MUHAMMED
Muhammed

BAYRAK
TC.Bayrak

Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemize gönderi yapmadan önce kayıt olmanız gerekmektedir.

Kullanıcı Adı
  

Şifre
  





Forum İstatistikleri
» Toplam Üye: 7
» En Son Üye: Fatma
» Toplam Konular: 650
» Toplam Yorumlar: 991

Ayrıntılı İstatistikler

DOWNLOADEN


"Downloaden Bölümümüzden BEDAVA Grafik Paketleri, E-Kitaplar ve Bedava Bilgisayar Programlarını Tek TIKLA BEDAVA indirebilirsiniz"
(Raşit Tunca)




AYET
"Yeryüzüne muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır"
ENBİYA Suresi 105

FELSEFEMiZ
"iSLAM OKUMAK YAZMAK YADA ÇiZMEK DEĞiLDiR,
Yahutta O Hadis şöyle, Bu Ayette böyle diyor Diye Papağanlıkda Değildir.
islam Kuranı ve sünneti HAYATINA TATBiK edip,
Onunla Yaşayabilmekdir"

(Karoglan Raşit Tunca Sözü)

Raşit Tunca Sözü
"Yüzme bilmek Denizden çıkmana fayda vermez, taaki yüzme biliyorsan, denizedee düştüysen, ellerini, kollarını, ayaklarını çırpacaksın, ve birde tutuncak dal bulacak, tutunup çıkacaksın. ilimde böyledir, bir ilmi bilmek fayda etmez, taaki, onu hayatında tatbik edesiye, Dinde böyledir, din bilmek imanını kurtarmaz, taaki, ne zaman, bildiğin öğrendiğin dinini hayatında tatbik edip, yaşadın, o zaman belki kurtulursun."
(Karoglan Raşit Tunca Sözü)

GÜZEL SÖZ
"Bazen Hata Yapıvermek, Doğruyu bulmanın ilk Basamağıdır."
(Başağaçlı Raşit Tunca Sözü)



Amellerde ki derece farkının ahir zamanda tezahürü

(Kar©glanin 19 Şubat 2019 Vaazi)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

مَثَلُ الَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ كَمَثَلِ حَبَّةٍ اَنْبَتَتْ سَبْعَ سَنَابِلَ ف۪ي كُلِّ سُنْبُلَةٍ مِائَةُ حَبَّةٍۜ وَاللّٰهُ يُضَاعِفُ لِمَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Meselüllezıne yünfikune emvalehüm fı sebılillahi ke meseli habbetin embetet seb'a senabihle fı külli sümbületim mietü habbeh vallahü yüdaıfü li mey yeşa vallahü vasiun alım

Meali :

Mallarını Allah yolunda infak edenler,harcayanlar, toprağa bir buğday tohumu ekmiş gibi olurlar. O tohum yedi başak bitirir. Her başağında yüz dane olur. Tercihini doğru yapana Allah, kat kat fazlasını verir. Allah’ın imkânları geniştir, O her şeyi bilir.

Sadakallahul Aziym Bakara Suresi 261. ayet


---oOo---

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Mescid-i Haram'da kılınan bir namaz. Mescid-i Aksâ'da kılınan bin namazdan daha hayırlıdır, Benim mescidimde kılınan bir namaz -Mescid-i Haram hariç- diğerlerinde kılınan yüz namazdan daha faziletlidir, Mescid-i Aksâ'da kılınan bir namaz -Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebi hariç- diğer mescidlerde kılınan bin namaz kadar sevaptır

( Hadis-i Şerif , İbn Mâce)

"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"

Yolculugumuza başliyoruz :

Amellerde ki derece farkının ahir zamanda tezahürü.

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

Mescid-i Haram'da kılınan bir namaz. diğerlerinde kılınan yüz bin namazdan daha faziletlidir"

(Zebidî, Tecrîdu's-Sarîh, (terc. Kamil Miras) Ankara 1985, IV, 204)

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Mescid-i Haram'da kılınan bir namaz. Mescid-i Aksâ'da kılınan bin namazdan daha hayırlıdır"

(Zebîdî, a.g.e., IV, 200)

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Benim mescidimde kılınan bir namaz -Mescid-i Haram hariç- diğerlerinde kılınan yüz namazdan daha faziletlidir"

(Zebîdî, a.g.e., IV,199)

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Benim mescidimde kılınan bir namaz -Mescid-i Haram hariç- diğer mescidlerde kılınan bin namazdan daha faziletlidir. Mescidi Haram'da kılınan bir namaz da benim mescidimde kılınan yüz namazdan daha faziletlidir"

(Zebîdî, a.g.e., IV, 204)

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

Benim mescidimde kılınan bir namaz, Mescid-i Aksa'da kılınan dört (yüz) namazdan daha faziletlidir"

(Zebîdî, a.g.e., IV, 200)

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

Mescid-i Aksâ'da kılınan bir namaz -Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebi hariç- diğer mescidlerde kılınan bin namaz kadar sevaptır"

(İbn Mâce, İkâmetü's-Salât, 196)


Peygamber Efendimiz (asv), cemaatle namaz kılmayı teşvik ederek,

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Cemaatle kılınan namazın tek başına kılınan namazdan yirmi yedi veya yirmi beş derece daha faziletlidir."

(Buharî, Ezan, 30; Müslim, Mesacid, 42)

Cuma namazı dışında en kuvvetli cemaat, sabah namazının cemaati, sonra yatsı namazının cemaati, sonra ikindi namazının cemaatidir. Allah Resûlü (asv) bir hadislerinde şöyle buyurmuştur:

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"İnsanlar ilk safın sevabını bilselerdi, ön safta durabilmek için kura çekmekten başka yol bulamazlardı. Namazı ilk vaktinde kılmanın sevabını bilselerdi, bunun için yarışırlardı. Yatsı namazı ile sabah namazının faziletini bilselerdi, emekleyerek de olsa bu namazları cemaatle kılmaya gelirlerdi."

(Buharî, ezan, 9,32; Müslim, salat, 129)

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Kim yatsı namazını cemaatle kılarsa, gece yarısına kadar namaz kılmış gibi sevab alır. Sabah namazını da cemaatle kılarsa, bütün geceyi namaz kılarak geçirmiş gibi sevap alır."

(Buharî, ezan, 34; Müslim, Mesacid, 260)

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Kişinin cemaat ile kıldığı namaz, evinde veya çarşıda kıldığı namazdan yirmi beş derece daha faziletlidir. Bu fazilet şu şekilde gerçekleşir: Biriniz güzelce abdest alır sırf namaz kılmak için camiye gelirse, camiye varıncaya kadar attığı her adım için bir sevap verilir ve bir günahı silinir. Camiye girdiği zaman namaz için beklediği sürece namaz kılıyormuş gibi sevap kazanır. Melekler bu kimseye dua ederler. Kimseye eziyet etmediği ve abdesti bozulmadığı sürece; ‘Allah’ım! Bu kulunu bağışla, ona merhamet et ve tövbesini kabul et’ diye dua ederler.”

(Ebu Dâvûd, Salât, 49, I, 378)

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Kişinin bir başka kişi ile birlikte kıldığı namaz, tek başına kıldığı namazdan, iki kişi ile birlikte kıldığı namaz bir kişi ile birlikte kıldığı namazdan daha sevaptır. Cemaat ne kadar çok olursa bu namaz Allah’a o nispette sevimlidir.”

(Ebu Dâvûd, Salât, 47)

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Bir kimsenin câmide cemaatle kıldığı namaz, işyerinde ve evinde kıldığı namazdan yirmi küsur derece daha sevaptır. Şöyleki bir kişi güzelce abdest alır, sonra başka hiçbir maksatla değil, sadece namaz kılmak üzere câmiye gelirse, câmiye girinceye kadar attığı her adım sebebiyle bir derece yükseltilir ve bir günahı bağışlanır. Câmiye girince de, namaz kılmak için orada durduğu sürece, tıpkı namaz kılıyormuş gibi sevap kazanır. Biriniz namaz kıldığı yerden ayrılmadığı, kimseye eziyet etmediği ve abdestini bozmadığı müddetçe melekler:

Allahım! Ona merhamet et!

Allahım! Onu bağışla!

Allahım! Onun tövbesini kabul et! diye ona dua ederler.”

(Buhârî, Salât 87, Ezân 30, Büyû` 49; Müslim, Tahâret 12, Mesâcid 272. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Salât 48; İbni Mâce, Tahâret 6, Mesâcid 14)

Peki  bu hadisi şerifleri nasıl anlamamız lazım.

"Abdülaziz Bayındır" Hoca gibi Bazıları bu hadisin sahih  olduğunu inkar etmekteler.

Peki bizim nasıl anlamamız lazım.
internetten   youtube  videolarından aradığınız da bulabileceğiniz binlerce örnek var, ve DJ eyler mesela falancı charts müzikleri, yahut Bilmem kimin remix müzikleri diye youtubedeki, DJ albümlerindeki, arka plan videos olaraktan sundukları birçok Videoda ben mesela Modern Talking müzikleri remix diye aratip baktığımda

MODERN TALKING MIX 2018 - Modern Talking Music Hits Playlist (Best Remix Of Popular Songs)

videosu gibi videolara rastladim

Bu dünyadaki cennetler ve o makamdakileri temsil eden bir video ki, dünyadaki yüksek dercedeki insanlarin hali, dünyadaki hali mi? yoksa cennetteki dercesi mi acaba? bu alttaki video o gördügüm videonun bir benzeri olan video, sonuna kadar bakmaniza gerek yok, ilk başindaki yeri idrak ettimi tamamdir, mana anlaşilmiş olur.


Bir video gördüm, videoda o kadar zengin bir insanı anlatıyor ki, ev var, Ev böyle camekanlar halinde, çok modern, havuzlu, evin bir bölümünün Üst katında, tavanında helikopter bekliyor, en üst katta büyük bir havuz var ve havuzun kenarına geldiğinde, karşıya baktığında, karşıda bir duvar var, duvarda binanın yarısı kadar 1 ekran yukarı çıkıyor, ve bir yandan yüzme keyfi, bir yandanda ekrandan, İstediğin müzik film seyredebiliyorsun, evin içi o kadar modern ki, her şey var, en güzel lüks, sonra evin camlarından baktığın zaman, yukarı katlardan, şehrin güzelliği çıkıyor, akşam baktığın zaman, Işıklar katlar yatlar, evin icinde araba koleksiyonu var, gicir gicir arabalar, ve güzel güzel huri gibi bayanlarla dolu ev, ve baktığın zaman cennet vari şeyler  bunlarin hepsi. Muhammed ashabina miracda gördügü cennetleri anlatirken, nasil ashab, özenip oraya gitmek için ne yapalim ya resulullah diye, ondan oraya kavuşmak için yapilcak ameller ögrenip, imrendiler ise, bizlerde bakınca, insan nasıl imrenmesin böyle bir güzelliğe hayatta. Eğer bu dünyada cennet varsa, işte cennetin katmanlarından bir katman, bu insanın sahip olduğu derece belkide. Ben Ömrüm boyu çalıştım, ve kazandığım para, Belki bir ev almaya, birkaç araba almaya, onları da eskittik, evimin gıda ihtiyacını karşılamaya, elektriğimi suyumu karşılamaya, çoluğumun çocuğumun ihtiyacını karşılamaya ancak yetti. Ve düşünün "Modern Talking" grubundaki bir şarkıcının, bir konserden aldığı paranın miktarı, Benim Ömrüm boyu kazandığım paranın, belki 10 katından fazla derecede para kazanmakta, hemde sadece bir konserden ve de sadece, 4 saat içinde 5 saat içinde. Aman Allah'ım!!! derece farkına bak. Peki bu adam ne amel işlemekde de böyle dereceye erdi bu dünyada peki?  Allah'a hic durmadan tapınimıyor her gün, Secdeden Kalkmıyor mu da, bu bu kadar farklı para kazanıyor. Ben böyle  Taşocağı gibi bir yerde tozun kirin pasin çinde çalışmama rağmen, emek ve güc harcamama, ve dünyaya deger kazandiran bir amel etmeme ragmen, onun kazandığının, 4 saatte kazandığının onda birini bile, Ömrüm boyu kazanamadım. Fark nerede, o adamın, 4 gözü, 10 ayağı, 5 kolu, 11 ağzımı var? benden farkı ne? nereden elde etti, bu derece farkını. Aynı minvalde diğer sanatçıları ve futbolcuları sayalım, Madonna, Jennifer Lopez, Rihanna, Demet Akalın, Ajda Pekkan, Tarkan, Hakan Şükür, Tanju Colak gibi binlerce isim sayabilirim, benim kazandığımın Ömrüm boyu kazandığının 10 katını 20 katını 4 veya 5 saat içinde kazanmış insanları saymakla bitmez. bu adamların fabrikası da yok öyle, fabrika çalıştırıp fallan bi güc sarfedilen yada büyük emeğin karşılığı da degil,  öyle dünyada kayda değer matah bir işte değil yaptıkları işler, yelden selden ameller gibi yani, mesela futbol kimin faydasına, kendisi Spor yapmış oluyor, kendisine fayda, bana ne faydası var, dünyaya ne faydasi var onun yaptığı işten, ama birde benim kazandığımın 10 katını 20 katını alıyor, nereden Nereden bu derece. işte eğer amellerde derece farkı olmasaydı bu farklarda olmazdı. ve Peygamberimiz işte demiş ki, yalnız kılınan namaz, cemaatle kılınan namazdan derece farklı ile düşüktür, yani 27 derece Cemaatle kılınan namaz daha faziletlidir, Öyle olunca ben eskiden camiden çıkmıyordum, işten çıktı mı Cami, hafta sonu sabahlara kadar Cami, ama sonunda cumaya bile gidemez hale geldim. anlattım Geçen hafta bunu, ve düşünün adamın mesleği imamlık olmuş, adam her vaktini cemaat ile kılıyor, evinde kılan bir adam, ahirette, ahiret yurdunda, bu imamın zenginliğine ulaşabilir mi? adam günde beş vakitte, kıldığımız her vakitten 10 derece alsa 50 derece aldı demek olur. Ama İmam beş vakit cemaatle kıldı 5'i 27 ile çarp çarpalım Bakalım burada Hesap makinesinde, 135 derece aldı, Sadece 1 derece verirsek bir vakte  ve buna  her vakti öbürü gibi 10 derece ve sevap verdiğimiz zaman, aynı evde kılanın ki gibi 135 x 10 = 1350 derece aldı, yani imam mesela kazandı 1350 lira, Evde kilan kazandı 50 lira, Evde kılan adam 10 gün kılsa, 500 lira kazanacak, 20 gün kılsa bin lira kazanacak, 27 gün kılsa ancak 1350 lira kazanmış olacak, o zaman imam ahirette, evde namaz kılan adamdan daha zengin bir haldeki insan olaraktan o dünyada  yada cennette yaşayacak, ahiret yurdunda, şu anki Cennet dediğimiz yerde, mesela yaşayan kimselerden zengin olanlar, belli bir zenginlik derecesinde olanlar, Eskiden imamlık yapan, ya da eski hayatında cemaatle namazı terk etmeyen kimseler olabilir, bu bir Tezdir,  Karaoğlan Hoca tezi.
ve yine aynı minvalde derece farkı ile ilgili, Ben mesela Türkiye'de doğmuşum, ve Kabe'yi bana haccetmek, Ömründe bir kere farz olmuş, benim Kabe'de kılacağım namaz sayısı, belki 10 gün, belki 20 gün, hac ettiğim gün miktarınca,  ve yine Mescidi Nebevi de yine kıldığım namaz vakti, sadece 8 gün ve 40 vakit idi,  Öyle olunca En azından Hac edemeyenler den ben zengin olaraktan dünyaya geleceğim ahiret yurdunda demek olur mu ? Ama düşünün Arabistan da, ve Mekke'de dünyaya gelmiş bir insanı, ve o her gün bir de vakit namazlarını Kabe'de kılıyor ise, ve imanlı insan ve Müslüman ise, Eğer bu Hadis hak ise, ve doğru ise,  sahih bir hadisi ise,  Düşünebiliyor musun, bu adamın ahiret yurdundaki zenginliğini, işte vaktimiz de ki bir Modern Talking deki şarkıcı, yahutta Rihanna, o mesela o Melez bir kadın,  yani renk farkı amel farkına derece farkına sebebiyet vermiyor, Melez bir kadında cennetin iyi derecelerine ermiş olabilir, velev ki bu, evvel ömründe, derece farkı olan ameller işlemiş olsun. var mıydı öyle biri ashaptan, var di Bilal Habeşi gibi, Kara Kadının oğlu dediler, Hatta peygamerimiz kizinca onu  affettirmek için ayaklarına kapandı, eşiklige kafasini, koydu, ya bilal kafama basda gec, yoksa allah beni affetmez sana o dedigim lafdan dolayi diyen  Ashabı kiramdan birisi vardi. ve  peygamberimizin dediği gibi, üstünlük ancak takvadadır demiş, İşte Takva Allah'a kurbiyet, yakınlık ve, güzel amel, Salih amel işlemek de gizli. ve Kur'an'da bire 700 veren buğdaydan bahsediyor, Eğer sen tarlaya

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Dünya ahiretin tarlasıdır.”

( Hadis-i Şerif , Keşfül Hafa, C 1, s. 412)

Bu Dünya ahiretin tarlası demiş Peygamber Efendimiz, Şimdi ektiğini, gelecekte biçeceksin, Öyle olunca, Eğer sen 1e 700 veren buğday ekersen, dünyadaki tarlaya, ahiret tarlanda zengin kalkacaksın, işte bir Rihanna, bir Jennifer Lopez, Bir Demet Akalın, Bir Ferhat Göçer gibi, bir Hakan Şükür, bir Tanju Tanju Çolak mıydı  gol kralı iki üc saate milyonlari kirarsiniz, ne yaptı kime faydalı bir amel futbol, koştu koştu kendine faydalı, bana faydası ne, ama işte evvel ömründen güzel işler yapmış ki, Allah ahir ömründe böyle bir dereceye erdirmiş, Ben onun derecesine ne yapsam erişemem, şu anki halim ile zaten ömrümün kaçı kaldıysa tepinsem, didinsem onun bir maçtan kazandığını kazanamam. Allah bilir de, Allah ahir ömrümüzde Belki bize Piyangodan para çıkartır da çıtır çıtır yeriz o zaman biz de, Allah'ın verdiğine niye git geri diyelim. Tanju Çolak'ın ki Helal oluyor da bize Piyango'dan çıkan mı haram olacak?

Bu hadisin ahir zamanda Karaoğlan hoca tarafından yorumu da budur, bu haftanın vaazanın ismi ve konusu budur.

Adamlar 3 veya 5 saat çalışma ile milyonları götürüyor,  bu adam emekli olsa ne olmasa ne.
bir işçi, kömür ocağında çalışan bir işçi, emekli Olcagi günleri bekliyor, Onada eremeden Afedersiniz, Allah muhafaza akciğer kanserinden ölüp gidiyor, bu adamınan öbür adamın arasındaki fark nerede? Allahu alem, nedir derece farkı, nedir, Ne Amel etti bu adam evvel ömründe, böyle ki, konunun özüne gelirsek ve, zurnanın zırt dediği yere gelirsek, ve ölümsüzlük keşf olursa, o zaman şu anki emekli olan insanlar, artık emekli olamaz, Eğer yaşlı ise ancak belki, ama genç olan kimseler, Hele bir de gençliğin sırrida cözülürse, artık emeklilik diye bir şey olmaz, Çünkü sana Devlet, yaşadığın müddetçe aylık Verecek parayı, geliri nereden bulacak da, sana hiç durmadan para verecek, O zaman dünyada emeklilik kalkar. iyimi olur, Hayır iyi olmaz, Çünkü insan çalışmaktan yorulur. Allah Kur'an'da

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَاَنْ لَيْسَ لِلْاِنْسَانِ اِلَّا مَا سَعٰىۙ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve-en leyse lil-insâni illâ mâ se’â.

Meali :

" insana ancak kazandığı vardır."

Sadakallahul Aziym Necm Suresi 39. Ayet

buyuruyor, O zaman cennet bile olsa, şu an Cennet vaktinde isek, öyle de olsa, olmasa da, insana ancak kazandığı var, ve çalışmazsa insan, bazıları çalışıp bazıları çalışmazsa gelir nereden olacak, ama insan çalışmaktan da yorulur, ömür boyu diyorduk ömürün 60 sene 70 seneydi, Hadi 100 seneydi, ama ölümsüzlük keşfolursa, bu adam emekli olacağım diye bir günü Hayal edemez Artık, hayat bıkıcı olur o zaman, öyle olunca, işte cennette Huri ve gılmanların hizmetlilerin olmasının sebebi, diğer bizim tezimiz doğruysa, Cennet bu dünyada ise, ve şuan yaşıyorsak cennetin yedinci katmanını, 7. cennette isek Bizler, o zaman işte Huri ve gilmanların keşf olması, ve robotik yardımcıların icat edilmesi, Bu sebeple Elzem, ve bizler onların sayesinde belki emekli olabiliriz, ve çalışmadan kazanç elde edebiliriz, onların sayesinde rahat edebiliriz, huriler ile Zevki sefa sürebiliriz, gılmanlar sayesinde de, tarlalarımız ekilir, ekmeğimiz yapılır, peynirimiz yapılır, etlerimiz kesilir, hayvanlarımız yetiştirilir, azım mı Bize ömür boyu çalışmak mı güzel yoksa böyle robotlar çalışıp robot şeklinde enerjisi keşfe olmuş ve bitmeyen enerji ile bize hizmet eden, bize İsyan etmeyen, böyle görevlilerin, görevleri, robotların keşif olması mı güzel, yoksa Bitmeyen bir ömürde, ömür boyu tatil bile yapamadan Çalış çalış çalış çalış, Bu mu güzel? Demek ki huriler ve gılmanlar cennette lazım olan canlılar, yarı canlı yarı robotik keşifler olacak. bizim tezimiz e göre Huri ve gılmanlar robotlar demek oluyor, ama burada bir Tılsım daha var ki, Eğer insan artık çalışmaz ise, sadece oturursak, bizim halimize bakanlar görecektir ki, belli bir süre çalışmadığımız için, sadece yemek içmek yüzünden, ve Hormonlu gıdalar yüzünden, şişlik, şişmanlık artacaktır. insanlar vaktini sporami ayircak ondan sonra, ama  spor zevkli bir şey değil ki, cennette zevkli şeyler var, spor yorucu, zevkli bir şey değil ki, insan sporla, ömrünün yarısını sporla gecirsin, ondan sonra hoş bir şey değil, Ve işte insan sporda yapmazsa, ya şişmanlar, ya da güçten düşer, artık kasları, sporda yapmazsa, kasları da zayıflar, ve zayıf güçsüz hale düşer. Beyni de çalışmaz, hani çocuklar  niye şimdi kafadan hesap yapamaz hale geldi, hesap makinesi ve bilgisayarlar çıkalı dan bu yana, yaygın hale geleliden bu yana, artık hafıza kuvveti de düşmeye başladı insanlarda, Çünkü çalışmayan bölge, "çalışmayan demir, pas tutar" kuralı gereği, beyin hafıza bölgesini çalıştırmayınca, hafıza bölgesi de küçülmeye başlıyor, ve küçük bir hafıza kartı, 1 usb bellek kadar ancak bir şey alabiliyor, daha fazla almıyor, Ondan sonra, çalışmaya çalışmaya, kendini geliştirmiş  Arnold şıvayzeneger ile benim vücudum aynı mı, o kaslarını çalıştırmış geliştirmiş iri bir adam, Ben de Taşocaginda çalıştığım belli süre, benim vücudumda kaslı ve gelişmiş idi zamanında, Ama şu anda, belli bir süre uzun süre çalışmadığım için, spor yapmaya ihtiyacım var, işte Öyle olunca, Peygamber Efendimiz ile cinler arasinadaki konuşmada ki, Allahu alem  Bedir Savaşı'nda ya da Uhud Savaşı'nda cinlerden bir taife geldi, Peygamberimize dediler ki : ya resulallah Siz çok azsınız, savaşırken Biz de size katılalım ve, sizinle birlikte kafirlere karşı savaşalım dediler, cin ordusu hepsi toplanmışlar, Mümin Cinler , Peygamberimize iman etmiş cinler, ve peygamberimiz dedi ki onlara, siz dedi Çok zaifsiniz, savaşamazsınız, Sizi öldürürler dedi. Hani Latif varlıkla olmuş lar artık. Latif zayıf, Öyle olunca Demek ki 8. cennette insanlar robotlardan yardım alınca. ve Emeklilik durumuna düşünce. yani emeklilik Bir nevi, cennetteki emeklilik, yani çalışmadan yorulmadan, elini uzattı mı alırlar, elini uzattı mı giyerler, el uzattı mı Keyfi Sefa sürerler hikayesi, Cennet hikayeleri, Öyle olunca Artık insanlar  güç sarf etmeyince, Belki o cinler derecesine yükseliriz ve Latif varlıklar halini alacak insanlik, ve yeme içme de artık özelleşirse, Özel gıdalar Demek ki yani, belli bir dereceden sonra gıdalarda değişecek, şu anda yemek içmekten tuzu ya saklıyorlar, şekeri yasakliyorlar, Öyle olunca artık vücutlarda Latif hale gelecek, fazla yeme içme olmayınca, şişmanlama da olmaz ama, diyor ki

"""""
İslam`ın ilk yıllarında yazıya başlanırken Hz. Muhammed(s.a.v)"Bismike Allahümme"şeklinde yazılmasını emreylemiştir. Her önemli işe başlanırken Besmele çekmenin gerekliliği hakkında Hz. peygamberin(s.a.v) şu anlama gelen bir hadisi şerifi vardır. “Allah`ın adı zikredilmeden  başlanılan her önemli işin sonu verimsiz olur. “Bu nedenle bir işe başlarken besmele çekmek lazımdır. “Üzerlerine Allah'ın adı anılmayanlardan yemeyiniz “emri uyarınca bilerek ve isteyerek besmelesiz boğazlanan hayvan eti haramdır. “Ve bir hikâyede birbiriyle dost olan iki şeytan uzun zaman geçtikten sonra, bir gün ansızın karşılaşmışlar. Birbirlerine şaşkın şaşkın bakarak biri diğerine şu suali sormuş: Arkadaş ben tanıyamadım seni nedir bu halin, çok zayıflamışsın eskiden bu kadar zayıf değildin, bir derdin mi var? demiş. Zayıf şeytan: Hiç sorma arkadaş! Öyle bir derde düştüm ki, bir adamın peşine takıldım. Bu adamdan yakamı bir türlü kurtaramadım. Bu adam her işinde "Besmele çekiyor" yemesinde, içmesinde, yatmasında, kalkmasında hep "Bismilahirahmanirrahim" diyerek “besmele” çekiyor. “Günlerdir açım tam onun sofrasına geliyorum yiyeceğim. Adam "Besmele “çekip yemeğe başlıyor. Ben artık  oradan bir lokma alamadan kalkıyor ve aç kalıyorum. İşte bunun için eridim, bittim, günlerdir açım dedi. Başka birinin peşine de gidemedim bu adamdan ayrılarak. Ya sen nasıl bu kadar şişmanlamışsın? Az kalsın seni tanıyamayacaktım! Bu şişmanlığın sebebi nedir? dedi. Şişman şeytan şu cevabı verdi. Arkadaş! Ben de, senin tam tersine bir adama düştüm ki, herif ne haram diyor ne helal diyor. Öyle bir haramzade ki hak, hukuk nedir bilmiyor. Midesini hep haramla doldurmuş. Ben de bu herifin peşine takıldım. Herif "Besmele ‘nedir bilmiyor. Aklına hiç bir zaman "Besmele “gelmediği gibi, herif "Besmele “nasıl çekilir(okunur)bilmiyor bile! Ben de bol bol adamın yemeklerinden yiyip, rahat rahat göbek şişirmekte ve ense yapmaktayım. Endemik kilise direği gibi oluşu, göbeğimin davul gibi şişişinin sebebi budur.

""""

şeytanın bir tanesi, bir eve girer, Besmelesiz yiyip içen Adamın evine giren orada rahat eder yer icer şişmanlar şişmanlar deyip Peygamberimizin hadisi devam ediyor onun evinde Besmelesiz Yedikçe Şeytan da onunla birlikte yer, Şeytan da onunla birlikte giyer ya onunla birlikte yatağa yatar dinlenir, o evde rahat ediyor, demek ki cinlerden de şişman olanlar varmış, şeytanlardan da şişmanlar varmış, Bir Adam da diyor Besmele ile yer Besmeleyle Giyer Besmele ile oturup kalkarsa, o evde o şeytan rahat edemez, ve hatta şikayet eder, Sen niye bu kadar zayıfsın dediklerinde, adam hep Besmele ile yiyip içiyor, Ben burada aç kaldım, fakir kaldım der, diye şikayet eder diyor. Öyle olunca Cin ve şeytanlardan beslenip şişmanlar ve  zayıf olanlar oluyorlarmış, Demek ki ahiret yurdunda ki bu cinlerden de, ve insanlardan da O dereceye ulaşan Latif kimselerden de, şişmanlar ve zayıflar olacak, ama işte onların şişmanlarindan şeytan olanlar  İşte onlar kötü olanlar kötülükle beslenen kimseler, iyi olan kimseler ise zayif olacaklar, Cinler gibi, Mümin Cinler zayıfsiziniz dedi muhammed onlara,  peygamberin hadisini göre zayif olacaklar onlar, yani şişman olmayacaklar, bununla birklite bunlar yine bir tezdir, Hani kesin bir bilgi değildir, Karaoğlan Raşit Hoca'nın tezlerinden bir tezdir, kabul edip etmemek sizin imanınıza ve gönlünüze kalmış, ispat edilmiş, veyahutta antitez koyulmuş değildir.
#############
#################


   “Sizi biz yarattık, sonra size şekil verdik. Peşinden de meleklere: 'Haydi, hürmet için secde edin Âdem’e!' dedik. Onların hepsi hemen secde ettiler, yalnız İblis / şeytan dayattı. Secde edenlerden olmadı. Allah buyurdu: 'Söyle bakayım, Sana emrettiğim halde, secde etmene mani nedir?' İblis: 'Ben ondan daha üstünüm; çünkü Sen beni ateşten, onu ise bir çamur parçasından yarattın.'"

   “Çabuk in oradan!” buyurdu Allah, 'Öyle orada kurulup da büyüklük taslamak senin haddin değildir. Çabuk çık, çünkü sen alçağın tekisin!'”

   (Şeytan):“Bana, onların diriltilecekleri kıyamet gününe kadar mühlet verir misin?” dedi.

   Allah: 'Haydi, sen mühlet verilenlerdensin!' buyurdu.

   “Öyle ise” dedi, “Sen beni azgınlığa mahkûm ettiğin için, ben de onları gözetlemek üzere Senin doğru yolunun üzerinde pusu kurup oturacağım. Sonra onların gâh önlerinden, gâh arkalarından, gâh sağlarından, gâh sollarından sokulacağım, vesvese verip pusu kuracağım, Sen de onların ekserisini şükreden kullar bulmayacaksın.”

   Allah şöyle buyurdu: “Alçak ve kovulmuş olarak çık oradan! Onlardan kim sana uyarsa, iyi bilin ki cehennemi sizlerle dolduracağım.”

(A'raf, 7/12-18)

######
##########


Bir Kutsi hadiste Cenabı Allah şöyle buyurdu:
cenneti de cehennemi de dolduracağım.

ayette olabilir Allahu alem bakmam lazım şu anda bilmediğim için hadisi olaraktan lanse ettim.
ve bu Hadis veya ayete yorumumuz, Cennet Tamam da Cehennem niye doldurulacak dediğimiz zaman, ve dünyada kötüler kötülük ile beslenenler olaraktan tarif ediliyor, Çünkü eksi sayılar eksi sayılar ile çoğalır veyahut, minus minus ile çoğalır ,kötüler,kötülerin yanına  geldiği zaman minus olur  ve kötü kötülerle birlikte kuvvet  kazanıp daha kötü olur. iyiler de, iyiler ile birlikte olduğu zaman, iyilikte kuvvet kazanır. ve dünyada Kötü ve Çirkin Varlık ve yaratıklardan, kötü ve hasta edici, zarar verici varlıklari, Mikroplar olaraktan biliyoruz. çok küçük olmalarına rağmen, dev gibi insanı hayvanı devirebilip öldürebilirler, Hatta ölüm de bir mikroptan olabilir, Bir mikrobun tesiriyle olan bir şey olabilir, Öyle olunca, işte mikrop cinsinden bazılarının ölmesine, Elimiz kirlendiğinde, Mikroplar ile doldugunda ve ona sabun verince, sabundaki de mikrop Ama, iyi cins bir mikrop olduğu için, o kötü cins mikropları öldürüp yiyor, ve Cihat, ve Cihat'ın gerekliliği bundan kaynaklı, Eğer İyiler kendini savunmazsa, kötüler onları yok edebilir,  öldürebilir, tüketebilir. ve İyiler her ne kadar Cihad etse savaşsa bile, kötülerden bir tane kalsa, bir tane mikrop, milyonlarca yumurta yumurtluyormuş, saniyede 1000000 ürüyor, 2 saniyede 2 milyon, 3 saniyede Hatta 10 milyona ulaşiyor, Öyle olunca işte kötülük de öldürmekle, cihatla falan tüketilecek bir şey değil , nitekim nuhdan sonra ki kötüler nereden türedide bu kadar cogaldi yine. ama ne yapalım Elimizi yıkamayalım mı, yahut kafirlere karşı kendimizi savunmayalim mı, Ne yapalım? bize düşen, imanımızı korumak, Dinimizi muhafaza etmek, namazımızı kılmak, ırzımızı namusumuzu korumak, vatanımızı korumak, En azından bir bayrak altında, hür şekilde cumamızı kalabileceğimiz, çalışıp kazanabileceğimiz, Çarşı pazarda hür bir şekilde dolaşabildiğimiz, fikirlerimizi konuşup sunabildiğimiz bir vatana ihtiyacımız var, o Vatanı da ancak, kalelerini ve sınırlarını kurduğumuz zaman, o Vatan içinde bulunup yaşayabiliriz. Bunların hepsi, bize Elzem olan lazım olan şeyler. Öyle olunca işte, Eğer kötüler iyi şeylerle ölüyorsa, ve iyilerde kötülerin verdiği zararlar ile ölüyorsa, iyiler iyiler yurduna, kötüler kötüler yurduna  layık olur. bazıları Kur'an'dan bir ayeti ele alıp

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

اَيْنَ مَا تَكُونُوا يُدْرِكْكُمُ الْمَوْتُ وَلَوْ كُنْتُمْ ف۪ي بُرُوجٍ مُشَيَّدَةٍۜ وَاِنْ تُصِبْهُمْ حَسَنَةٌ يَقُولُوا هٰذِه۪ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۚ وَاِنْ تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ يَقُولُوا هٰذِه۪ مِنْ عِنْدِكَۜ قُلْ كُلٌّ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۜ فَمَالِ‌ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ الْقَوْمِ لَا يَكَادُونَ يَفْقَهُونَ حَد۪يثًا

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Eyne ma tekunu yüdrikümül mevtü ve lev küntüm fı burucim müşeyyedeh ve in tüsıbhüm hasenetüy yekulu hazihı min ındillah ve in tüsıbhüm seyyetüy yekulu hazihı min ındik kul küllüm min ındillah fe mali haülail kavmi la yekadune yefkahune hadısa.

Meali :

Nerede olursanız olun ölüm size ulaşır; sarp ve sağlam kalelerde olsanız bile! Kendilerine bir iyilik dokunsa «Bu Allah´tan» derler; başlarına bir kötülük gelince de «Bu senden» derler. «Hepsi Allah´tandır» de. Bu adamlara ne oluyor ki bir türlü laf anlamıyorlar!

(Sadakallahul Aziym Nisâ Suresi 78. Ayet)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

مَٓا اَصَابَكَ مِنْ حَسَنَةٍ فَمِنَ اللّٰهِۘ وَمَٓا اَصَابَكَ مِنْ سَيِّئَةٍ فَمِنْ نَفْسِكَۜ وَاَرْسَلْنَاكَ لِلنَّاسِ رَسُولًاۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ شَه۪يدًا

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ma esabeke min hasenetin fe minellah ve ma esabeke min seyyietin fe min nefsik ve erselnake lin nasi rasula ve kefa billahi şehıda

Meali :

Sana gelen iyilik Allah´tandır. Başına gelen kötülük ise nefsindendir. Seni insanlara elçi gönderdik; şahit olarak da Allah yeter.

(Sadakallahul Aziym Nisâ Suresi 79. Ayet)


iyilik Allah'tan kötülük nefsimizden dir ayeti sebebiyle kötü şeyleri insanın nefsini yarattığını iddia edip ve bu şekilde kainata enerjiye yollayan  birileri anlatiyor,  sen dua edip de mesela "hastalık verme" diye dua edersen kainat onu  sanki hastalık ver der gibi oluyormuş, kainat bunu hastalık ver diye alıyormuş diyerekten enerji yayan, ve kendi üstüne hastalığı çekmiş oluyorsun diyerekten lanse eden birileri var.  Peki o zaman, Allah Kuranı Kerim'de "zina etmeyin" yahutta

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَلَا تَقْرَبُوا الزِّنٰٓى اِنَّهُ كَانَ فَاحِشَةًۜ وَسَٓاءَ سَب۪يلًا

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve la takrabüz zina innehu kane fahışeh ve sae sebıla.

Meali :

Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, çirkin bir iş ve kötü bir yoldur.

Sadakallahul Aziym İsrâ Suresi 32. Ayet

veya ickinin haram oldugu ayet

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّمَا الْخَمْرُ وَالْمَيْسِرُ وَالْاَنْصَابُ وَالْاَزْلَامُ رِجْسٌ مِنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِ فَاجْتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ya eyyühellezıne amenu innemel hamru vel meysiru vel ensabü vel ezlamü ricsüm min ameliş şeytani fectenibuhü lealleküm tüflihun.

Meali :

Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz.

Sadakallahul Aziym Mâide Suresi 90. Ayet

"zina etmeyin" deyince bize arkaplanda "zina edin" mi demiş oldu, yine "içki içmeyin" dediği  zaman Allah bize arkaplanda gizli gizli "işki için" mi demiş oldu? Bunu böyle lanse edip yayan bu kafirden beter münafık köpekler bize böyle bir  enerjiyi yutturmaya kalkıyorlar. Doğru her zaman doğrudur, dürüst her zaman dürüsttür, iyi her zaman iyidir, İyi'nin kötülerin arasında yeri olmaz, kötünün de iyiler arasında yeri olmaz, ve hayır Allah'tan da,  şer şeyler nefsimizden mi,  Hayır vallahi size bunu bir soruyla hemen ispatlarım,  şer şeyler de Allah'ın yarattıkları arasında, ve sorumlusu kim?

"şeytanı kim yarattı?"

diye sorduğum zaman, hepiniz diyeceksiniz ki,  onu da yaratan Allah.  Öyleyse şeytan bütün kötülüklerin anası babası ise, insanlara kötülük fistekliyor ise, ve yaptığın naneleri ise onun fistekleri ile yapıyorsan, o zaman şeytanı da yaratan Allah ise, bütün kötülükler de onun elinden çıkmış oluyor, Allah kötülüğü de zaten, şeytanın eliyle, diliyle, fistekleri ile yaratmış oluyor.  O zaman

"la mevcuda İlla Hu"  

Allah'tan gayrı hiçbir şey yoktur

Kuralı geçerlidir, ve gerçektir, ve sahihtir, ve Amentü de geçen,


Hayır da şer de Allah'tandır

“İyilik de kötülük de hepsi Allah'tandır.” (Nisa, 4/78)


kuralı gerçektir ve imanın şartlarındandır. ve Allah iyileri yaratmış iyilerin ödülü olarak da, yaptığı iyiliklerin karşılığı olaraktan cenneti vaad etmiş. ve kötüleri de yaratmış, ve kötülerin de karşılığı olan onlarin cenneti olan ödülü olaraktan ise varacaklari yeri Cehennem olaraktan lanse etmiş, Çünkü kötülüğe ve kötü şeylere, mikroplara iyi şeyler verirsen, Mikroplar ölür, sabunla elini yıkadığını zaman, mikrop ölüyor, Ona kötü şeyler ve mikrop şeyler vermek lazım ki, o da Yaşasın Hayat bulsun, ve pis yerlerde barınır, mikrop  mesela tuvalet gibi, hamam suyu dökülmüş yerler gibi ve  Bilmem mesela yine  ekmek ve katik  ufagi dökülmüş yerlerde Mikroplar yaşayıp,  pis yerlerde barınır Mikroplar değil mi?

o zaman cehennem onların cenneti, onlar görevini ifa ettikleri zaman, Allahin onlari yartamsindaki hikmeti uygulayip görevlerini güzlece ifa ettiklerinde, cehenneme atılacaklar, Cehennem onlara ödül oluyor, yani ödül, Cehennem onların Cehennemi değil, cünkü ateş ateşe atıldığı zaman Ateş ateşten zarar görmez Ateş ateşle zaten daha kuvvetli ateş olur

"Har, hara atildigindan harira olur."

kötü kötü ile birleştiği zaman, daha  kuvvetli kötü olur değil mi? iyilerde, iyilerin yurdu cennette, iyilerle birlikte olduğu zaman, iyi şeyler yaparlar, iyi şeyler ederler, Öyleyse iyilerin ödülü Cennet, kötülerin de ödülü Cehennem, Cehennem onlara azap yeri değil, Çünkü Mikroplari cennete atarsak, cennette yahutta örnegin mikrobu sabun içine gömelim, yaşar mı? yaşamaz ölür, sabunun içindeki iyi mikroplar onlari hemen bogar öldürürler. Öyle olunca onun yaptığı amelinin karşılığı, oda bir görevli değil mi, ölüm mikrobu mesela, ölüm mikrobu insanları öldürmeseydi bu dünyaya nasıl sigacaktık, görevini ifa etmiş, ve ödül olaraktan, onun da mikrop ise, bu mikrop cehenneme atılması lazım ki, kötüler yurdunda o da orada sefasını sürsün değil mi. o zaman cehennem Kötülere azap Yurdu değil, Kur'an'da her ne kadar öyle laf edilse de, şu anki Benim aklım ve Tefekkürüm ile, Anladığım kadarıyla, Mikroplar Mikroplar yurdunda zevk ve Sefa sürüp Hayat bulurlar, yoksa cennete koyarsak artık mikroplar orada cennette yaşayamazlar, cennetlikleri de cehenneme atarsak,  onlarda orada rahat ve huzur bulamazlar. o zaman iyiler iyiler yurdunda, kötüler kötüler yanında, gece gece de, gündüz gündüz de, kış kış da, yaz yaz da güzel, dualite ve ying Yang.


Ve bu demek değildir kötüler kötülükte devam etsin, Çünkü cehennemde onlara cennetmiş manasında değil, kötülerin cehennemi Neresi? o zaman işte sabunun üstüne yada icine düştüklerinde, sabun onlara Cehennem olduğu gibi, Allah iyilerle kötüleri tesviye edip düzeltmek de, kötüler ile de iyileri tesviye edip düzeltmekte, acı ile Tatlı yi, tatlı ile acıyı, soğuk ile sıcak, sıcak ile soğuk, ve beyaz ile siyahı, siyah ile beyazi dogrultup düzeltip tesviye edip ayar vermekde, ve dualite, erkek ile kadını, kadın ile erkeği, merhamet ile acımasızlığı yani Bunu say sayabildiğiniz kadar sayabilirsiniz, böyle olunca, yani iyilik kötülüğün Cehennemi, kötülük da iyiliğin Cehennemi, mikropların Cehennemi işte sabun gibi iyi bakteriler, yani C vitamini gibi bakteri cinsinden söylediğimiz zaman, C vitamini gibi soğuk algınlığından mütevellit bütün mikroplara Savaş açan cihadci bakteriler Mesela, yani onlarda günahta aşırı gitmesinler diye. Allah onları da başka bir şey ile tesviye edip düzeltmek de, aşırı gitmelerin önüne geçmekte. Öyle olunca Cehennem onlara ödül kötüler Yurdu kat onların cenneti farklı cehenneme farklı bizim İyiler için biz dersek yani İyiler Müslümanlar ve Müminler dersek bizim için Cennet açıklaması da farklı şey dualite yani Allah boşuna ezvac halinde yaratmamış.

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Allah, Adem’i kendi suretinde yarattı.”

( Hadis-i Şerif , Buhari, İstizan 1; Müslim, Bir 115)

Öyle olunca Geçen hafta anlatmıştık, herşeysi Allah gibi ama, bir parçasını eksiltmiş ki, Tanrıliga kalkmasın diye,  tarif etmiştik. Ve  insan yaratıklar arasında en güçlü,  istediğini öldürüyor, istediğini Hayat veriyor, demiri bile işleyip istediği hale sokabiliyor, en merhametli yine insanlardan birisi, en zalim yine insanlardan birisi, en kötü yine birisi, en iyi diye bildiğimiz yine birisi, öyle olunca, işte İnsanoğlu Allahu Teala'nın sıfatlarının tecelli ettiği, dünyadaki Allahu Teala'nın sıfatlarının tecelli ettiği makam mevki ve yer olmuş oluyor.

Diyeceksiniz ki, insan da Allah'ın sıfatlarından yaratma sıfatı yok, Peki buna ne diyeceksin derseniz, işte Kuranı Kerim'de bir örnek var, diyor ki

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَرَسُولًا اِلٰى بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اَنّ۪ي قَدْ جِئْتُكُمْ بِاٰيَةٍ مِنْ رَبِّكُمْۙ اَنّ۪ٓي اَخْلُقُ لَكُمْ مِنَ الطّ۪ينِ كَهَيْـَٔةِ الطَّيْرِ فَاَنْفُخُ ف۪يهِ فَيَكُونُ طَيْرًا بِاِذْنِ اللّٰهِۚ وَاُبْرِئُ الْاَكْمَهَ وَالْاَبْرَصَ وَاُحْيِ الْمَوْتٰى بِاِذْنِ اللّٰهِۚ وَاُنَبِّئُكُمْ بِمَا تَأْكُلُونَ وَمَا تَدَّخِرُونَۙ ف۪ي بُيُوتِكُمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَۚ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve rasulen illa benı israıle ennı kad ci'tüküm bi ayetim mir rabbiküm ennı ahlüku leküm minet tıyni ke hey'etit tayri fe enfühu fıhi fe yekunü tayram bi iznillah* ve übriül ekmehe vel ebrasa ve uhyil mevta bi iznillah* ve ünebbiüküm bi ma te'külune ve ma teddehırune fı büyutikum* innefı zalike le ayetel leküm in küntüm mü'minın.

Meali :

O, İsrailoğullarına bir elçi olacak ( ve onlara şöyle diyecek ) Size Rabbinizden bir mucize getirdim: Size çamurdan bir kuş sureti yapar, ona üflerim ve Allah'ın izni ile o kuş oluverir. Yine Allah'ın izni ile körü ve alacalıyı iyileştirir, ölüleri diriltirim. Ayrıca evlerinizde ne yeyip ne biriktirdiğinizi size haber veririm. Eğer inanan kimseler iseniz, bunda sizin için bir ibret vardır.

Sadakallahul Aziym Âl-i İmrân Suresi 49. Ayet

İsa yerden bir çamur aldı ve ona kuş suretini verdi ve üfledi ve o kuş oldu uçtu diye tarif ediyor ayeti kerimede, Öyle olunca işte isa nın  soyu  o Anonakiler, Yani Enok, Nuh Aleyhisselam'ın babası  enonakillerin Kralı padişahı, ya da başı, peygamberi, yani o kim? yani Tanrı Enok diye geçiyor, yani ENO  dan bahsetmiştik, işte o yeryüzünde altın çıkarmak için Neburu gezegeninden geldiklerini, ve dünyadaki altıni çıkaracak işçiye ihtiyaçları olduğunu, dünyada da maymunların olduğunu, fakat maymunların bu işi yapabilecek akılda olmadıklarını fark edince, insanın suretinde bir şeyleri, kilden yapmalarını, enok yani, Tanrı enok, anunnakilerin başı emrediyor, akıllı olanı yani. çamurdan bir yaratık meydana Getiriyorlar ve onun ismini adam koyuyorlar, yani Adem, ve o kul ve köle yani,  Abduhu Ve Resuluhu deki  abd kelimesi  kelimesi yani köle  hizmetli, ve eğer işte isa nın nerede olduğu anlaşılırsa, gelecekte mi geçmişte mi, isa gelecek de mi yaşadı, yoksa geçmişte mi yaşadı, ve eğer isa çamurdan kuş yapmanın keşfedildiği bir yerde yaşadıysa, anunnakiler de kilden veya toprakdan ademi yaptiklari yer ayni, ve ayni grup tanrilar, Gelecekte bir yerde, ve anunnakiler ilk insanı yaratanlar, yani  Neburu  gezegeninden gelenler işte onlar çamurdan bir şey yaratmasının sırırına ermiş kimseler, isada çamurdan kuş yapan adam, Öyle olunca ve isa nebruli kimselerden oluyor, Çamurdan yaratabilen, bir insan, hem insan hem Tanrı, Hani Burada küfüre giriorsun demeyin ve tanrılık Atfetmiyoruz, ama Hristiyanların ona Rab demeleri de boş değil, yani Haşa Allah'tan başka Allah mı var aşağıdaki yeryüzündeki halife Allah, onu iddia etmiyoruz, ama Allah'ın o kadar gezegeni yıldızları boşmu zannedersiniz, yani Öyle olunca, işte isa nın sırrını eren, yaratma kuvveti sırrını da erimiş olur, Allahü Teala o ismini de birilerine tecelli ettiriyor şu anda. bunu Kuranı Kerim'de anlatıyor, Allah'tan başka yaratan mı var Dediğiniz zaman, aç Kuranı Kerimi isanın kuş yarattığını, Allah Kendisi anlatıyor, kendi dilinden kendi kelamından, Ben demiyorum, ve anunnakiler hikayesi de yalan olmuyor o zaman, peki Onları kim yarattı dediğimiz zaman, hak yaratana doğru gidiyoruz, hepsini yaratana doğru gidiyoruz, Onları kim yarattı, onları yaratanı kim yarattı, hepsinin üstünde bir yaratan Tabii ki var, ama insan işte yarı Tanrı varlıklar tarafından, yani Tanrı'dan kasıt burada bir üstün yaratık grubu ama her şeyi yaratan Allah'tır, Allah kastetmiyoruz, Allah demiyoruz, bak Tanrı diyoruz, Tanrı yani, Tanrı işte bir üstün varlık grubu, Neburu gezegeninden gelen enoklar  Bizimkilerden üstünmüş, topraktan bir şey halk edebilecek derecedeler, isa nın çamurdan kuş yapması, yarasayı isa nın yarattığı ayetler de mevcut. benim sözüm falan değil, yani beni kafir ilan ilan etmeye falan kalkmayın, İsa'ya kuş yarattı derken, Allah ne demiş oluyor. Ben o sözün Kuranı Kerim'den bir ayetin oldugunu söylediğim zaman, kafirmi oluyorum, Kuranı Kerimden bir ayeti ibraz edip açıklamasını anlattığım zaman, iman etmiş mi oluyorum inkarci kafirmi oluyorum,  İsa mehdi'den, mehdi isa dan oldu muydu, ve isa Neburu lu oldu muydu,  dıştan gelen gen,  gen o, veye en o,  x geni, dıştan gelip dahil olan gen demiştik İsa için, n üstü x demek bu demektir, dıştan gelip dahil olan gen, x gen, ve gen teknolojisinin ilerlediği nokta, isa gibi çocuklar.

ve bu konulardan bu haftanın son konusuna  geçersek :
Herkesin cenneti ve Cehennemi farklı olduğu gibi, herkesin kıyameti de farklıdır, nereden çıktın yola derseniz, Nasrettin Hoca bu konuda veciz bir söz söylemiş, hanım öldüğü zaman kücük Kıyamet, ben ölünce büyük kıyamet kopar demiş, Öyle olunca benim ninemin de bir sözü var idi, eskiden doğan çocuklar, sudan ölecek, elinde su ile gelirmiş, bıçak ile ölecek elinde bıçak ile, ateş ile ölecek, elinde Ateş ile gelirmiş diye bir rivayet söyledi bana, Ama kaynağı nedir, ve manası nedir, Nasıl bir halde tecelli etmek deydi Ben bilmiyorum, ama böyle bir rivayet ninemin agzından, Fatma ninemin Ağzından duydum, Hazreti Fatma'dan rivayet, Fatma da kimden almış olabilir, Tabii ki babası Muhammed'den, peki bunun gerçek tezahürü nedir dediğimiz zaman, işte insanların bugün astrolojide Yıldızlara bakildiğında, yani doğum gün ay ve saatine bakildiğında, bir astrolojik haritası var, yani dogan kimsenin yıldızının, kâinattaki durduğu yer, ve etrafındaki yıldızlar, ve yıldız kümeleri, ve kainatın ona duruşu, doğunun batının ona göre duruşu, iyilerle kötülerin ona göre duruşu, dost ve düşmanları hepsi yildız ve gezegenlerin açıklaması ile bir astrolojik harita yi temsil ediyor, ve bunu Peygamber Efendimizin Hz.Muhammed ( S.A.V.) 'in Hilye-i Şerifleri, İşte o peygamberimizin suretini anlatan, hat yazıları vardır, Peygamberimizin sureti var o yazida diyorlar, halbuki sureti değil, işte demiştik ona Peygamberimizin doğduğunda ki astrolojik haritasını anlatıyor demiştik, Hz.Muhammed ( S.A.V.) 'in Hilye-i Şeriflerinde ve diyorlarki o yazida  Peygamberimiz'in yüzü çıkıyormuş, Hayır alakası yok, Sadece Peygamberimizin Yıldız haritasını temsil ediyor, kiminle nerede durduğunu temsil ediyor demiştik, anlatmıştık bunu, Tariqati-Rashidi  sayfalarımizda da bunu vaazlarımızda da mevcut, ilgilenenler orayi açıp okuyabilirler

ve orada işte herkesin bir doğum günü ve ayı olduğuna göre, doğum günü ve ayları da bir astrolojik sistemi ve haritayı anlattığına göre, o zaman Herkesin bir burcu var. burçları yaratan Allah, yıldızları yaratan Allah, astrolojide bir ilimdir, büyü için kullananlar  hariç, burçları Yalanlayamayiz, Öyle olunca herkesin kıyameti farklı meselesi de, işte Mesela Satürn gezegenin etrafında Kaya parçaları süratli şekilde dönüyorlar, ve o  basenin oluşturuyor , Satürn'ün basenini oluşturuyor, ve basenli insanlar hani şu ütülmüş Kakılmış daki Çingen kadın rolünü oynayan Yasemin, o Çingen kadın rolünde oynuyordu, Komiserim Bilmem nem diyerekten oynadığı oyundaki, basenleri satürn gibi kadın diyorlar ya, Yani kalçası geniş kadınlar işte satürıün burçlu kimseler satürn burçlu kimselerin ve satürnün etrafindaki o basen ve halka kayalar bulut halinde şakur şukur catur cutur dönüyorlar ve yarisni gezegen capriyor yarisi dişardan carpmak için bekliyorve ve bu kuradna işte LUT kavminin helaki için

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

اِنَّٓا اَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ حَاصِبًا اِلَّٓا اٰلَ لُوطٍۜ نَجَّيْنَاهُمْ بِسَحَرٍۙ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

İnna erselna aleyhim hasıben illa ale lutnecceynahum bi sehar

Meali :

Şüphesiz biz de üzerlerine taşlar savuran bir rüzgâr (bulut) gönderdik.

Sadakallahul Aziym Kamer Suresi 34. Ayet

neptün gezegeni ve suyun ve gezegenin  dondugu yer ve bu konudaki hud kavmi icinde yine kuranda

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

فَاَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ ر۪يحًا صَرْصَرًا ف۪ٓي اَيَّامٍ نَحِسَاتٍ لِنُذ۪يقَهُمْ عَذَابَ الْخِزْيِ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۜ وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَخْزٰى وَهُمْ لَا يُنْصَرُونَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Fe erselna aleyhim rıhan sarsaran fı eyyamin nehısatil li nüzıkahüm azabel hızyi fil hayatid dünya ve leazabül ahırati ahza ve hüm la yünsarun

Meali :

Bundan dolayı biz de onlara dünya hayatında zillet azâbını tattırmak için o uğursuz günlerde soğuk bir rüzgâr gönderdik. Ahiret azabı elbette daha çok rüsvay edicidir. Onlara yardım da edilmez.

Sadakallahul Aziym Fussilet Suresi 16. Ayet

ve kıyametleri rüzgar ve hava ile kopuyor hava ile Rüzgar, ve hava ile  veya havasızlık ile. yani bir fırtına ile dünyada Kıyametler kopacak kimseler, bak Kıyametler kopmuştu, kopmuş zaten, zamanında kopmuş satürünün kıyameti kopmuş,  orada taşli fırtına hala duruyor orada. hala kıyametler kopup duruyor. yine neptün ve Nuh bebekleri ve suyun kapladığı gezegen su ve buz halini almış bir de su, suyun buz halini aldığı yani Bir de donuş yani yıldızı neptündayken Doğanlar galiba Yay burcunu temsil ediyor, yay burcunun ölüm şekli su burcu insanlar balık burcu insanlığa yani denizdeki balık su ve susuzlukla imtihan olur, su ve susuzluk imtihan olur afrikada susuzluktan ölen binlercesi var, Yani bunlar neyi temsil ediyor İşte onların kıyameti susuzluktan gidiyor, suyu olmayan köyler, kentler, yani susuzluk ile imtihan olanlar, kıyameti susuzluk ile kopmak . yani Dedik ve ahiret ve şu anki Dünya ahiretin yeni yeri şu anki dünyamız, ve kıyametiniz meselesinde Bu bir tez dir Raşit Hoca'nın tezi dir. Raşit Hoca'nın tezi dir, ispatlanmış değil, antitez koyulmuşda degildir henüz. yine mesela onu öyle dedik de mesela pluto en uzak gezegen, seyahat yani çok uzak gittiği zaman memleketine geri dönemeyenler, seyahate gidiptde, bilmem  bayrama gidiyorduk  derken yolda kiyametler kopanlar, Yolda gidenler.  uzaklık ile uzaklıkla gurbette ölenler, uzaklık güneşten uzak kaldığı için uzaklık ile imtihan olanlarin kıyameti uzaklık ile kopanlar. Çünkü pluto az daha gitse güneşimizden kopup gidecek, zaten Kopup giden parçaları var Zaten onun  ve bu şekilde diğer yıldız ve gezegenler ile ve burçlarida  artık siz yorun bu yöntem ile, ben bu kadar yordum, Ben size sadece kapıyı açtım, yolu gösterdim, o kapıdan geçip gidip, artık bu konunun daha ileri noktalarını tespit edecek sizlersiniz zaten. Öyle olunca herkesin kıyameti farklı ve herkes doğarken Eskiden elinde geliyormuş da, şu anda astroloji ve yıldız bilimi bilindiği için, şu anda kimsenin doğduğunda astrolojik haritası Neyse zaten bunu gösteriyor, Zaten doğum ayı ve gününe göre neden gelmiş ne zaman ne ile gideceği belli zaten. bu Bir tezdir yine ispatlanmış değildir. Ben bu konuda hiç bir araştırma yapmadım,  Kimseyle Karşilaştırmadım, araştırmadım Ben bunu sadece keşfen bildim, size anlatıyorum, bu Bir tez dir ispatı için araştırma ister, gayret ister. antitezi de yine aynı şekilde araştırma ister.


Rabbim, inananlara ve Mehdi ve cemaatine, Hakkı hak bilip hak ile amel etmeyi, batılı da batıl bilip, batıldan kaçmayı, ondan uzak durmayı nasip eylesin

El Fatiha.


--oOo---


أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 19 Şubat 2019 Salı

Original Kar © glan
DEVAMINA BAK

Köleler Efendisini Doğurmadan Kıyamet Kopmaz

(Kar©glanin 6 Şubat 2019 Vaazi)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَكُلَّ إِنسَانٍ أَلْزَمْنَاهُ طَآئِرَهُ فِي عُنُقِهِ وَنُخْرِجُ لَهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ كِتَابًا يَلْقَاهُ مَنشُورًا

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Ve kulle insânin elzemnâhu tâirahu fî unukıhî, ve nuhricu lehu yevmel kıyâmeti kitâben yelkâhu menşûrâ

Meali :
Bütün insanların kuşunu unnuguna(Ferc yerine) bağladık . Ve kıyâmet günü ona, onu neşredilmiş kitabı olarak çıkarırız.

Sadakallahul Aziym İSRA Suresi 13. ayet

---oOo---

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

Câriyenin efendisini (Rabbini) doğurması veya

"Köleler Efendisini Doğurmadan Kıyamet Kopmaz"

( Hadis-i Şerif , Müslim, İmân, 1)

"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"

Yolculugumuza başliyoruz :

Biz gelecekte miyiz geçmişte miyiz, İsa Efendimiz gelecekte mi yaşadı, geçmişte mi, Hazreti Adem gelecekte mi,  zamanımızda mı yaşadı, yoksa geçmişte mi? Hazreti Yusuf geçmişte mi yaşadı gelecekte mi yaşayacak, Hazreti Süleyman geçmişte mi? gelecekte mi? ve zamanımızda Deccal aleyhine hayatta, ve fitne Fücur larını yaymakta. Ters frekans ile iyiyi kötüye, acıyı tatlıya, tatlıyı da acıya çeviriyor. sakini sinirli yapıyor, sinirliyi sakin yapıyor, ve buna matematikte tersine çevirme, veya ters frekans, veya Almanca'da kehrwert  deniyor.  ve Deccal bu tarz frekans ile uğraşan kimse, O Sadece bizim vaktimiz de yaşamış olsa, o zaman Hazreti Yusuf'un sözünü tersine çeviren kimdi, Hani Yusuf Aleyhisselam suya baktı, o zaman daha ayna yok, suya bakti suda simasını gördü ve dedi :
"eee  ben de bayağı güzelmişim be, satılsam İyi para ederim." diye aklından geçirdi diye rivayet ediliyor, ve bunu aklından okuyan deccal, o kadar ki, ters frekans,  Deccal onun vaktinde de yaşamış ki, onun sözünü de tersine çevirip, Yusuf Aleyhisselam'ı kuyuya atıyorlar, ve kuyudan köle tacirleri çıkarıyor, alıp gidip pazarda, köle pazarında 15 kuruşa satıyorlar, yani ucuz bir paraya satıyorlar, Yani onun sözünü ters çevirmiş oluyor, iyi para ederim diyen yusufu, değer etmeyen adam durumuna sokmuş. yine lafı kıçından anlıyor bu Deccal köpeği. Hazreti Musa firavunla tartışırken, ona diyor ki : "Benim rabbim, bu Nil Nehri'ni (mesela) sağdan sola  aktırıyor,  sen Allah oldgunu iddia ediyon madem, öyleyse  hadi sen bunu soldan sağa aktırda görelim." diyor.
Musa yine : "Benim rabbim, yemez, içmez, tuvalet ihtiyacı da yoktur, diyor. Hadi sen Allah isen madem, Yemeden içmeden tuvalete gitmeden Dur bakalım da görelim diyor. bunu anlatmıştık, bunun üstüne firavun, kendini Allah affetmek için, Yemeden içmeden durmaya başlıyor, 6 ay Yemeden içmeden durunca, istidraç meydana geliyor, ve Nil nehrine ters ak deyince, Nil Nehri tersine akıyor. yani büyücülerin yaptığı riyazet boş değil demiştik, ve yine Hint guru larının o kadar zayıf olmaları, ve istidraç yapmaları da boş değil, Çünkü Yemeden içmeden duruyorlar, aynı firavun yöntemini kullanıyorlar, bir kere denenmiş yöntem. Yine Musa dedi ki firavuna :  Benim Rabb'im güneşi doğudan dogduruyor Eğer sen Allah isen hadi onu batıdan dogdurda görelim de öyle inanalım bakalım sana dedi.

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

أَلَمْ تَرَ إِلَى الَّذِي حَآجَّ إِبْرَاهِيمَ فِي رِبِّهِ أَنْ آتَاهُ اللّهُ الْمُلْكَ إِذْ قَالَ إِبْرَاهِيمُ رَبِّيَ الَّذِي يُحْيِي وَيُمِيتُ قَالَ أَنَا أُحْيِي وَأُمِيتُ قَالَ إِبْرَاهِيمُ فَإِنَّ اللّهَ يَأْتِي بِالشَّمْسِ مِنَ الْمَشْرِقِ فَأْتِ بِهَا مِنَ الْمَغْرِبِ فَبُهِتَ الَّذِي كَفَرَ وَاللّهُ لاَ يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

E lem tera ilellezî hâcce ibrâhîme fî rabbihî en âtâhullâhul mulk(mulke), iz kâle ibrâhîmu rabbiyellezî yuhyî ve yumîtu, kâle ene uhyî ve umît(umîtu), kâle ibrâhîmu fe innallâhe ye’tî biş şemsi minel maşrıkı fe’ti bihâ minel magribi fe buhitellezî kefer(kefere), vallâhu lâ yehdil kavmez zâlimîn.

Meali :

Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye (şımarıp böbürlenerek) Rabbi hakkında İbrahim ile tartışanı görmedin mi? Hani İbrahim, “Benim Rabbim diriltir, öldürür.” demiş; o da, “Ben de diriltir, öldürürüm” demişti. (Bunun üzerine) İbrahim, “Şüphesiz Allah güneşi doğudan getirir, sen de onu batıdan getir” deyince, kâfir şaşırıp kaldı. Zaten Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.

(Sadakallahul Aziym BAKARA Suresi 258. ayet)

Bakin bize ayetleri saptiriyor diyenler iyi baksin : Bak bu ayet, su internetteki "kuranmeali" sayfasinda BAKARA Suresi 258. ayet olarak geciyor. Ve bu ayetteki kimse, olsa olsa nemrut olur, ve nemrut o zamanin hükümdari idi, fakat nemrut tanrilik taslayan adam degildi, o sadece hükümranligina ortak kabul etmeyen biriydi, ve fakat Musa nin firavunu tanrilik taslayan adamdi, tanri oldugunu iddia etmeyen birine, niye peygamber, hadi sen onu  yani güneşi, dogudan degilde batidan dogdur desin, öyle bir iddiasi olmayana böyle bir cümle kulanilirmi ki, yani fakat firavun tanrilik iddia eden, ve musa ile kavga eden hükümdar. o zaman bu ayetteki ibrahim kelimesi buraya nerden girdi, ayetmi yanliş ve carpitilmişmi, yoksa benmi carpitiyorum o ayet... musa ile odu bu olay diye? Yoksa Kuran artik asil nüsha halinde durmuyor mu? ve binlerce tefsir var, binlerce meal veren adam var. Bunu elli tane adem tefsir ediyor, meal veriyor, meal de kuran degil mi? yani türkce meal, türkce kuran demek olmuyor mu? mesela ben hukuk mezunu bir avukat  veya doktor isem, almanyaya gelip, orda yaşamaya başlayinca, diplomami almancaya cevirintince, o dimploma degilde, miplomami oluyor ben doktorluk ögrenmedimde moktorlukmu ögrenmiş oluyorum? öyle olunca o zaman türkce Kuran meali de türkce kuran demek olur. peki adam kendi vechine türkce  meala verince onu degiştirmiş olmuyor mu? bunu isteyen yapiyor, türkü almani arabi şarabi pakistanlisi bilmem hindilisi Çinnlisi her dile Çeviren birileri var iken yani Çince kuran meali varmi var, kim Çevirdi bunu, o Çeviren ne anladiysa öyle Çevirdi degilmi,  öylese hani kuranin degiştirilemez korunmuş kuran  yasasida kirilmiş mi? kirlimiş o zman bu ayette oyananma olmuş olabilir degil mi? ve benim bildigim kadari ile ve aklen ve mantiken de bu olay musa ile firavun arsinda geciyor diye biliyorum ben, başka  idda eden, iddasini ispat etsin o zaman.

Bunun üstüne çalışmalara başlayan firavun, en son, ahir zamanda tekrar dünyaya gelip, ve o Kıyamet alametlerinden olan, güneşin batıdan doğduğu gün artık tövbeler kabul olmaz denilen hadiste geçen:

########[1]
##########[1]

   "Onlar, kendilerine meleklerin gelmesini mi, ya da Rabbinin gelmesini mi veya RABBİNİN BAZI İŞARETLERİNİN GELMESİNİ mi bekliyorlar? RABBİNİN İŞARETLERİNDEN BAZILARININ GELECEĞİ GÜN, daha önce iman etmemişse veya imanıyla bir hayır kazanmamışsa hiç kimseye imanı yarar sağlamaz. De ki: 'Bekleyin, biz de şüphesiz beklemekteyiz.' " (Enam, 6/158)

Büyük İslam alimi Ahmed b. Hanbel yukarıdaki ayette geçen “RABBİ’NİN BAZI İŞARETLERİ” ifadesi hakkında Peygamberimiz (asm)’in “Güneşin batıdan doğuşudur” buyurduğunu rivayet etmektedir. Bu ayetle tüm insanlar, Rabbimiz’in kıyametin yaklaştığını gösteren işaretleri gelmeden önce iman etmeye çağırılmaktadırlar. Peygamber Efendimiz’in bu ayetle ilgili hadislerinden bazıları şu şekildedir:

   “GÜNEŞ BATIDAN DOĞUNCAYA KADAR KIYAMET KOPMAZ. GÜNEŞ BATIDAN DOĞDUĞU ZAMAN, İNSANLARIN HEPSİ ONU GÖRÜRLER DE TOPTAN HEPSİ İMAN EDERLER."

   "İşte bu, ‘…Rabb’inin ayetlerinden biri geldiği gün, daha evvelden iman etmiş veya imanından bir hayır kazanmış olmayan hiçbir kimseye (o günkü) imanı asla fayda vermez…’ (En’am, 6/158) olduğu zamandır. Muhakkak ki, kıyamet şüphesiz kopacaktır..." (Sahih-i Buhari, XIV/6426)

   "GÜNEŞ BATTIĞI YERDEN DOĞMADIKÇA KIYAMET KOPMAYACAKTIR. İnsanlar onu gördükleri zaman yeryüzünde bulunanlar iman ederler." (Sünen-i İbni Mace, IX/4362)

Büyük İslam müfessirleri de ittifakla bu ayeti yukarıdaki şekilde yorumlamakta, “Güneşin batıdan doğuşu”na işaret olarak tefsir etmektedirler. Kıyamet Suresi’nde geçen,

   “Güneşle Ay biraraya getirildiği zaman….” (Kıyamet, 75/9)

ayeti de aynı şekilde “Güneşin batıdan doğuşuna” bir delil olarak tefsir edilmektedir.

Güneş batıdan doğduğu zaman herkes iman edecek. Ama artık irade ve ihtiyarın bir anlamı kalmadığı için, tövbe kapısı da kapanmış olacaktır. O zaman, daha önce iman etmemiş olan kimselerin, o gün iman etmesi veya ibadete yönelmesi, yapacağı hayır ve hasenatlar kabul edilmeyecek ve hiçbir değer taşımayacaktır.(1) Çünkü artık vakit geçmiş olacaktır.

Güneşin battığı yerden doğmasıyla ibadet ve imtihan bitecek, irade elden gidecektir. O zamana kadar açık olacak olan tövbe kapısı(2) kapanacak ve artık tövbe etmenin de bir yararı olmayacaktır. Bu konuya işaretle Bediüzzaman, güneş batıdan doğduğu zaman insanda irade ve ihtiyarın kalmayacağını belirterek;

   “İhtiyar kalmazsa teklif olamaz. Ve bu sır ve hikmet içindir ki, mu’cizeler seyrek ve nâdir verilir. Hem dâr-ı teklifte gözle görünecek olan alâmet-i kıyamet ve eşrât-ı saat (kıyametin şartları), bir kısım müteşabihat-ı Kur’âniye gibi kapalı ve te’villi oluyor. Yalnız, güneşin mağripten çıkması bedahet derecesinde herkesi tasdike mecbur ettiğinden, tevbe kapısı kapanır, daha tevbe ve iman makbul olmaz. Çünkü, Ebu Bekir’ler Ebu Cehil’ler ile tasdikte beraber olurlar.” (Şuâlar, s.884) diyor.

Hadislerde “Güneşin batıda doğması”, gerçek anlamda ele alınmış ve Ebu Zer (r.a) tarafından rivayet edilen hadiste, Hz. Peygamber (asm) şöyle buyurmuştur:

   “Güneş battığı bir sırada mescide girdim. Rasülullah (asm.) oturuyordu. Bana:

   'Ey Ebu Zer, şu güneş nereye gidiyor, biliyor musun? dedi. Ben,

   ‘Allah ve Rasülü bilir’. dedim. Şöyle buyurdu:

   ‘Secde yapmak için müsaade almaya gidiyor ve kendisine müsaade ediliyor. Sanki bir gün ona ‘Buradan Doğ!’ denilecek, o da battığı yerden doğacaktır.’ Rasülullah (asm.) daha sonra,

    ‘Güneş, kendisine tayin edilmiş bir yere doğru akıp gider.’(Yasin, 36:38) ayetini okudu.”(3)

###########[1]
##############[1]

O Hadiseyi meydana getirecek olan yine aynı firavun, ve o ölüp ölüp yeniden doğar, yine aynı firavunlugunu yapmaya devam etmekte, ve demiştik İşte, firavunlardan birisi de  denizlerin altına gömülen firavun, denizlerin altından yüze çıkan yol yaptı, denizlerin altından da çıkıp gelebiliyor artık demiştik.  İşte bu Firavun adam bir gün güneşi de batıdan dogdurursa, onun kim olduğunu siz anlayın artık, aynı firavun, aynı karartıcı, tersine çeviren, lafı kıçından anlayan, ahmak, akılsız işte, Deccal, bunların hepsinin manası Deccal da toplanıyor zaten, zihniyetsiz idraksiz.

"Köleler, Efendisi'ni doğurduğunda" veya bunu Osmanlı'da "cariye Efendisi'ni doğurduğunda" diye almışlar da, onu yaşamışlar. Osmanlı gelini Hürrem Sultan, meşhur Hürrem köle, köle tacirlerinin tutup geldiği köle kadın. ve Selim, Sarı Selim, 3. Selim  mısırı fetheden Yavuz Selim'in torunu Selim galiba, işte köleden doğma padişah, Hürrem kadın, yani câriyenin doğurduğu kadın,  ve Selim padişah olduysa, işte Efendi oldu bey oldu. köle Efendisi'ni türklerin veya osmnlinin efendisini  doğurdumu, Hürrem gibi bir köle Osmanlı'nın padişahını doğurdu. Onlar türkceye veya osmanlicaya cevirirken o hadisi ne demişler: "cariye Efendisi'ni doğurduğunda" diyerekten Almışlar, ve o Hadise öyle inanmışlar, işte bir garip köle, yada cariye, Efendi, Osmanlı padişahi doğurdu. Selim  demek ki böyle cariyeden doğma bir adam demek. Ve Yavuz'un da babası Fatih'in annesi Hüma hatun da yazar Babinger ve lLord Kinross a göre  gayrimüslim bir köle,  ve Öyle olunca Fatih gayrimüslim bir köleden dogma Adam, gelmiş İstanbul'u feth etmiş. o zaman İstanbul'a Türkler değil. gayrimüslim  bir anadan doğma adam  fethetmiş oluyor.  Osmanlıcılık taslayanlar bir baksın bakalım, Fatih'in annesi kim. veya peygamberin hadisi tahakkuk etmiş mi etmiş. Onlar cariye diye inandıkları için, cariyenin çocuğu olmuş, lan cariye Efendisi'ni doğurmuş işte, Osmanlı gibi Devletin başına gecmis, hem de dünyanın başına bir Efendi doğurmuş, Fatih gibi efendi doğurmuş o köle. ve bu Hadis ne zaman tahakkuk etmiş 1453'te  tahakkuk etmiş miş zaten.
Ve bu meseleyi de daha önce anlattığımız meseleye bağlarsak, Maya'nın iyi tutması için, biraz ekşimesi lazım, ekşiyince yani bozulunca Maya daha sağlam olur, O yüzden işte  İsa efendimizin Gelecekten gelip de, annesinin kocası olup, annesinden kendisini doğurtan demiştik, gavur dediklerimiz bile bunu biliyorlar ve filimini yapmislar The Terminator: Arnold Schwarzenegger in filmi.  ve bu mayanın iyi tutması için işte, Fatih meselesi de  ayni yani, bir ecnebi köleden  Fatihi yoğurtmuş  babasi sultan murad han. Allahu Teala bunu mayanın iyi tutması  için yaptirmiski o kâfirler onu bozamazsınlar diye.

Allah insanı yarattığında da, daha önceleri anlatmıştık, şeytan aleyhillane cennette onu desti gibi yatıyor vaziyette bulunca, ağzından girip içini dolaşıp çıkmış, ve bu Yere göğe sığmaz demiş, Ve üzerine tükürmüş, ve o göbeğine gelmiş demiştik. Cebraili o na gönderen Allahu Teala, o göbeğinden bir parçasını almasını, o tükürük bulaşan yeri almasını emretmiş, ademi temizlemesini emretmiş, ve o parçadan da hurma ile köpeği hakettiğini anlatmıştık. ve hurma ve köpeğin insanın yedek parçası olduğunu anlatmıştık. ve Öyle olunca, işte Allahu Teala insandan bir parça  eksiltmiş ki, bu sayede insan firavunluga kalkmasın diye, tanriliga kalkmasın diye. Allah insani kendi suretinde yaratmış, her şeyini kendisi gibi yaratmış, Ama bir parçasını eksiltkmiş ki, kendisine karşı gelip de, ikinci Tanrı, üçüncü Tanrı olup da, tanrılık iddia etmesin diye bir parçasını azaltmış. Yoksa  Allahlık  taslar firavun gibi, ve o yüzden, hatta biz şeytana dua mı etmemiz lazım, bizden o parçayı almış da firavunlaşmadik  diye, Haşa Haşa Tövbe yarabbi. onun o tükürüğü Sebebine bizden o parça eksilmiş ki, Biz şu anda, Eğer Allah'u Teala karşı gelip de Firavunlaşmiyorsak, bu eksik parçamız yüzünden.


Araplarda kölelik vardı eskiden ve Araplardan kalma bir zihniyet "seyyidina seyyidina demek" yani "Efendimiz Efendimiz" demek. Kim kimin Efendisi, Kim kimin kölesiymiş bu devirde, Peygamber bile olsa, biz kölesi miyiz onun ki, ona Efendim diyeceğiz. ama diyoruz adet olmuş.  peygamber diyor diye konuşmam ben derim ki "Peygamber Efendimiz diyorki" derim. ve ordaki efendimiz demek işte seyydina muhammed demekdir,

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

إِنَّ اللَّهَ وَمَلَائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

İnnallâhe ve melâiketehu yusallûne alân nebiyyi, yâ eyyuhâllezîne âmenû sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ

Meali :

Allah ve Melkleri Peygambere selam gönderiyorlar, Ey iman edenler sizde ona selam gönderin ki, o sizin selamaniza cevap verir.

Sadakallahul Aziym AHZAB Suresi 56. ayet

ve bu ayete senelerdir salat getirirlrer manasi verildi salat ise namaz demekdir adem ayetinde de o meleklelre emredilende o ona selam verin demekdir bu  bakin kurana mealinde bu ayete verilen manada  şudur:

"Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selâm edin."

mesela ben Avusturydayim, ve Annem Türkiye de, ve ben telefonla onunla görüşünce, eger benim cocuklarim, o an orada yoksa, ve onunla konuşmadilar ise, o  "cocuklara selam söyle, gözlerinden öp." der. yani bu ayette ki de bu manada, Allah ve melekleri peygambere selam gönderiyorlar ki, sizde ona selam gönderin, ve o ki, sizin selaminizi alir. teslimen yani eslimen, ben selam alirim, selleme, yüsellimu, tesliman, yani "te" ve ikinci tekil, ve teslimen sizin selaminiza, yü sellimu o da selam verir veya cevap verir manasindadir.

ve salavat da odur "Efendimiz Efendimiz" demektir Allah kainata abdiyet yasası koymuş, abdiyet yasası kulluk yasası. Bir anne çocuğunu doğurduğu zaman, onun kölesi oluyor, ömür boyu kölesi, yeni doğdu emzirecek, hizmetinde hizmetli, altını pisletti, altını temizleyecek, gazı  geldi gazını alacak, az büyüdümü,önüne yemek koyacak, çamaşırını yıkayacak, daha büyüdü göz atacak, aman yanlış yapmasin diye, suya düşmesin, Ateşe düşmesin diye ardından koşturup duracak, ömür boyu, ömür boyu köle, Allah'ın koyduğu bu abdiyet yasası yüzünden. Ve dünyaya Biz annemizin Efendisi olaraktan gelmemiz, zaten cariyenin efendisini doğurması meydana geldi, zaten ilk doğuştan itibaren böyle, Hazreti Adem'den bu yana böyle, Havva annemiz Şit Aleyhisselami  veya Habil ile Kabili doğurduğunda, Annesi onun hizmetçisi oldu. Ana evladının hizmetçisi değil midir, Yani küfür babında demiyorum, aşağılamak babında  da değil. Ama Görünen köy kılavuz istemez, ve  Kürtler Seyid demezler de, Seyda geliyor, Seyda gidiyor derler, seyda demek, ırgatların efendisidir, işçilerin, tarladaki ırgatların, işçilerin Efendisi yani  köy ağası. nereden çıkmış bu salavat meselesi Anladınız mı şimdi.
salavat sonradan icat olmuş bir cümle, Amma ezan Peygamberimizden bu yana bize ulaşmış bir bilgi, ezanın içinde "muhammedunrasulullah" geçmiyor mu, beş vakit müezzin Minareden "Muhammedun Resulullah" deyince ardına Bir de salavat mı getiriyor, onu dinleyen kaç kişi salavat getiriyor, Müslüman devlet Türkiye'de, ya da arablarda beş vakit beş vakit her gün her vakit iki kere minareden herkes duyacak şekilde "Muhammeden Resulullah" diyor, ardına salavat yok, müezzin Yanlış mı, terbiyesizlik mi yaptı orada, yahut dinleyenler salavat okumayinca yanlış mı yaptilar, edepsizlik mi yaptılar. kaç kişi ezandan sonra salavat getiriyor. %10 belki, obilipte getiren senin salavat Hz Muhammed'e . ya Allah dedikten sonra da Celle Celalühü demek lazımmış, ezan 5 kere çağırıyor, yine her vakit 4 kere "Allahu Ekber" "Allahu Ekber" diyor, kaç kişi Celle Celalühü diyor.
ben birzmanlar Flatcast temasi için tema grafigi yapiyordum ve elimde grafik malzmesi vida yoktu ve hazir png vida resimleri buldum ve hemn tema yaptim amma  o kadar cok sevmişim ki her tarafi vida doldrumuşum bunu allaturka foruma ekleyince ordaki grafikelrlerden eleştiri aldim ve bakin şimdi o temaya

ve bu temaya eleştiri yapan birisi demiş ki

Kod:
keşke o vidaları süs diye o kadar çok fazla kullanmasaydınız temanın özelliği gitmiş vidalı tema olmuş

HAKLIIIII

ve bu temaya eleştiri yapan ikinci kimse demiş ki

Kod:
benim fikrim nacizane vidalar daha kücük ve az kullanılsaydı görüntü daha net olur yönünde

HAKLIIIII ve fakat


yani şu vaazda onlarca Muhammed, Allah, Peygamber ismi geciyor, ve ben vaaz yerine herkeresinde salavat yazsam, vaaz sesli vaazdada vaaz yerine salavat getirsem, hep işde vaazdan cok salavat olur, konunun özü bozulur, ve sonunda vaaz diyarbakir cekirdekli karpuzuna döner, yada bu yukardaki temaya döner vaaz degilmi, vaazin başinda extra salavat getiriyoruz ya, olurda unuturuz diye görmedinmi okumadinmi dinlemedinmi  ve ben Raşidi Tarikatini kurdum ve hergün vaktim ve imkanim oldukca ben bütüüün peygamberlere salavat getiriyorum, birak sadece muhammede getirmeyi


yani  cahillere anlatacak Sesim soluğum lafım yok,  ama beni cevap vermeye mecbur ediyorlar yoksa  bu kadar açık Yani. Birileri bizi M. o değil diye iptal etme derdine düşmüş de, o yüzden birilerini de üstüme kışkırtıyor,  mesela budur yani.
ben o adama cevap veremediğim den, veremeyecek kadar aciz olduğumdan da değil.

Ne demiş Mevlana:

"Bir Lafa bakarım laf mı diye, birde söyleyene bakarım, adamı mı diye."

Bu söz bizim bir zamanlar forum imzamızdı,  biz O yoldan çoktan geçtik.

Kiyamet almeti "Kadın, Rabbini doğurunca" veya

"Cariye Rabbini doğurunca" diye almışlar, Osmanlı yazdığı için, bunu cariye kullanmış, O Hadise Osmanlı'dan birileri mana yazdığı için, cariye Rabbini doğurunca yazmış. Az önce anlatmıştık kadın çocuğu doğurduğu zaman, onun hizmetçisi, yani çocuk onun Efendisi olmuş oluyor, çocuğunun hizmetçisi ve kölesi durumuna düşmüş oluyor, ve ölünceye kadar hemde. İsa Efendimiz, Mehdinin ilk versiyonu ise İsa Efendimiz, Gelecekten gelip, meryem'den kendini doğurtan adam, hem Meryem'in kocası, hem de evladı, yani ne olmuş oluyor, ve İsa efendimize Hiristiyanlar Rabbimiz diye söylerler, Rab derler, O zaman ne olmuş oluyor, 2000 sene önce bu hadis isa Efendimiz de tahakkuk etmiş, ve kadın yani Meryem Rabbi isayi doğurmuş. Rabbini doğurmuş ve Efendisi'ni doğurmuş, Çünkü Rabbi  demek bir manada Ata demek. insan atasınımı doğurtur, atası insanı mı Doğurtur, baban mı seni doğurtur, yoksa Sen babana mı dugurtursun, ama hz isada bu ters duruyor, tersine dönmüş.  mehdi ve İsa içinde maddelenanin sevgilisi, ve karısı Meryem, anası Hz Meryem, ne oldu atasını doğurtan adam,  kocasini doguran kadin, atası kim, anasi meryem, Rabbini doğuran, Rabbini doğuran. düşünün yani bu yoğurmanın son haddesi rabini doguran bakteri, bu yoğurma işlemi, kafirlere karşı yoğurmuş ki kafir mikroplar onu öldürüp soyunu tüketmesin diye isa soyunu meryem soyunu mehdi soyunu cünkü sonda mehdi  olarak gelecek. Nereye kadar gitmiş bu enses bakteri üreme şekli , taaaki Rabbini doğuran kadın, Efendisi'ni doğuran kadın hadisini açalım açalım açalım nereye kadar gidiyor yani ben demiyorum muhammed diyor, "cariye, rabbini dogurmadan kiyamet kopmaz" hadisi, o zaman İsa Efendimiz gelecekte mi yaşadı, geçmişte mi yaşadı, bu olay gelecekte mi oldu, geçmişte mi oldu, 2000 sene önce miydi, yoksa bundan 2000 sene sonra mı, Evet cariye Rabbini doğurdu da tahakkuk etmiş, kadın Rabbini doğurdu da tahakkuk etmiş, köle Efendisi'ni doğurduğu da tahakkuk etmiş ve Kıyamet ramak kalmış.

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

" Onlar (Hasan ile Hüseyin) cennet gençlerinin efendisidir(Seyyidi),benim çiçeklerimdir (iki reyhanim)"

( Hadis-i Şerif )

"Güzel, güzelcik" anlamına gelen "Hüseyin" ismini de bizzat dedesi Hz. Muhammed kulağına ezan okuyarak verdi

Peygamber Efendimiz buyurmuş Hasan ile Hüseyin efendimiz için onlar cennetin seyidleridir yani cennetin efendileridir, diğerleri köleler oluyor eee biz Kaç zamandır Burası cennet diye anlatıyoruz, Ben şu anki cennetteki Seyyidler yani Efendiler yani yöneticiler demek. işte İran'daki İran'ın Cumhurbaşkanı hasan ve yönetici hasanlardan bir Hasan, "Hasan Ruhani" Seyit  yani efendi ve yönetici olan Hasan ve Pakistan'ın başkanı memnun Hüseyin de  Hüseyin Seyit  ve zamanimizdaki yönetici Efendi yani seyyid olan. onlar şu ankiler, daha önce Saddam Hüseyin vardı,o cennet vaktinde yani ahir zamanda da, Hasan da bir yerde varmıştır zaten, bir yerde de Hasan seyyid varmıştır illaki, öyle olunca işte cennetin seyitleri, ve cennet vaktimiz ise, işte Efendisi Cumhurbaşkanı yahut başkanı, yahut yöneticisi,yahut fabrika sahibi yahut,.... ve insanların yeniden doğaraktan, yeniden aynı kanın aynı versiyonları olaraktan dünyaya geldiğini ispat etmiş oluyor. işte firavun da tekrar dünyaya gelir, ve o Musa ile tartıştığı meseleyi yani güneşi batıdan dogdurmayı başaracak, demek ki bir gün. kötüler de kötülük de yine aynı şekilde devam ediyor ve yeniden dogup gelse bile yine kötülük yapmaya devam ediyor.

Rabbim, ters frekans kullanıp da, bazılarını İsa gibi kestirmeye bile yeltenen bu deccalın şerrinden bizleri korusun ve,  gelecek geçmişede seyahat edip, gelecekte ve geçmişte fitne çıkaran bu Deccal'ın şerrinden, beni askerime muhafaza buyursun.


DipNOTLAR:

[1]Sorularla İslamiyet


--oOo---


أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--


Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 6 Şubat 2019 Çarşamba

Original Kar © glan
DEVAMINA BAK

iyinin Yaninda Kötüde Var - Kötünün Oldugu Heryerdede iyi Var ve Var da Olacakdir


(Kar©glanin 23 Ocak 2019 Vaazi)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

فَإِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا  إِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Fe inne meal usri yusrâ, İnne meal usri yusrâ.

Meali :

Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır. Muhakkak ki zorluk ve kolaylık beraberdir.

Sadakallahul Aziym inşirah suresi 5. ve 6. ayet


---oOo---

Hz. Ömer anlatıyor:

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

   “Âdem hata işlediği zaman,

   ‘Ya Rabbi! Muhammed’in hakkı için beni affetmeni istiyorum.’ diye yalvardı. Allah,

   ‘Ey Âdem! Kendisini daha yaratmamışken, sen Muhammed’i nereden öğrendin?’ diye sordu. Âdem:

   ‘Ya Rabbi! Sen beni elinle yaratıp ruhundan bana üflediğinde, başımı yukarıya kaldırdım. Arşın sütunlarında “La ilahe illellah, Muhammedurresulüllah” yazılı olduğunu gördüm ve bundan anladım ki, ismini kendi isminin yanında yazdığın kimse yarattıkların arasında sana en sevgili olandır.’ Bunun üzerine Allah şöyle buyurdu:

   ‘Ay Âdem, doğru söyledin; hiç şüphesiz Yarattıklarımdan bana en sevimli olan Odur. Onun hakkı için istediğinden ötürü seni bağışladım. Bilesin ki, eğer o olmasaydı, seni yaratmazdım.”


( Hadis-i Şerif ,Beyhakî, Taberanî, Hakim (bk. Hâkim, Mustedrek, II/615; Suyuti, ed-Dürrü'l-Mensûr, 1/116. Yusuf Nebhanî, Hucetullahi ale’l-âlemin, s. 210)

"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"

Yolculugumuza başliyoruz :

Ebû Hüreyre (r.a.) rivayet ediyor:

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Cennetin kokusu beş yüz yıllık mesafeden duyulur. Yap­tığı iyiliği başa kakan, içki müptelası, anne ve babasına kar­şı gelen kimse, buna rağmen Cennetin kokusunu duyamaz."

( Hadis-i Şerif , Müslim: Cennet, 52, Mu'cemü'l-Evsat, 5:493 (4945.))

Peki bu hadisdeki güzel kokan cennet nerede o zaman, sen her hafta cennet burasi diyorsunda, bu güzel kokan yer neresi hani, derseniz:

Kabe, her arafat vakti, hacilar arafata cikdiginda, mis ve amber ile ile yikanmiyor mu? peki kabenin kokusu, ve hacca gidenler, hacidan döndügünde, adam mesela hacca taa amerikadan gelmiş, ve evine geri dönmüş, ve amerikadaki evine yeniden varinca, kabenin kokusu adamin üstünde zaten,  bilen bilir bunu, bilmeyen kokuyu alamyana ben ne diyen daha. hacidan gelen adamlarin zemzem koktugu, mis koktugunu bilmeyen varmi, ve ordan mis alip götürmeyen haci var mi? ve mislerinden ahbablarinada dagitmayan HACI adam var mi? öyleyse işte hacinin kokusu amerikada tüttümü? tüttü. Amerika nere? kabe nerede degilmi? ve bir tane astranotu al gel hac yaptir, sonrada al götür ayda astronotluga, o mis kokusu inan aydaykende yanindakiler alacakdir, o nun hacda geldigi beli olacakdir zaten, ama işde, ne hac nasip olmuş, ne de kokusu, ne de zemzemi nasip olmayan insanlar bahtsizlar. mesela adam hacca kendisi gidemez de, belki amcasi gitmişdir, ya da arkadaşi gitmişdir, ve ona, gelince, zemzem, tesbih, takke, seccad ve mis ikram etmişdir, işde o sayede, sende cennetin kokusunu aldin, amma hac ile, kabe ile, peygamber ile, alakasi olmayip, bunlarin tümünü inkar eden adamin neyine mis, neyine hac, neyine kabe, neyine bilmem mescidi nebevi ve ravza degilmi yani o cennetin kokusunu falan alamaz işte.

ve öyle olunca bu cennet tasvirlerimize devam, ederken buna rastladim biliyordumda, bana bu ufuk acildi, resimdeki yazan, yani bu cennetteki peygamerimizin

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Kabrim ile minberim arası cennet bahçesidir.”

( Hadis-i Şerif )

yazan yerdeki cennetin kapilarinda, bir kapisinda yani ravzanin kapisinda yazan isimlere bakin şimdi

[attachment=118184]

[attachment=118185]

Endülüslü büyük alim Kadı Iyaz’ın Şifa-i Şerif’inde geçtiği üzere, Hz. Âdem (as), kendisine yasaklanan meyveden yedikten sonra, Cenâb-ı Allah’a O’nu şefaatçi ederek yalvarmış;

- “Muhammed hürmetine beni affet!” demiştir. Cenâb-ı Allah’ın,
- “Sen Muhammed’i nereden biliyorsun?” sorusuna karşılık da,
- “Ben, Cennet’in kapısında ‘Lâ ilâhe illallah, Muhammedün rasûlüllah' yazısını gördüm. İsmi, Senin İsm-i Şerifi’nin yanında anılan biri, Sen’in yanında en kıymetli olmalıdır.” şeklinde cevap vermiştir.

[attachment=118186]

o zaman cennetin kapisida buradaysa, daha ne? vaktim ve vaktiniz, yaşadiginiz bu vakit, mehdinin vakti ve altin cag degilde ne? cennet burada degilde, peki nerede? hadi sen göster bana o zaman.

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

Hz. Mehdi (as) Çekik Gözlüdür(Japon gözlü yani)

( Hadis-i Şerif )

Humrân bin A’yân der ki:

İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam’a şöyle arzettim: … Mehdi’nin GÖZLERİ ÇEKİKTİR, …

(Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 252)

Eski Resimlerimizden bir tane

[attachment=118187]

Bu resimdeki adamda Çekik Gözlü birimi acaba, yani öyle estetik yüstetik degil. Delikanli iken nasilsa, Çekik Gözlü isek, şimdide öyle, buraya Avusturya ya geldigimde, ilk Hoheneich diye bir yere geldim, ve ordaki disko ve gasthaus un sahibinin karisi beni japon zannetti ilk gördügünde, ve "sen japonmusun?" dedi bu gözler ve simsiyah saclar yüzünden. japon degilim de, amma peygammerin Çekik Gözlü diye tarif ettigi birine benziyorum belki degilmi haa?

ORJiNAL iLLAKi ORJiNALDiR

Ey insanoglu o zaman durunda bir miktar tefekkür ediniz,  kullarin orjinali bozarak yaptigi özellik ve güzelliklermi daha güzel, yoksa, hak tealanin veridigi makam ve güzeliklermi daha güzel ve orjinal acaba demek yokmu

Ve Anonakilerden 10 bin sene ömür yaşayanlar vardi diye söz ediliyor, ve hz Adem  atamiz için ise  3000 yil ömrü oldugu söyleniyor ve Hz Nuh yaklaşik bin yil, ve o zaman eger ölümsüzlük keşfolursa, ve Hz Adem nerede? buradami şu zamandami, yoksa gecmişdemi yaşadi, burdan aşagimi indi? buradan yukardamiydi? nerede, evvel nere? ahir nere? Allah kim? el evvel Allah kim? el ahir Allah kim? son Allah, son Anonaki kim? Ahir Allah kim? ve ben cennet cennet derken ise, bakin kiyamete dogru gidiyormuşuz meger. korktum, birden ürperdim, ve daha coooook önceleri yazdigim bir vaazim aklima geldi, ve namazda tahiyat, bir miktar, yani etahiyatüyü okuyacak kadar Allah için oturmak ibadetmiş. öyle olunca, bizden önce cemeatle namaz kilmayi caldilar, sonra abdest ile kiliyorduk onu, caldi deccal, ve teyemmüm ile kilar olduk, ve sonra onunlada yetinmedi ve, ayakda kiliyorduk, koltukta oturarak kilar olduk, ve bunun ucu nereye kadar peki, hallac kimdir bilirmisiniz, " Enel Hak yani ben Allah in" deyipde, adami bogazindan kurban keser gibi insanlarin kestigi adamin, ölüsüde Allah demiş ve akan kani yerde Allah yazmiş. ve öyle olunca işde bizde vahdeti vücud olunca, zamanin hallaclarindan olunca, bizim ölümüzde Allah der, dirimizde. dinde öyle bir hal vardir ki, hicbiryerin kiynaşmasa bile, gözün  ile ima  ile Allah der, namaz kilabilirisn, ve artik, son bir Allah diyen kalinca vaktinde dogru giyoruz

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Yeryüzünde Allah diyen Müslüman kaldıkça kıyamet kopmaz"

( Hadis-i Şerif , Müslim)

ve o benimiyim ki diyesim var, ve eger elinizden herşey alinirsa, oturun bir vakit, bir miktar, üc sübhanallah diyecek kadar bir zaman Allah i sadece kafanizdan düşünün yani Tefekkür edin, oda yeter elbet. bir anlik tefekkür, bin yil ibadete bedeldir demiş rasulallah

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Bir saat tefekkür bazen bir sene ibadetten daha hayırlıdır.”

( Hadis-i Şerif ,Suyutî, Camiu’s-Sağir, II/127; Aclûnî, I/310)

Kiyamatleri başima koparmak için yol arayan şeytan ve deccal, eger dilmiz gözümüz dursa, kalbimiz Allah dedikce, sana yine galip gelcegiz inşallah, ne zaman bu kalp durdu, yapacak birşeyim belki o zaman kalmaz, amma yinede kanimiz belki hallac gibi yinede Allah yazar, Allah der. Ölümüzde Allah der, dirimizde, sen dirin neye yarar, ölün neye yarar, rabbini bilmeyen ahmak oldukdan sonra. bir köpek bile yemek yedigi kapiya hürmet eder, kapisini beklerken, sen yillardir Allahin verdiklerini yiyip icip, birde o na yani Allah a karşi düşmanlik edersin.

ve işte Allah dogada, magnetizma diye bir şey yaratmiş ve, yani MIKNATIS, miknatisin bir parcasini kirsan, o toplu ignenin başi kadar bile kücük olsa, bülünür bölünmez, hemen iki kutup oluşturur, ve biri N pol biri biri de S pol kuzey kutbu ve güney kutpu, yani işde öyle olunca, sen bu yasayi degiştiremezsin, en kücük bir kafir kalsa, dünyada, onun yaninda  bir tanede iyi ve mümin biride olacakdir. ve eger kafir kalmasa bir kücük kafir kalsa bile, dünya mümin dolsa, yine o bir kafir, kutupluk etmeye devam edecekdir. magnetizma yasasi, Allah in dualite ve kutupluluk ve ezvac yasasi, iyi nerede, kötü de orada olmak zorunda, kötü nerede, orada iyi de olmak durmunda işte.

Kötü ile iyi ezvacdir yada kardeştir, yine aci ile tatli, mümin ile kafir, deccal ile mehdi, ve zorluk ile kolaylik örnegi ise kuranda bunun bir formül oldugunu gösterir, yani ayni formülü, bütün diger örneklerdede kullanabilelim diye, işde her ne kadar bu bir ay zor gecsede, kolaylikda onunla beraberdir elbet. Allahin yasasi bu, benim sözüm falan degil.

iyi ile kötü beraberdir de, ve fakat matemetik işaretlerinden olan Plus, yani ARTI işereti ile, minus yani EKSi işaretine baktigimizda, ARTI işaretinde EKSi Zaten var, fakat eksi işaretinde sadece eksi var. yani iyi bir insanin icinde kötülükde var, o da kötülük yapabilir amma, o cüzi irdesini iyiye kullanip, o frene basip, kötülük yapmayan kimse, amma kötü, yani minus ve eksi bir kimsenin icinde iyilik yok, cebbar zalim kafir, o yüzden, onun imansiz oldugunu anliyorz

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَسَوَاء عَلَيْهِمْ أَأَنذَرْتَهُمْ أَمْ لَمْ تُنذِرْهُمْ لاَ يُؤْمِنُونَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve sevâun aleyhim e enzertehum em lem tunzirhum lâ yu’minûn.

Meali :

Onları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, inanmazlar.

(Sadakallahul Aziym YASİN Suresi 10. ayet)


ve sivilara baktigimizda, bu plus minus etkisi, mesela isinmiş, derecesi artmiş suya, plus derecesi veriliyor, ve yani aslinda minus dercedeki bir suyuda isitirak plus derecelere cikarabiliriz, kaynatipda ateşe maruz birakarak onu plus derece yapariz,
matematikde baktigimizda, kendini cogaltmiş olanlar, plus sayi oluyor, ve kendisini azaltmiş olanlar minus oluyor.
mümin ve kafirde ise, kendini geliştirmiş ve takva sahibi kimseler iyi kimseler ve kendini geliştirmemişler kafir olmuş oluyor.
yine iman bahsinden bakinca, imanli kimse iyi kimse, ve plus veya pozitif kimse, kafir ise imansiz ise negatif kimse demek oluyor. ve yine Allah kainata yine minus plus etksi ve yasasi koymuş, ve bilgisayardada bu, siyah ve beyaz renk, veya dogru ve yanliş algisi ile, dogru yanliş sitemi, yani  metrix yazilimi, bilgisayarin arkasindaki enerjinin akiş sistemine verilen isme, biz bugün metrixel yazilim diyoruz. ve matrix filiminde, en sonda  deccali yani mr. smiti yenmeye calişan neo ve mehdi, işde artik enerjinin akiş yollarini gözleri kör iken bile görebiliyor, yani enerjinin akiş sistemi ise, bir yazilim, ve bu dogru tru veya yanliş false sisteminin versiyonlarindan ibaret, bütün digital sistem bunun üzerine kurulu, ve digital ve deccaliyet sistemide  bunun üzerine kurulu yani. ve herşeyin digital hesabini ele geciren  deccal, yani frekansal boyutunu bilen kafir, onu ters cevirerek, iyiyi  kötüye, aciyi tatliya, ve hatta cehennemi bile cennet veya cennetide cehennem yapabilmekde demek olur bu. ve cennetide cehenneme cevirebiliyor. yani o yüzden işde, alim birisini bile delirtip, manyakca hareketler yaptirabilcek gizli frekans ve sinyaller yolayarak da manuple edebiliyor, yani digital, sayisal sistem, ve hasib olan Allahin kainata koydugu ebced degerlerini, veya frekans degerlerini en iyi bilen bir kafir, veya hatta o öyleki, belkide yari insan yari robot, ve gözüde iki göze ihtiyaci yok, cünkü mesela sykpte  msn eden görüşmek için, senin iki kameraya ihtiyacin yok, bir kamere ve birde ekrana ihtiyacin var, o yüzden tek göz, tek kamera, yani  digital göz, tek göz demekde belki bu olabilir, ve digtal sistem ise, işde sayilar, eksi sayilar, minus sayilar ve, plus sayilar yasasi var kainatta, öyle olunca, iyinin oldugu heryerde kötü de var budur yani, arti 5 varsa, onun ZIDDI olan eksi 5 de var degilmi, o zaman bütün sisteme dualite halinde, ve birinin varligi, digerininde var olmasina sebeb, meger hepsi yok olsa, yine sifir kalsa, sifir ortada, sifir var ya sifirda yine iki halde, varlik ve yokluk halinde, yine ezvac ve sayisal ve digit halde yani.

DECCAL veya DEGiTAL veya DIGITAL demekde işte, Kanaatimce, Bir nevi idraksiz bir varlik, yani idrak demek ne demektir derseniz : yani karar verme ve tefekür etme yetenegi olan irade sahibi bir varlik demek, irade ise bir şeyin olmasini isteyen, ve bunu isteyince de, bunun olmasinin yollarini arayan kimse demekdir. ve bu irade cüzi miktarda insana verilmiş, ve o mesela elma yemeyi ister murad eder, ve gider  marketten elma alir yer, yahut elma agaci diker kendi yetiştirip yer, ve muradina erer, ve irade etmiş olur. oysaki bir bilgisayar ve sayisal degerleri kullanarak hareket eden, bir nevi robot ve insan karişimi bir varlik, irade edemez, onun cani elma cekmez, ve elma yemek için bu prosdürlerede ihtiyaci yokdur, ve o ancak onun programina yazilan, bir ve sifirlardan oluşan, yani dogru ve yanliş kurallarina uyarak izledigi bir uygulmadan ibretttir. Bir nevi aynen bir cay veya nehir düşünün, ve o cay yada nehir boyunca yanlardaki tarla sahiplerinin, o nehir yada caya üstten bir nevi baraj, veya aynen su samuru gibi önünü germek için kapaklar koydugunu, ve sirasi ve nöbeti, sulama nöbeti gelenin, suyun önünü gerip, suyun onun tarlasina akmasini sagladigi, ve o sularken, suyun bütün diger yerlerden engellendigini onlara akmasinin kaldirilidigi, ve ondan aşagi dogruda artik suyun akmadigi gibi, işte o aynen elektrikde SPS sistmeindeki  1 demek, bilgisayarin metrixel yaziliminda da yalniş anlami taşir, ve eger bir kapakciga gelince, orayi acip acmamasi hakkindaki karari verecegi zaman, eger o kimsenin tarlasina su akmayacaksa, ordaki kapakcigin yanina veya üstüne gelince, o an nöbet onda degilse, kapakcikda 1 yazar, ve o zaman bilgisayar metrixel sistem ve enerji, veya su, yan tarlaya sapamadan düz akmaya devam eder, ve o kapakcigi acmaz, cünkü 1 yanliş demkdir. ve eger nöbet onda olan tarla sahibinin kapakcigina gelincede, oradada nöbet o gün ve o saat onda oldugu için, oun kapakciginin üstünde sifir yazar, ve  sifir ise dogru, turue demekdir ve işte Turue ve False sistemi ile calişir bu metrixxel yazilim, ve billgisayar cipi ve beyni, ve robotlarda ayni kural üzere calişan iradesiz ve idraksiz varliklar, ayni cehennemdeki, Allah in zebanileri hakkinda veya melekler hakkinda buyurdugu iradesiz varliklardir. yani zebanler, onlar kör sagir duymazlar, ve cehhenem ehli o zebanilere beni götürme cehenneme diye, ne kadar ciglik atarsa atsin, onlar onu duymaz ve acimadan alip götürüp cehennemin icine atarlar, ve yine melekler günah işlemez demek sadece emre itaat eder demekde budur, iradesiz varlik, kendi iradesi yok, sadece ayni robot gibi true ve false ve helal ve haram kurallarina uyan varliklar.  amma cebrail mikail ve israfil ve azrail bunlardan bir üstün melek grubu, ve bunlar yaratilinca, Allah ilk defa iradeli varlik halketmiş ve bu dört melek cinsi, irade kuveti en yüksek olan dört melek, ve onlara ademi yaratacagi zaman anlatilan kissada işte anlatilirki :

Nitekim genellikle sahih kabul edilen bir rivayete göre “Allah, Adem’i yeryüzünün her tarafından alınan toprak örneklerinin birleşiminden yaratmıştır. Bu toprağın çeşitliliğinden dolayı da Âdem’in nesli değişik karakterler taşır.” (bk. Ebû Dâvûd, Sünnet, 16; Tirmizî, Tefsîr, 2/1; Müsned, IV, 400, 406)

Yüce Allah; Âdem Aleyhisselâmı yaratmak istediği zaman (1), yere:

   "Ben, sen­den bir halk yaratacağım ki, onlardan, bana itaat edenler de olacak, onlardan, bana isyan edenler de olacaktır. Onlardan, bana itaat eden kimseyi, Cennet'e koyacağım. Bana isyan eden kimseyi ise, Cehennem'e sokacağım!"

diye Vahy etti. Sonra da (2), Cebrail Aleyhisselâmı, yerden (3), bir avuç toprak (4), çamur getirmesi için, gönderdi. Yer, Cebrail Aleyhisselâma:

   "Ben, senin, benden bir şey eksiltmenden, beni, yaramaz hale getirmenden, Allah'a sığınırım!(5) Ben, senin, beni eksiltmeni, istemiyorum! Çünki, Allah, benden bir halk yaratacak, bu halk da, Allah'a âsi olacak. Allah, onlardan dolayı, beni, bir ceza ile cezalandırır!" dedi.(6)

Bunun üzerine, Cebrail Aleyhisselâm, ondan, bir şey almaksızın (7) geri döndü.

   "Yâ Rabb! Yer, sana sığınınca, onu, sığındırdım.(8) Onun üzerinde durmayı, kendisini zorlamayı uygun görmedim." dedi.(9)

Yüce Allah, bundan sonra, Mikâil Aleyhisselâmı gönderdi.(10) Yer, Ona da, Cebrail Aleyhisselâma söylediği gibi söyledi.(11) Onun yapacağı şeyden dolayı da, Allah'a sığındı. Mikâil Aleyhisselâm da, onu, sığındırdı.(12) Yer, böyle, kendisinden bir şey alınmasından, Allah'a sığınınca (13), Mikâil Aley­hisselâm. ondan bir şey almaksızın (14) dönüp Yüce Allah'a, Cebrail Aleyhisselâmın söylediği gibi söyledi. Bunun üzerine. Yüce Allah, yere, Ölüm Meleğini gönderdi.(15) Yer, yine kendisinden alacağı şeyden dolayı (16), Allah'a sığınınca (17), ölüm me­leği:

   "Ben de. Allah'ın emrini, yerine getirmemiş olarak dönmemden Allah'a sı­ğınırım!" dedi.(18)

Yer yüzünden alacağını aldı ve tek yerden almadı.(19) Kırmızı, beyaz ve siyah topraktan aldı.(20) ve karıştırdı.(21) Böyle, yer yüzünden alınan topraktan yaratılmış olduğu için, Âdem Aleyhisse­lâma "Âdem" ismi verilmiştir.(22)

öyle olunca işte, cebrail ve mikail ve israfilin topragin veya insanin feryadini duyup, ona merhamet ettiklerini, ve fakat azrailin de, ayni şekilde iradeli olup ve fakat o iradesini Allahin emirine itaatden yana daha fazla kulandigi, ve öyle olunca, burada bir nükte daha ki demek ki, mikailden sonra Allah cinleri ve şeytanlari halketti, ve iradeli varliklar, ve fakat sonra şeytanin irade kuvvetini farkli yönde kullandigi ortaya cikinca,  Allah ona karşi Azraili halkettiki, şeytan, Allah a bile itaat etme konusunda ters irada kullandigi için, ve cebrailin mikalilin ise iradelerini insanin hayrina kullandigi için ve azraili halketti ki iradesini,  ne insandan tarafa, nede kendi menfaatinden tarafa irade edip, ve fakat iradesini Allahin emirina itaatden yana tutan Azrail halkolmuş oldu. ve onun bir türüde ceheennem askerleri oldu, malik ve askerleri ve bir türde cennet askerleri ve HURi ve GILMANLAR halkoldu yani.

ve Allahu Teala, bunlarin dişinda dünyada birde, veya hatta kainatta, Mischkultur varliklarin yaşamasina müsade etti, ve onlar ise, yani insan ve robot karişimi biyonik varliklar murad etti, ve onlardan ilki de DIGITAL ve ya DEGITAL ve DECCAL dirki, ve o ise bir nevi hata ürünü veya hatali varlik, ve aynen şeytanin iradeli varlik olup, ve fakat iradesini kendi menfatinden yana kullanan ve, bu konuda Allaha bile isyan eden türdeki iradeli varlik grubunun, şeytan ve robot karişimindan oluşanina DECAL ve digital varliklar grubu denildi. ve fakat yine huri ve GILMAN üretildiki, bunlarda insan ve robot karişimi biyonik varliklar, ve fakat bunlar ise, insana itatten ve fayda vermekden başka iradeleri olmayan iradeli biyonik varliklar demek olur. ve işte Deccal iradesiz, veya iradesini kendi menfaatine ve şeytani tarafa kullanan, insan şeytan ve robot ve melek ve cin karişimi bir Mischkultur karişik yaratiliştaki varliklar demek oluyor (Mr. Smitler) işte yani bir nevi hacker varlik, bozucu ifsad edici varlik, ve Allahin nefyetme kuvvetinin teceli ettigi bir varlik türü.

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ أَطِيعُواْ اللّهَ وَأَطِيعُواْ الرَّسُولَ وَأُوْلِي الأَمْرِ مِنكُمْ فَإِن تَنَازَعْتُمْ فِي شَيْءٍ فَرُدُّوهُ إِلَى اللّهِ وَالرَّسُولِ إِن كُنتُمْ تُؤْمِنُونَ بِاللّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ ذَلِكَ خَيْرٌ وَأَحْسَنُ تَأْوِيلاً

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Yâ eyyuhâllezîne âmenû atîûllâhe ve atîûr resûle veliyyul emir minkum, fe in tenâza’tum fî şey’in fe ruddûhu ilâllâhi ver resûli in kuntum tu’minûne billâhi vel yevmil âhir(âhiri). Zâlike hayrun ve ahsenu te’vîlâ

Meali :

Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygamber’e itaat edin ve sizden olan veliyyul emire de itaaat edin. Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde, Allah’a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resûlüne arz edin. Bu, daha iyidir, sonuç bakımından da daha güzeldir.

(Sadakallahul Aziym NİSA Suresi 59)

Buradaki ayete yillardir, harekeleme hatasi yüzünden, o ayetteki kelimeyi ulul emir diye ele almişlar, ve üstünüzdeki başbakanin emirine uyun diye yorum ve mana vermişler, halbuki o ayetin harekelemesi öyle degil, o veliyyul emirdir ki, ve nasil bir hastanin havela ve sevkiyat etme prosüdürü ve sisteminde, eskiden önce, eger bakan dokdorun yapabilcegi alet erdavat techizat yoksa, bugün bu ev dokdorlari icinde ayni, önce ilk saglik ocagina havale eder, sonra orada da techizat yoksa, orasida hastaneye havale eder, orada da yeterli degilse, üniversite hastanesine havale erderse. işte Allaha itaat, anne babaniza itaat, peygambere itaat, sonrada peygamberlerden sonraki makam, başbakan degil, Allah dostlari diye anilan, Allah a yakin olup, emrine itaat eden ve, veli denen kullar, evliya ve ermiş velayet kazanmiş, yani Allahin dostlugunu kazanmiş kimseler gelir. Bir başbakanin Allah dostu oldugu nerden belli, git Amerikan  veya italyan veya fransiz başbakani  Allah dostumu ki itaat etmede sira ona gelsin. peygamberden sonra halbuki o ayette o an ki vahdeti vücuduna delalet etmekde, ve kainatin yönetimi, peygamberden sonra velilere gecer ve o an ki veli, baş veli, en büyük veli kim ise, önce o na sonrada diger kücük velilere itaati gerektirir bu itaat emri. ve burada demek ki onlara itaat demek Allah a itaat demekmiş ki, aynen azrailin itaatini ve iradesini Allah dan tarafa kullanmasi gibi de, insanoglununda itaat iradesini, Allah tan tarafa kullanmasi ögretiliyor ki, böyle yaparsa dünyada daha rahat ve huzur icinde yaşyacagi ona telkin edilmekde kurandaki bu ayet  ile ve birde nisa 69 da ki ayette işte

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَمَن يُطِعِ اللّهَ وَالرَّسُولَ فَأُوْلَئِكَ مَعَ الَّذِينَ أَنْعَمَ اللّهُ عَلَيْهِم مِّنَ النَّبِيِّينَ وَالصِّدِّيقِينَ وَالشُّهَدَاء وَالصَّالِحِينَ وَحَسُنَ أُولَئِكَ رَفِيقًا

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve men yutiıllâhe ver resûle fe ulâike meallezîne en’amellâhu aleyhim minen nebiyyîne ves sıddîkîne veş şuhedâi ves sâlihîn(sâlihîne), ve hasune ulâike rafîkâ

Meali :

Kim Allah’a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar, Allah’ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddîklarla, şehidlerle ve iyi kimselerle birliktedirler. Bunlar ne güzel arkadaştır.

(Sadakallahul Aziym NİSÂ Suresi 69. ayet)

ve işte irdesinide aynen böyle Allah a itaatte kullananlarinda, aynen yukardaki ayette gecen iradeli  kimseler grubuna dahil olacagi  gibi nimet ve derceler ile ödüllendirilcekler belirtiliyor işte.

ve cihat etmek ise cehd etmek yani gayret göstermek demekdir, yoksa Allah bundan bozucu ve ifsad edici yikici olmayi kastetmez benim kanaatimice. cünkü sen bir araba yap, ve bunun için bütün mühendisini kullan, bütün bilgili kimselerin bilgisini ve teknolijini yetenegini kullan, bir araba yap, ve arabada yürüsün, ve Celal Bayar gelsin benzini bitti diye bunu atip cürümeye biraksin ve bu ilmin körelmesine yol acsin, ve yilardir bunun izdirabini Türkiye cekmiyor mu haa. ve işte aynen o arabayi yaptikdan sonra, bütün emekleri üstten bir vinc ile vurup ezmek gibi, ve işe Allah insan yaratsin, ve irade versin, ev dam iş aş versin, o bir yanliş irade verdi diye, biri gelsin, onu öldürsün, bunca emek zayi olsun, sen istermisin, sera yapip, biber dometes yetiştir, ve tam biber versin, ve dometes versin, ve de ki yarin hasat edip almanya ya export edecegiz de. gece gelsin firtina, bütün hepsini tarumar etsin, ne aci degilmi, o kadar emek ne oldu, zayi oldu, sen nasil bundan izdirap duyarsan, Allah da emeklerinin zayi olmasindan elbet izdirap duyar, Allah yarattigi firavunundan bile vazgecmiyor, musa gibi peygamberi, elli kere (elli kinaye cokluk kastettim) ona teblig için gönderiyor  degil mi. öyle olunca savaş ve adam öldürüp orayi burayi yikmak, ifsad etmek de kerih görülen şeylerdir ki, Allah katinda da insanlar katinda da, ve işte iradesini ancak, o digital ve deccaldan tarafa kullananlar işte, menfaatleri için cigarasni yakmak için romayi ateşe verirler işte.


Rabbim, Mehdi ve Askerine, iradisini, Allah tan tarafda kullanmayi nasip edip, azrailin nasil ittatli bir melek oldugunu, ölümü bilipde,  ölüm meleginin kötü olmadigini anlamak, ve iradesini, menfaatinden tarafa kullanan digital ve deccal türü varliklarin şerrinden ve fitnesinden bizleri muhafaza buyursun inşallah.


--oOo---


أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--


Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 24 Ocak 2019 Perşembe

Original Kar © glan
DEVAMINA BAK

Mehdi ve Altın Çağ - Goldene Zeit

(Kar©glanin 6 Ocak 2019 Vaazi)


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَلَقَدْ كَتَبْنَا فِي الزَّبُورِ مِن بَعْدِ الذِّكْرِ أَنَّ الْأَرْضَ يَرِثُهَا عِبَادِيَ الصَّالِحُونَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve lekad ketebnâ fîz zebûri min ba’diz zikri ennel arda yerisuhâ ıbâdiyes sâlihûn

Meali :

Andolsun ki biz, Zebur'da da yazdık ve zikirin sonuna ekledik ki :Yeryüzüne sonunda, salih kullarımız varis olacaktır”

Sadakallahul Aziym ENBİYA Suresi 105. ayet


---oOo---

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Mekke’den Medine’ye hicret eden Müslümanların fakirleri Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e gelerek şöyle dediler:

– Varlıklı Müslümanlar cennetin en yüksek derecelerini ve ebedî nimetleri alıp götürdüler. Bizim kıldığımız namazları onlar da kılıyorlar. Tuttuğumuz oruçları onlar da tutuyorlar. Fazla malları olduğu için hac ve umre yapıyorlar, cihad ediyorlar ve sadaka veriyorlar, biz veremiyoruz.

Bunun üzerine

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Sizden önde gidenlere yetişebileceğiniz, sizden sonra gelenleri geçebileceğiniz, sizin yaptığınızı yapanlar dışında herkesten üstün olacağınız bir şeyi haber vereyim mi?” diye sordu.

“Evet, söyle yâ Resûlallah!” dediler.

Resûl–i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Her namazın ardından otuz üçer defa Allah’ı tesbih eder, O’na hamdeder ve tekbir getirirsiniz.”

Hadisi Ebû Hüreyre’den rivayet eden Ebû Sâlih’in söylediğine göre, sahâbîler bu zikirleri nasıl okuyacaklarını sorunca Resûl–i Ekrem şöyle buyurdu:

“Her birinden otuz üçer defa olmak üzere sübhânallah, elhamdülillah, Allâhü ekber, dersiniz.”[14]

Müslim’in bir rivayetinde şu ilâve vardır:

Birkaç gün sonra fakir muhâcirler Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e tekrar gelerek:

“Zengin kardeşlerimiz bizim yaptığımız zikirleri duymuşlar. Aynını onlar da yapıyorlar.” dediler.

Bunun üzerine Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Ne yapalım! Artık bu Allah’ın bir lütfudur, Allah lütfunu dilediğine verir.”

( Hadis-i Şerif , Müslim, Mesâcid 142)

"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"

Yolculugumuza başliyoruz :

Çok zamandır Diyoruz ki cennet burada. ve cennet vakti, veya Ahirzaman, ahiret veya ahiret Yurdu burası.  ve Rabbimizin kudretini anlatan bir örnek vereceğim : mesela televizyonlarda diziler var, ama yabancı diziler olsun, ama yerli diziler olsun, Ve fakat dizi ya da filmlere senaryo yazanlar bunu kimden aldılar da yazdılar dersek, ilk senaryo yazan Tabii ki Cenabı Mevla, ve hem de öyle ki bizim dinimizde biz İmanın Şartı olarak kadere iman ederiz ki, kader demek Allah'ın sana yazdığı senaryo, Yani senin filminde Sen, ne oynayacaksın, senin repliklerin nelerdir, kimlerle birlikte oynayacaksın, ve oyunda neler kullanacaksın, Bunların hepsine kader diyoruz biz. Oysaki bugünün insanı buna  senaryo  diyor, çünkü mesela TRT de bir dizi var, "kalk gidelim" diye oradaki MustafaAli karakteri için yazılmış bir senaryo ve kader var, o nun ne yapacağı Ne konuşacağı, kimlerle muhatap olacağı, nelere sahip olacağı, ne giyecek, ve yiyecek, Ne konuşacağı hepsi senaryo içinde yazılı değil mi, Senarist Bunun hepsini yazıyor, Hatta MustafaAli'nin yaptıklarından, Mustafa'Alinin repliklerine kimler ne cevap verecek, onları da yazması gerekiyor, MustafaAli tek başına oynamiyor ki. İnsanoğlu elbet bu  senaryo  işinde,  Allah kadar güçlü ve bilgili olamaz, Mesela bir dizi 2 sene falan sürdümüydü senaryoda tıkanma oluyor. Artık konu üretemiyorlar, Halbuki Allah, şu an dünyamızda 8 milyar insan var ise, 8 milyar insana Kader yazmış, yani senaryo yazmış, Ne yapacagıni, kiminle görüşeceğini, ne giyeceğine, ne yiyeceğini, Hatta bir bitkiye, bir bardağa, bir çanağa, bir tabağa bile, Kader yazmış, yani senaryo yazmış, bardak ne zaman kırılıp da çöpe gidecek, veyahut O bardak hangi dükkana gidip de satın alınacak, orada bir kader yazmış, kaç sene o evde görev yapacak, nerede duracak, ne zaman yıkanacak, kaç gün sonra yıkanacak, hepsi bir kader. ve bir adam oturtsa ve  bir tane insanın başından geçeceklerin hepsini, bütün  ayrıntısıyla yazmak için, adama görev versek, adam bunun hakkından gelemez,  ömrü yetmez O nun  onlarin hepsini yazmaya. ve Allah'ın kudretini ve ilminin genişliğini düşünün, hiçbir tıkanma olmadan, Herkese ayrı kader, her çanağa, tabağa bitkiye, yapraga bile yaprak, bir karıncaya bile kader yazan Allah. binlerce insana insan, bitki yine mesela Bir karınca obasındaki karıncaların sayısını düşünüyormusunuz onların her birine kader yazdığını düşünüyor musunuz, Allah'ın kudreti karşısında, "Allahu Ekber" denmez de ne denir. En iyi kader Yazıcı veya senaryo Yazıcı Allah'tır. ve Allah bize de bu ilminden, rahmetinden bir damla  içirmişte, işte bazı insanlar böyle. film ve dizi senaryosu, veyahut şiir yazarlar, kitap yazarlar, Roman yazarlığı yaparlar, ondan cüzi bir miktar, bir damla bile değil.

Şimdi değişik bazı meseleleri açıklama getireceğim: Mesela bugün tutmuşlar, ne imiş,  hacamat, yani enseden kan aldırmak sağlıklıymiş diye böyle İlkel bir yöntemi, sünnet gözüyle, ve yapılması Elzem bir iş gibi lanse ediyorlar. Lan ahmak, Dün Muhammed, su bulamadığı vakit, taş ile taharet yapmış diye, Bugün biz taş ile taharet yapmak sağlıklı, kağıt ile su ile değil de  taşlar ile mi taharet yapacağız.  kaldı ki bu işlemde temizlenmek önemli olan, bunun  su ila veya kağıt ile yapılması değil önemli olan, bugün Kağıt bol (tuvalet kagiti yapabilcek malzemeler var elhamdülillah) o yüzden kağıt ile yapıyoruz. ve ya su ile veya kağıt ile temizleniyoruz. Yine Muhammed ağız temizliği ve diş temizliği için misvak kullandı diye biliyoruz. Ve misvak Ağaç kökünden yapılmış fırça gibi bir şey, Muhammed'in diş macunu ve fırça fabrikası mı vardı ki, onları kullansın ki, Allah, ona onu gösterdi, o vakitte o vardı, o imkan vardı, onu kullandı. Halbuki misvak ile dişlerin sadece bir tarafını fırçalayabiliyoruz, iç tarafı ve üstlerini fırçalamak diye bir şey yok zaten, onun sünnet olanida öyle ağzına misavagi koy iki yan taraflara  git gel yapıyoruz, fırçaladık sünnet işledik diyorlar.  Hazreti Muhammed'in amacı, ağız temizliği yapmak. ve bugün Hatta eski fırçalar bile yeterli gelmedi de, fırça yapan elektrikli aletler Keşfoldu.dönerek icini dişini kiyisini köşesini hertarafini fırçalayabiliyor. ve bugün Hala biz misvak en sağlıklı olan bu  mu diyecegiz? Yoksa Dişin Her tarafını, aralıklarının  içini dışını temizleyabildiğimiz fırça ve macun larımı daha faydalı diyeceğiz. Bunda  gaye amac ağızı temizlemek mi? yoksa sünnet ve ibadet yapmak mı Muhammed'in amacı, sevap kazanmak değil, ağzının temizliği, dişlerinin zarar görmemesi, ve yine ağzının kokmamasını sağlamaktı, amaç  ve gaye bu idi.
Yoksa bundan  Seninle benim sevap kazanmam değil  gaye ve amaç.  Öyle olunca hacamat meselesi de  bu minvalde yani,  ve Muhammed vaktinde bugünkü gibi kan aldırmak, alıp, birde onu başkalarına kan verme şekli ile, faydalı olma sistemleri olsaydı, Muhammed bunu yapmayıp da, enseden mi  kan aldırirdı.  bugün  ağzını dilini damağına temizleyebilen hassas fırçalar ve macunlar varken,  hala ağız sağlığı için en sağlıklı misvak mı diyeceğiz. misvak dediğin ağaç kökü,  2 fırçala dişleri dökülüyor, sonra ıslak kalıyor mikrop Barındırıyor, yani amaç  ve Maksat nedir bilmeyen İnsan, işte bunu yok sayip, sevab ve ibadeti öne çıkarıp ve bundan çok sevap aldığını zannediyor. Ama bundaki gercek mana ve maksat ise Ağız Sağlığı ve diş hastalığından korunmak, ve ağız kokusu ile başkasına rahatsızlık vermemek, ve diş hastalığına tutulup da, diş çürümesi ile acı ve ağrı çekmemek, vecürük dişli bir yüz vizyonu yerine görünüşünde temiz  ve güzel olması,  yoksa bundan  Gaye cennete götürecek sevap kazanmak değil.  o zaman Muhammed bunu ahiret için değil, bu Dünyası için yapmış olduğu bir amel. bunu ağız temizliği yerine misavak sevap alma sistemini Üstün gören ahmaklara ben ne diyeyim. Evet Misavak kullanmakda Kötü değildir, faydalıdır, faydalı tarafları vardır, ama şu günün şartlarında o tedavülden kalkmıştır. Eğer öyle olmasaydı, biz eski televizyon ve kocaman radyolarda kalırdık, ve bugün LCD televizyonlara geçmezdik. eski makbul olsaydı Osmanlı ayakta dururdu , bak T. amcamız, Osmanlı gibi 600 senelik falan değil, 100 senelik TC Cumhuriyeti bile beğenmedi de, rejimi değiştirmeye kalkıyor, ama yaptığı da yanlış, ileri gitmek  yerine geri gidiyor ve padişahliga geri dönüyor. ve hacamat meselesinde de Muhammed vaktinde elinden kolundan kan aldirip kan vermek sistemi olsaydı, Elbette ki Muhammed elinden kolundan kan aldırirdı, yoksa enseden, tehlikeli bir yerden, böyle bir amele kalkışmazdı. Yani orası  bütün damarların toplandığı yer, sinirlerde orda, bütün hepsi orada, sinir sisteminin  damarlarin hepsinin toplandığı yer, birisine bir zarar gelse, ya felç olursun, ya kolun tutmaz, ya ayakların tutmaz…

Anlatıyoruz anlatıyoruz, Bazı insanlar  anlamamakta direniyorlar, ve anlattığımız robotlar vaktinin, huriler vakti olacağını kabul etmiyorlar, buna itiraz ediyorlar, bunun tehlikeli olacağını savunuyor, ne teknolojiyi kabul ediyorlar, ne de diğerlerini kabul ediyorlar. ileri gidip daha medeni devletler seviyesine ulaşmak yerine, Osmanlı imparatorluğu'nu iyi gösterip, eski padişahlığa dönmeyi çare zannediyorlar. Madem Osmanlı dönemi çok iyi bir dönem, o zaman bunu isteyen insanlar, ellerindeki cep telefonunu bırakacak, evlerindeki interneti kapatacak, evlerindeki televizyonları kapatacak, Hatta Öyle ki bakkaldan makarna bile almayacak, kendi eliyle erişte yapıp öyle yiyecekler, hazır Gıda almayacaklar, Çünkü o fabrikaları kuranlar, Medeni insanlar, ve Medeniyeti geliştiren insanlar, Madem Osmanlı çok Medeniyette gelişmiş insanlar di, o zaman bu yeni modern denilen insanlari  siz kabul etmiyorsanız, o zaman Onların yaptığı teknoloji ve Medeniyeti kullanmayacaksınız, Osmanlı Osmanlı yaşayacaksınız  o zaman.
Bizim insanımız hem medeniyeti kabul etmez, hem de en sonunda, medeniyetin içinde yüzmeye kalkar, elinden cep telonu düşmez oldu, faceden tweten instagramdan cikmaz oldular, yüzüyorlar onun icinde yani. Tasavvuf ehlinden Birisi bir sohbetinde diyor ki istanbul'da 50 metre yol gidemiyoruz, her 50 metrede kasis ve tümsek var, ve bu kasis ve tümsekler işte kainatta da bizim önümüze konulmuş engeller olarakdan karşımıza çıkıyor diyor. Aslında işte gel Avrupa'ya ya da medeniyetli ülkelere, neden bunların ülkelerindeki sokaklarda bu kasislerden yok, Varsa bile, oralara yabancı devletlerden kural tanımaz insanlar gelmiş de, onların sebebiyle konmuştur zaten. Yoksa Medeni devletlerin sokaklarında böyle kasise ihtiyaç yok, çünkü insanlar kurala uyar, kanuna uyar, bizim milletimizin insanı, Şehir için de 80km ve 100km HIZ ile gidiyor, biri çıkarsa çarparım diye düşünce yok. o yüzden de hatta bizim Sandıklı'da kaldırımların boyu 50 yada 70 santim yükseklikte, engebeli koşu yapar gibi, in çık in çık, Avrupada, buradaki Kaldırımlar, 20 santim bile değil, İnsani hiç rahatsız etmez yürürken, neden Bizimkindekiler yüksek, Çünkü arabayla gelip de kaldırımdaki insana çarpmasın diye. bu kadar ahmakların bulunduğu yerdeyiz yani. adam önlem almak için Kaldırımı yüksek yapıyor. Kim, kaldırımdan gidene, arabayla gelip çarpmasın diye, çünkü Kural tanımadıysan, şehir içi 80km 100km İşte bu kasisleri de, bu şehir içi böyle hızlı gidenler, kazaya sebeb olmasınlar diyerekten tümsek yapıyorlar. Ona rağmen iki tümsek arasında 80km-100km gidenler  var. ama hala Kural tanımıyor. ahmak tam  ahmak. Eğer bu ülkede şehir içi hız tahdidi 50km ise, sen 50km yerine 8okm veya  100km ile gidiyorsan, sana Müslüman denmez. Çünkü  kuralı çiğnedin,  o da demek oluyor ki, bu Kural ha Kur'an i çiğnedin, ha trafik kuralini çiğnedin. Çünkü Kur'an'da kurallar zinciri değil mi? Kuran daki kurallari Kimin yararına kurallar, insanların yararına, Peki bu trafik kuralları insanlara zararlı kurallar mi da, onlari çiğniyorsun.
işte bu kasis ve tümseklerde, bu kural tanımaz insanlar, kurala uymaya mecbur olsun diyerekten konulmuş engeller, ama hala kural tanımaz insan yine de kural tanımaz. aşağıya bir video ekledim, bir tane köpek, üç dört yaşındaki çocuğa itaat ediyor, sözünü dinliyor, ipini yere bırakıyor, gidecek gibi oluyor köpek, tekrar dönüyor ona doğru bakıyor gitme diyerekten, köpek o cocuk işini görüp gelesiye kadar gitmiyor. o cocugun  oyunu bitiyor, geliyor, ipininden tutuyor, tekrar yürümeye başlıyor köpek. Yani Bu Kural Tanımayan insanlar, bir köpek kadar olamayan Ahmaklar sürüsü. şimdi bunlar sankii Osmanlıci olunca, ileri seviye mi gidecekler ha. Trafikte kural tanımayan, Allah da tanımaz, kitapta tanımaz, dinde tanımaz, Ata da tanımaz, ana da tanımaz, babada tanımaz.

Arrowunten

https://youtu.be/ZxVSH2Nb1iM

Halbuki Allahü Teala insanın serüvenini anlatırken, başlangıcında, onu bir alaktan yarattık diye tarif ediyor. Peki bu Alak nedir bilir misiniz? spermin içinde, anne karnına, Anne rahmine dahil olan 1 adet özel, kendine özel formülü olan, hemoglobin yani, kırmızı kan hücresi hepsi bu, işte onun anne karnında, rahminde ete dönüşmesi, sonra,  kola, göze, kulağa ve insan bebesi halini almasına  Biz tasavvufta : seyri sülük diyoruz. ve O kan, kırmızı hücre, yani kırmızı renkten mor renge kadar  olan insan yolculuğuna seyri sülük diyoruz. neden mor renk, Çünkü kan kırmızı idi, hemoglobin kırmızı, ve göz hücresi yapıldığında, göz hücresinin görebilecek  oldugu, görme sınırı mor renge kadar algılama yapısı var

##########

Temelde, ışığın dalga özelliği gösterdiğini ve bir nesnenin renginin, yansıttığı ışık dalgalarının frekansı ile ilgili olduğunu hepimiz lise sıralarımızda duymuşuzdur. Frekans basitçe, birim zamandaki salınımların sayısı şeklinde tanımlanabilir.

Bir ışık demeti, frekanslarına ya da dalga boylarına göre sıralanırsa, ışık tayfı ya da elektromanyetik spektrum denilen bir grafik elde edilir. Bu grafikte yaygın olarak, metrenin milyarda biri olan nanometre (nm) kullanılır. Bu grafiğin insan gözü tarafından algılanabilen kısmı, yani görünür ışık aralığı, dalga boyu 400 ile 800 nanometre arasında olan dalgalardır. Görünür ışık, tayfın ortalarında yer almaktadır.[1]

-----------------

İnsan gözünün algılayabildiği ışık aralığı, yani görünür ışık spektrumu, yaklaşık 400 ile 800 nanometre (nm) arasındaki dalga boylarını kapsar. Bu aralık, elektromanyetik spektrumun ortasında yer alır ve renklerin algılanmasını sağlar.

Renklerin Algılanması ve Dalga Boyları

Gözün algıladığı ışığın dalga boyu, beyin tarafından farklı renkler olarak yorumlanır:

Mor (Yüksek Frekans): Dalga boyu daha kısa olan, yaklaşık 400 nm civarındaki ışık mor renk olarak görünür.
Kırmızı (Düşük Frekans): Dalga boyu daha uzun olan, yaklaşık 800 nm civarındaki ışık kırmızı renk olarak görünür.
Ara Renkler: 400 ile 800 nm arasındaki frekanslarda ise mavi, lacivert, yeşil, sarı ve turuncu renkler sıralanır.
Gözün Renk Algılama MekanizmasıSpektrumun Ortası: İnsan gözü, bu spektrumun ortasındaki renkleri en net şekilde ayırt edebilir.
Fizyolojik Etkiler: Renklerin dalga boyları insan fizyolojisi üzerinde farklı etkilere sahiptir. Örneğin, en uzun dalga boyuna sahip olan kırmızı, en derine nüfuz eden renktir ve kollajen sentezini uyarabilir

-------------------

En son yapılan hücre göz hücresi ise, o zaman göz hücresinin de göz algılama dalga frekansı en son mor renk eder, Yani kırmızıdan Mora kadar olan yolculuğa seyri sülük demiş oluyoruz. Kırmızının Mora dönmesi demek de kanın akıl ve bilgiye dönmesi demek oluyor ve İslam Kur'an ile bize hep aklımızı mantığımızı çalıştirmamızı isterken, ve Allah'ta yaratırken bunu, bu sistem üzere yaratması ile, kan akıl ve bilgiye dönmesi istenilen yapıda, bu hal böyleyken, kafasını çalıştırmayan, bütün gruplar hayvanlar ve türler yok olmuşlar, mesela dinozorlar kafalarını çalıştırsalardı, şu anki dünyanın iklimine ve şartlarına ayak uydurmasını bilirlerdi, ve hala hayatta olurlardı ki, kafaları akılları çok küçükmüş ki, şu anda onlardan hayatta kalan ancak, belki kertenkele kadar küçükler, ve yine timsah gibi biraz büyükler, ve yine onların bir grubu da sürüngenlerden yılan O grubun dahil olanlarından. yine bunlarda aynı şekilde Yani, kendi evlatlarını bile yemeyi düşünen bir akıllari  var. evladını yemek veya yiyecek olaraktan görüyor gözleri. peki bunun insan modelinde örnekler kim?  Tabii ki Osmanlı padişahları ve evladını Osmanlı saltanatı sürsün diyerekten öldüren padişah, Bizim atamız dediğimiz Osmanlılardan, olmadı mı bu, Kim yaptı bunu, yine kartallar yavrulayınca, yavrulardan güçlü olan, ayakta kalmak için annesinin getirdiği mamayı kapmak için, kardeşini yuvadan itip ölümüne sebep olan grup değil mi ki, Ve gavur ve kafir dediklerin bunu bildiklerinden, şimdi Kardeşi kardeşe, müslümanı müslümana katlettirip, aynı Osmanlı'nın yaptığını devam ettiriyorlar.


Hazreti Muhammed için deniyor ki : iki Cihan'ın Habibi, iki dünyanın sevgilisi, yani ahiretin ve dünyanın sevgilisi, ahiret demek ise, gelecekteki bir zamandaki Dünya, Hatta o kadar da ileri gidiyorlar ki, bu dünya ve Kainat onun hürmetine halk olmuş yani yaratılmış. öyle olmasına rağmen Muhammed den bir Burak keşfetmesi istenmedi, ve hatta O nun Burak'ın Keşfolmasına kadar dünyada beklemesi de istenmedi, Burak keşfedilecek bilgiyi başkalarına söylemeside istenmedi, o kim Miraç ederken, Keşfolmuş bir binek  olan bir burağa binerekten, Geçmişten geleceğe, Mehdi'nin vaktine, yani ahiret yurduna, veya cennete gitti ve geri döndü, o Burak ile, yani bir binek ile, bir araba ile. Bunu daha önce anlattık, Burak işte beyaz bir  Porsche marka araba veya yine at simgeli olan diğer araba Ferrari bunu keşfedecek bulacak demiştik. işte Muhammed'in onu bulumasına gerek yok, o bulunmuşa bindi de gitti,  ve Hz. Mehdi ninde her şeyi bilmesi bulması, veya bulunmasına sebep olması, görevlerinden birisi değil.
Hazreti Muhammed kendisini tarif ederken dedi ki :  "Ben Atam Hazreti İbrahim in duasıyım" dedi.

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Ben, atam İbrahim’in duası, kardeşim İsa’nın müjdesi ve annem Âmine’nin rüyasıyım"

( Hadis-i Şerif , Ahmed bin Hanbel, Müsned, 4/127-128)

Bu Dua da aşağıdaki ayeti kerimede geçiyor. o dua bu ayette :

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

رَبَّنَا وَابْعَثْ فِيهِمْ رَسُولاً مِّنْهُمْ يَتْلُو عَلَيْهِمْ آيَاتِكَ وَيُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَيُزَكِّيهِمْ إِنَّكَ أَنتَ العَزِيزُ الحَكِيمُ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Rabbenâ veb’as fîhim resûlen minhum yetlû aleyhim âyâtike ve yuallimuhumul kitâbe vel hikmete ve yuzekkîhim inneke entel azîzul hakîm.

Meali :

“Rabbimiz! İçlerinden onlara  bir elçi gönder ki onlara, senin ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onlari akıllı ve zeki kılsın. Şüphesiz, sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.”

(Sadakallahul Aziym BAKARA Suresi 129. ayet)

ve Mehdi Aleyhisselam da, Hazreti Muhammed'in parçası, ve onun evlatlarından olunca, o zaman Hazreti İbrahim'in duası yine,  Hazreti Mehdi de de tecelli ediyor,  o yüzden biz de diyoruz : "Biz de Hazreti İbrahim atamızın duasıyız, İsa’nın müjdesi ve annem Rabia’nın rüyasıyım." Demek ki ol elçi işte size hikmeti öğretecek ve aklınızı çalıştırmasını öğretecek bilgileri verendir, yoksa onun bunun keşf olmasına yardımcı olacak bilgiler vermek, onun görevleri arasında değil ama, yine de biz bazı tiyolar vermekteyiz.

Yine başka bir mesele bazıları Hızır Aleyhisselam'ın kullandığı teknoloji nin çok Yüksek Teknoloji olduğunu iddia ediyorlar, ve fakat Fatih Sultan Mehmet döneminde, Hızır Aleyhisselam, Bilmem falancı camide Fatih ile buluşuyor du diye anlatıyorlar. Eğer Fatih ile Hızır arkadaş idiyse İstanbul'un fethinde, neden şöyle, o teknolojik ışınlama aletleri ile, İstanbul'u kolayca  fethetmesi için, Sultan Fatih e mesela 10 tane tank alıp iki tane helikopter alip gidip ışınlamadi  da, kolayca İstanbul Fethi olmadı. hani nerede bunun teknolojisi , Hangi Efsanenin olduğu yerde böyle bir teknolojiye rastlandı Madem o geleceğe gidebiliyor, neden Gelecekten Bir şey getirmedi, kendisi görebildiği gidebildiği gibi, yanında da bir şeyler getirip götürebilir. ve bu Belkıs hikayesi ve, Belkıs'ın tahtının ışınlanması hikayesi eğer doğruysa, o zaman Hızır Aleyhisselam onun keşf olduğu zamana gidip, oradaki alet ile,  tank top  savaş ucagi ,savaş helikopteri,füzesi,.... ve daha kolay Fatih e Bilmem mesela helikopter alıp gelip İslam'ın bu zaferi daha kolay kazanmasına sebep olabilirdi. neden yapmamış, Neden böyle bir teknolojiye rastlanmadı. Hızır Kim? ya da  Hızır olmak ne? o zaman.

Ve bizim tarikimizde yani, Raşidi Tarikatında hızırlık bir makamdır, ve onun yaptığı görevde öyle Keramet mucize değildir. yardıma muhtaç birini gördüğün zaman, elini taşın altına koyup, yardım etmendir. Mesela sen  doktor isen, yolda kalbi durmuş birini görünce, bilgin ile hemen müdahale edip, Kalp masajı yaparaktan, onu tekrar hayata döndürmen işte sana bağış olmuş bir hizırlık görevi  ve sen bunu yapınca işte sen o kimsenin hızır'ı, yani yardımcısı ve, hazır ve nazır olan Allah'ı oldun ve, ona yeniden hayat bahşettin. O yüzden Hayatta hiç de öyle mucize ve kerametler, ve süpermenler, süper kahramanlar aramayın, Mehdi de öyle, hem de öyledir, yani süper kahrman yani, ve ama, Hemde öyle değildir. Bak  neredeyse  her güzel şey  akıl ile, ve Aklını kullan kullanan insan oğlu olarak, gökyüzünde, Tonlarca demiri  uçurmayı başardık, uçak yaptık, helikopteri icat ettik. bu mucize ve keramet ile değil cancağızım, bu akıl ile, ilim ile, ve aklını kullanan insanlar yaptı, bizimkiler gibi orada burada kabadayılık yapan, Osmanlıcılık taslayanlar değil, Kavga çıkaranlar değil, aklını kullanıp, ilim biimle uğraşanlar yaptı bunu. bak ne güzel, mesela 2 saatte Mekke'ye gidip geleceksin, Bilmem Amerika'ya 5 saatte gideceksin, Ne kadar güzel bir şey, Nasıl güzel bir buluş, güzel değilmi?

Yine Tonlarca demiri denizde yüzdürmesine başardılar ve, gemi yaptılar. gemi  mesela, Titanik gemisi gibi,  bir şehir  kadar büyük gemi yaptı bu insanoğlu.  Allah O gemiyi batıraraktan, İnsan oğlunun aklını hiçe saymış değil. Kur'an'da Öyle olsa, aklınızı kullanmaz mısınız, Etrafınıza bakmaz mısınız diye, Binlerce Kere ayetlerde bizi uyarirmiydı, Allah indinde Titanik ilmi hiçbir şey olsaydı. Halbuki Allah kullarının daha iyi dereceleri ulaşmasından memnun olan bir zati Kiram.

Dedik ki, insanın  serüveninde,  bir kan hücresi Ete döndü,  et el ve kol oldu,  sonra insan oldu Sonra insanda beyin, ve beyindeki akıl  halini aldı,  ve akıl çalıştığı vakit  bunları icat etti. Öyleyse mucize Keramet aramak boş iştir, hepsi et ve  kan tarafından, insanın yaptığı işlerdir bunlar. Bunun dışında mucize ve keramet aramak, ve kahraman aramak Hot vuruşluktur.

Zaten Allah  Hızır Aleyhisselam ile, Kimin ile kime karşı savaşıyor? veya kime? kime karşı yardım ediyor? karşımızdakiler kim? Biz kimiz? Allah kim? peki bu arada ki Hızır kim? sorular cevapsız. karşımızdakileri de yaratan Allah değil mi? Allah'ın düşmanları mı bunlar? Başka Allah lar mı var? Karşıdakiler kim? Allah'ın gücü nerede burada? onlar Allah'tan daha mı güçlüler ki, işleri böyle tersine çevirebiliyor lar? Peki Hızır Aleyhisselam zamanın son ileri noktasına kadar gidebiliyorsa, şu an bizim vaktimizde cep telefonu diye bir şey vardı, kolayca haberleşme aleti. Muhammed'e neden bir tane cep telefonu götürüp de Muhammed'i her şeyden haberdar etmedi, Muhammed e ve Ashabına birer tane cep telefonu, Depeyede bir tane anten dikip, Muhammed'i o devirde mucize ve keramet ile, daha iyi seviyelere getirmedi. Yok böyle bir şey kardeşim. her şey zamanında, ve zamanın giderlerine de uygun olaraktan halk ediliyor.  söyledik anlattık.  Muhammed, vaktindeki Ashabına Miraç'ta gördüğü Mehdi ve vaktini ballı ballı anlatınca, bütün Ashab yani onun yol arkadaşlari, ağzının suyu akarcasına orayı özledi, ve oraya gitmeyi istediler. Firavunlarada  Onun yani Mehdi nin Vakti gösterildi, Onların da ağzının suyu aktı, İşte o yüzden biz Ra'ya gideceğiz diyerekten kendilerini mumyalattılar. yani bir nevi bugünün insanlarinin, eger ilerde hastaliklarin caresi, ve ölümün caresi bulunursa, bizi yeniden kaldirsinlar düşüncesi ile bendelerini dondurtmalarinin, bir başka minvaldeki yöntemi ile, yani mumya yöntemi ile sakladilar,  RA ve Ra nin  vakti, altın çağ, işte bugün, Tek tab.. Mehdi nin Vakti. ve Buügnlerde mesela Ta.. denilen silah Keşfolduysa, bugünün iyileri de var kötüleri de var. cennet ile cehennem Ezvaç halinde, yani eş, birbirinin eşi, Öyle olunca, Cennet nerede? cehennemde orada. yahut tersiyle, Cehennem nerede? cennette orada. ve aynı minval ile, iyiler nerede? kötüler de orada. yahut yine tersiyle, kötüler nerede? İyiler de orada. işte hal böyle olunca, Tab.. Müminler de kullanıyor, kötüler de kullanıyor. Mümin ırzıni namusunu, vatanını ve milletini savunmak için, malını savunmak için kullanıyor. Kötüler ise, bir yeri soymak, birilerini haksız yere öldürmek,  teröristlik etmek için kullanıyor. Öyle olunca, gerçek Hızır'ın  ulaştığı derece ve makama ve ilme,  kötüler da ulaşmış olmalı, öyle olunca, işte haksız rekabet ederse Hızır Aleyhisselam, kötüler de aynı sistemi kullanıp, iyilere karşı haksız rekabet edeceklerinden, Allah Buna müsaade etmiyor. öyle Hızır Aleyhisselam'ın tank top ışınlamasina müsade etmiyor. Bu konuda bir tane teknolojik kalıntı bulabilir misiniz? yok. Hepsi masal ve hikaye halinde var ama, bir tane kalıntı yok, haksız rekabet kalıntısı da yok.

Ve Aslında Kur'an'da, Zaman Yolcuları olarak  Ashabı Kehf i tarif ediyor. ve onlar, zamanın içinde 300 sene kaybolan insanlar olaraktan gösterilir. Hatta o eski parayı birisine verip te, şehirden ekmek aldırma istemelerinin de, eski de geçen olay, zamanın sonunda, döndüklerinde olan olay değil,  zamanın içinde kayboldukları bir yerde olan bir olay. O nların ismi, zamanın 7 parçasının ismidir. zaman denen şeyin 7 tane parçası vardır, Bir tane de peyk, yani ay gibi uydusu vardır.
Zaman bir elementtir, kararlı bir element, 7 parçadan, 7 kattan oluşur, Yani aynı elektron yapısı gibi yedi kat, ve bir tane de en sondaki  köpek peyk yani uydu elektron. zamanda pendel eden gidip gelen elektron. ama bu "zehner diode"  dedikleri kaypak element yapısında değildir, bilakis  Kararlı bir elementtir, her bir parçasının ismi de, yemleyaha, mekselina, Mislina, mernuş, daberrnuş, Sazenuş, kefetatayyuş, ve birde köpekleri Kıtmir, O da neyi temsil ediyor Güneş sistemimizi. Ve Hazreti Muhammed dedi:
Ashabı Kehf Mehdi vakti geri dönecekler

  "İbni Merdüye, tefsirinde İbni Abbas hadisini merfu olarak tahric etti. O şöyle dedi:

    "Ashabı Kehf, Mehdi'nin yardımcıları olacaktır."

    İmam Ebu İshak Salebi Kur'an tefsirinin Ehli Kehf Kıssasını anlatırken diyor ki:

    "Mehdi çıktığı zaman, Ehli Kehf'e gidip selam verince, Allah onları diriltecek ve Mehdi'nin yanında yerlerini alacaklardır. Daha sonra yattıkları yere dönüp kıyamete kadar da kalkmazlar."

(Kitabü'l-Burhan, VI. Bölüm)

Yani demek ki, zamanda kayboldular, onlar ileri bir zamanda, zamanda yolculuk Keşfoldu ve, İlk Yolcular, bu Ashabı Kehf denen kimseler, ve onlar zamanın içinde kayboldular, ve zamanın içinde gezinirkenn  Mehdi vaktine de gelip geçecekler, sonra tekrar o zamanlarinada geri vardıklarında, bu zaman yolculuğu keşfini tamamlayacaklar. Mehdi vaktinde çıkacak olmaları ise, bu işin temellerinin Mehdi vaktinde atılacağını gösteriyor, onlar bize bunun yolunu gösterecekler, bu konuda . Onlar zamanda kaybolanlar, ve zamanın 7 parçacığının ismi onların ismi. Ve bu konuya şu açıklama ve tiyo ilede,  bu haftaki vazımızı Hitama erdireceğiz. ve insan bedeni kainatın prototipi olunca, elim ayağıma uzanmak için, uzandığında kaç saniye geçiyor ise, yahut Elin ile başına varmak ve başındaki saçına dokunmak için geçen zaman aralığı kaç saniye ise, insanlarda zman ve mekanda yolculuk, yani kainatın bir ucundan bir ucuna gidecek bir yolcunun yapacağı yolculuktaki geçirdiği ve geçireceği zaman,  bu zaman aralığı kadar olmalı ki, zamanda  ve mekanda yolculuk olabilsin,  zamanında gitmek istedigi yerine varabilsin. Böyle Hız yapabilecek bir araç lazım, onun isminede Burak deniyor.  Masanda bir bardak var, Ve sen o bardak ile kahve içeceksin, kahve bardağına elin varmadan önce, bakışın bardağa varıp geri dönüyor, varip geri dönüyor, ondan sonra elin bardağa uzanıyor, bir bakiş ve dalga ile bardağın yeri tespit ediliyor ve  dalga ve sinyal geri dönüyor, sonra elin bardaga gidiyor, tiyo aldınız mı? yani aracın içinde öyle bir sistem olacak ki, önce oraya bir dalga  sinyal gönderecek, ve oradan doğru cevap alınca, araç oraya gidecek, elin onu gördükten sonra bardağa uzanacak yani, ve bu zamanın parçalarını keşfedecek olan bilim adamına yardımcı olalım biraz da, ve bir karateci Karete yaparken, hasmından gelen bir harekete karşı koymak için yaptığı kontratakta, daha yumruk gelmeden, onu önleyecek bir atak yapması için, İçinde Bir His oluşuyor, ve  onun vücudu, o yumruktan  önce davranıyor ve kontraatak yapiyor, o hareketten önce davranıyor, İşte bu kontratak yaptıran biyolojideki parçacık,  ya da mikrobiyoloji, yani kainatın içindeki zaman parçalarından bir parçayı temsil ediyor.
Bunu bilen bulan bilim adamı, diğer parçaları da bulacaktır zaten. Ama bunun tehlikesi, işte Deccal vaktinde, bunun deccalın bulacağı. Biz bunu verdik de, Bizimkiler hala uyuyor, bunu bilip bulacak olan da Deccal aleyhillane olacak, Ona yol göstermiş olduk, ve o da zamanı durdurup  o zaman bir gün 1000 Gün Gibi zaman olacak dedikleri vakti erişeceğiz,

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Deccal çıkınca, kırk gün aranızda kalır, ve onun yani Deccalin, birinci günü bir senedir, ikinci günü bir ay, üçüncü günü bir hafta, dördüncü günü bir gündür."

( Hadis-i Şerif , Sahîh-i Muslim,Fethu'l-Kadîr, 1/156)

işte Rabbim o vakitte Sizlere  Mehdi ile yardım etsin. iyilerin yardımcısı sadece İyiler değildir, Bazen kötülerde İyilere yardım eder, burada Deccal da, bizim bu sistemi keşfetmemize yardım edecek olan adam olacak, o bizim için buluverecek inşallah, Aynen geçen hafta anlattığımız firavuna Musa'nın : "benim rabbim yemez içmez sıçmaz" demesi üzerine Yemeden içmeden sıçmadan Duran Firavun'un istidraç ederekten Nil nehrini istidrac ile ters arktırdığı gibi, yani tetikleme kuvveti, Biz de buradan deccalın zaman yolculuğunu keşfetmesini tetiklemiş olacağız, ve zamanın parçalarını bulunca, zamanı durduracak ve onu tekrar geri çalıştırması da basit bir şey değil, bu doğrultuda çalıştırmasını bilmiyor ki, arayıp da bulana kadar onu geri çalıştırmayı 1000 gün geçmiş olacak, 3 yıl gibi bir süre, 3 yıl içinde bulacak ve tekrar zamanı geri çalıştırmayı, zaman durunca, Nammazlari ne yapacagiz diye soran ashaba Hz. Muhammed  cevaben

Bunun üzerine ashaptan birisi: 'Bir sene kadar uzun olacak günde sadece beş vakit namaz kılmak yetecek midir?' diye sormuş, Hz. Peygamber de cevabında: 'Hayır, (vakit) takdirinde bulununuz.' buyurmuştur.

yani demekki vakit takdiri hesabui yapmamiz lazimmiş yani sabah ile öglen arasina şu günleri ölcü alipda ortalama olarak  5 saat dersek, ögle ile ikindi arasi 4 saat,  ikindi akşam arasi 3 saat ve akşam ile yatsi  arasida 1,5 sat olarak biliyoruz, ondan östeside sabaha kadar olan vakit yani bunlari topla 24 den cikar, oda yatsidan sabah kadar olan vakit, ve saaatler komple durarsa, kum saati işimize yaryacakdir onun durmasi diye birşey olmaz,  bunu ölcü alip namazlarimizi kilmmaz kifayet edecekdir yani.

Bazen kötüler de iyilere yardım eder, bazı kötü sandıklarımız bazen iyidir, her şerde de bir iylik bulunmuyormu hani, bulunuyor, Her icad ve  şey bulunup keşfolamk için işde vakit istiyor ve sabır istiyor kardeşim.

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

قَالَ يَا أَيُّهَا المَلَأُ أَيُّكُمْ يَأْتِينِي بِعَرْشِهَا قَبْلَ أَن يَأْتُونِي مُسْلِمِينَ  قَالَ عِفْريتٌ مِّنَ الْجِنِّ أَنَا آتِيكَ بِهِ قَبْلَ أَن تَقُومَ مِن مَّقَامِكَ وَإِنِّي عَلَيْهِ لَقَوِيٌّ أَمِينٌ  قَالَ الَّذِي عِندَهُ عِلْمٌ مِّنَ الْكِتَابِ أَنَا آتِيكَ بِهِ قَبْلَ أَن يَرْتَدَّ إِلَيْكَ طَرْفُكَ فَلَمَّا رَآهُ مُسْتَقِرًّا عِندَهُ قَالَ هَذَا مِن فَضْلِ رَبِّي لِيَبْلُوَنِي أَأَشْكُرُ أَمْ أَكْفُرُ وَمَن شَكَرَ فَإِنَّمَا يَشْكُرُ لِنَفْسِهِ وَمَن كَفَرَ فَإِنَّ رَبِّي غَنِيٌّ كَرِيمٌ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Kâle yâ eyyuhâl meleu eyyekum ye’tînî bi arşihâ kable en ye’tûnî muslimîn. Kâle ıfrîtun minel cinni ene âtîke bihî kable en tekûme min makâmike ve innî aleyhi le kaviyyun emîn. Kâlellezî indehu ilmun minel kitâbi ene âtîke bihî kable en yertedde ileyke tarfuke, fe lemmâ raâhu mustekırran indehu kâle hâzâ min fadlı rabbî, li yebluvenî e eşkur em ekfur(ekfuru), ve men şekere fe innemâ yeşkuru li nefsihî ve men kefere fe inne rabbî ganiyyun kerîm.

Meali :

Hz Süylemn mektubunda belkisa dediki : bak müslüman ol (benim allahima inan ki, benim allahimin kitabindaki verdiği ilim ile biz ) sen gelmeden biz senin tahtini buraya getirmiş olacagiz. (Belkisa)ve Canlilardan bir fert dediki sen daha makamindan kalkmadan sana onu buraya getirim bu gücü bildigime inaniyorum dedi.ve orada onun yaninda kitapdaki bir ilim ile onu ve o daha geri dönmeden omnun tahtini ona getirdi ve bunu gören belksin bu ancak rabbin fazli ilimidir dedi ve iman etti,( yani önce belkisi getirdi ve, daha belkis geri dönmedende tahtini onun yanin getirdi ki, mucize gibi oldu, onun yaninda. yani iim ile ve ilim ise Işinlanma ilmi işte.

(Sadakallahul Aziym NEML Suresi 38,39, 40. ayet)

Belkisin tahtının ışınlanması meselesinde de Kur'an'da geçen ayet de diyor ki kitaptan bilgisi olan birisi bunu alıp getirdi diye tarif ediyor, ilim sahibi kimse, yani aklını çalıştıran, aklını çalıştıran bir adam bunu yapacak diye tarif ediyor, O zaman Süleyman Aleyhisselam geçmişte mi yaşadı yoksa, ışınlanmanın keşfe olduğu vakit olan gelecekte mi yaşadı. zaman nasıl bir şey o zaman. Süleyman Aleyhisselam mi önce Muhammed mi önce? Süleyman Aleyhisselam gelecek de mi, geçmişte mi? teknoloji geçmişte mi vardı, gelecekte mi var, şu anda bizim vaktimizde mi? ve Süleyman Aleyhisselam bu teknolojiye erdiyse, o zaman Süleyman aleyhis selam gelecekte yaşamış olması lazım değil mi? o zaman  Kuranı Kerim bize geçmişten mi bahsediyor? yoksa Gelecekten mi bahsediyor? Zamanin parçalarına bulup zamanı da bu vakitte durduracak olan Deccal vakti bu vakit ise, onun ZIDDI veya EZVACI olan Hz MEhdi de Bu vakite kaim demek olur.  o zaman altın çağ da bu Vakit demek ki.  Daha sizler hangi cennet ararsınız, hangi Altınçaği ararsınız? Kuran da ki yeryüzüne Salih kullarım hakim olacak, varis olacak buyurdu cenabi mevla, Mehdi ile onun Ashabi vaktinde  de, İyiler olduğu gibi, kötüler de var, Cennet burada olduğu gibi, cehennem ve cehennemlikler de burada var. cehennemi dolduranlar cehennemlikler, cenneti dolduranlar da cennetlikler. cehennemliklere cehennemde yaşayacak  yer varsa, o zaman onlarda burada yaşayorlar zaten,  onlar bir grupta,  Bizler de başka  bir grubuz.


Ve son noktayı da yine kader ve senaryo yazma meselesiyle koyalım. ve kader bahsi ve Kadir Gecesi. Yani karar gecesi. ve senin karar ve Kadir kitabının. yani kader kitabının indiği gece.  ve bunu Hocanın Birisi diyor ki:  Eger bir ayeti sen duymadin ve ögrenmedin ise, o ayet sana henüz inmedi daha, o ayeti bilmiyorsan yaşamadıysan henüz sana inmedi, sonra  herkes yani  başka Hayatlar insanlara bu ayet ayri ayri binlerce kere her gün her inmekde diyor, yani Kur'an  her an yeninden inzal olup iniyor. Kadir Gecesi her an ve her gün diyor. Halbuki Kadir Gecesi bir gece, karar gecesi, bu gece senin bütün senaryonun sana teslim olduğu geceye Kadir Gecesi diyoruz, Senin hakkında yapacağın edecegin herşeyin icinde yazili olan kader kitabin yada seneryo kitabin, hayat kitabin, senin senaryo kitabin yazilmiş bitirilmiş, Ve artık oynaman için sana teslim olduğu gece, Kadir Gecesi, senin Kadir Gecen.  o bir gece, ve senaryondaki  50. sayfadaki yazani  50. sayfanı, mesela 20 yaşınin 6 ay sonrasinda ve  21 gecesinde okumuş olman,  o kader kitabınin 1 defa da ve baştan sana verilmiş seneryo kitabin olmasına, ve bir gecede  indirilmiş olmasına engel değil. Çünkü kitabın bütünü Sana verildi ki, sen kitabını okumaya başladığın zaman, o Sayfaya gelip de, o  20 yaşınin altıncı ayında 21. gecesinde okumuş olman bunu degiştirmez yani. karar kitabının senin hakkında verilen kararların bulunduğu kitabın, bir defa inmesine engel değil, senin onu hemen 3 ayda, yahut 6 ayda, yahut  21 senede, yada 40 yaşına kadar okumuş olman bunu degiştrimez yani.

Ve bu çağ, Altınçağ demektir,

Rabbim gönüllerinizin bir köşesine, bir odasına, Mehdi'nin kim olduğunu Nakşetsin de, kalbinizden ve içinizden o nun kim olduğunu bilin, fakat dışınıza vurmayın O nun kim olduğunu, dışınızdan söylemeyin, ibraz etmeyin ki, hedef tahtası olaraktan, oklarının hedefi olacak kimse olaraktan, o nu hedef göstermeyin kimseye.
------------
DiPNOTLAR:
[1] kozmikanafor com/isik-renk-algimiz



--oOo---


أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 6 Ocak 2019 Pazar

Original Kar © glan


DEVAMINA BAK

Raşit Tunca Fotoğrafları -  V270520262001-P7

   

   

   

   

   

   

Başağaçlı ;Raşit Tunca ; Karoglan Hoca; Kimdir?; Biyografisi;Karoglan;Kar©glan;Başağaçlı Raşit Tunca;Başağaçlı Raşit ;Tunca;hacelilerin Raşit ;hacialinin mustafanin oglu;karakuyu;Başağaç;sandikli;afyon;afyon karahisar;tükiye;türkei;turkey; Başağaçlı Raşit Tunca Fotoğrafları; Karoglan Hoca Fotoğrafları;Raşit Tunca Fotoğrafları;Raşit Tunca; Raşit; Tunca; Rasit;Rasit Tunca; Karoglan; Karoglan Hoca; Karoglan; Nurfelak; imageman; Başağaçlı Raşit Tunca;Raşit Tunca;Rasit;Rasit Tunca;Başağaçlı;Karoglan Hoca; Kimdir?;Raşit Tunca Biyografisi;Karoglan;Kar©glan;Başağaçlı Raşit Tunca;Başağaçlı Raşit;Tunca;Hacelilerin Raşit ;Hacı Ali'nin Mustafanın Oğlu;Karakuyu;Başağaç;Sandıklı;Afyon;Afyon Karahisar;Tükiye;Türkei;Turkey;Nostalji Fotoğraflar;Türkiyeli Raşit Tunca;Avusturyalı Raşit Tunca; Avrupalı Raşit Tunca;Gmünd'lü Raşit Tunca;Schrems'li Raşit Tunca;Sandıklılı Raşit Tunca;Afyonlu Raşit Tunca;Egeli Raşit Tunca;Afyonlu Raşit;Avusturyalı Raşit;Türkiyeli Raşit;Sandıklılı Raşit;Afyonlu Raşit;Raşidi Tarikatının Kurucusu;Raşidi Tarikatının Şeyhi;Raşidi Tarikatının imamı;Raşidi Tarikatı;Raşidi Yolu;Raşidi Yolunun Kurucusu;Raşidi Zikri;Raşidi Tarikatı Zikir Evradı;Raşidi Tarikatı Forumu;Raşidi Tarikatı Web Adresi;Raşidi Tarikatı internet Sayfası;Raşid;Raşit;imageman;Nurfelak;Efsane1 Türk;Raşit Tunca Fotoğrafları;Raşit Tunca Resimleri;Raşit Tunca Resimi;Raşit Tunca Fotoğrafı;Başağaçlı Raşit Tunca;Karoglan Başağaçlı Raşit Tunca;Karoglan Raşit;Raşit Tunca;Kar©glan;Karoglan;Nurfelak;imageman;Başağaçlı;Başağaçlı Raşit;Raşit;Tunca;
DEVAMINA BAK

Raşit Tunca Fotoğrafları -  V270520262001-P6

   

   

   

Başağaçlı ;Raşit Tunca ; Karoglan Hoca; Kimdir?; Biyografisi;Karoglan;Kar©glan;Başağaçlı Raşit Tunca;Başağaçlı Raşit ;Tunca;hacelilerin Raşit ;hacialinin mustafanin oglu;karakuyu;Başağaç;sandikli;afyon;afyon karahisar;tükiye;türkei;turkey; Başağaçlı Raşit Tunca Fotoğrafları; Karoglan Hoca Fotoğrafları;Raşit Tunca Fotoğrafları;Raşit Tunca; Raşit; Tunca; Rasit;Rasit Tunca; Karoglan; Karoglan Hoca; Karoglan; Nurfelak; imageman; Başağaçlı Raşit Tunca;Raşit Tunca;Rasit;Rasit Tunca;Başağaçlı;Karoglan Hoca; Kimdir?;Raşit Tunca Biyografisi;Karoglan;Kar©glan;Başağaçlı Raşit Tunca;Başağaçlı Raşit;Tunca;Hacelilerin Raşit ;Hacı Ali'nin Mustafanın Oğlu;Karakuyu;Başağaç;Sandıklı;Afyon;Afyon Karahisar;Tükiye;Türkei;Turkey;Nostalji Fotoğraflar;Türkiyeli Raşit Tunca;Avusturyalı Raşit Tunca; Avrupalı Raşit Tunca;Gmünd'lü Raşit Tunca;Schrems'li Raşit Tunca;Sandıklılı Raşit Tunca;Afyonlu Raşit Tunca;Egeli Raşit Tunca;Afyonlu Raşit;Avusturyalı Raşit;Türkiyeli Raşit;Sandıklılı Raşit;Afyonlu Raşit;Raşidi Tarikatının Kurucusu;Raşidi Tarikatının Şeyhi;Raşidi Tarikatının imamı;Raşidi Tarikatı;Raşidi Yolu;Raşidi Yolunun Kurucusu;Raşidi Zikri;Raşidi Tarikatı Zikir Evradı;Raşidi Tarikatı Forumu;Raşidi Tarikatı Web Adresi;Raşidi Tarikatı internet Sayfası;Raşid;Raşit;imageman;Nurfelak;Efsane1 Türk;Raşit Tunca Fotoğrafları;Raşit Tunca Resimleri;Raşit Tunca Resimi;Raşit Tunca Fotoğrafı;Başağaçlı Raşit Tunca;Karoglan Başağaçlı Raşit Tunca;Karoglan Raşit;Raşit Tunca;Kar©glan;Karoglan;Nurfelak;imageman;Başağaçlı;Başağaçlı Raşit;Raşit;Tunca;
DEVAMINA BAK

Raşit Tunca Fotoğrafları -  V270520262001-P5

   

   

   

Başağaçlı ;Raşit Tunca ; Karoglan Hoca; Kimdir?; Biyografisi;Karoglan;Kar©glan;Başağaçlı Raşit Tunca;Başağaçlı Raşit ;Tunca;hacelilerin Raşit ;hacialinin mustafanin oglu;karakuyu;Başağaç;sandikli;afyon;afyon karahisar;tükiye;türkei;turkey; Başağaçlı Raşit Tunca Fotoğrafları; Karoglan Hoca Fotoğrafları;Raşit Tunca Fotoğrafları;Raşit Tunca; Raşit; Tunca; Rasit;Rasit Tunca; Karoglan; Karoglan Hoca; Karoglan; Nurfelak; imageman; Başağaçlı Raşit Tunca;Raşit Tunca;Rasit;Rasit Tunca;Başağaçlı;Karoglan Hoca; Kimdir?;Raşit Tunca Biyografisi;Karoglan;Kar©glan;Başağaçlı Raşit Tunca;Başağaçlı Raşit;Tunca;Hacelilerin Raşit ;Hacı Ali'nin Mustafanın Oğlu;Karakuyu;Başağaç;Sandıklı;Afyon;Afyon Karahisar;Tükiye;Türkei;Turkey;Nostalji Fotoğraflar;Türkiyeli Raşit Tunca;Avusturyalı Raşit Tunca; Avrupalı Raşit Tunca;Gmünd'lü Raşit Tunca;Schrems'li Raşit Tunca;Sandıklılı Raşit Tunca;Afyonlu Raşit Tunca;Egeli Raşit Tunca;Afyonlu Raşit;Avusturyalı Raşit;Türkiyeli Raşit;Sandıklılı Raşit;Afyonlu Raşit;Raşidi Tarikatının Kurucusu;Raşidi Tarikatının Şeyhi;Raşidi Tarikatının imamı;Raşidi Tarikatı;Raşidi Yolu;Raşidi Yolunun Kurucusu;Raşidi Zikri;Raşidi Tarikatı Zikir Evradı;Raşidi Tarikatı Forumu;Raşidi Tarikatı Web Adresi;Raşidi Tarikatı internet Sayfası;Raşid;Raşit;imageman;Nurfelak;Efsane1 Türk;Raşit Tunca Fotoğrafları;Raşit Tunca Resimleri;Raşit Tunca Resimi;Raşit Tunca Fotoğrafı;Başağaçlı Raşit Tunca;Karoglan Başağaçlı Raşit Tunca;Karoglan Raşit;Raşit Tunca;Kar©glan;Karoglan;Nurfelak;imageman;Başağaçlı;Başağaçlı Raşit;Raşit;Tunca;
DEVAMINA BAK

Raşit Tunca Fotoğrafları -  V270520262001-P4

   

   

   

   

   

   

   

   

   

Başağaçlı ;Raşit Tunca ; Karoglan Hoca; Kimdir?; Biyografisi;Karoglan;Kar©glan;Başağaçlı Raşit Tunca;Başağaçlı Raşit ;Tunca;hacelilerin Raşit ;hacialinin mustafanin oglu;karakuyu;Başağaç;sandikli;afyon;afyon karahisar;tükiye;türkei;turkey; Başağaçlı Raşit Tunca Fotoğrafları; Karoglan Hoca Fotoğrafları;Raşit Tunca Fotoğrafları;Raşit Tunca; Raşit; Tunca; Rasit;Rasit Tunca; Karoglan; Karoglan Hoca; Karoglan; Nurfelak; imageman; Başağaçlı Raşit Tunca;Raşit Tunca;Rasit;Rasit Tunca;Başağaçlı;Karoglan Hoca; Kimdir?;Raşit Tunca Biyografisi;Karoglan;Kar©glan;Başağaçlı Raşit Tunca;Başağaçlı Raşit;Tunca;Hacelilerin Raşit ;Hacı Ali'nin Mustafanın Oğlu;Karakuyu;Başağaç;Sandıklı;Afyon;Afyon Karahisar;Tükiye;Türkei;Turkey;Nostalji Fotoğraflar;Türkiyeli Raşit Tunca;Avusturyalı Raşit Tunca; Avrupalı Raşit Tunca;Gmünd'lü Raşit Tunca;Schrems'li Raşit Tunca;Sandıklılı Raşit Tunca;Afyonlu Raşit Tunca;Egeli Raşit Tunca;Afyonlu Raşit;Avusturyalı Raşit;Türkiyeli Raşit;Sandıklılı Raşit;Afyonlu Raşit;Raşidi Tarikatının Kurucusu;Raşidi Tarikatının Şeyhi;Raşidi Tarikatının imamı;Raşidi Tarikatı;Raşidi Yolu;Raşidi Yolunun Kurucusu;Raşidi Zikri;Raşidi Tarikatı Zikir Evradı;Raşidi Tarikatı Forumu;Raşidi Tarikatı Web Adresi;Raşidi Tarikatı internet Sayfası;Raşid;Raşit;imageman;Nurfelak;Efsane1 Türk;Raşit Tunca Fotoğrafları;Raşit Tunca Resimleri;Raşit Tunca Resimi;Raşit Tunca Fotoğrafı;Başağaçlı Raşit Tunca;Karoglan Başağaçlı Raşit Tunca;Karoglan Raşit;Raşit Tunca;Kar©glan;Karoglan;Nurfelak;imageman;Başağaçlı;Başağaçlı Raşit;Raşit;Tunca;
DEVAMINA BAK

Raşit Tunca Fotoğrafları -  V270520262001-P3

   

   

   

   

   

   


Başağaçlı ;Raşit Tunca ; Karoglan Hoca; Kimdir?; Biyografisi;Karoglan;Kar©glan;Başağaçlı Raşit Tunca;Başağaçlı Raşit ;Tunca;hacelilerin Raşit ;hacialinin mustafanin oglu;karakuyu;Başağaç;sandikli;afyon;afyon karahisar;tükiye;türkei;turkey; Başağaçlı Raşit Tunca Fotoğrafları; Karoglan Hoca Fotoğrafları;Raşit Tunca Fotoğrafları;Raşit Tunca; Raşit; Tunca; Rasit;Rasit Tunca; Karoglan; Karoglan Hoca; Karoglan; Nurfelak; imageman; Başağaçlı Raşit Tunca;Raşit Tunca;Rasit;Rasit Tunca;Başağaçlı;Karoglan Hoca; Kimdir?;Raşit Tunca Biyografisi;Karoglan;Kar©glan;Başağaçlı Raşit Tunca;Başağaçlı Raşit;Tunca;Hacelilerin Raşit ;Hacı Ali'nin Mustafanın Oğlu;Karakuyu;Başağaç;Sandıklı;Afyon;Afyon Karahisar;Tükiye;Türkei;Turkey;Nostalji Fotoğraflar;Türkiyeli Raşit Tunca;Avusturyalı Raşit Tunca; Avrupalı Raşit Tunca;Gmünd'lü Raşit Tunca;Schrems'li Raşit Tunca;Sandıklılı Raşit Tunca;Afyonlu Raşit Tunca;Egeli Raşit Tunca;Afyonlu Raşit;Avusturyalı Raşit;Türkiyeli Raşit;Sandıklılı Raşit;Afyonlu Raşit;Raşidi Tarikatının Kurucusu;Raşidi Tarikatının Şeyhi;Raşidi Tarikatının imamı;Raşidi Tarikatı;Raşidi Yolu;Raşidi Yolunun Kurucusu;Raşidi Zikri;Raşidi Tarikatı Zikir Evradı;Raşidi Tarikatı Forumu;Raşidi Tarikatı Web Adresi;Raşidi Tarikatı internet Sayfası;Raşid;Raşit;imageman;Nurfelak;Efsane1 Türk;Raşit Tunca Fotoğrafları;Raşit Tunca Resimleri;Raşit Tunca Resimi;Raşit Tunca Fotoğrafı;Başağaçlı Raşit Tunca;Karoglan Başağaçlı Raşit Tunca;Karoglan Raşit;Raşit Tunca;Kar©glan;Karoglan;Nurfelak;imageman;Başağaçlı;Başağaçlı Raşit;Raşit;Tunca;
DEVAMINA BAK

ALLAH
Allah

BAYRAK
TC.Bayrak

WEB-TUNCA
Radyo Karoglan

Foruma Misafir Olarak Gir


Forumda Neler Var


Karoglan-Raşit Tunca - Dini - islami - Dini Resim - FIKIH - Kuran - Sünnet - Tasavvuf - BAYRAK - Milli - Eğlence - PNG - JPEG - GIF - WebButtons - Vaaz - Sohbet - Siyeri Nebi - Evliyalar - Güzel Sözler - Atatürk - Karoglan Hoca - Dini Bilgi - Radyo index - Sanal Dergi




GALATASARAY
G A L A T A S A R A Y

FENERBAHÇE

F E N E R B A H C E

BEŞiKTAŞ
B E Ş i K T A Ş

TRABZONSPOR
T R A B Z O N S P O R

MiLLi TAKIM
M i L L i T A K I M

ETKiNLiKLERiMiZ


"Peygamberimiz Buyurdular ki Birbirinize Temiz ağız ile Dua edin. Bizde Sayfamızı ziyaret edenlerin ve bu bölümü ziyaret edenlerin kendilerinin Ruhaniyetine, geçmişlerinin Ruhuna Yasin Okuyup hediye ediyoruz Tıkla, ya sende oku yada okunmuş Yasinlerden Nasibini Al"
(Raşit Tunca)



MEVLANA'DAN
"Kula Bela Gelmez Hak Yazmadıkca,
Hak Bela Yazmaz Kul Azmadıkca,
Hak intikamını,
Kulunun Eliyle Alır da,
Bilmiyenler Kul Yaptı Sanır."

(Hz. Mevlana)



TOPLIST
AraBul Efsane TB-List Tiryaki Tlist-K Web-Tunca