MUHAMMED
BAYRAK
| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
|
Sitemize gönderi yapmadan önce kayıt olmanız gerekmektedir. |
| Forum İstatistikleri |
|
» Toplam Üye: 7 » En Son Üye: Fatma » Toplam Konular: 650 » Toplam Yorumlar: 990 Ayrıntılı İstatistikler |
DOWNLOADEN
AYET
FELSEFEMiZ
Raşit Tunca Sözü
GÜZEL SÖZ
Yusufcuk Böceği ve Ceaferüt Tayyara “Tayyar” Lakabının Verilmesi
----------------------
Yusufcuk Böceği Kolyesi Ne Anlama Gelir?
Libella-Dragonfly-Yusufcuk Böceği
Tek Sevgili Tek Alah lılık Simgesi TEK TANRILI LIK "1/5" yani 5. Mü'min Cafer
Mikail in yani Sivrisineğin Kardeşi
(Züleyhan ın Yusufdan öncesi önemli değil önemli olan Yusufdan Sonrası ve Sadakat ve Yusuf Soyu Temiz Soy Pak soy Öz Soy)
(Hz. Ömerin müslüman olmadanki Hayati Önemli degil önemli olan ondan sonrasi)
"Ettaibu minezzenbi kemenlla zenbeleh"
Tövbeyi bir daha bozmamak önemli olan
YUSUFCUK KOLYE ANLAMI ?
Hemen hemen her dönemin modasına uyan, her kombine rahatlıkla ayak uydurabilen kolye modeli olarak yusufçuk kolyeleri örnek olarak gösterebiliriz. Yusufcuk kolyenin anlamı nedir ? yusufçuk ne anlama geliyor? Yusufcuk kolye neyi simgeliyor gibi sorularla yaptığımız iş doğrultusunda cok karşılasıyoruz. Bu sorularla karşılaşmamızın olağan bir durum olmasının sebebi daha öncede belirttiğim gibi modası hiç mi hiç geçmiyor olması.
İlk olarak sizlere yusufcuk Böceği hakkında biraz bilgi vermek istiyoruz.
Yusufcuk böceği yani diğer adıyla Helikopter Böceği yaklaşık olarak 500 civarında bilinen türü olduğunu söylemek isteriz. Bu canlıların ortalama yaşam süreleri 5 ile 7 yıl arasında değişmektedir. Yusufcuklar tek eşlidirler. Dişi yusufcuklar çiftleştikten sonra erkek olan yusufcuğun kafası ile beslenirler. Erkek olan yusufcuklar hayatları boyunca sadece 1 defa çiftleşebilirler.
İşte bu yüzden yusufcuk kolyenin yüklendiği anlam asıl olarak Sadakattir. Erkek yusufcuk öleceğini bildiği halde dişi yusufcuk ile çiftleşiyor bu davranıştan dolayı yusufçuk figürünün yüklendiği anlam genişliyor, Yusufcuk kolye Aşkın sonsuzluğunu, tek eşliliği simgeler.
İnanışa göre üzerinde yusufcuk simgesi taşıyan kişilerde kıskanma, sadakat ve mutluluğun artar. Sizde sevdiğiniz kadına alabileceğiniz anlamlı hediyeler arasına yusufcuk simgeli takıları ekleyebilirsiniz. Unutmamanız gereken bir dipnot olarak, istisnasız her kadın size anlamını bilmediğini söylese bile yusufcuğun ne anlama geldiğini bilmektedir.
Peygamberimizin Ceaferüt Tayyara "Tayyar" veya "Zülcanaheyn" yani Çift Kanatlı Lakabını Verme Hadisesi
Hicretin sekizinci senesinin başlarında Peygamberimiz Kuzey Arabistandaki Bizanslılarla savaşmak için bir ordu hazırladı. Ordunun başına Zeyd İbn-î Harîse'yi getirdi ve Hz Muhammed şöyle Tenbihedi:
"Eğer Zeyd öldürülür veya yaralanırsa, Cafer İbni Ebî Talib komutayı alsın, şayet Cafer de öldürülür veya yaralanırsa bu defa komutayı Abdullah İbni Ravaha alsın. Abdullah İbni Ravaha da öldürülür veya yaralanırsa Müslümanlar kendilerine birini komutan olarak seçsin."
(İbn Kesîr, El Bidaye Ve'n-Nihaye, Çağrı Yayınları, 4/405-420)
Halbuki sancak bir bez parçasıi, onu yere düşürmemek ne demekdir siz bilirmisiniz, Bir peygamber bunu bizzat ikaz etmiş se, bu gün bu densiz k. cocuklarının yaptığıi, peygamberi tanımamak tan başka nedir, sancak bayrak bir peygamberin, bir milletin namusu şanı şerefidir. Yere düşürülmez düşman dahi olsa onun sancağının çiğnenmesine izin verilmez.
Ve sefere giderler ve
Müslümanlar Mûte'ye varınca "Müte" Ürdün'de bir köydür. Oraya varınca gördüler ki Bizanslılar onlara karşı yüz bin kişi hazırlamışlar. Ayrıca onları Lahm Cüzam, Kuzaa ve başka Hristiyan Araplardan yüz bin kişi destekliyordu.
Müslüman ordusu ise üç bin kişiydi...
Cafer Ibni Ebi Talib hemen doru renkli kısrağının sırtından yere atlayıp kendisinden sonra düşmanlar faydalanmasın diye kılıcıyla ayaklarını kesti. Sancağı alıp Bizans saflarına daldı. Bir taraftan da şu şiiri okuyordu:
"Cennet ne güzeldir. Ona yaklaşmak hoş ve onun içecekleri soğuktur. O'nlara azab yaklaşmıştır. Onlar kafirdirler. öyleyse karşılaştığım zaman onlarla dövüşmek bana şarttır."
Olan olur sancagi ilk tutan şehitlige erer, ondan diğer ashab alır, o da şehit olur, ve hemen cafer efendimiz sancağı alir,
Kılıcıyla düşman saflarında devamlı dolaşıp saldırılarda bulunuyordu. Nihayet ona sağ elini koparan bir darbe isabet etti. Sancağı sol eliyle tuttu. Çok geçmedi, solunu da koparan başka bir darbe isabet etti. Sancağı göğsüyle ve pazılarıyla tuttu. Biraz sonra da bir üçüncü darbe onu ikiye böldü. Sancağı ondan Abdullah İbni Ravaha aldı, arkadaşına kavuşuncaya kadar o da devamlı dövüştü.
Ve peygamber mescid de olayı bizzat oradaymış gibi anlatmaktadır, ve der o şehit oldu öbürü aldı, o da şehit oldu, şimdi cafer aldı sancağı diye olayı anlatır. ve Cafer efendimiz sancağı teslim edince kafir onu şehit eder. Ve iki tane melek görür peygamberimiz ve Caferi iki yanından tutup cennete uçururlar. Peygamber buyurur Ceferin iki kanatı daha oldu caferüt TAYYAR OLDU. iKi KOPAN KOLU YERiNE CENABI MEVLAA ONA iKi MELEĞi KANAT OLARAK VERDi VE ONU CENNETE UÇURVERDiLER BUYURUR. ve Caferin ismi Caferüttayyar Kanatlı Uçan Cafer veya "Zülcenaheyn" iki kanatlı olaraktan anılır ondan sonra. Ey Aziz Türk Millelti incitme ki incinmeyesin, hiç bir milletin devletin bayrağına, hor gören gözlerle bakma, bakan zaten piç kurusudur.
Allahı da bilmeyen, peygamberi de, ve onun yüce ahlakınıda tanımayan ahmak sürüsüdür. Eğer bu gün sen bayrağına devletine milletine sahip çıkmazsan, Yarin O peygamber de, atalarında Caferüt Tayyar efendimizde davacı olur. Bugünlere müslümanlık Caferin kollarını da feda ederek geldi, sen nasıl sahip çıkmazsın ey Aziz Türk Milleti. Bu islam bize, bu devlet bize binlerce şehidin kanıyla devroldu, ataların kanlarıyla devroldu, kimi kolunu verdi, kimi bacağını, kimde canını, yazıklar olsun sahip çıkmayan ahmak kpklre. Her Devletin ki nerdeyse böyle aynı incitme ki incinmeyesin....
Bir Karoglan Başağaçlı Raşit Tunca Makalesi Sonu
Schrems, 26.06.2020 Cuma
Contası ile Pompası Eksik
Doğmadan önce çocuğun cinsiyetinin Bilinmediği Vakitlerde
Komutanın Hanımı Hamiledir Doğum Haberi Beklemektedir. Fakat Oğlan Çocuğu ümit etkmektedir Her Türk erkeği gibi.
Ve sonunda Telefon Gelir Emir Erine bilidirirler Komutan yoktur. Fakat Çocuk Kız Çocuğu olmuştur.
Komutan Gelince Emir eri odasına varınca Komutanın misafirleri vardır. Uyanik Asker Müjedli Haberi Şöyle Verir:
Komutanım Beklediğiniz bisiklet geldi fakat "Contası ile Pompası Eksik".
Komutan anlar durumu Kız Çocuğu olmuştur.
Hz. isanin ninesi ve Hz Meryemin annesi olan Hanne Annemiz de hamile ve Mehdi olcak olan isa bekleniyor, ve ümidi onun Çocuğunun isa ve erkek Çocuk olacağından yanadır. ve der ki :
Eğer Çocuğum olursa mescide Zekerya aleyshisselamın hizmeitne vereceğim diye adak adar Çünkü Oğlan Çocuğu ümit etkmekdtedir.
Gel zaman git zaman Çocuk doğar ve fakat Hz Meryem doğar, yani Çocuk Kız Çocuğu olmuştur.
Mecburen adağını yerine getirmek için, Hz Meryemi Mescide Hizmetli olrak verir ve ilk defa bir Kız Çocuğuni Mescide Hizmetli olrak veren annemiz olur. ondan sonrada isa efendimizin o "immeculata anne" yani kutsal bakireden Doğma ve Kutsal Ruh dan (Hz. Mehdi den olma) hadise si meydana gelir.
Yani velhasıl kelam, bu isa ve meryem soyunda, Oğlan Çocuğu ümit ederken, Kız Çocuğu olma hadisesi veya tam terside olabilir, o yolun sünnetlerindendir. Mehdi yolu ve sünnetidir.
Bir Karoglan Makelesi sonu
Schrems 23 Haziran 2020 Sabah Avusturya saati ile 06:29
insanoğlunun ilk Ölçü birimi Adem Atamızın Ölçü Birimleri Makelesi
insanoğlunun ilk ölçü birimi Adem atamızın ölçü birimleri Makelesi
Selamünaleyküm dostlar
Ben Karoglan Başağaçlı Raşit Tunca
Öncelikle sizlerle Beni yeni bir Makale de buluşturan Rabb'ime hamd ederim
Bütün meleklerine ve peygamberlerine de Salat selam eylerim, Allah dostlarınada Sevgilerimi sunarım.
Geçen son sohbetimizde Bahsettiğimiz inç meselesi şu anda yalanlamak da biz yalanlama iddiları ortalıkda dolaşmakta.
Sohbetimizde bahsettiğimiz gibi, Adem atamız ilk insan ve, onun da bazı ölçü birimlerini ihtiyacı var, ve bugünün insanlarının keşfettiği mamuşka bebekleri gibi, bizler Hazreti Adem'in içinden Çıkıp gelen insanlarız. Her büyük Mamuşkanın içine giren mamuşka ondan bir küçük olmalı ki, büyüğün içine girmiş olsun. Demek ki her büyüğün içindeki insan, Ondan bir küçük boy demektir, bir miktar küçük. işte İnsanoğlu küçüle küçüle, bugünün İnsanoğlu haline geldi fakat, eli kısaldı boyu kısaldı, Ölçüsü kısaldı, terazi kısaldı ve bugünlere öyle geldi.
Ben Çocukluğumda rahmetli babamın el ve parmakların hatırlıyorum da, benimki onun yanında, tavada omlet gibi kalıyordu, Şu anda benim çocuklarımın el ve parmak yapıları da, benimkinin yanında, aynı babamın yanındaki omlet gibi benim yanımda omlet durumundalar.
Ve Adem atamız zamanında Demir Yok, marangozluk yok, testere yok ki, ne ile marangozluk yapacak. O ki Allah'ın ilk Peygamberi ve her ilimden bildiği için, ölçü için, elinde ne varsa onu ölçü olarak dan kullanmış, ve parmaklarının uzunluğu, bir karışı, kolunun uzunluğu, dirseğinin uzunluğu, adımının uzunluğu,.. bu şekilde uzunluk birimi kullanmış.
Daha önce anlatmıştım, benim işaret veya (küsür fark var) orta Parmağımın uzunluğu 13 küsür santim 14 gibi idi Çocukluğumda, Şu anda ben de insanoğlu gibi, sıcak suda çeken kumaş gibi, bizde çektik ve, şu anda o uzunlukta ben bile değilim.
Ve benim ölçülerrim işte Adem atamızın ölçü birimine yakın birimler idi.
Bir karışımın uzunluğu 22 santimdir, ve orta Parmak ucumdan dirseğime kadar olan uzunluk 54 santimdi. Sağ kolumu sağ tarafıma açtığım zaman, orta parmak ucundan sol omzumun başına kadar 1 metredir, buna Adem atamızın ölçüsünde ve hatta Osmanlı'da bu ölçüyü kullanmış buna Bir arşın denir ve ya da bir kulaç denilir.
Ve dedik ki Geçenki sohbetimizde İngilizleri ayakta tutan, Onların yaptığı Güzel bir sünnet ki, o Adem atamızın ölçü birimi olan "inç" e sahip çıkmaları demiştik. ve şu inç Yani İngiliz uzunluk birimini araştırdım, benim söylemem ile tutarlı değil, al bakayım! Benim bildiğim kadarıyla 22 metre ya da 21 metre 1 "mil" denir Deniz ölçüsü, ilk Deniz filosunu kuranlar İngilizler ve deniz ölçü birimi olaraktan mil kullanmışlar, milde inç in bir üst boyutudur, onlu sistem ile, inç birimi şeklinde yer alır. ve Mil birimini kullanan ilk devlet ingilizlerde ingilizlerden çıkma bir birimdir
ALINTI
Mesafe ölçüm birimi olan mil, İsim olarak ingilizce kökenlidir, tarihte değişik yöre ve ilgi alanlarında farklı uzunlukta kullanılmış ve halen kullanılmaktadır. Standart kısaltması; (mi)´dir.
Kara mil´i (Statute mile) ve Deniz mil´i (Nautical mile) olarak iki farklı uzunluklara ayrılırlar.
Bir Kara mil´inin uzunluğu metrik hesaba göre tam: 1.609,344 metredir.
DENİZ MİLİ NEDİR?
Deniz mili (Nautical mile)´inin uluslararası resmi bir kısaltması olmadığından, şu kısaltmalara rastlamak mümkündür.: M, NM, nm, ve nmi.
bir meridyenin bir dakikalık yay parçasına karşılık gelen uzunluk birimi olan deniz mili (sembolü M, NM veya nmi) 1852 metreye karşılık gelir. Saatte 1 deniz miline eşit hız birimine ise knot adı verilir.
ALINTI SNONU
ve bu mildeki ölçüyü de şu anda 18 metre olaraktan yer veriyor internet ve Google amca. Hayır benim bilgilerim, eski bilgilerime göre 1 mil 21 metre idi yahut 22 metre idi, dediğim gibi Mamuşka bebeğin içindeki mamuşka bebek ondan daha küçük olmalı ki üstteki büyük Mamuşka bebeğin içine sığabilecek bir küçüklükte olması lazım. öyle olunca her ana babadan doğan bir çocuk, bir alt versiyon, şu anda insanlar (Büyük Öküzler) bu "G20" toplantılarıyla insanların ölçü birimleri ile oynamışlar, zaten insanlık küçülüyor fakat, işte bu G20 toplantılarında istediklerine istedikleri birimi veriyorlar, şu anda insanlık işte, oradaki birimlerde anlatıldığı gibi 1 inç 2,8 santimetreye düşmüş durumda, Halbuki bir inç 21 santim veya 22 santimdir, gerçek manasıyla 22 santimdir. şu anki haliyle 2,8 santime düşmüş, yani insanlık erlik ve erkeklik ve Rahman lık 2,8 santimetreye kadar düşmüş. Adem atamızın boyu rivayetlerde 70 zira veya 71 ve yahut 73 zira olduğu rivayet edilmekte. Daha önceki vaazlardaki hesabıma göre, bu da bugünün metresine vurduğumuz zaman, 33 metreye denk gelmekte idi, eski vaazlarımdaki hesabıma göre.
Aşağıya kısa olaraktan Osmanlı'nın kullandığı ölçü birimlerini de inşallah bir İnternet sayfasından alıntı yapraktan ekleyeceğim, işte Osmanlı'da ölçü birimi olaraktan mesela eskiden kumaş ölçerken, Bir arşın iki arşın derlermiş, O da metreye hiç gerek yok, Normal Osmanlı'nın boyun da, Bir arşın : sağ elin orta parmağından sol omuzun başına kadarolan uzunluğa Bir arşın veya Aslında Kulaç denir, ve kumaş ölçerken işte Bir arşın iki arşın diye ölçerlerdi, bir tarlayı o ölçecekleri zaman ise 1 adım 2 adım diye ölçülür, tarlada o şekilde ölçülmez, tarlada adım olaraktan ölçülür, benim eski adımımda ortalama olaraktan 90 santimdir, 1 metreden azdır, 70 ile 90 santim (1arşın) arası Adım atarım, Eski halim de, şu anda ölçmedim.
şu anda inçe sahip çıkanlar, o birimin alt veya üst birimlerine inçe birimine bu ölçüye sahip çıkan millet olaraktan benim bildiğim kadarı ile ingilizler var. Osmanlı da dahi kalmadığı için, şu anda tek sahip çıkan millet ingilizler olduğu için, Allah'a işte onları da, bu sevdiği bir taraftan dolayı ayakta tutmakta, onları ayakta tutan güzel sünnet ve adette, işte inç birimine sahip çıkmaları demiştim, bu sözümde yine kararlıyım, bu sözümü Allah'tan bana bildiren ilhamın doğru olduğuna inanıyorum, yalan diye affedenler, beni yalancı çıkarmaya çalışıyorlar, Onlar kendileri yalancı ve kendini inkar eden ahmaklardır ancak.
Bu gün o birimin ingilizlerde olması müslümnları hayıflandırdımı? evet emanete sahip çıkmayanın elinden emanet alınır sahıp çıkacaklara verilir o dirayette olanlara verilir. Osmanlıdan ingilizler çalmış almış ve fakat sahip çıkmışlar vessselam.
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
إِنَّا عَرَضْنَا ٱلْأَمَانَةَ عَلَى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱلْجِبَالِ فَأَبَيْنَ أَن يَحْمِلْنَهَا وَأَشْفَقْنَ مِنْهَا وَحَمَلَهَا ٱلْإِنسَٰنُ ۖ إِنَّهُۥ كَانَ ظَلُومًا جَهُولًا
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
İnnâ aradnel emânete ales semâvâti vel ardı vel cibâli fe ebeyne en yahmilnehâ ve eşfakne minhâ ve hamelehal insân(insânu), innehu kâne zalûmen cehûlâ(cehûlen).
Meali :
Şüphesiz biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar onu yüklenmek istemediler onu taşıyamamaktan korktulrda, Onu insan yüklendi. o da ona sahip çıkamadı da, o na zalimce ve çok cahilce davrandı. (Emanet Mehdi olabilirmi acaba burdaki emanet sizce)
Sadakallahul Aziym Ahzab Suresi 72. Ayet
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
وَٱلَّذِينَ هُمْ لِأَمَٰنَٰتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَٰعُونَ
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Vellezîne hum li emânâtihim ve ahdihim râûn
Meali :
(Cennette ikram görecek olanlar var ya, işte o'nlar) Sözlerinin ve emanetlerinin Çobanıdırlar.
Sadakallahul Aziym Mearic Suresi 32. Ayet
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular
"Allah ve Resulünün, kendisini sevmesini isteyen kimse, emanete riayet etsin."
(Hadis-i Şerif , Taberani)
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular
"Emanet kaybedilince Kıyamet yaklaşır. İşleri, ehli olmayana vermek, emaneti kaybetmektir."
( Hadis-i Şerif , Buhârî)
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
إِن يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ أَيُّهَا ٱلنَّاسُ وَيَأْتِ بِـَٔاخَرِينَ ۚ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلَىٰ ذَٰلِكَ قَدِيرًا
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
İn yeşa’ yuzhibkum eyyuhen nâsu ve ye’ti bi âharîn(âharîne) ve kânallâhu alâ zâlike kadîrâ
Meali :
Ey insanlar! Allah dilerse sizi yok eder ve başkalarını getirir. Allah, buna hakkıyla gücü yetendir.
Sadakallahul Aziym Nisa Suresi 133. Ayet
ALINTI BAŞLANGICI
OSMANLI ÖLÇÜ BİRİMLERİ
Osmanlı Devleti'nde uzunluk ölçüsü birimi olarak "arşın" kullanılmış olmakla birlikte, "çarşı arşını" ile "mimar arşını" (zira-i mimari, zira) birbirinden farklıdır. (Osmanlı'da temel uzunluk ölçüsü birimi olan arşın üç çeşittir: arşın, zira, endaze)
Çarşı Ölçüleri
1 arşın = 68,58 santimetre (çarşı arşını)
1 rub = 1 urub = 8,57 santimetre = 1/8 arşın
1 kerrab = 1 kirah = 4,28 santimetre = 1/16 arşın
1 endaze = 65,25 santimetre (Fars menşelidir)
Mimar Ölçüleri
1 arşın = 1 zira = 75,7738 santimetre (bina arşını)
1 kadem = 1/2 zira = 37,8869 santimetre
1 parmak = 1/24 zira = 3,1572 santimetre
1 hat = 1/12 parmak = 2,631 milimetre
1 nokta = 1/12 hat = 0,219 milimetre
1 mimarî arşın = 1 zira = 1 zira-i mimari = 2 kadem (ayak) = 24 parmak = 288 hat = 3456 nokta = 75,7738 santimetre (Bir mimari arşının 1/2'si kadem, kademin 1/12'si parmak, parmağın 1/12'si hat, hattın 1/12'si noktadır. Yani 1 mimari arşın = 2 kadem = 24 parmak = 288 hat = 3456 noktadır.)
1 kulaç = 2,5 zira = 189,4345 santimetre
1 fersah = 3000 kulaç (normal yürüyüşle 1 saatte gidilen mesafe)
1 berid = 1 menzil = 4 fersah
1 merhale = 2 berid
Ağırlık Ölçüleri
1 çeki = 4 kantar = 225,79832 kilogram
1 kantar = 44 okka = 100 ludre = 56,44958 kilogram
1 batman = 6 okka = 7,69767 kilogram
1 okka = 1 kıyye = 400 dirhem = 1,282945 kilogram
1 dirhem = 3,2073625 gram
1 miskal (misgal) = 1,5 dirhem = 4,5819464 gram
7 miskal = 10 dirhem = 32,073625 gram
1 dünük (denk) = 1/4 dirhem = 801,84 miligram
1 kırat = 1/4 dünük = 4 bakray = 200,46 miligram
1 bağdadi (bakray) = 4 fitil
1 fitil = 2 nekir
1 nakir (nekir) = 2 kıtmir
1 kıtmir = 2 zerre
1 buğday = 1/4 kırat = 50,11 miligram
Mehmet İzzet'in 1912 baskı tarihli İlm-i Hisab (hesap bilimi) kitabına göre ağırlık ölçüleri farklı tarif edilmektedir:
Evzan-ı Kebire (büyük ağırlık ölçüleri)
1 çeki = 225,978 kilogram
1 kantar = 56,450 kilogram
1 batman = 7,692 kilogram
1 kıyye = 1,282 kilogram
Evzan-ı Mutavassıta (orta ağırlık ölçüleri)
1 dirhem = 3,207 gram
1 miskal = 4,810 gram = 0 1,5 dirhem
1 dünük (denk) = 801,75 miligram = 1/4 dirhem
Evzan-ı Hafife (hafif ağırlık ölçüleri)
1 kırat = 200,43 miligram = 1/4 denk
1 bağdadi (bakray) = 50,1 miligram = 1/4 kırat
1 fitil = 12,5 miligram = 1/4 bağdadi
1 nakir (nekir) = 6,26 miligram = 1/2 fitil
1 kıtmir = 3,13 miligram = 1/2 nakir
1 zerre = 1,56 miligram = 1/2 kıtmir
Ağırlık ölçüsü olarak arpa, buğday, pirinç, dirhem-i şeri, habbe ve hardal tanesi de kullanılmıştır.
dirhem, Osmanlı dirhemi okka, Osmanlı okkası kantar, Osmanlı kantarı
Alan Ölçüleri
1 hektar = 11 dönüm = 10105,337 metrekare = 17600 zira kare
1 dönüm-ü atik (eski dönüm) = 4 evlek = 918,667 metrekare = 1600 zira kare = 40x40 zira
1 dönüm-ü cedid (yeni dönüm) = 2500 metrekare
1 dönüm-ü kebir (büyük dönüm) = 2720 metrekare
1 evlek-i atik (eski evlek) = 229,666 metrekare = 400 zira kare = 20x20 zira
1 evlek-i cedid (yeni evlek) = 100 metrekare
1 cerip = 3600 zira kare = 60x60 zira
1 zira kare = 4 kadem kare = 0,57416 metrekare
1 kadem kare = 144 parmak kare = 12x12 parmak
1 parmak kare = 144 hat kare = 12x12 hat
1 hat kare = 144 nokta kare = 12x12 nokta
Çarşı ölçüleri olarak da "arşın kare", "rub kare", "kirah kare", "endaze kare" kullanılırdı.
Hacim Ölçüleri
1 kutu (god, kot, godik) = 4,625 litre
1 şinik = 9,25 litre = 2 kutu
1 kile (İstanbul kilesi) = 37 litre = 4 şinik = 8 kutu
Su Debisi Ölçüleri
Su kaynağının debisinin ölçülmesinde birim olarak "lüle" kullanılmıştır. Bir lüle yaklaşık olarak 26 milimetre çapında bir borudur ve dakikada 36 litre su akıtır. Günlük yaklaşık 52 metreküp su olarak kabul edilir. Şehir içinde yer alan su taksim istasyonlarında bulunan dağıtım sandıklarında kullanılan boruların günlük debisi ise dağıtım yapılan bölgenin ihtiyacına göre ayarlanmıştır ve aşağıdaki gibidir.
1 hilal = 0,5625 litre/dakika = 0,81 metreküp/gün
1 çuvaldız = 1,125 litre/dakika = 1,62 metreküp/gün
1 masura = 4,5 litre/dakika = 6,48 metreküp/gün
1 kamış = 9 litre/dakika = 12,96 metreküp/gün
1 lüle = 36 litre/dakika = 51,84 metreküp/gün
Osmanlı çarşısı - Osmanlı pazarı
Metrik Sistem
Osmanlıların metrik sisteme geçiş, Sultan Abdülaziz döneminde, 20 Cemaziyel hir 1286 (1869) tarihli bir hatt-ı hümayun ve kanunnameyle başlamıştır. Bu kanunnamede uzunluk ölçü birimi olarak "metre" kabul edilmiş ve eski ölçülere uygun isim verme endişesiyle metre için zira-i aşari yani ondalık zira deyimi kullanılmıştır.
Bu değişiklikle birlikte arazi ölçü birimi olarak "ar", hacim ölçüsü olarak öşr-i zira küp yani ondalık zira küp (desimetreküp, litre), ağırlık ölçüsü olarak da dirhem-i aşari yani ondalık dirhem (gram) kabul edilmiştir. Kanunda yeni ölçülerin Mart 1287'den (1870) itibaren resmi işlemlerde geçerli olacağı, halkın Mart 1290'a (1873) kadar eski ve yeni ölçüleri birlikte kullanabileceği ama bu tarihten sonra eski ölçülerin tamamen yasaklanacağı belirtilmiştir.
Sultan Abdülaziz dönemindeki gayretler yeterli olmamış, kapsamlı bir çaba Sultan İkinci Abdülhamit'in 1881 tarihli kanunnamesiyle olmuş ve metrik ağırlıklara 1883 tarihinden sonra damga vurulmaya başlanmıştır. Buna rağmen 1895 tarihinde bir defa daha geri dönüldüğü ve Osmanlı topraklarında bir süre daha dirhem kullanılmaya başlanmıştır. Metrik sisteme kesin geçiş ancak 26 Mart 1931'de çıkarılan Ölçüler Kanunu ile sağlanabilmiştir.
ALINTI SONU
Adem Atamız ve evlatlarının ve Bütün Peygamberlerin Ruhuna Salat Selam olsun.
---oOo---
Schrems, 27 Mayıs 2020
Bir Karoglan Başağaçlı Raşit Tunca Makalesi sonu
Briyantin nedir? Ne işe yarıyor? Zeytinyağının Saçları ve Vücudu Besleyici Faydaları Nelerdir?
Briyantin, saç sakal ve bıyık da dahil olmak üzere, saçlara parlak, bakımlı bir görünüm vermek için amaçlanan bir saç bakım ürünüdür. Edouard Pinaud isimli Fransız bir Parfümcü tarafından 20. yüzyılın başlarında (1900 lerde) Fransızca "Brillantine" yani parlak veya parlatıcı anlamına gelen, Türkçe "Briyantin" diye bildiğimiz ürün piyasaya sürüldü.
Şu anda piyasada yeniden ün kazanan, ve Briynatin diye sunulan o malzemenin, orjinal Briyantin ile uzaktan yakından alakası yokdur.
Orjinal Briyantin halis muhlis zeytinyağından başa bir şey değildir, onu bulan yada piyasaya süren amca, sadece içine özel bir parfüm katmıştır, o kadar.
Arabaların yakıtı benzindir, beynimizin yakıtı şekerdir, böbreklerimizin ki ve idrar yolumuzun ki ise aynı lavoba sistemini çalıştıran su dur ki, su olmazsa lavabodaki s deki su kuruyunca kötü kokular gelir, nitekim mazgallardan da yaz günlerinde kötü kokular gelmesi su yokluğundandır. Böbreklerde su azlığında, yani su az içildiğinde hasta olurlar. işte saç sakal ve bıyık gibi kıl cinsinin yakıtıda yağdır. yeterince gerekli yağ kıl diplerine ulaştırılamazsa, saç sakal ve bıyık gibi kıl cinsi ve bölgesi hasta olur, önce kuruluktan kepeklenme baş gösterir, sonrada dökülmeler başlar. Bazen vücuttan istenilen gerekli yağ kıl diplerine ulaştırılamzsa, saç sakal ve bıyık gibi kıl cinsi ve bölgesi, Zeytinyağı ile yağlanarak, onlara dıştan destek sağlanırsa, onların hastalanmasının önüne geçilmiş olunur.
Zeytinyağının Saça ve Vücuda Faydaları
Zeytinyağı saçlarda oluşan kepeğin azaltılmasını sağlar. Saçın daha kolay şekil almasını ve parlak hale gelmesine yardımcı olur. Saçların nem oranını yükselterek, sağlıklı hale gelmesine yardımcı olur.
Zeytinyağı cilt için önemli faydalara sahiptir. Ciltte sürekli olarak ortaya çıkan ölü hücrelerin yok edilmesine yardımcı olur. Bu sayede cildin yaşlanmasına engel olur. Cilt üzerinde oluşan sivilce ve siyah noktaların tedavisinde tercih edilebilir. Kuru cilt tipine sahip bireylerde, nemlendirici etkisi olduğundan, cildin nem oranının korunmasına yardımcı olur.
Nitekim Kırkpınar Yağlı Güreşlerindeki, Güreşçiler "Pehlivanlar" önce sağ elle sol omuza, göğüse, kol ve kıspete yağ sürerler. Daha sonra sol el ile aynı işlemi tekrarlarlar. Güreşçiler bu arada birbirlerinin sırtlarını da yağlarlar. Güreş başladıktan sonra pehlivanlar çayırda dolaşan yağcılardan diledikleri zaman yağ ve su alabilirler. Burdaki yağlanmada ki asıl gaye yıllar içinde unutulmuş ve, bugün sadece Güreşçiler rakibi tarafından , kavranmaları güç olsun diye yağlanırlar. Halbuki Güreşçiler rakibi tarafından sert hareketlere maruz kalmalarına rağmen, hiçbir Güreşçide, bere ve morluk oluşmaz, neden? çünkü o Zeytinyağı ile yağlanmalarının sayesinde, morluk ve bere oluşmaz, üçüncü faydası peygamberlerden birisine öğretilen bir ilimdir ki bu, vücutta Zeytinyağı ile yağlanır ki, o sayede vücutta beslenir ve kaslar dahada esnekleşir ve güçlenir.
Rabbimiz Teala da Kitabımız Kuranda : Turi Sina ya yemin edip överekten, "Zeytin Dağını" övmektedir, ve Nur suresinde de Zeytin yağını överekten, ona sakladığı hikmetlere, insanoğlunun dikkatini çekmektedir.
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
ٱللَّهُ نُورُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ مَثَلُ نُورِهِۦ كَمِشْكَوٰةٍ فِيهَا مِصْبَاحٌ ۖ ٱلْمِصْبَاحُ فِى زُجَاجَةٍ ۖ ٱلزُّجَاجَةُ كَأَنَّهَا كَوْكَبٌ دُرِّىٌّ يُوقَدُ مِن شَجَرَةٍ مُّبَٰرَكَةٍ زَيْتُونَةٍ لَّا شَرْقِيَّةٍ وَلَا غَرْبِيَّةٍ يَكَادُ زَيْتُهَا يُضِىٓءُ وَلَوْ لَمْ تَمْسَسْهُ نَارٌ ۚ نُّورٌ عَلَىٰ نُورٍ ۗ يَهْدِى ٱللَّهُ لِنُورِهِۦ مَن يَشَآءُ ۚ وَيَضْرِبُ ٱللَّهُ ٱلْأَمْثَٰلَ لِلنَّاسِ ۗ وَٱللَّهُ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Allâhu nûrus semâvâti vel ard(ardı), meselu nûrihî ke mişkâtin fîhâ mısbâh(mısbâhun), el mısbâhu fî zucâceh(zucâcetin), ez zucâcetu ke ennehâ kevkebun durrîyyun, yûkadu min şeceratin mubâraketin zeytûnetin lâ şarkîyetin ve lâ garbiyyetin, yekâdu zeytuhâ yudîu ve lev lem temseshu nâr(nârun), nûrun alâ nûr(nûrin), yehdîllâhu li nûrihî men yeşâu, ve yadribullâhul emsâle lin nâs(nâsi), vallâhu bi kulli şey’in alîm
Meali :
Allah, göklerin ve yerin nurudur. O’nun nurunun temsili şudur: Duvarda bir hücre; içinde bir kandil, kandil de bir cam fânûs içinde. Fânûs sanki inci gibi parlayan bir yıldız. Mübarek bir ağaçtan, ne doğuya, ne de batıya ait olan zeytin ağacından tutuşturulur. Bu ağacın yağı, ateş dokunmasa bile neredeyse aydınlatacak (kadar berrak)tır. Nur üstüne nur. Allah, dilediği kimseyi nuruna iletir. Allah, insanlar için misaller verir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.
Sadakallahul Aziym Nûr Suresi 35. Ayet
Yine Tin suresinde de
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
وَٱلتِّينِ وَٱلزَّيْتُونِ وَطُورِ سِينِينَ
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Vet tîni vez zeytûn, Ve tûri sînîn.
Meali :
incire ve zeytine yemin olsun. ve Sinâ dağına "Zeytin Dağına" yemin olsun.
Sadakallahul Aziym Tin Suresi 1 ve 2. Ayet
Tevrattaki Mehdi isminin bir manasıda yağlanan adam demektir.
Bizde saçımız ve saç köklerimiz güçlensin diye, üç haftda bir, yada ay da bir, saçlarımızı Zeytinyağı ile yağlarız. Cildimiz de kuruyan bölgelerimizi de Zeytinyağı ile yağlarız.
Yolumuzdan gelecek olanlarda, bu sünnetimize ittiba etsinler, yani Raşidi Tarikatı Askerlerimiz de bu sünnete ittiba göstersinler.
Zeytinyağı, Saçlara ve Vücuda, Raşidi Usulü ile Nasıl Uygulanır?
Bir tabak içerisine bir miktar halis Zeytinyağı dökülür, parmaklar o yağa bandırılarak, kafa veya vücudun o bölgesi, parmaklar ile friksiyon yaparak, zeytinyağı o bölgeye ve, saç sakal ve bıyık da dahil olmak üzere,.. gerekli yağ kıl diplerine veya hücrelere ulaştırılır. Yeterince sürüldükten sonra, sadece elbisemizin üstüne akmaması için, boynumuza bir havlu ardılır (tabi bu, kafaya sürüyorsak böyle). Sonra 45 dakika veya bir saat bekletilir. Sonra kaynar olmayan sıcak su ile ve, herzman ki kullandığımız, şampuan veya sabunumuz ile saçlar veya sakal veya o bölge yıkanır, ve yıkama sonrasında, bir miktar yağın hala saçlarda kalmış olması idealdir güzeldir. Vücuda sürülen yağın yıkanmasına gerek yoktur, cildimizin ve hücrelerimizin onu emmesi beklenir sadece, Bir defada fazla miktar sürülmez ise, az bir süre içinde, emip içine çekecektir zaten cildimiz onu..
Kolay Gelsin, faydasını göresiniz inşallah.
Bir Karoglan Başağaçlı Raşit Tunca Makalesi Sonu
Schrems, 2020 Senesinin Mayıs ayının yedisi, saat 23:23
Yusuf Gibi güzeli bulanlar "Yusufu Köle diye 75 Kuruşa Sattılar
Ey Mehdi Arayan insanoglu!
Mehdi Yanindaykan tanimayipda Mehdi arayan!
Allah her an seninleyken Allahi bildinmi ki, Allahin kiymetini degerini verdin mi ki, Mehdiyi biliversen buluversen ona en büyük degeri verecegini iddia eden dangalak!
Mehdiyi kömür mü sandin ki, her evden bir mehdi cikiyor bu devirde, Mehdiyi kömür yerine koyan insanoglu!
Bu devirde Mehdilikde peygamberlikde cok daha ucuz, bes kurus etmiyor, mucize keramet göstersede kiymeti harbiyesi yok.
Bu ucuzluk nerede len! her evin, her mahelenin bir kendi mehdisi var. Halbuki o bir tanedir, Muhammed den iki tane olmadigi, isa dan iki tane omadkgi, musa dan iki tane olmadigi gibi, mehdi de bir tanedir, bu mehdi bollugu nereden ey insanoglu?
Yusuf gibi cevval güzeli bulanlar, kiymetini bilmedi pazarda köle diye 75 kurusa satillar.
Halid bin velid diyorki : Muhammed in ya sakalindan yada sacindan bir tel elime gecti, basima, sarigimin için sardim, o kil parcasi bende oldukca, savaslarda muzaffer geldim, hic yenilmedim. diyor
O nun KILINI ele geciren, biri kilinin kiymetini bilenlerde vardi o devirde, bu devirde mehdi evinde, mehdiyyi bes kurusa pazarliyor.
SATIP geciyor degeri yok.
Ah bir muhammed i görseydik diyeneler : Belki onun vaktinde olsaydin, ayni bugün mehdiyi görüpte, onu inciten danglak oldugun gibi, o gün orda olsan, ebi cehi lin biri olacaktin ve, muhammedi incitecektin. bunun farkindamisin.
-----oÖo-----
Allahim baharda yağan ve yağacak olan emtarlarin adedince muhamdede ve ehline ve mehdi ve ehline salat selam eyle,
Aramayanlar yolda kaldi, sen aramaya devam et "bir güüüüüüün istiklal ve cumhuriyetini"
MECNUNLUĞUN SIRRI kaybedince, gercekte kazanmakda yatiyor ey sevgili.
Gece gündüzü bilesin diye var, kötü iyiyi arayıp bulasın diye var.
Beni bulsan, Yusufu bulanlar 15 kuruşa sattılar,
anla beni sevgili böyle cok tatlı,
inan beni bulsan 15 kuruş değerimiz olmaz,
yemin olsun olmaz,
ara calış işte bir gün Yüce RAB
Zülyehayi yusufa yazacakdir,
Elini eline gönlünü gönlüne vercekedir,
inan bana bu yüce Rab öyle zalim değil,
Züleyhayı Yusufa kavuşturana iman et sen,
Leylayı mecnundan ayırana değil.
Burdakı TILSIMI çözüdünse SIRANI beklemek en büyük nimet anla...
mehdiyi ben bir kimdir bilen, ona GiDiP ELINI ÖPEN, BILMEM NERENIN BASKANLIGINI ONA VERELiM DiYEN INSANLIK:
BIRAK DEGERiMiZ BÖYLE KALSIN, BENi BULSANIZ, DEGERiMiZ 5 kurus bile etmiyecek, yarin yaninizda olunca, beni satip gececeksiniz. o zman mehdiyi gönlünüzde bilin birkanin onun elini cisimi öpmeyiverin varsin o bsbakan cumshurbaskani düyna baskani olmayiversin o maneviyetimizin sultani, beklenen mehdi degilmi, birakin öyle kalsin.
yanima elmi öpmeye gelecek olan salak, gelme! uzak dur, rahatimi bozma benim ki, seninde ahirette rahatin kacmasin
yapacagin bir yanlis yüzünden sende insanlikda helak olmasin.
öyleyse Allahin sakladigi gizledigini örttügünü, sende ört kapat, gizle, amma kalbinden bir an cikarma, kalbinde tut, onu öyle sev, gönlünün tahtinda nerede oturuyorsa O, oradan indrime onu
Bir Karoglan Raşit Tunca Makalesi
Karoglan Raşıt Tunca
Schrems, 2020 Senesinin Nisan ayının yirmisekizi, saat gece, buçuğu bir geçiyor.
Ey Mehdi Arayan insanoglu!
Mehdi Yanindaykan tanimayipda Mehdi arayan!
Allah her an seninleyken Allahi bildinmi ki, Allahin kiymetini degerini verdin mi ki, Mehdiyi biliversen buluversen ona en büyük degeri verecegini iddia eden dangalak!
Mehdiyi kömür mü sandin ki, her evden bir mehdi cikiyor bu devirde, Mehdiyi kömür yerine koyan insanoglu!
Bu devirde Mehdilikde peygamberlikde cok daha ucuz, bes kurus etmiyor, mucize keramet göstersede kiymeti harbiyesi yok.
Bu ucuzluk nerede len! her evin, her mahelenin bir kendi mehdisi var. Halbuki o bir tanedir, Muhammed den iki tane olmadigi, isa dan iki tane omadkgi, musa dan iki tane olmadigi gibi, mehdi de bir tanedir, bu mehdi bollugu nereden ey insanoglu?
Yusuf gibi cevval güzeli bulanlar, kiymetini bilmedi pazarda köle diye 75 kurusa satillar.
Halid bin velid diyorki : Muhammed in ya sakalindan yada sacindan bir tel elime gecti, basima, sarigimin için sardim, o kil parcasi bende oldukca, savaslarda muzaffer geldim, hic yenilmedim. diyor
O nun KILINI ele geciren, biri kilinin kiymetini bilenlerde vardi o devirde, bu devirde mehdi evinde, mehdiyyi bes kurusa pazarliyor.
SATIP geciyor degeri yok.
Ah bir muhammed i görseydik diyeneler : Belki onun vaktinde olsaydin, ayni bugün mehdiyi görüpte, onu inciten danglak oldugun gibi, o gün orda olsan, ebi cehi lin biri olacaktin ve, muhammedi incitecektin. bunun farkindamisin.
-----oÖo-----
Allahim baharda yağan ve yağacak olan emtarlarin adedince muhamdede ve ehline ve mehdi ve ehline salat selam eyle,
Aramayanlar yolda kaldi, sen aramaya devam et "bir güüüüüüün istiklal ve cumhuriyetini"
MECNUNLUĞUN SIRRI kaybedince, gercekte kazanmakda yatiyor ey sevgili.
Gece gündüzü bilesin diye var, kötü iyiyi arayıp bulasın diye var.
Beni bulsan, Yusufu bulanlar 15 kuruşa sattılar,
anla beni sevgili böyle cok tatlı,
inan beni bulsan 15 kuruş değerimiz olmaz,
yemin olsun olmaz,
ara calış işte bir gün Yüce RAB
Zülyehayi yusufa yazacakdir,
Elini eline gönlünü gönlüne vercekedir,
inan bana bu yüce Rab öyle zalim değil,
Züleyhayı Yusufa kavuşturana iman et sen,
Leylayı mecnundan ayırana değil.
Burdakı TILSIMI çözüdünse SIRANI beklemek en büyük nimet anla...
mehdiyi ben bir kimdir bilen, ona GiDiP ELINI ÖPEN, BILMEM NERENIN BASKANLIGINI ONA VERELiM DiYEN INSANLIK:
BIRAK DEGERiMiZ BÖYLE KALSIN, BENi BULSANIZ, DEGERiMiZ 5 kurus bile etmiyecek, yarin yaninizda olunca, beni satip gececeksiniz. o zman mehdiyi gönlünüzde bilin birkanin onun elini cisimi öpmeyiverin varsin o bsbakan cumshurbaskani düyna baskani olmayiversin o maneviyetimizin sultani, beklenen mehdi degilmi, birakin öyle kalsin.
yanima elmi öpmeye gelecek olan salak, gelme! uzak dur, rahatimi bozma benim ki, seninde ahirette rahatin kacmasin
yapacagin bir yanlis yüzünden sende insanlikda helak olmasin.
öyleyse Allahin sakladigi gizledigini örttügünü, sende ört kapat, gizle, amma kalbinden bir an cikarma, kalbinde tut, onu öyle sev, gönlünün tahtinda nerede oturuyorsa O, oradan indrime onu
Bir Karoglan Raşit Tunca Makalesi
Karoglan Raşıt Tunca
Schrems, 2020 Senesinin Nisan ayının yirmisekizi, saat gece, buçuğu bir geçiyor.
"Bilal Habeşi Kimdir?" - "Habeşli-Namazı Nedir?" Bir Karoglan Raşit Tunca Makalesi
Selam Dostlar Zümresi, Selam Sevenlerim Sevdiklerim, Selam Takipcilerim,
Rabbim bizleri bir Makalemde daha buluşturdu!
Rabbime Hamdü Senalar Olsun.
Peygamber Hazeratine de Selamlar Sevgiler Olsun,
Melekler Zümresine de Selamlar Sevgiler Olsun,
Allahin Salih Kullar Zümresine de Sevgiler Selamlar Olsun :
Fahr-ı Kainat Pezgamer Sallallahü Aleyhi ve Sellem Efendimiz şöyle buyurmuştur:
"Her kim şu benim aldığım gibi abdest alır ve aklından bir şey geçirmeyerek iki rekat namaz kılarsa geçmiş günahları af olunur"
(Hadis-i Şerif - Buhari, Vudu, 14)
Abdest veya gusül alındıktan sonra vakit müsaitse, yaşlık kuruyacak kadar bir zaman geçmeden iki rekat namaz kılınması menduptur Bu, abdest veya gusül nimetine kavuşmanın bir şükür ifadesidir Çünkü abdest almak Allah'a yaklaştırıcı bir ibadettir, hedefi ise namazdır
"Bilal Habeşi Kimdir?"
Bilal-i Habeşi, Mekke'de Müslüman olduğunu açıkça söyleyen ilk yedi kişiden birisi olmakla beraber Hz. Peygamber'e ilk inananlar arasında da yer almaktadır. Öte yandan, İslam'ın ilk müezzini olan kişi olarak da bilinmektedir. Bu noktada, Peki, Bilal-i Habeşi kimdir? İşte, Bilal-i Habeşi'nin kısaca hayatı ve hakkında merak edilenler...
Hicretten kırk yıl kadar önce (581 civarı) Habeş asıllı bir köle olarak Arabistan'ın batı tarafındaki Serât'ta veya Mekke'de Cumah kabilesi içinde dünyaya geldi. Babası Rebâh ve müslüman olduğu için çeşitli işkencelere mâruz kalan annesi Hamâme de köle idi. Annesine nisbetle İbn Hamâme diye de anılan Bilâl İslâmiyet'i Hz. Ebû Bekir vasıtasıyla kabul etti.
Bilâl, Benî Cumah'tan adı bilinmeyen birinin veya daha yaygın olan rivayete göre aynı kabileden Ümeyye b. Halef'in kölesi idi. Mekke'de müslüman olduğunu açıkça söyleyen ilk yedi kişiden biri olduğu için Ümeyye b. Halef öğle vakitlerinde onu kızgın güneş altında sırt üstü yatırır, büyük bir kaya parçasını göğsü üzerine koydurur, sonra da İslâmiyet'ten vazgeçerek Lât ve Uzzâ'ya tapmaya zorlardı. Fakat o her defasında, "Rabbim Allah'tır; O birdir" diyerek bu dayanılmaz işkenceye imanıyla göğüs gererdi. Hz. Peygamber onun bu şekilde işkence görmesine son derecede üzülürdü. Hz. Ebû Bekir müslüman olmayan güçlü siyahî bir köleyi vererek Bilâl'i Ümeyye b. Halef'in elinden kurtardı ve âzat etti. Bazı rivayetlerde onu para ile satın alıp âzat ettiği de zikredilir. Hz. Ömer bu olaya işaretle, "Ebû Bekir efendimizdir; efendimizi (Bilâl'i) âzat etmiştir" derdi
(Buhârî, "Feżâʾilü aṣḥâbi'n-nebî", 23).
Bilâl-i Habeşî hicretin 1. yılında Hz. Peygamber'in öğrettiği ezanı onun emriyle ilk defa okumakla meşhur oldu ve hayatı boyunca hazarda ve seferde Hz. Peygamber'in müezzinliğini yaptı. Sabah ezanını çok erken okuyan Bilâl'in bu ezana, "es-salâtü hayrün mine'n-nevm" (Namaz uykudan hayırlıdır) ibaresini eklemesi Hz. Peygamber'i memnun etti ve bunu her sabah ezanında tekrarlamasına izin verdi. Bilâl başta Bedir olmak üzere Hz. Peygamber'in bütün gazvelerine katıldı. Bedir'de esir alınan Ümeyye b. Halef'i görünce, "İşte küfrün başı! Eğer o kurtulursa ben ölürüm" diyerek onun öldürülmesini sağladı. Mekke'nin fethedildiği gün Hz. Peygamber ile Kâbe'nin içine girdi ve Resûlullah'ın emri üzerine Kâbe'nin damına çıkarak fetih ezanını okudu. Hz. Peygamber'in Kâbe'nin içinde soldaki iki direk arasında iki rekât namaz kıldığını rivayet eden de odur
(Buhârî, "Ṣalât", 30).
Yaygın olan rivayetlere göre Bilâl-i Habeşî Hz. Peygamber'in vefatından sonra ezan okumamıştır. Hz. Peygamber'in kendisine, "Ey Bilâl! Allah yolunda cihaddan daha faziletli bir amel yoktur" dediğini hatırlatıp cihad için Suriye'ye gitmek üzere Hz. Ebû Bekir'den izin istemiş, ancak halifenin ısrarı üzerine Medine'de kalmış, Hz. Ömer halife olunca Medine'den ayrılarak Suriye'de birçok şehir ve bölgenin fethine iştirak etmiştir.
Hz. Ömer Suriye'de Şam divanını tedvin ederken Bilâl'in isteği üzerine onu ve diğer Habeşliler'i, Ebû Ruveyha'nın kabilesi olan Has'amlılar'la birlikte aynı divan defterine yazdırdı. Bazı müslümanlar Bilâl'in ezan okuması için halifeye müracaat ettiler; halifenin isteği üzerine Bilâl Suriye'de bir defa ezan okudu ve dinleyenleri ağlattı.
Bilâl-i Habeşî altmış küsur yaşında Dımaşk'ta (veya Halep yahut Dâreyyâ'da) vefat etti ve Bâbüssagīr'deki kabristana defnedildi. Bilâl-i Habeşî'nin nesli devam etmedi. Kaynaklarda hanımı ve çocukları hakkında bilgi bulunmamakta, sadece Hâlid adlı bir erkek ve Gufre (Gufeyre) adlı bir kız kardeşi olduğu zikredilmektedir.
Uzun boylu, zayıf ve kuru yüzlü, kamburca, gür ve kır saçlı, siyah tenli idi.
"Habeşli Namazı Nedir?"
Bir defasında Hz. Peygamber ona (Habeşli Bilal e) , "Bu gece cennette, önümde senin nalinlerinin tıkırtısını duydum" diyerek kendisinin cennetlik olduğunu müjdelemiş ve hangi ameli sebebiyle bu dereceyi elde etmiş olabileceğini Ashab ona sormuştu. Benim Fazladan bir ibadetim yok ama, belki de şu amelimden olabilir, ben her abdest aldıktan sonra iki rekat nafile namaz kılarım diye onu cennetlik kılan güzel amelinden, âdetinden söz etmişti. Bu Namaza işte "Habeşli Namazı Denilir" Yani Habeşli Bilal in Namazı, ve sebebi hikmetide baştaki hadisde geçen, Bu namaz, abdest veya gusül nimetine kavuşmanın bir şükür ifadesidir.
(Buhârî, "Teheccüd", 17; Müslim, "Feżâʾilü'ṣ-ṣaḥâbe", 108)
Karoglan Raşıt Tunca
Schrems, 2020 Senesinin Nisan ayının yirmiyedisi, saat sabah yediye beş kala.
Tebbet Suresi Yorumumuz Kar©glan Başağaçlı Raşit Tunca Makelesi
Ebu cehilin ve karisinin halini yorumumuz ise, bir firinci teyze düşünün ki, bu devirde, önüne ekmek pişirmek isteyen ve, hamurunu yapip, teknesini FIRINA getiren bir kadin, ve diger kadinda firinci teyze (cehennemin bakcisi Malike yada Melike hatun), ve o kadin önce teknesini getirir di FIRINA, bizim köyde eskiden, sonrada gider birde firinin altinda yancak odununuda getirir ki, ekmegini firinci teyze pişirsin. ve işte o ekmek olcak bugdaylar un oldu, sonra hamur oldu, sonra ekmek bezesi oldu, sonrada firina yani cehenneme sürülcek pişcek amma, pişmesi icinde, o sirtinda hurma lifleri getiren bir kadin, ve firinci teyze onlari aldi ve firinin altina sürüp, yakip da ekmekleri, nar gibi kizartip pişirince, işde ebu cehilde tatti cehennemi, o kadinda, sirtinda, onu (Ebu Cehili) pişircek olan, yada yakcak olan odun liflerini, sirtinda getirmiş oldu bile, diye yorum getiriyoz bu sureye....
Ebu cehil ve karisi söz ve nasihat kar etmeyenlerden sadece birisi işte, ve öyle olunca buna yorumumuz ise :
Yukardaki Resime bakip yaziyi okuyan anlayacakdir ki, dünyada bir cok alet erdavat var, ve tesisat var, elektrik tesisatlari, su tesisatlari, gaz tesisati, yine bir ucak pilot Kokpitinde, bircok gösterge ve ayarlar var, ve bunlarin, ilk bakişda, ne oldugunu, ne işe yaradigini, nasil kullanildigini, nasil baglanacagini, ne kadar gücleri oldugunu, neye yaradigni, kimler, yada kac kişi bilebilir degilmi? amma o ilmi tahsil etmiş bir elektrik tesisatcisi, yahut su tesisatcisi, yada bir ucak pilotu anlayabilir degil mi?
öyle olunca Allah ki, yeri gögü yaratan, herşeyin hakimi, ve mülkün sahibi olan Allah, bir tesisatci kadar da mi bilgisi yok ki yarattigi kullari, doga, hayvan, güneş, ay,.. insan, bitki, ne yapar? gücü nedir? neler yapamaz? bilmesin. Halbuki Allah in ilmi ve rahmeti her şeyi kuşatmıştır.
öyle ilmi ile kuşatması tamamda, rahmeti nasil kuşatmıştır derseniz, rahmet su demek, dünyanin 3/4 ü su, yine insan bedeninin 3/4 ü su, yine hücredeki yapinin 3/4 ü su
ve yine semada da, yedi tane su okyanusu, yada deryasi vardir ki, kurandan gecen yedi "Ha ve mim" harfi gösterir ki, yukarda 7 tane kat vardir ki, gök katmani, onlar ayri ayri deniz halindedir, rahmet halindedir, yani su halindedir. Nasil olur derseniz, mesela bulut tonlarca su ile doludur, amma semada ucabiliyor, tonlarca yagmur var, Allah a, bu tonlarca yagmuru semada tutmak zor gelmiyor, ve onlari semada ucuruyor, inecegi yere kadar melekleri taşiyor, ve bu gök semasi olan yedi "ha mim" in mahiyetinin aslinida, Allahu Teala ve Tekaddes hazretleri daha iyi bilir.
ve Raşidi zikrindeki o ha mim ler, o yedi gök katmanini zikretmek için, unutmamak için işte, yani yagmur yagdirmak için, elbet buluta ihtiyac var degil mi?
Yine Rabbimiz, Bir Tane Domates Tarlasinda, tonlarca domatesi yaratirken, birde O nun (Allah in) melekleri, oturup, her birine adres yaziyor, mesela mektupa adres yazar gibi, Temsili misal ile : Bu Domates Ankara Cebeci de, 13 numarali evde ki, fatma baciya gidecek, ve o falan tarihde, sabah kahvaltisinda, bunu, biber peynir,.. ve cay ile, saat filanda, falan filan ile birlikte, mutfakda ayakda (veya falanci numarali sandelyede otururuken) yiyecek,.....
yani düşünün, böyle ciftci bir amcanin sekreter yada, işciler tutup, her bir domatese, mektupa yazar gibi, adres yazdirmak zorunda oldugunu, ve ne kadar zaman alir, o kadar domatese bibere,... adres yazmak, ve onu götüren kamyoncunun işi nasil zor, satan pazarcinin işi ne kadar zor olurdu, amma Allah bunlari bizler hic hissetmeden ve zorluk da cekmeden, her sene, her gün, her ay, her lokmaya, her rizka yazip durur, bunlar : Allah in, bizlere rahmetinin genişligi, ve rahmetinin gadabini koyup gecip taşmasi degilde ne o zaman
Ebû Hüreyre (r.a.)’dan rivayetle,
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular
“Allah-u Azze ve Celle mahlukatı yaratmayı takdir buyurduklarında, kendi katında, arşın üstünde bulunan Levh-i Mahfuz’una Ana hafiza kartina (kudret kalemine emrederek): “Rahmetim gazabımı (öfkemi) koyup geçti.” diye yazdı.”
( Hadis-i Şerif , Müttefekun aleyh. Hadisin lafzı (3194) Buhârî'ye aittir)
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
أَهُمْ يَقْسِمُونَ رَحْمَةَ رَبِّكَ نَحْنُ قَسَمْنَا بَيْنَهُم مَّعِيشَتَهُمْ فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَرَفَعْنَا بَعْضَهُمْ فَوْقَ بَعْضٍ دَرَجَاتٍ لِيَتَّخِذَ بَعْضُهُم بَعْضًا سُخْرِيًّا وَرَحْمَتُ رَبِّكَ خَيْرٌ مِّمَّا يَجْمَعُونَ
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
E hum yaksimûne rahmete rabbike, nahnu kasemnâ beynehum maîşetehum fîl hayâtid dunyâ ve rafa’nâ ba’dahum fevka ba’dın deracâtin li yettehıze ba’duhum ba’dan suhriyyâ, ve rahmetu rabbike hayrun mimmâ yecmaûn.
Meali :
Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için, (çeşitli alanlarda) kimini kimine, derece derece üstün kıldık. Rabbinin rahmeti, onların biriktirdikleri (dünyalık) şeylerden daha hayırlıdır.
(Sadakallahul Aziym ZUHRÛF Suresi 32. ayet)
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
أَمْ لَهُمْ نَصِيبٌ مِّنَ الْمُلْكِ فَإِذًا لاَّ يُؤْتُونَ النَّاسَ نَقِيرًا
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Em lehum nasîbun minel mulki fe izen lâ yu’tûnen nâse nakîrâ.
Meali :
Yoksa onların hükümranlıkta bir payı mı var? Öyle olsa, insanlara bir zerre bile vermezler.
(Sadakallahul Aziym NİSÂ Suresi 53. ayet)
öyleyse "Şüphesiz sen sevdiğin kimseyi doğru yola iletemezsin. Fakat Allah, dilediği kimseyi doğru yola eriştirir. O, doğru yola gelecekleri daha iyi bilir."
(Sadakallahul Aziym KASAS Suresi 56. ayet)
Yani bizler kainatin prototipini taşiyorsak bedenlerimizde, ve iyiler sag tarafi, ve kötülerde, sol tarafi temsil ediyorsa, birbirine zit degil, sadece simetrik dememiz lazim, cünkü kimse sag tarafini, sol tarafina cevirmesi için Allah a dua etmeyecegi gibi, ve sag el, sola takilinca bütün görevleri iptal olup, o el işe yaramayacagi, ve görevini ifa edemeyecegi gibi, kötülere iyi ol demek de böyledir, ve sag taraf, sagda güzel, sol tarafda, solda güzeldir. Allah herşeyi yerli yerince yaratmiştir. ve kötüler her ne kadar, kumar oynamayani, kumara aliştirsada, yine zina etmeyeni zinaya, icki icmeyeni ickiye aliştrimaya calişsada, sag sagda güzel, sol solda daha güzel, sag in, yani, mümin birini calarken görmek, ne kadar kötü, "sana hic yakiştiramadik" der herkes degil mi? öyle olunca, sag, sag ele yakişir, ve iyi amel etmek ile sorumlu, iyilerde iyi işler yapmakla sorumlu, ve sol elde taharet ederken yanliş yapmiyordur zaten,......
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
الْخَبِيثَاتُ لِلْخَبِيثِينَ وَالْخَبِيثُونَ لِلْخَبِيثَاتِ وَالطَّيِّبَاتُ لِلطَّيِّبِينَ وَالطَّيِّبُونَ لِلطَّيِّبَاتِ أُوْلَئِكَ مُبَرَّؤُونَ مِمَّا يَقُولُونَ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
El habîsâtu lil habîsîne vel habîsûne lil habîsât, vet (:::)âtu lit (:::)îne vet (:::)ûne lit (:::)âti, ulâike muberraûne mimmâ yekûlûn, lehum magfiratun ve rızkun kerîm.
Meali :
Kötüler, kötülere; kötüler zaten kötülük icindir; temizlerde temizlere, temizler de temiz işlere lâyıktır. O temiz olanlar, iftiracıların söyledikleri şeylerden uzaktırlar. Onlar için bir bağışlanma ve bolca verilmiş iyi bir rızık vardır.
(Sadakallahul Aziym NÛR Suresi 26. ayet)
Kar©glan
Başağaçlı Raşit Tunca Makelesi
Schrems, 9 Eylül 2018 Pazar
Original Kar©glan
Kuran ın Topluca ve Birde Parça Parça inmesi Meselesi Hakkında Makale
Hz Muhammed i Gezen yürüyen kuran diye bildigimiz hal üzre, peygamberimiz dogunca, dünyaya gelince, kuran topluca inmiş oldu, ancak tam manasi ile inmesinin bitmesi ise, o 40 yaşina basipda, bütün vücudu, asil halini alip, tam oturunca, yani olmasi gereken büyüklüge her uzuv erişince, toplu inmesi son buldu, ancak yine, tertil üzre, parca parca, peyder pey inmesi ise, peygamberimize peygamberlik verildikden sonra, gün ve gün, hayatin serancami icerisinde, ona lazim olan ayetler indi, aklina inzal oldu.
Bunun yine misali ise, bedenimiz yine kainatin prototipi olunca, senin vücudunda mesela suya ihtiyac var, ve binlerce hücre, su su diye bagirirken, senin testiden su doldurup bir bardaga, bir bardak suyu, üc yudumda icmen demek, topluca suyu alman demek, ama o suyun yerleri olan her bir hücreye kadar ulaşmasi ise, epey bir zaman almakda. sen suyu icer icmez her hücre suya doymadi degilmi, o mide böbrek ve kan ve akyuvar alyuvarlar derken, bir sürü işcinin elinden gece gece, ancak damarlar yolu ile hücrelere vasil olmakda, ve bu belli bir zaman almakda işde, bunu kuran in da böyle, bütün olarak ve parca parca inzaline kiyas edin....
Kar©glan Makalesı
Başağaçlı Raşit Tunca
Schrems, 9 Eylül 2018 Pazar
Original Kar©glan
Raşit Tunca Fotoğrafları Ağustos 2026 Serisi V090820262341P5
Başağaçlı Raşit Tunca;Karoglan Hoca;Raşit Tunca Biyografisi;Sandıklı Afyonkarahisar;Raşit Tunca Fotoğrafları;Raşidi Tarikatı;Rasit Tunca;Raşit Tunca ve Eşi Sebahat Tunca;Nostalji Fotoğraflar;Karoglan;Hacelilerin Raşit;Türkiyeli Raşit Tunca;Avusturyalı Raşit Tunca;Turkey;Raşit;Raşit Tunca;
##########
Başağaçlı Raşit Tunca, Karoglan Hoca, Raşit Tunca Biyografisi, Sandıklı Afyonkarahisar, Raşit Tunca Fotoğrafları, Raşidi Tarikatı, Rasit Tunca, Raşit Tunca ve Eşi Sebahat Tunca, Nostalji Fotoğraflar, Karoglan, Hacelilerin Raşit, Türkiyeli Raşit Tunca, Avusturyalı Raşit Tunca, Turkey
#Tunca,#Raşit Tunca ,#Raşit Tunca Fotoğrafları ,#Raşit Tunca Resimleri,
ALLAH
BAYRAK
Radyo Karoglan
Foruma Misafir Olarak Gir
Forumda Neler Var
GALATASARAY
FENERBAHÇE
BEŞiKTAŞ
TRABZONSPOR
MiLLi TAKIM
ETKiNLiKLERiMiZ
MEVLANA'DAN

