değil, Nasıl Merkez Bankası Bir ülkenin bankası ise, en çok parayı devlet basıyorsa, yine devlet 10 katlı bir apartman kurrup, apartmanın içinde Bitcoin üreten binlerce bilgisayar olabilir, ve en iyi üretenler yine ülkeler olur, öylece devletler zengin olur olsa idi, bitcoin üretmekle falan zengin olunsa. Bitcoin üretmekde para basmak gibi yani, Bitcoin yine aynı, sadece paranın sanal hale gelmesi. En azından kağıt para ve demir para vaktinde, emeğinizin karşılığı olarak, elimizde bir bir madde vardı, ama bu noktada elimizden alınıncak, kağıt veya metal olsun bu da elimizden alınınca, artık sermayenin kullanımı tek kişiye bindi demektir. zengin olmak Bitcoin üretmekle değil, çok para basaraktan zengin olunmaz, hiç kimsede para basaraktan zengin olmaz, bu para emeğin karşılığıdır işte, burada Bitcoin Sanal Para dijital para dijital sistemi elinde tutan Deccal in elinde olunca, ve elektrik kesildi ya da fişi çekince, istediğinin elindeki parayı iptal edince, bütün sermaye onun elinde oluyor, yani tek kişi elinde oluyor, Deccal sistemi. senin paranı iptal etti, Artık ne ekmek alabilirsin ne benzin bittin, yani tek zengin Deccal olur. Deccal hakimiyeti sistemi, aynı T. E. başkanlık sistemi gibi, sistemi yavaş yavaş yapılandırıyorlar, sonunda kim olacak Bütün parayı elinde tutan kimse, Decal olacak, bir de bütün tekniği elinde tutan kimse, hepsini enerjiye bağımlı yaptimi, enerjiyi de kestimi, hepsi bitti, ve şu anda arabaları da petrolden elektirige dönüştürmek yine bu yüzden, enerjiye bagimli kilma meselesi, petrol ve diger hayvan sistemlerinide gözden cikarma meselesi var, güya neymiş havanlarda atigindan gaz cikiyormuş, dogamazi isitiyormuş kürsel isinma o yüzdenmiş, ve bu yüzden hayvanlarda yok edilmeliymiş, yani yavaş yavaş deccala bagimli olmak zorunda birakiliyorsunuz, uyan insan. hepsini devreden çıkarıp enerjiye bindirmek sistemleri, yine Elektrik enerjisinide kesti miydi, artık bir yerden bir yere gitmen de mümkün değil, yani Deccal sistemi, tek Hakimiyet, Haşa Allahlık. Ey Mehdi askeri uyan Emeğin karşılığını dijitala çevirme, yoksa bittigin dünden bellidir. para Tek kişinin yanında olamaz, enerji tek kişinin yanında olamaz. güc tek kişinin yanında olamaz, Allah bunların hepsini dağıtmış, bak dedik ya Hazreti insan ve dünya bütün elementleri içinde topluyor ama, kainatTa ise yildizlar halinde dağınık vaziyette, Yıldızlar halinde, vahdette kesret, kesrette de Vahdet.
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
يَا صَاحِبَيِ السِّجْنِ أَأَرْبَابٌ مُّتَفَرِّقُونَ خَيْرٌ أَمِ اللّهُ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ
Bismillahirrahmenirrahim
Yâ sâhibeyis sicni e erbâbun muteferrikûne hayrun emillâhul vâhıdul kahhâr
Meali :
Ey zindan arkadaşlarım! Ayrı ayrı Rab'ler mi daha hayırlı Çeşitli tanrılar mı daha iyi, yoksa gücüne karşı durulmaz olan bir tek Allah mı? Vahid (tek) olan, Kahhar (kahredici, hâkim ve gâlip) olan Allah mı?
(Sadakallahul Aziym YUSUF Suresi 39. ayet)
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
رَفِيعُ الدَّرَجَاتِ ذُو الْعَرْشِ يُلْقِي الرُّوحَ مِنْ أَمْرِهِ عَلَى مَن يَشَاء مِنْ عِبَادِهِ لِيُنذِرَ يَوْمَ التَّلَاقِ يَوْمَ هُم بَارِزُونَ لَا يَخْفَى عَلَى اللَّهِ مِنْهُمْ شَيْءٌ لِّمَنِ الْمُلْكُ الْيَوْمَ لِلَّهِ الْوَاحِدِ الْقَهَّارِ
Bismillahirrahmenirrahim
Rafîud deracâti zûl arş(arşi), yulkır rûha min emrihî alâ men yeşâu min ıbâdihî li yunzira yevmet telâk. Yevme hum bârizûne lâ yahfâ alâllâhi min hum şey’un, li menil mulkul yevme, lillâhil vâhidil kahhâr
Meali :
iinsanlığı derece derece yükselten, Arş'ın sahibi Allah, karşılaşma gününde (seçilip ayrılma Allaha kavuşma Günü yevmül ahiret te gelcekte bir zamanda, yani o bu günümüz, ve mehdi ve altınçağ da) onları uyarmak için, kendi emrinden olan kutsal ruhu (Yani Hırıstiyan teslis inancında geçen, Kutsal Ruh olan, Hz Mehdi yi) onlara gönderir, ve herşey belli olupta, apaçık ortaya çıktığı vakit, o der ki : Allah dan gayri kimden korkuyorsunuz, görmüyormusunuz bugün mülk (hükümranlık) kimindir? (Maliki yevmiddin ayetine atıf var burada, ve din gününün sahibi kim? deyyan olan kim? ) Tabiki de Tek olan (o zamanda Vahdeti vücud olan kimse), her şeyi kudret ve hâkimiyeti altında tutan Allah’ındır. (Vahidul kahhar olan Allah ın)
(Sadakallahul Aziym MU'MİN Suresi 15 ve 16. ayet)
Ve işte hakimiyetin Mehdi de olması, hakimiyetin Deccal da olması gibi değil. Çünkü mehdi, ne dünyanın tüm ekonomisini, ve ne de dünyanın tüm Siyasetini, veya tüm enerjisini Elinde tutmamakta, sınırlar belli olmuş, sınırları koruyan bekçilerde tayin olmuş, Onları yönetenler detaylı ve belli olmuş, o yani mehdi bunlara karışmamak da, sadece ve sadece iyi ile kötünün farkına varmanızı sağlamakta, yoksa mehdilik bütün Hakimiyet ve gücü elinde tutmak değildir. Elektrik lamba düğmesi gibi, ben buradan lambanın düğmesine basıp, lambayi söndürünce, bütün Işıklar, bütün enerjiler, bütün Hayatlar sönecek gibi bir sistem yani ekonomi enerji güc para tek kimsede ve , Demek ki Allah da Buna müsaade etmez, kulların akıllıları da buna müsade etmemesi lazım, ve bu sistem Deccaliyet sistemi yıkılmak zorundadır. Yoksa dünyamızı mahveder. ve işte insan Günah işlemek ile ya ruhu hasta olur ya da fiziki bedeni hasta olur. Onun çaresi olan ilaçlar ise kişiye özel olmalıdır yoksa mesela Devenin su içmesi ile zürafa nın su içmesi aynı değildir, yine Devenin yediği ile, atların yediği, yahut köpeklerin yediği ile Aynı değildir.
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
قُلْ مَن رَّبُّ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ قُلِ اللّهُ قُلْ أَفَاتَّخَذْتُم مِّن دُونِهِ أَوْلِيَاء لاَ يَمْلِكُونَ لِأَنفُسِهِمْ نَفْعًا وَلاَ ضَرًّا قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الأَعْمَى وَالْبَصِيرُ أَمْ هَلْ تَسْتَوِي الظُّلُمَاتُ وَالنُّورُ أَمْ جَعَلُواْ لِلّهِ شُرَكَاء خَلَقُواْ كَخَلْقِهِ فَتَشَابَهَ الْخَلْقُ عَلَيْهِمْ قُلِ اللّهُ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍ وَهُوَ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ
Euzubillahimineşşeytanirracimقُلْ مَن رَّبُّ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ قُلِ اللّهُ قُلْ أَفَاتَّخَذْتُم مِّن دُونِهِ أَوْلِيَاء لاَ يَمْلِكُونَ لِأَنفُسِهِمْ نَفْعًا وَلاَ ضَرًّا قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الأَعْمَى وَالْبَصِيرُ أَمْ هَلْ تَسْتَوِي الظُّلُمَاتُ وَالنُّورُ أَمْ جَعَلُواْ لِلّهِ شُرَكَاء خَلَقُواْ كَخَلْقِهِ فَتَشَابَهَ الْخَلْقُ عَلَيْهِمْ قُلِ اللّهُ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍ وَهُوَ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ
Bismillahirrahmenirrahim
Kul men rabbus semâvâti vel ard(ardı), kulillâh(kulillâhu), kul e fettehaztum min dûnihî evliyâe lâ yemlikûne li enfusihim nef’an ve lâ darrâ(darren), kul hel yestevil a’mâ vel basîru em hel testevîz zulumâtu ven nûr(nûru), em cealû lillâhi şurakâe halakû ke halkıhî fe teşâbehel halku aleyhim, kulillâhu hâliku kulli şey’in ve huvel vâhidul kahhâr
Meali :
O dedi ki :“Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” onlar da dediler “Allah’tır”. (Hz Mehdi de onlara Dedi ki: “O'nu (beni yani Hz Mehdi yi) bırakıp da kendilerine gelen bir zarara veya faydaya bile bir hükmü olmayan dostlar mı ediniyorsunuz, (Dünyamizi ve kainati zulumetten aydinlığa çevirp nimetlerle dolmasıina sebeb olan, O nun Gücü (Mehdi nin gücü ile onların ki aynımı bir mi) vallahi değil, ya onunla da (mehdi ile de) herşeyi hakkıyla yaratan ve vâhidul kahhâr olan Allah ın ki aynımı bir mi?(Degil).
(Sadakallahul Aziym RA'D Suresi 16. ayet)
Temsili misal çocuğu olmayan birisi dua etti ve dedi ki," Allah'ım bana bir çocuk ver" dedi ve Bunu duyan ve Allahlık taslayan birisi çaputtan bir bebek yapıp geldi verdi, al sana bebek. bu adam dedi Hayır, benim istediğim bebek bu değil . Başka bir adam naylon bir bebek getirdi bumu istediğin bebek dedi. adam yine hayır dedi. Adamın birisi de kedi yavrusu getirdi, bu muydu istediğin bebek dedi, adam yine hayır dedi. Adamın biri Biyolojici ve kimyacı, O da bir klon çocuk yapıp getirdi. Al sana bebek dedi. adam yine Hayır bu değil dedi, Ve sonunda gerçek bilgiyi bilen bir adam dedi ki, senin çocuk sahibi olman için, bir bayanla evlenmem lazım, Halvet edip şöyle şöyle yapman lazım diye tarif etti. adam gitti evlendi çocuğu oldu, ya da olmadı da diyebiliriz, hala serüven devam ediyor, Ne yaptımsa olmadı dedi, yani çareler tükenmez, hastalığın çaresi kişiye Özeldir dedik ya, Öyle olunca ya erkek kısır, ya da kadın kısır olabilir, eşlerden birinin kısır olmayan biriyle evlenmesi, Derdine derman olur, ya da ikinci, bir anne yada baba alması Derdine derman olur, işte hastalıklar da böyle kişiye özel olduğu gibi, çareside kişiye Özeldir, günahlarda kişiye özeldir, tek tövbeyle Hepsi asla affolmaz, çeşidine göre, çareside gizli günaha gizli, âşikâre günahı aşikar tövbe etmesi lazım geldiği gibi, işte Ruhi hastalıkların, yani manevi hastalıkların, günahların çaresi de böyle onlara karşilik gelen iyiliklerimiz ve sevaplarımız, sevabin zıttı da Günah lardır. Ve burada anlatmak istediğimiz, Allah Kainata ve dünyamıza kuvvetler ayrılığı sistemi koymuş, ve bir beden, sen, ben, o, Ahmet, Mehmet, Fatma, Fadime, hepsi Vahdeti Vücut, her biri ayrı Vahdeti Vücut, ve benim elim, Benim kolum, Benim ayağım, bana hizmet etmek üzere yapılandırılmış. ve Allah dirseklere sinir koymuş, dirsek ters dönmez, içe doğru döner, bana hizmet etsin diye, ama robotlar da kuvvet Ayrılık sistemine terstir, onların kolu, içe ve dışa hareket edebilir, yani sanada hizmet eder bana da, yani, bizim sistemimizden farklı. microsoftun Babasi Bill amca da, yeni yazilim yapacak adamlarda bunuda planlarda göz önüne almali. Yani Sınır koy, ve Allah dirsekler ile sınır koymuş, ve boynunada sınır koymuş, ve Allah yeryüzünde ve gökyüzünde tek Allah olmasına rağmen, kuvvetler ayrılığı koymuş, sen seninlesin, ben benimle, Benimki bana, seninki sana, Sen çalıştın, Senin için, ben çalıştım, benim için, sermaye Tek elde toplanmıyor, Benim karnım acıkdımi onu ben doyuruyorum, sen acıkdımi onu sen duruyorsun, ben sırtıma ayrı giyiyorum, Sen ayrı giyiyorsun, ben ayrı yoruluyorum, Sen ayrı yoruluyorsun, Öyle olunca, ben de ki güç, Sendeki ile aynı değil, Sen belki şişmansın, Ya da ben şişmanım, belki sen sağırsın, ben degil, yada benim kaldırma kuvvetim mesela 10 kilo ise, Seninki 5 kilo, yani kuvvetler ayrılığı, Allah bunlara rağmen tek beden gibi parclardan oluşan bütün gibi, o bile her şey bitti gibi hükmetmemesini rağmen, ama vahdette kesret, kesrette Vahdet, Öyle olunca, Güç Allah da olmasına rağmen, Allah gücünün tahakkuklarini kişiler üzerinden tezahür ettirmekte, Ahmet amca ile, Fatma Bacı ile, öyle olunca tek güç, sistemi ise, bütün gücü kendinde toplamak üzere yapılandırılmış sistem. Türkiyedeki yönetim sistemi ile başkanlık sistemiylede burya dogru gidiliyor yine, bunun ön ayaklarımdan birisi de T.E. siyaseti. yoksa Allah birdir, Allah gücünü ve sifatlarini, misal ile Bakkal amca terzi teyze ile.... tezahür ettirmek de dedik, böyle olunca kuvvetler ayrılığı. Allah'ın Yönetim sistemi kuvvetler ayrılığı sistemi. Güc tek kişinin yanında toplanamaz buna yeltenipde Dünyada Tek Tanriliga kalkanlari Allah helak etmiştir, ve yine edecekdir de .Akilli bir patron, hic bir zaman iyi giden bir fabrikanin bütün hissellerini elinden cikarmaz, Allah bu uyanik patron kadardami akilli degilki, saltanatinin hepsini birine versin, ahmak olmak lazim böyle düşünmek için.
Elektrikte "Euro Bus" (Elektroinstallation mit Bussystemen) diye Merkezi bir tesisat sistemi ile, gerektiğinde bütün bir gökdelen binanin elektrigini suyunu isitma sistemeni tek dügme ile kesersin kapatabilirsin. Eğer güç Allah dan başka bir kimsenin yanında olsa işte böyle olur ve Yaşami Öldürür, bize kalk der kaldırır, yat der yatariz, ye der yeriz, Bu derecede yani, Afedersin köpek oluruz köpek. Allah ise bunu yasaklar ve herkese özgürlük yazmış, kendisine isyan eden birine bile hak tanımış. sistem kuvvetler ayrılığı.
Namazda kelime-i şahadet ile Allah'ın Vahdet ini birliğini birlemek
Buna evliya İzam demişler ki, namazda lisanını teke indir. kalbin ayrı elin ayrı konuşmasin, gözün ayrı olmasın. Aynen bu durum tören geçidinde trampet çalan gruptaki bir adamın, aynı anda trampet çalması, notaya uyması, grupla birlikte düzgün şekilde yürümesi, ve selam geçidi alanına Gelince, selam vermesi gibi, veya başka bir temsili misal ile, Sen araba sürerken ellerin direksiyonda, Gözün yolda, ayakların 2 ayrı kuvvette, fren ve gaz da, ve öyle olunca araba sürmekte bile kuvvetler ayrılığı var, her birisi ayrı bir konumda ya da ayrı bir işte, ayrı bir yönde, ayrı bir harekette olmasına rağmen bile, Vahdet olan vücuttaki bir görevi ifa etmektedir şoförlük görevini, hepsinin görevi ne kadar ayrı, hepsinin görevi birbirinden binlerce farklı, ama aklin yeri olan beyin ile, hepsi toplanıp ayrı ayrı işleri görmesine rağmen, Aslında tek olan Vahit olan, bir bedene hizmet etmekte ve tek fili meydana getirmekde. Vahdet ve kuvvetler ayrılığı bu demektir. Allah'ın Rezzak olması, Settar olması, mümin olması, halık olması,... yani bu kadar ayrı sıfatlarını aynı anda yeryüzünde tecelli ettirmesi, binlerce insanın üzerinden olur, ya da hayvan üzerinden, ya da bitkiler üzerinden, ya da maddeler elementler üzerinden olmasına rağmen, Allah tektir, ve bunların hepsi tek bir güce hizmet eder. Ahmet amcanin Ankara'da olması, Fatma teyzenin İzmir de dolması, George Bush un Amerika'da olması da, bu gücün böyle yerli yerince olmasına engel değildir.
Digital Para
Geçen haftalarda dedik ki, burası artık Cennet ve, burada Ateş azaldı, her şeyi Biz Dalga ile yapıyoruz dalga da neydi 1 frekans ve Yani bir ve sıfırlar halinde bir program ve yazılım ile biz resim video ses renk her şey yapabiliyoruz.
Yine bir ve sıfırlar ile elektrik 1 ve 0 lardan oluşur dedik ve mikrodalga fırın var Ateş yakmadan bir ve sıfırlar ile bir şey pişirebiliyoruz fırınlar elektrikli fırınlar, Yine elektrik ile, Yani yine iyi iyon hareketi ile ateş yakmadan fırın gibi kullanabiliyoruz, Hatta buzdolabı yerine kullanıyoruz, Bu sefer donduruyoruz istediklerimizi muhafaza ediyoruz, saklamak istediğimiz şeyleri. Gelelim dananın kuyruğunun koptuğu yere ve, şu anda sistem para olaraktan da dijital e geçmek üzere. Zaten bu, ilk defa Banka havalesi yapıldığı zaman, dijital, yani Bir nevi Hani konvansiyonel makineler deniliyor ya, Yani daha dijital paranın ilk altyapısıydı o. Çünkü Mesela ben İstanbul'dan Almanya Frankfurt a para havale ettiğim zaman, ben havale ettiğim parayı, İstanbul'daki bir bankaya yada, postaneye yatırıyordum, ve alacak adam da frankfurttaki postaneden parayı alıyordu. ve para öyle otobüse yüklenipte Frankfurt'a kadar götürülüp, orada benim verdiğim para, verilmiyordu. havale gerçekleştiğinde, Bendeki parayı İstanbul'daki Banka alıyordu, Verecek parayı da, frankfurt'taki banka veriyordu, ama onların kendi aralarındaki parayı tutmaları ayrı sistem, Ama para dijital olaraktan hareket etmiş oluyordu, bu konvansiyonel sistem, daha bu dijital e geçmeden önceki ilk yapı, ana yapıydı bu. Artık günümüzde banka memuru bile olmadan bankomatlar internet ile ödeme yapabiliyoruz, hiç nakit taşımadan, bankamızdaki para ile ödeme yapıp, alışveriş edebiliyoruz. Ne oldu? zaten biz dijital paraya geçmişiz zaten, para dijital halde, ama işte Bitcoin denen sistem ile bunu tek elle bindirmek istiyorlar ve tek bir şartele bindirmek istiyorlar, yanlış olan bu, bizim kabul etmediğimiz mesele bu. Tek kimsenin tekelinde ve şarteline bağlı olamaz. ama dijital para güzel bir şey, zaten dijital para kullanıyoruz şu anda biz. Bankomat ile ödeme yapan bir adam, zaten dijital para kullanıyor. Bunun daha ilerisi ne ki işte Hollanda veya Danimarka artık nakit parayı kaldırdı ya da Belçika bunlardan birisi. Artık orada nakit geçerli değil ve, eğer sen onlardan biri olup da, onlar bizi dijitale geçmeden önce, paranı çekipte, Ben nakit kullanacağım diye bütün paranı kağıda çevirdi mi sen, ondan sonra onlar sistemi değiştirip, Dijitala geçtiyse, ve sen yaşlı bir adamısın, ven senden sonra gelen çocukların, Senin o kağıt paraları bulsalar, ve sonra götürseler ki bankaya, bizde bu kadar para var deseler, o paranın kaydı yok artık, kaydı olmayan bir para, dijital sisteme giremez, Siz bu parayı nereden aldınız diyecekler, biz bunu kabul etmiyoruz diyecekler, bunu sisteme sokamayız,böyle bir para yok derler. yani o zaman ne olmuş oldu, o senin dediğin Mesele yani, o hadisdeki hazinedarin geri almamasi olayi, yani böyle de olabilir. Yakında o da olacak güzel arkadaşım. yani eğer şu anki sistemde dijitalleşmeyi kabul etmezsek ve, biz nakit kullanacağız diyen, ben gibi eski kafalardan birisiysen, Yarın o parayı geri vermek istersen de, paran geçerli olmayacak, böyle tehlike var, Ama şu anki ikinci tehlike. Para birisinin tekeline ve, şarteline geçerse para, yine senin paran olduğu halde, seni blokladılar mı! seni parasız, pulsuz, Atsız, arabasız, enerjisiz bırakabilirler, aç ve susuz bırakabilirler, çünkü para Tekeli, tek bir kimsenin elinde olacak ne kadar kötü.
Yanlış olan bu, doğru olan dijitali kullanmak, aynı bir ve sıfırlar ile parayı havale ediyoruz, bankomat ne yapıyor 1 ve 0 lar ile ödeme yapıyor, Öyle olunca zaten dijital para gündemde, aynı şeyi 3 defa tekrar ettim farkında mısınız. Ve eğer sistem dijitalin manasını hakikatini anlar ise, altının bir kıymeti yok ki, altın bir metal idi, belli bir paranın karşılığı idi oda zaten. o yenmez içilmez, metal, Parayı biz dijital olaraktan saklaya bildiğimiz zaman, koruyabildiğimiz zaman, altına ne hacet, altını ancak işte, bilgisayarlardaki çiplerde kullanırız, ya da, iyi iletim yapması gereken aletler de, iletken kablo olaraktan kullanırız. yoksa metea ve değeri yok, Gümüş de aynı şekilde, Dün 1 ay çalışıyorduk, bize 10 tane kağıt veriyorlardı, bugün çalışacağız bize, 10 tane şifre verecekler, bir ve sıfırlarlardan oluşan mesela 10 tane şifre verecekler, aynı şey, ha Kağıt, ha bir ve sıfırlarlardan oluşan bir şifre, Ama dedim ya, bu birinin tekeline girerse kötü, şu anki kullandığımız haliyle kötü değil, bundan daha ilerisi düşünüldüğünde de kötü değil, Bu meselede bu şekilde.
Kar©glan
Başağaçlı Raşit Tunca
Schrems, 04.11.2019
Original Kar © glan
![[Resim: 5be902d190.png]](https://uploadpro.ra3.org/uploads/images/5be902d190.png)
Peygamberlerin Lakab ve Ünvanları
Öncelikle bilinmelidir ki, bu Ünvanlar, o peygamberlerin, mizac ve güzel ahlak, ve, Allah ile olan münasebetleri sebebiyle, insanlar tarafından onlara verilmiştir. Yoksa Allahu Teala Kuranda, Böyle ünvanlar ile onlara hitab etmemiştir. Kuran'da Allahu Teala nın, Hz. Musa a.s ile konuştuğu bildirilmekle birlikte, doğrudan Kelimullah "Kelimullah= Allah ile konuşan" deyimi Kuran da kullanılmaz. Nitekim Hz. Muhammed (s.a.s) de Miraç sırasında Allah ile konuşmuştur, fakat ona Kelimullah demeyiz, Muhammed aleyhisselama Habibullah deriz, ve birde Rasulallah veya Rasulullah denir ki, ve bu kuranda Fetih suresinde, peygamberimize böyle bir hitap vardır.
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِۜ وَالَّذ۪ينَ مَعَهُٓ اَشِدَّٓاءُ عَلَى الْكُفَّارِ رُحَمَٓاءُ بَيْنَهُمْ تَرٰيهُمْ رُكَّعًا سُجَّدًا يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَانًاۘ
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Muhammedun rasulullah, vellezine meahu eşiddau alel kuffari ruhamau beynehum terahum rukkean succeden yebtegune fadlen minallahi ve rıdvanen
Meali :
Muhammed, Allah'ın Resul'üdür. Onunla beraber olanlar, gerçeği yalanlayan nankörlere karşı sert, birbirlerine çok merhametlidirler. Onları; rüku ederken*, secde ederken* ve Allah'tan bağışlanma ve hoşnutluk isterlerken görürsün.
Sadakallahul Aziym Fetih Suresi 29. Ayetten pasaj
Kelimei Tevhid, yani birleme cümlesi, iki cümleden oluşur
"La ilahe illallah, Muhammedün Rasulallah"
"La ilahe illallah" Allah ı birlemekdir "Muhammedün Rasulallah" da peygamerimizi hem birlemek, hemde aidiyatını belirtmek, hemde Allah katında rütbesi ve lakabının ne olduğunu belirtir.
Bazi alimler, sadece altı peygamberi Ülülazim Peygamberler olarak nitelendirip, bu altı Peygamber, diğer Peygamberlerden daha üstündür diyerek, Bunlara Ülülazm Peygamberler denir demişler. Peygamber efendimiz Muhammed aleyhisselam Hepsinden üstündür diye biliriz bizler.ki hadis olup olmadığı hususunda ihtilah olan bir ravyet ile Cenabı Mevla
""Levlâke levlâke Lema halaktül eflâk"
"Sen olmasaydın,sen olmasaydın, ey Habîbim, Ben âlemi felekleri (kâinatı) yaratmazdım"
Bu hadis-i kudsînin kaynakları: Bu hadis-i kudsî, Acluni, II: 164; Hakim el Müstedrek, II: 615 Suyutînin El-Leâlil-Masnûa; Aliyyü-Kârînin El-Esrârul-Merfûa ve diğer bir eseri olan Şerhüş-Şifâ; Şevkânînin El-Fevâidül-Mecmûa; Hâfız Aclunînin Keşfül-Hafâ; Muhammed Said Zalûlün Tahkîk; İmam-ı Nevevînin El-Ezkâr adlı eserlerinde kayıtlıdır.
Diğer yandan Mevlânâ Câmî, Ahmed-i Cezerî, Mevlânâ Hâlid, İmam-ı Rabbânî, Bedîüzzaman Said Nursî gibi nice İslâm âlimleri bu hadis-i kudsîyi eserlerine almışlar.
Hz. Cabir anlatıyor:
“Ey Allah’ın Rasulü! Anam-babam sana feda olsun, Allah’ın her şeyden önce ilk yarattığı şeyi bana söyler misiniz?” diye sordum. Şöyle buyurdu,
“Ey Cabir! Her şeyden önce Allah’ın ilk yarattığı şey senin peygamberinin nurudur. O nur, Allah’ın kudretiyle onun dilediği yerlerde dolaşıp duruyordu. O vakit daha hiçbir şey yoktu. Ne Levh, ne kalem, ne cennet, ne ateş/cehennem vardı. Ne melek, ne gök, ne yer, ne güneş, ne ay, ne cin ve ne de insan vardı."
"Allah mahlukları yaratmak istediği vakit, bu nuru dört parçaya ayırdı. Birinci parçasından kalemi, ikinci parçasından Levh’i (Levh-i mahfuz), üçüncü parçasından Arş’ı yarattı. Dördüncü parçayı ayrıca dört parçaya böldü: Birinci parçadan Hamele-i Arşı (Arşın taşıyıcılarını), ikinci parçadan Kürsi’yi, üçüncü parçadan diğer melekleri yarattı. Dördüncü kısmı tekrar dört parçaya böldü: Birinci parçadan gökleri, ikinci parçadan yerleri, üçüncü parçadan cennet ve cehennemi yarattı. Sonra dördüncü parçayı yine dörde böldü: Birinci parçadan müminlerin basiret nurunu/iman şuurunu, ikinci parçadan -marifetullahtan ibaret olan- kalplerinin nurunu, üçüncü parçadan tevhitten ibaret olan ünsiyet nurunu (La ilahe illallah Muhammedu’rrasulüllah nurunu) yarattı.”
( İmâm Ahmed, Müsned IV-127; Hâkim, Müstedrek II-600/4175; İbni Hibban, El İhsân XIV-312/6404; Kastalanî, Mevahibü'l-Ledünniye: 1/6; Krş. Aclunî, I/262-6)
Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bir hadisi kudsîde:
"Allah, seni kendi nurumdan, diğer şeyleri de senin nurundan yarattım, buyurdu." buyurmuştur.
(Îmân Ahmed, Müsned IV-127; Hâkim, Müstedrek II-600/4175; İbni Hibban, El İhsân XIV-312/6404; Aclûnî, Keşfü'l-Hâfâ I-265/827)
Ülülazim Peygamberlere verilen unvanlar Şunlardır:
Muhammed aleyhisselama Habibullah denir.Allahü teâlânın sevgilisi demektir. Çünkü en çok Onu seviyordu. Kâinatı Onun için yarattı.
İbrahim aleyhisselama Halilullah denir. Allahü teâlânın dostu demektir. Çünkü O nun kalbinde, Allahü teâlânın sevgisinden başka, hiçbir sevgi yoktu hatta evladını bile o nun uğrunda kesmeye yatırmıştı, ateşe atıldığında da ben sadece ondan yardım dilerim demişti.
Musa aleyhisselama Kelimullah denir. Allahü teâlânın kendisi ile konuştuğu kimse demektir. Kelim, kendisine söz söylenen, kendisiyle konuşulan demektir.
İsa aleyhisselama Ruhullah denir. İsa aleyhisselam için kullanılan ruhullah , Allah’ın ruhundan üfleyerek O nu babasız meydana getirdiği kimse anlamındadır.
Âdem aleyhisselama Safiyullah denir. Allahü teâlânın ihsanı ile seçilmiş, bilhassa kafasını da kudret elimle halkettim rivayetleri vardır, Safiyullah saf ilk ve temiz kimse olarak yaratılmış demektir.
Nuh aleyhisselama Neciyullah denir. Gemi ile bütün insan ve hayvan sounu kurtaran olduğu için Neciyullah yani kurtarıcı ünvanı alır ve birde
o bin seneye yakın zamanındaki insanları Allah ın yoluna çağırmış, ancak kabul eden çok az kimse olmuş ve peygamberi yalanlayıp onu deli sayıp onunla alay etmeleri sebebiyle onlardan bezip, Rabbimize "bu zalim topluluktan, kurtar beni" diye niyaz ve dua ettiği için, ve yine alttaki ayette geçen "Beni ve benimle birlikte olan mü’minleri kurtar" diyen olaraktan, Yine neccini duasının sahibi olan kimse olaraktan, ümmetin ve insanlığın kurtarıcısı manasındadır, o lakabı işte birde.
Nuh (a.s) Allah’u Teala’ya şöyle dua ve niyazda bulunmuştur:
Rabbi inne kavmi kezzebün. Feftah beyni ve beynehüm fethan ve neccini ve men meıye minel mü’miniyn.
MANASI:
“Rabbim! Hakiketen kavmin beni tekzip etti. Benile onların arasındaki hükmü sen ver de beni ve beraberimdeki mü’minleri kurtar.”
Rabbi la tezer alel ardı minel kafirine deyyara.
“Ey Rabbim! Yeryüzünde kafirlerden yurt tutan hiçbir kimse bırakma.”
Allah’u Teala Nuh (a.s)’ın bu duaları üzerine şöyle buyurdu:
“And olsun ki Nuh bize dua etmişti de ne güzel icabet ve kabul eylemiştik. Biz hem onu, hem ehlini sıkıntıdan kurtardık.”
“Biz azimüşşan onu da, beraberinde olanları da o dolu yüklü geminin içinde selamete erdirdik. Sonra arkalarından arta kalanları da suda boğduk.”
Sadakallahul Aziym Şuarâ Suresi 117, 118, 119, 120. Ayetler
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
وَنَجِّنِى وَمَن مَّعِىَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
neccinî ve men maiye minel mu’minîn.
Meali :
Beni ve benimle birlikte olan mü’minleri kurtar.
Sadakallahul Aziym Şuarâ Suresi 118. Ayet
Kuranda ki, Neccini duası edenlerin duaları
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
Kasas Suresi 21. Ayette Musa yumruk vurdugu adam kaza ile ölünce, oradan kaçmadan önce dedi ki
رَبِّ نَجِّنِى مِنَ ٱلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ
Şuarâ Suresi 118. Ayette Nuh aleyhisselam da dediki
وَنَجِّنِى وَمَن مَّعِىَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ
Mâide Suresi 25. Ayette yine Musa denizi yardiginda dedi ki
فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْفَاسِق۪ينَ
Musanin kavmide dedi ki Yûnus Suresi 86. Ayette
وَنَجِّنَا بِرَحْمَتِكَ مِنَ الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَ
Firavun’un Karısı: Âsiye de Tahrîm Suresi 11. Ayette dedi ki
وَنَجِّنِي مِنْ فِرْعَوْنَ وَعَمَلِهِ وَنَجِّنِي مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ
Ve bizde bunlara bakaraktan, ve bazı peygamberlerin bazı hasssas durumlarına bakaraktan, şu lakab ve ünvanların, onlara daha çok yakıştığına karar kıldık. ve her peygambere iman (Kelime-i Tevhid cümlesi), o peygamerin durumu ile ve lakabi ile ve tevhid kelimesi ile meydana geldiği için, bunları da şöyle sıraladık :
La ilahe illallah, Cebrail Vahyullah (Vahyi getirip götüren melek olduğu için)
La ilahe illallah, Adem Safiyullah (Allahü teâlânın ihsanı ile seçilmiş saf ilk ve temiz kimse olarak yaratılmış demektir)
La ilahe illallah, Habil Mezruallah (ilk çiftcilik yapan olduğu için)
La ilahe illallah, Kabil Meşyullah (ilk hayvancılık ve besicilik yapan olduğu için)
La ilahe illallah, Habil Mazlumullah (ilk zulme uğrayan olduğu için)
La ilahe illallah, Kabil Katilullah (ilk Katil olan insan olduğu için)
La ilahe illallah, idris Terziyyullah (ilk Terzi olduğu için)
La ilahe illallah, Nuh Neciyyullah (Gemi ile bütün insan ve hayvan sounu kurtaran olduğu için Neciyullah yani kurtarıcı ünvanı alır )
La ilahe illallah,ilyas Cennetullah(Cennte girip bir dah çıkmadığı için)
La ilahe illallah, Hızır Hayyullah (Ölmeyen, hep diri kalan, ölümsüzlük suyundan içen adam olduğu için)
La ilahe illallah,Salih Haggullah(Hayvanlardan olan Deve ninde, insanlar gibi, Allahin suyundan içmeye hakkı olduğunu savunduğu için)
La ilahe illallah, Hud Mahfuzallah (Taş fırtınasından, Kendisi ve ahalisini, etraffına çizdiği bir daire bir çizgi ile, Allah ın onları koruduğu için, Satürn Meselesi)
La ilahe illallah, Zülkarneyn Setrullah (Yecüc mecuc ile aramıza set veya sütre çeken olduğu için)
La ilahe illallah, Şaya Femullah (Allahu Teala, bir seferinde, insanlara onun ağzından hitap ettiği için)
La ilahe illallah, Elyesa Nasrullah(Allah onu bir peygambere yardımcı olarak zanı nasrani olrak tayin etmiştir onun için)
La ilahe illallah, Üzeyir Müheyminulllah (Allah onun ölüleri nasıl diriltiyorsun sorusuna karşılık onu Eşeğini öldürüp 300 sene sonra tekrar diriltmiş müheymin etmiştirde ondan dolayı)
La ilahe illallah, Eyyub Marizallah ( Büyük bir bela olan hastalığa tutulduğu için)
La ilahe illallah, Lokman Şifaullah veya Hekimullah (ilk Doktor, ve neyin, neye iyi geldiğini bilen, o olduğu için)
La ilahe illallah, Yunus Tevkifullah veya Tevfikullah
(Allah ın Yunus peygamberi cezalandırıp, bir yunusun balığının karnında hapsettiği için, yani tevkif ettiği için)
La ilahe illallah, Yuşa Refikullah (Musaya Hızır ile yolculuğunda ona refakat eden olduğu için)
La ilahe illallah, ibrahim halilullah (Allahü teâlânın dostu demektir)
La ilahe illallah, ismail Zebhullah (ilk Kurbanlık olduğu için)
La ilahe illallah, ishak Mucizallah (Kısır olan Sareye sonradan ibrahimin duasi sebebiyle, sonradan mucizevi melek tedavisi sebebiyle verildiği için)
La ilahe illallah, Lut Mağdurallah yahut Hicretulllah (ülkesinden, ardına bile bakmadan çıkarıldığı için)
La ilahe illallah, Yakub Hasretullah (Yusufuna hasretinden katarakt olana kadar agladığı için)
La ilahe illallah, Yusuf Cemalullah veya Cemilallah veya Ruyetullah (Güzel yüzlü ve rüya yorumcusu olduğu için)
La ilahe illallah, Bünyamin Merhametullah (Yusufu öldürmeyelimde kuyuya atalım, belki biri gelir çıkarır da kurtulur dediği için)
La ilahe illallah, Davud Yedullah (ilk defa elleriyle, demirin nasıl işlenip yararlı hale getirilceği ilmi, ona öğretildiği için, Demir elinde hamur olurdu diye rivayetler var)
La ilahe illallah, Süleyman Malikullah veya Hakimullah (Dünyadaki, insanların, hayvanların, Cinlerin ve Şeytanların Hükümdari olduğu, ve verdiği hükümlerde de isabetli kararlar verdiği için)
La ilahe illallah, Şuayb Raillah (Allah ın ona, geçimlik olaraktan Çobanlık mesleğini verdiği için, Hz musanın denizi yardığı (Asa-ı Musa) Aasaa sıda onun çobanlık Aasa sıdır )
La ilahe illallah, Harun Tercümanullah (Musanın dili pepe veya peltek olduğu için, onun dediklerini, firavuna ve başkalarına tercüme eden olduğu için)
La ilahe illallah, Musa Kelimullah (Allahü teâlânın kendisi ile konuştuğu kimse olduğu için)
La ilahe illallah, irmiya Mekrullah (Doğru olan bir hile ile imtihan olduğu için)
La ilahe illallah, Zekeriya ve Yahya Şehidullah (Zalimlerce hunharca kesilerekten Şehid edildikleri için)
La ilahe illallah, Meryem iffetullah (Namuslu olmasına rağmen hamile kaldığı için, isaya rab ve tanrı denilir, Tanrı doğurabilcek kadar iffetli olan olduğu için Immaculata)
La ilahe illallah, isa Ruhullah (Allah O nu Kutsal ruhundan, yani O nu, babasız değıl amma, daha dünyaya gelmemiş bir ruh halindeki Babadan meydana getirdiği kimse olduğu için)
La ilahe illallah, Muhammed Rasulallah veya Habiballah (Allahın elçisi ve peygamberi ve sevdiği kimse olduğu için)
La ilahe illallah, Ebu Bekir Sadıgullah (Peygamerimize sadık bir dost olduğu için)
La ilahe illallah, Ömer Adlullah (Adaleti yerine getirmek için, kendi çocuğuna bile acımayan olduğu için)
La ilahe illallah, Osman Hayaullah (Çok Terbiyeli bir kimse, meleklerin bile ondan utandığı kimse olduğu için)
La ilahe illallah, Ali Esedullah (Korkusuz bir yiğit olduğu için)
La ilahe illallah, Hasan vel Hüseyin Reyhanullah (Peygamerimizin, onlar benim, cennetteki, iki reyhanım, iki kokum dediği için)
La ilahe illallah, Fatma Ümmiyyullah ( O na biz müslümanlar, hep annemiz diye hitap ettiğimiz, ve hatta peygamerimizin bile, annecikveya "Baabasının Annesi" diye hitap ettiği için, Hani bizlerde meşhur olmuştur Sevince annem diye yavrumuza hitab ederiz)
La ilahe illallah, Mehdi Hidayetullah (insanlara yolun doğrusunu gösteren olduğu için)
La ilahe illallah, Halid bin Velid Seyfullah (müslümanada, kafirede, Allah ın yenilmeyen kılıcı olduğu için)
La ilahe illallah, Talha bin Ubeydullah (Uhud savaşında Hz. Resûlullahı korumak uğrunda müşriklerden gelen oklara ellerini siper eden Hz. Talha iki elini kaybetmiş ve Peygamberimizde Ona Allahın iki eli veya kolu manasında Ubeydullah lakabını verdiği için)
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
ءَامَنَ ٱلرَّسُولُ بِمَآ أُنزِلَ إِلَيْهِ مِن رَّبِّهِۦ وَٱلْمُؤْمِنُونَ ۚ كُلٌّ ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَمَلَٰٓئِكَتِهِۦ وَكُتُبِهِۦ وَرُسُلِهِۦ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِّن رُّسُلِهِۦ ۚ وَقَالُوا۟ سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا ۖ غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ ٱلْمَصِيرُ
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Âmener resûlu bimâ unzile ileyhi min rabbihî vel mu’minûn(mu’minûne), kullun âmene billâhi ve melâiketihî ve kutubihî ve rusulih, lâ nuferriku beyne ehadin min rusulih, ve kâlû semi’nâ ve ata’nâ gufrâneke rabbenâ ve ileykel masîr.
Meali :
Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü’minler de iman ettiler. Her biri; Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler ve şöyle dediler: “Onun peygamberlerinden hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz.” Şöyle de dediler: “İşittik ve itaat ettik. Ey Rabbimiz! Senden bağışlama dileriz. Sonunda dönüş yalnız sanadır.”
Sadakallahul Aziym Bakara 285. ayet
Kar©glan
Başağaçlı Raşit Tunca
Schrems, 28 Nisan 2019 Pazar
Original Kar©glan
Raşit Tunca Anlatıyor Hizb ve Vird Okuma Geleneği
Bu videoda Raşit Tunca anlatımıyla İslam tasavvuf geleneğinin önemli bir parçası olan Hizb ve Vird okuma kültürünü derinlemesine ele alıyorum. Hizb, vird, zikir, ezkar ve evrad kavramlarının ne anlama geldiğini, Doğu kültüründe yaygın olan bu ibadet şeklinin Türkiye’de neden yeterince tanınmadığını ve yaygın olmadığını sorguluyorum. Ayrıca her derde deva olarak bilinen hızblerden Hizbül Bahr, Hizbüs Seyfi, Hizbün Nasr, Evradı Fethiye, Delaili Hayrat gibi meşhur hızbleri ve bu hızbleri tertip eden büyük zatları tanıtıyor, bu hızbleri okuma usulleri ve manevi faydaları hakkında bilgiler sunuyorum. Kadiri, Rufai, Nakşibendi gibi ekollerde yaşatılan bu kadim gelenek, ümmetin manevi silahı niteliğindedir. Hızb okumanın kalp temizliğinden sıkıntılardan kurtulmaya, düşmanlara karşı manevi zırhtan rızık bolluğuna kadar geniş bir yelpazede etkileri anlatılıyor. Raşit Tunca'nın üslubuyla tasavvufun bu derin ve çok yönlü konusunu keyifle dinleyeceksiniz.
Raşit Tunca Anlatıyor Zikir Nedir Vird Nedir Evrad Nedir
Bu videoda Raşit Tunca, Zikir Nedir, Vird Nedir ve Evrad Nedir sorularına Raşidî Tarikatı perspektifinden kısa ve örnekli bir anlatım sunuyor. Zikir sadece bir kelimenin tekrarı değil, aynı zamanda bir frekans aralığıdır. Vird, anlamlı bir cümlenin belli zaman aralıklarında devamlı tekrarıdır. Evrad ise çokça virdden oluşan ilahî bir şarkı veya dilekçe gibidir. Videoda ayrıca tesbih, misbâh, zâkir, ezkâr ve sıbh etmek gibi kavramlar da açıklanmaktadır. Raşidî öğretisine göre zikir ve evrad, belirli bir frekansın kâinata yayılması ve görevli melekler aracılığıyla Rabbimize iletilmesi anlamına gelir. Bu anlatım, tasavvufa ilgi duyanlar ve zikir kavramını daha derinden anlamak isteyenler için hazırlanmıştır. Seslendirme yapılmış olup metin içerik olarak internette Raşit Tunca sayflarinda yer almaktadır.
ALLAH
BAYRAK
Radyo Karoglan
Foruma Misafir Olarak Gir
Forumda Neler Var
GALATASARAY
FENERBAHÇE
BEŞiKTAŞ
TRABZONSPOR
MiLLi TAKIM
ETKiNLiKLERiMiZ
MEVLANA'DAN

