MUHAMMED
Muhammed

BAYRAK
TC.Bayrak

Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemize gönderi yapmadan önce kayıt olmanız gerekmektedir.

Kullanıcı Adı
  

Şifre
  





Forum İstatistikleri
» Toplam Üye: 7
» En Son Üye: Fatma
» Toplam Konular: 650
» Toplam Yorumlar: 991

Ayrıntılı İstatistikler

DOWNLOADEN


"Downloaden Bölümümüzden BEDAVA Grafik Paketleri, E-Kitaplar ve Bedava Bilgisayar Programlarını Tek TIKLA BEDAVA indirebilirsiniz"
(Raşit Tunca)




AYET
"Yeryüzüne muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır"
ENBİYA Suresi 105

FELSEFEMiZ
"iSLAM OKUMAK YAZMAK YADA ÇiZMEK DEĞiLDiR,
Yahutta O Hadis şöyle, Bu Ayette böyle diyor Diye Papağanlıkda Değildir.
islam Kuranı ve sünneti HAYATINA TATBiK edip,
Onunla Yaşayabilmekdir"

(Karoglan Raşit Tunca Sözü)

Raşit Tunca Sözü
"Yüzme bilmek Denizden çıkmana fayda vermez, taaki yüzme biliyorsan, denizedee düştüysen, ellerini, kollarını, ayaklarını çırpacaksın, ve birde tutuncak dal bulacak, tutunup çıkacaksın. ilimde böyledir, bir ilmi bilmek fayda etmez, taaki, onu hayatında tatbik edesiye, Dinde böyledir, din bilmek imanını kurtarmaz, taaki, ne zaman, bildiğin öğrendiğin dinini hayatında tatbik edip, yaşadın, o zaman belki kurtulursun."
(Karoglan Raşit Tunca Sözü)

GÜZEL SÖZ
"Bazen Hata Yapıvermek, Doğruyu bulmanın ilk Basamağıdır."
(Başağaçlı Raşit Tunca Sözü)



Raşit Tunca Fotoğrafları -  V270520262001-P2

   

   

   

   

   

   

   

   

   

   

   

   

Başağaçlı ;Raşit Tunca ; Karoglan Hoca; Kimdir?; Biyografisi;Karoglan;Kar©glan;Başağaçlı Raşit Tunca;Başağaçlı Raşit ;Tunca;hacelilerin Raşit ;hacialinin mustafanin oglu;karakuyu;Başağaç;sandikli;afyon;afyon karahisar;tükiye;türkei;turkey; Başağaçlı Raşit Tunca Fotoğrafları; Karoglan Hoca Fotoğrafları;Raşit Tunca Fotoğrafları;Raşit Tunca; Raşit; Tunca; Rasit;Rasit Tunca; Karoglan; Karoglan Hoca; Karoglan; Nurfelak; imageman; Başağaçlı Raşit Tunca;Raşit Tunca;Rasit;Rasit Tunca;Başağaçlı;Karoglan Hoca; Kimdir?;Raşit Tunca Biyografisi;Karoglan;Kar©glan;Başağaçlı Raşit Tunca;Başağaçlı Raşit;Tunca;Hacelilerin Raşit ;Hacı Ali'nin Mustafanın Oğlu;Karakuyu;Başağaç;Sandıklı;Afyon;Afyon Karahisar;Tükiye;Türkei;Turkey;Nostalji Fotoğraflar;Türkiyeli Raşit Tunca;Avusturyalı Raşit Tunca; Avrupalı Raşit Tunca;Gmünd'lü Raşit Tunca;Schrems'li Raşit Tunca;Sandıklılı Raşit Tunca;Afyonlu Raşit Tunca;Egeli Raşit Tunca;Afyonlu Raşit;Avusturyalı Raşit;Türkiyeli Raşit;Sandıklılı Raşit;Afyonlu Raşit;Raşidi Tarikatının Kurucusu;Raşidi Tarikatının Şeyhi;Raşidi Tarikatının imamı;Raşidi Tarikatı;Raşidi Yolu;Raşidi Yolunun Kurucusu;Raşidi Zikri;Raşidi Tarikatı Zikir Evradı;Raşidi Tarikatı Forumu;Raşidi Tarikatı Web Adresi;Raşidi Tarikatı internet Sayfası;Raşid;Raşit;imageman;Nurfelak;Efsane1 Türk;Raşit Tunca Fotoğrafları;Raşit Tunca Resimleri;Raşit Tunca Resimi;Raşit Tunca Fotoğrafı;Başağaçlı Raşit Tunca;Karoglan Başağaçlı Raşit Tunca;Karoglan Raşit;Raşit Tunca;Kar©glan;Karoglan;Nurfelak;imageman;Başağaçlı;Başağaçlı Raşit;Raşit;Tunca;
DEVAMINA BAK

Raşit Tunca Fotoğrafları -  V270520262001-P1

   

   

   

   

   

   

   

   

   

   

   

   

   

Başağaçlı ;Raşit Tunca ; Karoglan Hoca; Kimdir?; Biyografisi;Karoglan;Kar©glan;Başağaçlı Raşit Tunca;Başağaçlı Raşit ;Tunca;hacelilerin Raşit ;hacialinin mustafanin oglu;karakuyu;Başağaç;sandikli;afyon;afyon karahisar;tükiye;türkei;turkey; Başağaçlı Raşit Tunca Fotoğrafları; Karoglan Hoca Fotoğrafları;Raşit Tunca Fotoğrafları;Raşit Tunca; Raşit; Tunca; Rasit;Rasit Tunca; Karoglan; Karoglan Hoca; Karoglan; Nurfelak; imageman; Başağaçlı Raşit Tunca;Raşit Tunca;Rasit;Rasit Tunca;Başağaçlı;Karoglan Hoca; Kimdir?;Raşit Tunca Biyografisi;Karoglan;Kar©glan;Başağaçlı Raşit Tunca;Başağaçlı Raşit;Tunca;Hacelilerin Raşit ;Hacı Ali'nin Mustafanın Oğlu;Karakuyu;Başağaç;Sandıklı;Afyon;Afyon Karahisar;Tükiye;Türkei;Turkey;Nostalji Fotoğraflar;Türkiyeli Raşit Tunca;Avusturyalı Raşit Tunca; Avrupalı Raşit Tunca;Gmünd'lü Raşit Tunca;Schrems'li Raşit Tunca;Sandıklılı Raşit Tunca;Afyonlu Raşit Tunca;Egeli Raşit Tunca;Afyonlu Raşit;Avusturyalı Raşit;Türkiyeli Raşit;Sandıklılı Raşit;Afyonlu Raşit;Raşidi Tarikatının Kurucusu;Raşidi Tarikatının Şeyhi;Raşidi Tarikatının imamı;Raşidi Tarikatı;Raşidi Yolu;Raşidi Yolunun Kurucusu;Raşidi Zikri;Raşidi Tarikatı Zikir Evradı;Raşidi Tarikatı Forumu;Raşidi Tarikatı Web Adresi;Raşidi Tarikatı internet Sayfası;Raşid;Raşit;imageman;Nurfelak;Efsane1 Türk;Raşit Tunca Fotoğrafları;Raşit Tunca Resimleri;Raşit Tunca Resimi;Raşit Tunca Fotoğrafı;Başağaçlı Raşit Tunca;Karoglan Başağaçlı Raşit Tunca;Karoglan Raşit;Raşit Tunca;Kar©glan;Karoglan;Nurfelak;imageman;Başağaçlı;Başağaçlı Raşit;Raşit;Tunca;
DEVAMINA BAK
[Resim: 88efedbc1d.png]

Ögel  Ana  Sünneti Nedir? Bu Sünnete ittiba Neden Gerekli?

Ögel  Ana  Sünneti

Merhaba dostlar bir makalede daha beraberiz
Dünyamız Güneşle birlikte galaksimizin ana Yıldızı etrafında bir tur atmasına “asır” ya da “Yüzyıl” diyoruz  zaman birimi olaraktan. işte aynen bizim yengeç dönencesi ve oğlak dönencesi gibi, birisi horizontal, birisi de vertikal hareketimizin olması sebebiyle, işte güneşimiz de dünyamız ve diğer gezegenleri, galaksinin ana Yıldızı etrafında, bir vertikal, Bir de horizontal olaraktan Tur attırır. işte bunu anlatmıştık, U dönüşü olan bir virajda, sağdan gitme kuralı olan, trafik yasası olan bir ülkede, sağdan giderken, U dönüşü yapıp geri döndüğümüzde, sağımız sol, solumuz sağ olacaktır, işte ana yıldızın etrafından dönüp, aynen yazdan Sonbahara, veyahut da kıştan ilkbahara dönüş olan, Dönence zamanlarında, yahut da 21 Aralık gibi ve 21 Haziran, veyahut da 23 Eylül 21 Mart gibi, Ekinoks veya dönencelerin olduğu zamanlarda, bizim sistemimizde, Dünyamız güneşin etrafından dönüp, sırtını dönüp geri gitmekte, veyahut  dünya güneşe doğru yaklaşmakta veya uzaklaşmakta, işte bu Dönence ve Ekinoks zamanlarından birisinde hareket yaklaşaraktan, güneşe doğru birisinde ise uzaklaşaraktan ve genişleyerekten, güneşe sırtını dönüp Karanlığa doğru hareket vardır. birisinde Havalar soğur, birisinde havalar ısınır, işte aynı sistem, bütün Yıldız sistemlerinde mevcuttur, çekim kuvvetine göre, yıldızın çekim kuvvetine göre, gezegenleri ve uyduları o şekilde kendi haznesinde tutup, kendisiyle birlikte, ana galaksinin etrafında tur atarlar,  ve bu nebulanin, gaz kütlesi şeklinde görülen, uzaktan baktığımızda Nebula dediğimiz, gaz kütlesi sandığımız bir görsel oluşturur, Halbuki o yaklaştığımızda, daha büyük bir teleskopla baktığımızda, içinde yıldızlardan oluşmuş sistemlerin hareketinden dolayı, öyle bir görsel oluştuğunu anlayabiliriz, ama çok büyük teleskoplar lazım ki, Görüntüyü büyütebilelim, ve oradaki yıldızların ve gezegenlerin bize gönderdiği sinyalleri algılayabilelim. işte her Yüzyıl bizim sistemimizdeki güneşimizin galaksinin ana yıldızının etrafındaki dönüşü, Asır veya Yüzyıl olaraktan tarif ediliyor ki, bunun da İslam kaynaklarından delili, Peygamberimiz Her yüzyılda, yani her asır da dini yenileyici bir müceddidii Allah dünyaya gönderir, buyuruyor hadisi şerifte. işte buradaki her Yüzyıl yani Asır, işte ümmeti necat’ın imamı olan kimsedir o müceddit olan kimse, dindeki kaymaları ve bozulmaları düzeltip, veyahut da gündeme göre yeni gelişen teknolojiye ve ahlaka uygun fetvalar ve Allah’ın kurallarına ve insanlığa faydalı olacaktan gerekli kuralları ve yaşama tarzını ve ahlakını geliştiren kimselerdir Bu kimseler. ve bu kimselere uyulduğu takdirde, işte ümmeti Necat, yani kurtulanlar ümmeti, yahut da kurtulanlar milleti veya grubu denilen, o zamanın turun sonu olan  yok oluşundan ve helakında geriye kalan, geriye sağlam kalan kimselerin oluşturduğu gruba verilen isim “ümmeti necat”tır. işte o da, zamanın imamına uymakla olabilecek, ve kurtuluşa erebilecek kimseler demektir, ve o zaman her Kutup taklasında, İşte bu U dönüşünü, bunu “Kutup taklası” olaraktan dile getiriyoruz bizler bugün, çünkü dedim ya U dönüşü yaptığımız zaman sağlar sol,  sol lar da sağ olacaktır. bu Aynen dünyaya gelen çocuğun anne karnında doğmadan önce kafası aşağı gelecek şekilde takla atmasını andırır. işte bu galaksideki de aynen öyle, yaratıldığında takla atabilen çocuklar normal dediğimiz çocuklardır, takla atması gerektiğini bilemeyen, ve Ayakları Üstünde dünyaya gelmeye çalışan çocuklar ise, sisteme ters olan ocuklar, yani galaksimizde iki tane yıldız vardır sisteme ters (Neptün ve Venüs) Bu da galaksimizde iki tane dönüş vardır, Ekinoks ve Dönence şeklinde her ikisinde de iki ayrı Kutupta hareket eder Dünyamız güneşin etrafında, birisinde dediğimiz gibi uzaklaşaraktan genişleyerekten birisinde yaklaşaraktan ve daralaraktan hareket eder elipsel yörüngesinde işte buradaki U dönüşü yaptığında sağlar sol sollar sağ olacaktır bu iki gezegen de bize  dönmemiz gereken yere geldigmizde bizim artik geri dönememiz gerektiğini bildiren yada sağlayan iki  ters dönen gezegen, bu demek olur ki, dünyamız  o menzile varınca geri döndüren çarkdır, kuran da raad suresi diye isimlendirilir Bunun ismi.  Bizler de “Kutup taklası” tarifini böyle yapıyoruz, ve bu yengeç dönencesi Horizontal bir hareket olduğu için galaksimizde, 21 mart, güneşe dikey bir hareket olduğu için, bunda  her turda bir defa vertikal yükselme meydana gelir, ve onca galaksi üstümüzdedir, aslında gökyüzüne baktığımızda, Bütün yıldızları biz sanki üstümüzde gibi görüyoruz, fakat hayır öyle değil, Çünkü Dünyanın yuvarlak olması sebebiyle, Afrika’dan bakan birisinin Gökyüzüne bakış yönüyle, Rusya’dan bakan birisinin gökyüzüne bakış yönü aynı olmadığı gibi, birisi yukarıya birisi aşağıya baktığı için, Onun üst dediği Yukarısı dediği yer, Rusya’nın altında kaldı,ve afrika’dakinin üst dediği Yukarısı dediği yerde Rusya’nın altında, ikisi ters kutuplu olaraktan, birisi öbürünün altında, birisi üstünde şeklinde bir bakış açısı vardır. O yüzden işte bu vertikal hareket veya horizontal hareketle, işte Yukarısı dediğimiz yer yani, vertikal yükselme yaparken ki gökyüzü olaraktan gördüğümüz yerdeki, ana Kutup yıldızı, galaksimizi devir ettiren bir kara delik şeklindedir. Bir nevi manevra yaptıran, o spiral dönüşü yapmamızı sağlayan, çekim kuvvetine sahip, dalganın Merkezi, Aynen bir çubuk ya da Değnek alıp, suyun içinde sümüklü böcek şeklinde bir dalga oluşturmaya benzer. İşte bu dalgayı oluşturan merkeze Biz Kutup yıldızı Diyoruz ki, o da radyasyon yıldızıdır, ve Radyasyon yayar. Bizim vertikal yükselmemizde ki, her yükselişte, ona bir adım daha yaklaşırız, Eğer, Aynen bizim sistemimizdeki 21 Haziran’a gidiş gibi hareketimiz dolduğu zaman, spiral DNA sarmalı yada Edirnede ki Selimiye camisinin minaresine çıkışı andırır, yada vidanın yivi gibi her bir tur attığımızda, bir  ileri, ve bir yukarı çıkmış oluruz, eğer 21 aralık’a doğru gidiş gibi hareketimiz varsa, döndükten sonra, ondan uzaklaşaraktan, aşağıya inerekten, vertikal olaraktan aşağı inerekten bir hareketimiz vardır, işte her ikisinde de güneşimiz dönüm noktasına geldiğinde dönmesi gerekir, ve dünyamızı ve diğer gezegenleri de kendisi ile birlikte döndürmesi gerekir, Buna biz işte yengeç dönencesi oğlak dönencesi diye tarif ediyoruz. birisi vertikal birisi horizontal ve bu  defa ki yükselmede ki şu andaki hareketimiz, galakside Aynen dünyamızın yengeç dönencesine gitmesi gibi olan hareketi gibi değil de, 21 Aralık yani oğlak dönencesine gitmesi gibi hareketini yapmak üzereyiz, Çünkü vertikal bir yükselme yapmaktayız, ve bu yükselme sebebiyle, Aynen Pisagor üçgeni gibi, her yükselmede ki  bir tur, Asır denilen tur, daha küçük bir zaman birimi  olmakta, artık dönme turu 100 Yıl değil de, seksen altmış yetmiş gibi küçülmekte. Öyle olunca, Çünkü şu anda Dünyamız da radyasyondan nasıl faydalanacağımızı  keşfettiğimiz yerlere geldik, çünkü radyasyon, en uzak noktaya dalga yollamanın En kolay yöntemi, Çünkü biz Kutup yıldızı kadar uzak bir yıldızın ışığını görebiliyoruz ki, o yıldızı biz onun yolladığı radyasyon parçacıklarıyla bile biliyoruz. Ve bugün telefon, cep telefonlarının kullandığı sistem işte G4 G3 veya G5 şeklinde radyasyon, Radyasyon dalgası kullanaraktan yayım yapan bir sistemi kullanmaktayız. bu Eskiden Radyo dalgaları kısa dalga, uzun dalga, FM şeklinde dalgaları kullanıyorduk, ve bugün mikrowelle yani mikro dalgaları da kullanıyoruz, ve bunun altındaki dalgalarda radyasyon dalgaları. ve o yüzden etrafımız her taraf radyasyon dalgası halinde, fakat radyasyonu biliyoruz ki : hücreleri öldüren bir dalga sistemi, ve bunu daha önceki vaazlarımızda söylemiştik, bu yeni sisteme hızlı olaraktan geçmeyelim, yoksa insanlar Helak olur, çok ölümlere sebep olur, yavaş yavaş geçtiğimiz zaman, insan vücutları kendisini buna uyumlu hale getirecektir yavaş yavaş, ve o zaman bu sistemi kullanabiliriz diye tarif etmiştim. Evet biraz sabrettiler, fakat kıyamete yakın olduğumuz için, son varış noktamıza yaklaştığımız için, yani Kutup taklasında her seferinde sıfırlama gerçekleşmekte, ve dünya çıktığı zirveden tekrar aşağıya inmekte, aynen bu  SIFIR noktasına yani zirveye çıkıp, zirveden tekrar basamak basamak aşağıya inmek gibi fakat, bunu Allahu Teala Kur’an-ı Kerim’de :  şeytan aleyhillana öyle bir kibirlenme gösterince, oraya çıktığı zaman, kendini tanrı iddia etmesi yahut da, üstünlük iddia etmesi yüzünden, “Racim” Kovdum seni aşağıların aşağısına attım sizi, birbirinize düşman olaraktan üçünüzü de attım demesi, yani oradan merdivenden inme şeklinde değil de, kovulma ve atılma şeklinde bir  tezehür göstermekte, ve meydana gelmekte. ve Bu atılma sebebiyle, yani Minareden düşmek gibi ve sıfırlanma gerçekleşmekte, o yüzden her Kutup taklasında dünyamızdaki yaşam bilimleri ve birimleri tamamen temizlenmiş, ve sadece ümmeti Necat denilen, Mehdi  ve o zamanın mehdisinin etrafında toplanan kimseler kurtuluşa ermişler, ve bunların ismine “müttakiler” yada Allah’a Yaklaşanlar denilmiş.
Dönüş aynı dönüş, sistem aynı sistem, ve her seferinde zirveye çıktığımızda, Kutup Yıldızı’nın yanına varmış oluyoruz, Kutup yıldızının yanına Vardığımızda da, sistem radyasyonla çalışan keşifleri bulmak oluyor, ve bunları bulduğumuz zaman, eğer Bizler kainata zarar veren şeyler ve insanlığa yaratılışa diğer canlılara ve diğer sistemlere zarar veren bir buluş ve icat yapmaya kalkmamız yüzünden işte, ya da Allahu Teala’ya, Aynen şeytanın tasladığı gibi, büyüklük, tanrılık taslamaya başladığımız zaman, Allahu Teala hepimizi tekrar aşağıya atıp aşağıların aşağısına indirdik buyurduğu Minareden aşağı atılmak gibi. Pisagor üçgeninin zirvesinden en aşağıya yani arz denilen dünyaya, dünyanın da 7 Sema’nın en alt basamağına atıldığını, yani sıfırlanmanın gerçekleştiğini görüyoruz. Bunu Düya’nın ömrü ile yaklaşık olaraktan 6 defa olduğunu varsayıyor bilim adamları, ama İslam tarihinde Peygamberimizden gelen hadislerden, bunun 4 defa olduğu ve bu sonuncunun 5. olacağını bize bildirmiş ve demiş ki:  Aslında Bu döngüde dünya hakimiyetini iki defa kötüler kazandı, iki defa da İyiler kazandı, bu son defasında Mehdi ile birlikte olanlar ve İyiler kazanacak şeklinde tarif edilmiş, ve bu ayet ile sabittir ve buyuruyor ki Rabbimiz kur’an-ı Kerim’de :  “yeryüzüne sonunda Salih kullarım varis kalacak”  yani “yeryüzünün mirasını sonunda Salih kullarım Devralacak” ayeti mevcut. Hani Şeytan aleyhillane kibirlilik tasladı, tanrılık tasladığı zaman, Şeytan aleyhilleana dedi ki Rabbimize:  “sen madem beni böyle azdırdın, Ben de senin kullarının doğru yoluna durup, onlara sağından solundan fistekler vererekten, onları doğru yoldan saptıracağım, ve sen onları sana gelir, yada geri döner vaziyette bulamayacaksın”dedi. veyahut da “sana kulluk eder vaziyette bulamayacaksın” dedi. Hani dedik ya işte bu vertikal yükselme veyahut da horizontal dönüş, galaksideki ana yıldızın etrafında, bu ana yıldız da, işte bizim batmayan Güneş dediğimiz, baki olan Allah, veyahut da batmayan güneşin etrafındaki dönüşümüz, işte burada ki onları sana gelir vaziyette bulamayacaksın demesi, Çok kimsenin aynı Bu “Simurg efsanesi”nde ki kuşların, başlangıçtaki çok kuşun tanrı’yı aramaya çıkması, ve fakat yolun yarısında çoğunun geri dönmesi ve, fire vermesi sebebiyle, sadece 40 kuşa düşmeleri gibi, İşte onları şeytan aleyhileane,  yoldan saptırıp, sana döner vaziyette bulamayacaksın diye iddia etmesi yüzünden, Rabbimiz kızdı ve ” in Oradan aşağı, kovulmuş şeytan, Sen benim Has ve Salih kullarıma hiçbir şey yapamazsın” buyurdu Hadi git Ne yapacaksan yap buyurdu, O zaman, şeytan aleyhileane, “bana kıyamete kadar mühlet ver” dedi, Cenabı Mevla “tamam mühletlisin” dedi “Hadi git Ne yapacaksan yap” dedi. işte o yüzden yolumuza Pusu Kuran şeytan, o yüzden bu vertikal ilerlemede, daha yerimize varmadan önce, çoğumuzu öldürerekten, çoğumuzu hasta ederekten, çoğumuzu birbirimize kavga ettirerekten, yoldan alıkoymakta, ve Tanrıya giden yolda, yolumuza engel olmakta, yahut da Allah’ın kurallarına uygun hareketimize engel olmakta, işte burada yani buradaki ayeti kerimede buyurulduğu gibi “sen benim Salih kullarıma hiçbir şey yapamazsın” buyurdu, bu kapı gibi  bir ayet, Öyle olunca, en son Mehdi Aleyhisselam ile birlikte olanlar o salih kullara olacak. Peygamberimizin “karda sürünüyor bile olsanız, emekleyerek de, olsa mehdi’ye gidin” buyurmasının sebebi, işte doğru yolun ve kurtuluşun anahtarının, Mehdi ile birlikte olmakla olduğunu, Mehdi’nin inkşaf eden bilgileriyle hareket etmekte olduğunu, kurtuluşun ve müttakilerden olup, geleceğe ahirete yolculuk edebilmenin tek çaresi olduğu, bu hadislerle ve ayetle sabit. Öyle olunca işte vertikal hareketimiz sebebiyle, güneşimiz ve dünyamız, ana yıldız olan Kutup yıldızına, Biraz Daha yaklaştı. ve burada “ögel ana” (öglena)  veyahut “Eugenia” GEN25 denen tek hücreli bir canlı, ve ilk defa canlılığın başladığı yere gelmiş bulunuyoruz. yaklaşık olaraktan, tam yeri neresidir ben de bilmiyorum, Ama yaklaşık olaraktan gelmiş bulunuyoruz, dönüş sebebimizle her dönüş bu burçlar ile tarif ediliyor, ve her burcun menzilinde, aynen balık burcuna gelindiğinde, balık burcu özelliklerini göstermesi, Bilmem, Aslan burcuna gelince, Aslan Burcu’nun özellikleri ve etkilerinin görülmesi gibi, buraya geldiğimiz zamanda  da galaksimizdeki sistemde, bu şu altyapıdaki burçlar değil de, bu üst burclar, yani düşünün ki  kale yada sur sur içinde, sur Sur içinde şeklinde bir sistem, ve bu üst surdaki kalenin burclarından bahsediyoruz burada, buradaki Ögel ana ya da öcal ana denilen ve yahut da kamçılı hayvan ve amip denilen canlının ilk örnekleri olan yapımız, onun ilk canlılığı kazandığı yere gelmiş bulunuyoruz, ve o İşte buradaki sistem, hücre kurutan radyasyon dalgasına maruz kaldığı için, buradaki bu radyasyonda sağ kalabilen canlılar, kendileri bir çeşit savunma mekanizması üretmişler vücutlarında, ve bakteri denen Yapı sistemi oluşmuş. Bir nevi bakteri ve Mikroplar denilen sistem. Mikroplar öyledir ki, bazı Mikroplar çok sıcaklıkta yaşayabilirler, bu canlılar 300 santigrat derecede yaşayabilen canlılar var, radyasyonda yaşayabilen canlılar var, suyun içinde boğulmadan yaşayabilen canlılar var, basınç içinde yaşayabilen canlılar var, basınçsız ortamda yaşayabilen canlılar var,… ve bunların hepsi değişik savunma mekanizmaları oluşturan canlı türleri, Hepsi de bakteri türlerinden, ya da mikrop denilen cinsten bir yapı halindeler. İşte buradaki sistemdeki ilk canlılık onlar sayesinde var olup ve üreyerek devam ettik ve, çok hücreliye de geçip daha sonra  hayvan ve bitkiler şeklinde yapı göstermiş, daha sonradan insan denilen Aziz varlık üretilmiş sonrada erkek ve dişi olraktan eşeyli üreme ye evrimleşmiş, ve şu anda işte, o öglena ya da tek hücreli canlının olduğu yere geldiğimiz için, buradan geçiş sistemi, aynen Mesela bir seyahatte, Mesela bizim Gmünd ilin den Schrems’e gelen yolculuğumuzda, Schrems’in ana merkezine gitmek için bir köprü var, ve bir çay var, çayın üstünde köprü var, o köprüden  illa geçmek gerektiği gibi, illaki köprüden geçmek gerektiği gibi, aynı Bu galaksimizdeki yolculuğumuzda da, öglena denilen ilk canlı türünün sünnetini işlemeden buradan ileriye geçebilmek mümkün değil gözüküyor, benim keşfi bilgilerimce.  Bunu İslam tarihinde peygamber efendimiz şöyle tarif etmiş : mescitte ashabıyla otururlarken, Peygamber Efendimiz buyurmuş ki: “tam şimdi, bu sırada, şeytan aleyhillane kamçısını, ya da kuyruğunu kıçına soktu ve üredi” diye tarif etmiş. Bu şeytan aleyhillana’nın ana yapısı dedik ki işte, mikrop ve bakteri yapısı gibi, o büyük bir sistem halinde fakat, biz o’nu canlılık sisteminde, Bizden önceki canlı Yapı olduğu için, biz onun yapısını anlayamıyoruz, ve onun yapısı işte, tek hücreli canlı olduğu için, ilk defa üreme  sisteminde eşi Yok, eşi olmadığı için, kendisini geliştirmiş, ve kamçısını veyahut da kuyruğunu kıçına sokaraktan üreyip, canlılığı devam ettirdiği görülüyor, yani Ondan sonra da bölünme yaparaktan çoğaldığı ve, bu sistem, İşte bu canlının sünnetini işlemeden geçmek yok.
Bu sünnet bugün Nasıl yapılacak?
işte radyasyon hücre kuruttuğu için, Affedersiniz hepimizin kıçı belli zaten, dübür ya da anüs denilen bölgemizde, bağırsak sistemimizde, işte kabızlık meydana geldiği için, dedik ya suyu da kurutuyor, hücreyide kurutuyor, ve suyun  oksijen Bağlarını koparıyor bu radyasyon dalgası, G4,  G3 ile hepsi daha fazla radyasyona maruz bırakıyor bizi, ve şu anda G5’e G6’ya G7’ye gidildiği için, artık sistem holografik iletişim sistemine geçmek üzere, Yani artık biz istanbul’da oturup, fakat Ankara’da bedenimizle görüşme yapabileceğiz, “TAYYI MEKAN” “TAYYI ZAMAN” oradaki kimseleri de görebileceğiz, onlar da bizi görebilecek, dokunabileceğiz oturabileceğiniz kalkabileceğiz, Oradan da görüşmemizi yapıp dönebileceğimiz holografik görüşme sistemi,  keşfedilen yeni bir iletişim sistemine geçmek üzereyiz. işte onun uygulanabilmesi için. önceki deltoidden bulduğumuz bilgiler ile, şu anda bu sisteme geçmek üzereyiz, ve bu sisteme geçebilmemiz için de, işte bu radyasyonu daha verimli şekilde kullanmamız gerekmekte, O yüzden de G5 Dalgasına maruz kalıyoruz, G5 denilen iletişim sistemine geçeceğiz fakat, burada İşte bu radyasyon hücre kuruttuğu ve suyun moleküler Bağlarını kopardığı için, vücudumuz elastikiyetini kaybediyor, ve herhangi bir kabızlık durumunda, dışkının birikme yapması sonucu, ve büyümesi sonucu, kaka dübürden atılırken oluşabilecek herhangi bir yırtılmanın, daha sonra o bölgenin ıslak kalmasının sebebi ile iltihaplara yol açtığı, ve bu iltihabında daha ileriye doğru, vücudun hiç yapılarına doğru ilerlediği, ve bütün sistemi tahrip edip, ölümlere sebep olduğu, bugün görülmekte, bir sürü sanatçı ve insan bu sebepten hayatını kaybetmek de, “çoklu organ kaybı” denilmekte bunun ismine de…
işte bu hastalığın, benim keşfi bilgilerimle tedavisi ve çaresi şu şekilde :
işte aynen o ögelene ya da öcal ana yani ilk yapımız ilk canlı türü yapımız olan Eugenia Denilen yapımızın sünnetini işlemek zorundayız. O da işte yani kamçımızı, ya da Elimizi, bugün kremler var, E vitamini kremleri, ve bunun geliştirilmiş versiyonunu “penaten” “Nivea” ve benzerleri, Bu yara kurutucu ve bir de hidro Su bazlı Nivea kremleri var, ve içinde E vitamini ve ve bir nevi altıgen yapıyı hücreyi hücre Bağlarını tekrar meydana gelmesine, hücre bağlarının tekrar kurulabilmesini sağlayan, ve yırtık ve yaraları tamir eden bir krem geliştirilmiş, E vitaminiden zengin, ve bu oktagon yapıyı koruyan, bir nevi Omega içeren, ve hepsi mişung edilmiş karıştırılmış, ve krem halinde, ilk defa “penaten”denilen Marka ile çocuk pişiklerinde iyi gelen bir krem keşfetmiş 1800’lerde, o kremin benzerlerini de bugün Nivea tarafından da geliştirildi ve işte bu sünneti işlemek için de, büyük hacete yani dışkı çıkarmaya gittiğin zaman, herhangi bir kabızlık durumunda, veyahut da kabızlık olmasa bile, her defasında, sol işaret parmağınıza krem alın, bu kremde ile dübürünüzü etrafına sürün ve hafif parmağınızın ucu girecek kadar içini  de parmağınıza sokaraktan yağlayın, zaten  mesela sadece çuvalın ağzı büzüldüğü, diğer yerleri geniş olduğu gibi, mesela çuvalı iple bağladığımız zaman, bir buğday çuvalını çuvalı iple bağladığımız zaman, çuvalını ağzını iple bağladığımız zaman, Sadece ucu büzülür değil mi, büzülen kısım işte hasar görmekte ve yırtılma olmakta, ilk yırtılma olmakta, O yüzden o ağzını işte ucunu, parmağımızı kremleyip yağlayıp, o ucunu yağladığımız zaman, oraya yardımcı oluyoruz, ve hücrelerin yırtılmadan ve yağlı olduğu için yani, vışır vışır kaygan hale gelmesi sebebiyle, o dışkının yırtmadan dışarı atılmasını sağlamış oluruz, herhangi bir yırtılma olduysa, daha önceden yırtılma olduysa, onu da işte yine oraları yağlayaraktan, yine ona faydalı oluruz, fakat buradaki yine önceki yaraları kapatmak için ise, papatya çayı ile ve bir de adaçayını karıştırıp çay halinde kaynatıp, soğuttuktan sonra, hafif ılık şekilde tuvaletimizin kaytasını temizledikten sonra,  orayı Bu Adaçayı ve papatya çayı ile taharet ederekten, içini dışını, hafif içini ve dışını yıkayaraktan, oranın tekrar eski halini kazanmasına, iltihapların gitmesine yaraların kurumasına sağlarız, ve orayı bir de ondan sonra o kremle yağladığımız zaman, işte yaranın içeriye doğru iyi olduğunu göreceksiniz. Yani bunu, tuvaletinizi hem yapmadan önce orayı kremleyip ağlayacaksınız, hem de tuvaletinizi yaptıktan ve çıkmadan önce, Bu karışım ile çay ile taharet ettikten sonra, ardına da, bu hidro kremleriyle, bu krem ile yağlayacaksınız ki, o şekilde yaralar iyi olacak, yahut da yara olmasa bile hafif yırtılmaya yüz tutmuş gerilmeler, tekrar tamir olacaklar, içindeki Omega sebebiyle yeniden hücre Bağları kurulacak ve Efendim hidro  sayesinde de oksijen sayesinde, oksijen Bağlarını tekrar kazanması sebebiyle de, elastikiyet kazanacak, ve tekrar eski haline, eski halini almasa bile, o na benzer bir yapı oluşturacak, en üst kaslarınız ya da dübür kaslarınız. işte bu Aynen o peygamberimizin hadisinde dediği gibi, bu sünnet böyle, kıçını yağlamayan ve  kendi kıçına parmak atmayan bu devirde bu “öglena” sünneti ya da Öcalan’ın sünneti ögel ana sünneti yapmayan, işlemeyen ahirete geçemez, bir gün gelir organ kaybından ölür, ve müttakileriden olamaz. Çünkü galakside burçlar sisteminde, üst burçta bu ögelena ya ya da Öcal ana ya da EU GEN A denilen ilk yapımızın bulunduğu yere geldiğimiz için, onun etkisine maruz kalıyoruz, onun koyduğu sünnete uymayan, buradan geçemez, Buradan daha ileri geçemez, vesselam. Makalemiz Buraya kadar.
Hasta olanlara Allah’tan şifa, Hasta olmaya yakın olanlara, da sünnete ittiba ile, bu beladan, halasa, kurtuluşa ermeye vesile olması dileklerimle
selam ve sevgilerimle hoşça kalın
Raşit Tunca
Bu bir karoglan Raşit Tunca makalesidir
Avusturya Gümünd ili Schrems  ilçesi Bugün 24 Ağustos 2023 perşembe saat sabah 7:29
DEVAMINA BAK
[Resim: a6cb6a16e0.png]

Misvak Nedir? Ne İşe Yarar? Nasıl Kullanılır? Misvak Uçu Nasıl Açılır? Misvak Nasıl Tutulur?

Peygamber Efendimiz (SAV)'in sünnetlerinden biri olup gündelik hayata geçirmemiz gereken en kolay ibadetlerden biri olan misvak kullanımı hakkında pek çok şey merak edilmektedir. Sünnet ibadetlerden biri olan ve diş beyazlatmada etkili olan misvağın faydalarını sizler için araştırdık. Peki misvak nedir, misvak nasıl kullanılır? İşte tüm merak edilenler...

Peygamber Efendimiz (SAV)'in gündelik yaşantı içerisinde sergilediği davranışlar ve Müslüman kimselere yapılmasını tavsiye ettiği her şey ''Sünnet'' olarak nitelendirilir. Sözlü, fiili ve takriri olmak üzere 3'e ayrılan bu sünnetlerde misvak kullanımıyla ilgili hadisler, hem sözlü hem de fiili sünnetler grubuna girer. Öyle ki misvak kullanımı ile ilgili Peygamber Efendimiz (SAV) bir hadisinde, "Ümmetimi (veya insanları) zora sokmaktan endişe etmeseydim, onlara her namaz vaktinde misvakla dişlerini temizlemelerini emrederdim" buyurmuştur. (Buhari, Muslim) Bu hadisle de anlaşılacağı gibi misvak, ağız ve diş sağlığı bakımından çok önemlidir. Bizler de Peygamber Efendimiz (SAV)'in sünnetine uyarak misvak kullanımını gündelik yaşantımız içerisinde alışkanlık haline getirmeli ve kullanmalıyız. Dini kaynaklarda yer alan bazı bilgilere göre Sevgili Peygamberimiz (SAV)'in eve girer girmez yaptığı ilk şey dişlerini misvak ile temizlemektir. (Müslim, Tahâret 43, 44. Ayrıca bk. Nesâî, Tahâret 7)

Müslüman bir kimsenin beden temizliğine dikkat etmesi gerektiği şu hadisle de misvak kullanmanın önemine vurgu yapılmıştır: "Muhakkak sizin ağızlarınız Kur’an yollarıdır. O halde ağızlarınızı misvakla iyice temizleyiniz." (İbn-i Mâce)

MİSVAK NE İŞE YARAR? MİSVAK NEDEN KULLANILIR? MİSVAĞIN FAYDALARI...

'Cebrail Aleyhisselam, misvak kullanmayı o kadar tavsiye etti ki, misvakın farz olacağından korktum.'' (İbni Mace)

Erak ağacının dalından kesilen misvağın insan vücuduna olan faydaları çok sayıda hadis-i şerifin haricinde yapılan bilimsel araştırmalarla da kanıtlanmıştır. Araştırma sonuçlarından elde edilen verilere göre, misvağın içindeki kalsiyum oksalat, mineral tuz, kükürt, saponin, tanen ve silisyum gibi bazı maddeler ağızdaki zararlı bakterileri öldürmeye yardımcı olur. Misvak dalındaki lifler, dişin hem görünen kısımlarını hem de aralarını temizleme konusunda oldukça idealdir.

Peygamber Efendimiz (SAV)'in yalnızca yemekten sonra değil aynı zamanda abdest aldıktan sonra da kullanılmasını tavsiye ettiği misvak, içerisindeki yüksek klorür konsantrasyonu nedeniyle diş taşı oluşumunu önler ve yüzeydeki lekeleri derinlemesine temizler.

Ağız ve diş sağlığının yanı sıra mide problemlerine de bire bir çözüm olan misvak, uzun süre kaynatılıp suyu içildiğinde sindirim sistemi hastalıklarının çaresi oluyor.

MİSVAK NASIL KULLANILIR?

Taze misvak: Ucunu yontarak direkt olarak dişe sürtülür. Liflerin açılması için azı dişlerle misvak ısırılabilir.

Kuru misvak: Kullanmadan 1 gün önce suda bekletilerek yumuşatılmalıdır.

-Gereğinden fazla yumuşayan misvaklar kesilip yontma işlemiyle beraber tekrar açılmalıdır. Misvağı kullandıktan sonra çok iyi bir şekilde yıkanması gerekir. Temiz ve hava alan bir yerde muhafaza edilmelidir.

Misvak Dişleri Beyazlatır mı?

Misvak, insan sağlığı açısından oldukça önemli bir maddedir. Diş ve diş eti hastalıkları, diş eti ağrıları için ilaç niteliğinde olan bir ürün olduğu rahatlıkla belirtilebilir. Diş çürüklerini, diş eti çekilmelerini, bademcik enfeksiyonlarını, ağız kokularını yok eden ve hemen etkisini gösteren, etkisi yüksek temizlik metodudur. Rahatlatıcı özellikleri ve etkileri bu durumlarda gözleneceği gibi uzun vadede netice alınan etkilerin de olduğu söylenebilir.

Dişlerin aydınlık görünmesi, diş taşlarını temizlemesi, beyazlatma gibi durumlar da misvağın yararlarındandır. Fakat bir defa kullanarak farkı görmeyi beklemek pek de doğru olmayacaktır. Dişlerin beyazlaması adına misvağın sürekli ve devamlı kullanılması önemlidir. Bu şekilde hem dişler beyazlayacak hem de lekeler giderilecektir. Aynı zamanda ağız kokusu, çürükler gibi sorunlardan da kurutulmak mümkün olacaktır. Ancak önceden de belirtildiği üzere dişlerde misvağın sürekli şekilde kullanılması etkili sonuç almak için gereklidir.

PEYGAMBERİMİZ (SAV) NE ZAMAN MİSVAK KULLANIRDI?

Peygamber Efendimiz (SAV);

- Uyumadan önce,

- Gece namazını kılmaya kalktığında,
- Abdest almadan önce,

- Namaz için camiye gideceği zaman,

-Kuran-ı Kerim okuyacağı zaman misvak kullandığı bilinmektedir.

Misvak; ağız ve diş sağlığı adına oldukça şifalı uygulamalar içerisinde yer almaktadır. Diş fırçalamaya alternatif şekilde kullananlar olduğu gibi, diş fırçalamaya ek şekilde günlük olarak kullanan insanların da çokça olduğu söylenebilir. Peki, misvak nasıl açılıp kullanılır, dişler nasıl misvaklanır? Misvak dişleri beyazlatır mı? İşte, merak edilen tüm detaylar.

Misvak; erik ağacının dallarından kesilerek kullanıma sunulur. İnsanın vücuduna inanılmaz yararları olan misvağın faydaları bilimsel şekilde ispatlanmıştır. İnce liflere sahip olup, kendine özgü bir kokusu bulunur. Bazı araştırmalar misvağın; analjezik, antioksidan ve anti- enflamatuar etkilere sahip olduğunu savunur.

Misvak kullanımının, tükürük üstünde etkisi bulunur. Bazı klinik çalışmalar, misvak çiğneme çubuklarının kimyasal temizleme etkinliğine eşit ve diş fırçasından daha önemli etkileri olduğunu ispatlamıştır. Misvağın geçmişinin çok uzun dönemlere dayandığını ve eskiden insanların misvak kullanarak dişlerini temizlediğini belirtmek doğru olacaktır. Peygamber efendimizin dahi kullandığı misvağın, insan sağlığı açısından oldukça fazla faydası bulunmaktadır. Ağız ve diş sağlığı adına misvak kullanmak, kişi adına çok önemli olup, pek çok faydayı da sağlayacağı söylenebilir.

Misvak Nasıl Açılıp Kullanılır?

Misvağın kullanımı biraz farklıdır. Misvak kullanımı için taze veya kuru misvak olmasına dikkat edilmelidir. Taze misvak kullanılırken, ucu yontarak doğrudan dişe sürülür. Liflerin açılması adına birazı dişlerle ısırılabilir. Kuru misvak kullanılırken ise kullanmadan bir gün önce su içerisinde bekleterek yumuşatılması gerekir. Gereğinden çok yumuşayan misvaklar kesilip yontma işlemiyle birlikte tekrardan açılmalıdır. Misvak kullanıldıktan sonra iyice yıkanması önemlidir. Hava alan ve temiz bir yerde muhafaza edilmesi çok önemlidir.

Dişler Nasıl Misvaklanır?

Taze misvak ve kuru misvağın arasında hazırlama, kullanım farkının bulunduğunu söylemek önemlidir. Misvak; gün içerisinde bir kez kullanılabilir. Bunun yanı sıra diş ve diş eti ağrıları, çürük sancısı tarzındaki hastalıklarda gereksinim duyuldukça kullanılması gerekir. Kullanılırken yeterli zaman ayrılırsa, çok tatmin eden neticeler ortaya çıkar.

Sık bir şekilde yapılan önemli hatalardan birisi misvak ağızdayken, başka bir iş ile ilgilenmektir. Dişleri ve aralarını fırçalamadan misvağın ağızda uzun süre boyunca tutulması yarar sağlamayacaktır. Etkili genel ağız temizliğini sağlamak adına 5 dakika boyunca diş fırçalama şeklindeki temizleme hareketlerinin uygulanması gereklidir. Dişler nasıl misvaklanır sorusu için bazı püf noktalar vardır.

İlk önce kullanılacak olan misvağın ölçüsü oldukça önemlidir. Ufak parmak kalınlığında eni, boyuysa bir karşı kadar olmalıdır. Bu ölçüler uygun ebatlardır. Uzun zaman boyunca kullanılması neticesinde lifler kesilip kullanılmaya devam edilebilir. Bir başka mühim husus ise misvağın sünnete uyumlu şekilde kullanılmasıdır. Sağ elde tutularak, ufak parmak alt kısımda, diğer üç parmağın ise üstte be misvak başı, başparmağa gelecek şekilde tutulmalıdır.

Misvakın Kullanım Şekli

Taze misvakın açık kahverengi olması tazeliğine işarettir. Doğrudan dişlere sürtmek sûretiyle kullanılır. Kuru misvak ise bir gün suda bekletilerek kullanılır. Misvakın ucu 24 saatte bir kesilmelidir.

Misvak kullanımı uygulamaya yeterli zaman ayrılırsa memnun edici sonuçlar ortaya çıkarır. En yaygın hata başka işlerle uğraşırken misvakı ağız içinde tutmak, çiğnemektir. Etkili bir temizlik için 5 dakika boyunca temizleme hareketlerine devam edilmelidir.1 Resûl-i Müctebâ (s.a.v.) Efendimiz: “Misvakı o kadar çok kullandım ki, dişetlerimi döktüreceğinden korktum.” buyurmuşlardır. (Mecmâ’uz-Zevâid)

Misvakın kalınlığı küçük parmak kalınlığında, uzunluğunun ise bir karış olması en iyisidir. Lifler yumuşadığında kesilir ve tekrar tekrar kullanılabilir. Misvakın sünnete uygun tutulması; misvakı sağ ele alıp küçük parmak altta, diğer üç parmağın üstte olacak şekilde ve misvakın başını başparmağa dayama suretiyle olur.

Misvaklanmak; dişlerin içini, dışını, üst ve alt kısımlarını, ön dişlerin köklerini ve diş aralarını ovuşturmakla gerçekleşir.

Hz. Peygamber (s.a.v.): “Suyu süzerek içiniz. Dişlerinizi enine misvaklayınız” buyurmuşlardır.  (Mecmâü’l Âdâb)

Misvakı Yanlış Kullanım Şekillerinden Sakınmalı!

Misvaklanma işini yatma halindeyken yapmamalıdır. Çünkü dalağının büyümesine sebeb olur.

Misvakı avucunun içine almamalı, zira basur hastalığına sebep olur.

Misvakı emmemelidir. Bu da körlüğe sebep olur.

Kullandıktan sonra misvakı yıkamalıdır. Aksi takdirde onunla şeytan misvaklanır. Misvakı yere yatırmayıp dikine koymalıdır.2

Peygamber Efendimiz (SAV)'in yalnızca yemekten sonra değil aynı zamanda abdest aldıktan sonra da kullanılmasını tavsiye ettiği misvak, içerisindeki yüksek klorür konsantrasyonu nedeniyle diş taşı oluşumunu önler ve yüzeydeki lekeleri derinlemesine temizler. Hadis-i şerifte belirtilenlere göre Peygamber Efendimiz (SAV), Hz. Aişe (r.a)'un kucağında son nefeslerini verirken bile misvak kullanmıştır. Bu konuyla ilgili sahih hadis-i şerif şu şekilde geçmektedir:

    Hz. Aişe (r.a) şöyle buyurdu; "Allâh (c.c.)'nun bana olan nimetlerinden biri de şudur: Resûlullâh (SAV) benim evimde, benim sıramın geldiği günde, benim kucağımda irtihâl etti. Ayrıca Allâhü Te'âlâ irtihâli sırasında benim tükürüğümü onun tükürüğü ile bir araya getirdi. Şöyle ki; yanıma (kardeşim) Abdurrahman geldi. Elinde misvak vardı. Ben Resûlullâh (s.a.v.)'e destek olmuştum (bana yaslanıyordu). Gördüm ki, Resûlullâh (SAV) onun misvakına doğru bakıyor. Ben O’nun misvakı sevdiğini biliyordum. Bundan dolayı, “Onu sana getireyim mi?” diye sordum. Resûlullâh (s.a.v.) başıyla işaret ederek “Evet” dedi. Ben de Abdurrahman’dan misvakı alarak kendisine verdim. Kullanmak istedi ancak misvak sert olduğundan kullanamadı. Ben, “Misvakı yumuşatayım mı?” dedim. Başıyla işaret ederek, “Evet” buyurdu. Nitekim (dişlerimle ezerek) misvakı yumuşattım ve kendisine verdim. Resulullâh (SAV) misvakı dişleri üzerinde gezdirdi.” (Buhâri)

    Ağız ve diş sağlığının yanı sıra mide problemlerine de bire bir çözüm olan misvak, uzun süre kaynatılıp suyu içildiğinde sindirim sistemi hastalıklarının çaresi oluyor.

    En genel haliyle özetleyecek olursak misvağın faydaları şu şekildedir:

        Çok güçlü ve etkili bir antiseptiktir,
       
        Yemek yedikten sonra ağızda oluşan kötü kokuyu giderir,
       
        Diş çürümelerini yok eder,
       
        Diş etlerinin daha da güçlenmesine yardımcı olur,
       
        Düzenli kullanımda diş eti kanamalarını sonlandırır,
       
        Ağız kuruluğunun önüne geçerek güzel ve akıcı konuşmayı sağlar,
       
        Devamlı kullanımda sesi ve cildi güzelleştirme niteliği vardır,

    Bir sünnet-i seniyyeyi ihya ettiğimiz için amellerimiz de sevaplarımızı artırır.

MİSVAK KULLANIMIYLA İLGİLİ HADİS-İ ŞERİFLER

"Misvak kullanarak kılınan namazın, misvaksız namaza üstünlüğü yetmiş kattır." (Ahmet b. Hanbel, Müsned, VI, 272).

''Gece namazı için kalkınca, ağzınızı misvakla temizleyin! Çünkü bir melek, namazda Kur'an okuyanın ağzına yaklaşarak dinler.'' (Deylemi)

"Dört şey geçmiş peygamberlerin sünnetlerindendir. Haya duygusu, kokulanmak, diş temizliği ve nikâh." (Tirmizî, Nikâh,1; Ahmed b. Hanbel, V, 421).

''Misvakı kullanın, çünkü misvak kullanımı hem ağzınızı temizler hem de Allah'ın rızasını kazandırır.'' (İbni mace)

''Oruçlunun bir kişinin hayırlı hasletlerinden birisi de misvak kullanmasıdır. '' (İbn Mace, Sıyam,17)

Misvak nasıl muhafaza edilir?

Misvak sürekli açıkta kalırsa kurur. Sürekli kapta da kalırsa küflenir, kokar. Bu nedenle şimdilerde misvaklar beyaz kaplarla satılıyorlar. Bu kapların altında delik oluyor. Ne tamamen kurutuyor misvağı, ne de kokmasına zemin hazırlıyor. Ortalama bir denge veriyor. Üstelik çok da uygun fiyata. Neredeyse misvak fiyatının yarısı kadar.

Dişler Sünnet olan şekli ile nasıl misvaklanır?

Karoglan Raşit Tunca Usulü ile Sünnet olan şekli ile nasıl misvaklanır

Sünnet olan şekli sağdan sola, soldan sağa şeklinde fırçalanır, birkaç defa sürdükten sonra, ucundaki ıslaklık emilerek tükürülür, sonra aynı şey tekrar edilir, tekrar tükrülür, sonra üçüncü defada ıslaklık emilir ve tükürülmeyip yutlulur  ki  yemek borusundaki mikroplara karşı ve mideye sindirime faydalıdır bu misvak suyu.

Misvak, diş fırçalar gibi yukarıdan aşağıya değil de enlemesine kullanılır. Siz dişlerinize misvağı sürmeye başlayınca, misvak tükürüğünüzle etkileşime geçerek bir salgı oluşturur. Bu salgının içindeki maddeler hem dişlerinizi, hem diş etlerinizi, hem damağınızı temizler. Onun kendine has tadı olup, salgısı ve kokusu sizi başlarda rahatsız edebilir. İlk zamanlar sürekli tükürme ihtiyacı hissetseniz de, bu zamanla geçecektir. Sert olması nedeniyle önceleri kanamalar olsa bile zamanla dişlerinizde alışıyor ve diş etleriniz sağlamlaşıyor. Kanama şikayetleriniz son buluyor.

Karoglan Derleme Makalesi

Raşit Tunca

Schrems, 12.09.2022

[Resim: 537569d9dd.jpg]

[Resim: 01363908ce.jpg]

[Resim: a949d530b4.jpg]

[Resim: 54ec1ad54e.jpg]

DEVAMINA BAK
[Resim: 45f2cd645c.png]

irtifa Nedir En Yülsek irtifa Kaçtır? Orada Basınç Etkisi Kaçtır?

Kartallar Yüksek Uçar

Uçak seyahati sırasında pilotlar anons yaparak yolculara, uçuşla ilgili kısa kısa bilgiler verirler.

Saat kaçta kalkış yapıldı, planlanan varış saati, uçağın sürati ne kadar, gidilen kentin hava durumu gibi.

Pilotlar bir de, uçağın yüksekliğinin ne kadar olduğunu yolcularla paylaşır.

Peki; pilot, “Sayın yolcularımız, şu anda 10.000 metre yükseklikte seyahatimize devam etmekteyiz.” dediğinde, acaba o yükseklik ne anlama geliyor, biliyor musunuz?

Uçakların seyri esnasındaki yüksekliği belirtmek için üç farklı irtifa tanımı kullanılmaktadır.

Yükseklik (Height), deniz seviyesinden yükseklik (Altitude) ve uçuş seviyesi (Flight Level).

1- Yükseklik

Basit bir şekilde, uçak ile üzerinden geçmekte olduğu nokta arasındaki mesafeyi tanımlar.

Yani uçak aynı seviyede uçmaya devam etse dahi, üzerinden geçtiği bölgelerin topoğrafyasına göre yükseklik değişir.

2- Deniz Seviyesinden Yükseklik

Adı üzerinde, uçağın bulunduğu noktanın, deniz seviyesine olan mesafesini tanımlar.

Havacılıkta kullanılan irtifa bilgisi budur.

Yükseklik ile deniz seviyesinden yükseklik arasındaki farkın daha iyi anlaşılması için basit bir örnek verelim:

Bir uçağın İran’ın Tebriz kentinin üzerinden geçtiğini düşünelim.

Uçağın deniz seviyesinden yüksekliği 10.000 metre ise, aynı noktadaki yükseklik 8.500 metredir.

Zira Tebriz kentinin râkımı, 1.500 metredir.

3- Uçuş Seviyesi

Havacılıkta kullanılan bir diğer irtifa tanımı ise uçuş seviyesidir.

9.000 metre (30.000 feet) ve üzerideki seviyelerde kullanılır.

Uçuş seviyesini ölçmek için sabit bir referans noktası alınır.

Bu nokta genelde, 1.013 hektopaskal basınca denktir. Bu basınç seviyesi deniz seviyesine yakın yüksekliklerde oluşmakla birlikte yerine göre bir miktar farklılık gösterebilir.

Kulak Eşitleme Nedir, Dalgıçlar Su Altında Kulaklarını Nasıl Eşitler?

Dalgıçlar su altında derinlere indikçe vücutlarına etki eden basınç artar. Bu durumdan en çok kulak ve akciğer gibi hava boşlukları olan organlar etkilenir. Kulaktaki zar basıncın etkisiyle içe doğru esner. Basınç arttıkça zar ve iç kulakta hasar oluşabilir. Dalgıçlar bu duruma uyum sağlamak için kulak eşitleme denen yöntemleri kullanırlar. Çeşitli kulak eşitleme yöntemleri vardır. En yaygın kullanılanı valsalva manevrası olarak bilinir. Bu yöntemde ağız ve burun kapalıyken dışarıya hava verilmeye çalışılır. Dışarı çıkamayan hava orta kulağa yönelir, içe doğru bükülen zarı dışarı iter ve dengeleme yapılır. Basınç arttıkça bu işlem tekrarlanır. Frenzel manevrasında ağız ve burun kapalı iken ağız tabanındaki kaslar kasılarak hava orta kulağa itilir ve dengeleme yapılır. Valsalva ve frenzel manevrası yapılırken alt çene ileri doğru itilirse etki daha da artar. Bu, Edmonds tekniği olarak da bilinir. Bir diğer eşitleme yöntemi olan Toynbee manevrasında ise ağız ve burun kapalıyken yutkunma hareketi yapılır ve kulak dengelenir.

Bu tekniklerin hangisinin kullanılacağı kişinin fizyolojik yapısı ile ilgili. Yani herkes her tekniği uygulayamayabilir.

EDiTÖR KAROGLANIN BU KONUYA iMZASI

Yüksek Tansiyon hastaları bu "Valsalva" yöntemini yaparlarsa, bir an için o yüksek tansiyondan dolayı kafanın zonklamasından kurtulurlar, çünkü beyin damarlarında, bu gibi yüksek bir ani basinçta açılacak kan için çıkış kapıları, yırtiklar vardır, o çıkış kapısından kan sızar, ve fakat beyin kanaması olmaz, ve vücut rahatlar tansiyon dengesine ulaşır.

Karoglan Usulü ile Valsalve Nedir Nasıl Yapılır?
Yüksek Tansiyonun Acil Tedavisi

Ağız sıkıca yumulur, burunda iki parmak  ile sıkıca tıkanır,  ağız ve burun açılmadan  hızlıca nefes vermeye  çalışılır.

---oOo---

Bir Kar©glan Makalesı

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 26 MAYIS SALI

Original Kar©glan
DEVAMINA BAK
[Resim: a0425e126d.png]

El Ayak Üşümesi Neyin Alametidir - Bir Karoglan Raşit Tunca Makalesi

Bazi insanların el ve Ayakları üşümeye başlar, ve ne yapsa ısınmaz olur.
Karoglanın Bu kanudaki Görüşü ve Tavsiyesi ise :
Evinde Kaloriferi olanlar bilir ki, kalorfier kazanı suyu kaynattıkça, Kalorifer Peteklerinin içindeki su buharlaşır ve, o yüzden kalorifer peteklerinin bağlantı köşesinin, ters tarafında, kaloriferin havasını alma musluğu bulunur, zaman zaman oradan, uygun anahatar ile havasının alınması gerekir, ancak oradan havayı alınca, kalorifer petekleri içindeki suyun basıncı düşer, o yüzden kazan dairesindeki kalorifercinin, zaman zaman, tekrar peteklere su basması gerekir ki, basınç tekrar eski ayarına gelsin, ve odaları çabuk ısıtsın.
işte bu örnekte olduğu gibi, kan basıncı damarlarda düşünce, hem tansiyon düşer, hemde basınç düşdüğü için, kan yeterince her uzva tam kapasite ulaşamaz, o yüzden, vücudu ısıtan kan ve kan basıncıdır, ve basınç az olunca, işte vücudun uç noktaları olan el kol üşümeye başlar, bunun tedavisi ise, birinci olarak : su içerek  kan basıncının normal hale gelmesini sağlamak  lazımdır, amma çok su içilerse, bu sefer de kan durulur, ve vücud yine ısınmaz, o yüzden birde kan yapıcı pekmez ve reçel gibi, tatlı yiyecekler yemek ilede, kanın tekrar koyulaşması sağlanmalıdır.

Karoglan Başağaçlı Raşit Tunca
Schrems, 1 Aralık 2018 Cumartesi
DEVAMINA BAK
[Resim: 49f477d5e3.png]

Çağımızda Yaygın Hale Gelen Helikobakteri Hastalığının Sebebi ve Tedavisi

Helikobakteri Hastalığının Sebebi

Ve bu gün cima adetleri (alişkanliklari) degişti ve Oral seks adet halini aldi. Peki bu devirde cikan bir ahlakmi bu? yoksa yillardir olan bir adet ve ahlak mi?
Oral seks bir kişinin cinsel organlarıyla diğer kişinin ağzı arasındaki temasla olan ilişkidir. Ağzın ve cinsel organların hassas erojen bölgeler olması ve birbirlerine verdikleri uyarının ve zevkin yoğun olması, bu ilişkiyi daha mucivevi yapiyor, bu tür buluşmayı birleşmeyi kaçınılmaz yapmaktadır ve böylce iki taraftaa dah cabuk ve dah zevkli doyuma ulaşmaktadir.
Ancak bunun yan tesiri olan bir hastalik ve mikrop yaratmiş ki Allah, bundada aşiri gidilmeye diye bir hastalik mahafizi koymuş ve nedir o? helikopbakter diye bir bakteri, tükrük yolu ile yutularak mide ve yemek borusu yoluna ve barsaklara dahil olmakda, orda mide üslerioninve mide yanmasinin ve gastridin sebebi olmakda, halbuki o bakteri cinsel organlari korumakla görevli iyi bir bakteri, ama görev alani degişince zararli hale geliyor, ve öyle olunca bu da mide yanmasi şeklinde bir hastaliga yol aciyor, ve bu oral sex te temiz olmak lazimdir, her ne kadar agiz kutsal bir yer sayilsada! dün kagit ta kutsal idi, onun bugün kü gibi afedesiniz  onunla kicini sildigni görse ashab seni kilicla dograrlar, cünkü ayet hadis yazcak kagit yokken, ona taharet bezi muamelesi yapani görseler elbet keserler öldürürler, bu gün ise, en yumuşak tuvalet kagidi yapmakta  firmalar yariş yapar oldu, birak ki bu sebebden insan kesmeyi öldürmeyi. evet agiz kutsal, ordan kuran kelam ediliyor yemek yeniyor amma işde Allah cok şeyi multi funktion halinde halketmiştir, Allah bunu bugün bildirdi de insanlar bildi, şeytan dahi ilham etmiş olsa bile, ademi cennetten attiran şeytanin yapacaginida biliyordu Allah, bu sürecin başlamasi gerekiryordu diye iman eden birisi, bu oral sex ide Allah biliyordu demesi lazim gelir, eskiden bunu bilen yokmu idi, yada muhammed ne bildide buna karşi tedavi metodu üretti, işde islami usul ile helikobakteriyi derhal yok eden bir tedavi yöntemi, patenti bize (bana karoglan hocaya ait) henüz patenti almadik ama allah katinda muhammedin bu yöntemini buna uygulayip bilebilen tek kimse olarak patent bana aittir, izinsiz alandan hakkimi dava eederim hak katinda. alin kullanin ama benlige gecirmeyin lütfen.

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Temizlik imandandır."

( Hadis-i Şerif , Müslim, taharet 1; Darimi, Vudu 2; Müsned, 5/342,344; Acluni, Keşfu'l-Hafa, 291)

Temiz olunursa, bu bakterinin yutulup görev alanin degişmesine sebeb olmazsiniz, amma işde o bölgeleri yikamadan yapilan bu oral sex ile işde o cinsel bölgede görevli bakterileri yutmuş olursunuz, ve  yine tükrügünü kullanarak yapilan mastürbasyondanda agiza temas ettiginden yine bu hastalik ortaya cikar, cünkü muhamed vaktinde bu sebebden bu hastalik vardi, bu bakteri vardi, ve bu hastaligi muhammed bildi ve ona tedavisi ögretildi.

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

Yemeğe tuzla başlamak ve bitirmek 70 hastalığa şifadır.

( Hadis-i Şerif ,R.Nasıhin)

Kar©glan Başağaçlı Raşit Tunca' nın Helikobakteri Hastalığının Tedavisi Formülü

işte helikobakteri hastaligina tutulmuş bir mümin, önce elini yikayacak, ve daha önce yaklaşik bir saat öncesine kadar birşey yememiş olcak, veya yani ac karnina sofraya oturcak, ve bir miktar tuz ile yemege başlayacak ve bir miktar mesela yarim dilim ekmek, bir dilim peynir yedikten sonrda bir miktarda su icip, sonundada midenin ve barsaklarin üstüne, yine yemegi tuz ile bitirip, üstüne tuz serperek, o bakterilerin tuz ile yok edilmesini saglayacak (ama dikat bu bakterilerin tamamen yok edilmesi ise tehlikeli onlar cinsel organlarda normal görevlerini yaparlar, cinsel organlari dişden gelcek mikroplara karşi korurlar, sadece görev alanlari degiştigi için zararli hale gelirler  yani onlarin tamami yok edilmez, sadece görev alani digişenler mide ve yemek borusu yolunda olanlari ithaf  etmek gerekir sadece) ve öyle mükellef bir sofra ile yemek  yemek degil, acil tedavi için, bir miktar yiyip bu tuz uygulamasini yapan kimse Allahin izni ile ikinci vakte kadar bu hastalikdan ve bakterilerden kurtulur inşallah,

ve kurtulan her mümimin, mehdiye ve muhammede salavat getirip, bize bir duada bulunursa memnun oluruz inşallah.

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 29 Temmuz 2018 Pazar

Original Kar©glan
DEVAMINA BAK

ALLAH
Allah

BAYRAK
TC.Bayrak

WEB-TUNCA
Radyo Karoglan

Foruma Misafir Olarak Gir


Forumda Neler Var


Karoglan-Raşit Tunca - Dini - islami - Dini Resim - FIKIH - Kuran - Sünnet - Tasavvuf - BAYRAK - Milli - Eğlence - PNG - JPEG - GIF - WebButtons - Vaaz - Sohbet - Siyeri Nebi - Evliyalar - Güzel Sözler - Atatürk - Karoglan Hoca - Dini Bilgi - Radyo index - Sanal Dergi




GALATASARAY
G A L A T A S A R A Y

FENERBAHÇE

F E N E R B A H C E

BEŞiKTAŞ
B E Ş i K T A Ş

TRABZONSPOR
T R A B Z O N S P O R

MiLLi TAKIM
M i L L i T A K I M

ETKiNLiKLERiMiZ


"Peygamberimiz Buyurdular ki Birbirinize Temiz ağız ile Dua edin. Bizde Sayfamızı ziyaret edenlerin ve bu bölümü ziyaret edenlerin kendilerinin Ruhaniyetine, geçmişlerinin Ruhuna Yasin Okuyup hediye ediyoruz Tıkla, ya sende oku yada okunmuş Yasinlerden Nasibini Al"
(Raşit Tunca)



MEVLANA'DAN
"Kula Bela Gelmez Hak Yazmadıkca,
Hak Bela Yazmaz Kul Azmadıkca,
Hak intikamını,
Kulunun Eliyle Alır da,
Bilmiyenler Kul Yaptı Sanır."

(Hz. Mevlana)



TOPLIST
AraBul Efsane TB-List Tiryaki Tlist-K Web-Tunca